İnsanın yeniden yaratılacağı kuyruk sokumu kemiği (Acbüzzeneb) hakkında bilgi 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
  1. 1
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    İnsanın yeniden yaratılacağı kuyruk sokumu kemiği (Acbüzzeneb) hakkında bilgi


    insanın yeniden yaratılacağı kuyruk sokumu kemiği (Acbüzzeneb) hakkında bilgiler yazar mısınız ?

    İlgili Yazılar

  2. 2
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Profili:
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,275
    Tecrübe Puanı: 66
    Yer: gölbaşı

    Cevap: insanın yeniden yaratılacağı kuyruk sokumu kemiği (Acbüzzeneb) hakkında bilgi


    Salih Sütçüoğlu: “Acbüzzeneb nedir?”



    Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “İki sur arasında kırk yıllık zaman vardır! Sonra Allah semadan su indirecek ve insanlar yerden sebze gibi capcanlı dirilecekler. İnsanda bir öz hariç hepsi çürümüştür. Bu çürümeyen öz, acbüzzenebdir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan meydana gelecektir.”1 Bir diğer hadislerinde Peygamber Efendimiz (asm): “Bütün Âdemoğullarını toprak yiyecektir, acbüzzeneb müstesnâ. Her Âdemoğlu bundan yaratılmıştır ve bundan terkib olunacaktır” buyurmuştur.2

    “Acbüzzeneb” kelimesi Peygamber Efendimizin (asm) bildirdiği, kıyamet esnasındaki dirilişin keyfiyetini anlatan bir kavram olarak dilimize girmiştir. Kuyruk sokumu kemiği olarak anlam verilmiş ve böyle de tercüme edilmiştir. Arapça’da “acb”, kuyruk kemiği; koyun kuyruğunun içindeki kemik; her şeyin gerisi; kuyruk sokumu anlamlarındadır. “Zeneb” ise bir şeyin sonu, ucu ve kuyruğu anlamındadır. Acbüzzeneb kelimesi, dil bilimcilerin yorumuyla “kuyruk sokumunda bir kemik” olarak hadis-i şeriften iktibasen mahşer ve diriliş literatürümüze geçmiştir.

    Âyetlerin ve hadislerin müteşabihat dediğimiz müşkülatlı kısımları vardır. Doğru yorumlanmaya ve dikkatli tefsir edilmeye ihtiyaç gösterir. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle; bazen vahiy gelirdi, Peygamber Efendimiz (asm) herkesin anlayacağı tasvir, temsil ve teşbihlerle vahyi ifade eder, gelen vahyi herkesin anlayacağı temsillerle zihne yaklaştırır, gayet derin hakikatleri bilinen teşbih ve temsillerle ifade buyururdu.3 Burada vahiy, insan aklına tenezzül buyurup, beşerin derecesine sözüyle nüzûl ederek, beşerin anlayacağı bir üslûp kullanır. İşte böyle yüksek amaçlar gözetilerek, bilinen temsillerle söylenen derin hakikatleri anlamak için, doğru tabir ve dikkatli tefsire ihtiyaç vardır.4 “Meselâ,” diyor Bediüzzaman; “Bir vakit huzur-u Nebevi’de gayet derin bir gürültü işitildi. Ferman etti ki: ‘Yetmiş senedir yuvarlanıp bu dakikada Cehennemin dibine düşen bir taşın gürültüsüdür.’ Birkaç dakika sonra birisi geldi, dedi: ‘Yetmiş yaşındaki meşhur münafık öldü.’ Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın gayet beliğ temsilinin hakikatini ilân etti.”5

    İşte “acbüzzeneb” kavramı da, doğru yorumlamaya ihtiyaç gösteren müteşabihattandır. Acbüzzeneb kelimesine, bildiğimiz kuyruk sokumu kemiği mânâsının kısır döngüsünden çıkarak, en azından günümüz ilminin ulaştığı derinliklerin daha ötesinde mânâlar yüklememizin, daha sağlıklı bir sonuca katkı sağlayacağı açıktır. Nitekim Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin acbüzzeneb kelimesini izah sadedinde sarf buyurduğu kavramlar oldukça ilginçtir. Bediüzzaman “acbüzzeneb” tâbirini, “eczâ-i esasiye ve zerrât-ı asliye”6 kelimeleriyle, “insanın cesedinden bir çekirdek, bir tohum hükmünde küçücük bir cüz’”7 veya “insanın tohumu hükmünde olan zerreler”8 tanımlamalarıyla açıklar. Ki bu esas ecza ve insanın tohumu ve çekirdeği hükmündeki asıl zerreler, ikinci yaratılış için kâfi bir esastır, yeterli bir temeldir. Ve Sâni’-i Hakîm, insan bedenini onların üstünde bina eder.9

    Bu hakikatler penceresiyle baktığımızda, ölen insanın eti ve kemiği çürümüş bile olsa, binlerce yıl geçtiği halde çürümeyen bir özünün ve esas zerrelerinin bulunduğunu bu gün modern bilim artık keşfetmiş bulunmaktadır. Bu gün anlaşılmıştır ki, insan vücudunun harika bir bilgi bankası vardır ve bu bilgi bankasına bu gün itibariyle DNA denmektedir. DNA’da şifrelenen bilgiler insanın saç şekli ve göz renginden boyunun uzunluğuna kadar insanın bütün fiziksel özelliklerini ihtivâ etmektedir. İnsanın her bir hücresinin çekirdeğinde bulunan DNA’da, insan vücudunu baştanbaşa kontrol eden, bir milyon sayfalık bir ansiklopedinin içerebileceği miktarda bilgi kodlanmıştır. Düşünün ki, insan vücudunda en az 100 trilyon hücre… ve her bir hücrenin çekirdeğinde, milimetrenin milyarda biri büyüklüğünde, atomların yan yana dizilmesiyle yaratılmış, insan bedeniyle ilgili bütün ansiklopedik bilgileri ezbere bilen ve insan bedeni çürüyüp gitse bile yapısı bozulmayan ve çürümeyen bir DNA zinciri!... Üstad Hazretlerinin ifadesiyle, insanın “ecza-i esasiyesi ve zerrat-ı asliyesi”10…

    İşte Peygamber Efendimizin (asm) mübarek dilindeki acbüzzeneb, bu gün adına DNA zinciri denen, Bediüzzaman’ın “zerrat-ı asliye” olarak tanımladığı, bozulmaktan korunmuş, insan bedeninin sonunu ve son ucunu teşkil eden o “mikro zincir” olsa gerektir. İnsan bedeni bu mikro zincir üzerine binâ edilecektir. Nitekim Bediüzzaman, bu ikinci yaratılışı şöyle ifade etmektedir: “Haşir ve neşr-i ekberde beşerin her bir ferdi; aynıyla, cismiyle, ismiyle, resmiyle iâde edilecektir.”11


    Dipnotlar:

    1- Buhârî, Tefsir, Zümer 3, Amme 1; Müslim, Fiten 141, (2955); Muvatta, Cenaiz 48, (1, 239); Ebu Davud, Sünnet 24, (4743); Nesâî, Cenaiz 117, (4, 111.
    2- İbni Mace, Zühd, 32.
    3- Lem’alar, s. 94.
    4- Mektubat (yeni), s. 161; Sözler (yeni), s. 561.
    5- Lem’alar, s. 94.
    6- Sözler (yeni), s. 854.
    7- Sözler (yeni), s. 1000.
    8- İşârâtü’l-İ’câz, s. 60.
    9- Sözler (yeni), s. 854.
    10- Sözler (yeni), s. 854.
    11- Lem’alar, s. 119.


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: İnsanın yeniden yaratılacağı kuyruk sokumu kemiği (Acbüzzeneb) hakkında bilgi


    şimdi burada yine kelime oyunları ve birtakım laf cambazlığı ile bilimi ve gerçeği yanlış anlatmayın. her zamanki gibi yine el alemin bulduğu birtakım bilgileri yok bizde vardı yok burda yazıyordu vb laflarla kendize çekiyorsunuz. dediğiniz kemikte böyle bir durum olsaydı bu size kalmaz coktan denenır ve kullanılırdı. el alemin icat ettiği herşeyi bizde vardı bizde yazıyordu dıyerek acızlıginizi ispatlamış oluyorsunuz.. yahu vardı da orda öyle bir gercek elınden alan mı vardı da sımdıye kadar ınsanlıga sunmadın be adam.


  4. Reklam

  5. 4
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: İnsanın yeniden yaratılacağı kuyruk sokumu kemiği (Acbüzzeneb) hakkında bilgi


    Bilim dediğiniz şey insanoğlunun yaratılmışları anlama çabası sonucu birikmiş bir takım bilgilerdir ve asla Allah'ın insanlara bildirdiklerinin üstünlüğüne ulaşamaz. Gerçek dendiğinde akla gelecek olan da bunlardır. Ayrıca bu bilgiler yüzyıllardır her insanın ulaşabileceği şekilde açık olan bir kitapta yazmak ve her anlamak isteyenin anlayacağı biri(s.a.v.) tarafından açıklanmakta. Öyle gizli değiller ama burada da sadece imandan nasibi olan akıl sahiplerinin anlayacağı bir imtihan var işte.


  6. 5
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Burada sanıyorum bir bilgisizlik yada farkında olmamak var. Kainatın sahibi Allah c.c. ın insanı tekrar yaratmak için kuyruk sokumu kemiğine ihtiyacı yok, zaten ayette de bildiriyorya "Sizi ilk kez yaratan tekrar diriltecektir". Ha kuyruk kemiği çürümezmiş o ayrı birşey. Kainatın sahibi yoktan var edicidir. "Biz birşeyin olmasını dilersek ona ol deriz oda oluverir." ayeti, ve benzeri Kur anda birçok ayet var, Kadir-i Mutlak bir güçten bahsediyoruz. Lütfen Allah-ın gücünü iyi kavrayalım. "Onlar Allah-ı hakkıyla takdir edemediler" Kur-an mealini baştan sona okuyalım. Cennet ehlinin birbirlerine dirlik temennileri Selam dır. Ne mutlu Selam ehline.


+ Yorum Gönder