Konusunu Oylayın.: Benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum.
  1. 06.Ekim.2011, 00:12
    1
    DangeR
    bir mum ışığı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2011
    Üye No: 85439
    Mesaj Sayısı: 1,037
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 30

    Benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum.






    Benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum. Mumsema Soru :

    iyigünler mustafa bey. benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum. ailemde ya da çevremde benim gibi düşünen yok hepsi dinlerinin gerektirdiklerini yerine getirmeye çalışıyorlar. fikirlerime saygı duyuyorlar. kafamdaki sorulara cevap bulamadan ve kendimi buna inandıramadan oruç tutmanın namaz kılmanında anlamsız olduğunu düşünüyorum. ben varolan iyinin insanın vicdanında olduğunu ve bunun o insana din tarafından öğretileceğine inanmıyorum. bir şeye din iyi dediği için değil o şey iyi olduğu için dinin böyle söylediğini düşünüyorum. temizlik imandan geldiği için değil sağlık açısından önemli olduğu için gereklidir. eğer beyin ve vicdan ile din aynı şeyi söylüyorsa dinin anlamı nedir? ve tanrı bizleri neden yarattı sadece ona kulluk etmemiz için mi? öyleyse bu muhteşem varlık kendisine tapınılmasına neden ihtiyaç duyuyor? bilginize ve kişiliğinize güvendiğim için soruyorum ve sadece bilgi istiyorum. teşekkürler
    Cevap :

    Sevgili kardeşim bu kısa satırlarda size ancak bazı ilkeleri ve ipuçları sadedinde bilgiler aktarabilirim. Bu konuda çok sayıda eser yayınlanmıştır. "Allah'a niçin inanıyoruz?" "Allah'ın varlığı" gibi eserler mevcuttur. İnternetten bu konuda kitap aradığınızda yüzlerce eser göreceksiniz. Onlardan en az bir iki tane okumanızı tavsiye ederim. Sorunuza gelince, elbette iyi ve kötü kendi zatında bu sıfatları barındırmaktadır. Örneğin bir insanın kardeşiyle evliliği bütün insanlık boyunca her devirde ve her yerde "kabih/çirkin" sayılmıştır. Ancak bu sınır nerede biter, mesela teyze veya onun çocukları da bu yasağa girer mi? diye bir arayışa girildiğinde insanlık tarihinde ihtilaf ve farklı uygulamalar başladığını görürüz. Yine sadaka vermek "Husn/güzel" sayılmıştır. Ancak nasıl verilir, kimlere verilir, nelerden verilebilir, ne zaman verilir bütün bunlar insanların aklına göre değişir. Bunu da din belirler. Yaratıcıya ibadet etmesi gerektiğini insanlık akıl ve fıtratı gereği bulabilir. Fakat nasıl ibadet etmesi gerektiği konusunda akıllar burada yetmez. İşte o zaman Vahye yani peygambere ve dine ihtiyaç ortaya çıkar. Vicdan dediğiniz duyguyu yaratan ve her insanda aynı fıtratı halkeden güç, kendisinin varlığını idrak edebilme duygusunu da içimize yerleştirmiş, ancak kendisinin doğru anlaşılması için gereken bilgi ve ölçüleri de dinler vasıtasıyla insanlığa öğretmiştir. Tanrı insanların yarattığı bir varlık değil, her şeyin yaratıcısı ve yöneticisidir. Bu kadar intizam ve güzellik bir tedadüfün eseri olamaz. İnsan denilen mükemmel varlığın kendi kendine olabildiğini düşünmemizi yine insanın kendi aklı ve vicdanı kabul edemez. Allah kendisine kulluk etmemizi istediği ibadetlerle kendisinin değil bizim ihtiyaçlarımız ve birey ve toplum olarak huzuru elde edecek şekilde bir insanlığı elde etmemizi murad etmiştir. Namaza, oruca, zekat ve sadakaya kurban kesip fakirlere dağıtmaya Allahın değil bizim ve insanlığın ihtiyacı vardır. Size şimdilik kısaca söyleyebileceklerim bunlardır. Duygu ve düşüncelerinizi samimi ve edib bir şekilde aktarmanıza teşekkür eder, Kuran meali ve Allahın varlığını anlatan eserler okumanızı tavsiye ederim.



  2. 06.Ekim.2011, 00:12
    1
    DangeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bir mum ışığı



    Soru :

    iyigünler mustafa bey. benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum. ailemde ya da çevremde benim gibi düşünen yok hepsi dinlerinin gerektirdiklerini yerine getirmeye çalışıyorlar. fikirlerime saygı duyuyorlar. kafamdaki sorulara cevap bulamadan ve kendimi buna inandıramadan oruç tutmanın namaz kılmanında anlamsız olduğunu düşünüyorum. ben varolan iyinin insanın vicdanında olduğunu ve bunun o insana din tarafından öğretileceğine inanmıyorum. bir şeye din iyi dediği için değil o şey iyi olduğu için dinin böyle söylediğini düşünüyorum. temizlik imandan geldiği için değil sağlık açısından önemli olduğu için gereklidir. eğer beyin ve vicdan ile din aynı şeyi söylüyorsa dinin anlamı nedir? ve tanrı bizleri neden yarattı sadece ona kulluk etmemiz için mi? öyleyse bu muhteşem varlık kendisine tapınılmasına neden ihtiyaç duyuyor? bilginize ve kişiliğinize güvendiğim için soruyorum ve sadece bilgi istiyorum. teşekkürler
    Cevap :

    Sevgili kardeşim bu kısa satırlarda size ancak bazı ilkeleri ve ipuçları sadedinde bilgiler aktarabilirim. Bu konuda çok sayıda eser yayınlanmıştır. "Allah'a niçin inanıyoruz?" "Allah'ın varlığı" gibi eserler mevcuttur. İnternetten bu konuda kitap aradığınızda yüzlerce eser göreceksiniz. Onlardan en az bir iki tane okumanızı tavsiye ederim. Sorunuza gelince, elbette iyi ve kötü kendi zatında bu sıfatları barındırmaktadır. Örneğin bir insanın kardeşiyle evliliği bütün insanlık boyunca her devirde ve her yerde "kabih/çirkin" sayılmıştır. Ancak bu sınır nerede biter, mesela teyze veya onun çocukları da bu yasağa girer mi? diye bir arayışa girildiğinde insanlık tarihinde ihtilaf ve farklı uygulamalar başladığını görürüz. Yine sadaka vermek "Husn/güzel" sayılmıştır. Ancak nasıl verilir, kimlere verilir, nelerden verilebilir, ne zaman verilir bütün bunlar insanların aklına göre değişir. Bunu da din belirler. Yaratıcıya ibadet etmesi gerektiğini insanlık akıl ve fıtratı gereği bulabilir. Fakat nasıl ibadet etmesi gerektiği konusunda akıllar burada yetmez. İşte o zaman Vahye yani peygambere ve dine ihtiyaç ortaya çıkar. Vicdan dediğiniz duyguyu yaratan ve her insanda aynı fıtratı halkeden güç, kendisinin varlığını idrak edebilme duygusunu da içimize yerleştirmiş, ancak kendisinin doğru anlaşılması için gereken bilgi ve ölçüleri de dinler vasıtasıyla insanlığa öğretmiştir. Tanrı insanların yarattığı bir varlık değil, her şeyin yaratıcısı ve yöneticisidir. Bu kadar intizam ve güzellik bir tedadüfün eseri olamaz. İnsan denilen mükemmel varlığın kendi kendine olabildiğini düşünmemizi yine insanın kendi aklı ve vicdanı kabul edemez. Allah kendisine kulluk etmemizi istediği ibadetlerle kendisinin değil bizim ihtiyaçlarımız ve birey ve toplum olarak huzuru elde edecek şekilde bir insanlığı elde etmemizi murad etmiştir. Namaza, oruca, zekat ve sadakaya kurban kesip fakirlere dağıtmaya Allahın değil bizim ve insanlığın ihtiyacı vardır. Size şimdilik kısaca söyleyebileceklerim bunlardır. Duygu ve düşüncelerinizi samimi ve edib bir şekilde aktarmanıza teşekkür eder, Kuran meali ve Allahın varlığını anlatan eserler okumanızı tavsiye ederim.


  3. 04.Mayıs.2016, 10:47
    2
    ZİREGÜL
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Nisan.2016
    Üye No: 108325
    Mesaj Sayısı: 872
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyorum.




    inanç aslında pamuk ipliğine bağlı gibi durur insanın kalbinde en ufak bir rüzgarda kopar bunu kuvvetlendirmek için doğru insanlarla oturup konuşmak doğru yolda ilerlemek gerekir


  4. 04.Mayıs.2016, 10:47
    2
    Kıdemli Üye



    inanç aslında pamuk ipliğine bağlı gibi durur insanın kalbinde en ufak bir rüzgarda kopar bunu kuvvetlendirmek için doğru insanlarla oturup konuşmak doğru yolda ilerlemek gerekir




+ Yorum Gönder