Kabir ziyareti nasıl yapılmalıdır? Ölülerden yardım istenebilir mi? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    YaBaNCı Devamlı Üye
    YaBaNCı
    Devamlı Üye
    YaBaNCı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 08.Haziran.2007
    Üye No: 1040
    Mesaj Sayısı: 63
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 28
    Yer: nereye

    Kabir ziyareti nasıl yapılmalıdır? Ölülerden yardım istenebilir mi?


    Kabir Ziyareti; erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Nitekim Hz. Peygamber, ölüm ve ahretin hatırlanması için kabir ziyaretlerini tavsiye etmiş, “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirleri ziyaret, size ahireti hatırlatır” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz, 47). Kabirlerin haftada bir gün, özellikle Cuma veya Cumartesi günleri, ayrıca arefe ve bayram günleri ziyaret edilmesi iyidir. Zira Hz. Peygamber'in genellikle bu günlerde kabir ziyaretinde bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek “es-Selâmu aleyküm yâ ehle kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn” (Ey kabir halkı! Allâh’ın selâmı üzerinize olsun. İnşaallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar. Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’an-ı Kerim okur, onlar ve kendisi için duada bulunur. Kabir ziyaretinde, mezar taşlarına el – yüz sürülmez, kabirler çiğnenmez, üzerine oturulmaz ve yatılmaz. Ayrıca kabirlere karşı namaz kılınmaz ve ölülere adakta bulunulmaz. Ziyaret esnasında ölülerden medet beklemek, kabirlerin etrafında dolaşmak, mum yakmak gibi bidat ve hurafelerden uzak durulmalıdır.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 7,773
    Tecrübe Puanı: 109
    Yer: Türkiye

    --->: Kabir ziyareti nasıl yapılmalıdır? Ölülerden yardım istenebilir mi?


    YaBaNCı Nickli Üyeden Alıntı
    Kabir Ziyareti; erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Nitekim Hz. Peygamber, ölüm ve ahretin hatırlanması için kabir ziyaretlerini tavsiye etmiş, “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirleri ziyaret, size ahireti hatırlatır” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz, 47). Kabirlerin haftada bir gün, özellikle Cuma veya Cumartesi günleri, ayrıca arefe ve bayram günleri ziyaret edilmesi iyidir. Zira Hz. Peygamber'in genellikle bu günlerde kabir ziyaretinde bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek “es-Selâmu aleyküm yâ ehle kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn” (Ey kabir halkı! Allâh’ın selâmı üzerinize olsun. İnşaallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar. Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’an-ı Kerim okur, onlar ve kendisi için duada bulunur. Kabir ziyaretinde, mezar taşlarına el – yüz sürülmez, kabirler çiğnenmez, üzerine oturulmaz ve yatılmaz. Ayrıca kabirlere karşı namaz kılınmaz ve ölülere adakta bulunulmaz. Ziyaret esnasında ölülerden medet beklemek, kabirlerin etrafında dolaşmak, mum yakmak gibi bidat ve hurafelerden uzak durulmalıdır.
    Alıntı
    sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’an-ı Kerim okur
    bunun bir kaynağı var mı? merak ettim


  3. 3
    fecr Devamlı Üye
    fecr
    Devamlı Üye
    fecr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Eylül.2008
    Üye No: 33533
    Mesaj Sayısı: 381
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Kabir ziyareti nasıl yapılmalıdır? Ölülerden yardım istenebilir mi?


    Alıntı
    bunun bir kaynağı var mı? merak ettim
    bende merak ettim?


  4. Reklam

  5. 4
    munzir Devamlı Üye
    munzir
    Devamlı Üye
    munzir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 27.Ocak.2009
    Üye No: 46504
    Mesaj Sayısı: 186
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Kabir ziyareti nasıl yapılmalıdır? Ölülerden yardım istenebilir mi?


    Kabir Ziyaretinde okunacak dua
    Kabir ziyareti nasıl yapılmalıdır? Ölülerden yardım istenebilir mi?

    Kabir Ziyareti; erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Nitekim Hz. Peygamber, ölüm ve ahretin hatırlanması için kabir ziyaretlerini tavsiye etmiş, “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirleri ziyaret, size ahireti hatırlatır” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz, 47). Kabirlerin haftada bir gün, özellikle Cuma veya Cumartesi günleri, ayrıca arefe ve bayram günleri ziyaret edilmesi iyidir. Zira Hz. Peygamber’in genellikle bu günlerde kabir ziyaretinde bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek “es-Selâmu aleyküm yâ ehle kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn” (Ey kabir halkı! Allâh’ın selâmı üzerinize olsun. İnşaallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar.

    Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’an-ı Kerim okur, onlar ve kendisi için duada bulunur. Kabir ziyaretinde, mezar taşlarına el – yüz sürülmez, kabirler çiğnenmez, üzerine oturulmaz ve yatılmaz. Ayrıca kabirlere karşı namaz kılınmaz ve ölülere adakta bulunulmaz. Ziyaret esnasında ölülerden medet beklemek, kabirlerin etrafında dolaşmak, mum yakmak gibi bidat ve hurafelerden uzak durulmalıdır.

    [url]http://www.besiktasmuftulugu.gov.tr[/url]


  6. 5
    imam Özel Üye
    imam
    Özel Üye
    imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 6,825
    Tecrübe Puanı: 73
    Yer: minallah-ilelllah

    "Kabir ziyaretinde ibret vardır."
    (İmam Ahmed)


  7. 6
    mucahid_tr Devamlı Üye
    mucahid_tr
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48112
    Mesaj Sayısı: 260
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 54

    Kabirde ölüye kuran okunmaz diyenlerin elinde açık ve yoruma ihtiyac duymadan
    Kabirlerde ölüye kuran okumayın diye bir ayet , sahih veya zayıf bir hadis yoktur .
    Tekrar ediyorum dikkat edin kabirlerde ölülere kuran okumayın diye yoruma muhtaç olmıyan açık ve net bir yasaklayan bir delilleri yoktur.

    Ölüye kuran okunmaz diyenlerin elinde dilinde yoruma muhtaç olan hadisler var . onları yazıp delil olmadığını tamamen yorum olduğunu isbatlıcaz



    MESHEB İMAMLARI VE ALİMLERİN GÖRÜŞLERİ


    Ölülere Kur’ân Okuma İle İlgili Âlimlerin Gö*rüşü


    Başta mezhep imâmları olmak üzere, fakihler de konu hakkında değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu görüşle*rin bilinmesi, konunun daha iyi anlaşılmasına ve aydınlanmasına katkı sağlayacağını umuyoruz.

    Hanefîler, kabirde olsun başka mekânlarda olsun ölü*lere Kur’ân okumanın câiz olduğunu ve okunan Kur’ân’ın sevâbının bağışlanması durumunda bunun ölüye ulaşacağını söylemişlerdir. [1]

    Hanefî fıkıh kitapları*nın hemen hemen tamamında konuya ilişkin şu metin yer almaktadır. “Kişi, namaz, oruç, zekât, hac ve Kur’ân oku*mak gibi bir ameli yapar da sevâbını başkasına bağışlarsa – bunu hangi niyetle yaparsa yapsın – bu yapılan bağış yerine ulaşır ve kendisine bağış yapılan kimse bundan yararlanır. Ölü veya diri olması da fark etmez. [2]

    Delil ola*rak ise Hz. Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üm*meti adına kurban kesmesini, ölülere Yâsîn okunabilece*ğini gösteren, ölü adına hac ve sadakanın faydalı olaca*ğını bildiren ve kabirlerde Yâsîn ile İhlâs’ın okunabilece*ğini gösteren hadisleri almışlardır. [3]

    Muhaddis ve fakîh Aynî’den (v.855/1451) İbn Âbidîn’e (v.1252/1836) kadar hemen hemen bütün Hanefî fakihleri buna dahildir.

    Şu ifadeler de Hanefî alimlerine aittir. “Ehl-i Sünnet ve cemaate göre, bir insan namaz, oruç Kur’an’ın okumak, zikir, hac gibi işlediği güzel amellerinin sevabını başkasına hediye edebilir

    Fethu’l-kadîr, 6/132; el-Bahru’r-Raik,7/379- Şamile-; Reddu’l-Muhtar, 2/263).



    Mütekaddimûn da müteahhirûn da aynı şeyi söylemişlerdir. Hanefî âlimleri, ehl-i sünnetin de; kişinin namaz, oruç, sadaka, hac, Kur’ân okuma gibi sâlih amel*leri yaptıktan sonra bunların sevâbının ölülere bağışlaması du*rumunda bunun ölüye ulaşacağı ve onun istifâde ede*ceği şeklindeki Hanefî görüşünde olduğunu ileri sür*müşler*dir. [4]


    ...Hanbelîler de Hanefîler gibi düşünerek, ölülere Kur’ân okunmasını câiz görmüşlerdir.

    Ahmed b. Hanbel, kabirlerde Kur’ân okunmasının bid’at olduğunu söylemiş, daha sonra ise bu fetvâsından dönmüştür. [5]

    Ahmed b. Hanbel, Muhammed b. Kudâme el-Cevherî ile birlikte bir cenazeye katılmış ve tam mezarlıktan ayrılacakları esnada kör bir adam kabrin başında Kur’ân okumaya başlayınca

    İbn Hanbel: “Ey falan! Kabirde Kur’ân okumak bid’attır.” diyerek kırâata engel olmuştur.

    Bunun üzerine Muham*med b. Kudâme İbn Hanbel’den, Mübeşşir b. İsmâîl el-Halebî hakkındaki düşüncesini ve ondan hadis alıp almadı*ğını sormuş, O da söz konusu şahsın sikâ olduğunu ve kendisinden rivâyette bulunduğunu ifâde etmiştir.

    Bu*nun üzerine Muhammed, Leclâc (Radıyallahu Anh) hadisin Mübeşşir b. İsmail’in kendisine rivâyet ettiğini söylemiştir.

    Sahâbeden Leclâc (Radıyallahu Anh)(120/738) oğluna va*siyette bulunurken şöyle demiştir:

    عن عبد الرحمن بن العلاء بن اللجلاج عن ابيه عن جده قال: قال لى ابى: يا بنى! اذا انا مت فالحدنى فاذا وضعتنى فى لحدى فقل: بسم الله وعلى ملة رسول الله، ثم سن على الثرى سنا، ثم اقرأ عند رأسى بفاتحة البقرة وخاتمتها، فانى سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول ذلك.

    “Oğulcuğum! Ben öldüğüm zaman beni mezara göm. Beni mezarıma koyduğun zaman şöyle söyle:

    Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh. Sonra da üzerime top*rak atarak onu düzle. Daha sonra ise başucumda Bakara sûresinin baş tarafını ve son kısmını oku.

    Zira ben Hz. Pey*gamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle dediğini duydum.” [6]




    Bunu duyan İbn Hanbel, kabirde Kur’ân okumanın bid’at olduğunu söylediği adamın çağrılmasını ve kırâatına de*vam etmesini istemiştir. [7]

    Yine Ahmed b. Hanbel’in şöyle dediği nakledilmektedir:
    اذا دخلتم المقابر اقرؤا آية الكرسى ثلاث مرار (قل هو الله احد) ثم قل اللهم ان فضله لاهل المقابر

    “Kabristana girdiğinizde Âyetülkürsî ve üç defa İhlâs sû*resini okuyarak şöyle duâ edin: Allah’ım! Onun ecrini şu kabir halkına ulaştır.” [8] başka bir rivâyette ise, “…

    Fâtiha sûresini, Muâvizeteyn ve İhlâs sûrelerini okuyu*nuz. Sonra da bunu kabir halkına bağışlayınız. Çünkü o ölülere ulaşır.” [9] buyurmuştur.

    [1] İbn Nüceym, el-Bahru’r-raik, c.III, s.63; Meydânî, el-Lübâb, c.I, s.138. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, c.I, s. 844.

    [2] Aynî, el-Binâye, c.III, s. 844-845.

    [3] Aynî, age.,c.III, s.844, 845

    [4] İbn Nüceym, age., c.III, s.63,64; İbn Âbidîn, age., c.I, s.844

    [5] İbn Kudâme, el-Muğnî, c.II, s.424

    [6] Taberânî, c.XIX, s. 220, 221 (h.no.491); İbn Asâkir, Târîhu Dımeşk, c. XXXXX, s. 292 (trc. No. 5848); Beyhakî, c.IV, s. 56.

    [7] İbn Kudâme, age., c.II, s.424.

    [8] İbn Kudâme, age., c.II, s.424; Kurtubî, et-Tezkira, c.I, s.96.

    [9] Kurtubî, age., I/96


  8. 7
    mucahid_tr Devamlı Üye
    mucahid_tr
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48112
    Mesaj Sayısı: 260
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 54

    Hanbelî mezhebinin önde gelen fakihlerinden

    İbn Kudâme (v.630/1223), İbn Kudâme el-Makdisî (v.682/1283) ve İbn Teymiyye (v.728/1327), İbn Hanbel’in bu görüşünün daha meşhur olduğunu söyleye*rek tercihte bulunmuşlardır. [1]


    Bu konuda Hanbelîler de Hanefîler gibi çerçeveyi ge*niş tutarak, “ne tür ibâdet olursa olsun kişi yaptığı ibâde*tin sevâbını ölülere bağışlarsa Allah’ın izniyle ölü bundan yararlanır.” [2] demişlerdir.


    İbn Teymiyye ise, mâlî ibadetlerin sevabının ölülere ulaşması noktasında ehl-i sünnet ve’l-cemaat arasında hiçbir aykırı görüşün olmadı*ğını, namaz, oruç ve Kur’ân okuyarak sevaplarının bağışlan*ması durumunda bunların ölülere ulaşıp ulaş*ma*dı*ğında ise tartışmaların olduğunu ve doğrusunun bu tür ibadetlerin sevaplarının da ölülere ulaşması, oldu*ğunu söylemiş ve birinci bölümde incelediğimiz hadisleri de delil olarak göstermiştir. [3]

    وان ليس للانسان الا ما سعى âyeti hakkında ise, sadaka, köle âzâd etme, duâ ve istiğfarın ölülere fayda sağlamasının mütevâtir sünnetle ve ümmetin icmâ’ıyla sabit olduğunu, dolayısıyla âyetin anlamının “faydası yoktur” şeklinde değil “kişi ancak kendi yaptıkla*rına sahip olur” şeklinde anlaşılması gerektiğini söyleyerek şöyle bitirmektedir

    konuyu “sadaka ve duânın ölülere ulaş*tığı gibi akraba olsun olmasın kişinin yaptığı her türlü amelin sevâbı da ölüye ulaşır ve ölü bundan faydalanır. Üzerine kılınan cenaze namazından bile.” [4]


    ......Mâlikîler ise, duânın dışındaki bedeni ibadetlerin ölüye ulaşmayacağını söylemişlerdir. Onlara göre muh*tadarın yanında Kur’ân okunabilir ama gerek defin sırasında gerekse değinden sonra ölülere Kur’ân okun*maz.


    Fakat Abdulhak el-İşbîlî (v.581/1185)[5] ve Kurtubî (v.681/1282)[6] gibi müteahhir Mâlikî âlimleri özel*likle de

    Endülüs fukahâsı, ölülere Kur’ân okunabilece*ğini ve ölülerin bundan yararlanacağını söylemişlerdir.


    ...İmâm Kurtubî, ölülerin durumu ve ahrete müteallik işlerle ilgili yazdığı kitabında bu konuya geniş yer vermiş ve so*nuç olarak;

    “Ölülere okunan Kur’ân’ın hem sevabı hem de ölülerin o kırâati dinlemelerinin ecri onlara ulaşır. Kur’ân okunduktan sonra bağışlanan sevap da ulaşır.

    Çünkü Kur’ân bir duâ, istiğfar, yakarma ve istirhâmdır.” [7] di*yerek kanaatini ifâde etmiştir.

    Malikî mezhebinde şartsız olarak kişinin, kendi kabri üzerinde Kur’an okunmasını tavsiye etmesi caizdir

    (V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/51).



    Mâlikî’lerden Kadı İyaz, ölüye Kur’ân okumanın müstehab olduğunu söylemiştir. [8]



    Şâfiîler



    İmam Nevevî’nin el-Memuunda da(15/521-522) şu bilgilere yer verilmiştir: Şafii mezhebinde daha çok şöhret bulmuş görüşe göre, Kur’an’ın sevabı ölüye ulaşmaz

    Ancak, tercih edilen görüşe göre bu sevap –özellikle arkasından dua edildiği zaman- ölüye ulaşır


    İbn Abdüsselâm (v.660/1261) dışında hicrî altıncı asırdan itiba*ren, Şâfiî fukahâsı geneli Hanefîlerin görüşünü benimsemiş ve ölülere Kur’ân okunabileceğini söylemişlerdir.

    Şafii ve Hanbelî mezhebine göre, kişinin kendi kabri üzerinde Kur’an okumayı vasiyet etmesi caizdir

    Çünkü, şu üç durumda Kur’an okumanın sevabı ölüye ulaşır: Kabrin yanında okumak, okumadan sonra dua etmek, sevabını ölünün ruhuna niyete ederek okumak(bkVZuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/51

    - Bazı Şafii alimlerine göre, kabrin sahibi, -arkasından dua okunsun, okunmasın- kabri üzerinde okunan Kur’an sevabından faydalanır

    (Yusuf el-Erdebilî, el-Envar, 1/399)

    - “Bir mezarlıkta okunan ve oradaki bütün ölülerin ruhuna hediye edilen Kur’an’ın sevabı, bölünerek mi, yoksa bölünmeden mi onların ruhuna gider?” şeklindeki bir soruya karşılık, Şafii alimlerinden


    İbn Hacer; “Her ölüye okunan Kur’an’ın sevabı bölünmeden tam olarak ulaşır, bu Allah’ın
    geniş rahmetine en uygunudur” diye cevap vermiştir(bkBuğyetu’l-musterşidîn, s97)



    İmâm Gazâlî(v.505/1111), bu bölümde verdiğimiz ha*dislerden başka birtakım rüyalara ve İslâm bilginlerinin sözlerine de yer vererek kabirdeki ölülere Kur’ân oku*makta hiçbir sakıncanın olmadığını ve kırâatın sevabının ölülere ulaşacağını ifâde etmiştir. [9]

    [1] İbn Kudâme, age. C.II. s.424; İbn Kudâme, Şerhu’l-kebîr, c.II, s.424; İbn Teymiyye, Mecmû’u’l-Fetâvâ, c.XXIV, s. 366, 367.

    [2] İbn Kudâme, el-Muğnî, c.II, c.425; İbn Kudâme el-Makdisî, age., c.II, s. 424

    [3] İbn Teymiyye, age., c. XXIV, s.366,367

    [4] İbn Teymiyye, age., c.XXIV, s.367

    [5] Abdulhak el-Âkıbe, s.254-255.

    [6] Kurtubî, et-Tezkira, c.I, s.96-97.

    [7] Kurtubî, et-Tezkira, c.I, s.103

    [8] Müslüm Şerhi 11/125

    [9] Gazzâlî, İhyâ, c. XV, s. 178


  9. 8
    mucahid_tr Devamlı Üye
    mucahid_tr
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48112
    Mesaj Sayısı: 260
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 54

    Gazâlî’den İbnü’s-Salâh (643/1245), [1] Nevevî (676/1277)[2], Muhibbu’t-Taberî (694/1295), İbnü’r-Rifat (710/1310), İbn Hacer (852/1448), Suyûtî (911/1505) ve Şirbînî’nin de (977/1570) içinde bulunduğu müteahhir Şâfiî ulemasının tamamına yakını, ölülere Kur’ân okunabilece*ğini kabul etmişlerdir.

    İmâm Nevevî, “Ashabımız şöyle dedi: Mezarlığı ziyaret eden kimsenin öncelikle kabir*lere selâm vermesi, sonra da hem ziyaret ettiği kimse*lere hem de bütün Müslümanlara duâ etmesi ve Kur’ân’dan kolayına gelen yerleri okuduktan sonra ölülere duâ etmesi müstehaptır.” dedikten sonra,

    bu görüşün biz*zat İmâm Şâfiî’nin ve Şâfiî ulemâsının görüşü olduğunu kesin bir dille belirtmiştir. [3]

    İmâm Nevevî El-Ezkâr’ında ise, İmâm Şâfiî ve arkadaşlarının, “Ziya*retçilerin, kabirde Kur’ân’dan bir bölüm okumaları müstehaptır. Şâyet Kur’ân’ın tamamını okurlarsa/hatim yaparlarsa daha güzel olur” [4]

    dediklerini naklederek biline*nin aksine, Şafiî’nin görüşünün müsbet yönde oldu*ğunu ifâde etmiştir.

    Nevevî,İmâm Şafi’nin şu sözlerini naklediyor: “Mezarın başında Kur’ân*dan âyet ve sûreler okumak müstehabdır”.[5]

    İbn Kayyım el Cevziyye (Ruh kitabının sayfa 19’)da

    Ha*san b. Sabbah Zaferani der ki:İmâm Şafi’ye sor*dum. O da: “Kabirde Kur’ân okumanın hiçbir sakın*cası yoktur”, sözünü naklediyor.


    Kendinden önceki âlimlerin konuyla ilgili görüşlerini değerlendirdikten sonra kendi kanaatini ortaya koyan

    Şirbînî de, insanların uygulamasının bu yönde olduğunu ve Müslümanların güzel gördüğü her şeyin, Allah katında da güzel olacağı söyleyerek ölülere Kur’ân okumanın müstehap olduğu şeklindeki kanaatini beyan etmiştir. [6]

    Şafiilerin sonraki âlimlerinin yazdıklarına göre: Kırâ*atın ölüye ulaşması, ölünün huzurunda olması; gıya*bında ise kırâatın arkasından duâ edilmesi durumundadır.
    Çünkü kırâat mahalline rahmet ve bereket iner.

    Kıraatın arkasın*dan duâ edilmesi durumunda duânın kabul edil*mesi daha çok umulur. Bunun gerektirdiği mana şudur: Kastedilen, ölü*nün kırâattan faydalanmasıdır, ölünün o sevabı kazan*ması değildir.

    İmam Nevevî’nin el-Memuunda da(15/521-522)
    Şafii mezhebinde daha çok şöhret bulmuş görüşe göre, Kur’an’ın sevabı ölüye ulaşmaz
    ( Şafilere göre kuran okunur onla karıştırmayalım sevabı)

    Bundan dolayıŞafiiler şöyle duâ etmeyi tercih eder*ler: Allah’ım! Okumuş olduğum Kur’ânın sevabı*nın bir mislini falan kişiye ulaştır. Diye dua ederler

    Dolayısıyla şafilere göre bu şekilde olursa yani Kur’ânın sevabı*nın bir mislini falan kişiye ulaştır. Şeklinde dua edilip hediye edilirse Kur’ânın sevabı*nın ölüye ulaşacağını söylemişlerdir.





    Bize (Hanefîlere) gelince ölüye ulaşan sevabın bizzat kendisidir.[7]

    “İnsanın, özel olarak kabrin yanında veya uzağında Kur’an okuyarak, vefat eden ana babası, yakınları ve dostlarının, genel olarak müslüman geçmişlerin ruhlarına hediye etmesi câiz ve mümkün müdür?” suâline

    İbnü’s-Salâh (v. 643/1245) şu cevabı verir:
    “Bu mevzuda fakihler arasında farklı görüşler var. Halkın ekseriyetinin amel ve tatbikâtı bunun cevaz ve imkânını gösterir. Bunu istediğinde insan, “Allahım, (Kur’an’dan) okuduklarımı falana ulaştır!” demeli ve böylelikle onu duâ kılmalıdır. Bu hususta yakın ile uzak değişmez”..
    İbnü’s-Salâh, Fetâvâ, s. 59.



    İbn Hacer el-Askalânî de kendisine sorulan kırâatin sevabı ölüye ulaşır mı suâline şu cevabı verir:

    İbn Hacer el- Askalânî ..:“Bu meşhur bir meseledir. Bu mevzuda ben bir risale yazdım. Hâsıl-ı kelam, mütekaddim ulemânın ekseriyeti, okunan Kur’an’ın sevabının ölüye ulaşacağı görüşündedir.
    Tercih edilen görüş ise, bu amelin müstehap olması ve çok yapılması kabul edilmekle beraber, mesele hakkında kat’i bir şey söylemekten geri durmaktır”...

    İbn Hacer, Fetâvâ, s. 20.






    Şevkânî de (v.1250/1834) diğer müteahhir ulemâ gibi ölülere Kur’ân okunabileceğini ve bunun sevabının ölüye ulaşacağını söylemiştir. [8]

    Daha önce ifâde ettiğimiz gibi Şevkânî, “ölülerinize Yâsîn sûresini okuyunuz” hadisinin ölüler hakkında nass (hakikat), muhtadarlar için ise mecaz ol*duğunu, mecaza gitmek için de bir karineye ihtiyaç oldu*ğunu belirtmiş ve hadisten anlaşılması gereken anla*mın hakikat olduğuna hükmetmiştir.


    Sonuç olarak cumhûr-u fukahâ, Kur’ân-ı Kerîm’in ölü*lere okunabileceği, kırâatın sevabının bağışlanması durumunda bu sevabın, ölülere ulaşacağı ve ölülerin bu sevaptan yararlanacağı kanaatindedir. Sadece İmâm Mâ*lik bu görüşe katılmamaktadır.


    Kurtubî, Abdulhak gibi Mâ*lik fıkıhçıları da dahil hicrî beşinci asırdan itibaren müteahhir fukahâ arasında ise, ölülere Kur’ân okunabile*ceği, sevabının bağışlanabileceği ve ölülerin bundan faydala*nacağı konusunda icmâa varan bir ittifak oluşmuş*tur. Hatta bâzı fakihler bu konuda icmâ olduğunu bile ileri sürmüşlerdir. [9]


    Ezher şeyhlerinden Hattâb es-Subkî (v.1352/1933), ölüle*rin kendilerine bağışlanan her türlü ibadetten yararlana*caklarını ve cumhurun görüşünün bu yönde oldu*ğunu söylerken [10] çağdaşı

    Reşid Rızâ da (1354/1935) Mekke kadısıyla Mekke’de yaptığı mülakatta kadıya, ölü*lere Kur’ân okunup okunamayacağını sormuş ve okunur cevabını alınca kendisi de bu görüşe katılmıştır. [11]

    Seyyid Sâbık, [12] Mısır Müftüsü Hasan Mahlûf, [13] Ezher şeyhlerin*den Şerabâsî, [14] Abdülkerîm Zeydân, [15]

    Abdulfettah Ebû Gudde [16] ve Zuhaylî [17] gibi son devir âlimlerinin çoğu, cumhûrun görüşünü benimsemişlerdir.

    Ölülere Kur’ân okumak ile ilgili bölümü, Kurtubî ve Suyûtî gibi âlimlerin, İbn Abdisselâm ile ilgili naklettikleri bir hâtıra ile bitirmek istiyorum. [18]


    ...Kurtubî (671/1273)’den on bir yıl önce vefat eden Izzuddîn b. Abdisselâm (v.660/1262) hayatta iken, ölülere Kur’ân okumanın onlara hiçbir faydasının olmayacağına hükmediyor ve وان ليس للانسان الا ما سعى = insân için ancak kendi sa’yi vardır” âyetini hüccet olarak ileri sürüyordu. [19]

    İbn Abdisselâm ölünce, sürekli beraber olduğu dostların*dan birisi onu rüyasında görmüş ve ona, “Sen hayatta iken, okunan Kur’ân’ın sevabının ve hediye edilen ec*rin ölülere ulaşmadığını söylüyordun, hâlâ aynı görüşte misin?” diye sorunca şu cevabı almıştır:

    “Evet, ben dün*yada iken öyle diyordum. Allah’ın lütfunu ve ikramını gö*rünce artık o görüşümden döndüm. Ölülere okunan Kur’ân’ın sevabı onlara ulaşır.”



    [1] Şirbinî, Muğni’l-muhtâc, c.V, s.445

    [2] Nevevî, el-Ezkâr, s.137, el-Mecmû, c.V, s. 31.

    [3] Nevevî, el-Mecmû’, c.V, s. 311

    [4] Nevevî, el-Ezkâr, s.137.

    [5] Nevevî Riyazu’s-Salihin s.293

    [6] Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, c.IV, s. 110, 111

    [7] Haşiyei İbn Abidin; 2/243

    [8] Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, c.IV, s.52

    [9] İbn Kudâme, el-Muğnî, c.II, s.429

    [10] Hattâb, el-Menhel, c.VIII, s.259

    [11] Reşid, Rızâ, Makâlât, c.IV, s.1884

    [12] Sabık, Fıkhu’s-Sünne, c.I, s.480

    [13] Mahlûf, el-Fetâva’ş-şer’iyye, s.50, 51

    [14] Şerabâsî, Yes’elûnek, c.I, s.442

    [15] Zeydan, el-Mufassal, c.XI, s.186

    [16] Bant çözümü. Bkz. Dipnot 449

    [17] Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, c.II, s.550, 551

    [18] Kurtubî, et-Tezkira, c.I, s.105; Suyûtî, Şerhu’s-sudûr, s.403

    [19] Fetvâ için bkz. İbn Abdisselâm, el-Fetâvâ, s.96


  10. 9
    islamyolu Emekli
    islamyolu
    Emekli
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,496
    Tecrübe Puanı: 0

    kabirlerde ölülerden yardım istersin. Ama o Ölü kişi Allah dostu olması şartıyla. bir Veli olacak. Allah katında hatırı olacak. Mesela Şah-ı Nakşıbend Hz bana Himmet ver diyebilirsin.

    bazı şirk diyen kişiler olmuştur. Ama osmanlı devletinde kalma Ehli sünnet inancına göre Yetiş ya Abdulkadir , Yetiş ya bilmem evliya diyebilirsin.

    ölüden yardım istemek şirk olursa diriden istemekte şirk olur.



  11. 10
    Desert Rose Kıdemli Üye
    Desert Rose
    Kıdemli Üye
    Desert Rose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 13,437
    Tecrübe Puanı: 185
    Yer: the silent deserts in my soul

    Alıntı
    kabirlerde ölülerden yardım istersin. Ama o Ölü kişi Allah dostu olması şartıyla. bir Veli olacak. Allah katında hatırı olacak. Mesela Şah-ı Nakşıbend Hz bana Himmet ver diyebilirsin.

    bazı şirk diyen kişiler olmuştur. Ama osmanlı devletinde kalma Ehli sünnet inancına göre Yetiş ya Abdulkadir , Yetiş ya bilmem evliya diyebilirsin.

    ölüden yardım istemek şirk olursa diriden istemekte şirk olur.

    saçmalayıp durmayın lütfen
    Allah c.c dan başka kimseden yardım istenmez
    Ölüden yardım istenmez.Diriden yardım istenmez sadece
    ricada bulunulur,isterse cevap verir,istemezse red eder.
    Kimseden birşey istememe konusunda hadisler mevcuttur.
    Yusuf a.s zinda iken Mısır kralına isteğini yolladığından
    dolayı isteği adama unutturulup yıllarca daha zindanda kalmasına
    sebep olmuştur.....


  12. 11
    islamyolu Emekli
    islamyolu
    Emekli
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,496
    Tecrübe Puanı: 0

    Desert Rose o zaman polis imdat demiyelim polis rica ediyorum bana yardım et diyelim. ya yapmayın lütfen. Hiçmi abdulkadir Geylani hazretlerinin hayatını okumadın. Biri orada yetiş ya abdulkadir diyor. oda elindeki asayı fırlatıyor. bu konu çok ciddi konu siz istenmez diyince o kadar büyük alimlere gavur demiş oluyorsunuz.

    Peygamber efendimiz (SAV) demiyormuki zorda kalırsanız , Ey Allahın kulları yardım edin diye bagırın. bu hadisin benzerini çok hadis alimi kitabına almış. bunlara iftira olmaz mı ki ?

    bak kardeşim ne olur diyorum. Kuran-ı Kerimi mealden okumayın. Mealden okudugunuz zaman yanlış düşüncelere sahip olursunuz , gidin tefsirini alın okuyun. Tefsirde geçer herşey. Ehli sünnet ile Selefilerin vahabbilerin Arasındaki en büyük fark budur. onlar böyle yardım isteme konusuna şirk demektedirler. ama git araştır 1 tane hocayı dinleyip karar verme. o kadar büyük tarikatlerimiz varki , oradaki şeyhlerin 1 tanesi gelip buna şirk demiyor. istenir diyorlar. Hatta RABITA kavramı var onada şirk dersiniz o zaman..

    bak yemin ederim paylaşımlarında gördüm . hayrettin kahraman ne derse o dogrudur diyorsun. Hayrettin kahraman polemik degil diyalog isimli kitabında yahudi Hıristiyan cennete gidecek diyor. sende eğerki bu görüştesen birşey diyemem sana. ama eğerki değilsen kişi sevdigi ile beraber haşrolanacak bunuda unutma.

    bak ne olur diyorum tekrardan gözden geçir , profesör insanlar bunlar bir kaç isim daha biliyorum sitede yayınlanıyor cok yanlışları var bunların. medinede orada burada eğitim alıp Vahabbilik düşüncesi bulaştırılmış bunlara.

    bende eskiden senin düşüncendeydim. aynen istenmez diyordum. ama işin aslını öğrendim. o kitaplar dahada elimde. Allahtan o kitaplarda kalmadım.

    Mahmut efendi hazretleri gibi 300 tane Alimin müceddit ilan ettiği önemli bir şeyhimiz kitabında İstenir diyor.





  13. 12
    mucahid_tr Devamlı Üye
    mucahid_tr
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48112
    Mesaj Sayısı: 260
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 54

    selamun aleykum kardeslerım

    Desert Rose kardesım eğer ben insanların yapamıyacağı ancak Allah ın yapacağı bir şeyi Allah


    tan baskasından istenileceğine , istenıldiğine dair ayet hadıs peygamberlerden resulullahtan

    sahabelerden alımlerden örnek getırısem bu görüşünüzden vaz gecebılırmısınız

    halbukı sizinde bizimde bildiğimiz bir çok ayet ve hadıs var yanlız allah tan isteyın dıye

    ben buna rağmen istenıldığıne dair ayet hadis sahabe tatbiki getırecem dıyorum
    o zaman konu daha net anlaşılacak

    saygılarla


  14. 13
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil
    @mir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,007
    Tecrübe Puanı: 33
    Yaş: 44

    Alıntı
    Hiçmi abdulkadir Geylani hazretlerinin hayatını okumadın Biri orada yetiş ya abdulkadir diyor oda elindeki asayı fırlatıyor
    kardeş kaç yaşındasın öğrenebilir miyim?
    kötü bir niyetle sormuyorum
    sadece cevaplarımı ona göre yazacağım

    Alıntı
    Desert Rose kardesım eğer ben insanların yapamıyacağı ancak Allah ın yapacağı bir şeyi Allah

    tan baskasından istenileceğine , istenıldiğine dair ayet hadıs peygamberlerden resulullahtan

    sahabelerden alımlerden örnek getırısem bu görüşünüzden vaz gecebılırmısınız
    yine Süleyman (as)'ın yanında diri olan birinden birşey istemesini
    ölülerden yardım istemeye delil olarak vereceksin değil mi utanmadan


    Alıntı
    kabirlerde ölülerden yardım istersin Ama o Ölü kişi Allah dostu olması şartıyla bir Veli olacak Allah katında hatırı olacak Mesela Şah-ı Nakşıbend Hz bana Himmet ver diyebilirsin

    bazı şirk diyen kişiler olmuştur Ama osmanlı devletinde kalma Ehli sünnet inancına göre Yetiş ya Abdulkadir , Yetiş ya bilmem evliya diyebilirsin

    ölüden yardım istemek şirk olursa diriden istemekte şirk olur
    bunlar tamamen şirk dolu sözlerdir

    sahi mucahid_tr
    hani sen ölülerden sadece dua istenir
    "bana şunu ver bana bunu ver" denmez diyordun
    şimdi ölülerden yardım istenir diyen islamyoluna neden karşı çıkmıyorsun?
    yoksa bize karşı takıyye mi yapıyorsun? :)


  15. 14
    islamyolu Emekli
    islamyolu
    Emekli
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,496
    Tecrübe Puanı: 0

    Alıntı
    kardeş kaç yaşındasın öğrenebilir miyim?
    kötü bir niyetle sormuyorum
    sadece cevaplarımı ona göre yazacağım
    yaş 26 ayrıca o alıntı yaptıgınıda çok önemli tefsir kitaplarından alıyorum. şimdiki tefsirler değil eski tefsir kitapları..

    Alıntı
    yine Süleyman (as)'ın yanında diri olan birinden birşey istemesini
    ölülerden yardım istemeye delil olarak vereceksin değil mi utanmadan.
    en güzel örnek odur. sizler Fatiha süresindeki yalnız senden yardım isteriz. ayetini buralara kadar çekiyorsunuzda. neden bu ayeti görmüyorsunuz onu anlamıyorum. işinize gelen hadisi alıyorsunuz en zayıf olsada. işinize gelmeyeni de almıyorsunuz. hemen uydurma lafzını basıyorsunuz. anlamış değilim.. Ayetlerde o şekil manasını anlamaya çalış kardeş. yine tekrardan diyorum. islam dini mantık dini değildir. ancak sen ayet hadislere bakıp onu aklında bulursun. akıl ayet hadis anlamaya yarar..


    Alıntı
    bunlar tamamen şirk dolu sözlerdir
    Alıntı

    sahi mucahid_tr
    hani sen ölülerden sadece dua istenir
    "bana şunu ver bana bunu ver" denmez diyordun
    şimdi ölülerden yardım istenir diyen islamyoluna neden karşı çıkmıyorsun?
    yoksa bize karşı takıyye mi yapıyorsun?
    şirk dolu sözler değil. ne çok şirk demeyi seviyorsunuz. herşeye şirk diyorsunuz. bunu anlayamıyorum.. ikinci olarakta mucahit_tr ne derse katılırım çünkü paylaşımları ehli sünnete ters değil. kardeş seni anlamıyorum. sen bu yardım isteme konusunu nerelere çekiyorsun anlamıyorum. biz onlara demiyoruz bizi cennete sok. bizi cehennemden koru. Allahtan istenecek duaları nasıl onlardan isteyelim. benim demek istedigim. bu dünyada sağ insanlardan nasıl yardım istersek. Ölen bir Allah dostundan da o şekil yardım isteriz. ha Kabirde de Bir mevlanaya gidildiginde. Allahın Mevlana Hazretlerinin yüzü suyu hürmetine dualarımı kabul eyle. vs gibi dualar ederiz. hatta Ya Mevlana Hazretleri bana Himmet et Yardım et. de diyebiliriz.
    nasıl sağ olan bir Alimden şeyh den bir Allah dostu veliden. Bana dua etki bu işim rast gitsin. dedigimiz gibi. aynen o şekil..


    ''Rasullerin , nebilerin ve velilerin , vefatlarından sonra da yardımları vardır. çünkü Peygamberlerin mucizeleri ve velilerin kerametleri ölümünden sonra kesilmez..
    Zira bir çok sağlam hadisi şeriflerde varid oldugu üzere '' Peygamberler kabirlerinde diridirler , Namaz kılarlar i Hacca Giderler . '' (Ebu Ya'la , el müsned , no : 3425,6/147 ibni Hacel , el-Metaibü'l Aliye , No 3452,3/269 )

    Dolayısıyla onların yardımları mucizelerinden sayılır.
    şehitler de diridirler , gündüz gözüyle aşikare kafirlerle harbettikleri açıkca görülmüştür. Velilerin yardımı ise onların Kerametleridir. '' (Fetave'r- Remli , İbni Hacer el Heyteminin el -Fetave'l-Kübra'sının hamişi-/382Fetavel Hayriyye ..)

    ama sizler ölen kişi kimseye yardım etmez. onların kendilerine bile faydası yok diyorsunuz. onlar yardıma muhtaç diyorsunuz. ama Bir Allah dostu için bunu düşünmeyin. bakın bunları düşünenler. mezarlara gidip Kuran okumayı bile bidat yaptılar , yasin okunmaz bile dediler hatta fatiha mezara okursan bile bidat dediler. Vallahi bunlar Ehli sünnet düşüncesi degil. Bakın eski Alimlerimizin kitaplarına bakın. İmam suyuti imam gazali , İmam Rabbani , İmam nevevi vs onlar cok güzel beyanlar vermişler. osmanlı devleti yıkıldıktan sonra. zaten çok Masonların yetiştirdigi hocalar türedi. Nasıl Arabistan vahabbi mezhebine geçirdilerse. bizleride o şekle sokacaklar. Osmanlı Ecdadımızın ehli sünnet itikatı cok sağlamdır onu kaybetmeyelim. zaten herşeyin açıklamasını yapacam daha net hadislerle ayetlerle. aşağıdaki linke tıkla o sayfada konuşalım..

    [URL]https://www.mumsema.org/itikat-iman-soru-ve-cevaplari/183060-vesile-yardim-rabita-sirk-diyenlere-cevaplar.html[/URL]



+ Yorum Gönder
Git 124 Son