Konusunu Oylayın.: Ahlaki Görevlerimiz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ahlaki Görevlerimiz
  1. 11.Aralık.2009, 11:43
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Ahlaki Görevlerimiz






    Ahlaki Görevlerimiz Mumsema
    AHLAKİ GÖREVLERİMİZ

    Ahlak; sözlükte huy, seciye, tabiat, mizaç, karakter gibi anlamlara gelen hulk veya huluk kelimesinin çoğuludur. İnsanın fiziki yapısı için çoğunlukla halk, manevi yapısı için ise hulk kelimesi kullanılmaktadır.
    Bir terim olarak ise ahlak,“insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine sebep olan mânevi vasıfları, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlarının bütününe” verilen addır. Ayrıca bu konuları inceleyen bilim dalına da ahlâk adı verilir. Ahlakî özellikler, güzel ve çirkin huylar olarak iki kısma ayrılır. Ahlakın dinle çok yakın münasebeti vardır. Hak dine bağlanan ve dayanan, bu itibarla ilahî bir mana taşıyan ahlak müessesesi, insanın manevi ihtiyaçlarını karşılar ve yücelmesini sağlar. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimizin en güzel ahlak üzere bulunduğunu bildirmektedir
    Kur'an-ı Kerim' de insan davranışlarına hakim olan belirgin görünümler hakkında bilgi verilir ve değerlendirmelerde bulunulur. Özellikle yüksek ahlak değerlerini gerçekleştirme doğrultusunda, özünde saklı bulunan insanî varlık nitelikleri uyandırılmaya çalışılır. İnsanlar bencil davranışlardan alıkonulmak üzere uyarılır. Kur'an-ı Kerim’de ahlakî görevlerin ifasında “Allah’ın hoşnutluğunun gözetilmesi” esastır. Hz. Peygamber’in ve bütün inananların dar ve geniş anlamdaki bütün kulluk eylemleri, hayatî faaliyetleri Allah içindir.
    Kaynağını Kur'an-ı Kerim'den alan ahlak ilkeleri toplumdan topluma, çağdan çağa özü değişmeden çeşitli isimlerle karşımıza çıkar. Kur'an-ı Kerim'de ana ahlaki vecibelerden bazıları İsra Suresi 22-37. ayetlerde özet olarak şu şekilde sıralanmıştır:
    1-Allah'tan başkasını ilah edinme, O'ndan başkasına tapma.
    2- Anana, babana iyilikte bulun ve iyi davran
    3- Akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver
    4- Harcamalarında orta yolu tut, saçıp savurma.
    5- Geçim kaygısı, yoksulluk korkusuyla çocuklarını öldürme.
    6- Zinaya yaklaşma! Çünkü o iğrenç bir iştir
    7- Allah’ın saygın kıldığı cana kıyma, onu öldürme
    8- Yetimin malına iyilik dışında yaklaşma
    9- Verdiğin sözü yerine getir
    10- Ölçü ve tartıda hile yapma
    11- Hakkında kesin bilgin olmayan şeye uyma
    12 -Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.
    Konu İle İlgili Bazı Ayet-i Kerimeler:
    قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَاي وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
    لَا شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ"
    “Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am,6/162)
    Kur'an'da bildirilen ahlak değerleri evrensel olup bütün insanlığa hitap eder.
    يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ لِلَّهِ شُهَدَاءَ بِالْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ عَلَى أَلَّا تَعْدِلُوا اعْدِلُوا هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
    " Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide,5/8)
    Ahlakî vecibelere riayetin karşılığı olarak uhrevi mükafat vaat edilmiştir.( el-Kasas,28/83-84; Taha, 20/15; Gafir, 40/17; Casiye, 45/27)
    Konu İle İlgili Bazı Hadisler
    عن أبي الدَّرداء:ِ أنَّ النَّبيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وسَلَّم قال: مَا مِنْ شئ أثْقَلُ في مِيزَانِ المُؤمِنِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ خُلُقٍ حَسَنٍ، وَإنَّ اللّهَ تَعالى ليُبْغِضُ الفَاحِشَ الْبَذِئَ َ
    Ebu’d-Derda’(r.a.)’dan; Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Kıyamet gününde (ameller tartılırken) müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır (gelecek) bir şey yoktur.Şüphesiz ki Allah Teala, kötü huylu, çirkin sözlü kimseleri sevmez” (Tirmizi, Birr, 25/62, (IV,362)
    عن أبي ذَرٍّ قال:قال لي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وسَلَّم: اتَّقِ اللهَ حيثُ ما كُنتَ وأتبعِ السَّيِّئةَ الحسَنَةَ تمحُها وخالِقِ النَّاسَ بخلُقٍ حسنٍ .
    Ebu Zer(r.a.)’den Rasulullah (s.a.v.) bana şöyle buyurdu:
    “Nerede olursanız olun, Allah’a karşı gelmekten sakının ve kötülüğün peşinden hemen iyiliği yetiştirin ki, onu silip yok etsin. Ayrıca insanlarla güzelce geçinin.” (Tirmizi, Birr, 25/55, (IV,355); Darimi, Rikak, 20/74, (II,629)
    عن معاذ بن جبل رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: قالَ رسولُ اللّهِ : يَا مُعَاذ، أحْسِنْ خُلُقَكَ لِلنَّاسِ.
    Hz. Muâz İbnu Cebel (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) bana: "Ey Muâz, insanlara karşı iyi ahlâklı ol!" dedi." (Muvatta, Hüsnü'l-Hulk ,1, (II,902)
    Aişe (r.a.) dan Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “ Mümin güzel ahlak sahibi olmakla gündüz oruç tutan ve gece namaz kılan kimse gibi ecir ve mükafat elde eder.” (Ebu Davud, Edeb,40/7, (V,149)

    عن سالم، عن أبيه،أن النبي صلى اللّه عليه وسلم قال: "المسلم أخو المسلم، لا يظلمه ولا يسلمه؛ من كان في حاجة أخيه فإِن اللّه في حاجته، ومن فرج عن مسلمٍ كربةً فرج اللّه عنه بها كربةً من كرب يوم القيامة، ومن ستر مسلماً ستره اللّه يوم القيامة".
    Salim (r.a.) ın babasından Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    „Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.“ Müslim, Birr, 45/58, (III,1996)
    وعن جابر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّهِ : إنَّ
    مِنْ أحَبِّكُمْ إلىَّ وَأقْربِكُمْ مِنِّى مَجْلِساً يَوْمَ القِيَامَةِ أحَاسِنُكُمْ أخْقاً وَإنَّ أبْغَضَكُمْ إلىَّ وَأبْعَدَكُمْ مِنِّى مَجْلِساً يَوْمَ الْقِيَامَةِ الثَّرثَارُونَ وَالمتَشَدِّقُونَ وَالمُتَفَيْهِقُونَ. قالُوا: يَا رسولَ
    اللّهِ، مَا المُتَفَيْهقُونَ؟ قال: المُتَكَبِّرُونَ
    Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. Bana en menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır." (Cemaatte bulunan bâzıları): "Ey Allah'ın Resûlü! Yüksekten atanlar kimlerdir?" diye sordular. "Onlar mütekebbir (büyüklük taslayan) kimselerdir!" cevabını verdi." (Tirmizî, Birr,25/77, (IV,370)
    وعن النوّاس بن سمعان رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال:سَأَلْتُ رسولَ اللّهِ عَنِ الِبرِّّ وَا“ثْمِ، فقَالَ: البِرُّ حُسْنُ الخُلُقِ، وَا“ثْمُ: مَا حَاكَ في صَدْرِكَ وَكَرِهْتَ أنْ يَطَّلِعَ عَلَيْهِ النَّاسُ.
    Nevvâs İbnu Sem'an (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.)'a iyilik (birr) ve günah hakkında sordum. Bana şu cevabı verdi: "İyilik (birr), güzel ahlâktır. Günah da içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından korktuğun şeydir." (Müslim, Birr,45/ 15, (III,1980)
    İslâm ahlâkının kaynağı Kur’an ve sünnettir. Bu iki kaynak dînî ve dünyevî hayatın genel çerçevesini çizmiş, ameli kurallarını ortaya koymuş, başta fakihler ve muhaddisler olmak üzere kelamcılar, mutasavvıflar ve filozoflar tarafından geliştirilen ahlâk anlayışının temellerini oluşturmuştur. Allah insanı en güzel bir biçimde (kıvamda) yaratmış, ona kendi ruhundan üflemiştir. Bu sebepledir ki, Allah’ın emriyle melekler, insanlığın atası olan Hz. Adem (a.s) karşısında saygı ile eğilmişlerdir.
    Hadislerden genel olarak çıkarılabilecek ahlaki vecibeler şu şekilde özetlenebilir:
    • Kendisi için istediğini başkası için de istemek, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamak,
    • Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak,
    • Küçüklere sevgi büyüklere saygı,
    • Affetmek, hoşgörülü davranmak,
    • Başkalarının kusurlarını araştırmamak,
    • Öfkeye hakim olmak,
    • Sözünde durmak, ahde vefa göstermek,
    • Doğruluk ve dürüstlükten taviz vermemek,
    • Güvenilir olmak,
    • Kibirden gururdan sakınmak mütevazî olmak,
    • Cimrilikten, tamahtan uzak durmak,cömert olmak,
    • Her hususta sabırlı olmak,
    • Asla adaletten ayrılmamak,
    • Maddi ve manevi temizliğe riayet etmek,
    • Allah’ın kendisine verdiği sağlığına ve sıhhatine çok dikkat etmek,
    • Boş vakitlerini hayırlı işlerde değerlendirmektir.

    Bu vaaz notu, D.İ.B. Din İlş.Yük.Kur.Uzm B.Akbaş’ın, Örnek Vaaz Projesinden alınmıştır


  2. 11.Aralık.2009, 11:43
    1
    Administrator



    AHLAKİ GÖREVLERİMİZ

    Ahlak; sözlükte huy, seciye, tabiat, mizaç, karakter gibi anlamlara gelen hulk veya huluk kelimesinin çoğuludur. İnsanın fiziki yapısı için çoğunlukla halk, manevi yapısı için ise hulk kelimesi kullanılmaktadır.
    Bir terim olarak ise ahlak,“insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine sebep olan mânevi vasıfları, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlarının bütününe” verilen addır. Ayrıca bu konuları inceleyen bilim dalına da ahlâk adı verilir. Ahlakî özellikler, güzel ve çirkin huylar olarak iki kısma ayrılır. Ahlakın dinle çok yakın münasebeti vardır. Hak dine bağlanan ve dayanan, bu itibarla ilahî bir mana taşıyan ahlak müessesesi, insanın manevi ihtiyaçlarını karşılar ve yücelmesini sağlar. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimizin en güzel ahlak üzere bulunduğunu bildirmektedir
    Kur'an-ı Kerim' de insan davranışlarına hakim olan belirgin görünümler hakkında bilgi verilir ve değerlendirmelerde bulunulur. Özellikle yüksek ahlak değerlerini gerçekleştirme doğrultusunda, özünde saklı bulunan insanî varlık nitelikleri uyandırılmaya çalışılır. İnsanlar bencil davranışlardan alıkonulmak üzere uyarılır. Kur'an-ı Kerim’de ahlakî görevlerin ifasında “Allah’ın hoşnutluğunun gözetilmesi” esastır. Hz. Peygamber’in ve bütün inananların dar ve geniş anlamdaki bütün kulluk eylemleri, hayatî faaliyetleri Allah içindir.
    Kaynağını Kur'an-ı Kerim'den alan ahlak ilkeleri toplumdan topluma, çağdan çağa özü değişmeden çeşitli isimlerle karşımıza çıkar. Kur'an-ı Kerim'de ana ahlaki vecibelerden bazıları İsra Suresi 22-37. ayetlerde özet olarak şu şekilde sıralanmıştır:
    1-Allah'tan başkasını ilah edinme, O'ndan başkasına tapma.
    2- Anana, babana iyilikte bulun ve iyi davran
    3- Akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver
    4- Harcamalarında orta yolu tut, saçıp savurma.
    5- Geçim kaygısı, yoksulluk korkusuyla çocuklarını öldürme.
    6- Zinaya yaklaşma! Çünkü o iğrenç bir iştir
    7- Allah’ın saygın kıldığı cana kıyma, onu öldürme
    8- Yetimin malına iyilik dışında yaklaşma
    9- Verdiğin sözü yerine getir
    10- Ölçü ve tartıda hile yapma
    11- Hakkında kesin bilgin olmayan şeye uyma
    12 -Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.
    Konu İle İlgili Bazı Ayet-i Kerimeler:
    قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَاي وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
    لَا شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ"
    “Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am,6/162)
    Kur'an'da bildirilen ahlak değerleri evrensel olup bütün insanlığa hitap eder.
    يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ لِلَّهِ شُهَدَاءَ بِالْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ عَلَى أَلَّا تَعْدِلُوا اعْدِلُوا هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
    " Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide,5/8)
    Ahlakî vecibelere riayetin karşılığı olarak uhrevi mükafat vaat edilmiştir.( el-Kasas,28/83-84; Taha, 20/15; Gafir, 40/17; Casiye, 45/27)
    Konu İle İlgili Bazı Hadisler
    عن أبي الدَّرداء:ِ أنَّ النَّبيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وسَلَّم قال: مَا مِنْ شئ أثْقَلُ في مِيزَانِ المُؤمِنِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ خُلُقٍ حَسَنٍ، وَإنَّ اللّهَ تَعالى ليُبْغِضُ الفَاحِشَ الْبَذِئَ َ
    Ebu’d-Derda’(r.a.)’dan; Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Kıyamet gününde (ameller tartılırken) müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır (gelecek) bir şey yoktur.Şüphesiz ki Allah Teala, kötü huylu, çirkin sözlü kimseleri sevmez” (Tirmizi, Birr, 25/62, (IV,362)
    عن أبي ذَرٍّ قال:قال لي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وسَلَّم: اتَّقِ اللهَ حيثُ ما كُنتَ وأتبعِ السَّيِّئةَ الحسَنَةَ تمحُها وخالِقِ النَّاسَ بخلُقٍ حسنٍ .
    Ebu Zer(r.a.)’den Rasulullah (s.a.v.) bana şöyle buyurdu:
    “Nerede olursanız olun, Allah’a karşı gelmekten sakının ve kötülüğün peşinden hemen iyiliği yetiştirin ki, onu silip yok etsin. Ayrıca insanlarla güzelce geçinin.” (Tirmizi, Birr, 25/55, (IV,355); Darimi, Rikak, 20/74, (II,629)
    عن معاذ بن جبل رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: قالَ رسولُ اللّهِ : يَا مُعَاذ، أحْسِنْ خُلُقَكَ لِلنَّاسِ.
    Hz. Muâz İbnu Cebel (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) bana: "Ey Muâz, insanlara karşı iyi ahlâklı ol!" dedi." (Muvatta, Hüsnü'l-Hulk ,1, (II,902)
    Aişe (r.a.) dan Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “ Mümin güzel ahlak sahibi olmakla gündüz oruç tutan ve gece namaz kılan kimse gibi ecir ve mükafat elde eder.” (Ebu Davud, Edeb,40/7, (V,149)

    عن سالم، عن أبيه،أن النبي صلى اللّه عليه وسلم قال: "المسلم أخو المسلم، لا يظلمه ولا يسلمه؛ من كان في حاجة أخيه فإِن اللّه في حاجته، ومن فرج عن مسلمٍ كربةً فرج اللّه عنه بها كربةً من كرب يوم القيامة، ومن ستر مسلماً ستره اللّه يوم القيامة".
    Salim (r.a.) ın babasından Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    „Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.“ Müslim, Birr, 45/58, (III,1996)
    وعن جابر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّهِ : إنَّ
    مِنْ أحَبِّكُمْ إلىَّ وَأقْربِكُمْ مِنِّى مَجْلِساً يَوْمَ القِيَامَةِ أحَاسِنُكُمْ أخْقاً وَإنَّ أبْغَضَكُمْ إلىَّ وَأبْعَدَكُمْ مِنِّى مَجْلِساً يَوْمَ الْقِيَامَةِ الثَّرثَارُونَ وَالمتَشَدِّقُونَ وَالمُتَفَيْهِقُونَ. قالُوا: يَا رسولَ
    اللّهِ، مَا المُتَفَيْهقُونَ؟ قال: المُتَكَبِّرُونَ
    Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. Bana en menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır." (Cemaatte bulunan bâzıları): "Ey Allah'ın Resûlü! Yüksekten atanlar kimlerdir?" diye sordular. "Onlar mütekebbir (büyüklük taslayan) kimselerdir!" cevabını verdi." (Tirmizî, Birr,25/77, (IV,370)
    وعن النوّاس بن سمعان رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال:سَأَلْتُ رسولَ اللّهِ عَنِ الِبرِّّ وَا“ثْمِ، فقَالَ: البِرُّ حُسْنُ الخُلُقِ، وَا“ثْمُ: مَا حَاكَ في صَدْرِكَ وَكَرِهْتَ أنْ يَطَّلِعَ عَلَيْهِ النَّاسُ.
    Nevvâs İbnu Sem'an (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.)'a iyilik (birr) ve günah hakkında sordum. Bana şu cevabı verdi: "İyilik (birr), güzel ahlâktır. Günah da içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından korktuğun şeydir." (Müslim, Birr,45/ 15, (III,1980)
    İslâm ahlâkının kaynağı Kur’an ve sünnettir. Bu iki kaynak dînî ve dünyevî hayatın genel çerçevesini çizmiş, ameli kurallarını ortaya koymuş, başta fakihler ve muhaddisler olmak üzere kelamcılar, mutasavvıflar ve filozoflar tarafından geliştirilen ahlâk anlayışının temellerini oluşturmuştur. Allah insanı en güzel bir biçimde (kıvamda) yaratmış, ona kendi ruhundan üflemiştir. Bu sebepledir ki, Allah’ın emriyle melekler, insanlığın atası olan Hz. Adem (a.s) karşısında saygı ile eğilmişlerdir.
    Hadislerden genel olarak çıkarılabilecek ahlaki vecibeler şu şekilde özetlenebilir:
    • Kendisi için istediğini başkası için de istemek, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamak,
    • Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak,
    • Küçüklere sevgi büyüklere saygı,
    • Affetmek, hoşgörülü davranmak,
    • Başkalarının kusurlarını araştırmamak,
    • Öfkeye hakim olmak,
    • Sözünde durmak, ahde vefa göstermek,
    • Doğruluk ve dürüstlükten taviz vermemek,
    • Güvenilir olmak,
    • Kibirden gururdan sakınmak mütevazî olmak,
    • Cimrilikten, tamahtan uzak durmak,cömert olmak,
    • Her hususta sabırlı olmak,
    • Asla adaletten ayrılmamak,
    • Maddi ve manevi temizliğe riayet etmek,
    • Allah’ın kendisine verdiği sağlığına ve sıhhatine çok dikkat etmek,
    • Boş vakitlerini hayırlı işlerde değerlendirmektir.

    Bu vaaz notu, D.İ.B. Din İlş.Yük.Kur.Uzm B.Akbaş’ın, Örnek Vaaz Projesinden alınmıştır

  3. 14.Aralık.2015, 03:01
    2
    MECİDİE
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Aralık.2015
    Üye No: 107337
    Mesaj Sayısı: 833
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Ahlaki Görevlerimiz




    ahlaki bazı görevlerin bulunduğu bu konuya dikkat edip bilgilenmemiz gerekir bu konular kişinin sosyal yaşamınıda etkilemekte olumlu sonuçlar ortaya çıkarmaktadır ahlaki sorumluluklar insanların huzur içinde yaşamalarını kolaylaştıracaktır


  4. 14.Aralık.2015, 03:01
    2
    Kıdemli Üye



    ahlaki bazı görevlerin bulunduğu bu konuya dikkat edip bilgilenmemiz gerekir bu konular kişinin sosyal yaşamınıda etkilemekte olumlu sonuçlar ortaya çıkarmaktadır ahlaki sorumluluklar insanların huzur içinde yaşamalarını kolaylaştıracaktır




+ Yorum Gönder