Sayılar ve Sıfırın Keşfi (es-sifr) 5 üzerinden 4.17 | Toplam : 6 kişi
  1. 1
    Desert Rose Kıdemli Üye
    Desert Rose
    Kıdemli Üye
    Desert Rose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 11,568
    Tecrübe Puanı: 166
    Yer: the silent deserts in my soul

    Sayılar ve Sıfırın Keşfi (es-sifr)


    Sayı yazısının icadı ve sistemli hale getirilmesi, son derece hayati bir önem taşımaktadır. Sayı sistemine, Müslümanların "es-sifr" dedikleri "Sıfır"ın(0) ilavesini, matematik ve medeniyetler tarihinde bir "devrim" olarak değerlendirebiliriz. Zira, şu anda çağdaş ilimin ve hayatın her cephesinin, bu "sistem"le ayakta durduğu bilimsel bir gerçektir. Bugünkü maddi medeniyetin inkişafı, ortalama on asır önce başlamıştır tespiti doğrudur.

    Bugün "Arap Rakamları" dediğimiz "sayı sistemi", matemetiğin temelini(bazını) oluşturmaktadır. Milletler, değişik işaretlerle bu ihtiyacı karşılamaya çalışıyorlardı. Mesela, "Romen Rakamları", yazı harfleriyle ifade edilmeye çalışılıyordu. Yüksek sayıları ifade etmek için bir sürü harfi yan yana dizmek gerekiyordu. Ayrıca hiçbir kaidesi de yoktu. H. G. Wells, "Kısa Dünya Tarihi" inde bu gerçeğin altını şöyle çizer:

    "Biçimsiz Roma Rakamları'nın yerini, bugün hala kullandığımız Arap Rakamları aldı. Sıfır işareti, ilk defa olarak icat edilip kullanılmaya başlandı."

    Bugünkü "sayı sistemi"nin, yani 1'den 9'a kadar olan sayıların, tesbitinin ilk defa Hintliler'e ait olduğu söylenmekle beraber; bu "sayı yazısı"nı, bizzat ifade eden ve sıfırla beraber "sayı sistemi" olarak kullanan, hiç şüphesiz ki, Müslümanlar'dır. Sıfır kullanılmadan önce; 1204 gibi bir sayıyı yazmak ve bunu 124'ten ayırmak için, 12.4 şeklinde nokta kullanıldığı, bir vakadır. "Sıfır"a, "es-sifr" diye isim veren ve onu matematiğe kazandıran, Müslümanlardır. Sedillot, "Materiauz Pour Servir a L'histoire Compara des sciences Mathematiques" adlı eserinde:

    "Her ne kadar Müslümanlar, bizim 'chiffres arabes = Arap rakamları' dediğimiz sisteme, 'chiffres indiens = Hind rakamlar' diyorlarsa da bu vaziyet, o rakamların menşeini Hindistan saymamıza, kafi bir sebep değildir. Çünkü Müslümanlar, 'proclus'un tarif ettiği bir alete de 'cercle İndien = Hind çemberi' ismini vermişlerdir. Zaten Arap rakamlarının, şekil itibariyle Hind rakamlarından büsbütün başka türlü olduğu da tesbit edilmiştir" der.

    Matematik tarihinin unutamayacağı büyük matematikçi Harezmi, yazdığı bir kitapta; sayıların ve sıfırın nasıl kullanılacağını bu sıfır dahil "sayı sistemi" ile nasıl çok yüksek basamaktan sayıların, kolayca gösterilebileceğin anlatır. Böylece, İslam coğrafyasındaki devlet dairelerinde, bu "sayı sistemi" kullanılmaya başlar. İslam matematikçileri, bu sayı sistemine dayanarak, dört işlemli hesaplar yaparlar.

    Harezmi, kitabında, sıfırın, çıkarmada kullanılmasını şöyle anlatır:

    "Sekiz, diğer sekizden çıkınca, geriye birşey kalmaz. Bu takdirde hanenin (basamak) boş kalmaması için, bir dairecik koy! Dairecik, boş hanenin yerine geçmek zorundadır. Eğer bu hane boş kalırsa, diğer haneler de tahdit edilmiş olurlar."

    "Sıfır"(0) olmadan ne matematik ne bilimler nede teknoloji olur. Sıfır, bir anlamda sayı sisteminin sihirli bileşenidir. Sayı sistemi ve bu sisteme dayanan bütün matematik sistemler, ancak "sıfır anahtarı"yla çözülür. Modern matematikte, "sıfır kavramı"nın önemi artmıştır. Bugün, sıfırsız, matematiği düşünmek, imkansızdır.

    Dr. Sigrid Hunke; şu tespiti yapar:
    "Neticede Arap rakamları, Batı'yı fethetti. Bu rakamların, tabii ilimler, nakliye, teknik ve ekonomik alandaki mühim rolü, Dünya'nın bütün medeni milletleri tarafından kabul olundu."

    Batı'nın, bu İslam rakamlarından haberi çok geç oldu. Daha doğrusu Batı, bu sistemi çok geç kavrayabildi. Pizalı Leonardo'nun, babası vasıtasıyla, Müslümanlarla ticari teması ve bir Müslüman öğretmenden ders alması; sayı sistemini ve işlemlerini öğrenip Batı'ya, götürmesini temin etti. Bu ise, XIII. yüzyılda mümkün olabilmiştir. Philip Hitti, "Pecis d'histoire des Arabes" de şöyle yazar:

    "İslam rakamlarının gayr-i müslim Avrupa'ya yayılması, herşeye rağmen inanılmayacak kadar ağır oldu. Şimali Afrika'da seyahat etmiş ve bir Müslüman mualliminden ders almış olan Pizalı 'Leonardo Fiboncci', 1202 tarihinde, en mühim hususiyeti, İslam rakamlarının kullanmasından ibaret bir eser neşretti. Avrupa matematiğinin başlangıcı, işte bu eser oldu. Eski rakam sistemiyle(Romen rakamları), bazı sahalarda hiçbir riyazi tekamüle imkan yoktur: Çünkü, bizim bugün bildiğimiz hesap ilminin temel taşları; sıfırla, İslam rakamlarıdır."


    Müslümanlar, sadece bu sistemi kurmakla kalmadılar. Ayrıca "cebir", "geometri" ve "trigonometri"nin de temel yapısını dokudular.

    Dr. Halil Bayraktar

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Cevap: Sayılar ve Sıfırın Keşfi (es-sifr)


    çok güzel bilgi verdiniz ödevimi yaptım


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Sayılar ve Sıfırın Keşfi (es-sifr)


    0 (sıfır)’ın kullanımının Kronolojik sıralaması;
    M.Ö. 3000: Mısırlılar tarafından bir sembol olarak kullanılmıştır.
    M.Ö. 700-500: Babilliler tarafından iki paralel çizgiden oluşan bir sembol olarak kullanılmıştır.
    M.S. 2. yy: Eski Yunan’da astronomi yazılarında kullanılmış, matematiksel bir anlam verilmemiştir.
    M.S. 632: Brahmagupta tarafından ilk defa matematiksel olarak kullanılmıştır.
    M.S. 830: Matematiksel olarak Hârizmî tarafından aritmetik işlemler ile kullanılmış ve açıklamaları yapılmıştır.
    M.S. 1200: Avrupa’da Arap’lardan alınarak yasaklara rağmen özellikle tüccarlar tarafından kullanılmış ve dünyaya yayılmıştır.


  4. Reklam

+ Yorum Gönder