Muttakiler 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    Muttakiler


    Allah Teala buyurmuştur ki: “Muhakkak ki, Allah muttakileri sever.”(Tevbe 4)
    Muttakiler:
    Gaybe iman eden, namazı ikame eden ve Allah’ın rızıklarından infak eden, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e indirilene ve ondan öncekilere indirilenlere iman eden, ahirete yakin ile iman eden, ahitlerine vefa gösteren, Allah’ın haram kıldıklarından sakınan, Allah’a itaat eden, peygamberlerin sonuncusu ve efendisi ile gönderilen şeriata tabi olanlardır.
    Onlar Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Onlara şeytan aksilik çıkardığı zaman Allah’ın cezalandırmasını, bol sevabını, vaadini ve tehdidini hatırlayarak tevbe ederler, Allah’a sığınarak O’na yönelirler ve hemen O’na dönüş yaparlar. Onlar üzerinde oldukları şeyi gördüklerinde bu halden uyanarak istikamete dönerler.
    İbn Abbas radıyallahu anhuma dedi ki: “Muttakiler: Allah’a şirk koşmaktan kaçınan ve Allah’a itaat ile amel eden müminlerdir.”
    Yine şöyle demiştir: “Muttakilerden maksat bildikleri hidayeti terk etmenin cezası konusunda Allah'tan sakınanlar ve hidayetin getirdiği hakikati tasdik ile Allah'ın rahmetini dileyenlerdir.”
    el-Hasen el-Basri dedi ki: “Müttakîler Allah'ın kendilerine haram kıldık­larından kaçınan ve farz kıldıklarını edâ edenlerdir.”
    Nitekim denilmiştir ki; Ömer b. el-Hattab radıyallahu anh, Übey b. Ka’b radıyallahu anh’e takva hakkında sordu. O da dedi ki:
    “Hiç dikenli bir yoldan geçtin mi?”
    “Evet” dedi.
    “Peki ne yaptın?” diye sordu.
    “Paçayı sıvadım ve sakınmaya gayret ettim.” Dedi.
    “İşte takva budur.” Dedi.[4]
    “Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarındadır. Güçlü ve Yüce Allah'ın huzurunda hak meclisindedirler.”(Kamer 54-55)
    --------------------------------------------------------------------------------
    [1] Müslim; Kitabu’l-Birr.
    [2] Müslim; Kitabu’l-Birr.
    [3] Nevevi Şerhu Sahihi Müslim (16/121)
    [4] Bkz.: İbn Kesir: Tefsiru’l-Kurani’l-Azim (1/42, 2/290)


  2. 2
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    --->: Muttakiler


    Muttaki, muttakilerin vasıfları ve muttakilerin akıbetine gelince.
    Kur'ân-ı Kerim'de "Sıdkı (doğru olan Kur'ân-ı) getiren ve onu doğrulayan, işte onlar muttakilerdir. " (ez-Zümer, 39/33) âyetinde muttaki hülasa olarak "sıdkı getiren ve onu doğrulayan" olarak tanımlanırken "Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz bir (iyilik) değildir. Asıl;birr (iyilik, takvâ, taat), Allah'a, âhiret gününe, meleklere, Kitâba ve nebilere iman eden; mala olan sevgisine rağmen akrabalara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan (köle ve esir)'lara mal veren; namazı kılan; zekâtı veren; ahidleşince ahdini yerine getiren; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenlerin (yaptıklarıdır) İşte sadık olanlar onlardır ve muttakiler de onlardır" (el-Bakara, 2/177) âyetinde muttakilerin vasıfları uzun bir şekilde belirtilerek tanımlanmaktadır. Muttakilerin vasıfları ifade edilirken bu âyeti eksen olarak ele almak gerekir.
    Kur'ân-ı Kerim'de birçok yerde sıdk ile takvâ birbiriyle çok sıkı ilişkili olarak kullanılmıştır. Öyle ki sıdkı tasdik etmek başlıbaşına muttakinin tanımı olmuştur. "Kim verir ve ittikâ ederse ve o en güzeli tasdik eder(doğrular)'sa; biz onu en kolay olana müyesser kılacağız. " (el-Leyl 92/5-7).
    "Ey iman edenler Allah'tan ittikâ edin ve sadıklarla beraber olun" (et-Tevbe, 9/119) âyetlerinde bu sıkı ilişki çok bariz bir şekilde görülmektedir. Âlû İmrân sûresinde de muttakilerin vasıfları arasında "onlar sadıklardır" (âyet,15) vasfı yer alır. Kur'ân-ı Kerim'de birçok yerde yer alan muttakilerin vasıflarına gelince: Yukarıda geçen Bakara, 177'deki toplayıcı sıfatları şöyle sıralamak mümkündür:


  3. 3
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    --->: Muttakiler


    1- İman: "Fakat asıl birr (iyilik) Allah'a, âhiret gününe,meleklere, kitaplara, peygamberlere iman edenlerinkidir. "
    Muttakinin ilk ve temel vasfı imandır. Çünkü iman, takvanın esası, takvâ ise imanın binasıdır. Temelsiz bina kurulamayacağı gibi, sadece temele de bina denilemez. Aksi taktirde eksik olmaktan kurtulamaz
    Allah'a iman; insanlık hayatında çeşitli kuvvetlere, muhtelif eşyaya, muhtelif değerlere ubudiyetten kurtulup hürriyete ulaştığı, bir tek ma'budun huzurunda, tek saf halinde, diğer kimselerle eşit düzeye yüceldiği ve nihâyet, her değerin ve her eşyanın üstüne yükseldiği bir dönüm noktasıdır. Allah'a iman aynı zamanda buhranlardan nizama, bataklıktan selâmete ve ayrılıktan yön birliğine geçiş noktasıdır. İnsanlık bir tek Allah'a iman edip bağlanmadıkça ne doğru yolu bulabilir, ne de ciddiyet ve eşitlik ölçüsü içinde varlık aleminin birleştiği gibi el ele verip münasebet ve hedeflerini bir noktada toplayabilir. Âhiret gününe iman ise ceza ve mükâfat konusunda Allah'ın adâletini kayıtsız şartsız kabul etmektir. Âhiret gününe iman yeryüzündeki hayatın başıboş ve hiç bir ölçüye bağlı olmadığı fikrini reddedip herşeyin ölçü içerisinde cereyan ettiğini kabullenmektir. Ceza ve mükâfatların yeryüzünde tam olarak yerini bulmadığını gören insanoğlu, âhirete imanı sayesinde, iyiliğin er geç mükâfatının verileceğine inanır ve huzurla yaşar. Meleklere imana gelince bu insan idrakiyle hayvan idrakinin, insanın varlıklar hakkındaki düşüncesiyle hayvan düşüncesi arasındaki farkların ayrılış noktası olan gayp âleminden bir cüz'e imandan ibârettir. İnsan, duygusallığının ötesindeki varlıklara da iman eder. Fakat, hissin elinde bağlı olan hayvan, bu mertebeye ulaşamaz. Kitaplara ve peygamberlere iman ki; bununla bütün peygamberler ve bütün risâletlere iman kastedilmektedir. Bu iman beşeriyetin birliğine, yaratanın birliğine,dinlerin birliğine ve Allah nizamının birliğine iman etmekten ibarettir. Geçmiş peygamberlerin ve risâletlerin miraslarına varis olan mü'minin bu şuuru ayrı bir değer taşımaktadır.
    Muttakilerin iman özelliği diğer âyetlerde de birçok defa yer almakta, hatta bazen iman edenler ile muttakiler birbirleri yerlerine kullanılmaktadır. "İşte bu kitap, kendisinde hiç şüphe yoktur; muttakiler için hidâyet (yol gösterici) 'dir. Onlar (muttakiler) ki gayba iman ederler " (el- Bakara, 2/1-2)
    "Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler âhirete de yakînen iman beslerler" (el-Bakara, 2/4).


  4. Reklam

  5. 4
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    --->: Muttakiler


    2- İnfak: "Muttaki malını seve seve yakınlarına, yetimlere, miskinlere, yolculara, dilenenlere ve kölelere (veya esirlere) infak eden kimsedir.
    Buhârî ve Müslim'de Rasûlullah (s.a.s.)'in şöyle buyurduğu rivâyet edilmektedir: En faziletli sadaka senin sağlıklı ve eli sıkı zengin olmayı ümid edip fakirlikten korktuğun zamanda verdiğin sadakadır. Bu hadisi şerifi yüce Allah'ın: "Malını seve seve yakınlarına veren..." buyruğu münasebetiyle hatırlıyoruz. Ona olan sevginiz dolayısıyla nefsinizin ona karşı bir duygu beslediğini gördüğünüz bir lokmayı, bir yemeği, bir malı veya başka bir şeyi nefsinizi zorlayarak infak edebiliyor iseniz, sizler bu âyette sözü geçen makama ehil kimselersiniz demektir. Nefsi, çok şey vermek istemeyen kimse, az şey vermeye kendisini zorlamalıdır.
    Tirmizi ve İbn Mace, Rasûlullah (s.a.s.)'ın şöyle buyurduğunu rivâyet eder: "Şüphe yok ki malda zekâtın dışında bir hak vardır. " Ondan sonra:
    "Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz "birr" değildir..." buyruğunu okudu.
    "Yakınlarına, yetimlere, miskinlere, yolculara, dilenenlere ve köleleri, esirleri kurtarmak için seve seve ve övünerek malı vermenin kıymet ölçüsü nedir?
    "Ve onlar (muttakiler) kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler"(el-Bakara, 2/4).
    "Onlar (muttakiler) bollukta ve darlıkta infak ederler" (Alu İmran, 3/134).
    "Kim (fakirlere) verirse ve ittika ederse ve en güzeli (İslâm'ı) doğrularsa, Biz de onu en kolaya müyesser kılarız" (el-Leyl, 92/5-7).
    "Ve Allah rızası için malını verip temizlenen etkâ (en muttaki kimse) ondan (cehennem'den) uzak tutulacaktır"(el-Leyl, 92-117,118).
    "Mallarınız ve evlatlarınız sizin ipin bir fitnedir. Büyük mükâfat ise Allah katındadır. O halde gücünüz yettiğince ve Allah'tan ittika edin, dinleyin, itaat edin ve kendiniz için mal infak edin. Kim nefsinin (koyu) cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir" (et-Teğâbun, 64/I5-16).


  6. 5
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    3- Namaz. "Ve (asıl birr, iyi takva) namazı kılanınkidir."
    Muttakilerin en belirgin özelliklerinden biri de namaz kılmalarıdır. Kur'ân-ı Kerîm'de müteaddit defalar muttakilerin, mü'minlerin bu özellikleri vurgulanır: "Bu (Kur'ân) kendisinde hiç şüphe olmayan ve muttakiler için hidayet rehberi kitabtır. Onlar gaybe iman eden ve namazı kılanlardır" (el-Bakara, 2/2-3).
    "Sen yüzünü muvahhid olarak dine çevir. Hepiniz O'na dönün, O'ndan ittika edin; namazı kılın, müşriklerden olmayın?" (er-Rum, 30/30-31).
    "Âlemlerin Rabbine teslim olayım (diye) ve namaz kılın ve o (Allah'a)na ittika edin diye emrolunduk" (el-En'âm, 6/71,72)


  7. 6
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    - Zekât Verme:
    "Ve (asıl birr, iyilik) zekâtı vereninkidir. "
    Zekât, Allahü Teâlâ'nın zenginin servetinden fakire hak olarak tanıdığı ve İslâm'ın sosyal vergisi olarak ödenmesi gereken bir farizedir. Mal ve mümkün asıl sahibi Allahü Teâlâ olduğundan kullarına servet ihsan ederken bu servetten fakirlere zekât ismi altında bir hak ayırmalarını da şart koşmuştur. Daha önceki konularda zekatla sadaka mutlak olarak zikredildiği halde buradaki ayet-i kerime de önce Allah yolunda verilecek sadaka, sonra da zekât beyan edilmektedir. Bu konuda açıkça anlaşılıyor ki sadaka zekâtın yerini tutmadığı gibi, zekât da sadakanın yerini tutamamaktadır. Zekât farz kılınan bir vergi, sadaka ise gönülden kopan bir yardımdır. "Birr" denen hayır ancak kişinin icrasıyla gerçekleşir. Her ikisi de İslâm'ın emirlerindendir. Kur'ân-ı Kerim, sadakadan hemen sonra zikrettiği zekâtı farz olarak bildirmiştir. Zekât farizasını yerine getirmekle sadaka vermekten kurtulmuş olamayacağımız gibi; sadaka vermekle de zekâtı yerine getirmiş olamayız."


  8. 7
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    5- Ahde Vefa:
    "Ve(asıl birr, iyilik) ahidleştiklerinde de ahidlerinde duranlarınkidir."
    "...İslâm'ın prensip edindiği ahde vefa imanın, ihsanın ve insanlığın alâmeti olarak Kur'an-ı Kerim'in bir çok yerinde zikredilir. Fertler, milletler ve devletler arasında itimad ve güvenin sağlanabilmesi için ahde vefa şarttır. Bu ise, Allah'la kullar arasındaki "ahd"e vefa etmekle başlar. Bu özelliğe sahip olunmadığı takdirde hayatı kararsızlık ve endişe kaplar; kimse kimsenin vaadine güvenmez ve insanoğluna itimad edilemez. İslâm'ın takip ettiği ahde vefa prensibi sayesinde insanlık en yüksek zirveye ulaşmıştır. Bu zirveye ancak İslam nizamı ve hidayeti sayesinde ulaşılır."
    "Allah'ın üzerinizdeki nimetlerini ve "dinledik itaat ettik" dediğiniz zamanki andınızı hatırlayın. Allah'tan ittika edin. Şüphe yok ki, Allah göğüslerin sakladığını (sırları) bilendir" (el Maide, 5/7).
    "Hayır! Kim ahdini yerine getirir ve ittika ederse şüphesiz Allah da muttakileri sever" (Âlu-İmran, 3/176).
    "Müşriklerin Allah ve Rasulü katında nasıl bir ahdi olabilir? Ancak Mescid-i Haram yanında kendileriyle anlaştıklarınız hariç. Onlar size dürüst davrandıkça siz de onlara dürüst davanın. Şüphesiz Allah, muttakileri sever" (et-Tevbe; 9/7).
    "Ancak andlaşma yaptığınız müşriklerden (andlaşma şartlarından) hiç bir şeyi size eksik bırakmayan ve size karşı hiç kimseye arka çıkmayanların andlaşmalarını, kendilerine tanıdığınız süreye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah muttakileri sever" (et-Tevbe, 9/4).


  9. 8
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    6- Sabr:
    "Ve (asıl iyilik-birr-)zorda, darda ve savaş zamanında sabredenlerinkidir"
    Takva, hakka ulaştıran bir yoldur. Takva yolu çeşitli zorluk ve meşakkatlerle doludur. Bu meşakkatler ve engelleri sabrederek aşmak takvadır.
    "İbn Kesir, Ömer b. el-Hattab (r.a.)'ın bir günü Übeyy b. Kab'a takvayı sorduğunu ve Übeyy'in ona şöyle dediğini anlatır:
    - Hiç dikenli bir yolda yürüdün mü?
    Hz. Ömer:
    - Evet yürüdüm. Übeyy:
    - Peki ne yaptın?
    Hz. Ömer:
    - Elbisemi topladım ve dikenlerin bana zarar vermemesine alabildiğine gayret ettim.
    Übeyy:
    - İşte takva budur."
    "Dikenli yolda yürümek" olarak tabir edilen takva, sabırla iç içedir. Hattâ bazen takva yerine sabır kullanıldığı olur. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "De ki: Ey iman eden kullarım, Rabbınızdan ittika edin. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik var. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere mükafatlar hesapsız ödenecektir" (ez-Zümer, 39/10).
    "Sabret. Sabrın da Allah'ın (inayeti) iledir. Onlar (kâfirlere) karşı tasalanma; onların kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı sıkıntıya da düşme. Çünkü Allah ittika edenler ve muhsinlerle beraberdir" (en-Nahl, 16/127-128).
    "Bu facialar ve şiddetler karşısında insanın paniğe kapılmaması; hayatın sıkıntılı ve çetin günlerinde kendine hâkim olabilmesi için ruhların terbiye edilip hazır hale getirilmesi ile mümkündür. Allahü Teâlâ'nın her zorluktan sonra bir kolaylık lutfedeceğini bilip sabır, sebat ve tahammül göstermek gerekir. Şüphesiz ki bu, Allah'dan ümidi kesmemenin, O'na bağlanıp O'na güvenerek yeryüzünü islâh edip adaleti hâkim kılmakla vazifeli olan bir ümmetin bütün güçlükler karşısında sabır ve metanetle yoluna devam etmesi lâzımdır. Fakirlik ve sefalete karşı kuvvetsizlik ve hastalığa karşı sabır... Kifayetsizlik ve azlığa karşı sabır... Cihad ve muhasaraya karşı sabır... Her hale ve her duruma karşı sabır... Yüklenilen büyük vazifeyi huzur, emniyet ve itidalle hedefine ulaştırabilmek için bu sabırlar şarttır.
    "Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Ne sen ne de kavmin daha önce bunları bilmiyordunuz. O halde sabret, şüphesiz akıbet (iyi sonuç) muttakilerindir" (Hud, 11/49).
    "Kim (Allah'tan) ittika ederse ve sabrederse Allah muhsinlere (iyi davrananların) ecrini (mükafatını) zayi etmez. "
    "Eğer sabredip ittika ederseniz, onların (düşmanların) hileleri size zarar vermez" (Âlu İmrân, 3/120).
    "Yemin olsun ki mallarınız ve nefislerinizle imtihan olunacaksınız ve sizden önce kitap verilenlerden ve müşriklerden üzücü çok şey işiteceksiniz. Eğer sabreder ve ittika ederseniz işte bu büyük işlerdendir" (Âlu İmran, 3/187).
    "Evet, siz sabreder ve ittika ederseniz ve bu (düşmanlar) da ansızın üstünüze gelecek olurlarsa Rabbınız size beşbin melekle imdad edecektir" (el-Enfal, 8/125).
    "Ey iman edenler sabredin, (düşmanlarınızla) sabır yarışı edin, nöbet bekleşin (cihada hazır bulunun) ve Allah'tan ittikâ edin ki, felâha erişesiniz"(Alu İmran, 3/200).
    Muttakilerin Bakara sûresi 177. ayetinde sayılan vasıfları "İşte bu (vasıflara sahip olanlar) sadıklar ve işte bunlar muttaki olanlardır" (el-Bakara, 2/170) sonucuyla bağlanmaktadır.
    Muttakilerin özellikleri ayette şöyle ifade edilir: "Rabbınızdan bir mağfirete ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, muttakiler için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar (muttakiler) bollukta ve darlıkta infak ederler, öfkelerini yutarlar insanları affederler. Allah da ihsan edenleri sever. Ve onlar bir kötülük yaptıkları zaman yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak (anarak) hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar yaptıklarında bile bile ısrar etmezler. İşte onların mükafatı Rablarından mağfiret ve altından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlerdir. Çalışanların ecri ne güzeldir" (Alu İmran, 3/133-136).


  10. 9
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    7- Öfkelerini Yutmak:
    "Genişliği gökler ve yer kadar olan Cennetin kendileri için hazırlandığı muttakiler, bollukta ve darlıkta infak ederler ve öfkelerini yutarlar" (Alu İmran, 3/134).
    Öfke kızgınlıktan dolayı kalbin alevlenmesi halidir. Onun yenilmesi ise kişinin kendisini sabra yöneltip tutması ve öfkenin herhangi bir etkisini ortaya çıkarmamasıdır.
    "Öfkeyi yutmak insanın zarar gördüğü insanlara karşı kalbinde duyduğu yakıcı intikam hissini, intikama gücü yettiği halde tutup kalbinden taşmasını ve çıkmasını engellemek, intikam almayıp sabır ile onu hazmetmektir" (Elmalılı, M.Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, II, 1177).
    Rasulullah bir hususta şöyle buyuruyor: "İntikamını almaya kadir olduğu halde öfkesine hâkim olan kimseyi Cenab-ı Allah Kıyamet günü bütün mahlukatın huzurunda çağırır ve dilediği huriyi almakta onu serbest bırakır" (Tirmizi, Birr, 74).
    Yine başka bir hadiste Rasulullah:
    "İntikam almaya gücü yettiği halde öfkesini tutan kimsenin kalbini Allahu Teâlâ hazretleri emniyet hissi ve iman ile doldurur" (Ebu Davud Edeb, 3).


  11. 10
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    8- İnsanları Bağışlamak:
    "(O muttakiler) insanları bağışlayanlardır" (Âlu İmran, 3/134). Öfkelerini yenmekle insanları bağışlamak birbirini izleyen özelliklerdir. Öfkeyi yenmenin pratik olarak görünüşü insanları affetmektir.
    Yani affetmek, öfkeyi yutmanın pratik bir tezahürüdür.
    İnsanları, affetmek Allah'ın kanununu çiğneme hususunda değil insanın kendi şahsına karşı yapılmış bir hatayı affetmektir. Yoksa Allah'ın dini hususunda müsamaha olmaz.
    Rasulullah (s.a.s.)'ın hayatında bunu bariz bir şekilde görmekteyiz. Mesela had gerektiren bir hırsızlık hususunda "Kızım Fatıma dahi olsa elini keserim" deyince Rasulullah (s.a.s) kendi şahsıyla ilgili bir husus olan zehirleme teşebbüsünde bulunan bir kadını affetmiştir. Bunun örnekleri Peygamber (s.a.s)'in hayatında sıkça rastlanır.


  12. 11
    RAHE Devamlı Üye
    RAHE
    Devamlı Üye
    RAHE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 9732
    Mesaj Sayısı: 58
    Tecrübe Puanı: 2
    Yer: TÜRKİYE

    Ey iman edenler sabredin, (düşmanlarınızla) sabır yarışı edin, nöbet bekleşin (cihada hazır bulunun) ve Allah'tan ittikâ edin ki, felâha erişesiniz"(Alu İmran, 3/200).
    .................................................. .....................



    MEVLA senden razı olsun bu mukemmel paylaşım için ecir:gul:


  13. 12
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    RAHE Nickli Üyeden Alıntı
    Ey iman edenler sabredin, (düşmanlarınızla) sabır yarışı edin, nöbet bekleşin (cihada hazır bulunun) ve Allah'tan ittikâ edin ki, felâha erişesiniz"(Alu İmran, 3/200).
    .................................................. .....................



    MEVLA senden razı olsun bu mukemmel paylaşım için ecir:gul:



    Cümlemizden RAHE:gul:
    Rabbim bizleride o zümreye dahil ede inşAllah...


  14. 13
    RAHE Devamlı Üye
    RAHE
    Devamlı Üye
    RAHE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 9732
    Mesaj Sayısı: 58
    Tecrübe Puanı: 2
    Yer: TÜRKİYE

    Ecir Nickli Üyeden Alıntı
    Cümlemizden RAHE:gul:
    Rabbim bizleride o zümreye dahil ede inşAllah...

    İNŞALLAH ECİR cumlemizi


  15. 14
    Ecir Devamlı Üye
    Ecir
    Devamlı Üye
    Ecir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 540
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 31
    Yer: Sükûtun kıyısı...

    Ecmain LeyLi Rana..:)


+ Yorum Gönder