Konusunu Oylayın.: Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen...
  1. 28.Mayıs.2007, 22:27
    1
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,292
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 39

    Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen...






    Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen... Mumsema Allâh’ım, nefsimizin fısıldadığı her kötülüğü, Sen hakkıyla bilensin, Sen «el-Alîm»sin.
    “Sizler içinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan yine sizi hesâba çeker.” (el-Bakara, 284)
    Allah’ım, ruhumuzun arayışındaki incecik yönelişlerden Sen haberdarsın, Sen «el-Habîr»sin.
    “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir.” (Hadid, 4)
    Allâh’ım, damarlarımızda dolaşan her zerreye Sen şâhitsin.
    “Biz insana şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 16)

    Yâ Rab!..
    Hangi köşeye gizlensem, hangi karanlığa hapsetsem günahımı, Sen’in nazarından, Sen’in nûrundan kaçıramam nefsimi ve nefsimin fısıldayışlarını!.. Güneşin ziyâsına dağ bile zevâl veremezken, bu âciz varlığımı Zât’ından nasıl gizli tutayım? Varlığım, Sana bunca yakınken, hangi ırak beni Sen’den uzak kılsın ki? Buna rağmen günahkârım; bunca “âşikâr”a karşı günahlardayım…
    Yûnus Emre Hazretleri, gönlünde «el-Basîr» olanın tecellîsi, boynunda şeyhinin emrini yerine getirememenin ağırlığı, elinde kalbî sâfiyetinin işareti olan tavuk ile çıkarken Taptuk Emre’nin karşısına, nasıl bir nasihat bırakıyor bizlere; düşündükçe utanırım her hâlimden! Allah’ın Basar sıfatını zerrelerinde hissederek mübah olanı dahî terk eden Yunuslar’a mukabil, bizler Allâh’ın rızasına muhâlif hatalara -kimselerin görmediği zannıyla- nasıl bir gafletle râm oluveriyoruz?.. İşte günâhın sırrı, unutmak!..
    “Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da onlara kendi nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” (el-Haşr, 19)
    Allah’ım, nefislerimizi Sen’den gâfil olmaktan koru!.. Yoldan çıkanlardan değil, yola revân olanlardan eyle bizi! Hatalarımıza bakıp da, bizleri gözden çıkarılanlardan eyleme!
    “Rabbim! Eğer Sen’in merhametini yalnız sâlih kullarının ümid etmesi gerekiyorsa mücrimler kime gidip sığınsınlar? Ey ulu Allâh’ım! Eğer Sen yalnız has kullarını kabul ediyorsan mücrimler kime gidip yakarsınlar?”
    Ve:
    “Çiçekler güneşli ve ıslak yerlerde açar.” derken Hz. Mevlânâ, nasıl davetkâr hüznün ve ümidin iç içe dönüp durduğu tevbe kapısına:
    «Gel!...» demede, «Ne olursan ol, gel!»
    Zira tevbe kapısı açık herkese… Tevbe edeceksen gel… O kapıya gelmek de bir nasib işte!


    Allâh’ım, yazmak, söylemek kolay; hatanın yangınını yürekte hissetmeyi lutfeyle! Gözyaşlarıyla günah yangınlarını söndürüp kalp bahçemizi yeşertebilmekle ikram et, şu âciz kullarına! Ve rahmet ümidinin sıcaklığıyla cennet iklimlerinden bereketlendir kalplerimizi!
    Günahımız çok, nisyânımız haddinden efzûn!... Lâkin ümidimiz, rahmetin!
    «Ârif olan, kusur ve kirlerini, kişinin önüne sermez.» (F. Attar) diyor velî kulun!..
    Yâ Rab, âriflerde tecellin bu ise, Zât’ındaki «es-Settar» sıfatının gölgesi altına al bizleri… Hani çocuk hatasını anlar da dudağını büker, bakamaz annesinin yüzüne; benim de yüzümü kaldıracak yüzüm yok… Lâkin:
    “-Kulumun zannı üzereyim!..” buyuran Yâ Rahmân, Yâ Settâr!
    Ve Rahîm olan Allâh’ım, îmansızlara dahî merhamet edip cömertçe nîmetler lutfeden Allâh’ım!.. Zâtından rahmet ümidi bekleyen şu âciz kullarını mahzûn eyleme.
    “Ey Rabbimiz, unuttuğumuz yahud hata ettiğimiz şeylerden dolayı bizi muâheze etme! Ey Rabbimiz bizden evvelkilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, tâkat getiremeyeceğimiz bir şeyi bize yükleme! Bizleri af et, mağfiret et, bizleri rahmetin içine al! Sen bizim Mevlâ’mızsın! Artık kâfirler güruhuna karşı bize yardım et!” (el-Bakara, 286)
    Sana, yine Sen’in öğrettiklerinle sığınmadayız. Âciziz, câhiliz, nefsimize karşı zâlimiz… Sen her birimize ilim, amel ve nusret ihsan et, ey yüce Allah’ım!..
    Alan Sen’sin, veren Sen’sin, kılan Sen!
    Ne verdinse odur, dahî nemiz var?!


  2. 28.Mayıs.2007, 22:27
    1
    Devamlı Üye



    Allâh’ım, nefsimizin fısıldadığı her kötülüğü, Sen hakkıyla bilensin, Sen «el-Alîm»sin.
    “Sizler içinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan yine sizi hesâba çeker.” (el-Bakara, 284)
    Allah’ım, ruhumuzun arayışındaki incecik yönelişlerden Sen haberdarsın, Sen «el-Habîr»sin.
    “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir.” (Hadid, 4)
    Allâh’ım, damarlarımızda dolaşan her zerreye Sen şâhitsin.
    “Biz insana şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 16)

    Yâ Rab!..
    Hangi köşeye gizlensem, hangi karanlığa hapsetsem günahımı, Sen’in nazarından, Sen’in nûrundan kaçıramam nefsimi ve nefsimin fısıldayışlarını!.. Güneşin ziyâsına dağ bile zevâl veremezken, bu âciz varlığımı Zât’ından nasıl gizli tutayım? Varlığım, Sana bunca yakınken, hangi ırak beni Sen’den uzak kılsın ki? Buna rağmen günahkârım; bunca “âşikâr”a karşı günahlardayım…
    Yûnus Emre Hazretleri, gönlünde «el-Basîr» olanın tecellîsi, boynunda şeyhinin emrini yerine getirememenin ağırlığı, elinde kalbî sâfiyetinin işareti olan tavuk ile çıkarken Taptuk Emre’nin karşısına, nasıl bir nasihat bırakıyor bizlere; düşündükçe utanırım her hâlimden! Allah’ın Basar sıfatını zerrelerinde hissederek mübah olanı dahî terk eden Yunuslar’a mukabil, bizler Allâh’ın rızasına muhâlif hatalara -kimselerin görmediği zannıyla- nasıl bir gafletle râm oluveriyoruz?.. İşte günâhın sırrı, unutmak!..
    “Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da onlara kendi nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” (el-Haşr, 19)
    Allah’ım, nefislerimizi Sen’den gâfil olmaktan koru!.. Yoldan çıkanlardan değil, yola revân olanlardan eyle bizi! Hatalarımıza bakıp da, bizleri gözden çıkarılanlardan eyleme!
    “Rabbim! Eğer Sen’in merhametini yalnız sâlih kullarının ümid etmesi gerekiyorsa mücrimler kime gidip sığınsınlar? Ey ulu Allâh’ım! Eğer Sen yalnız has kullarını kabul ediyorsan mücrimler kime gidip yakarsınlar?”
    Ve:
    “Çiçekler güneşli ve ıslak yerlerde açar.” derken Hz. Mevlânâ, nasıl davetkâr hüznün ve ümidin iç içe dönüp durduğu tevbe kapısına:
    «Gel!...» demede, «Ne olursan ol, gel!»
    Zira tevbe kapısı açık herkese… Tevbe edeceksen gel… O kapıya gelmek de bir nasib işte!


    Allâh’ım, yazmak, söylemek kolay; hatanın yangınını yürekte hissetmeyi lutfeyle! Gözyaşlarıyla günah yangınlarını söndürüp kalp bahçemizi yeşertebilmekle ikram et, şu âciz kullarına! Ve rahmet ümidinin sıcaklığıyla cennet iklimlerinden bereketlendir kalplerimizi!
    Günahımız çok, nisyânımız haddinden efzûn!... Lâkin ümidimiz, rahmetin!
    «Ârif olan, kusur ve kirlerini, kişinin önüne sermez.» (F. Attar) diyor velî kulun!..
    Yâ Rab, âriflerde tecellin bu ise, Zât’ındaki «es-Settar» sıfatının gölgesi altına al bizleri… Hani çocuk hatasını anlar da dudağını büker, bakamaz annesinin yüzüne; benim de yüzümü kaldıracak yüzüm yok… Lâkin:
    “-Kulumun zannı üzereyim!..” buyuran Yâ Rahmân, Yâ Settâr!
    Ve Rahîm olan Allâh’ım, îmansızlara dahî merhamet edip cömertçe nîmetler lutfeden Allâh’ım!.. Zâtından rahmet ümidi bekleyen şu âciz kullarını mahzûn eyleme.
    “Ey Rabbimiz, unuttuğumuz yahud hata ettiğimiz şeylerden dolayı bizi muâheze etme! Ey Rabbimiz bizden evvelkilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, tâkat getiremeyeceğimiz bir şeyi bize yükleme! Bizleri af et, mağfiret et, bizleri rahmetin içine al! Sen bizim Mevlâ’mızsın! Artık kâfirler güruhuna karşı bize yardım et!” (el-Bakara, 286)
    Sana, yine Sen’in öğrettiklerinle sığınmadayız. Âciziz, câhiliz, nefsimize karşı zâlimiz… Sen her birimize ilim, amel ve nusret ihsan et, ey yüce Allah’ım!..
    Alan Sen’sin, veren Sen’sin, kılan Sen!
    Ne verdinse odur, dahî nemiz var?!

  3. 28.Mayıs.2007, 23:44
    2
    ayfer hewal
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mayıs.2007
    Üye No: 466
    Mesaj Sayısı: 44
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: İSTANBUL

    --->: Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen...




    Alan Sen’sin, veren Sen’sin, kılan Sen!
    Ne verdinse odur, dahî nemiz var?!




    gerçekten de öylee ALLAH GÖZÜMÜZÜ DOYURSUN....SELAMETLE....


  4. 28.Mayıs.2007, 23:44
    2
    Devamlı Üye



    Alan Sen’sin, veren Sen’sin, kılan Sen!
    Ne verdinse odur, dahî nemiz var?!




    gerçekten de öylee ALLAH GÖZÜMÜZÜ DOYURSUN....SELAMETLE....

  5. 22.Nisan.2009, 23:30
    3
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2008
    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 1,184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16
    Bulunduğu yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    --->: Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen...

    amin.amin.

    çok güzel dua Allah cc razı olsun


  6. 22.Nisan.2009, 23:30
    3
    Kıdemli Üye
    amin.amin.

    çok güzel dua Allah cc razı olsun

  7. 22.Nisan.2009, 23:49
    4
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,835
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: Alan sen, Veren Sen, Kılan Sen...

    Paylaşım için Allah (c.c.) razı olsun..

    Ey Merhametlilerin en Merhametlisi! Ey Tövbeleri kabuleden ve Dualara icabet eden Rabbimiz! Sana yöneldik.Efendimizi şefaatçi yapıyor, ellerimizi O'nun mübarek ellerinin altında tutuyor ve istediklerimizi böylece istiyoruz.
    Ey Rabbimiz! Ettiklerimize binlerce tevbeler olsun.Günahımız çoktur ama, Senin rahmetinde her şeyi aşkındır, her şeyi kuşatmıştır.Rahmetin gazabını geçmiştir .Bize rahmetinle muamele eyle.
    Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp, bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak, gönülleri pak olan, sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.O'nun yanında cennete girmeyi, mübarek Cemalini görmeyi, Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasib eyle .
    Ey Rabbimiz! Mülkün sahibi sensin.Dilediğine mülkü verir, dilediğinden alırsın.Dilediğini aziz, dilediğini zelil edersin .Bütün hayırlar, iyilikler senin elindedirSen her şeye Kadirsin, Sen Lütfedensin bize dünyada ve ahirette iyilikler ver.
    Ey Rabbimiz! Bizim kalplerimize İslam nurunu, Kuran hidayetini bahşeyle.Bütün soyumuzu İslam’a ve Kur’ana bağlı insanlar eyleHepimizi müslüman olarak yaşat.Bizi dünya ve ahiret mutluluğuna nail eyle.
    Ey Rabbimiz! Habibin Muhammed Mustafa(sav) yüzü suyu hürmetine; müslümanların kalplerindeki her türlü ayrılık tohumlarını gider.Bizi ashab-ı kiram gibi birbirine dost ve birbiri için yaşayan insanlar eyle .


  8. 22.Nisan.2009, 23:49
    4
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Paylaşım için Allah (c.c.) razı olsun..

    Ey Merhametlilerin en Merhametlisi! Ey Tövbeleri kabuleden ve Dualara icabet eden Rabbimiz! Sana yöneldik.Efendimizi şefaatçi yapıyor, ellerimizi O'nun mübarek ellerinin altında tutuyor ve istediklerimizi böylece istiyoruz.
    Ey Rabbimiz! Ettiklerimize binlerce tevbeler olsun.Günahımız çoktur ama, Senin rahmetinde her şeyi aşkındır, her şeyi kuşatmıştır.Rahmetin gazabını geçmiştir .Bize rahmetinle muamele eyle.
    Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp, bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak, gönülleri pak olan, sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.O'nun yanında cennete girmeyi, mübarek Cemalini görmeyi, Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasib eyle .
    Ey Rabbimiz! Mülkün sahibi sensin.Dilediğine mülkü verir, dilediğinden alırsın.Dilediğini aziz, dilediğini zelil edersin .Bütün hayırlar, iyilikler senin elindedirSen her şeye Kadirsin, Sen Lütfedensin bize dünyada ve ahirette iyilikler ver.
    Ey Rabbimiz! Bizim kalplerimize İslam nurunu, Kuran hidayetini bahşeyle.Bütün soyumuzu İslam’a ve Kur’ana bağlı insanlar eyleHepimizi müslüman olarak yaşat.Bizi dünya ve ahiret mutluluğuna nail eyle.
    Ey Rabbimiz! Habibin Muhammed Mustafa(sav) yüzü suyu hürmetine; müslümanların kalplerindeki her türlü ayrılık tohumlarını gider.Bizi ashab-ı kiram gibi birbirine dost ve birbiri için yaşayan insanlar eyle .




+ Yorum Gönder