Konusunu Oylayın.: Bazı peygamberlerle ilgili anlatılan kıssalar.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Bazı peygamberlerle ilgili anlatılan kıssalar.
  1. 09.Mart.2011, 01:03
    1
    DangeR
    bir mum ışığı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2011
    Üye No: 85439
    Mesaj Sayısı: 1,037
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 30

    Bazı peygamberlerle ilgili anlatılan kıssalar.






    Bazı peygamberlerle ilgili anlatılan kıssalar. Mumsema Soru:
    Bazı sohbetlerde, Hazreti Eyyüb (aleyhisselâm)'ın hastalandığı, vücudunda yaralar oluştuğu, yaralarının kurtlandığı, ailesi tarafından terk edildiği, mezbelelere atıldığı, Hazreti Musa (aleyhisselâm)'ın kekeme olduğu ve bu yüzden Yakup peygamberin kendisine yardımcı olarak gönderildiği, Hazreti İbrahim (aleyhisselâm)'ın yıldıza, aya, güneşe taptığı veya bunlara benim rabbim dediği, sonra bunlardan vaz geçtiği ve bu durumunun peygamber olmadan öncesine aittir diye izaha çalışılıyor, peygamberler için bu vb. ifadeler doğru mudur, peygamberlik sıfatları kendilerine ne zaman verilmiştir, peygamberlere nasıl iman edeceğiz ?

    Cevap:
    Allah Teâlâ Duhâ suresinde Peygamberimize hitaben "Seni yanlış yolda bulup da doğru yola yönlendirmedi mi?" buyuruyor. Şu halde peygamberlere vahiy gelmeden önce onların düşünce ve davranışlarının Allah rızasına uygun olduğunu düşünmemiz ve böyle inanmamız doğru olmaz; böyle olsaydı vahye de gerek kalmazdı. Hz. İbrahim ile ilgili ifadeler onun, vahiy gelmeden önce aklı ile düşünerek gerçek Allah inancına varmak için geçirdiği tefekkür çilesini anlatıyor. Mesela gökte ayı görünce "Bu benim Rabbim" diyor; yani "Bu Rabbim olabilir mi?" diye soruyor, böyle varsayarak tefekkür ediyor sonunda daha büyük güneşi görünce ayın, güneşin battığını görünce de güneşin Rab olamayacağını anlıyor. İnsanlar vahiy gelmese bile akıllarıyla Büyük Yaratıcıya ulaşmak durumundadırlar; Hz. İbrahim bunu temsil ediyor.
    Peygamberlerin dini başkalarına anlatma, sevdirme, onları dine davet etme (teblîğ) vazifeleri vardır; insanların nefret edecekleri, tiksinecekleri hal ve durumlar peygamberlerde olmaz; olursa tebliğ vazifesi aksar. Tebliğ vazifesine ters düşen hastalık vb. ile ilgili hikayeler, inanç konusunda delil olabilecek kadar sağlam rivayetlere dayanmıyor, bunları gerçek saymak için yeterli delil (bilgi kaynağı) yoktur.



  2. 09.Mart.2011, 01:03
    1
    DangeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bir mum ışığı



    Soru:
    Bazı sohbetlerde, Hazreti Eyyüb (aleyhisselâm)'ın hastalandığı, vücudunda yaralar oluştuğu, yaralarının kurtlandığı, ailesi tarafından terk edildiği, mezbelelere atıldığı, Hazreti Musa (aleyhisselâm)'ın kekeme olduğu ve bu yüzden Yakup peygamberin kendisine yardımcı olarak gönderildiği, Hazreti İbrahim (aleyhisselâm)'ın yıldıza, aya, güneşe taptığı veya bunlara benim rabbim dediği, sonra bunlardan vaz geçtiği ve bu durumunun peygamber olmadan öncesine aittir diye izaha çalışılıyor, peygamberler için bu vb. ifadeler doğru mudur, peygamberlik sıfatları kendilerine ne zaman verilmiştir, peygamberlere nasıl iman edeceğiz ?

    Cevap:
    Allah Teâlâ Duhâ suresinde Peygamberimize hitaben "Seni yanlış yolda bulup da doğru yola yönlendirmedi mi?" buyuruyor. Şu halde peygamberlere vahiy gelmeden önce onların düşünce ve davranışlarının Allah rızasına uygun olduğunu düşünmemiz ve böyle inanmamız doğru olmaz; böyle olsaydı vahye de gerek kalmazdı. Hz. İbrahim ile ilgili ifadeler onun, vahiy gelmeden önce aklı ile düşünerek gerçek Allah inancına varmak için geçirdiği tefekkür çilesini anlatıyor. Mesela gökte ayı görünce "Bu benim Rabbim" diyor; yani "Bu Rabbim olabilir mi?" diye soruyor, böyle varsayarak tefekkür ediyor sonunda daha büyük güneşi görünce ayın, güneşin battığını görünce de güneşin Rab olamayacağını anlıyor. İnsanlar vahiy gelmese bile akıllarıyla Büyük Yaratıcıya ulaşmak durumundadırlar; Hz. İbrahim bunu temsil ediyor.
    Peygamberlerin dini başkalarına anlatma, sevdirme, onları dine davet etme (teblîğ) vazifeleri vardır; insanların nefret edecekleri, tiksinecekleri hal ve durumlar peygamberlerde olmaz; olursa tebliğ vazifesi aksar. Tebliğ vazifesine ters düşen hastalık vb. ile ilgili hikayeler, inanç konusunda delil olabilecek kadar sağlam rivayetlere dayanmıyor, bunları gerçek saymak için yeterli delil (bilgi kaynağı) yoktur.


  3. 05.Mayıs.2011, 14:41
    2
    Hud112
    Kâria.! Nedir Kâria?!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Ocak.2011
    Üye No: 83043
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 44
    Bulunduğu yer: İstanbul

    Cevap: Bazı peygamberlerle ilgili anlatılan kıssalar.




    Alıntı
    Seni yanlış yolda bulup da doğru yola yönlendirmedi mi?
    Duha suresinde yer alan bu ayeti kerime Peygamberimizin (SAV) risaletten önce dalalet üzere olduğunu değil (haşa!), toplumun geneline yaygın birhalde bulunan ahlaksızlık, adaletsizlik, fuhşiyyat ve her türlü kötülüğü gördüğü, ancak bunların izalesiyle ilgili bir çözüm üretemediğinden çektiği fikir sancısını, bunalımını ve kafa karışıklığını ifade eder. Allahu A'lem.

    Vesselam.



  4. 05.Mayıs.2011, 14:41
    2
    Kâria.! Nedir Kâria?!



    Alıntı
    Seni yanlış yolda bulup da doğru yola yönlendirmedi mi?
    Duha suresinde yer alan bu ayeti kerime Peygamberimizin (SAV) risaletten önce dalalet üzere olduğunu değil (haşa!), toplumun geneline yaygın birhalde bulunan ahlaksızlık, adaletsizlik, fuhşiyyat ve her türlü kötülüğü gördüğü, ancak bunların izalesiyle ilgili bir çözüm üretemediğinden çektiği fikir sancısını, bunalımını ve kafa karışıklığını ifade eder. Allahu A'lem.

    Vesselam.





+ Yorum Gönder