Ruhlar Mı Cesetlerden Önce Yaratılmış Yoksa Cesetler Mi Ruhlardan Önce Yaratılmıştır? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator

    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 6,297
    Tecrübe Puanı: 94
    Yer: Türkiye

    Ruhlar Mı Cesetlerden Önce Yaratılmış Yoksa Cesetler Mi Ruhlardan Önce Yaratılmıştır?


    Ruhlar Mı Cesetlerden Önce Yaratılmış Yoksa Cesetler Mi Ruhlardan Önce Yaratılmıştır?

    Şeyhü'l-İslâm ve diğerleri bu mesele ile ilgili bilinen iki görüş nakletmiş-lerdir. Ruhun bedenden önce yaratıldığına kail olanlar Muhammed b. Nass el-Mervezî ve Muhammed b. Hazm'dır. İbni Hazm bu konuda icmâ olduğunu da nakleder- Şimdi her iki fırkanın delillerini zikredip hangisinin doğruya daha yakın olduğunu belirteceğiz.Ruhun bedenden önce yaratıldığını söyleyenlerin delilleri: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Sizi yarattık, sonra size şekil verdik sonra da melek­lere: "Âdem'e secde edin" dedik de onlar da secde ettiler[1] Diyorlar ki: "Bu âyetten sonra, sırasıyla zaman zaman diğer uzuvlar yaratılmıştır. Âyeti celîle, ruhların Allah meleklere Âdem'e secde edin emrinden daha önce yara­tıldıklarım belirtmektedir. Şu kesindir ki bedenlerimiz bu emirden sonra ya­ratılmıştır. Dolayısıyla âyette sözkonusu olan şey ruhlardır. Şu âyet de buna delildir. "Rabbin Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini al­mış ve "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye onları kendilerine şahit tut­muştu. Onlar da: "Evet, buna şahitiz" demişlerdi[2] Diyorlar ki: "Bu zamanda henüz bedenler olmadığından dolayı Allah'la konuşturulanlar, O'nun Rabb-liğine şahit olanlar ruhlardır. el-Muvatta'da şöyle bir hadis vardır. İmam Malik Zeyd b. Ebî Enîse'den, o da Abdulhamid b. Abdurrahman b. Zeyd b. Hattab'dan, o da Müslim b. Yesâr el-Cühenî'den naklettiğine göre, Ömer b. Hattab'a: "Rabbin Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini al­mış" âyetinden sorulmuş da o şöyle demiştir: "Aynı şey Rasûlullah'a da sorul­du da O, şöyle cevapladı: "Allah, Âdem'i yarattı. Sonra sırtım sağ eliyle sıvaz­ladı da sırtından Âdem'in zürriyetini çıkardı ve: "Bunları cehennemlikler­den, cehennem ehlinin amellerini işlerler olarak yarattım" dedi. Adamın bi­ri: "Ey Allah'ın Rasûlü, hangi amelden bahsediyorsunuz?" deyince Rasûlul-lah şöyle karşılık verdi: "Allah bir kimseyi cennetliklerden yaratınca ona cennet ehlinin amelini işletir, ölene kadar da cennet ehlinin amelini işler, böylece Allah, onu cennete sokar. Bir kulu cehennemliklerden yaratınca da ona cehennem ehlinin fillerini işletir; ölene kadar cehennem ehlinin ameli üzerinde olan bu kulu, böylece cehenneme atar.[3] Hakim der ki: "Bu, Müs­lim'in şartına uygun bir hadistir. Yine Hakim Hişam b. Saîd yoluyla Zeyd b. Eslem'den, o da Ebû Salih'ten, o da Ebû Hureyre'den merfû olarak şu hadisi rivayet etmiştir.[4]"Allah, Âdem'i yaratınca sırtını sıvazladı böylece sırtından kıyâme-te kadar yaratacağı küçük karınca büyüklüğünde ruhlar düştü. Sonra her insanın iki gözü arasına nurdan bir yaldız koydu. Sonra bunları Âdem'e gösterdi. Hz. Âdem bunları görünce: "Bunlar kimlerdir ey Rabbim?" diye sordu. Yüce Allah da: "Bunlar senin zürriyetindir" karşılığını verdi. Hz. Âdem baktı ki birinin gözleri arasında parlak bir yaldız var. Hayretle: "Bu kim ey Rabbim?" dedi. Yüce Allah da: "O, sonraki milletlere gelecek oğlun Davud'dur" der. Hz. Âdem: "Ona ne kadar Ömür verdin?" diye sorar. Yüce Al­lah: "Altmışsene" der. O zaman Hz. Âdem: "Ey Rabbim ömrünü kırk sene da­ha uzat" Bunun üzerine Yüce Allah: "Birşey yazılıp mühürlendi mi bir daha değişmez" karşılığını verir. Hz. Âdem'in ömrü bitince ölüm meleği gelir. Ölüm meleğine der ki: "Daha ömrümden kırk sene yok mu?" Melek: "Sen kırk seneyi oğlun Davud'a istememiş miydin?" der. Allah: "O, bunu inkâr etti, ben de zürriyetini inkâr ettim. O, bunu unuttu, ben de zürriyetini unuttum. O, hata etti, ben de zürriyetine karşı hata ettim" demiştir. Hakim der ki: "Bu, Müslim'in şartına uygundur." Tirmizi de hadisi rivayet ettikten sonra: "Bu, hasen ve sahih bir hadistir" demiştir. İmam Ahmed ise İbni Abbas'tan şöyle rivayet eder: "Borç âyeti inince Rasûlullah şöyle demiştir: "Bunu ilk inkâr eden Âdem'-dir.[5] Muhammed b. Sa'd şunu ilave eder: "Sonra Allah, Âdem'e bin sene, Davud'a da yüz sene daha ilave etmiştir."Hakim'ines-Sahih'inde Sbû Ca'fer er-Razî'den şöyle bir hadis nakle­der: Rebî b. Enes Ebü'I-Âliye'den, o da Ubey b. KaVdan: "Allah, Ademoğull-arınm bellerinden zürriyetlerini almış[6] âyeti hakkında şöyle dediğini nak­leder.[7] Kıyamete kadar geleceklerin tamamını O'nun için toplamış; onları ruhlar kıldıktan sonra şekillendirmiş; onları konuşturarak onlardan ahd ve misakı "Ben sizin Rabbinizin değil miyim?" diye onları kendilerine şahit tut­muştu. Onlar da: "Evet buna şahitiz" dediler. Kıyamet günü: "Biz bundan ha­bersizdik" diyemezsiniz" şeklinde almıştı. Allah Teâlâ: "Burada size yedi kat semayı ve yedi kat arzı şahit tuttuk; ayrıca babanız Âdem'i de şahit getirdik, kıyamet günü, *biz bundan habersizdik' diyemezsiniz. Bana hiçbir şeyi ortak koşmayın. Çünkü ben elçilerimi, ahdimi ve misakımı size hatırlatmak için gönderdim. Size kitaplarımı indirdim." Bunun üzerine ruhlar: "Şehadet ede­riz ki Sen bizim Rabbimizsin. Bizim Sen'den başka Rabbimiz yoktur" dediler. Size kitaplarımı indirdim. Bunun üzerine ruhlar: "Şehadet ederiz ki Sen bi­zim Rabbimizsin. Bizim Sen'den başka Rabbimiz yoktur" dediler. Babaları Âdem biraz yükseklerine çıkartıldı, O aralarında zengin, fakir, güzel yüzlü ve başkalarını gördü. Bunun üzerine: "Ey Rabbim, kullarını eşit halde yap­saydın" ve: "Sana şükretmeyi arzularım" dedi. Sonra Yüce Allah, risaletten ve nübüvvetten de özel misak aldı. "Peygamberlerden misaklarını almıştık. Sen'den de Nuh'tan da[8] buyurulmuştur. Sonra Yüce Allah: "Sen yüzünü Al­lah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir. Allah'ın yaratma kanununa dön ki O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez"[9]Bu da ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır''[10]ve "Onların çocuklarını yoldan çıkmış bulduk, ama çoklarında sözde durma diye birşey bulmadık"[11] buyurmuştur. İşte Hz. İsa'nın ruhu, kendilerinden misak alınan ruhlardandır. Hz. Mer­yem, ehlinden uzaklaşıp doğu tarafına çekilince bu ruhu, Allah Ona gönder­di." Hadisin senedi sahihtir.İshâk b. Rahûye[12] anlatıyor. Buğye b. Velîd Muhammed b. Velîd ez-Zebîdî'den, o da Râşid b. Sa'd'dan, o da Abdurrahman b. Katâde el-Basrî'den, o da babasından, o da Hişam b. Hakîm b. Hüzzam'dan[13] naklettiğine göre: bir adam şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasûlü, insanların işleyecekleri ameller Önceden başladı mı yoksa hüküm
    verdi: "Yüce Allah, Âdem'in belinden zürriyetini çıkarınca onları kendilerine şahit tuttu. Sonra iki eli arasında onlara şöyle hükmetti. Bunlar cennetlik­lerdendir. Şunlar ise cehennemliklerdendir. Cennetlikler, cennet ehlinin amellerini işlerler. Cehennemlikler ise cehennem ehlinin amelini işler.[

    İlgili Yazılar

  2. 2
    ebediyyetyolcusu Emekli
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 598
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 43
    Yer: imtihan dünyası

    Cevap: Ruhlar Mı Cesetlerden Önce Yaratılmış Yoksa Cesetler Mi Ruhlardan Önce Yaratıl


    Selamün Aleyküm,

    bu kısmı pek anlayamadım acaba açıklarmısınız ?

    Allah: "O, bunu inkâr etti, ben de zürriyetini inkâr ettim O, bunu unuttu, ben de zürriyetini unuttum O, hata etti, ben de zürriyetine karşı hata ettim buyurmuştur.


  3. 3
    OxyGen`s Kıdemli Üye
    OxyGen`s
    Kıdemli Üye

    Üye No: 97447
    Mesaj Sayısı: 227
    Tecrübe Puanı: 3
    Yer: İmtihan Dünyası

    Cevap: Ruhlar Mı Cesetlerden Önce Yaratılmış Yoksa Cesetler Mi Ruhlardan Önce Yaratıl


    abicim özetle yav şöyle uzun yazmayın.


  4. Reklam

  5. 4
    ebediyyetyolcusu Emekli
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 598
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 43
    Yer: imtihan dünyası

    Cevap: Ruhlar Mı Cesetlerden Önce Yaratılmış Yoksa Cesetler Mi Ruhlardan Önce Yaratıl


    Burada hata var !

    Allah: "O, bunu inkâr etti, ben de zürriyetini inkâr ettim O, bunu unuttu, ben de zürriyetini unuttum O, hata etti, ben de zürriyetine karşı hata ettim buyurmuştur. (hatalı) !


    Hadisin ilgili kısmı

    Sonra cennetten (arza) indirildi. Adem burada kendi ecelini yıl be-yıl sayıp hesaplıyordu. Derken ölüm meleği geldi. Hz. Adem (a.s) ona: "Acele ettin, erken geldin. Bana bin yıl ömür takdir edilmiştir" dedi. Melek: "İyi ama sen oğlun Davud'a altmış senesini verdin" dedi. Ne var ki O bunu inkar etti, zürriyeti de inkar etti; o unuttu, zürriyeti de unuttu." Resulullah (sav) ilave etti: "O günden itibaren yazma ve şahidlik emredildi."


    Hadisin tamamı

    Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala, Hz. Adem (a.s)'i yarattığı ve ruh üflediği zaman, Adem hapşırdı ve elhamdülillah diyerek, izni ile Teala'ya hamdetti, Rabbi de ona: "Ey Adem, yerhamukallah (Allah sana rahmet etsin), (mukarreb) meleklerden şu oturan gruba git ve "Esselamu aleyküm" de!" dedi. (Hz. Adem öyle yaptı. Hitab ettiği melekler): "Ve aleyke's-selamu ve rahmetullahi ve berekatuhu!" diye karşılık verdiler. Sonra Adem (a.s) Rabbine döndü. Rabbi ona: "Bu cümle senin ve evladlarının aralarındaki selamlaşmadır" dedi. Allah Teala hazretleri, elleri kapalı olduğu halde Adem'e: "Dilediğini seç" dedi. Hz. Adem: "Rabbimin sağ elini seçtim! Rabbimin iki eli de sağdır, mübarektir" dedi. Sonra Allahu Teala hazretleri sağ elini açtı. İçinde Hz. Adem ve onun zürriyeti(nin emsalleri) vardı. Hz. Adem (a.s): "Ay Rabbim, bunlar nedir?" dedi. Rabb Teala: "Bunlar senin zürriyetindir" dedi. Her insanın iki gözünün arasında ömrü yazılıydı. Aralarında biri hepsinden daha parlak, daha nurlu idi. Hz. Adem: "Ey Rabbim! Bu kimdir?" dedi. Rabb Teala hazretleri: "Bu senin oğlun Davud'dur. Ben ona kırk yıllık ömür takdir ettim" dedi. Adem aleyhisselam: "Ey Rabbim onun ömrünü uzat!" talebinde bulundu. Rabb Teala: "Bu ona takdir edilmiş olandır!" deyince. Adem: "Ey Rabbim, ben ona kendi ömrümden altmış senesini verdim" diye ısrar etti. Bunun üzerine Rabb Teala: "Sen ve bu (talebin berabersiniz)." buyurdu. Sonra Adem cennete yerleştirildi. Allah'ın dilediği kadar orada kaldı. Sonra cennetten (arza) indirildi. Adem burada kendi ecelini yıl be-yıl sayıp hesaplıyordu. Derken ölüm meleği geldi. Hz. Adem (a.s) ona: "Acele ettin, erken geldin. Bana bin yıl ömür takdir edilmiştir" dedi. Melek: "İyi ama sen oğlun Davud'a altmış senesini verdin" dedi. Ne var ki O bunu inkar etti, zürriyeti de inkar etti; o unuttu, zürriyeti de unuttu." Resulullah (sav) ilave etti: "O günden itibaren yazma ve şahidlik emredildi."
    Ravi: Ebu Hüreyre
    Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Muavvizateyn (3365)





    Ravi: Ebu Hüreyre
    Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Muavvizateyn (3365)


+ Yorum Gönder