Ticaret Ahlakı ile ilgili cuma hutbesi 5 üzerinden 4.50 | Toplam : 4 kişi
  1. 1
    Muhasibi Devamlı Üye
    Muhasibi
    Devamlı Üye
    Muhasibi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 6,048
    Tecrübe Puanı: 62
    Yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Ticaret Ahlakı ile ilgili cuma hutbesi


    Ticaret Ahlakı


    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce dinimiz İslâm, emir ve yasaklarıyla fert ve toplumun dünyevi ve uhrevi huzur ve saadetini hedeflemiş, bu amaçla hırsızlığı, yalan söylemeyi, hile yapmayı, ticaret ve alışverişte eksik ölçme ve eksik tartmayı haram kılmıştır.
    Bu hususta Cenab-ı Hak Mutaffifin Suresinde şöyle buyurmaktadır: “ Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. Onlar büyük bir gün, insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?”[1]
    Değerli Mü’minler!
    Mü’min; kazancının helal olmasına, kazanırken de başkasının hakkına tecavüz etmemeye özen göstermeli, yaptığı işi, ibadet şuuru içinde dürüstçe yapmalı, aldığı ücretin helal olmasına dikkat etmelidir.
    Sevgili Peygamberimiz, ticaret ahlâkı ile ilgili prensipleri ortaya koyarken, ticarette haksız rekabeti, satışı kızıştırmak için alıcıymış gibi davranmayı, hileli artırımda bulunmayı yasaklamış;[2] Gerçeği gizleyip yalan söyleyerek yapılan alışverişin bereketini, Allah-u Teâlâ’nın yok edeceğini [3] bildirmiştir.
    Yine Peygamberimiz, doğru sözlü ve güvenilir tüccarı, “Doğru ve güvenilir tacir (ahirette) Peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir” [4] hadisiyle övmüş;
    Müşterinin gafletinden veya bilgisizliğinden faydalanıp, onu aldatanı da şiddetle ikaz etmiştir. Nitekim bir gün pazarı dolaşırken bir yiyecek yığınına elini daldırmış, eline ıslaklık gelince; “Nedir bu? diye sormuş, bunun üzerine satıcı Yağmur yağmıştı ondan dolayı ıslandı diye cevap verince Peygamberimiz, Niçin o ıslak tarafı halkın görebilmesi için üste getirmedin? diye mukabelede bulunduktan sonra: “Bizi aldatan bizden değildir.” [5] Buyurmuşlardır.
    Aziz Mü’minler!
    Geçmişte Ahilik teşkilatı olarak hizmet veren, bugün ise esnaf ve sanatkar kardeşlerimizi temsil eden kuruluşların üyeleri, bu kuruluşların ahlaki, mesleki ve ticari kurallarını benimsemek ve tatbik etmek zorundadırlar. Zira bu kurallar, büyük ölçüde yüce dinimizin ortaya koyduğu ticari ve ahlaki prensiplerden esinlenerek belirlenmiş ilkelerdir.
    Öyleyse dünya hırsına kapılmadan, helalinden kazanıp çoluk çocuğumuza temiz rızık, helal lokma yedirelim. Özümüz, sözümüz, ticaretimiz, sanatımız, ortaklığımız, dostluğumuz, arkadaşlığımız hep dürüstçe olsun. Dünyamız da, ahiretimiz de ma’mur olsun.
    ----------------------------------------------------
    [1] Mutaffifin 83/1-6.
    [2] Buhari Büyu, 58,64,70; Müslim, Büyu,11.
    [3] Buhari Büyu, 26; Müslim İman, 117, Müsâkât, 131.
    [4] Tirmizi, Büyü, 4, İbn Mace, Ticaret,1
    [5] Müslim, İman 164, Ebû Davud, Büyu, 50.


    İlgili Yazılar

  2. 2
    imam Özel Üye
    imam
    Özel Üye
    imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 6,227
    Tecrübe Puanı: 67
    Yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Ticaret Ahlakı ile ilgili cuma hutbesi


    Ticaret Ahlakı ile ilgili cuma hutbesi


  3. 3
    imam Özel Üye
    imam
    Özel Üye
    imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 6,227
    Tecrübe Puanı: 67
    Yer: minallah-ilelllah

    Yorum: Ticaret Ahlakı ile ilgili cuma hutbesi


    TİCARET AHLAKI HUTBESİ
    Muhterem Müslümanlar!
    Allah-ü Teala’nın yaratmış olduğu en önemli rızık kapılarından birisi de ticarettir. İnsanlar arası ilişkilerde büyük öneme sahip olan ticari hayatın, daha sağlıklı yürümesi için kazancın helal yoldan temin edilmesi ve İslami prensiplere uygun olarak ticari davranışlar sergilenmesi gerekir.

    Yüce Mevla’mız Kur’an-ı Kerim’de : “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.”(1) buyurarak yapılması istenen ticaretin meşru ve helal olması gerektiğine dikkatleri çeker. Her şeyden evvel tacir, (esnaf) dürüstlüğü ve doğru sözlülüğü ile müşteriye güven vermelidir. Peygamberimiz (sav) “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar (ahirette) peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraber bulunacaktır.(2)“ buyurarak tüccarı (esnafı) övmüş; müşterinin gafletinden, bilgisizliğinden faydalanıp, sağlam ve kullanışlı olmayan malları satarak insanları aldatanları da sert bir dille ikaz etmiştir. Nitekim Hz. Peygamber bir gün pazarı dolaşırken, tahıl satan birinin yanına gelmiş, elini buğday yığınına daldırmış, altının ıslak olduğunu görünce “Niçin o ıslak tarafı halkın görebilmesi için üste getirmedin? “dedikten sonra “Bizi aldatan bizden değildir.”(3) buyurmuştur. Bu nedenle Müslüman tüccar; kalitesiz malı, kaliteli malla karıştırmamalı, malın kusuru varsa açıkça söylemelidir.

    Muhterem kardeşlerim!
    Ticari maksatla veya başka nedenle yalan söylemek, yalan yere yemin etmek, Allah’ın Yüce adını O’nun haram kıldığı hususlarda kullanmak, müşteri kızıştırmak, pazarlık arasına girerek alışverişi bozmak ticaret ahlakıyla asla bağdaşmaz.
    Ölçü ve tartma konusunda dürüst davranmak, hile yapmamak, eksik ölçü ve tartıyla satış yapmaktan sakınmak Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde mü’minlere emredilmektedir.
    Bir ticari malı pahalanması gayesi ile piyasaya arzını geciktirip fiyatların yapay bir şekilde yükselmesine sebep olup; insanların zarar görmesine neden olmak, sosyal ve iktisadi bunalımlara yol açacağı için İslam’ın ticaret ahlakıyla asla bağdaşmaz.

    Alışverişte alıcı ve satıcı birbirine iyi davranmak zorundadır. Peygamberimiz (sav) de “Satarken ve alırken, borcunu isterken ve öderken kolaylık gösteren kimseye, Allah merhamet eylesin.”(4) Buyurarak duada bulunmuşlardır. Esnafın müşteriye kolaylık göstermesi nasıl sevapsa, müşterinin de borcunu zamanı geldiğinde geciktirmeden ödemesi lazımdır. Bir kısım borçların ödenememesi maddi imkânsızlıkların gereği değil de alacaklının parası ile başka yerlere yatırım yapmak maksadıyla geciktiriyorsa bu haksızlıktır. Peygamberimiz (sav) “Ödeme imkânı olan kimsenin borcunu savsaklaması zulümdür.”(5) buyurmuştur.

    Değerli kardeşlerim!
    Ticari hayatta görülen hatalı davranışlardan biride tarafların anlaşma maddelerini açıklıkla yazmamalarıdır. Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın.”(6) buyrulması ve ayetin devamında konuyla ilgili ayrıntıya girilmesi kayıt altına almanın önemini göstermektedir.

    Değerli Kardeşlerim!
    Kur’an-ı Kerim’de geçmiş milletlerin çöküş ve yıkılış nedenleri arasında sayılan ticari ahlaksızlık ve haksızlıklardan sakınılmalı, ticarette ahlaki prensiplere riayet edilmelidir. Unutulmamalıdır ki, ekonomik dengeleri bozmak, haksız kazanç sağlamak, ekonomik gücü kötüye kullanmak gibi ticari ahlaka uymayan davranışlar; sahibini Allah’ın rızasından uzaklaştırır.

    HAZIRLAYANIN ADI: Hüseyin KILIÇ


  4. Reklam

+ Yorum Gönder