Mevlid ve Mevlid Kandili 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
  1. 15
    esin-ti ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    esin-ti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 1,713
    Tecrübe Puanı: 23

    --->: Mevlid ve Mevlid Kandili


    Alıntı
    senin gibi akıl ve zeka yoksunu insanlar bunlarla uğraşıyo
    Tam olarak tartışmanın sebebini anlayamadım ama siz eğer gerçekten iman etmişseniz böyle hakaret edemezsiniz.Çünkü gerçek mü'min kul hakkının hesabının büyük olduğunu bilir.Yazdıklarınıza LÜTFEN dikkat edin.Allah rızası için!


  2. 16
    ene-zerre Devamlı Üye
    ene-zerre
    Devamlı Üye
    ene-zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Eylül.2008
    Üye No: 33916
    Mesaj Sayısı: 142
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Mevlid ve Mevlid Kandili


    Kimse din mafyacılığı yapmasın.Vesselam.


  3. 17
    Dolunay dolunay
    Dolunay
    dolunay
    Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 05.Nisan.2007
    Üye No: 222
    Mesaj Sayısı: 35
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Mevlid ve Mevlid Kandili


    Mevlid Kandili yaklaşık bir ayı geçkin
    zaman önceydi,sanırım takvim
    yapraklarını yırtmayı unuttunuz.:-)
    mîlâdî 20 nisan Peygamberimizin
    doğum günü ancak kandil değildir.
    kandiller kamerî(hicrî) takvime göredir.
    her yıl yapılan kutlu doğum haftaları
    düzenli olarak 20 nisana denk olduğundan kutlanır.
    Yüce Peygamberimizin doğumu
    kutlu olsun,insanlık tavsiye ettiği
    yoldan gitsin huzuru bulsun inşallah.



  4. Reklam

  5. 18
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,763
    Tecrübe Puanı: 22
    Yaş: 35
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Mevlid ve Mevlid Kandili


    Alıntı
    KAFAN NİYE PASMAYI HEEE
    Pelki de penim kafamin pastuğuna senin kafan pasmayidur. Ne dersun hee? :)

    Bayram Öztürk(Allah ona rahmet eylesin)'ün katili de ifşâ olacak inşAllah. Belki de bu hiddetle savunduğuz zattır katili; ne dersin???

    Yoluna kardeşim.. Açık olsun yolun...

    Gerçi hala size "kardeşim" diyorum ya; kınıyorum kendimi..

    Alıntı
    Kimse din mafyacılığı yapmasın.Vesselam.
    Sen daha mafyacılık görmemişsin kardeşim. Gel yerimize geç, ölüm tehditleri al bu gibi çok bilmişlerden de o zaman gör mafyacılık nasıl olurmuş..

    vesselam...


  6. 19
    zahid89 Emekli
    zahid89
    Emekli

    Profili:
    Üyelik: 20.Nisan.2008
    Üye No: 17724
    Mesaj Sayısı: 35
    Tecrübe Puanı: 0

    çamur at izi kalsın.konuştuğun zandan ibaret. bütün yollarınız bitti şimdi bu numara mı. atın efendiler ne iftiralar görülmüş tarihte.
    Doğrusu uydurulmuş bir yalanla gelenler sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır. (24/11)



  7. 20
    Yakut Kıdemli Üye
    Yakut
    Kıdemli Üye
    Yakut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 05.Mart.2008
    Üye No: 11544
    Mesaj Sayısı: 456
    Tecrübe Puanı: 7
    Yer: istanbul

    Mevlid ve Mevlid Kandili

    Allah Razı Olsun


  8. 21
    Galus Özel Üye
    Galus
    Özel Üye
    Galus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 3,304
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Türkiye

    Mevlid Gecesi İslam dininin kıymet verdiği mübarek gecelerden biri. Mevlid, Arapça “doğum zamanı” demektir. Kameri takvimdeki aylardan Rebiu'l-evvel ayının on birinci ve on ikinci günleri arasındaki geceye Mevlid gecesi denir. Çünkü bu gece, dünyadaki bütün insanlara en son peygamber olarak gönderilen hazret-i Muhammed Mustafa'nın (sallallahü aleyhi ve sellem) doğduğu gecedir. İslamiyette bu gece, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.

    Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) nübüvvetten (peygamber olduğunun bildirilmesinden) sonra, her yıl bu geceye ehemmiyet verirdi. Her peygamberin ümmeti kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapardı. Bu gün de bütün Müslümanların bayramı, neş'e ve sevinç günü olmuştur. Dünyanın her yerindeki Müslümanlar, bu kutsal gecede, Kur'an-ı kerim okuyarak, ibadet ederek, mevlid okuyarak Allahü tealaya yalvarırlar. Birbirlerini ziyaret ederek hediyeleşirler. Bu gece, Peygamber efendimiz doğduğu için sevinenler affolur. Bu gecede, Resulullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) doğum zamanı görülen halleri okumak, dinlemek, öğrenmek, dinen makbul ve muteber olur. Peygamberimiz kendileri de bunları anlatırlardı. Eshab-ı kiram da bir yerde toplanıp okurlar, bu halleri anlatırlardı. Peygamberimizin doğum zamanı görülen harikalar, sayılamayacak kadar çoktur. Bunlar Siyer kitaplarında uzun yazılıdır.

    Peygamberimizin doğduğu zaman görülen hallerden bazıları şunlardır: Abdülmuttalib'in kızı, yani Peygamberimizin halası olan Safiyye Hatun şöyle anlatıyor: “Muhammed aleyhisselamın doğumu zamanında, annesinin yanında bulunuyordum. Kendisinde birçok alamet gördüm. Bunların her biri, O'nun peygamberliğine delildi. Doğar doğmaz secdeye vardı. O anda yeryüzünde bulunan canlı-cansız her şey O'na uyarak Allahü tealaya secde ettiler. O'nu yıkamak istedim; “Zahmet etmeyin. Biz O'nu yıkadık ve gönderdik.” diye bir ses duydum. Fasih (apaçık) bir dille “La ilahe illallah İnni Resulullah” yani (Allah'tan başka ilah yoktur. Ben O'nun peygamberiyim) diyordu. Meleklerin, O'na “Esselamü aleyküm ya Resulallah” dediklerini duydum.”

    Halası Safiye Hatun yine şöyle anlatıyor: “Oğlan mı, kız mı olduğuna bakayım dedim. Etrafımı bir nur kuşattı. Annesinden doğduğu zaman hava henüz karanlıktı. Baktım, bütün ev aydınlanmıştı. Gün ortası gibi olmuştu. Dışarı çıktım. Doğudan batıya kadar, bütün alem Muhammed aleyhisselamın nurundan aydınlanmıştı. O anda, bütün yeryüzü yemyeşil oldu. Bütün sahralar otlanmış, bütün ağaçlar yaprak ve çiçek açmış, yeryüzünün bütün pınarları şırıl şırıl akmış, bütün dertlilerin derdi gitmiş, hepsi rahatlamış, bütün hastalar sıhhate kavuşmuş, bütün hamileler doğurmuş, gökleri ve yeri, “Ümmi, Arabi, Haşimi olan son Peygamber dünyaya geldi” nidası kaplamış gördüm.”

    Muhammed aleyhisselamın doğduğu gece yeryüzünde yüzüstü düşmeyen bir put, sönmeyen bir ateş kalmadı. Tahtlar tersine döndü, puthaneler sallandı. Kisra (İran şahı)nın sarayı çatladı, bütün kiliseler, havralar yerinden oynadı. Bütün şeytanlar korkup, “Ne oldu?” diye titrediler. alemdeki bütün hayvanlar ve kuşlar, birbirine yüz dönüp, Muhammed aleyhisselamın dünyaya geldiğini müjdelediler.

    Kaynak: Rehber Ansiklopedisi


  9. 22
    Fetva Meclisi Moderatör
    Fetva Meclisi
    Moderatör
    Fetva Meclisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 6,642
    Tecrübe Puanı: 74

    Mevlid ve Mevlid kandili hakkında kısaca bilgi

    Mevlid sözlükte: Doğum, doğum zamanı, doğum yeri. Arapça "ve-le-de" kökünden türetilmiş olup Rasulullah (s.a.s)'in doğumuna, bununla ilgili yapılan merasimlere, yazılan eserlere ve Rasulullah (s.a.s)'ın doğduğu eve de "mevlid" denilmektedir. Halk arasında yanlış olarak "mevlud" ve "mevlüt" şeklinde de kullanılmaktadır. İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır'da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından tertiplenmiştir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkanı arasında cereyan etmekte idi. Fatimîler, Hz. Ali (r.a.) ve Fatıma (r.anha.)'ın doğum günlerinde de mevlid merasimleri tertip ederlerdi. Ancak, Mevlid, halk arasında büyük bir ibadet olarak kabul edilmekte, ölülerin ruhu için mevlidler okutularak, onların günahlarının bağışlanacağı zannedilmektedir. Halkın cehaletinden ve yanlış itikadlarından istifade eden mevlid okuyucu hanendeler, bir piyasa oluşturarak, bunu ticarî bir çıkar aracı yapmışlardır. Bu tip bir kabul ve davranışın İslamî olmadığı hususu ile ilgili herhangi bir ihtilaf sözkonusu değildir. Böyle bir olaya sebeb olan herkes dinen sorumludur. Merasimlerde mevlid okunmasının vazgeçilmez bir âdet haline getirilişinin sakıncalarından biri de, netice olarak insan kelâmı bir şiir olan bu metinlerin, okunması ve dinlenilmesi ibadet olan Kur'an ile eşdeğerde görülmeğe ve değerlendirilmeğe başlanılması tehlikesidir.



  10. 23
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye
    @hmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,401
    Tecrübe Puanı: 68
    Yer: gölbaşı

    mevlid kandili ile ilgili ayet ve hadisler olmaz bilgi verelim

    MEVLİD

    (المولد)

    İslâm edebiyatı ve sanatında Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan törenlere verilen isim; bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin ortak adı.

    Sözlükte “doğum yeri ve zamanı” anlamına gelen mevlid kelimesi, Hz. Peygamber’le ilgili asıl kullanımı yanında zamanla tasavvuf çevrelerinde Mısır başta olmak üzere Arap dünyasında velîlerin doğum yıl dönümlerini de kapsayacak şekilde geniş bir anlam kazanmıştır. Mevsim kelimesi de Arap ülkelerinde hem mevlidi hem diğer bayram kutlamalarını ifade eden geniş bir mâna taşır.

    Osmanlılar’da Mevlid Törenleri. Osmanlı teşrifatında, Hz. Peygamber’in doğum günü kabul edilen 12 Rebîülevvel’de düzenlenen törenlerin başlangıcı hakkında kesin bilgi yoktur. Bazı vakfiyelerdeki kayıtlardan hareketle bunu Osman Gazi’ye kadar götürenler varsa da (Ali Seydi Bey, s. 151) genel görüş, bu törenlerin Kanûnî Sultan Süleyman döneminden itibaren saray protokolünde yer almaya başladığı ve III. Murad zamanında tamamen resmîleştiği şeklindedir. Selânikî’nin kaydına göre, Sigetvar seferi sırasında (974/1566) Kanûnî Sultan Süleyman’ın vefatının saklanmaya çalışıldığı bir ortamda padişahın otağında 12 Rebîülevvel gecesi mevlid okunmuş, ertesi gece de sadrazamın çadırında tekrarlanmıştır (Târih, s. 36). Yine Selânikî’den, 12 Rebîülevvel 996’da (10 Şubat 1588) Resûl-i Ekrem’in doğum günü münasebetiyle padişahın (III. Murad) bütün minarelerde kandil yakılmasını ve camilerde, mescidlerde mevlid okunmasını emrettiği öğrenilmektedir (a.g.e., s. 197-198). Bu emir mevlid gecesinin o tarihte resmen kutlandığının kanıtıdır.

    ARAP EDEBİYATI. Arap edebiyatında mevlid, Hz. Peygamber için yazılan medih türündeki şiirleri ifade ettiği gibi onun doğumu, hayatı, isimleri hasâis ve şemâili, faziletleri, mûcizeleri ve gazveleri gibi konularını kapsayan sîret türü eserler için de kulanılmaktadır.


+ Yorum Gönder
Git İlk 12