Konusunu Oylayın.: Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua
  1. 07.Ocak.2009, 13:46
    1
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2008
    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 1,184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16
    Bulunduğu yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua






    Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua Mumsema
    Aşure Günü..


    İsâ Aleyhisselâm’ın doğumundan başlayan tarihe, “Milâdî Tarih” adı verilmiştir.

    Âhirzaman Nebîsi’nin hicretini temel kabûl eden tarihe de “Hicrî Tarih” adı verilmiştir.

    Demek her iki takvim de peygambere dayanmaktadır.

    Milâdî takvimde sene nasıl Ocak ayı ile başlarsa, Hicrî takvimde de Muharrem ayı ile başlar; ilk hicret kafilesinin yola çıktığı bu ay, hicrî senenin ilk ayı olarak bilinir.

    Muharrem ayının, senenin ilk ayı oluşuna sadece hicret kafilesinin bu ayda harekete geçmesi sebep olmamıştır. Bu ay, ayrıca tarih boyunca fevkalâde hâdiselere menşe’ ve mebde’ olmuştur. Bu hâdiselerle de Muharrem ayı hicrî takvimin birinci ayı olmaya lâyık görülmüştür.

    Hele bu ayda bir de Aşure günü vardır ki, geçmiş bütün peygamberlerce farklı bir gün olarak kabûl edilmiş, birçok hayırlı ve hattâ hüzünlü hâdiseler bu Muharrem ayının 10. günü içinde kaderin çizgisine aksetmiştir.

    Nitekim rivâyete bakılırsa, Âdem Aleyhisselâm’ın tevbesinin bugünde kabûlünden tut da, Mûsa Aleyhisselâm’ın, Firavun’un takibinden kurtulması, Firavun’un Kızıldeniz’de boğulması, Nûh Aleyhisselâm’ın tûfandan kurtulup da karaya çıkması gibi hayırlı hâdiseler, hep bu 10 Muharrem’de vâki olmuştur.

    Bu yüzdendir ki, hemen bütün İslâm ülkelerinde 10 Muharrem’de çeşitli tahılların bir araya getirilerek yapıldığı aşure tatlısı yapılır, bu tarihî hâdiselerin hatırlanması mânasında sevinçli ve neş’eli günler yaşanır, eş dosta aşure yedirme âdeti devam eder. Aslında böyle bir tatlı İslâmî bakımdan ne emredilir, ne de nehiy... Yâni, ne yapana yapma denir, ne yapmayana yap... Anlayış ve âdet mes’elesi... İslâmî hayatı büsbütün monotonlaştırmamak, neş’e ve hediyeleşme âdetinden mahrum etmemek için aşure tatlısını mahzurlu bulmak bilmem nasıl olur? Sebep olduğu sevgi ve sevinç bakımından düşünmek gerek...

    Arapçada “aşere” on, âşir “onuncu” demektir. Halkımız onuncu gün mânasına gelen “âşir”’i, Aşure şeklinde telâffuz ederek Muharrem’in onuncu gününe Aşure günü ismi vermiş, böylece tarihe de Aşure günü olarak geçmiştir.

    Nûh Aleyhisselâm’ın gemisinden karaya çıktığı günü, geride kalan çeşitli tahılları bir araya getirip de pişirdiği şükür tatlısının hatırlanması mânasında yapılan aşureler, herhalde gönüllerde bir canlanma, çoraklaşan maddî hayatımızda bir tebessüme imkân vermektedir. Kendi gibi, mânası da tatlıdır.

    Hazret-i Resûlüllah, hicretten önce 10 Muharrem’de oruç tutarlardı. Ashâbı da onu aynen takip edip tutardı. Hicretten sonra ikinci senede Ramazan orucu farz kılınınca kendisi 10 Muharrem günü oruç tutmayı bıraktı, tutanlara da serbest olacaklarını ima eden ifadede bulundu. Bu günlerde oruç, o yüzden sünnet oldu. Dileyen tutar.

    Ahmed ŞAHİN

    Ehli sünnet her namazın sonunda salli barik duaları ile Peygamberimizin aline dua etmektedirler.



  2. 07.Ocak.2009, 13:46
    1
    Kıdemli Üye



    Aşure Günü..


    İsâ Aleyhisselâm’ın doğumundan başlayan tarihe, “Milâdî Tarih” adı verilmiştir.

    Âhirzaman Nebîsi’nin hicretini temel kabûl eden tarihe de “Hicrî Tarih” adı verilmiştir.

    Demek her iki takvim de peygambere dayanmaktadır.

    Milâdî takvimde sene nasıl Ocak ayı ile başlarsa, Hicrî takvimde de Muharrem ayı ile başlar; ilk hicret kafilesinin yola çıktığı bu ay, hicrî senenin ilk ayı olarak bilinir.

    Muharrem ayının, senenin ilk ayı oluşuna sadece hicret kafilesinin bu ayda harekete geçmesi sebep olmamıştır. Bu ay, ayrıca tarih boyunca fevkalâde hâdiselere menşe’ ve mebde’ olmuştur. Bu hâdiselerle de Muharrem ayı hicrî takvimin birinci ayı olmaya lâyık görülmüştür.

    Hele bu ayda bir de Aşure günü vardır ki, geçmiş bütün peygamberlerce farklı bir gün olarak kabûl edilmiş, birçok hayırlı ve hattâ hüzünlü hâdiseler bu Muharrem ayının 10. günü içinde kaderin çizgisine aksetmiştir.

    Nitekim rivâyete bakılırsa, Âdem Aleyhisselâm’ın tevbesinin bugünde kabûlünden tut da, Mûsa Aleyhisselâm’ın, Firavun’un takibinden kurtulması, Firavun’un Kızıldeniz’de boğulması, Nûh Aleyhisselâm’ın tûfandan kurtulup da karaya çıkması gibi hayırlı hâdiseler, hep bu 10 Muharrem’de vâki olmuştur.

    Bu yüzdendir ki, hemen bütün İslâm ülkelerinde 10 Muharrem’de çeşitli tahılların bir araya getirilerek yapıldığı aşure tatlısı yapılır, bu tarihî hâdiselerin hatırlanması mânasında sevinçli ve neş’eli günler yaşanır, eş dosta aşure yedirme âdeti devam eder. Aslında böyle bir tatlı İslâmî bakımdan ne emredilir, ne de nehiy... Yâni, ne yapana yapma denir, ne yapmayana yap... Anlayış ve âdet mes’elesi... İslâmî hayatı büsbütün monotonlaştırmamak, neş’e ve hediyeleşme âdetinden mahrum etmemek için aşure tatlısını mahzurlu bulmak bilmem nasıl olur? Sebep olduğu sevgi ve sevinç bakımından düşünmek gerek...

    Arapçada “aşere” on, âşir “onuncu” demektir. Halkımız onuncu gün mânasına gelen “âşir”’i, Aşure şeklinde telâffuz ederek Muharrem’in onuncu gününe Aşure günü ismi vermiş, böylece tarihe de Aşure günü olarak geçmiştir.

    Nûh Aleyhisselâm’ın gemisinden karaya çıktığı günü, geride kalan çeşitli tahılları bir araya getirip de pişirdiği şükür tatlısının hatırlanması mânasında yapılan aşureler, herhalde gönüllerde bir canlanma, çoraklaşan maddî hayatımızda bir tebessüme imkân vermektedir. Kendi gibi, mânası da tatlıdır.

    Hazret-i Resûlüllah, hicretten önce 10 Muharrem’de oruç tutarlardı. Ashâbı da onu aynen takip edip tutardı. Hicretten sonra ikinci senede Ramazan orucu farz kılınınca kendisi 10 Muharrem günü oruç tutmayı bıraktı, tutanlara da serbest olacaklarını ima eden ifadede bulundu. Bu günlerde oruç, o yüzden sünnet oldu. Dileyen tutar.

    Ahmed ŞAHİN

    Ehli sünnet her namazın sonunda salli barik duaları ile Peygamberimizin aline dua etmektedirler.


  3. 24.Şubat.2009, 21:13
    2
    Sude
    ~Öylesine~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2007
    Üye No: 2351
    Mesaj Sayısı: 147
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua




    Allah razı olsun paylaşımınızdan dolayı.


  4. 24.Şubat.2009, 21:13
    2
    ~Öylesine~



    Allah razı olsun paylaşımınızdan dolayı.

  5. 12.Aralık.2010, 00:08
    3
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,909
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua

    Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua
    Allah c.c.razı olsun kardeş


  6. 12.Aralık.2010, 00:08
    3
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua
    Allah c.c.razı olsun kardeş

  7. 30.Eylül.2016, 21:53
    4
    bana bak
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ekim.2008
    Üye No: 35892
    Mesaj Sayısı: 236
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Yorum: Aşure günü ve Ali Muhammede (sav) dua

    Aşure günü Hz Hüseyini, Hz. Nuhu ve Hz. Musa olayını anlatmak yerinde olur.


  8. 30.Eylül.2016, 21:53
    4
    Devamlı Üye
    Aşure günü Hz Hüseyini, Hz. Nuhu ve Hz. Musa olayını anlatmak yerinde olur.




+ Yorum Gönder