Melekler ve Meleklere İman 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
  1. 1
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 5,567
    Tecrübe Puanı: 87
    Yer: Türkiye

    Melekler ve Meleklere İman


    MELEKLERE İMAN
    Melekler, Yüce Allah’ın nurdan yarattığı varlıklardır. Melekler, Yüce Allah’ın ibadet, taat, zikir, şükür ve özel görevler için yarattığı kıymetli, şerefli, temiz, sevimli varlıklardır.
    Meleklerin yerde, gökte, Arşta her yerde görevleri vardır. Gözle, görülmezler, gayb aleminde bulunurlar. Birçok şekle girebilirler. Dünya gıdalarından yemez ve içmezler. Onların gıdaları Allah’ın nuru, feyzi, zikri ve sevgisidir. Erkeklik ve dişilik özellikleri yoktur. Doğum yoluyla çoğalmazlar. Yüce Allah, dilediği zaman dilediği kadar melek yaratır. Sayılarını Yüce Allah bilir.
    Melekler hiç kötü iş yapmazlar, kötü işe meyletmezler. Meleklerde insandaki gibi nefis, şehvet, kötü arzu, meyil ve ihtiyaç yoktur. Onlar devamlı Yüce Allah’ı tesbih eder/yüceltir, hamd eder/över ve emrini gözetirler. En büyükleri dört tanedir. Onlar şunlardır:
    1. Cebrail : Vahiy meleğidir. Allah’ın emrini peygamberlere getirir. Meleklerin en büyüğü ve reisidir.
    2. Mikâil : Tabiat olayları ve rızık taksimiyle görevlidir.
    3. İsrafil : Kıyamet kopacağı zaman sûr ismindeki alete üfürüp büyük ve dehşetli haberi duyurmakla görevlidir.
    4. Azrail : Allah’ın emriyle can almakla görevlidir.
    İnsanı korumakla görevli meleklere “Hafaza/koruyucu” melekleri denir.
    İyilik ve kötülüğünü yazanlara “Kirâmen Kâtibin/Yazıcı” melekler denir.
    Kabirde sual soran meleklere de “Münker-Nekir” melekleri denir.
    Bazı melekler, Allah’ın dostlarına yardım etmekle görevlidir.
    Müminlere devamlı dua eden, günahları içi istiğfar eden ve gece gündüz onların affedilmesini isteyen melekler vardır.
    Zikir ve ilim meclislerine gelip orada bulunanlara dua ve istiğfar etmekle görevli melekler vardır.
    Peygamber Efendimize (s.a.v.) getirilen salavatları ona ulaştırmakla ve salavat okuyanı tanıtmakla görevli melekler vardır.
    Müminlerin dualarına katılıp ve onlarla birlikte “Âmin” diyen melekler vardır.
    Azrail Aleyhisselam can alırken ona yardımcı melekler vardır. Bu melek.er, güzel ahlaklı insanlara ölüm anında selam verir, müjde getirir, korkma der ve can verirken onlara şenlik olup korkmadan ahirete göçmelerine yardımcı olur.
    Bunlardan başka, yerde ve gökte, dünya ve ahirette Yüce Allah’ın kendilerine verdiği vazifeleri yapan sayısını ancak Yüce Yaratanın bildiği melekler vardır.
    Böylece meleklere iman etmek, onları sevmek her müslümana fazdır. Onları inkar etmek, kendilerine düşmanlık yapmak, onlara Allah’ın kızları ve oğulları demek küfürdür, haramdır, insanı dinden çıkarır.
    Melekleri, Allah’ın izni ve imkan vermesiyle Peygamberler görebildiği gibi, temiz kalpli, güzel ahlaklı Allah dostu müminler de görebilir ve onlarla konuşabilirler.
    Melekler, Yüce Allah’ın askerleridir; onlarla dünya ve ahirette mümin dostlarına yardım gönderir, destek ve kuvvet verir. Bunun örnekleri çoktur.
    Okuma Parçası : Gökten Gelen Yardım
    Hz. Enes (r.a) anlatıyor:
    Hz. Peygamber’in (s.a.v) Ashabından Ebu Ma’lek diye birisi vardı. Bu zat, kendisi ve başkaları adına tüccarlık yapar; ticaret için uzak bölgelere giderdi. Kendisi, çok ibadet ehli ve takva sahibi güzel ahlaklı bir insandı. Yine bir gün ticaret için yola çıkmıştı. Önünü bir silahlı hırsız kesti; ona:
    -Elinde ne varsa getir önüme koy, seni öldüreceğim! Dedi. Ebu Ma’lek:
    -İşte malım, al senin olsun; beni bırak dedi. Hırsız:
    -Ben malı değil, seni öldürmek istiyorum, dedi. Ebu Ma’lek:
    -Biraz müsaade et de dört rekat namaz kılayım, dedi. Hırsız:
    -İstediğin kadar kıl, dedi.
    Ebu Ma’lek, abdest aldı, sonra namaz kıldı; namazdan sonra ellerini açtı ve:
    -Ey Yüce dost, ey Yüce Arşın sahibi her istediğini yapan Allahım! Kimsenin aksine bir şey yapamadığı izzet ve kudretinin hürmetine, kimsenin zulüm v ehaksızlık görmediği saltanatının hürmetine, Arşını dolduran nurunun hürmetine şu hırsızın kötülüğünden beni korumanı istiyorum. Ey kendisinden yardım istenen Rabbim, bana yardım et.” Diye dua etti, bu duasını üç defa tekrarladı. O esnada bir atlı belirdi. Elinde demirden bir mızrak vardı, mızrağı atının iki kulağı arasına koymuş bir şekilde süratle hırsıza doğru yöneldi. Hırsız atlıyı görünce ona döndü, atlı elindeki mızrağı ile hırsıza bir vurdu, hırsız öldü. Atlı Ebu Ma’lek’e dönerek:
    -Kalk, dedi. Ebu Ma’lek.
    -Anam babam sana feda olsun, sen kimsin, bu gün Allah seninle bana yardım etti? diye sordu. Atlı:
    -Ben dördüncü kat gökte bulunan bir meleğim. Sen ilk dua ettiğin zaman göğün kapılarının gıcırdayıp ses verdiğini işittim. İkinci kez dua yapınca gökte bulunan meleklerin feryadını işittim. Sonra üçüncü kez dua edince, bana: “Bu, sıkıntı içindeki bir kulun duasıdır.” Dendi. Ben Yüce Allah’tan dua edence yardım ve hırsızı öldürmek için izin istedim. İzin verildi ve sana yardıma geldim.” Dedi.
    Hz. Enes (r.a.) demiştir ki:
    “Kim bir abdest alır, dört rekat namaz kılar ve bu dua ile Allah’tan bir şey isterse, sıkıntı içinde olsun olmasın, duası kabul edilir.” 1
    ____________
    1 İbnu Ebi’d-Dünya, K. Mücabe’d-Da’ve, No. 23; İbnu Hacer, el-İsabe, IV, 182; Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, V, 180,
    Bu bölüm Semerkand Yayınlarının Temel İnanç Esasları “Dr.Dilaver Selvi” isimli kitabından alınmıştır


    İlgili Yazılar

  2. 2
    dEbdEbE Devamlı Üye
    dEbdEbE
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 02.Mart.2007
    Üye No: 68
    Mesaj Sayısı: 33
    Tecrübe Puanı: 2

    Meleklere İmAn


    Melekler Nasıl Varlıklardır?
    Melekler Allah'ın nurdan yarattığı, gözümüzle göremediğimiz ruhanî varlıklardır.
    Melekler, sırf hayır işlemek ve Allah'a ibâdette bulunmak için yaratılmışlardır. Kötülük yapmaya kabiliyetleri yoktur. Çünkü Allah onlara, şehvet ve gazap gibi kötülüğe itici duygular vermemiştir.
    Meleklerin bizim gibi yemeleri içmeleri, yatıp uyumaları, evlenip çoğalmaları da yoktur. Onlar için erkeklik - dişilik söz konusu değildir. Gökte, yerde, her tarafta bulunurlar; kısa zamanda en uzak mesafeleri aşıp gitmeye, diledikleri şekil ve surette görünmeye güçleri yeter. Allah, onlara bu kuvveti vermiştir.
    Melekler, gece gündüz Allah'a ibâdetle, zikir, tesbih ve takdîs ile meşgul olurlar. Bu, onların gıdası hükmündedir. Allah'a asla isyan etmez, onun emirlerinden zerre kadar dışarı çıkmazlar. Mâsum ve itâatlidirler.




    Melekleri Neden Göremiyoruz?
    Melekler nurdan yaratılmış lâtif cevherler, ruhanî varlıklar oldukları için, aslî hüviyetleri ve gerçek mâhiyetleri ile insan gözüne gözükmezler. Görme kabiliyetimiz, melekleri görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Ancak Cenâb-ı Hak Peygamberlerine, melekleri görme kabiliyetini verdiğinden, onlar melekleri hakikî şekilleri ile görebilmişlerdir.
    Melekleri hakikî mâhiyetleri ile göremememiz ve 5 duyumuzla hissedemeyişimiz, onların yok oldukları iddiasını gerektirmez. Duyu organlarımızın maddî âlemde kendi dahi hissedemedikleri pek çok şey vardır. Kulağımız çok tiz ve çok pes sesleri işitmez. Bugün varlığı âletlerle tesbit edilen ışık dalgalarının hepsini, hele röntgen ve ültraviyole ışınlarını gözle görebilseydik, dünyayı şimdikinden çok başka şekilde tanıyacaktık. Biz daha kendi âlemimizdeki tezahürlerin hakikatına vâkıf değilken, Cenâb-ı Hakk'ın yarattığı nâmütenâhî âlemlerdeki nâmütenâhî hâdiselerin varlığını nasıl inkâr edebiliriz?
    Demek ki bir şey'i gözle görememek, o şey'in yok olduğuna delil olmaz. Gözle göremediğimiz pek çok şey var ki, o şey'in vücudunu aklımızla, ilim ve tecrübe ile, deneylerle kabûl ediyoruz. İşte, melekler de gözle göremediğimiz halde, varlığını kabûl ettiğimiz nesnelerdendir.





    Meleklerin Vâr Olduğuna Neye İstinâden İnanıyoruz?
    Meleklerin varlığını, başta İslâm, bütün semavî dinler haber vermiş, Peygamberler onları hakikî hüviyetleriyle görüp kendilerinden vahiy almışlardır. Kur'an ve diğer mukaddes kitablar da meleklerin varlığından bahsetmişlerdir. Bütün bunlar, meleklerin varlığına, gözle görmek gibi kesin bir delil teşkil ederler.
    Bütün Hak dinlerin ve Peygamberlerin varlığında ittifak ettiği; Peygamberimizin ve Kur'an'ın varlığını haber verdiği meleklere "gözümle göremiyorum" diye inanmamak, büyük bir cehalet ve inkârdır. Allah'a inanan bir kimse için, Meleklere inanmamak söz konusu olamaz.



    Meleklere İmanın, İman Esasları İçindeki Yeri Nedir?
    Meleklere îman, îman esasları içinde mühim bir yer işgal eder. Çünkü melekler, Allah'tan aldıkları İlâhî vahyi peygamberlere ulaştıran birer elçi durumundadırlar. Bu bakımdan vahye ve peygamberlere inanmak, önce onlara vahyi ve peygamberliği getiren meleklerin varlığına inanmayı gerektirmektedir. Meleklere inanmamak, peygamberlere de inanmamayı netice verecektir.
    Meleklere îmanın Allah'a îmandan hemen sonra zikredilmesinin sebebi de budur.




    Melekler Kaç Gruba Ayrılır, Vazifeleri Nelerdir?

    Melekler başlıca 3 grupta toplanabilir:
    1. İlliyyûn - Mukarrebûn melekleri,
    2. Müdebbirât melekleri,
    3. İnsanla alâkalı melekler.

    1- İlliyyûn - Mukarrebûn Melekleri:
    Bunlar her an Cenâb-ı Hakk'ı zikirle, O'nu noksan sıfatlardan tenzihle ve her türlü kemâl vasıflarıyla takdîsle meşguldürler. Allah'ın mârifeti ve muhabbeti içinde kendilerinden geçmiş haldedirler.
    2- Müdebbirât Melekleri:
    Bunlar kâinatı idare eden, düzenini, nizam ve intizamını te'min eden İlâhî Kanunları tatbik ile vazifeli meleklerdir. ålemde, Allah'ın irâde ve kudretinin tecellilerine nezaretçi ve seyirci durumundadırlar.
    3- İnsanla İlgili Melekler:
    Bu meleklerin başında Cebrâil (as) gelir. Vazifesi, İlâhî vahyi peygamberlere ulaştırmaktır. Bu sebeble, ona Vahiy meleği de denir.
    İnsanla alâkalı meleklerin diğer bir görevi de, Allah'ın Peygamberlerine ve salih kullarına kuvvet vermek, sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında onları teselli etmek, mâneviyatlarını yükseltmek, gerekirse fiilen yardım yapmaktır. Asr-ı Saâdette cereyan eden Bedir, Uhud ve Huneyn harblerinde meleklerin mü'minlere fiilen yardım ettiklerini Kur'an bize haber vermektedir.
    İnsanla alâkalı meleklerin bir başka görevi de, insanlara iyi ve hayırlı şeyleri telkin etmek, böylece onların doğru yola girmelerini, ruhen yükselmelerini sağlamaktır.
    Bu kısma giren meleklerden bâzılarının özel vazifeleri vardır:
    Hafaza Melekleri:
    Her insanda hafaza adlı iki melek vardır. Bunlar insanların iyi-kötü her türlü hareketlerini, söz ve davranışlarını yazarlar. Kur'an'da bu meleklere Kirâmen Kâtibîn ismi verilir.
    Münker - Nekir Melekleri:
    Öldükten sonra insanı kabirde sorguya çeken, "Rabbin kim, dînin ne, peygamberin kim?" gibi sualleri soran meleklerdir.
    Azrâil (as):
    İnsanların ruhlarını kabzetmek, bedenlerden çekip almak ile vazifelidir. Melekü'l-Mevt, yani, ölüm meleği adı da verilir.
    Mîkâil (as):
    Rızıkları sahiplerine ulaştırmak ve yağmur, rüzgâr gibi tabiat hâdiselerini Allah'ın irâdesine göre düzenlemekle meşgul melektir.
    İsrâfil (as):
    Sûr adı verilen boruyu öttürüp kıyâmetin kopuş zamanını ilân ile vazifeli melektir. İsrâfil (as) kıyâmetin kopup kâinatın yıkılmasından ve bütün canlıların ölümünden sonra, Sûr'a ikinci bir defa daha üfleyecek, bu üfleyişle insanlar dirilerek kabirlerinden kalkacak, Mahşer meydanında toplanacaklardır.




    En Büyük Melekler Hangileridir? En büyük melekler 4 tanedir. Bunlar da:
    Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil ve Azrâil Aleyhimüsselâm'dır. Bunların vazifelerinin ne olduğunu yukarıda zikrettik.


  3. 3
    dEbdEbE Devamlı Üye
    dEbdEbE
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 02.Mart.2007
    Üye No: 68
    Mesaj Sayısı: 33
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: ::..Meleklere İmAn..::


    Meleklere İmanın İnsan Hayatına Verdiği Faydalar Nelerdir? Meleklere îmanın insan psikolojisi üzerinde müsbet te'sirleri vardır. Bunlardan birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz:
    1. Her insan, kıymetli bir sözünün veya işinin veya bir kabiliyetinin unutulup gitmesini önlemek, takdir edilmesini sağlamak için, şiir yazarak, kitab hazırlayarak, yahut başka san'at dallarına kendini vererek o söz, fiil ve kabiliyetini ebedîleştirmeye çalışır. Bu duygu, insanda fıtrî olarak vardır.
    Bu fıtratta bulunan bir insanın, yaptığı bütün iş ve fiillerini, bütün söz ve meyillerini "Kirâmen Kâtibîn" adlı meleklerin yazdığını, ebedî âlemde kendine ve başkalarına göstermek üzere kaydettiğini îmanla bilmesi; ona ne derece sevinç ve huzur vereceği, ruhunu genişletip kalbini ferahlatacağı açık bir hakikattır.
    2. İnsanın en kıymetli varlığı ruhudur. Ölüm esnasında bu kıymetli varlığın mahvolup yok olması, hiçliğe gitmesi, hiç şüphesiz insan için azabların en büyüğü, acıların en dehşetlisidir.
    İşte insan, bu büyük acıdan ve dehşetli endişeden meleklere îman şuûru ile kurtulabilir. Çünkü îman, ona, vefatı esnasında en kıymetli varlığı olan ruhunun Azrâil (as) gibi vazifeli bir memurun eline emanet edildiğini, asla kaybolup yok olmadığını bildirir.
    3. Herkesin istisnasız gireceği kabir ve mezardaki yalnızlık, karanlık, darlık, soğukluk, hapislik vahşetinden ve ümidsizliğinden insanı Münker - Nekir meleklerinin arkadaşlığı kurtarır. Onlarla sohbet eder. Kalb ve kabir, bu sayede genişler, ısınır, nurlanır, ruhlar âlemine pencereler açılır.
    4. İnsan, zaman zaman gurbetlere düşer, sevdiklerinden, tanıdıklarından ayrı, kimsesiz, yapayalnız kalır. Bu gurbet, maddî olabileceği gibi mânevî de olabilir. Kişinin inanç ve fikirlerini kendinden başka paylaşacağı hiç kimse bulamaması, herkesin kendisine zıd ve düşman olduğu bir muhitte yaşaması mânevî bir gurbet hâlidir. Bu sıkıntı ve yalnızlıklar içinde dünya o kişinin başına yıkılacak gibi olur. Bu durumda da yine meleklere îman şuûru imdada yetişir. Kâinatı ve o şahsın karanlık dünyasını aydınlatır, şenlendirir, melekler ve ruhanîlerle doldurur. ålemini sevinçlerle güldürür. Onu yalnızlık ve vahşetten, kimsesizlik ve dehşetten, cemiyette kimse tarafından dinlenilmemek ıstırabından kurtarır. "Cemiyette kimse senin müsbet fikir ve inançlarını dinlemez ve kabul etmezse sen sakın üzülme! Melekler dinler, ruhanîler kulak verir. Sana yine sevab meyvelerini kazandırır" der, teselli eder.




    Cin ve Şeytanlar.
    Cin ve şeytanlar, saf ateşten, yani, dumansız ateş alevinden yaratılmış ruhanî varlıklardır.
    Cinler de melekler gibi görünmeyen gizli varlıklar olup çeşitli suret ve şekle girmeye ve zor işler başarmaya muktedir, fakat cins ve mahiyet bakımından meleklerden ayrı yaratıklardır.
    Cinler arasında da insanlar gibi evlenme vardır. Onlar da Allah'a îman ve ibâdetle mükelleftirler. Bâzıları isyankâr olup kâfir, bâzıları da itâatli mü'mindirler. Ancak şeytanların hepsi isyankâr ve kâfirdirler. Sırf şer işleyen, insanları yoldan çıkarmakla meşgul olan varlıklardır. Şeytanların mü'mini ve itâatlisi yoktur.
    Cinler, Allah'ın izni ve hükmü olmadan hiç kimseye ne iyilik, ne de kötülük yapabilirler. Cinler gaybı bilmez, Allah'ın Peygamberlerine bildirdiği İlâhî vahye muttali olamazlar.
    Cinler insandan evvel yeryüzünün idare ve tedbirini görmekle vazifelendirilmişlerdir, ancak yeryüzünde çok kötülük yaptıkları, fesad çıkardıkları için, sonunda bu görevden azledilmişlerdir. Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sâhipliği makamına getirilmiştir.
    Peygamberimiz, insanlara olduğu gibi cinlere de elçi olarak gönderilmiş, tebliğ vazifesini cinler arasında da yerine getirmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'de Cin sûresinde bu husus, açık bir şekilde beyan buyurulmuştur.



    Meleklerin ve Şeytanların İnsan Davranışlarına Te'sirleri Var mıdır? İnsan, yaratılış bakımından, madde ve ruhtan teşekkül eder. Maddî cephesini, fizikî görünüşü olan bedeni ve onun tabiî ihtiyaçları; mânevî cephesini de, mâhiyeti bilinmeyen ruhu ve aklı teşkil eder. Bu yaratılışının neticesi olarak, yüce Allah, insana iki türlü duygu vermiştir.
    Birincisi, insanın ruh ve mânâ cephesi ile ilgili olan yüce duygulardır ki, bunlar insanı ruhanî ve ulvî hayata sevkeder.
    İkincisi ise, insanın maddî ve fizikî yönü ile alâkalı olan bir takım süflî duygulardır. İnsan bu duygularına kayıtsız şartsız tâbi olursa, ruh cebhesi zayıflar, âdeta maddeleşerek âdileşir.
    İnsandaki bu iki çeşit duyguya mukabil, kâinatta da iki çeşit varlık yaratılmıştır: Melekler ve şeytanlar.
    Melekler insandaki ulvî duyguları harekete geçirir, ona iyiliği telkin ederler. Şeytanlar ise, insandaki süflî duyguları körükleyerek onu dâima kötülük işlemeye sevk ederler.
    Hadîs-i şerîfte bu husus şu şekilde belirtilir:
    "İnsan kalbine iki yönden baskı ve telkin gelir. Birisi melektendir ki, hayrı söyler, hakkı tasdik eder. Kalbinde bunu bulan kimse bilsin ki, bu, Allah'tandır. Ve Allah Teâlâ'ya hamdetsin.
    Diğer telkin ise, Şeytandan gelir; şerri teşvik eder, hakkı yalanlar ve insanı hayırdan men'eder. Kalbinde bunu bulan kimse, derhal Şeytanın şerrinden Allah'a sığınsın."
    Şu halde, mânen yükselmek, ruhen inkişaf etmek isteyen herkes, Şeytanın içinde uyandırdığı süflî ve kötü arzuları susturmak ve onunla mücadele etmek zorundadır.


  4. Reklam

  5. 4
    Mehmet Devamlı Üye
    Mehmet
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 29.Mart.2007
    Üye No: 164
    Mesaj Sayısı: 170
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 39

    --->: Meleklere İman


    Nedendir bilemiyorum içten gelen bir duygu ile Cebrail(as)ı daha bi fazla sevdiğimi hissediyorum.Diğer meleklere de sevgi besliyorum tabi ama Cebrail(as)ın Allah(c.c)in izniyle adı bile hoşuma gidiyor.


  6. 5
    nurya Devamlı Üye
    nurya
    Devamlı Üye
    nurya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 03.Eylül.2009
    Üye No: 53334
    Mesaj Sayısı: 637
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 52
    Yer: samsun

    nasip olurda cennetlik olursak hep merak ediyorum acaba meleklerle konuşacakmıyız


  7. 6
    ben Misafir
    Misafir

    çok beğendim yardımcı oldunuz teşşekürr


  8. 7
    ygtbhc3 Üye
    ygtbhc3
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 09.Ağustos.2017
    Üye No: 114014
    Mesaj Sayısı: 65
    Tecrübe Puanı: 1

    hocam ben meleklere iman ediyorum ve yazıcı meleklerin olduğunu biliyorum ama bu dünyaya daldığımda ya da bir işle uğraştığımda onlara iman ettiğimi hissedemiyorum ve unutuyoruum ama biliyorum orada olduklarını bunu nasıl çözerim?


  9. 8
    imam Özel Üye
    imam
    Özel Üye
    imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 6,954
    Tecrübe Puanı: 74
    Yer: minallah-ilelllah

    Bu sözünü ettiğin duruma GAFLET denir.

    1. [url]https://www.mumsema.org/misafir-sorulari/246980-gaflet-nedir-nasil-gaflete-dusulur.html[/url]
    2. [url]https://www.mumsema.org/islami-kavramlar/113888-gaflet-ne-demektir.html[/url]


+ Yorum Gönder