Allah'ın kullarına karşı olan şefkat ve merhameti 5 üzerinden 4.63 | Toplam : 16 kişi
  1. 1
    Naksibendi Emekli
    Naksibendi
    Emekli
    Naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 06.Eylül.2007
    Üye No: 2504
    Mesaj Sayısı: 72
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 37
    Yer: Izmir/Antalya/Frankfurt

    Allah'ın kullarına karşı olan şefkat ve merhameti


    Hiç düşündünüz mü; Hazreti Allah (cc) kullarını ne kadar seviyor, cehenneme gitmemelerini ne kadar istiyor?

    İsterseniz sözü uzatmadan bir kudsî hadisin hatırlatmasına bir göz atalım, sonra diğer misallere geçebiliriz.

    Rabbimizin en çok sevdiği şey nedir, biliyor musunuz?

    Kudsî hadiste şöyle bildiriliyor:

    – Rabbimiz kulunun işlediği amelleri içinde en çok tevbesini sever.

    – Neden?

    – Çünkü tevbe eden kul cehennemden kurtulur da ondan. Rabbimiz de kulunu cehennemden kurtaran ameli çok sever.

    Hatta bir ana, yavrusunu ateşe atmayı nasıl istemezse Rabbimiz de kulunu cehenneme atmayı ondan çok daha fazla istemez.

    Nitekim bir defasında ashabdan biri bir çocukluk hatırasını anlatırken demişti ki:

    – Çalılıkta dolaşırken bulduğum bir kuş yuvasından yavruları alıp koynuma koymuştum. Tam bu sırada yavrunun anası başımda dolaşmaya başladı, acıdım, yavruları bırakmak için ihramımı açmaya çalıştığım sırada kuş hemen koynumdaki yavrusunun yanına daldı, kanatlarını yavruları üzerine gerip kollamaya başladı.

    Efendimiz (sav)in buna sorusu şöyle oldu:

    – Bu annenin yavrusuna bu kadar acıması sizi hayrete mi düşürdü?

    Efendimiz (sav) şunu ilave etti:

    – Hiç şüpheniz olmasın Allah (cc)ın kullarına acıması bu annenin acımasından (kıyas kabul etmeyecek derecede) fazladır.
    Bir defasında kadının biri çocuğunu kaybetmiş, deli gibi bir oraya bir buraya koşuyor, yavrusunu arıyor, bulduğu yabancı çocukları da bağrına basıp hemen oracıkta emdiriyordu.

    Kadının bu heyecanını gören Efendimiz (sav) yanındakilere;

    – Böylesine şefkatli şu kadın hiç yavrusunu ateşe atar mı, diye sordu.

    – Atmaz! dediler.

    Efendimiz (sav) de tasdik etti;

    – Ben de öyle biliyorum, atmaz, dedikten sonra buyurdu ki:

    – İşte Allah (cc) da bu kadından çok fazla merhametlidir. Kullarını ateşe atmaz, onlar kendilerini ateşlik amelin içine atmadıkça!

    Evet, evet. Allah (cc) kullarını ateşe atmaz, kullar kendilerini ateşlik işin içine atmadıkça!

    Bir yolculuktan dönülüyordu. Mola verilmiş, bir kadın da ateş yakarak hazırlık yapmaya başlamıştı. Ateşin alevleri yükselince kadın koşuşturan çocuğunun ateşe düşmesinden korktuğu için hemen onu bağrına bastı ve ateşe düşmesi halindeki dehşeti de tasavvur ederek buna gönlünün dayanamayacağını hayal edip orada bulunan Efendimiz (sav)e dönerek sordu:

    – Sen Allah (cc)ın peygamberisin değil mi? Efendimiz (sav) de;

    – Hiç şüphen olmasın, buyurdu.

    Bunun üzerine kadın şöyle dedi:

    – Allah (cc)ın kullarına merhameti bir ananın yavrusuna olan merhametinden daha çok değil mi?

    Efendimiz (sav):

    – Hiç şüphen olmasın öyledir, buyurunca kadın:

    – Öyle ise bir ana yavrusunu ateşe atmaz, diye sızlandı.

    Efendimiz (sav)in gözleri yaşardı da buyurdu ki:

    – Yüce Allah (cc) ancak kendisine isyan edenleri ateşe atar. Müstahak olmayanları asla!

    Demek oluyor ki, Allah (cc) kullarını ateşe atmayı asla istemiyor, sonsuz merhamet ve şefkati ateşi gerektirmiyor. Ancak kullar dürüst hareket etmiyor, ille de ateşlik işler yapıyor, birilerine zulmediyor, haksızlıkta bulunuyor, Yaradanına da isyandan geri kalmıyor, böylece kendi amelleriyle kendilerini ateşe attırıyorlarsa bu da kulların kendi tercihleri...

    Sözün özü bu olsa gerektir!..

    Kuran'da Merhamet Nasıl Tarif Ediliyor?
    Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır. (Beled Suresi, 17-18)
    Allah'ın, ahiret günü kurtuluşa erenlerden olmaları, rahmetine ve cennetine kavuşabilmeleri için kullarına emrettiği hükümlerden biri ayette görüldüğü gibi "merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak"tır. Hayatlarını Allah'ın rızasını kazanmaya adayan müminler de Allah'ın bu hükmünü eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirmeye çalışırlar. Onların merhamet anlayışlarının temelinde Allah'a olan samimi imanları yatar. Müminler, Allah'ın izni dışında hiçbir olayın gerçekleşmeyeceğini ve O'nun kendilerine bağışladıklarına ne kadar muhtaç olduklarını bilirler. Dolayısıyla, bu kavrayıştan kaynaklanan bir tevazuya sahiptirler. İşte bu özellikleri de onların merhametlerinin temelini oluşturur.

    Aksi durumda, yani tevazu sahibi olmayan bir insan gerçek anlamda merhametli de olamaz. Çünkü yalnızca kendisini düşünür, kendisini sever ve kendi çıkarları, kendi nefsinin istekleri herkesten önce gelir. Bu nedenle, başkalarının ihtiyaçlarını, eksikliklerini hiç umursamaz. Kendi dışındaki kimseleri önemsiz ve değersiz görür. Bunun doğal bir sonucu olarak da kimseye karşı şefkat ve merhamet hisleri besleyemez.

    Müminlerin merhamet göstermedeki kararlılıklarının bir sebebi de Allah'ın ahlakını yaşamaya çalışmalarıdır. Allah pek çok ayette açıklandığı gibi "merhametlilerin en merhametlisi"dir. Dolayısıyla müminler de merhameti, güçlerinin yettiği en son sınıra kadar yaşamaya çalışırlar.

    Ayrıca müminler, "Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten Rauf (şefkat eden ve) Rahim olmasaydı (ne yapardınız)?" (Nur Suresi, 20) ayetiyle de bildirildiği gibi, Allah'ın kendilerine olan şefkatine ve merhametine muhtaçtırlar. Allah'ın kendilerine merhamet etmesini istedikleri için de diğer müminlere karşı ellerinden geldiğince merhametli olmaya çalışırlar.

    Her konuda olduğu gibi "nasıl bir merhamet gösterecekleri" konusunda da kendilerine sınırları belirleyen ve ölçüyü tespit eden tek yol göstericimiz Kuran'dır. Bu yüzden merhameti ancak Allah'ın merhamet edilmesini bildirdiği durumlarda ve yine Allah'ın belirlediği kişilere gösterirler.

    Kuran'a uygun merhamet anlayışının farklılığı da işte bu noktada ortaya çıkar. Zira din ahlakından uzak yaşayan insanların çoğu son derece hatalı bir merhamet anlayışına sahiptirler. Şahit oldukları bir olay karşısında haklıyı haksızı bilmeden, adil ve akılcı bir değerlendirme yapmadan ve en önemlisi Kuran'ın hükümlerini gözetmeden cahilce bir acıma duygusuna kapılır ve bu bakışaçısıyla hareket ederler. Genellikle de hem kendilerini hem de karşılarındaki insanları zarara sokabilecek girişimlerde bulunur, yanlış yönlendirmeler yapar ve yanlış kararlar alırlar. Dolayısıyla da yaşadıkları merhamet, Kuran'da emredilen güzel ahlaktan çok uzak bir yapı ortaya çıkarır.

    Bununla bağlantılı olarak önemli bir konunun daha üzerinde durmak gerekir. Halk arasında Kuran'a göre yanlışbir merhamet anlayışı hakim olabilmektedir. Bu, karşı tarafa fayda yerine zarar getirecek bir merhamet olması nedeniyle "şeytani" bir merhamet olarak nitelendirilebilir. Din ahlakından uzak toplumlarda insanlar, karşılarındaki kişinin ahirette zarara uğrayıp uğramayacağını düşünmeden herşeyi yapmalarına göz yumarlar. Örneğin kötü bir ahlak göstermesine müsaade eder, Allah'ın haram kıldığı bir fiili uygulamasına ses çıkarmaz, hatta bu konuda yardımcı olurlar.

    Müminlerin bu konuda kendilerine aldıkları ölçü ise, gösterilecek merhametin karşı tarafın ahiretini mutlaka olumlu yönde etkilemesidir. Kimi zaman bir mümine olan sevgi ve merhametleri, nefislerine zor ve ağır gelebilecek bazı noktalarda onlara müdahale veya eleştirilerde bulunmayı gerektirebilir. Karşılarındaki kişinin yaptığı kötü bir tavırda onu eleştirebilir, içinde bulunduğu durumdan caydıracak konuşmalar yapabilir, Kuran'ın bir emri olarak kötülükten men edebilirler. Asıl merhamet de budur. Çünkü müminler bunları yaparak, karşılarındaki kişinin nefsine ağır gelebilecek bir söz söylemeyi, onun Kuran dışı bir hareketini engellemeyi göze alır, ama o kişinin sonsuz hayatını cehennem gibi geri dönüşü olmayan bir azap içinde geçirmelerini göze almazlar. Bu nedenle de Allah'ın en beğeneceği ve en çok hoşnut olacağı ahlakı yaşaması yönünde teşvik ederek onu cennete hazırlar ve dolayısıyla da olabilecek en üstün merhamet örneğini sergilerler. Unutmamak gerekir ki, asıl merhametsizlik, karşı tarafın ahiretini düşünmeksizin yaptığı yanlışlara bile bile seyirci kalmaktır.

    Müminlerin gösterdikleri bu ahlak anlayışında kendilerine aldıkları örnek ise kuşkusuz Allah'ın "çok büyük bir ahlak" (Kalem Suresi, 4) üzerinde olduğunu bildirdiği Peygamberimiz (sav)'dir. Allah Peygamber Efendimiz (sav)in üstün merhamet anlayışını bir ayette "Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir" (Tevbe Suresi, 128) ifadesiyle bildirmiştir.

    İşte bu ahlakı kendilerine örnek alan inananlar da müminlere karşı, her an onların ahiret menfaatlerini gözeterek, Allah'ın emrettiği şekilde şefkatli ve merhametli davranırlar.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 30
    Tecrübe Puanı: 40
    Yer: çalışma odam:)

    --->: Allah'ın kullarına karşı olan şefkat ve merhameti


    konu "sizden gelen sorular" başlığından, "Allaha iman" bölümüne taşındı. Allah razı olsun


  3. 3
    Zenan Kıdemli Üye
    Zenan
    Kıdemli Üye
    Zenan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 19.Mart.2009
    Üye No: 47453
    Mesaj Sayısı: 74
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Allah'ın kullarına karşı olan şefkat ve merhameti


    Allah razı olsun

    er-Raûf (c.c) : Çok merhametli, çok şefkatli, çok acıyan ve seven

    Rabbim hepimize o güzel esmasının yüzü suyu hürmetine affetsin.


  4. Reklam

  5. 4
    ELİZAN AciZ BiR KuL
    ELİZAN
    AciZ BiR KuL
    ELİZAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Mayıs.2008
    Üye No: 21667
    Mesaj Sayısı: 273
    Tecrübe Puanı: 6
    Yer: ÜmİtLE,ÜmİtSiZLiK ArAsI BiR YeR

    --->: Allah'ın kullarına karşı olan şefkat ve merhameti


    Alıntı
    – Çalılıkta dolaşırken bulduğum bir kuş yuvasından yavruları alıp koynuma koymuştum. Tam bu sırada yavrunun anası başımda dolaşmaya başladı, acıdım, yavruları bırakmak için ihramımı açmaya çalıştığım sırada kuş hemen koynumdaki yavrusunun yanına daldı, kanatlarını yavruları üzerine gerip kollamaya başladı.

    Efendimiz (sav)in buna sorusu şöyle oldu:

    – Bu annenin yavrusuna bu kadar acıması sizi hayrete mi düşürdü?

    Efendimiz (sav) şunu ilave etti:

    – Hiç şüpheniz olmasın Allah (cc)ın kullarına acıması bu annenin acımasından (kıyas kabul etmeyecek derecede) fazladır.
    Bir defasında kadının biri çocuğunu kaybetmiş, deli gibi bir oraya bir buraya koşuyor, yavrusunu arıyor, bulduğu yabancı çocukları da bağrına basıp hemen oracıkta emdiriyordu.

    Kadının bu heyecanını gören Efendimiz (sav) yanındakilere;

    – Böylesine şefkatli şu kadın hiç yavrusunu ateşe atar mı, diye sordu.

    – Atmaz! dediler.

    Efendimiz (sav) de tasdik etti;

    – Ben de öyle biliyorum, atmaz, dedikten sonra buyurdu ki:

    – İşte Allah (cc) da bu kadından çok fazla merhametlidir. Kullarını ateşe atmaz, onlar kendilerini ateşlik amelin içine atmadıkça!
    Rabbimiz sonsuz merhametinden bizleride nasiplendirsin..paylaşım çok güzel Rahman razı olsun kardeşim..


  6. 5
    inci-mercan Üye
    inci-mercan
    Üye
    inci-mercan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Eylül.2008
    Üye No: 33425
    Mesaj Sayısı: 20
    Tecrübe Puanı: 2

    Rabbimiz sonsuz merhametinden bizleride nasiplendirsin..paylaşım çok güzel Rahman razı olsun kardeşim..


  7. 6
    vuslat93 Devamlı Üye
    vuslat93
    Devamlı Üye
    vuslat93 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 03.Nisan.2009
    Üye No: 47703
    Mesaj Sayısı: 129
    Tecrübe Puanı: 3

    Allah razı olsun
    Allah(c.c)merhametlidir inşallah beni de affeder :'(


  8. 7
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Allah benimde günahları mi affetsin inşallah bazen affı olmayan günahları işlediğine inanır ya insan ben umudumu hiç bir zaman kesmiyor'um


  9. 8
    ADIMI BOŞVER Misafir
    Misafir

    Eyvallah. çok yardımcı oldunuz.


  10. 9
    Garip kul Misafir
    Misafir

    Allah Merhamet lilerin en merhametlisidir allaha şirk koşmadıkça namazlarımızı aksatmadıkça bizden razı olur şüphesiz o bağışlayıcıdır bağışlamayı sever Rabbim cümlemizden razı olsun inşallah


+ Yorum Gönder