Konusunu Oylayın.: Salaten Tüncina

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Salaten Tüncina
  1. 05.Nisan.2008, 18:14
    1
    Amenna
    Amenna

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2007
    Üye No: 1057
    Mesaj Sayısı: 1,268
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16

    Salaten Tüncina






    Salaten Tüncina Mumsema Ellâhümme salli alê seyyidinê Muhammedin ve alê êli seyyidinê Muhammed: Allahım, Efendimiz Hz. Muhammed'e ve Onun ailesine (soyuna) salat (rahmet) eyle!
    Salêten tüncînê bihê min cemî'il-ehvêli vel-êfêt: Öyle bir salat eyle ki, o salatla bizi bütün korku ve afetlerden koru!
    Vetegdî lenê bihê cemi'al-hâcêt: Ve bütün ihtiyaçlarımızı gider!
    Vetütahhirunê bihê min cemi'is-seyyiêt: Ve bütün günahlarımızı temizle!
    Veterfeunê bihê ındeke e'ledderacêt: Ve bizi en ali derecelere yükselt!
    Vetübelliğunê bihê egsal-ğâyêt: Ve bizi gayelerin en yücesine ulaştır!
    Min cemi'ıl-hayrâti filhayêti ve ba'del-memêt: Ve bizi hayatta da ölümden sonra da hayırların bütününe ulaştır!

    Birahmetike yê erhamerrahımîn:
    Rahmetinle bunları Senden istiyoruz ey Merhametlilerin en merhametlisi!
    (3 defa) Hasbünellâhü ve ni'melvekîl: ALLAH bize yeter; O ne güzel vekildir.
    Ni'mel-mevlê ve ni'mennesîr: O, ne güzel dosttur, ne güzel yardımcıdır.
    Ğufrâneke Rabbenê ve ileykel-mesîr: Bizi bağışla Rabbimiz, dönüş Sanadır.
    Êmîn yê Mücîbeddeavêt: Amin, ey bütün dualara cevap veren (Allahım)!
    Velhamdü lillêhi Rabbil-âlemîn: Hamd (şükür, övgü, minnet), âlemlerin Rabbi olan ALLAH'a mahsustur.


    Salaten Tüncina'yı Okuyun

    Eşref Ruşen, Çanakkale'nin adsız kahramanlarından biri olan, Afyon'un Sandıklı kazasının Kusura Karyesi'nden Hüseyin oğlu Mustafa Onbaşı ile olan mülakatını Anadolu delikanlısının orijinal, tabii ifadeleri içinde şöyle anlatır:
    Yüzbaşımız önümüzde:
    – "Haydi evlatlarım, anamız bizi bugün için doğurdu" diyerekten, elindeki kılıçla İngiliz’in ikinci istihkamına da girdik, oradan
    da kaçırdık İngiliz'i.
    –"Eee bu İngiliz cesur mu bari?"
    –"Askeri korkaktır, yani... Denizden gücü çoktur. Yoksa karada yüzü yoktur. Bir kere Türk'ün askerini gördü mü, gerisi geriye kaçmaya gücü yeter; yoksa başka bir şeye yetmez." Anlattığı fecaatli boğuşma sahnelerini, ölüm anlarını daha belirtebilmek için sözlerine ellerinin işaretlerini katarken gördüm ki, sağ elinin şehadet parmağının yarısı yok. Sebebini sordum. Mühimsemez bir eda ile dedi ki:
    "– Orada düştü gitti."
    – "Anlat, anlat yaralanınca nasıl oldun?"
    – "Ben gızgından bilmeden yaralandım. Arkadaşlar dedi ki: "Sen yaralanmışsın Mustafa Onbaşı. Yeninden kan sızıyor..." Bir de baktım, parmağım da yok. "Eh, ben yaralanmışım" dedim.
    – "Bari insan o aralık bir şey düşünebiliyor mu?"
    – Hiçbir şey düşünemiyor. Yalnız korkmuyor. O ateşin içinde öleceğini mi kalacağını mı bilemiyorsun. Zabitlerimiz bize tembih ederdi ki: "Oğlum, Salaten Tüncina'yı okuyun" derdiler. Bilenlerimiz okurdu. Bilmeyenlerimiz de tekbir alırdı.
    – Derler ki muharebede bizim askerlerin gözüne yeşil sarıklı askerler görünürmüş; siz de gördünüz mü onlardan?
    – "Hayır efendim, biz görmedik. Yalnız kuşlar vardı. Yeşil yeşil. Ateşin arasında gezerlerdi. Sonra zeytin ağaçlarına konarlardı. Başka bir şey görmedik. İşte o zeytin ağaçlarını kurşun, gülle kırmış, yıkmış, dalını budağını karıştırmış. O yeşil kuşlar oraya konarlardı. Kurşun murşun, Allah tarafından, onlara dokunmuyordu."


    öncelikle şunu belirteyim ki sadece dua etmek çözüm değil bizlerde elimizden geleni yapacağız gücümüzün yetmediği ve yaptklarımızın hayırlı olması için dua etmeliyiz
    sonra sadece ALLAH cc istemeliyiz içten bir dua olsun benim olsun selametle



  2. 05.Nisan.2008, 18:14
    1
    Amenna



    Ellâhümme salli alê seyyidinê Muhammedin ve alê êli seyyidinê Muhammed: Allahım, Efendimiz Hz. Muhammed'e ve Onun ailesine (soyuna) salat (rahmet) eyle!
    Salêten tüncînê bihê min cemî'il-ehvêli vel-êfêt: Öyle bir salat eyle ki, o salatla bizi bütün korku ve afetlerden koru!
    Vetegdî lenê bihê cemi'al-hâcêt: Ve bütün ihtiyaçlarımızı gider!
    Vetütahhirunê bihê min cemi'is-seyyiêt: Ve bütün günahlarımızı temizle!
    Veterfeunê bihê ındeke e'ledderacêt: Ve bizi en ali derecelere yükselt!
    Vetübelliğunê bihê egsal-ğâyêt: Ve bizi gayelerin en yücesine ulaştır!
    Min cemi'ıl-hayrâti filhayêti ve ba'del-memêt: Ve bizi hayatta da ölümden sonra da hayırların bütününe ulaştır!

    Birahmetike yê erhamerrahımîn:
    Rahmetinle bunları Senden istiyoruz ey Merhametlilerin en merhametlisi!
    (3 defa) Hasbünellâhü ve ni'melvekîl: ALLAH bize yeter; O ne güzel vekildir.
    Ni'mel-mevlê ve ni'mennesîr: O, ne güzel dosttur, ne güzel yardımcıdır.
    Ğufrâneke Rabbenê ve ileykel-mesîr: Bizi bağışla Rabbimiz, dönüş Sanadır.
    Êmîn yê Mücîbeddeavêt: Amin, ey bütün dualara cevap veren (Allahım)!
    Velhamdü lillêhi Rabbil-âlemîn: Hamd (şükür, övgü, minnet), âlemlerin Rabbi olan ALLAH'a mahsustur.


    Salaten Tüncina'yı Okuyun

    Eşref Ruşen, Çanakkale'nin adsız kahramanlarından biri olan, Afyon'un Sandıklı kazasının Kusura Karyesi'nden Hüseyin oğlu Mustafa Onbaşı ile olan mülakatını Anadolu delikanlısının orijinal, tabii ifadeleri içinde şöyle anlatır:
    Yüzbaşımız önümüzde:
    – "Haydi evlatlarım, anamız bizi bugün için doğurdu" diyerekten, elindeki kılıçla İngiliz’in ikinci istihkamına da girdik, oradan
    da kaçırdık İngiliz'i.
    –"Eee bu İngiliz cesur mu bari?"
    –"Askeri korkaktır, yani... Denizden gücü çoktur. Yoksa karada yüzü yoktur. Bir kere Türk'ün askerini gördü mü, gerisi geriye kaçmaya gücü yeter; yoksa başka bir şeye yetmez." Anlattığı fecaatli boğuşma sahnelerini, ölüm anlarını daha belirtebilmek için sözlerine ellerinin işaretlerini katarken gördüm ki, sağ elinin şehadet parmağının yarısı yok. Sebebini sordum. Mühimsemez bir eda ile dedi ki:
    "– Orada düştü gitti."
    – "Anlat, anlat yaralanınca nasıl oldun?"
    – "Ben gızgından bilmeden yaralandım. Arkadaşlar dedi ki: "Sen yaralanmışsın Mustafa Onbaşı. Yeninden kan sızıyor..." Bir de baktım, parmağım da yok. "Eh, ben yaralanmışım" dedim.
    – "Bari insan o aralık bir şey düşünebiliyor mu?"
    – Hiçbir şey düşünemiyor. Yalnız korkmuyor. O ateşin içinde öleceğini mi kalacağını mı bilemiyorsun. Zabitlerimiz bize tembih ederdi ki: "Oğlum, Salaten Tüncina'yı okuyun" derdiler. Bilenlerimiz okurdu. Bilmeyenlerimiz de tekbir alırdı.
    – Derler ki muharebede bizim askerlerin gözüne yeşil sarıklı askerler görünürmüş; siz de gördünüz mü onlardan?
    – "Hayır efendim, biz görmedik. Yalnız kuşlar vardı. Yeşil yeşil. Ateşin arasında gezerlerdi. Sonra zeytin ağaçlarına konarlardı. Başka bir şey görmedik. İşte o zeytin ağaçlarını kurşun, gülle kırmış, yıkmış, dalını budağını karıştırmış. O yeşil kuşlar oraya konarlardı. Kurşun murşun, Allah tarafından, onlara dokunmuyordu."


    öncelikle şunu belirteyim ki sadece dua etmek çözüm değil bizlerde elimizden geleni yapacağız gücümüzün yetmediği ve yaptklarımızın hayırlı olması için dua etmeliyiz
    sonra sadece ALLAH cc istemeliyiz içten bir dua olsun benim olsun selametle



    Benzer Konular

    - Salaten tüncina meali

    - Salaten tüncina dinle

    - Salaten tüncina fazileti

    - Salaten tüncina duası

    - Salaten tüncina oku

  3. 13.Şubat.2010, 11:08
    2
    Berât1
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2009
    Üye No: 49487
    Mesaj Sayısı: 1,228
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 47

    --->: Salaten Tüncina




    salaten tüncina.duası ...
    اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِاْلاَحْوَالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.

    Salâtü Tünciye
    Allâhümme salli ğalâ Muhammedin ve ğalâ âli Muhammed. Salâten tüncinâ bihâ min cemîğil-ehvâli ve'l-âfât ve tagdî lenâ bihâ min cemîği'l hâcât. ve tüdahhirunâ bih3a min cemîği's-seyyiât. ve terfeğunâ bihâ ğındeke eğlâ'd-Deracât. ve tübelliğunâ bihâ egsâ'l-ğayât min cemîğil hayrâti fi'l-hayâti ve bağde'l-memât. Bi rahmetike yâ erhamer rahimîn.
    Anlamı:




    "Allahım! Efendimiz Muhammed'e (sav) ve onun ehli beytine salât at. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirsin, bizin bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlersin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi bize bunları merhametinle nasip et. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."


    Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.

    Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.

    Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler. Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır. Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır. Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir: “Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili Hadisler için bkz: Müsned, Ahmed b. Hanbel 4/56; Mecmau’z- zevaid, 10/168; Cemu’l-fevaid, 2/618; el-Fethu’l-kebir, 2/357; ) Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda şafileri taklit etmiş oluyor.



  4. 13.Şubat.2010, 11:08
    2
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR



    salaten tüncina.duası ...
    اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِاْلاَحْوَالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.

    Salâtü Tünciye
    Allâhümme salli ğalâ Muhammedin ve ğalâ âli Muhammed. Salâten tüncinâ bihâ min cemîğil-ehvâli ve'l-âfât ve tagdî lenâ bihâ min cemîği'l hâcât. ve tüdahhirunâ bih3a min cemîği's-seyyiât. ve terfeğunâ bihâ ğındeke eğlâ'd-Deracât. ve tübelliğunâ bihâ egsâ'l-ğayât min cemîğil hayrâti fi'l-hayâti ve bağde'l-memât. Bi rahmetike yâ erhamer rahimîn.
    Anlamı:




    "Allahım! Efendimiz Muhammed'e (sav) ve onun ehli beytine salât at. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirsin, bizin bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlersin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi bize bunları merhametinle nasip et. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."


    Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.

    Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.

    Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler. Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır. Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır. Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir: “Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili Hadisler için bkz: Müsned, Ahmed b. Hanbel 4/56; Mecmau’z- zevaid, 10/168; Cemu’l-fevaid, 2/618; el-Fethu’l-kebir, 2/357; ) Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda şafileri taklit etmiş oluyor.



  5. 13.Şubat.2010, 11:10
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Salaten Tüncina

    Allah c.c. razı olsun güzel paylaşımlar için
    emeğinize sağlık


  6. 13.Şubat.2010, 11:10
    3
    Hüvel Baki..
    Allah c.c. razı olsun güzel paylaşımlar için
    emeğinize sağlık


  7. 19.Mart.2011, 22:52
    4
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,926
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Salaten Tüncina

    Salâtü Tünciye
    Allâhümme salli ğalâ Muhammedin ve ğalâ âli Muhammed. Salâten tüncinâ bihâ min cemîğil-ehvâli ve'l-âfât ve tagdî lenâ bihâ min cemîği'l hâcât. ve tüdahhirunâ bih3a min cemîği's-seyyiât. ve terfeğunâ bihâ ğındeke eğlâ'd-Deracât. ve tübelliğunâ bihâ egsâ'l-ğayât min cemîğil hayrâti fi'l-hayâti ve bağde'l-memât. Bi rahmetike yâ erhamer rahimîn.


    Allah c.c.razı olsun kardeşim.


  8. 19.Mart.2011, 22:52
    4
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Salâtü Tünciye
    Allâhümme salli ğalâ Muhammedin ve ğalâ âli Muhammed. Salâten tüncinâ bihâ min cemîğil-ehvâli ve'l-âfât ve tagdî lenâ bihâ min cemîği'l hâcât. ve tüdahhirunâ bih3a min cemîği's-seyyiât. ve terfeğunâ bihâ ğındeke eğlâ'd-Deracât. ve tübelliğunâ bihâ egsâ'l-ğayât min cemîğil hayrâti fi'l-hayâti ve bağde'l-memât. Bi rahmetike yâ erhamer rahimîn.


    Allah c.c.razı olsun kardeşim.





+ Yorum Gönder