Şia-Caferi Mezhebinde Ezan ve Kamet 5 üzerinden 4.20 | Toplam : 35 kişi
  1. 1
    Araştırmacı_ Emekli
    Araştırmacı_
    Emekli

    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 182
    Tecrübe Puanı: 0

    Şia-Caferi Mezhebinde Ezan ve Kamet


    Ezan

    Ezan şöyle okunur:

    ALLAH-U EKBER (4 defa)

    EŞHEDU EN LA İLAHE İLLELLAH (2 defa)

    EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULUL-LAH (2 defa)

    EŞHEDU ENNE ĚLİYYEN WELİYYULLAH -Bu ezanın bir parçası değildir, ama okunması iyidir.-(2 defa)

    HAYYE ĚLE-Ŝ ŜALAH (2 defa)

    HAYYE ĚLE-L FELAH (2 defa)

    HAYYE ĚLE ĤAYR-İL ĚMEL (2 defa)

    ALLAH-U EKBER (2 defa)

    LA İLAHE İLLELLAH (2 defa)


    İkame

    Ezandan sonra ikâmenin okunması da müstehap olup önemle vurgulanmıştır.

    İkâme şöyle okunur:

    ALLAH-U EKBER (2 defa)

    EŞHEDU EN LA İLAHE İLLELLAH (2 defa)

    EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULUL-LAH (2 defa)

    EŞHEDU ENNE ĚLİYYEN WELİYYULLAH -Bu, ikâmenin bir parçası değildir ama okunması iyidir- (2 defa)

    HAYYE ĚLE-Ŝ ŜALAH (2 defa)

    HAYYE ĚLE-L FELAH (2 defa)

    HAYYE ĚLE ĤAYRİL ĚMEL (2 defa)

    ĶAD ĶAMET-İŜ ŜALAH (2 defa)

    ALLAH-U EKBER (2 defa)

    LA İLAHE İLLELLAH (1 defa)

    Ezan ve ikâmeyi okuduktan sonra Namaza Başlanabilir


    İlgili Yazılar

  2. 2
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,236
    Tecrübe Puanı: 66
    Yer: gölbaşı

    Cevap: Şia-Caferi Mezhebinde Ezan ve Kamet


    caferilerin ezanının sözleri
    Alıntı
    EŞHEDU ENNE ĚLİYYEN WELİYYULLAH -Bu ezanın bir parçası değildir, ama okunması iyidir.-(2 defa)
    caferi ezanı sözlerindeki bu fazlalık bid'attır


  3. 3
    huseyn Misafir
    Misafir

    Cevap: Şia-Caferi Mezhebinde Ezan ve Kamet


    @hmet kardeşim : O zaman ezanı okunurken iki defa "Esselatu hayrun minen nevm" demek de Bid'at oluyor sanırım.


  4. Reklam

  5. 4
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Cevap: Şia-Caferi Mezhebinde Ezan ve Kamet


    Ahmet bidatlik nerede ?soylesene bi.haşa Ali efendimize ALLAHMI denildi? Bırakın su havalari.iftira atmayin.


  6. 5
    Darusselam Devamlı Üye
    Darusselam
    Devamlı Üye

    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 3,163
    Tecrübe Puanı: 32

    AÇIKLAMA:

    Bu rivayet, sadece sabah ezanında söylenen essalâtu hayrun mine'nnevm cümlesinin, ezana Hz. Ömer tarafından ilave dildiğini ifade etmektedir. Halbuki 2456 numaralı Ebu Mahzura rivayetinde görüldüğü üzere bu ilaveyi bizzat Aleyhissalâtu Vesselâm talim buyurmuştur. Resûlullah'ın müezzinlerince söylendiğini ifade eden başka rivayet de var. Hz. Ömer (radıyallâhu anh)'in bunu bilmemesi de mümkün değildir. Görüldüğü üzere ortada, izahı gereken bir müşkil söz konusudur. Ebû'l-Velid el-Baci der ki: "Muhtemelen, Hz. Ömer (radıyallâhu anh) bu cümlenin, diğer vakitlerin ezanında da kullanılmasını önlemek için bunu söylemiş, "Bunu sadece sabah ezanında söyle" demek istemiş olmalıdır." İbnu Mâce'de gelen bir rivayete göre, Hz. Bilâl (radıyallâhu anh), sabah ezanı için Resûlullah'a gelir, ancak uyumakta olduğu söylenir. Bunun üzerine Hz. Bilâl iki kere, essalâtu hayrun mine'nnevm der. Bunun üzerine bu cümle sabah ezanında sabitleşir, kesinleşir. Bir başka rivayete göre, Ebu Mahzura, Huneyn günü sırasında sabah vakti Resûlullah'ın yanında sabah ezanı okur. O vakit Aleyhissalâtu vesselâm ezana es salâtu hayrun mine'nnevm cümlesini ilave ettirir. İmam Malik der ki: "Müezzin, essalâtu hayrun mine'nnevm cümlesini sabah ezanında hazerde de seferde de terk etmemelidir. Ancak kim, kendi başına tarlasında okursa terkinde bir beis yok, fakat terk etmemesi daha iyidir."[15]

    [11] Müslim, Salât: 6, (379); Ebu Dâvud, Salât: 28, (500-505); Tirmizî, Salât: 140, (191); Nesâî, Ezân: 3, 4, 5, 6, (2, 4-8); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/344.
    [14] Muvatta, Salât: 8, (1, 72); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/346.
    [15] Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/346.

    b- 2436 - Ebu Dâvud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Ben İbnu Ömer (radiyallâhu anhümâ)'le beraber idim, bir adam öğle veya ikindi namazında tesvîbte bulundu. Bunun üzerine (İbnu Ömer): "Bizi (buradan) çıkar, zira şu (yapılan tesvîb) bid'attir" dedi." Ebu Dâvud, Salât 45, (538).

    2437 - Hz. Bilâl (radiyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana: "Sabah hariç, sakın hiçbir namazda tesvîbte bulunma!" tembihini yaptı."
    Tirmizî, Salât 145, (198).

    715) Bilâl (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle de*miştir :

    Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sabah ezanında tesvib etmemi emretti. Ve yatsı ezanında tesvib etmemi bana yasakladı."

    716) Bilâl (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre kendisi, Pey*gamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e gelerek :

    Sabah namazı (vakti)ni haber vermek istemiş de Bilâl (Radıyal*lâhü anh) 'a O uyuyor, denmiş. Bunun üzerine Bilâl (Radıyallâhü anh) : Na*maz uykudan hayırlıdır, namaz uykudan hayırlıdır, demiş; Bunun üzerine bu cümle sabah ezanına yerleştirilmiş ve böylece (tesvîb) du*rumu sabitleşmiştir. Zevâid'de isnadındaki râvilerin sika olduğu, ancak onda bir inkıta' bulunduğu çünkü Said bin el-Müseyyeb'in Bilal (R.A.)'den hadis dinlemediği bildiril*miştir.

    İzahı

    Tesvib; Bir şeyi ilan ettikten sonra, tekrar ilan etmeye dönmek*tir. İkamete de tesvib denilir. Dua etmek, ceza veya mükâfat vermek, namaza çağırmak... v.s. manalara da kullanılır. Bir de müezzinin ezan içindeki «Namaz uykudan hayırlıdır» cümlesini söylemesine denir. Hadisteki tesvib'den maksat, bu cümleyi ezan arasında iki defa okumaktır.

    Bilâl (Radıyallâhü anh)'ın ilk hadisini Tirmizî ve Beyhaki de rivayet etmişler,Beyhaki, râvi Abdurrahman (Radıyallâhü anh)'in Bilâl (Radıyallâhü anh) ile buluşmadığını söylemiştir.

    Bilâl (Radıyallâhü anh)'in ikinci hadisini Taberâni de rivayet etmiştir.

    Bilâl (Radıyallâhü anh) 'den rivayet olunan bu iki hadisin senedinde inkıta' varsa da Ebu Dâvûd, Ahmed, îbn-i Hibbân, Nesâî, Beyhaki ve Tahâvî'nin riva*yet ettikleri Ebu Mahzûre (Radıyallâhü anh)'nin hadîsin*de Ona ezanı öğretirken şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    Eğer ezan, sabah namazı için ise, sen;..diyeceksin...» Tuhfetü'l-Ahvezî yazarı, 'Tesvib bâbı'nda şöyle der: «Sabah namazındaki tesvib hakkında Enes (Radıyallâhü anh) 'den rivayet olunan şu mealdeki hadisi îbn-i Huzeyme, Dârekutnî ve Beyhaki rivayet etmişler, Beyhaki isnadının sahih olduğunu söylemiştir. Müezzinin sabah ezanından sonra ...demesi sünnettendir.» Bu rivayet olunan başka hadisler Nasbü'r-Râye'de mezkûrdur; Bilmiş ol ki;Sabah ezanında, mezkûr cümleyi okumak, Ebu Mahzûre (Radıyallâhü anh)hadisi ve bir kısmı zikrolunan başka hadislerle sabittir.»

    El-Menhel yazarı, 'Ezan bâbı'nda rivayet olunan Ebilzûre (Radıyallâhü anh) 'nin hadisiyle ilgili olarak aşağıdaki ma*lumatı vermiştir:

    «Sabah ezanında tesvibin meşruluğunun aslı, Taberâni'nin de kendi senediyle rivayet ettiği gibi şudur: Bilâl (Radıyallâhü anh), Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e gelerek sabah na*mazı vaktini haber vermek istemiş ve Onu uyku hâlinde bulmuş*tur. Bu nedenle Bilâl (Radıyallâhü anh), iki defa:...demiştir. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de:

    «Ey Bilâl! Sabah namazı İçin ezan okuduğun zaman, ezanın ara*sına şu okuduğunu yerleştir.» buyurmuştur. îbn-i Mâceh de,Taberâni'nin rivayet ettiğinin benzerini Sâib bin el-Müseyyeb tarikiyle rivayet etmiştir. Anılan bu rivayetler, Mâlik'in, el-Muvatta'da rivayet ettiği şu mealdeki hadisle çeliş*mez :

    'Müezzin, Ömer bin el-Hattab (Radıyallâhü anh)'a gelerek, sabah namazı vaktini haber vermek istemiş, Onu uyur görünce;.. demiş. Ömer (Radıyallâhü anh) de müezzine: Şu okuduğunu sabah ezanı içerisine yerleştir, demiştir. Çünkü Ömer (Radıyallâhü anh)'in maksadı müezzinin, bu cümleyi yersiz kullanışına itiraz etmektir. Sanki müezzine: Resulullah (Sal*lallahü Aleyhi ve Sellem) şu cümleyi sabah ezanı içine yerleştirmiş, sen de oraya yerleştir, demek istemiştir. Ömer (Radıyallâhü anh)'in kendiliğinden bu cümleye itiraz ettiği sanılmasın..

    Yukarıda verilen bilgiler, tesvibin sadece sabah ezanında okun*masının meşru olduğuna delalet eder. Cumhurun görüşü de budur. İbn-i Mâceh’in rivayet ettiği (715 nolu) Bilâl (Radıyallâhü anh)"in hadisi de, cumhurun görüşüne delil teşkil eder. Tirmizi de aynı hadisi rivayet etmiştir. Nahai, bütün namazlarda; Hasan bin Salih sa*bah ve yatsı ezanlarında tesvîbin sünnet olduğunu söylemişlerse de delilleri yoktur. Çünkü hadisler, bunun yalnız sabah ezanında meş*ru olduğuna delalet eder. Fecirden önce ve fecirden sonra olmak üzere, sabah namazı için iki ezanın meşruluğuna hükmeden âlimlere göre her ikisinde tesvîb yalnız ilk ezanda mı meşrudur? yoksa ikisinde de meşru mudur? di*ye âlimler arasında ihtilaf olmuştur:

    Şâfiî âlimlerine göre her iki ezanda da tesvib vardır. Maliki mezhebinin zahirine göre hüküm böyledir. Onların delili tesvîbe ait rivayetlerin mutlak oluşudur. Yani sabahın ilk ezanı kaydı yoktur. Sübülü's-Selâm sahibi tesvîbin ilk ezana mahsus olduğuna taraf*tar olmuştur. îbn-i Huzeyme de bu görüşü savunmuştur. Nesâî ve Beyhaki'nin Sünen-i Kübralarındaki rivayet de böyledir.Tahâvi'nin Ebu Mahzûre'den rivayet et*tiği hadiste Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in kendisine ilk ezanda tesvib okunmasını öğrettiği bildirilmiştir.

    Hülasa dört mezhep imamı, sabah ezanında tesvîb ile hükmet*mişlerdir. Sabah namazı için bir ezan okunur, diyenler ile iki ezan okunur, diyenler arasında bir ayrılık yoktur. [Sünen-i İbni Mâce Tercemesi Ve Şerhi,Kahraman Yayınları.



  7. 6
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Ne alaka kardeşim birinde namaz uykudan hayırlıdır diyor Şia'da ise Şehadet ederim ki âli ALLAHin velisidir diyor sen bu iki cümlenin arasındaki farki anlamıyorsun senin beynin % 0.1 çalışıyor gözümde...


  8. 7
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Arkadaşlar dinde ezanın şekli ve okunması açıkça yazılmış ve bellidir,kafaları karıştırmanın anlamı yok. Hz. Ali başımızın tacı lakin ezanda ona ait bişe yoktur olmayan bir ilavedir


  9. 8
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Bu bidat olmaz çünkü delilleri var ama alevilik şiilik şia bunlar başlı başına bi sapkınlık olduğu için bunlar ne istiyolarsa söylüyolar söylemesi iyi olur dediğiniz şeyi resulullah a.s.m yapmamışsa iyi olmaz bidat dir kafanıza göre şeyler uydurmayın


  10. 9
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Kardeşim öncelikle bidat anlamını bilmek lazım. Kısaca dine sonradan alimlerden izinsiz eklenilen demektir.

    ـ9ـ وعن مالك: ]أنّهُ بَلَغَهُ أنَّ المُؤَذِّنَ جَاءَ عُمَرَ رَضِيَ اللّهُ عَنْه. يُؤذِنُهُ لِصََةِ الصُّبْحِ، فَوَجَدَهُ نَائِماً. فقَالَ: الصََّةُ خَيْرٌ مِنَ النَّوْمِ. فَأمَرهُ عُمَرُ أنْ يَجْعَلَهَا في نِدَاءِ الصُّبْحِ

    9. (2459)- İmam Mâlik'e ulaştığına göre: "Müezzin, sabah namazını haber vermek için Hz. Ömer (radıyallâhu anh)'in yanına gider. Onu uyuyor bulunca:
    "Essalâtu hayrun mine'nnevm (namaz uykudan hayırlıdır)" der. Bunun üzerine Hz. Ömer, o ibareyi sabah ezanına ilave etmesini emreder."
    Bu hadisten yola çıkarak bidat olmadığını anlayabiliriz.


  11. 10
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Hz.Ali efendimiz elbette Allah'ın veli kullarındandır.Yalnız isminin ezan ve kamette geçmesi ( Allah en doğrusunu bilir ) bid'attir. Bunun bid'at olduğunu söyleyenlere karşı " senin beynin %0.01 çalışıyor " demekse kul hakkıdır. O zaman ezanlar da Ebu Bekir veliyyullah,Ömer veliyyulah,Osman veliyyullah ibareleri de geçsin.Madem bid'at olmuyor...Allah,eğer yanlışta isek bizleri doğru yola iletsin.Doğru yolda isek bizi o yoldan ayırmasın.Bid'at içindekileri de hayırla ıslah eylesin. ( Amin )


  12. 11
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Ahmet kardes orda ve butun sia kaynaklarda bunun ezanın bir parçası olmadığı ama söylemenin tavsiye edildiği yazıyor ve insanlara tercih hakkı sunuluyor amacım kötülemek Ya da insanların inançlarını değiştirmek değil sadece Hakkı söylemek ama birçok Sünni kaynakta veya söylemde Esselatu hayrun minen nevm sözünün ezanın bir parçası olduğunu kesinlikle söylenmesi gerektiği vurgulanmıştır Hadi bakalım hangisinin bid at olduğunu söyle...tabi bid at in kelime manasini biliyorsan


+ Yorum Gönder