Allah Tektir 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
  1. 1
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 7,601
    Tecrübe Puanı: 108
    Yer: Türkiye

    Allah Tektir


    Allah tekdir; zatında, sıfatında ve fiilinde şerik ve naziri yoktur;
    “De ki: O, Allah’dır, tektir. Allah samed’dir (her yaratığın muhtaç bulunduğu eksiksiz bir varlıktır). Doğurmadı O, doğurulmadı da... Hiç bir şey O’na denk olmamıştır”. (İhlas: 112/1-4)
    “Sizin ilahınız tek Allah’dır. O’dan başka ilah yoktur; Rahman’dır, Rahim’dir”. (Bakara: 2/163)
    Kainattaki bu dirlik ve düzen, yaratıcısının ve idarecisinin tek olduğunu gösterir. Eğer bunu idare eden tek akıl ve tek el olmasa idi düzeni bozlur, kanunları çiğnenirdi.
    “Eğer yer ile gökte Allah’dan başka ilahlar olsaydı, bunların ikisi de muhakkak fesada uğrar, yok olurdu. O halde, Arş’ın Rabbi olan Allah, onların vasfetmekte oldukları şey lerden beri ve yücedir”. (Enbiya: 21/22)
    “Allah hiç evlat edinmemiştir, beraberinde bir ilah da yoktur. Eğer müşriklerin dediği gibi olsa idi, o takdirde her ilah kendi yaratığını götürür, tek başlarına kalarak aralarında ayrılıklar baş gösterir ve bir kısmı diğerlerine üstün gelirdi. Allah, onların isnat ettiği şirk vasıflarından münezzehtir”. (Mü’minun: 23/91)

    O, tek Rab’dir. O yerin ve göğün, bunlardan her şeyin Rabidir. Her şeyi yaratmış ve inceden inceye takdir etmiştir. Her şeyi yaratmış ve ona doğru yolu göstermiştir. Ne yere, ne gökte, yaratıklarından hiç biri zerre yaratıldığını iddia edemez. “Bu onlara yaraşmaz ve buna güçleri yetmez de.”
    O’ tek ilahdır. Ondan başka ibadete layık kimse yoktur. Ümit ve korku ile O’ndan başkasına yüz tutmak caiz degildir. Ancak O’ndan korkulur, ancak O’na boyun eğilir. O’ndan başkasından merhamet umulmaz, O’ndan başkasına güvenilmez. Yalnız O’nun hükmüne rıza gösterilir. İster peygamber, ister sıddık, ister kıral, ister sultan olsun, bila istisna bütün insanlar onun kuludur. Allah dilemezse kendi nefislerine ne bir zarar, ne bir fayda veremezler. O dilemeden ölemez, o dilemeden yaşamayaz, o dilemeden tekrar dirilemez. Her kim bunlaran birini İlah yerine kor, ona baş eğerse, onu olduğundan yukarı çıkarmış ve kendini aşağı indirmiş olur.
    Bu yüzdendir ki, Müslümanlık genellikle bütün insanları ve özellikle Yahudi ve Hırıstiyanları şuna davet etmiştir:
    “Ey kitap ehli (olan Yahudi ve Hıristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda müsavi bir kelimeye gelin. fiöyle ki, Allah’dan başkasına topmayalım, O’na hiç bir şeyi ortak koşmayalım, Allah’ı bırakıp da biribirimizi Rab’ler edinmeyelim”. (A’li İmran: 3/64)
    Kur’an, İslam Peygamberi Hz. Muhammed hakkında yalnız şunu söylemiştir:
    “Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberler gelip geçmiştir”. (A’li-İmran: 3/144)
    O kendisi ancak “Allah’ın kulu ve Resulü” olarak ilan etmiştir7.
    Bütün peygamberler, Kur’an’ın nazarında bizim gibi insandırlar. Ancak Allah onları insanlara risaletini (mesajını) iletmeleri için görevlendirmiştir. Bunun içindirki, hepsinin risalet esnasında ilk çağrıları şu olmuştur:
    (7) Bir sahihhadiste: Hıristiyanların İsa’yı uçurtukları gibi, siz de beni uçurtmayın. Sadece bana; Allah’ın kulu ve Resulü, deyin” buyurulmuştur.
    “Ey kavmim, Allah’a ibadet ediniz, O’dan başka ilahınız yoktur”. (bkz. Araf: 7/65-73-85. Hud: 11/26-50-61-81 v.s.
    “Celalim hakkı için, biz, her ümmete; “Allah’a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının” diye bir peygamber gönderdik”. (Nahl: 16/26)
    “Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki, ona şöyle vahy etmiş olmayalım “Gerçek şu ki, benden başka ilah yoktur. Onun için bana ibadet edin”. (Enbiya: 21/25)
    Bunlardan birinin insanlarıkendisi tanrılaştırmağa veyahut şahsnı takdis etmeğe çağırdığını iddia etmek veya bu iftirada blunlmak açık bir sapıklıktır.
    “Beşerden hiç kimseye yakışmaz ki, Allah ona kitap versin, anlayış versin, de sonra insanlara şöyle desin; (Allah’ı bırakıp bana kul olun). Fakat öğretmekte ve ders alıp vermekte olduğunuz kitap sayesinde, bildiği ile amel eden alimlerden olun, der. Ve meleklerle peygamberleri tanrılar edinmenizide size asla emretmez. Artık siz müslüman olduktan sonra, size küfrü emreder mi?”. (A’li-İmran: 3/79-80)
    Bu sebeple İslam itikadı müslümanlarca “Kelime-i Tevhid”, “Kelime-i İhlas” ve “Kelime-i Takva” diye bilinen şu büyük kelime ile temsil edilir; O da “La ilahe illallah”dır.
    “La ilahe illallah” yeryüzündeki bütün zorbalara, cahiliyet devrindeki bütün batıl ilahlara karşı bir ihtilal idi. Ağaç olsun, taş olsun, insan olsun Allah’tan gayrı tapılan bütün putlara ve tanrılara karşı bir ihtilal idi.
    “La ilahe illallah” insanları insanlara, tabiata ve Allah’ın yarattıklarına tapmaktan kurtarmak için evrensel bir çağrı idi.
    “La ilahe illallah” ne bir hakimin, ne de bir filozofun eseri olmayan yeni programın adıdır. Bu, bütün başların ve kalplerin ancak ona eğildiği ve yanlız onun otoritesini kabul ettiği bir programdır. “La ilahe illallah” cahiliyet devri toplumuna aykırı yeni bir toplumun doğum ilanı idi. Bu toplum inancı ile, düzeni ile seçkin bir toplumdur. İçinde ırkçılık, bölgecilik ve sınıfçılık yoktur. Çünkü o, tek Allah’a mensuptur. Ondan başka kimsenin hakimiyetini tanımaz.
    Cahiliyet devri lider ve zorbaları “La ilahe illallah” ın onların tahtlarını çökerteceğini, zorbalıklara son vereceğini ve zayıfları karşılarna çıkaracağını anladıkları için onunla savaşmakta bütün güçlerini harcamaktan çekinmediler. Bütün yolları tuttular, inananları çevirmek için tehdidler savurdular.
    Birtakım insanların kendilerine ilah yapmaları veya başkalarının onları yeryüzünde ilah veya yarı ilah saymaları insanlık için büyük bir musibet olmuştur. İnsanlar bunlara boyun keser, korkar, itaat eder ve teslim olurlardı.
    Fakat tevhid inancı, müslümanın ruhunu yüceltmiştir. On göre hiç bir insan ilah, ne yarı ilah, ne çeyrek ilahdır. Hiç bir ihsan tanrının oğlu değildir, tanrılık ona hülul etmiş değildir.
    Hiç bir insan değer bir insanın karşısında secde etmez, eğilmez veya yer öpmez. Bu, gerçek insanlığın kardeşliğinin aslıdır, gerçek insan kıymetinin aslıdır. Çünkü abitle mabud arasında kardeşlik olmaz. İlahın veya İlah olduğunu idddia eden birinin karşısında insanın hürriyeti olmaz. Kendisi gibi bir mahluka secde eden veya onu Allah’ın yerine koyan bir insanın da kıymeti olmaz.
    Ebu Musa’l-Eş’ari anlatıyor: Habeş kıralı Necaşi’nin huzuruna çıktık. Tahtında oturuyordu. Amr b. As sağında, Ammare solunda idi. Papazlar etrafında sessizce oturuyorlardı. Amr ile Ammare-ki bu ikisi Kureyş’in Necaş’iye gönderdikleri delege idiler- bunlar sana sadece secde etmiyorlar, dediler. Yanındaki papazlar ve piskoposlar koşuşup; kırala secde ediniz, dediler. Hz. Ali’nin kardeşi Cafer: Biz Allah’dan başkasına secde etmeyiz, karşılığını verdi.
    Kureyş tarafından sıkıştırılmış ve hicret etmiş olmalarına, başka bir ülkeye sığınmış bulunmalarına rağmen bir an dahi olsa Allah’dan başkasına secde ederek tevhidde kusur etmek istemediler, Hz, Caferin ilan ettiği o kelime, o günden bu yana her müslümanın parolası oldu “Biz Allah’dan başkasına secde etmeyiniz”.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Sedanur Sedanur
    Sedanur
    Sedanur
    Sedanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,012
    Tecrübe Puanı: 16

    --->: Allah Tektir


    Biz Allah’dan başkasına secde etmeyiniz

    Allah cc razı olsun....


  3. 3
    Hazall. Devamlı Üye
    Hazall.
    Devamlı Üye
    Hazall. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 12.Ağustos.2008
    Üye No: 28160
    Mesaj Sayısı: 263
    Tecrübe Puanı: 6
    Yer: Belcika

    --->: Allah Tektir


    Alıntı
    Biz Allah’dan başkasına secde etmeyiniz
    evet Allah birdir ondan başka ilah yoktur..


    ALLAH c.c razı olsun paylasım için...


  4. Reklam

+ Yorum Gönder