Konusunu Oylayın.: İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet
  1. 12.Şubat.2009, 22:50
    1
    mematii
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Aralık.2008
    Üye No: 43562
    Mesaj Sayısı: 387
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet






    İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet Mumsema İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet


    İçtihat Nedir?

    Genel anlamı, hukukî bir kaynaktan belli usullerle hüküm çıkarmaktır. İslâm hukukunda içtihat, Kur’an ve Sünnet’te hükmü açıkça bildirilmeyen bir konuda, yine Kur’an ve Sünnet’in ölçülerine uygun olan hükmü bulmaya denir. İçtihadı sadece ehil alimler yapar ki, bunlara müçtehit denir. Gerekli vasıfları taşımadan hüküm çıkartanlar ise, doğru sonuca ulaşsalar bile günah işlemiş sayılırlar. O sebeple “İslâm’a göre şu şöyledir, bu böyledir..” diye konuşmaktan kaçınmak gerekir.


    İslâm dünyasında dinin hayata uygulanması ile ilgili konularda, yazıda bahsettiğimiz şekilde bazı mezhepler meydana geldiği gibi, inanç sahasında da zamanın akışı içerisinde farklı mezhepler ortaya çıkmıştır.

    Sahabe-i Kiram r.a., Rasul-i Ekrem s.a.v.’in etrafında saf, temiz ve katışıksız bir inanç eğitimi almışlardı. Efendimiz s.a.v. lazım olan her şeyi onlara veriyordu. Onlar da gereksiz olan şeyleri Efendimiz’e sormuyorlardı. Çünkü Rasulullah s.a.v. şöyle buyurmuştu:

    “Allah, bazı şeyleri farz kılmıştır; onları elden kaçırmayın. Bazı sınırlar koymuştur; onları çiğnemeyin. Bazı şeyleri haram kılmıştır; onları işlemeyin. Unuttuğu için değil de size acıdığı için bazı konularda sükût etmiştir; onları da araştırmayın, üzerine düşmeyin.” (Dârekutnî)

    İşte Sahabe-i Kiram, bu ölçüye uyarak Rasulullah s.a.v.’in öğrettiği tertemiz itikadı taşıyorlardı. Kendilerine yetişen Tabiîn ve onlardan sonraki dönemde yaşamış olan Tebei Tabiîn döneminin genel karakteri aynı idi.

    Onlara, Hz. Peygamber Efendimiz’in anlayış ve uygulamalarına sımsıkı bağlı oldukları için ve müslümanların asıl çoğunluğunu oluşturan ana gövdeden kopup ayrılmadıkları için “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” denildi. “Dini en doğru anlayan ve yaşayan öncülerimiz” anlamında da “Selef-i Salihin” ismi verildi.

    İslâm fetihleri genişledikçe siyasi bazı çekişmelerin yanı sıra, müslümanlar farklı kültürler ve inançlarla da karşılaşıyorlardı. Bu siyasi çekişmelerin ve karşılaşmaların ürettiği sorunlar, müslüman alimler arasında inanç bakımından da farklı anlayışların ortaya çıkmasına sebep oldu. Ehl-i Sünnet inancını yaşayan ve savunan çoğunluk müslümanlar karşısında, ana yoldan uzaklaşan, bidatlere sapan Mutezile, Cebriyye, Hariciyye gibi mezhepler oluştu.

    Selef-i Salihin yolundan giden Ehl-i Sünnet alimleri ise, zamanla ortaya çıkan ve müslümanlar arasında karışık fikirler yayan bu bid’at anlayışlara ilmî faaliyetlerle karşı koymuşlardır. Bu faaliyetler İmam Eş’arî ve İmam Maturidî ile şekillenmeye başlamış, onların talabelerinin çalışmaları ile sistemleşmiştir. Böylece Rasulullah s.a.v.’den günümüze Sünnet’te öğretilen inancı, Ehl-i Sünnet temsil etmiştir.

    Selef-i Salihin ile başlayan ve İmam Eş’arî ve İmam Maturidî ile devam eden Ehl-i Sünnet anlayışı, Hz. Peygamber s.a.v.’in öğrettiği inanç sisteminden taviz vermeden ve herhangi bir ekleme yapmadan günümüze kadar ulaşmıştır.

    Biz de, Rasulullah s.a.v. ve Sahabe-i Kiram’ı takip eden Ehl-i Sünnet alimlerinin ayak izlerini takip ederek Yüce Mevlâ’ya ulaşmayı niyaz ederiz.



    Mehmet IŞIK



  2. 12.Şubat.2009, 22:50
    1
    mematii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet


    İçtihat Nedir?

    Genel anlamı, hukukî bir kaynaktan belli usullerle hüküm çıkarmaktır. İslâm hukukunda içtihat, Kur’an ve Sünnet’te hükmü açıkça bildirilmeyen bir konuda, yine Kur’an ve Sünnet’in ölçülerine uygun olan hükmü bulmaya denir. İçtihadı sadece ehil alimler yapar ki, bunlara müçtehit denir. Gerekli vasıfları taşımadan hüküm çıkartanlar ise, doğru sonuca ulaşsalar bile günah işlemiş sayılırlar. O sebeple “İslâm’a göre şu şöyledir, bu böyledir..” diye konuşmaktan kaçınmak gerekir.


    İslâm dünyasında dinin hayata uygulanması ile ilgili konularda, yazıda bahsettiğimiz şekilde bazı mezhepler meydana geldiği gibi, inanç sahasında da zamanın akışı içerisinde farklı mezhepler ortaya çıkmıştır.

    Sahabe-i Kiram r.a., Rasul-i Ekrem s.a.v.’in etrafında saf, temiz ve katışıksız bir inanç eğitimi almışlardı. Efendimiz s.a.v. lazım olan her şeyi onlara veriyordu. Onlar da gereksiz olan şeyleri Efendimiz’e sormuyorlardı. Çünkü Rasulullah s.a.v. şöyle buyurmuştu:

    “Allah, bazı şeyleri farz kılmıştır; onları elden kaçırmayın. Bazı sınırlar koymuştur; onları çiğnemeyin. Bazı şeyleri haram kılmıştır; onları işlemeyin. Unuttuğu için değil de size acıdığı için bazı konularda sükût etmiştir; onları da araştırmayın, üzerine düşmeyin.” (Dârekutnî)

    İşte Sahabe-i Kiram, bu ölçüye uyarak Rasulullah s.a.v.’in öğrettiği tertemiz itikadı taşıyorlardı. Kendilerine yetişen Tabiîn ve onlardan sonraki dönemde yaşamış olan Tebei Tabiîn döneminin genel karakteri aynı idi.

    Onlara, Hz. Peygamber Efendimiz’in anlayış ve uygulamalarına sımsıkı bağlı oldukları için ve müslümanların asıl çoğunluğunu oluşturan ana gövdeden kopup ayrılmadıkları için “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” denildi. “Dini en doğru anlayan ve yaşayan öncülerimiz” anlamında da “Selef-i Salihin” ismi verildi.

    İslâm fetihleri genişledikçe siyasi bazı çekişmelerin yanı sıra, müslümanlar farklı kültürler ve inançlarla da karşılaşıyorlardı. Bu siyasi çekişmelerin ve karşılaşmaların ürettiği sorunlar, müslüman alimler arasında inanç bakımından da farklı anlayışların ortaya çıkmasına sebep oldu. Ehl-i Sünnet inancını yaşayan ve savunan çoğunluk müslümanlar karşısında, ana yoldan uzaklaşan, bidatlere sapan Mutezile, Cebriyye, Hariciyye gibi mezhepler oluştu.

    Selef-i Salihin yolundan giden Ehl-i Sünnet alimleri ise, zamanla ortaya çıkan ve müslümanlar arasında karışık fikirler yayan bu bid’at anlayışlara ilmî faaliyetlerle karşı koymuşlardır. Bu faaliyetler İmam Eş’arî ve İmam Maturidî ile şekillenmeye başlamış, onların talabelerinin çalışmaları ile sistemleşmiştir. Böylece Rasulullah s.a.v.’den günümüze Sünnet’te öğretilen inancı, Ehl-i Sünnet temsil etmiştir.

    Selef-i Salihin ile başlayan ve İmam Eş’arî ve İmam Maturidî ile devam eden Ehl-i Sünnet anlayışı, Hz. Peygamber s.a.v.’in öğrettiği inanç sisteminden taviz vermeden ve herhangi bir ekleme yapmadan günümüze kadar ulaşmıştır.

    Biz de, Rasulullah s.a.v. ve Sahabe-i Kiram’ı takip eden Ehl-i Sünnet alimlerinin ayak izlerini takip ederek Yüce Mevlâ’ya ulaşmayı niyaz ederiz.



    Mehmet IŞIK


  3. 12.Aralık.2013, 18:56
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,999
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet




    Tüm itikadi mezhepleri ve delillerini okudum, ehli sünnet vel cemaat mezhebi islamın kendisidir.
    Delilleri sağlam/sahihtir.

    ehli sünnet itikad mezhepleri üçtür:

    Maturidilik, Eş'arilik ve Selefiliktir.


  4. 12.Aralık.2013, 18:56
    2
    Moderatör



    Tüm itikadi mezhepleri ve delillerini okudum, ehli sünnet vel cemaat mezhebi islamın kendisidir.
    Delilleri sağlam/sahihtir.

    ehli sünnet itikad mezhepleri üçtür:

    Maturidilik, Eş'arilik ve Selefiliktir.

  5. 12.Aralık.2013, 21:31
    3
    Zehebi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Eylül.2013
    Üye No: 102362
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet

    mum Nickli Üyeden Alıntı
    Tüm itikadi mezhepleri ve delillerini okudum, ehli sünnet vel cemaat mezhebi islamın kendisidir.
    Delilleri sağlam/sahihtir.

    ehli sünnet itikad mezhepleri üçtür:

    Maturidilik, Eş'arilik ve Selefiliktir.
    Size iki sorum olacak inşaAllah

    1. Ehli Sünneti böyle sizin ayırdığınız gibi eşari ve maturidi ekolü çıktıktan sonra hangi alimler böyle 3 kısma ayırmışlardır. Alimden kasdım muasırlar değil eski alimler...

    2. Sizin selefilikten anladığınız nedir?

    Sorularıma kopyala yapıştır şeklinde değilde kendiniz cevap verirseniz daha iyi olur inşaAllah

    Ehli Sünnet böyle 3 kısma ayrılmaz. Ehli Sünnet, gerek akide de gerekse de amelde resulullah sav'e ve ondan sonraki ilk üç hayırlı nesle tabi olanlardır. kim bunlara tabii olmuşsa işte onlar ehli sünnettirler. En iyi bilen Allah'tır.


  6. 12.Aralık.2013, 21:31
    3
    Zehebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    mum Nickli Üyeden Alıntı
    Tüm itikadi mezhepleri ve delillerini okudum, ehli sünnet vel cemaat mezhebi islamın kendisidir.
    Delilleri sağlam/sahihtir.

    ehli sünnet itikad mezhepleri üçtür:

    Maturidilik, Eş'arilik ve Selefiliktir.
    Size iki sorum olacak inşaAllah

    1. Ehli Sünneti böyle sizin ayırdığınız gibi eşari ve maturidi ekolü çıktıktan sonra hangi alimler böyle 3 kısma ayırmışlardır. Alimden kasdım muasırlar değil eski alimler...

    2. Sizin selefilikten anladığınız nedir?

    Sorularıma kopyala yapıştır şeklinde değilde kendiniz cevap verirseniz daha iyi olur inşaAllah

    Ehli Sünnet böyle 3 kısma ayrılmaz. Ehli Sünnet, gerek akide de gerekse de amelde resulullah sav'e ve ondan sonraki ilk üç hayırlı nesle tabi olanlardır. kim bunlara tabii olmuşsa işte onlar ehli sünnettirler. En iyi bilen Allah'tır.

  7. 12.Aralık.2013, 23:25
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,306
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet

    Kendine selefi diyen kardeşlerin iddiası bu..
    Zaten maturidi ve Eş'ari de selefi mezhebi ile aynıdır sadece yorum farkı var.
    Yorum sebebi ise felsefeci tarifesinin çıkmasıdır.


  8. 12.Aralık.2013, 23:25
    4
    Moderatör
    Kendine selefi diyen kardeşlerin iddiası bu..
    Zaten maturidi ve Eş'ari de selefi mezhebi ile aynıdır sadece yorum farkı var.
    Yorum sebebi ise felsefeci tarifesinin çıkmasıdır.

  9. 13.Aralık.2013, 15:03
    5
    Zehebi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Eylül.2013
    Üye No: 102362
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet

    Alıntı
    Zaten maturidi ve Eş'ari de selefi mezhebi ile aynıdır sadece yorum farkı var.
    Yorum sebebi ise felsefeci tarifesinin çıkmasıdır.
    Size diyeceğim siz o zaman selef akidesi ile Eş'ari ve Maturidi akidesi arasındaki farkları bilmiyorsunuz. Zira aralarrında çok farklar var. Misalen: Allah tebareke ve teala hakkında ki görüşleri bile farklı. kastettiğim isimve sıfatlar meselesi. bu meselede ehli sünnet ile eş'ari ve maturidi akidesi arasında dağlar kadar farklar var. ehli sünnetin isbat ettiği sıfatı onlar nefyediyorlar ve rab tealanın sıfatları tevkifi olduğu halde bu meseleye akıllarını dahil ediyorlar. Allah ve Sadikul mesduk olan resulunun isbat ettiğini onlar nefyediyorlar...

    Alıntı
    Kendine selefi diyen kardeşlerin iddiası bu
    Eğer bu bahsettiğiniz kişiler ehli sünneti böyle üç kısma ayırıyorlarsa onlar selef mezhebi hususunda cahil kişilerdirler. zira alimler bu şekilde ehli sünnetin üçe ayrılmasını reddediyorlar.

    size 2 sorum var:

    1. bu bahsettiğiniz kişiler kimler?

    2. bu kişilerin rab tealanın isim ve sıfatları konusundaki akideleri nedir?

    En iyi bilen Allah'tır.


  10. 13.Aralık.2013, 15:03
    5
    Zehebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Alıntı
    Zaten maturidi ve Eş'ari de selefi mezhebi ile aynıdır sadece yorum farkı var.
    Yorum sebebi ise felsefeci tarifesinin çıkmasıdır.
    Size diyeceğim siz o zaman selef akidesi ile Eş'ari ve Maturidi akidesi arasındaki farkları bilmiyorsunuz. Zira aralarrında çok farklar var. Misalen: Allah tebareke ve teala hakkında ki görüşleri bile farklı. kastettiğim isimve sıfatlar meselesi. bu meselede ehli sünnet ile eş'ari ve maturidi akidesi arasında dağlar kadar farklar var. ehli sünnetin isbat ettiği sıfatı onlar nefyediyorlar ve rab tealanın sıfatları tevkifi olduğu halde bu meseleye akıllarını dahil ediyorlar. Allah ve Sadikul mesduk olan resulunun isbat ettiğini onlar nefyediyorlar...

    Alıntı
    Kendine selefi diyen kardeşlerin iddiası bu
    Eğer bu bahsettiğiniz kişiler ehli sünneti böyle üç kısma ayırıyorlarsa onlar selef mezhebi hususunda cahil kişilerdirler. zira alimler bu şekilde ehli sünnetin üçe ayrılmasını reddediyorlar.

    size 2 sorum var:

    1. bu bahsettiğiniz kişiler kimler?

    2. bu kişilerin rab tealanın isim ve sıfatları konusundaki akideleri nedir?

    En iyi bilen Allah'tır.

  11. 13.Aralık.2013, 19:36
    6
    Ümmü Süleym
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2013
    Üye No: 102236
    Mesaj Sayısı: 79
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet

    Alıntı
    Zaten maturidi ve Eş'ari de selefi mezhebi ile aynıdır sadece yorum farkı var.
    Ben bilmem Rabbim bilir... ama küçük bir araştırma yapılınca hiç de sizin dediğiniz gibi yorum farkı var demiyor kardeşim gercekten bu konular ince konular kıldan ince kılıçtan keskin konular Rabbim hakkıyla doğruyu bulup bilebilmeyi hakkıyla son nefese dek yaşayabilmeyi nasip esin ben korktum artık...


  12. 13.Aralık.2013, 19:36
    6
    Ümmü Süleym - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Zaten maturidi ve Eş'ari de selefi mezhebi ile aynıdır sadece yorum farkı var.
    Ben bilmem Rabbim bilir... ama küçük bir araştırma yapılınca hiç de sizin dediğiniz gibi yorum farkı var demiyor kardeşim gercekten bu konular ince konular kıldan ince kılıçtan keskin konular Rabbim hakkıyla doğruyu bulup bilebilmeyi hakkıyla son nefese dek yaşayabilmeyi nasip esin ben korktum artık...




+ Yorum Gönder