Şeytana Ve Kâfirlere Benzeme Yasağı 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
  1. 1
    Sedanur Sedanur
    Sedanur
    Sedanur
    Sedanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 836
    Tecrübe Puanı: 14

    Şeytana Ve Kâfirlere Benzeme Yasağı


    Hadisler

    1638. Câbir radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Sol elinizle yemeyin. Zira şeytan soluyla yer!"

    Müslim, Eşribe 104-106. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et'ime 15; Tirmizî, Et'ime 9

    1640 numaralı hadis ile birlikte açıklanacaktır.



    1639. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Hiçbiriniz kesinlikle sol eliyle yiyip içmesin. Zira şeytan soluyla yer, soluyla içer."

    Müslim, Eşribe 107. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et'ime 19; Tirmizî, Et'ime 6; İbni Mâce, Et'ime 8

    Aşağıdaki hadis ile birlikte açıklanacaktır.



    1640. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Yahudi ve hıristiyanlar saçlarını hiç boyamazlar. Siz onlar gibi yapmayın."

    Buhârî, Enbiyâ 50, Libâs 67. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 18; Nesâî, Zînet 14; İbni Mâce, Libâs 32

    Açıklamalar

    "Şeytana ve Kâfirlere Benzemekten Nehiy" başlığı altında zikredilen bu üç hadis'in ilk ikisi şeytana muhâlefeti, sonuncusu da Ehl-i kitab'a benzememeyi tavsiye etmektedir. Nevevî merhum ayrıca kâfirlere veya müşriklere benzememekle ilgili herhangi bir hadis zikretmemiş bulunmaktadır. Herhalde Ehl-i kitab'a benzememeyi öngören hadisi kâfirlere benzememe konusunda da geçerli ve yeterli görmüş olmalıdır.

    Biri Câbir ötekisi İbni Ömer radıyallahu anhüm'den rivayet edilmiş olan ilk iki hadis, -aralarında biraz söyleyiş farkı olmakla beraber- aynı mânayı, aynı gerekçe ile dile getirmektedir. Sol elinizle bir şey yiyip içmeyin. Çünkü şeytan soluyla yer, soluyla içer.

    Şeytan, müslümanı doğru yoldan uzaklaştırmak için çalışan şer güçlerin baş temsilcisidir. Böyle olunca onun bütün hal ve hareketinde doğrudan uzaklaşmışlık ve uzaklaştırıcılık özelliği vardır. O halde ona hangi hareketinde uyulursa o noktada, doğrudan sapma söz konusu olur. Ona hiç bir hareketinde uymamak gerekir ki, onun gibi olma tehlikesinden uzaklaşılabilsin.

    Geçmişte âlimler, şeytanın sol eliyle yiyip içmesi sözünden, onun kendi yandaşlarına böyle yapmalarını emreder anlamını çıkarmışlar ve hadisi böyle mânalandırmışlar. Günümüzde İslâm dışı kültür odaklarının ve bu odakların etkisinde kalmış kimlik ve kişilik bunalımı içinde yaşayan birtakım insanların, yeme - içme âdâbı olarak özellikle sol el ile yiyip içmeyi önerdikleri, propaganda ettikleri ve hatta yemek servislerini ona göre düzenlettiklerini ve bunda ısrarlı olduklarını görüyoruz. Bu özel gayretleri görünce Resûl-i Ekrem Efendimiz'in asırlar öncesinden yaptığı ikaz ve verdiği haberin ne kadar yerinde ve anlamlı olduğunu ve şeytanın çağdaş temsilcileri ile karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz.

    Dinî ve kültürel kimliğin korunmasında her milletin ve inanç grubunun elbette kendine has davranış biçimleri, örf ve âdetleri olacaktır. Bunların en tabiî, en güzel ve en kolay olanları insanın yaratılışına en uygun düşenleridir. Sağ el dururken, sol elle yemek bir çarpıklığı, bir bozukluğu ifade etmektedir. Hadisimizin ifadesiyle bu, şeytan gibi davranmaktır. Yaratılıştan solak olanlar, buradaki nehyin muhatabı olmayabilirler. Ne var ki doğuştan solak olanlar bile biraz bilinçli hareket ederlerse, sağ elleriyle yiyip içebilirler. Bunun örnekleri çoktur. Çünkü solaklar da nihayet sağ ellerini hiç kullanmıyor değiller. Önemli olan müslümanların, İslâmın emir ve tavsiyelerine, Hz. Peygamber'in davranış ve önerilerine göre hayatlarını sürdürmeyi benimsemiş olmalarıdır. Bu benimsendikten sonra, sünnette insan tabiatını zorlayacak hiç bir uygulamanın olmadığını anlamakta kimse gecikmeyecektir. Unutulmamalıdır ki, güzel dinimizin en büyük özelliği ve güzelliği insan tabiatıyla uyumudur.

    İslâm bilginleri hadislerin ortaya koyduğu bu nehiy ve yasaklamayı, sağ eli dururken sol eliyle yemek içmek tenzîhen mekruhtur diye değerlendirmişlerdir. Ancak bu değerlendirme sağ elle yememek gibi inadına hareket edenler veya soluyla yemenin çağdaşlık ve medeniyet göstergesi olduğuna inananlar için değildir. Çünkü Peygamber Efendimiz'in "Sağ elinle ye!" tavsiyesine biraz da kibir ve gururla "Yiyemiyorum!" diye cevap veren Büsr İbni Râi'l-ayr'a "Yiyemeyesin!" buyurmuş ve adam bir daha sağ elini ağzına götürememiştir (bk. 159, 614 ve 742 numaralı hadisler).

    Üçüncü hadis, kültürel kimlik ve kişiliğin, başka kültür odaklarından farklı olmayı gerektirdiğini, başkalarına benzememek suretiyle yeni bir kimlik ve toplum inşa edilebileceğini göstermektedir. Bu hadiste Efendimiz, yahudi ve hıristiyanların -en azından o gün yaşayanlarının- ağaran saç ve sakallarını boyamadıklarını bildirmekte ve müslümanların onlar gibi olmamalarını istemektedir. Başka hadislerden öğrendiğimize göre müslümanların siyah hariç, diğer boyalarla ve özellikle kına ile saç ve sakallarını boyamaları istenmektedir.

    Kendisine henüz vahiy gelmemiş olan konularda Ehl-i kitap gibi davranmayı ilke edinmiş bulunan Hz. Peygamber'in, Ehl-i kitab'a muhalefeti öngören bütün tavsiye ve talimatları, müslümanların onlardan farklı olması gerektiği konularda kendisinin bilgilendirildiğini göstermektedir. Bu sebeple, bu gibi konuların ne önemi var ki denilemez. Çünkü kim hangi noktadan başkalarına benzerse o kimse o yönden benzediği kimselerden olur.

    Saç boyama konusu bir sonraki hadiste tekrar ele alınacaktır.

    Hadislerden Öğrendiklerimiz

    1. Sağ elle yiyip içmek müstehap, özürsüz olarak sol elle bu işleri yapmak mekruhtur.

    2. Şeytan gibi davranmaktan, onun yaptığı gibi yapmaktan kaçınmak gerekir.

    3. Anne ve babaların çocuklarına sofra âdâbını öğretmeleri lâzımdır.

    4. Yahudî ve hıristiyanlara benzememek, müslümanların özenle sürdürmeleri gereken kimlik ve kişilik görevleridir.

    5. İslâm, ilke ve uygulama olarak insanın doğasına en uyumlu dindir ve bu uyumun günlük hayata yansımasını istemektedir.

    6. Günlük hayatını Kur'an ilkelerine ve sünnetteki uygulamalara göre tanzim eden kimse, hayatını Allah'ın istediği şekilde yaşamış olur.

    7. Şeytana veya Ehl-i kitab'a benzemekte hiç bir hayır ve iyilik yoktur


    Riyazüs salihin

    İlgili Yazılar

  2. 2
    ATİE Kıdemli Üye
    ATİE
    Kıdemli Üye
    ATİE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 109243
    Mesaj Sayısı: 527
    Tecrübe Puanı: 6

    Yorum: Şeytana Ve Kâfirlere Benzeme Yasağı


    müslüman müslüman gibi olmalı giyimiyle harektiyle yemesi ile içmesi ile kılığı ile kıyafeti ile başka birilerine benzeme tutkusu olmamalı imanını zayıflatmamalıdır


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Kafirleri Adetini Onlara Benzeme Amacı Yokken Yapmak?


    Mesela kafirlerin yemek yeme şekli var. Aynı öyle yemek harammıdır? Yani onlara benzeme amacı yoksa ama öyle yenilirse ne olur? (Yemek yeme sadece bir örnekti)başka örnek vereyim. Mesela kafirler tırnaklarını sağdan sola veya tersi kesiyorlarsa ve biz mesela işaret parmağı ile başlamak yerine aynı onlar gibi yapsak bu mekruhmu / caizmi/harammı?

    Yani gündelik veya başka şeyleri onalrın yaptığı gibi yapmanın hükmü nedir (başka alternatifler varken?)

    Ben bu konuyu hiç anlamamıyorum. Başka bir örnek vereyim mesela atıyorum bizde sürme çekmek vardır. Onlardada var. Ama onlar mesela uzatarak çekiyorlar. Bizlerde uzatsrak çeksek ne olur ?

    Kim bir kavme benzerse onlardandır. Ben bu sözü yani bakıyorum ama valla anlamıyorum. Kafam karıştı. Lütfen bana bi hoca kolay türkçeyle anlatabilirmi👍🏼


  4. Reklam

+ Yorum Gönder