Evlilik Kader midir? 5 üzerinden 4.57 | Toplam : 7 kişi
  1. 1
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 5,567
    Tecrübe Puanı: 87
    Yer: Türkiye

    Evlilik Kader midir?


    Evlilik kader midir?

    Evlilik Kader midir? sorusu çok garip bir sorudur. Bu soruyu ancak Allahın ezeliyetini ve ilminin nihayetsizliğini bilmeyenler sorabilir. Çünkü "evlilik kader midir?" demek;Allah bu iki kişinin evleneceğini ezelde biliyor muydu? demektir.
    Zira kader, Allah'ın ilminin bir unvanıdır. Evliliğin kader olmaması için, Allah'ın evlenen o iki kişiden
    habersiz olması gerekir. Bu ise ilmi her şeyi, her mekanı ve her zamanı kuşatan Allah hakkında düşünülemez. O halde sorumuzun cevabı, "evlenmek elbette kaderdir." olacaktır.
    Ancak burada iki farklı durum söz konusu olabilir:
    1- Allah, ezeli ilmi ile evlenecek kadın ve erkeğin, kendi cüzi iradelerini kullanarak birbirleriyle evlenmek isteyeceklerini bilmiş ve zamanı geldiğinde onların bu arzularını külli iradesiyle yaratacak olduğundan dolayı, ezelde kader defterlerine birbirleriyle evleneceklerini yazmıştır.İlim maluma tabidir kaidesiyle Bu yazı onların arzu ve iradelerine tabidir.Yani kader defterinde şunlar birbiriyle evlensin değil şunlar birbiriyle evlenecek diye yazılmıştır.Elbette böyle bir yazı insanı zorlayıcı değildir.
    2- Bazen de, ya bir şükür, yada sabırla imtihan olmaları için, kulun cüz-i iradesi karışmaksızın, Allah iki kişiyi karşılaştırır ve onları birbirleriyle evlendirir. Eğer bu evlilik güzel bir evlilik olmuşsa, bu, kadın ve erkekten şükrün istenildiği bir nimettir. Eğer bu evlilik kötü bir evlilik olmuşsa, bu evlilik, sabrın istendiği bir imtihan olur. Erkek kadınla, kadında erkek ile imtihan edilir.
    Demek ki, yapılan bütün evliliklerde kulların cüzi iradeleri esas alınmamaktadır.Başka bir ifadeyle;ihtiyâri fiillerden olan evlilik, bazen Iztırâri fiiller gibi kulun müdahalesi ve seçmesi olmaksızın meydana gelir. O halde şu hükümleri birer kaide olarak bilmeliyiz.
    1- Eğer kul bir şeyin olmasını ister, ancak Allah onun olmasını murad etmezse, o fiil vücuda gelmez ve meydana çıkmaz. Eğer vücuda gelmeyen bu arzu, bir hayır ise, kul niyetinin mükafatını görür.
    2- Eğer kul bir şeyin olmasını ister, Allah ta onun olmasını murad ederse, o fiil vücuda gelir ve yaratılır. Bu fiilin yaratılmasına kulun cüzi iradesi sebep olduğundan dolayı, kul bu fiilinden mesuldür. Hayırlı bir iş ise mükafat, kötü bir iş ise ceza görür.
    3- Kulun hiçbir müdahalesi olmaksızın, sırf Allah'ın dilemesiyle yaratılan fiiller; Bu tür fiillerde kulun cüz-i iradesi işe karışmaz. Daha önce ifade ettiğimiz gibi şükürle veya sabırla imtihan olmaları için Allah onu icad eder.
    İşte evlilik bazen ikinci gruba giren bir fiildir. Kulların cüzi iradelerini kullanmaları neticesinde Allah istediklerini yaratır.Bazen ise 3. gruba giren bir fiil olur. Allah kullarının iradelerini karıştırmaksızın onları birbirleriyle evlendirir. Ancak her iki durumda da evlilik kaderdir. Ve Allah'ın ezeli takdiridir.

    Marmara Eğitim Hizmetleri

    İlgili Yazılar

  2. 2
    sancak Devamlı Üye
    sancak
    Devamlı Üye
    sancak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 04.Nisan.2008
    Üye No: 15714
    Mesaj Sayısı: 45
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 49

    --->: Evlilik Kader midir?


    Allah (c.c) razı olsun güzel ve anlamlı bir konu İnsanlarımızın evliliği oyuncak olarak gördükleri bu günlerde Güzel bir konu Sağolun Emekleriniz için teşekkürler mutluluklar sizinle olsun


  3. 3
    elifi Üye
    elifi
    Üye
    elifi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Ağustos.2008
    Üye No: 30147
    Mesaj Sayısı: 36
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Evlilik Kader midir?


    kaderimde çok güzel bir evlilik varmış Allaha şükürler olsun

    paylaşım için:gul:



  4. Reklam

  5. 4
    beyinsel Üye
    beyinsel
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 29.Kasım.2008
    Üye No: 40703
    Mesaj Sayısı: 8
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 50

    --->: Evlilik Kader midir?


    Ben yeni gördüm yazıyı da ;
    Bir şey sormak istiyorum...
    "Yani kader defterinde şunlar birbiriyle evlensin değil şunlar birbiriyle evlenecek diye yazılmıştır.Elbette böyle bir yazı insanı zorlayıcı değildir" demişsiniz...

    Elbette cenabı her şeyin en iyisini bilir ve kimseye zulmetmez....ancak Allahın ezelde kimin kiminle evleneceğini bilmesi kişi için zorlayıcı değildir diyorsunuz....
    Soru Şu :
    Biz, Cenab-ı Hakkın ezelde bildiğinin dışındaki birini seçebilir miyiz?

    Buna başka ayrıntılara girmeden kısa ve net bir cevap verebilirseniz sevinirim...
    Evet ya da Hayır şeklinde....
    Teşekkürler,


  6. 5
    Leyli Rana Devamlı Üye
    Leyli Rana
    Devamlı Üye
    Leyli Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 30.Ekim.2008
    Üye No: 36951
    Mesaj Sayısı: 631
    Tecrübe Puanı: 11
    Yer: Germany

    Alıntı
    Biz, Cenab-ı Hakkın ezelde bildiğinin dışındaki birini seçebilir miyiz?



    Kader, Allah'ın olmuş ve olacak her şeyi bilmesidir. Bu açıdan insanların iradesini ilgilendiren konularda insan iradesine bırakılmıştır.
    Evlilik de irademize bağlı olan ihtiyari kader kısmındandır. Yani insan kimi ister, kimle evlenirse o kaderi olur

    [URL]https://www.mumsema.org/itikat-iman-soru-ve-cevaplari/48433-kaderimizde-kim-varsa-onunla-mi-evlenmek-zorundayiz-evlilik-kader-midir.html[/URL]


  7. 6
    beyinsel Üye
    beyinsel
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 29.Kasım.2008
    Üye No: 40703
    Mesaj Sayısı: 8
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 50

    Bunu okuyunca daha iyi anlayacagına inanıyorum
    demiş sevdalı kardeşimiz...
    O yazıları okuduğum için bu soruyu sordum...

    Kusura bakmayın...soruma hep aynı cevaplar geliyor...ama özür dileyerek tatmin edici gelmiyor cevaplar bana ..
    O yazıları okudum zaten....

    İzninizle samimi olarak bir kaç soru sormak istiyorum :
    (Ama lütfen bana cevap olarak "şu yazıyı oku" gibi cevaplar gelmesin...onları anladım zaten...)


    En baştan belirtmek isterim...bu konu tehlikeli ve ince bir mesele olduğu için, herhangi bir yere çekmeye çalışmadan ya da ben kesin şunu kabul ediyorum demeden soruyorum. Tabiki burda Allhın ilmini sorgulamıyoruz haşa...İnsan aklımızla birşeyleri anlamaya çalışıyoruz sadece.

    Değerli Dostlar,
    1- Evliliğin "İhtiyari Kader" olduğuna dair kesin deliller nelerdir....(ama lütfen peygamber efendimizin(s.a.v.) "evleneceğiniz kişiyi önce bir görün" gibi hadisleriyle delillendirmeye çalışmayalım)... Farklı yorumlanabilecek (İslam alimleri tarafından) hadis ve ayetlerde sunulabilir. Yani kendimiz yorumlamayalım hadisleri vs..(mesela bu konuda imamı azam ebu hanife hz..kesin bir şey söylemiş midir? bana kaynak verebilir misiniz.)
    Burda yazılan yazılar internette pek çok yerde var, bir çok yerde de farklı görüşte yazılar var...Bir yerden alıntı yapıp doğru budur demek...bilemiyorum....O yüzden sizden sahih alimlerden kaynak rica ediyorum....

    2-
    "ızdırari kader"de bizim hiçbir tesirimiz yok. O, tamamen irademiz dışında yazılmış. Dünyaya geleceğimiz yer, annemiz, babamız," demişsiniz.......
    Çocuğun doğumu izdirari kader oluyorsa anne babanın birbirini seçimi nasıl ihtiyari kadere giriyor...(çocuğun hangi anne babadan geleceği kesin değil mi ve bu ezelde belirlenmemiş midir?...) eğer eş seçimi ihtiyari kaderse O zaman sizin söylediğinize göre eşler birbirini "kendi kendilerine" seçtikten sonra çocuk tesadüfen mi o anne babaya denk gelmiş oluyor? Çocuk daha doğmadan anne babası belliyse o evlilik nasıl ihtiyari kader oluyor?

    Sizden ricam, forumdaki yazılan yazılardan aynı cümleleri alıntı yapmadan bu sorulara spesifik cevap verebilirseniz gerçekten sevineceğim

    Hakkınızı helal edin, teşekkür ederim..


  8. 7
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 5,567
    Tecrübe Puanı: 87
    Yer: Türkiye

    Hayır...
    Allah cc ezelde sen dünyaya geldikten sonra kimi tercih edeceğini bildiği için onu kaleme yazdırmıştır. Allah'ın cc ilmi ezelidir. kendi ilmimizle kıyaslamayalım.
    Allah'ın ezelde senin dünyaya geldikten sonra kiminle evleneciğini bilmesi zorlayıcı bir unsur değildir.

    kardeşim bana link vererek oku demeyin demişsin ama bazı sorulardan anlıyoruz ki, soru soran kardeşimiz bazı islami kavramları bilmiyor yada iyice kavramamış. bunun için link vermek zorunda kalıyoruz.
    şimdi kader konu linkini vereceğim sonra dilediğini sor.



  9. 8
    beyinsel Üye
    beyinsel
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 29.Kasım.2008
    Üye No: 40703
    Mesaj Sayısı: 8
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 50

    Teşekkür ederim Mumsema Kardeşim,
    Biz bu sorunu çözemeyeceğiz sanırım... :)
    Neyse sağlık olsun...
    Benim sorunum kaza kader nedir, tanımları vs...değil...
    Yıllardır incelerim bu konuları
    Ayrıca Ehli sünnet itikatı içinde buna şeksiz şüphesiz kesin inanıyoruz zaten...
    Her ne olursa olsun sebeplere yapışmak da ehli sünnet itikatındandır...bunu da biliyoruz. Benim sorunum bu bizi zorunlu kılar mı vs..değil...

    Benim sorum ve üzerinde durduğum...

    Siz şunu söylemek istiyorsunuz....bunu anlıyorum...
    Bizim elimizde olmayan şeyler izdirari kader (doğum, ölüm vs..)
    Diğerleri ihtiyari kader...çünkü seçiyoruz diyorsunuz.....

    Ancak burada yorumlanması gereken seçimi bizim yapmamız meselesi değil....
    Hayatımız boyunca bir çok seçimi biz yapıyoruz...
    Mesela ölmeden önce bizi ölüme götürecek bir seçim yapıyoruz....
    Bize bu seçimi yaptıran nedir....bilsek yapar mıyız...
    Bu konunun temel felsefesi ve bu ve diğer forumlardaki bu konuyla ilgili soru soran
    arkadaşların merak ettikleri konu budur;
    Eşimiz bizim seçimimiz midir derken (anlatmak istediğim fiziki yani eylem anlamında değil-tabiki yaşayan bizsek eylemi yapan biz olacağız...daldaki kiraz değil :) ), ...

    Burdaki soru şudur :
    Bizi ona götüren nedir?
    Bizi o kişiye götüren his nedir?
    Onunla karşılaştıran nedir?
    Ona ısınmamızı sağlayan nedir?

    Bunların cevabı verilirse burdaki bu sorunun cevabını merak edenler daha iyi anlayabilirler...
    Eğer ihtiyari kaderi direkt sadece "bizim elimizde olan sebepler" diye ayırırsanız...
    Birini sevdiği halde onunla evlenemeyenler kendilerinde eksiklik bulacak ve sıkıntıya gireceklerdir...(ki çoğu bu soruları bu yüzden soruyor)
    Yani bu şu demektir o zaman : "sen becerememişsin kardeşim...daha becerikli olsaydın onunla evlenebilirdin, senin elindeydi" demektir...
    Bunun açıklaması net yapılmalıdır...
    Teşekkür ederim...


  10. 9
    beyinsel Üye
    beyinsel
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 29.Kasım.2008
    Üye No: 40703
    Mesaj Sayısı: 8
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 50

    Aziz dostlar bu da Dr. Haluk Nurbaki'nin Kader konusundaki Tespitleri:
    Bu konuyla ve Levh-i Mahfuz'la ilgili çok uzun bir yazının küçük bir kısmı...
    (Diğer kısımları daha çok bilimsel, tıbbi, çocuğun doğumu ve genetik şifre ile ilgili, ancak isteyen inceleyebilir)

    Bu da burada bulunmalı diye düşünüyorum....(forum tek bir alıntıyla sınırlanmasın diye)
    Sonuçta Hepimiz kadere inanıyoruz önemli olan budur...

    Allah neylerse güzel eyler..bu kesin...

    Dr. Haluk Nurbaki :
    "İşte insanların kendi gafleti, madem ki kaderde herşey yazılı, gelsin bakalım lokmalar ağzıma, gibi yanlışlıkları da buradan geliyor. Cenab-ı Hak sana o lokmayı verecek olduktan sonra seni kaldırır, sen farkına varmazsın, sanki kamçıyla koşan at gibi koşarsın, o lokmanın peşinden ve alır gelirsin ondan sonra ben çalıştım aldım geldim dersin. Ama kaderinde yazılı olduğu için gittin. Oturayım da gelsin, oturamazsın, kaderinde yazılmışsa oturabilirsin."

    VE DEVAM EDİYOR :


    Kader konusunda zihinleri en çok hırpalayan bir hadise, kaderin önceden tespit edilmiş olması keyfiyetidir. Bir insanın doğması için genetik şifreye nasıl bir bağımlılık varsa, anne rahmine o çocuğun genetik şifresi düştükten sonra diyebilir mi ki "Ben kaşlarımı biraz yukarıdan istiyorum, dudaklarım biraz daha etli olsun"? Bunu nasıl söyleyemezse kaderim de öyle değiştiremez. Allah'ın verdiği programa kul bir şey kalamaz. Cenab-ı Hakkın elbette önceden tespit ettiği olacak ki hadise olsun. Allah, mekandan münezzeh olduğu gibi, zamandan da münezzehtir. Cenab-ı Hakkın Levh-i Mahfuzda dercettiği kader sırrının programı hangi anda yapılmıştır, hangi anda yapılacaktır, bu bize ait bir keyfiyet değildir. Yalnız biz yaşamadan evvel bunun takdir edildiğini bilmek zorundayız. Çünkü Cenab-ı Hak bir âyet-i kerimede diyor ki: "Hadiseler olduktan sonra sakın lüzumsuz yere kendinizi yargılamayın, ben istedim öyle oldu."

    Kaderin değişmezliği ile kaderin değişebilirliği konusunda Yüce Kitabımız bize kaderin değişebileceğini bildiriyor. Ama kaderin değişebilirliği hükmü, "kaderin ipini sana verdim, git istediğin gibi dolaş" anlamında değil........ Takdirdeki bir çizgiye Cenab-ı Hakkın alması, onun yerine başka bir çizgi koyması anlamındadır ki, yüce kitabımız gerek duanın, gerekse dua ötesi niyazın ve amelin, mü'mince yaşamanın, Allah'a kendini sevdirmenin, kaderin kendisine değişik bir ışık vereceğini bildiren âyetlerle doludur. Onun için kader durup dururken değişmez. Ama insan, duasıyla, gönül zenginliğiyle ve yaşama biçimindeki güzelliklerle kaderin bir çizgisi üzerinde Cenab-ı Hakka nazını kabul ettirebilir.


    Yine büyüklerin bir emri vardır. "Kaderin dua ile reddi de kader cümlesindendir." Yani siz kaderlerinizdeki bir sıkıntıyı, tahammül edilmeyecek bir çizgiyi dua ile reddediyorsanız, o da yine kader cümlesindendir. Yani Cenab-ı Hakkın tasvibinin dışında insan kaderinin bir tek virgülünü değiştiremez. Nasıl ki, evrende ay "Ben bugün saat 13.15'te çıkacaktım, ama çıkmıyorum" diyemezse, insanların kaderinde de takdir-i İlâhiyi değiştirmek mümkün değildir. Hayatta bu zor gibi gelir insana, herşey kaderin tasarrufu içindeyse "benim rolüm nedir" gibi. Senin rolün "kulluktur" Allah'ın verdiği İlâhi rolü oynamaktır. Bu çok önemli bir şeydir. Çünkü, bir kula Cenab-ı Hak bir kader vermekle, bir İlâhi senaryo verir. Bu İlâhi senaryoyu oynamakla mükellef olduğu şu dünya sahnesinde, bu değişir mi, değişmez mi diye ortadan çıkması mümkün değildir. Ancak senaryoda kendisine verilen rolün tercihinde bir özellik vardır.


    Şimdi Cenab-ı Hak takdirinde murad ettiği hayat rollerim sahne-i aleme, dünya sahnesine insanları ışınlarken ona bir takdir rolü vermiştir, o takdir rolünün intikalinde bir incelik vardır. Nasıl vardır? Aslında rolü oynayan artistin iyi artist olup olmadığı, rolün biçiminde değildir. Mahalle bekçisi olur, rolünü çok güzel oynar, ama kral olur, oynayamaz. Bu bakımdan önemli olan insanın Cenab-ı Hakkın takdirindeki rolü sıcak ve içten oynamasıdır. Bu oynama sırasında eğer o rolün birtakım sıkıntıları, tazyikleri insanoğlunda bir bunalma yaparsa, o eğer inanıyorsa, Cenab-ı Hak o bunalmayı nasıl gidereceğini gösterir, inanmıyorsa büsbütün bunalır, patlar.


  11. 10
    beyinsel Üye
    beyinsel
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 29.Kasım.2008
    Üye No: 40703
    Mesaj Sayısı: 8
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 50

    DEVAMI :
    Kadere imandaki hikmet de budur. Bunu zevkli oynamak, Cenab-ı Hakka "Aferin güzel oynadın oyununu" dedirtmek gerekir. Aradaki nefsi, kalın bir tabakadan, ince bir tüle döndürerek, Cenab-ı Hakka yakınlaşmak lazımdır. O rolü en sevimli şekilde oynamanın sırrını, yollarını bulmak gerekir. Bir mü'minin en önemli vazifelerinden birisi de her gün Âmentü'sünde "Ve bil-kaderi" dedikten sonra "hayrihi ve şerrihi minallâhi tealâ", yani "Hayır da, şer de Sendendir ya Rabbi" diyerek teslimiyetini mutlaka icra etmesi lazım ki, İslamın kadere imandaki çok büyük bir özelliği görülsün. Çünkü evrende Allah'ın dediğinden başkası olmaz. Eğer şer görüyorsanız, o Allah izin verdiği içindir. Eğer hayır görüyorsanız o da Allah istediği içindir.


    Not : Burda geçen ayeti bilen var mı?


  12. 11
    ismail-16 Üye
    ismail-16
    Üye
    ismail-16 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 07.Eylül.2008
    Üye No: 31004
    Mesaj Sayısı: 18
    Tecrübe Puanı: 2

    Bayaa hoş bir beyin fırtınası olmuş ama aynı cümleleri tekrar tekrar okumak biraz yrucuydu.Ayeti celilede "mümin erkeklerin mümin kadınlara fasıklarında fasıklara" yakışacağı öyle güzel izah edilmiş ki aslında konunun başka bir boyutundan penceresinden bakacak olursak burada mevla kula layık olduğunu mu nasip ediyor acaba?..sizce???


  13. 12
    nurya Devamlı Üye
    nurya
    Devamlı Üye
    nurya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 03.Eylül.2009
    Üye No: 53334
    Mesaj Sayısı: 637
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 52
    Yer: samsun

    evlenememekte kader rabbim ikisininde hayırlısını versin allah[cc]dan gelen herşeye razıyız buarada iyi dilekleriniz için sağolun allah razı olsun


  14. 13
    menzil_guller Ya Hayy
    menzil_guller
    Ya Hayy
    menzil_guller - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 917
    Tecrübe Puanı: 38

    Allah razı olsun kardeşim. evlilikte ve hayatımızın diğer zamanlarında Rabbim razı olduğu güzel insanlarla karşılaştırsın inş.evliliğin oyuncak haline dönüştüğü bir zaman da güzel bir konuya temas etmişsiniz...Selam ve dua ile..


  15. 14
    ^^SiNeM^^ Devamlı Üye
    ^^SiNeM^^
    Devamlı Üye
    ^^SiNeM^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63326
    Mesaj Sayısı: 604
    Tecrübe Puanı: 25

    Alıntı
    Bazen de, ya bir şükür, yada sabırla imtihan olmaları için, kulun cüz-i iradesi karışmaksızın, Allah iki kişiyi karşılaştırır ve onları birbirleriyle evlendirir. Eğer bu evlilik güzel bir evlilik olmuşsa, bu, kadın ve erkekten şükrün istenildiği bir nimettir. Eğer bu evlilik kötü bir evlilik olmuşsa, bu evlilik, sabrın istendiği bir imtihan olur. Erkek kadınla, kadında erkek ile imtihan edilir.



    Rabbimden gelen ne olursa olsun herşey güzel...Şükrün istendiği nimet,sabrın istendiği imtihanda olsa Mevlam hayırlısını versin
    Rabbim razı olsun



+ Yorum Gönder
Git 12 Son