Konusunu Oylayın.: Hutbe: Miraç ve Namaz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hutbe: Miraç ve Namaz
  1. 03.Mart.2011, 13:38
    1
    Muhasibi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,751
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 159
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Hutbe: Miraç ve Namaz






    Hutbe: Miraç ve Namaz Mumsema Hutbe: Miraç ve Namaz


    Muhterem Müslümanlar!

    Bazı zaman ve mekanlar, içinde cereyan eden önemli hadiseler sebebiyle değer kazanmışlardır.

    Bu değerli zamanlardan biri de, önümüzdeki Cumartesiyi Pazar'a bağlayan, Recebin 27. Gecesi, Miraç gecesidir.

    Sözlükte, yükselme vasıtası ve yükselmek anlamlarına gelen Miraç, Peygamberimizin yüce makamlara çıkarılması; gece yolculuğu anlamına gelen isra ise; gecenin bir saatinde Peygamberimizin Mekke'den Kudüs'e götürülmesi demektir. İsra, ayetle sabittir. Konu ile ilgili olarak okuduğum ayette şöyle buyrulmaktadır: "Ayetlerimizden bir kısmını Ona göstermek için, Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya seyahat ettiren Allah; her türlü noksanlardan münezzehtir. Şüphesiz ki O, her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir." [1]

    Miraç mucizesi, hadislerle sabittir. Peygamberimiz (a.s.) Cebrail ile birlikte, semalara, yüce makamlara çıkarılmış ve kendisine mülk ve melekût âlemleri gösterilmiştir. Miraç; hicretten bir sene önce, yaklaşık Miladî 621 yılında, Peygamberimizin amcası Ebu Talib ile eşi Hz. Hatice'nin vefât ettiği, müşriklerin baskılarının arttığı, Taif ziyaretinde saldırıya uğradığı ve müşriklerin baskılarına dayanamayan bazı Müslümanların Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldığı bir zamanda vuku bulmuştur. İşte böyle bir ortamda yüce Allah, Peygamberini Miraç ile onurlandırmıştır.

    Muhterem Mü'minler!

    Miracı; sınırlı gücümüz ve dar ölçülerimizle değil, her şeyi bilen Yüce Allah'ın kudretinin ölçüleriyle değerlendirip ona iman gözüyle bakmamız gerekir. Günümüzde Miracı anlamak, eskiye nispetle daha kolaydır. Çünkü ilim ve teknoloji, insanoğlunun ufkunu açmış ve birçok insanın aklının ermediği işler yapılıp ortaya konmuştur. Bize düşen; İsra ve Mirac'ın hikmetini anlamak ve bu olayın, insanlık için maddi ve manevi yükseliş sınırlarını gösteren bir mûcize olduğunun idraki içinde olmaktır.
    Beş vakit namaz, Miraç esnasında farz kılınmıştır. Dolayısıyla namaz, mü'minlerin Miracıdır. Yüce Allah Kur'an'da namazla ilgili olarak; "Namazı kıl! Muhakkak ki namaz, (insanları) fenalıklardan ve kötülüklerden alıkoyar" buyurmuştur.[2]

    Değerli Mü'minler!

    İlk âyeti İsra'dan bahseden, 17. Sûrenin 23 ve 29. ayetleri arasındaki ilahi emirleri dikkatlerinize sunarak, hutbemi tamamlamak istiyorum:

    "Yalnız Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir suretle şirk koşmayın. Anne ve babanıza hürmet ve itaat edin. Hısım ve akrabaya, fakirlere, yolda kalmışlara yardım edin, haklarını verin. İsraf etmeyin, cimrilikten sakının. Fakirlik korkusu ile, geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Yetimlerin mallarına dokunmayın, onlara iyi muamele edin. Zinaya yaklaşmayın. Haksız yere cana kıymayın. Verdiğiniz sözü tutun. Ölçü ve tartıyı tam yapın, doğruluğa dikkat edin. Bilmediğiniz bir şeyin ardına düşüp de, körü körüne onu takip etmeyin. Yeryüzünde kibir ve gururla yürümeyin."

    Miraç kandilinin, hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'dan niyaz ederim.

    [1] İsra - 1
    [2] Ankebut, 45/29.


  2. 03.Mart.2011, 13:38
    1
    Devamlı Üye



    Hutbe: Miraç ve Namaz


    Muhterem Müslümanlar!

    Bazı zaman ve mekanlar, içinde cereyan eden önemli hadiseler sebebiyle değer kazanmışlardır.

    Bu değerli zamanlardan biri de, önümüzdeki Cumartesiyi Pazar'a bağlayan, Recebin 27. Gecesi, Miraç gecesidir.

    Sözlükte, yükselme vasıtası ve yükselmek anlamlarına gelen Miraç, Peygamberimizin yüce makamlara çıkarılması; gece yolculuğu anlamına gelen isra ise; gecenin bir saatinde Peygamberimizin Mekke'den Kudüs'e götürülmesi demektir. İsra, ayetle sabittir. Konu ile ilgili olarak okuduğum ayette şöyle buyrulmaktadır: "Ayetlerimizden bir kısmını Ona göstermek için, Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya seyahat ettiren Allah; her türlü noksanlardan münezzehtir. Şüphesiz ki O, her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir." [1]

    Miraç mucizesi, hadislerle sabittir. Peygamberimiz (a.s.) Cebrail ile birlikte, semalara, yüce makamlara çıkarılmış ve kendisine mülk ve melekût âlemleri gösterilmiştir. Miraç; hicretten bir sene önce, yaklaşık Miladî 621 yılında, Peygamberimizin amcası Ebu Talib ile eşi Hz. Hatice'nin vefât ettiği, müşriklerin baskılarının arttığı, Taif ziyaretinde saldırıya uğradığı ve müşriklerin baskılarına dayanamayan bazı Müslümanların Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldığı bir zamanda vuku bulmuştur. İşte böyle bir ortamda yüce Allah, Peygamberini Miraç ile onurlandırmıştır.

    Muhterem Mü'minler!

    Miracı; sınırlı gücümüz ve dar ölçülerimizle değil, her şeyi bilen Yüce Allah'ın kudretinin ölçüleriyle değerlendirip ona iman gözüyle bakmamız gerekir. Günümüzde Miracı anlamak, eskiye nispetle daha kolaydır. Çünkü ilim ve teknoloji, insanoğlunun ufkunu açmış ve birçok insanın aklının ermediği işler yapılıp ortaya konmuştur. Bize düşen; İsra ve Mirac'ın hikmetini anlamak ve bu olayın, insanlık için maddi ve manevi yükseliş sınırlarını gösteren bir mûcize olduğunun idraki içinde olmaktır.
    Beş vakit namaz, Miraç esnasında farz kılınmıştır. Dolayısıyla namaz, mü'minlerin Miracıdır. Yüce Allah Kur'an'da namazla ilgili olarak; "Namazı kıl! Muhakkak ki namaz, (insanları) fenalıklardan ve kötülüklerden alıkoyar" buyurmuştur.[2]

    Değerli Mü'minler!

    İlk âyeti İsra'dan bahseden, 17. Sûrenin 23 ve 29. ayetleri arasındaki ilahi emirleri dikkatlerinize sunarak, hutbemi tamamlamak istiyorum:

    "Yalnız Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir suretle şirk koşmayın. Anne ve babanıza hürmet ve itaat edin. Hısım ve akrabaya, fakirlere, yolda kalmışlara yardım edin, haklarını verin. İsraf etmeyin, cimrilikten sakının. Fakirlik korkusu ile, geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Yetimlerin mallarına dokunmayın, onlara iyi muamele edin. Zinaya yaklaşmayın. Haksız yere cana kıymayın. Verdiğiniz sözü tutun. Ölçü ve tartıyı tam yapın, doğruluğa dikkat edin. Bilmediğiniz bir şeyin ardına düşüp de, körü körüne onu takip etmeyin. Yeryüzünde kibir ve gururla yürümeyin."

    Miraç kandilinin, hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'dan niyaz ederim.

    [1] İsra - 1
    [2] Ankebut, 45/29.

  3. 05.Kasım.2016, 22:31
    2
    YAĞMUR
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ekim.2016
    Üye No: 110002
    Mesaj Sayısı: 399
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Yorum: Hutbe: Miraç ve Namaz




    islam tarihinde miraç olayı en önemli olaylardan biridir peygamber efendimizin miraca yükselmesinde ve geri dönüşünde namazı ümmetine getirmiştir


  4. 05.Kasım.2016, 22:31
    2
    Kıdemli Üye



    islam tarihinde miraç olayı en önemli olaylardan biridir peygamber efendimizin miraca yükselmesinde ve geri dönüşünde namazı ümmetine getirmiştir




+ Yorum Gönder