Ecel, mutlak vakit, bir şeyin müddeti veya bir şeyin müddetinin sonu demektir 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    YaBaNCı Devamlı Üye
    YaBaNCı
    Devamlı Üye
    YaBaNCı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1040
    Mesaj Sayısı: 57
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 28
    Yer: nereye

    Ecel, mutlak vakit, bir şeyin müddeti veya bir şeyin müddetinin sonu demektir


    Ecel, kelime olarak mutlak vakit, bir şeyin müddeti veya bir şeyin müddetinin sonu demektir. Dinî bir terim olarak ecel, insan ömrünün sonu anlamına gelmektedir. Ecel hayatın son bulması ve ölümün gerçekleştiği zamandır. Bu anlamı ile her canlı için tek bir ecel vardır. Bu ecel Allâh'ın kaza ve takdiriyle olup, asla değişmez. Belirlenen ecel, vaktinden ne önce gelebilir ne de o vakitten sonraya kalabilir. Bu hususla ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır. "…Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler." (Yunus 10/49); "Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." (Münâfikûn 63/11).

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Mucahid Devamlı Üye
    Mucahid
    Devamlı Üye
    Mucahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 366
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Ecel nedir? Ömür kısalır ya da uzar mı?


    Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiçbir şey bırakmazdı; ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler. (16/61)

    Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir. (23/43)

    Allah razı olsun kardeş



  3. 3
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 6,528
    Tecrübe Puanı: 97
    Yer: Türkiye

    --->: Ecel nedir? Ömür kısalır ya da uzar mı?



    Eecel Nedir?

    Belli bir zaman parçası ve bu parçanın sonu; vakit ve son.
    Birşey için belirlenmiş zaman dilimine ecel denir. İnsanın veya herhangi bir canlının eceli, kendisine tâyin edilen ömürdür. "Ecelin gelmesi" ise, tâyin edilmiş bulunan ömrün son bulması, yani ölümdür.
    Allah indinde her canlı için tâyin edilmiş bir ecel vardır. Eceli geldiğinde dünya hayatı son bulur. "Eğer Allah, insanları, yaptıkları her haksızlıkta cezalandırsaydı, yeryüzünde tek canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir süreye kadar erteler. Ecelleri (süreleri) geldiği zaman da bir an dahi ne geri kalırlar, ne de ileri geçerler" (en-Nahl, 16/61).
    "Eceli geldiği zaman bir kimsenin ölümünü Allah geciktirmez" (el-Münafıkun, 63/11).
    Ecel, kazâ ve kaderle ilgili bir meseledir. Nasıl diğer olayları Allah, geçmiş ve geleceği kuşatan ilmiyle belirlemişse, eceli de ilmiyle takdir etmiştir.
    "Öldürülen kişi de eceliyle mi ölmüştür? Öldürülmüş olmasaydı daha bir müddet yaşayacak mıydı, yaşamayacak mıydı?" gibi sorular ister istemez akla gelmektedir. Nitekim bu hususta kimi âlimler farklı kanaat ileri sürmüşlerdir. Mutezîle'den bir kısım âlimlere göre öldürülen kişi eceliyle ölmemiştir. Öldürülmemiş olsaydı, daha bir müddet yaşayacaktı. Ehl-i Sünnet ile diğer Mutezilelere göre ise, eceliyle ölmüştür. Aksini ileri süren Mutezilîler, kullârın fiillerinin yaratılmasıyla ilgili görüşlerinden dolâyı bu görüşe vârmışlardır. Çünkü onlara göre fiilin faili, bizzat kulun kendisidir. O halde öldürme işi, öldüren katilin kendi işidir.
    Ehl-i Sünnet'in tamamina göre öldürülen kişi de eceliyle ölmüştür. Ancak katil bu fiilinden dolayı ceza görür. Eceliyle ölmediğini söylemek yanlıştır. Allah o kişinin öldürüleceğini önceden bilmektedir ve ecelini de ona göre tâyin etmiştir. Allah onda ölümü yaratmasından dolayı ölmüştür. Öldürülerek ölen kimse için, "Öldürülmeseydi yaşayacaktı" gibi sözler söylemek doğru değildir. Hattâ "öldürülmemiş olsaydı, ne olurdu?" gibi bir varsayım üzerinde birtakım görüşler ileri sürmek dahi yanlıştır. Çünkü bütün bunlar Allah'ın takdiriyle olmaktadır ve aksi sözkonusu olamaz (İmâmu'l-Harameyn el-Cüveynî, Kitâbu 'l-İrşâd ilâ Kavâti'i 'l-Edilleti fî Usûli'l-İ'tikad, Mısır 1950, 363).
    "Bir canlıya ömür verilmesi de, ömründen azaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır" (el-Fâtır, 35/11) âyetinde "Ömrünün kısaltılması " ifadesiyle ilgili olarak İmâmu'l-Haremeyn el-Cüveynî (öl. 478/1085) şöyle demektedir: Bu âyetle iki durum kastedilmiştir ki, onlardan biri: Bir kimsenin benzerlerine nazaran ömrünün eksiltilmesidir. Yoksa, Allah'ın ilminde mevcut olan ömrünün eksiltilmesi anlamında değildir. Bu nasıl mümkün olsun ki, Allah, ilminde onun ecelini takdir etmiştir. İkinci durum ise: Eksiltme ve arttırmanın, melekler indindeki sahifelerde gerçekleşmesidir. Onların sahifelerinde birşey mutlak olarak yazılıdır ama, Allah'ın ilminde kayıt altına alınmıştır. Vukubulacak olan da, bu kayıt altına alınan şekildir. Âlimler, "Allah, dilediğini siler, dilediğini bırakır. (Bütün) kitapların anası, O'nun yanındadır" (er-Ra'd, 13/39) âyetini de buna hamletmişlerdir (el-Cüveynî, a.g.e., 363).
    O halde Allah indindeki ilim, yani kader, katiyyen değişmez. Levh-i Mahfûz'da ne yazılmışsa mutlaka olur. Ancak meleklerin yanında da olayların yazılı bulunduğu sayfalar vardır ve bu sayfalarda yazılanlar, değişikliğe maruz kalabilir.
    Bu gibi konular gayb âlemini ilgilendirdiği için tabiatıyla onların mâhiyetlerini bilemeyiz. Meleklerin yanında bulunan sayfaların değişmesinin elbette bir hikmeti vardır. Belki de bunun hikmeti, meleklerin gayba tam olarak vâkıf olmalarını engellemektir. Allah neyi diler ve murad ederse mutlaka onda bir hikmet vardır.


  4. Reklam

  5. 4
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 6,528
    Tecrübe Puanı: 97
    Yer: Türkiye

    --->: Ecel nedir? Ömür kısalır ya da uzar mı?


    Ecel ile ilgili ayetler

    Sizi çamurdan yaratan, sonra bir ecel belirleyen O'dur. Adı konulmuş ecel, O'nun katındadır. Sonra siz (yine) kuşkuya kapılıyorsunuz. (6/2)

    Sizi geceleyin öldüren (uyutan) ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı' bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra 'en son dönüşünüz' O'nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O haber verecektir. (6/60)

    Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler (tam zamanında çökerler.) (7/34)

    Onlar, göklerin ve yerin 'bağımlı olduğu egemenliğe ve sünnete' (melekût) Allah'ın yarattığı şeylere ve ihtimal (verip) ecellerinin pek yaklaştığına bakmıyorlar mı? Bundan sonra onlar artık hangi söze inanacaklar? (7/185)

    Eğer Allah, onların hayra ulaşmak için çarçabuk davrandıkları gibi, insanlara şerri de çabuklaştırsaydı, mutlaka ecellerine hüküm verilirdi. İşte bize kavuşmayı ummayanları biz böylece taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakırız. (10/11)

    De ki: "Allah'ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler. (10/49)

    Andolsun, senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmaksızın (hiç) bir elçiye herhangi bir ayeti (mucizeyi) getirmek olacak iş değildi. Her ecel (tesbit edilmiş süre) için bir kitap (yazı, hüküm, son) vardır. (13/38)

    hiçbir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler. (15/5)

    Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiçbir şey bırakmazdı; ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler. (16/61)

    Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir. (23/43)

    Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azab gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir. (29/53)

    Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir. (35/45)

    Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur. (39/5)

    Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/42)

    O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır). (40/67)

    Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden, adı konulmuş bir ecele kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, muhakkak aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti. Şüphesiz onların ardından Kitaba mirasçı olanlar ise, her halde ona karşı kuşku verici bir tereddüt içindedirler. (42/14)

    Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konulmuş bir ecel (belli bir süre) olarak yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren(kimseler)dir. (46/3)

    Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır. (63/11)

    Ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi adı konulmuş bir ecele kadar ertelesin. Elbette Allah'ın eceli geldiği zaman, o ertelenmez. Bir bilmiş olsaydınız." (71/4)


  6. 5
    ihramlı Kıdemli Üye
    ihramlı
    Kıdemli Üye
    ihramlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 842
    Mesaj Sayısı: 293
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 64
    Yer: YOK

    Allah razı olsun emeğinize sağlık rabbim razı olsun emeğinize bereket


  7. 6
    suara Devamlı Üye
    suara
    Devamlı Üye
    suara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 770
    Mesaj Sayısı: 745
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 44

    Allah razi olsun .paylasimlar icin...


  8. 7
    malik eşter Devamlı Üye
    malik eşter
    Devamlı Üye
    malik eşter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1249
    Mesaj Sayısı: 157
    Tecrübe Puanı: 4

    Bismillahirrahmanirrahim.

    Allah (c.c.) razı olsun, emeğinze sağlık,

    selam ve dua ile...


  9. 8
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul
    rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 3,260
    Tecrübe Puanı: 46
    Yer: Almanya

    paylasimlariniz icin Allah c.c. sizden razi olsun..

    Allah-u Teàlâ Hazretleri hepimizi ölünceye kadar ilim öğrene öğrene zamanları geçirip, ilim öğreterek, İslâm'ı yayarak, sevapları kazanıp, hayatımızı rızasına uygun geçirmeye muvaffak eylesin... Sonunda da hüsn-ü hâtime ile, iyi bir son, iyi bir àkıbet ile ahirete göçüp, Cenâb-ı Hakk'ın huzuruna sevdiği, razı olduğu kulu olarak varmayı nasib eylesin... Rıdvân-ı ekberine vâsıl eylesin... Peygamber Efendimiz'e cennette komşu olup, orada onunla beraber olmayı nasib eylesin... (AMIN)

    (Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN)


  10. 9
    ibrahimgoksen Üye
    ibrahimgoksen
    Üye

    Profili:
    Üye No: 62678
    Mesaj Sayısı: 6
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 57

    selamun aleykum bir kimsenin olmus babasinin veya annesinin yerine hacc etmesi gecerli diyorlar benim babam fakirdi hac farz degildi babam oldu ben babama farz olmamis ibateti icin nicin hac yapayim herkesin yaptigi
    kendine degilmi ozaman namaz borslarinida ben kilayim bir kisi olunce amal defteri kapanmazmi


  11. 10
    ibrahimgoksen Üye
    ibrahimgoksen
    Üye

    Profili:
    Üye No: 62678
    Mesaj Sayısı: 6
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 57

    selaminialeymum kardesler bu siteyi acipta hizmete sunanlardan bilmedimiz konularda bizi aydinatan sorumlu kardeslerden allah razi olsun ben biraz fazla soru soruyorum kusura balmayin


+ Yorum Gönder