Konusunu Oylayın.: Talak (Boşanma)da Ölçü

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Talak (Boşanma)da Ölçü
  1. 05.Temmuz.2008, 14:30
    1
    ßaran
    T.T.O.R.H.S.S.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2008
    Üye No: 11279
    Mesaj Sayısı: 3,437
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Talak (Boşanma)da Ölçü






    Talak (Boşanma)da Ölçü Mumsema
    Talak (Boşanma)da Ölçü
    Hayatın her safhasını düzenlemek üzere indirilen Kur'an'ı Kerim, talak konusuna da el atarak bu konuyu en ince noktaya kadar iman edenlere duyurmuştur. Kafalarını Kur'an’a göre programlayan ve kalplerini Kur'ani Mesaja teslim edip davranışlarını ona göre düzenleyen mü'minler, talak konusunda da Kur'ani hareket etmekte mükelleftirler. Bu mükellefiyetlerini unutanları ya da hevalarına tabi olanları Kur'an, Allah'ın sınırlarını aşmakla tehdit etmekte ve Allah'ın sınırlarını aşanların ise kendilerine yazık ettiklerini bildirmektedir.

    Buhari ve Müslim'de geçen bir hadisi şerifte ise, talakın nasıl yapılacağı, ne zaman ve ne şekilde yerine getirileceği açıkça ortaya konulmaktadır.

    Hz. Ömer'in oğlu Abdullah, Rasulullah(as) zamanında, karısını hayız halinde iken boşamıştı. Hz. Ömer bin Hattab, oğlunun bu hareketinin hükmünü Rasulullah'a sorduğundâ, şöyle cevap vermiştir. "Oğlun Abdullah'a söyle, karısına geri dönsün, sonra kadın temizlenip tekrar adetini görüp sonra temizleninceye kadar onunla birlikte yaşasın. İkinci adetinden temizlendikten sonra dilerse aile hayatına devam etsin ve dilerse (cinsi bir surette yaklaşmaksızın) boşasın. İşte kadının iki kirlenmesi ve temizlenmesi zamanı, erkeklerin kadınları tatlik etmeleri için Allah'u Tealanın emrettiği iddet müddetidir."
    Bu tür bir boşanmanın, şer'i olup olmadığı alimlerce tartışılmıştır. Bir kısım fıkıhçılar bunun gerçek bir boşanma olduğunu, ancak bu boşanmayı yapanın günahkar olacağını öne sürerlerken; diğer bir kısım fıkıhçılar, "bu boşanma, Allah'ın meşru kıldığı cinsten olmadığı ve kendisine izin verilmediği halde, sahih olduğu düşünülemez" diyerek, böyle bir boşanmanın caiz olmadığından, gerçek anlamda boşanma olmadığını iddia etmişlerdir.

    Bu boşanma, gerçek bir boşanma değildir. Çünkü, bu boşanma istenilen ölçülere uygun değildir: Böyle bir boşanmayı yapmaya kalkışmak Allah'ın sınırlarını aşmak olur ki, Allah'ın sınırlarını aşan kimse kendine yazık etmiştir. İşte Rasulullah(as), Hz. Abdullah(r.anh)'ın kendisine yazık etmemesi için, yaptığı boşanmayı iptal ediyor. Rasulullah(as), bu boşanmayı iptal etmiş ve boşanmanın nasıl ve ne zaman yapılacağı konusunda ölçütler vererek, ancak bu şekildeki bir boşanmanın, Allah'ın istediği şekle uygun olâcağını ifade etmiştir.

    Boşanmada Allah'ın emirlerinden biri olduğuna göre, diğer emirler gibi., şartlara uygun olmalıdır. Aksi halde fiil gerçekleşmez. Tıpkı oruçta, namazda ve diğer ibâdetlerde olduğu gibi. Mesela oruç tutmak isteyen bir insan, tanyeri ağarıncaya, yani fecrin siyah ipliği beyaz. ipliğinden ayırdedilinceye kadar yiyip içecek ve sonra oruca niyet ederek, geceye kadar yiyip içmeden, cinsi münasebette bulunmadan orucunu tamamlayacaktır. İşte bu şekilde tutulan oruç, tam tutulmuş bir oruçtur. Eğer oruç tutacak olan kişi, güneş doğuncaya kadar yer içerse, ya da gece olmadan orucunu bozarsa bu kişi, oruç tutmuş sayılmaz. Eğer mü'min bir kişi, oruç tutmak isterse ancak şartlarına uyduğu halde oruçlu sayılır. İşte boşamanın hükmü de böyledir. Ancak şartlarına uygun bir boşanma gerçek bir boşanma olur.

    İslam, aile yuvasına önem verdiği gibi, bu yuvanın oluşumunu sağlayan nikah bağına da saygı gösterilmesini ister. Her önüne gelenin boşamayı diline dolamasını hoş görmeyen İslam, nikah üzerine yemin etmeyi de haram kılmıştır. Tirmizi, Hakim ve Ebu Davut'ta geçen bir hadisi şerifte, Allah'tan başkasının adı ile yemin etmek yasaklanmış; şirk olduğu ifade edilmiştir.

    "Allah'tan başkasının adı ile yemin eden; şirk koşmuş olur.".denilmiştir.
    Hz. Ömer(r.anh)'ın oğlunun boşanmasında olduğu gibi, hayızlı halde iken kadını boşamak hâram kılınmıştır. 'İslam'da Helal ve Haram' adlı kitabın 219. sahifesinde bu boşanmanın yasaklanmasının hikmeti şöyle izah edilmiştir.

    "Aybaşı halinde ve temiz iken kendisiyle münasebette bulunulduktan sonra, kadını boşamak haramdır. Zira kim bilir, belki bu son birleşmede kadın gebe olmuştur ve gebe olduğunu ânladıktan sonra belki ondan ayrılma fikrinden vazgeçer ve karnındaki cenin sebebiyle onunla yaşamaya razı olur.

    Eğer kadın, temiz olur da bu temizlik halinde erkek kendisine dokunmamışsa veya gebe olduğu belli ise, bu durumda boşanma sebebinin kuvvetli nefret olduğu anlaşılır ki, o zaman boşanmada mahzur yoktur."


  2. 05.Temmuz.2008, 14:30
    1
    T.T.O.R.H.S.S.




    Talak (Boşanma)da Ölçü
    Hayatın her safhasını düzenlemek üzere indirilen Kur'an'ı Kerim, talak konusuna da el atarak bu konuyu en ince noktaya kadar iman edenlere duyurmuştur. Kafalarını Kur'an’a göre programlayan ve kalplerini Kur'ani Mesaja teslim edip davranışlarını ona göre düzenleyen mü'minler, talak konusunda da Kur'ani hareket etmekte mükelleftirler. Bu mükellefiyetlerini unutanları ya da hevalarına tabi olanları Kur'an, Allah'ın sınırlarını aşmakla tehdit etmekte ve Allah'ın sınırlarını aşanların ise kendilerine yazık ettiklerini bildirmektedir.

    Buhari ve Müslim'de geçen bir hadisi şerifte ise, talakın nasıl yapılacağı, ne zaman ve ne şekilde yerine getirileceği açıkça ortaya konulmaktadır.

    Hz. Ömer'in oğlu Abdullah, Rasulullah(as) zamanında, karısını hayız halinde iken boşamıştı. Hz. Ömer bin Hattab, oğlunun bu hareketinin hükmünü Rasulullah'a sorduğundâ, şöyle cevap vermiştir. "Oğlun Abdullah'a söyle, karısına geri dönsün, sonra kadın temizlenip tekrar adetini görüp sonra temizleninceye kadar onunla birlikte yaşasın. İkinci adetinden temizlendikten sonra dilerse aile hayatına devam etsin ve dilerse (cinsi bir surette yaklaşmaksızın) boşasın. İşte kadının iki kirlenmesi ve temizlenmesi zamanı, erkeklerin kadınları tatlik etmeleri için Allah'u Tealanın emrettiği iddet müddetidir."
    Bu tür bir boşanmanın, şer'i olup olmadığı alimlerce tartışılmıştır. Bir kısım fıkıhçılar bunun gerçek bir boşanma olduğunu, ancak bu boşanmayı yapanın günahkar olacağını öne sürerlerken; diğer bir kısım fıkıhçılar, "bu boşanma, Allah'ın meşru kıldığı cinsten olmadığı ve kendisine izin verilmediği halde, sahih olduğu düşünülemez" diyerek, böyle bir boşanmanın caiz olmadığından, gerçek anlamda boşanma olmadığını iddia etmişlerdir.

    Bu boşanma, gerçek bir boşanma değildir. Çünkü, bu boşanma istenilen ölçülere uygun değildir: Böyle bir boşanmayı yapmaya kalkışmak Allah'ın sınırlarını aşmak olur ki, Allah'ın sınırlarını aşan kimse kendine yazık etmiştir. İşte Rasulullah(as), Hz. Abdullah(r.anh)'ın kendisine yazık etmemesi için, yaptığı boşanmayı iptal ediyor. Rasulullah(as), bu boşanmayı iptal etmiş ve boşanmanın nasıl ve ne zaman yapılacağı konusunda ölçütler vererek, ancak bu şekildeki bir boşanmanın, Allah'ın istediği şekle uygun olâcağını ifade etmiştir.

    Boşanmada Allah'ın emirlerinden biri olduğuna göre, diğer emirler gibi., şartlara uygun olmalıdır. Aksi halde fiil gerçekleşmez. Tıpkı oruçta, namazda ve diğer ibâdetlerde olduğu gibi. Mesela oruç tutmak isteyen bir insan, tanyeri ağarıncaya, yani fecrin siyah ipliği beyaz. ipliğinden ayırdedilinceye kadar yiyip içecek ve sonra oruca niyet ederek, geceye kadar yiyip içmeden, cinsi münasebette bulunmadan orucunu tamamlayacaktır. İşte bu şekilde tutulan oruç, tam tutulmuş bir oruçtur. Eğer oruç tutacak olan kişi, güneş doğuncaya kadar yer içerse, ya da gece olmadan orucunu bozarsa bu kişi, oruç tutmuş sayılmaz. Eğer mü'min bir kişi, oruç tutmak isterse ancak şartlarına uyduğu halde oruçlu sayılır. İşte boşamanın hükmü de böyledir. Ancak şartlarına uygun bir boşanma gerçek bir boşanma olur.

    İslam, aile yuvasına önem verdiği gibi, bu yuvanın oluşumunu sağlayan nikah bağına da saygı gösterilmesini ister. Her önüne gelenin boşamayı diline dolamasını hoş görmeyen İslam, nikah üzerine yemin etmeyi de haram kılmıştır. Tirmizi, Hakim ve Ebu Davut'ta geçen bir hadisi şerifte, Allah'tan başkasının adı ile yemin etmek yasaklanmış; şirk olduğu ifade edilmiştir.

    "Allah'tan başkasının adı ile yemin eden; şirk koşmuş olur.".denilmiştir.
    Hz. Ömer(r.anh)'ın oğlunun boşanmasında olduğu gibi, hayızlı halde iken kadını boşamak hâram kılınmıştır. 'İslam'da Helal ve Haram' adlı kitabın 219. sahifesinde bu boşanmanın yasaklanmasının hikmeti şöyle izah edilmiştir.

    "Aybaşı halinde ve temiz iken kendisiyle münasebette bulunulduktan sonra, kadını boşamak haramdır. Zira kim bilir, belki bu son birleşmede kadın gebe olmuştur ve gebe olduğunu ânladıktan sonra belki ondan ayrılma fikrinden vazgeçer ve karnındaki cenin sebebiyle onunla yaşamaya razı olur.

    Eğer kadın, temiz olur da bu temizlik halinde erkek kendisine dokunmamışsa veya gebe olduğu belli ise, bu durumda boşanma sebebinin kuvvetli nefret olduğu anlaşılır ki, o zaman boşanmada mahzur yoktur."

  3. 04.Aralık.2015, 10:11
    2
    İZGEN
    Bayan Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2015
    Üye No: 107262
    Mesaj Sayısı: 1,145
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12

    Cevap: Talak (Boşanma)da Ölçü




    Islamiyette boşanma kuralları vardır bu kurallara uymak zorunludur talak boşanma hususunda peygamber efendimizin söylediklerini iyi anlamlı bu konu hakkında bilgi sahibi olunmalıdır


  4. 04.Aralık.2015, 10:11
    2
    Bayan Üye



    Islamiyette boşanma kuralları vardır bu kurallara uymak zorunludur talak boşanma hususunda peygamber efendimizin söylediklerini iyi anlamlı bu konu hakkında bilgi sahibi olunmalıdır




+ Yorum Gönder