Konusunu Oylayın.: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)
  1. 15.Temmuz.2008, 23:36
    1
    nurşin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Haziran.2008
    Üye No: 22263
    Mesaj Sayısı: 246
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 34

    Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)






    Haya : Utanma Duygusu (Hayâ) Mumsema
    Haya

    Utanma Duygusu (Hayâ), Değeri Ve Bu Duyguya Sahip Olmaya Teşvik Etmek

    İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, utangaç kardeşine bu huyunu terketmesini söyleyen Medine’li bir müslümanın yanından geçerken ona:

    “Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.[1]

    * Utanma başın yere eğilmesi yüz kızarması gibi değişik şekillerde ortaya çıkan ahlaki bir vasıf olup imanlı olan kimselerde bulunur. İmanı olmayan veya zayıf olanlarda görülmez.[2]

    İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Hayâ ancak hayır kazandırır.”[3]

    Müslim’in bir rivayetine göre ise:

    “Hayânın hepsi hayırdır”, buyurdu.[4]

    Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “İman yetmiş (veya altmış) kadar daldan ibarettir. Bunların en yükseği lâ ilâhe illallah demek, en aşağısı da insana zarar veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Utanmak da imanın dallarından biridir.”[5]

    * İman etmiş olmanın gerçeklerinden en aşağı derecede olanları sıralanan bu hadis-i şerif; utanmanın da imandan bir parça olduğunu belirterek İslam da imanla alakası olmayan hiçbir davranışın olmadığını ortaya koymaktadır.

    Beyhaki ve bazı alimlerimizin “imanın şubeleri” ile alakalı kitaplarında sıraladıkları 77 bölümden 30 kadarı inançla alakalı olup 47 kadarı dil ve bedeni amelleri kapsamaktadır. Bunlar içerisinde devlet idaresinden ve ona itaatten cihada kadar hepsi mevcuttur. İmanla alakası olmayan hiçbir şey yoktur kişi iman etti mi hem dini hem de devleti, hem dünyayı hem de ahireti her şeyi kabul etmiş demektir. İman edenin hayatında laiklik veya şirk unsurları gibi din-dünya ikilemi veya dünya-ahiret ikilemi olamaz islam bir bütündür her şeyiyle beraber yaşanır.[6]

    Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh’ şöyle dedi:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık.[7]

    günümüzde bu duyguyu anormal olarak görüp hatta ve hatta utanma duygusunu yenin diyerek psikolojik adımlar atan insanlara ne dersiniz ?



  2. 15.Temmuz.2008, 23:36
    1
    Devamlı Üye



    Haya

    Utanma Duygusu (Hayâ), Değeri Ve Bu Duyguya Sahip Olmaya Teşvik Etmek

    İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, utangaç kardeşine bu huyunu terketmesini söyleyen Medine’li bir müslümanın yanından geçerken ona:

    “Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.[1]

    * Utanma başın yere eğilmesi yüz kızarması gibi değişik şekillerde ortaya çıkan ahlaki bir vasıf olup imanlı olan kimselerde bulunur. İmanı olmayan veya zayıf olanlarda görülmez.[2]

    İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Hayâ ancak hayır kazandırır.”[3]

    Müslim’in bir rivayetine göre ise:

    “Hayânın hepsi hayırdır”, buyurdu.[4]

    Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “İman yetmiş (veya altmış) kadar daldan ibarettir. Bunların en yükseği lâ ilâhe illallah demek, en aşağısı da insana zarar veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Utanmak da imanın dallarından biridir.”[5]

    * İman etmiş olmanın gerçeklerinden en aşağı derecede olanları sıralanan bu hadis-i şerif; utanmanın da imandan bir parça olduğunu belirterek İslam da imanla alakası olmayan hiçbir davranışın olmadığını ortaya koymaktadır.

    Beyhaki ve bazı alimlerimizin “imanın şubeleri” ile alakalı kitaplarında sıraladıkları 77 bölümden 30 kadarı inançla alakalı olup 47 kadarı dil ve bedeni amelleri kapsamaktadır. Bunlar içerisinde devlet idaresinden ve ona itaatten cihada kadar hepsi mevcuttur. İmanla alakası olmayan hiçbir şey yoktur kişi iman etti mi hem dini hem de devleti, hem dünyayı hem de ahireti her şeyi kabul etmiş demektir. İman edenin hayatında laiklik veya şirk unsurları gibi din-dünya ikilemi veya dünya-ahiret ikilemi olamaz islam bir bütündür her şeyiyle beraber yaşanır.[6]

    Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh’ şöyle dedi:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık.[7]

    günümüzde bu duyguyu anormal olarak görüp hatta ve hatta utanma duygusunu yenin diyerek psikolojik adımlar atan insanlara ne dersiniz ?


  3. 24.Ekim.2008, 05:57
    2
    Hesna
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2008
    Üye No: 9589
    Mesaj Sayısı: 751
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: istanbul

    --->: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)




    Hayâ, sözlükte “utanma, çekinme, ar, edep, namus, iffet, Allah korkusuyla günahtan kaçınma” gibi anlamlara geliyor. Bir ahlâk terimi olarak, “Nefsin çirkin davranışlardan rahatsız olup, onları terk etmesi, kötü bir işin yapılmasından veya bir işin terk edilmesinden dolayı kişinin yüzünü kızartan sıkıntı halidir” gibi farklı şekillerde tanımlanmaktadır.
    Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy, ne güzel söylemiş:
    “Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde,
    Ne çirkin yüzler örtermiş, meğer o incecik perde.”

    Kınalızade Ali Efendi, hayâ hakkında şu değerlendirmeyi yapmaktadır:
    “Hayâ” kişiye fazilet yollarını, maddeten ve manen ilerleme yollarını gösterir. Edeb ve hayâdan mahrum olan insan, her türlü iğrenç işe girişir. Yaptığı çirkin işlerden üzüntü duymayan insanı ahlâk ve fazilet yollarına sevk etmek zordur.

    Kur’ân’da üç ayette hayâ kelimesinin türevleri geçmektedir. Kasas Suresinde Hz. Şuayb’ın kızlarından birinin Hz. Mûsa (as) ile utanarak konuştuğu, Ahzab Suresinde de bazı Müslümanların Hz. Peygamberi (asm) uygun olmayan zamanlarda rahatsız ettikleri, fakat Peygamberimizin hayâsından dolayı bu rahatsızlığı açığa vurmadığı; ancak Allah’ın gerçeği bildirmekten hayâ etmeyeceği belirtilmektedir.

    Başka bir ayette ise, müşriklerin Kur’ân’da arı, karınca, sinek gibi küçük varlıkların örneklendirilmesinin fesahatle bağdaşmayacağı yönündeki iddialarına karşı, “Şüphesiz Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığa örnek olarak vermekten çekinmez” (Bakara Suresi: 26.) ayetiyle cevap verilmektedir.

    Bu ayetlere bakılırsa, Kur’ân’da hayâ kavramının iffet ve terbiye gereği utanma ve sıkılma gibi anlamların yanı sıra çekinme anlamında da kullanıldığı görülmektedir.

    Hadis kaynaklarında da hayâ konusu detaylı bir şekilde ele alınmış, hayânın imanla ilişkisi ve hayânın kişiye sağladığı hayır ve iyilikler yanında, Hz. Peygamberin (asm) hayâsından söz edilmiştir.
    “İman yetmiş/altmış küsur şubedir. En üst derecesi ‘Lâ ilâhe illallah’ demek, en alt derecesi de geçenlere zarar verecek şeyleri yoldan gidermektir. Hayâ da, imandan bir şubedir.”
    (Müslim, İman, 58, I, 63.)

    “’Utanmadıktan sonra, dilediğini yap!’ sözü insanların ilk peygamberden işittiği sözlerdendir.” (Buharî, Edep, 78.) Peygamberimizin bu hadisi hayâ duygusunu yitirmiş kişilerin, kötülükleri kolayca yapabileceğine işaret etmenin yanı sıra, edep ve hayânın İlâhî dinlerin ortak kabullerinden biri olduğunu göstermektedir.

    Hayâ, bu yönüyle kişi ve toplum üzerinde bir süzgeç ve kontrol mekanizması mahiyetindedir. “Hz. Peygamberin, hayâ ancak hayır getirir” (Buharî, Edeb, 77.); “Hayânın hepsi hayırdır” (Müslim, İman, 61.) buyurması ise, hayânın iyilik ve hayra sevk etmenin yanı sıra, başlı başına bir hayır olduğunu göstermektedir.

    Hayâ duygusunun esası, kısaca Allah’tan hayâ etmektir, denebilir. Allahtan hayâ etmek, Onun emirlerine karşı gelmekten, yasaklarına uymamaktan kaçınmak şeklinde dışa yansır. Bu yansımanın temelinde, kulun, Allah’ın istemediği bir iş ve hal üzere bulunmaktan uzak durması vardır. Bu da kişinin kendini kontrol etmesi, davranışlarını değerlendirmeye tâbi tutması ile mümkündür.

    Kaynak: Kürsüden Öğütler, s. 501-502.


  4. 24.Ekim.2008, 05:57
    2
    Kıdemli Üye



    Hayâ, sözlükte “utanma, çekinme, ar, edep, namus, iffet, Allah korkusuyla günahtan kaçınma” gibi anlamlara geliyor. Bir ahlâk terimi olarak, “Nefsin çirkin davranışlardan rahatsız olup, onları terk etmesi, kötü bir işin yapılmasından veya bir işin terk edilmesinden dolayı kişinin yüzünü kızartan sıkıntı halidir” gibi farklı şekillerde tanımlanmaktadır.
    Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy, ne güzel söylemiş:
    “Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde,
    Ne çirkin yüzler örtermiş, meğer o incecik perde.”

    Kınalızade Ali Efendi, hayâ hakkında şu değerlendirmeyi yapmaktadır:
    “Hayâ” kişiye fazilet yollarını, maddeten ve manen ilerleme yollarını gösterir. Edeb ve hayâdan mahrum olan insan, her türlü iğrenç işe girişir. Yaptığı çirkin işlerden üzüntü duymayan insanı ahlâk ve fazilet yollarına sevk etmek zordur.

    Kur’ân’da üç ayette hayâ kelimesinin türevleri geçmektedir. Kasas Suresinde Hz. Şuayb’ın kızlarından birinin Hz. Mûsa (as) ile utanarak konuştuğu, Ahzab Suresinde de bazı Müslümanların Hz. Peygamberi (asm) uygun olmayan zamanlarda rahatsız ettikleri, fakat Peygamberimizin hayâsından dolayı bu rahatsızlığı açığa vurmadığı; ancak Allah’ın gerçeği bildirmekten hayâ etmeyeceği belirtilmektedir.

    Başka bir ayette ise, müşriklerin Kur’ân’da arı, karınca, sinek gibi küçük varlıkların örneklendirilmesinin fesahatle bağdaşmayacağı yönündeki iddialarına karşı, “Şüphesiz Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığa örnek olarak vermekten çekinmez” (Bakara Suresi: 26.) ayetiyle cevap verilmektedir.

    Bu ayetlere bakılırsa, Kur’ân’da hayâ kavramının iffet ve terbiye gereği utanma ve sıkılma gibi anlamların yanı sıra çekinme anlamında da kullanıldığı görülmektedir.

    Hadis kaynaklarında da hayâ konusu detaylı bir şekilde ele alınmış, hayânın imanla ilişkisi ve hayânın kişiye sağladığı hayır ve iyilikler yanında, Hz. Peygamberin (asm) hayâsından söz edilmiştir.
    “İman yetmiş/altmış küsur şubedir. En üst derecesi ‘Lâ ilâhe illallah’ demek, en alt derecesi de geçenlere zarar verecek şeyleri yoldan gidermektir. Hayâ da, imandan bir şubedir.”
    (Müslim, İman, 58, I, 63.)

    “’Utanmadıktan sonra, dilediğini yap!’ sözü insanların ilk peygamberden işittiği sözlerdendir.” (Buharî, Edep, 78.) Peygamberimizin bu hadisi hayâ duygusunu yitirmiş kişilerin, kötülükleri kolayca yapabileceğine işaret etmenin yanı sıra, edep ve hayânın İlâhî dinlerin ortak kabullerinden biri olduğunu göstermektedir.

    Hayâ, bu yönüyle kişi ve toplum üzerinde bir süzgeç ve kontrol mekanizması mahiyetindedir. “Hz. Peygamberin, hayâ ancak hayır getirir” (Buharî, Edeb, 77.); “Hayânın hepsi hayırdır” (Müslim, İman, 61.) buyurması ise, hayânın iyilik ve hayra sevk etmenin yanı sıra, başlı başına bir hayır olduğunu göstermektedir.

    Hayâ duygusunun esası, kısaca Allah’tan hayâ etmektir, denebilir. Allahtan hayâ etmek, Onun emirlerine karşı gelmekten, yasaklarına uymamaktan kaçınmak şeklinde dışa yansır. Bu yansımanın temelinde, kulun, Allah’ın istemediği bir iş ve hal üzere bulunmaktan uzak durması vardır. Bu da kişinin kendini kontrol etmesi, davranışlarını değerlendirmeye tâbi tutması ile mümkündür.

    Kaynak: Kürsüden Öğütler, s. 501-502.

  5. 24.Ekim.2008, 08:58
    3
    yunus-emre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Haziran.2008
    Üye No: 22360
    Mesaj Sayısı: 62
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: almanya

    --->: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    Allah c.c. razi oLsun, bu güzel paylasim icin.


  6. 24.Ekim.2008, 08:58
    3
    Devamlı Üye
    Allah c.c. razi oLsun, bu güzel paylasim icin.

  7. 24.Ekim.2008, 10:00
    4
    igra
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2007
    Üye No: 4711
    Mesaj Sayısı: 42
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 51

    --->: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    Haya insanın manevî süsü, Allah'ın insanda görmek istediği en güzel hal
    Haya, hem nefsin arzularına karşı kişiyi korur, hemde olgun bir şahsiyete sahip olması vesile olur. Hemde kişinin Allah indinde iyilerden (salihlerden) yazılmasına yol açar. Nefsini şımartmadan yaşayıp, haya örtüsünü bürünenlere selam olsun.


  8. 24.Ekim.2008, 10:00
    4
    Devamlı Üye
    Haya insanın manevî süsü, Allah'ın insanda görmek istediği en güzel hal
    Haya, hem nefsin arzularına karşı kişiyi korur, hemde olgun bir şahsiyete sahip olması vesile olur. Hemde kişinin Allah indinde iyilerden (salihlerden) yazılmasına yol açar. Nefsini şımartmadan yaşayıp, haya örtüsünü bürünenlere selam olsun.

  9. 16.Kasım.2009, 12:33
    5
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,751
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    --->: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    haya utanmak ar etmektir


  10. 16.Kasım.2009, 12:33
    5
    Üye
    haya utanmak ar etmektir

  11. 08.Haziran.2010, 13:09
    6
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,923
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    Alıntı
    İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:


    “Hayâ ancak hayır kazandırır.”[3]


    Müslim’in bir rivayetine göre ise:


    “Hayânın hepsi hayırdır”, buyurdu.[4]
    Bu güzel paylaşım için Allah c.c.razı olsun kardeşim


  12. 08.Haziran.2010, 13:09
    6
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Alıntı
    İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:


    “Hayâ ancak hayır kazandırır.”[3]


    Müslim’in bir rivayetine göre ise:


    “Hayânın hepsi hayırdır”, buyurdu.[4]
    Bu güzel paylaşım için Allah c.c.razı olsun kardeşim

  13. 08.Haziran.2010, 13:11
    7
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,414
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    Hayâ ancak hayır kazandırır.


    “Hayânın hepsi hayırdır”,

    Allah c.c. razı olsun kardeşim,emeğine sağlık



  14. 08.Haziran.2010, 13:11
    7
    Hüvel Baki..
    Hayâ ancak hayır kazandırır.


    “Hayânın hepsi hayırdır”,

    Allah c.c. razı olsun kardeşim,emeğine sağlık


  15. 16.Aralık.2011, 00:17
    8
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,997
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    HAYÂ

    Sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen hayâ, bir ahlâk kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Kur'ân'da hayâ kelimesinin türevleri üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/26; Kasas, 28/25; Ahzâb, 33/53). Ayrıca A'râf sûresinin 26. âyetinde geçen "libâsü't-takvâ" (takva elbisesi) sözü de hemen bütün müfessirlerce hayâ şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Peygamber, "Hayâ bütünüyle hayırdır" (Müslim, İmân, 61; Müsned, V/426, 427) "Hayâ sadece iyilik getirir" (Buhârî, Edeb, 77; Müslim, İmân, 60). "Dört haslet Peygamberlerin sünnetindendir. Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Nikâh, 1; Müsned, V/421), "Hayâ imândandır" (Buhârî, İmân, 16. Edeb, 77; Müslim, İmân, 57-59), "Her dinin bir ahlâkı vardır; İslâm'ın ahlâkı da hayâdır" (İbn Mâce, Zühd, 17; Muvatta, Hüsnü'l-Hulk, 9) buyurmak suretiyle hayânın müslümanların en belirleyici ahlâkî nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca "Utanmıyorsan dilediğini yap" (Buhârî, Enbiyâ, 54; Edeb, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 6) hadisi de hayânın kötülüklerden alıkoymada ne denli güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz (a.s.) (Buhârî, Edeb, 73, 77; Müslim, Fezâil, 67), aynı fazilete sahip olmasından dolayı Hz. Osman'a özel bir değer vermiştir. Türkçe'de ar kelimesi genellikle hayânın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.


  16. 16.Aralık.2011, 00:17
    8
    Moderatör
    HAYÂ

    Sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen hayâ, bir ahlâk kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Kur'ân'da hayâ kelimesinin türevleri üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/26; Kasas, 28/25; Ahzâb, 33/53). Ayrıca A'râf sûresinin 26. âyetinde geçen "libâsü't-takvâ" (takva elbisesi) sözü de hemen bütün müfessirlerce hayâ şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Peygamber, "Hayâ bütünüyle hayırdır" (Müslim, İmân, 61; Müsned, V/426, 427) "Hayâ sadece iyilik getirir" (Buhârî, Edeb, 77; Müslim, İmân, 60). "Dört haslet Peygamberlerin sünnetindendir. Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Nikâh, 1; Müsned, V/421), "Hayâ imândandır" (Buhârî, İmân, 16. Edeb, 77; Müslim, İmân, 57-59), "Her dinin bir ahlâkı vardır; İslâm'ın ahlâkı da hayâdır" (İbn Mâce, Zühd, 17; Muvatta, Hüsnü'l-Hulk, 9) buyurmak suretiyle hayânın müslümanların en belirleyici ahlâkî nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca "Utanmıyorsan dilediğini yap" (Buhârî, Enbiyâ, 54; Edeb, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 6) hadisi de hayânın kötülüklerden alıkoymada ne denli güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz (a.s.) (Buhârî, Edeb, 73, 77; Müslim, Fezâil, 67), aynı fazilete sahip olmasından dolayı Hz. Osman'a özel bir değer vermiştir. Türkçe'de ar kelimesi genellikle hayânın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

  17. 08.Ağustos.2014, 05:58
    9
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,209
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Haya : Utanma Duygusu (Hayâ)

    haya utanma duygusu hakkında hadisler

    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.


  18. 08.Ağustos.2014, 05:58
    9
    Kıdemli Üye
    haya utanma duygusu hakkında hadisler

    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.




+ Yorum Gönder