Satanizm / Diyanet İşleri Başkanlığı 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek
    sitare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 247
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    Satanizm / Diyanet İşleri Başkanlığı


    SATANİZM

    Özel olarak Hıristiyanlığa, genel olarak da bütün dinlere karşı “alternatif din” olarak sunulmak istenen yeni din arayışlarından birisi de Satanizm’dir.

    Kelime olarak Şeytan’a inanma, tanrı diye tapınma anlamlarına gelen Satanizm; Şeytan’a tapınma faaliyeti adı altında Yahudi- Hıristiyan geleneğine, Yahudi-Hıristiyan din tahakkümüne ve özellikle de Hıristiyanlığa karşı başlatılan bir reaksiyonun adı olmuştur. Buna “Modern Protesto Hareketi” demek de mümkündür. Bu hareket başta Hıristiyanlık olmak üzere, bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu kutsal değerlere karşı bir başkaldırıyı temsil etmektedir. Dolayısıyla, başta İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde ve özellikle de Amerika’da ortaya çıkan, oradan diğer ülkelere yayılan Satanizm; Şeytan’ın en önemli özelliği olan muhalefet ve başkaldırıyı esas alarak, dinin ve dini olan her şeyin karşısında, fakat Şeytan’ın ve onun temsil ettiği şeyin yanında yer alma hareketidir.

    Satanizm’in temelinde, geleneksel düşman olarak Hıristiyanlık dini görülmekte, toplum tarafından kabul gören temel ahlak kuralları reddedilmektedir. Cinsel sapıklıklar, cinayetler, kara büyü ve cadılık Satanistlerin bizzat yaptıkları olaylardır. Satanizm’de bazı sayıların özel bir anlamı ve önemi vardır. 13 sayısının kutsallığına inanılır. 666 sayısına da özel bir önem verdikleri bilinmekte olup, bu sayının kutsal kitaplarda (Tevrat, Zebur, İncil) geçen Şeytan ile ilgili ayet sayısına denk olduğu düşünülmektedir. Kedinin dünyada Şeytan’a en yakın hayvan olarak kabul edildiği, bu sebeple âyinlerinde kedi kurban edilerek ruhi anlamda Şeytan ile birleşmenin kabul gördüğü düşünülmektedir.

    Satanizm günümüzde ağırlıklı olarak Norveçte görülmektedir. ABD’de göçmen olarak dünyaya gelen Anton Szandor Lavey isimli Macar asıllı bir şahsın öncülüğünde kurulmuş ve bu kişi Satanist Kültüre birçok taraftar kazandırmıştır. LAVEY’in yazmış olduğu “ SATANİST BİBLE” (Şeytanın Not Defteri), isimli kitap, Satanist guruplarca Şeytan’ın kutsal kitabı olarak kabul edilmektedir.

    Bu kitapta;

    1-Sonsuz kişisel tatmin için çalış, 2) Hayatı canlı yaşa, 3- Düşmanından nefret et, sana vuranı yok et, 4) Basit bir hayat yaşa, hayvanlar gibi ol. 5) Şeytan, günah adı verilen düşünsel ve duygusal yücelikleri savunur. 6) Şeytan bir öcü gibi kullanıldığı takdirde, tüm dinlerin en iyi dostudur. 7) İstenmedikçe kimseye akıl verme Kendini sakın kandırma, şefkat gibi duygulara sakın kapılma... ilkeleri, Satanizmin temel öğreti ve felsefesi olarak açıklanmaktadır.

    Satanizm olgusu günümüzde düşüncede kalmayıp, bir inanç tarzına dönüştürülmüş, bu inancın öğretisi bazı sembolik tören ve ayinler olarak ortaya çıkmıştır. Satanist törenler, ortaya konulan pentagram işareti etrafında mumların yakılması, baltaların elde tutulması, ters haç işaretin çizilmesi veya tahta bir haç’ın yakılması, Şeytan’a dua edilmesi ve kurban olarak bir kedinin kesilerek kanının içilmesi ile gelişip, genellikle burçları aynı olan veya birbirine yakın kız ve erkeklerin cinsel ilişkiye girmeleri ile biter. Kedinin kurban edilmesinin sebebi ise kedinin Şeytan’a en yakın havyan olarak görülmesidir. Ayrıca törenlerinde civcivleri de ayak altında ezmek suretiyle öldürmektedirler. Yabancı ülkelerde yapılan ayinlerde ise Şeytan’a bakire kızlar da kurban edilmektedir.

    Satanizmin kendine has bazı özelliklerinin bulunduğu, bunların başında da büyük bir gizliliğin geldiği, grup üyelerinin aile ve yakın çevrelerinden bile Satanist olduklarını gizledikleri, buna sebep olarak herhangi bir açıklamada bulunmaları halinde, Şeytan’ın lanetine uğrayarak başlarına kötü olayların geleceğine inanmalarıdır.

    Satanist olaylar ülkemizde Ataköy’de meydana gelen iki gencin intiharı olayı ile ilk defa adını duyurmuş olup, günlerce tartışılmıştır. İntiharın seçilme sebebi; bütün semavi dinlerin kişilerin kendi hayatlarına son vermesini kesin bir şekilde yasaklamasından dolayıdır.İntihar eden şahıslar veya bazı gurup elemanları tarafından yapılan telkinlerle buna zorlanan şahıslar bir an önce ölüp Cehenneme giderek Şeytan’a hizmet etmeyi düşünmektedirler.

    Nasıl Satanist olduğunu anlatan bir yurttaşımızın ifadeleri çok dikkat çekicidir;

    “Ailemden kopmuş, sevgi bağım kalmamıştı. Maddi açıdan durumum ailem sayesinde oldukça iyiydi, zengin aile çocuğuydum kısacası. Değişik arayışlar içindeydim, macera arıyordum. Beyoğlunda takılıyorduk. Satanist bir grupla tanıştım ve Ataköy’de oturduğumu öğrenince benimle yakından ilgilendiler. Bana okumam için Satanizmle ilgili kitaplar verdiler. Okuduğum zaman oldukça ilgimi çekti. İşte aradığım şey dedim hemen. Mistik şeyler vardı kitapta, kıyamet gününden bahsediyordu, ölümsüzlükten falan bahsediyordu. Daha sonra beni Ataköy’de oturano gruptan diğer kişilerle tanıştırdılar. İlk başta benim oyun olarak baktığım ayinler yapıyorduk. Kendimi tutamayıp gülüyordum ama onlar çok ciddiydiler, sanki uçuyorlardı. İlk başlarda korktum gerçekten, ama sonra ben de onlardan biri oldum. Heavy Metal türü müzikler dinlerdik. Bu müzikleri yapanlara tapardık. Kedi kanına bayılırdık.

    Kedi öldürmeye, kanlarını akıtıp kurban etmeye bayılırdık. Akla hayale gelmeyen sapık zevklere sahiptik. Aklıma geldikçe kendimden utanıyorum. Kedi kanını içip ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışanlar bile vardı içimizde. Ben de buna inanmıştım. Kanı içmek için içimden büyük bir istek geliyordu. Fakat midemin bulanması bunu engelliyordu. Kandırdıkları gençlere ölümsüzlüğü ve dünyayı ele geçirmeyi vadediyorlardı. Bir oyun oynuyorduk sanki. Şeytan’a tapar gözükecektik fakat asıl amacımız Şeytan’ı yok edip dünyayı ele geçirmekti. Şimdi tüm bunlara gülüyorum.”

    Bu kişi tanıdığı bir Satanistin bazı davranışlarını şöyle anlatıyor:

    “Sürekli Pendagram’ı dinleyen Serdar isimli arkadaşımız, gizli güçlerle bağlantısı olduğunu iddia ederdi, evine gittiğimizde bazen aklını kaçırmış gibi delilikten öte hareketlerde bulunurdu. Kur’an yapraklarının üstüne oldukça sapık eylemlerde bulunduğuna bizzat şahit oldum. Hepimiz tambir din düşmanıydık, özellikle İslamiyet’in. Kur’an-ı Kerim yapraklarına, cami duvarlarına ve cami bahçesindeki musalla taşlarına akla gelmedik sapıkça eylemlerde bulunur ve kendimizi tatmin ederdik. Böyle yaparak Şeytan’a hizmet edeceğimiz şeklinde beynimiz yıkanmıştı. “Eminim Şeytan bizi seyrederken kıskanıyordur” diye onunla alay ederdik. İnternetten Şeytan’la sohbet ederdik. En çok onu yaparken heyecanlanırdık.”

    Genç bir nufusa sahip olan ülkemizin gelişmesini istemeyen bazı odakların, gençlerimizi ya sapık düşünce ve örgütlerin maşası haline getirmek istedikleri, ya da sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelere alıştırabilmek için gayret sarfettikleri bilinmektedir.
    Dini çoğulculuğun ve çeşitli dini inanç ve kültüre mensup insanların karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde bir arada yaşamasının giderek önem kazandığı günümüz dünyasında, Satanizm gibi, yeri geldiğinde şiddet ve teröre de başvurabilen bir hareketi “din” olarak kabul etmek mümkün olmadığı gibi “din” kisvesi altında ortaya konulmak istenen ve bir anlamda –İslam da dahil- bütün dinleri ve mensuplarını ilgilendiren bu harekete karşı ilgisiz kalmak da mümkün değildir.

    kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı resmi web sitesi


    İlgili Yazılar

  2. 2
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek
    sitare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 247
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    --->: Satanizm / Diyanet İşleri Başkanlığı


    Bir haberden alıntı:
    "Almanya'da geçen ay Armin M.... bilgisayar teknisyeninin internette verdiği ilana cevap veren Jürgen B. Brandes'i yemesiyle ortaya çıkan yamyam dehşeti, dün akşam ZDF televizyonunda yayınlanan haberle tekrar hortladı. ZDF'de anne ve babasıyla katıldığı satanist ayinlerini anlatan 34 yaşındaki pedagoji öğrencisi Steffi, "Kurbanlar arasında yeni doğmuş bebekler ve anaokuluna giden çocuklar da bulunuyordu. Bedenleri testereyle kesilirken çığlıklar atıyorlardı" dedi. Şeytan adına kurban Steffi'nin itiraflarıyla Yamyam Armin M.'nin pek ciddiye alınmayan "Bu ülkede benden başka yüzlerce yamyam var" ifadesi de doğrulanmış oldu. ZDF'de anne, babasının eski bir satanist örgütü üyesi olduğunu belirten Steffi, tanık olduğu ayinlerdeki akıl almaz vahşeti şöyle anlattı: "Ayinlerde şeytan adına insanlar kurban ediliyor ve canlı canlı yeniyordu. Bu tür ayinlere sürekli gidiyorduk. Masa üzerine bağlanan kadınlara tecavüz ediliyordu. Kurbanlar arasında yeni doğmuş bebekler ve anaokuluna giden çocuklar da bulunuyordu. Bedenleri testere ile kesilirken bağırıyorlardı. Sonra da herkes etlerden bir parça yemek zorundaydı..." Anlattıkları ile milyonlarca insanın adeta kanını donduran Steffi, ayinlere katılanların isimlerini de açıkladı.
    Savcıdan soruşturma
    Trier Başsavcısı, şok açıklamaların ardından soruşturma başlattı. Başsavcı Georg Jungling, "Steffi, kendisinin de yer aldığı satanist oluşum ve ayinlerle ilgili birçok bilgi sundu. Olay hakkında soruşturma başlattık. En ince ayrıntısına kadar araştıracağız" dedi. Bu arada ZDF muhabirleri, vahşete tanık olan iki kişinin daha bulunduğunu, bu kişilerin Steffi'nin anlattıklarını doğruladığını bildirdiler. Program izleyen milyonlarca televizyon seyircisi ise, vahşeti protesto yağmuruna tutarken, adli makamların satanistlere karşı alınan önlemleri sertleştirmesini istediler."

    İnsanı en iyi bilen, onu yaratan Allah'tır. O Allah da kitabında insanın, "iman, ibadet, ahlak ve iyilikler sayesinde insanın meleklerden daha üstün bir dereceye çıkabileceğini, bu değerlerden uzak kaldığı zaman ise en aşağılara inebileceğini, hayvanlardan daha aşağı derecelerde yer alabileceğini ifade buyuruyor. İmanı, ibadeti, güzel ahlakı ve iyilikleri öğretiyor, örnek ve eğitimci olarak Sevgilisi Peygamber'i (s.a.) insanlara gönderiyor. Bugün yeryüzünde, İslam'dan başka sahih (Peygamberi tarafından tebliğ edildiği gibi korunmuş ve bu çağın insanlarına rehber olabilecek) bir din yok. İslam'dan başka dinlerin insanlara takdim ettiği sahih bir inanç ve beşeri gidişi kontrol edecek, gerektiğinde ona müdahale ederek doğru yola yönlendirecek bir hayat düzeni mevcut değil; bu dinler, varlıklarını koruma adına beşerin çağdaş yönelişine müdahale etmiyor, katkıda bulunuyorlar. İçlerinde, eşcinsellerin evlenmelerini onaylayanları bile var.
    Çağımız modernizmden sonra, aslında bir bakıma onun uzantısı ve/veya reaksiyonu olan postmodernizmi yaşıyor; bu felsefede mutlak hakikat, mutlak değer, sahih inanç ve hayat nizamı diye bir anlayış, bir kabul, bir uygulama mevcut değil, her şey göreceli, herkesinki kendine iyi (ise başkaları da öyle kabul etmek durumunda), bireyin hak ve özgürlüğü öncelikli, ödevlerinden söz eden yok. Böyle bir anlayış içinde yetişen insanların büyük çoğunluğu inanç, maneviyat ve bunlara bağlı ahlak anlayışı ile hayat tarzından uzak. Şu anda ABD'de 40 milyon ateist yaşıyor; evet bunlar tanrıya inanmıyorlar; çünkü çevreleri ve yetişme şartları sahih bir Tanrı inancına ulaşmaları için uygun değil. Sonuç satanistler, eşcinseller, aile içinde (mahremler arasında) en çirkin ve tüyler ürperten seks ilişkileri, dağılan aileler, düzgün bir aile ortamından uzak yetişen yeni nesiller, küçük yaşta başlayan uyuşturucu alışkanlığı... Evet bilim ve teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ama hangi hayatı?! Dinsiz ilim kör oluyor, topal oluyor.
    Hep Batı'yı övenler, kendi değerlerimizi görmezden gelenler biraz da bu gerçekleri göz önüne alarak değerlendirmeler yapsınlar.

    Prof.Dr.Hayrettin Karaman



+ Yorum Gönder