Konusunu Oylayın.: Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti

5 üzerinden 4.95 | Toplam : 19 kişi
Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti
  1. 25.Mart.2007, 20:10
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti






    Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti Mumsema CEMAATLE NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ


    1066. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir. ”
    Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16

    1067. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona:
    Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir. ”
    Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Buhârî, Salât 87, Büyû‘ 49; Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14

    1068. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e âmâ bir adam gelip:
    – Yâ Resûlallah! Beni mescide götürecek bir kimsem yok, diyerek namazı evinde kılabilmek için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den kendisine müsaade etmesini istedi. Peygamber Efendimiz de müsaade etti. Âmâ dönüp giderken Resûl–i Ekrem onu çağırarak:
    – “Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor musun?” diye sordu. Âmâ:
    –Evet, cevabını verdi. Peygamber aleyhisselâm:
    – “O halde davete icâbet et, cemaate gel” buyurdular.
    Müslim, Mesâcid 255. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50

    1069. Kendisine Amr İbni Kaysda denilen meşhur müezzin Abdullah İbni Ümmü Mektûm radıyallahu anh :
    –Yâ Resûlallah! Muhakkak ki Medine’nin zehirli haşereleri ve yırtıcı hayvanları çoktur, dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    – “Hayye ‘ale’s–salâh, hayye ‘ale’l–felâh’ı işitiyor musun? Öyleyse mescide gel” buyurdu.
    Ebû Dâvûd, Salât 47. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50


    1070. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ”
    Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 48; Nesâî, İmâmet 49


    1071. İbni Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:
    “Yarın Allah’a müslüman olarak kavuşmak isteyen kimse, şu namazlara ezan okunan yerde devam etsin. Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin peygamberinize hidayet yollarını açıklamıştır. Bu namazlar da hidayet yollarındandır. Şayet siz de cemaati terkedip namazı evinde kılan şu adam gibi namazları evinizde kılacak olursanız, peygamberinizin sünnetini terketmiş olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terkederseniz sapıklığa düşmüş olursunuz. Vallahi ben, nifakı bilinen bir münafıktan başka namazdan geri kalanımız olmadığını görmüşümdür. Allah’a yemin ederim ki, bir adam iki kişi arasında sallanarak namaza getirilir ve safa durdurulurdu”.
    Müslim’in bir rivayetinde İbni Mes’ûd şöyle demiştir: “Şüphesiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize hidayet yollarını öğretmiştir. İçinde ezan okunan mescidde namaz kılmak da hidayet yollarındandır”.
    Müslim, Mesâcid 256–257. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 46; Nesâî, İmâmet 50; İbni Mâce, Mesâcid 14


    1072. Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:
    “Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp yener. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer” buyururken işittim.
    Ebû Dâvûd, Salât 46. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 48




  2. 25.Mart.2007, 20:10
    1
    Administrator



    CEMAATLE NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ


    1066. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir. ”
    Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16

    1067. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona:
    Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir. ”
    Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Buhârî, Salât 87, Büyû‘ 49; Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14

    1068. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e âmâ bir adam gelip:
    – Yâ Resûlallah! Beni mescide götürecek bir kimsem yok, diyerek namazı evinde kılabilmek için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den kendisine müsaade etmesini istedi. Peygamber Efendimiz de müsaade etti. Âmâ dönüp giderken Resûl–i Ekrem onu çağırarak:
    – “Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor musun?” diye sordu. Âmâ:
    –Evet, cevabını verdi. Peygamber aleyhisselâm:
    – “O halde davete icâbet et, cemaate gel” buyurdular.
    Müslim, Mesâcid 255. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50

    1069. Kendisine Amr İbni Kaysda denilen meşhur müezzin Abdullah İbni Ümmü Mektûm radıyallahu anh :
    –Yâ Resûlallah! Muhakkak ki Medine’nin zehirli haşereleri ve yırtıcı hayvanları çoktur, dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    – “Hayye ‘ale’s–salâh, hayye ‘ale’l–felâh’ı işitiyor musun? Öyleyse mescide gel” buyurdu.
    Ebû Dâvûd, Salât 47. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50


    1070. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ”
    Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 48; Nesâî, İmâmet 49


    1071. İbni Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:
    “Yarın Allah’a müslüman olarak kavuşmak isteyen kimse, şu namazlara ezan okunan yerde devam etsin. Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin peygamberinize hidayet yollarını açıklamıştır. Bu namazlar da hidayet yollarındandır. Şayet siz de cemaati terkedip namazı evinde kılan şu adam gibi namazları evinizde kılacak olursanız, peygamberinizin sünnetini terketmiş olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terkederseniz sapıklığa düşmüş olursunuz. Vallahi ben, nifakı bilinen bir münafıktan başka namazdan geri kalanımız olmadığını görmüşümdür. Allah’a yemin ederim ki, bir adam iki kişi arasında sallanarak namaza getirilir ve safa durdurulurdu”.
    Müslim’in bir rivayetinde İbni Mes’ûd şöyle demiştir: “Şüphesiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize hidayet yollarını öğretmiştir. İçinde ezan okunan mescidde namaz kılmak da hidayet yollarındandır”.
    Müslim, Mesâcid 256–257. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 46; Nesâî, İmâmet 50; İbni Mâce, Mesâcid 14


    1072. Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:
    “Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp yener. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer” buyururken işittim.
    Ebû Dâvûd, Salât 46. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 48



  3. 06.Nisan.2008, 13:46
    2
    kusema
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mart.2008
    Üye No: 13866
    Mesaj Sayısı: 65
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 23
    Bulunduğu yer: kocaeli

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ




    çok güzel sonları
    alıntı:


    1072. Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:
    “Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp yener. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer” buyururken işittim.



  4. 06.Nisan.2008, 13:46
    2
    kusema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    çok güzel sonları
    alıntı:


    1072. Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:
    “Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp yener. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer” buyururken işittim.


  5. 06.Temmuz.2008, 22:30
    3
    LeoparGS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Şubat.2007
    Üye No: 26
    Mesaj Sayısı: 2,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: İstanbul

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    Cemaatla Namaz


    Namazı cemaatle kılmak çok önemlidir. Hiç ihmal etmeye gelmez. Biz Hanbelî mezhebinden değiliz ama İmam Ahmed b. Hanbel'in cemaat hakkındaki anlayışı dikkate değer. O, cemaatı namazın şartı sayar. Tabiîn efendilerimiz cemaat hususunda ne kadar titizdirler. Mesela A'meş (Süleyman b. Mihran) yetmiş sene boyunca ilk tekbiri hiç kaçırmaz. Yetmiş sene yetişemediğinden dolayı tek bir rekatı kaza etmez. Bir başkası ömrü boyunca namazlarda başkasının ensesini görmez, hep en ön saftadır.

    Efendimiz cemaatın önemini anlatırken buyuruyor ki: "Çok defa içime geliyor ki birisi namaz için kamet okusun, cemaat namaza dursun, ben de gideyim cemaata gelmeyenlerin evini yakayım." Evet cemaat çok önemli. Ben size sorsam "Hayatınızda cemaatsiz, münferit kaç namaz kıldınız?" Ondan fazla ise cemaatsız namazınız söylemeyin bunu, Allah'a karşı ayıptır. O on da ya uçakta ya havaalanında ya da yolda, yani cemaata imkan bulamadığınız yerlerde olmalı.

    Hayat namaza göre tanzim edilmeli. Namaz bir takvim gibi hayatın her noktasını kuşatmalı. Hayatın gerçek takviminin blokajı namaz üzerine oturtulmalı. Namaz vakitleri köşe taşları olmalı ve sair işler bu köşe taşlarına göre programlanmalı. Eskiler bir iş için sözleştiklerinde "sabah namazından önce.. öğle namazından sonra.." derlerdi. Kur'an'da da bu espri muhafaza edilir ve pek çok yerde "namaz kılındıktan sonra.. namaza kalktığınızda.. namaza durduğunuzda.." gibi ifadelerle ferman buyrulur.
    ***

    Ağlamak da tebessüm de kalbin çehreye yansıyan rengi olmalıdır.
    ***
    Salât u Selâm'a Dair
    Efendimiz'e (sallâllâhü aleyhi ve sellem) ne kadar salât u selâm okunursa azdır. En sonunda "bi adedi ilmike, bi adedi ma'lûmâtike" denirse bu kuşatıcı olur. Zira Cenab-ı Hakk'ın ilmi her şeyi kuşatır. O'nun ilmi sayısınca demek herşeyi kapsayan bir keyfiyet olur. Ben böyle dedikten sonra içimden geçiyor ki "Allah'ım, ben bilmiyorum, başka büyük bir adet varsa onu öğret onunla diyeyim."

    Efendimiz'in (sallâllâhü aleyhi ve sellem) ismi zikredildiğinde salât u selâm getirmek vaciptir. Ancak Cenab-ı Hakk'ın ismi zikredildiğinde "Celle Celâlühü" demek vacip değildir. Zira O'nu hakkıyla zikretmek mümkün değildir. O'nu hakkıyla zikretmek bizi aşkın olduğundan bu vacip görülmemiş. "Mâ zekernâke hakka zikrike Ya Mezkûr - Seni hakkıyla zikremedik Ey Mezkûr!" buna işaret eder. Ama Efendimiz'e -O her ne kadar gaye ölçüsünde vesile olsa da- salât u selâm eda edilebilir, buna gücümüz yeter.

    Salât u selâm ne kadar fazla yapılırsa o kadar iyidir. Bir sahabe efendimiz bütün duasını Efendimiz'e salât u selâma ayırıyor. Buna rağmen Efendimiz ona "Daha fazla yapsan senin için daha iyi olur." buyuruyor. Günde yüz defa salât u selâm ve yanında istiğfar diyorsanız henüz kapıdasınız demektir. Sizin konumunuzda olanlar bu kadar az söylememeli. O'nun şefaatına bir sera gibi sığınmazsanız kurtulamazsınız. Çünkü Allah'a giden yol O'na uğrar öyle gider. Kurtuluş vizesi O'nu tanımakla alınır.

    Salât u selâm dille söylendiği gibi yazıda da ihmal edilmemeli. Hem öyle kısaltmalarla da olmaz. Açık olarak ve her ismi geçtiğinde türlü türlü, çeşit çeşit salât u selâmlar yazılmalı. Benim Efendim'den ben salât u selâmı niye esirgeyecekmişim ki? Maalesef ilmîlik adına ta'zim ifadelerimiz rafa kaldırıldı. Ta'zim edilmesi gereken yere ta'zim olmazsa ona ilmîlik denmez. İlim, O'na tazim içinse ilimdir, yoksa o ilim değildir.
    ***
    Gayretullah
    Bir deve kervanı yola çıkmış giderken yolda fakir bir dervişle karşılaşırlar. Derviş kervancıbaşına kendisini de almalarını rica eder. Kervancıbaşı bu isteği kabul eder, yola revan olurlar. Bir zaman sonra yolda haramiler kervanı basar ve neleri var neleri yok hepsini alırlar. Dervişe de malı olup olmadığını sorunca o "Benim hiç param yok, ama kervancıbaşının değerli bir yeleği vardı, onu almayı unutmuşsunuz." der. Haramiler kervancıbaşının yeleğini alırken o hiçbir şey söylemez ama dervişe çok gönül koymuştur. Öyle ya; ona o kadar iyilik yapmasına karşılık böyle bir tavırla karşılaşmıştır. Sonra kervan ahalisi bütün varlığını kaybetmiş bir halde bekleşirlerken devletin askerleri çıkagelir. Haramiler derdest edilmiştir. Bütün gasbedilen mallar sahiplerine iade edilir. İşte o anda kervancıbaşı dervişe yanaşır ve der ki: "Baba aşkolsun! Ben sana o kadar iyilik yaptım, sen de tuttun eşkıyalara benim yeleği haber verdin." Derviş der ki: "Oğlum, bu haramiler o kadar zulmettiler ki; baktım gayretullaha dokunmasına dört parmak kalmış. Senin yelek işte o dört parmak yerine geçti."

    Evet, Allah zalimleri iflah etmez. Ancak mazlumun Allah'ın gayretine dokunduracak liyakati kesbetmesi gerekir. Eğer o, bu seviyenin eri değilse ve yöneleceği kapıya tam yönelememişse ceza tecil edilebilir. Bugün müslümanlara revâ görülen zulmü ve bu zulmün gayretullaha dokunmasını da bu zaviyeden ele almak gerekir.
    ***

    Kişi yabancı dil öğrenirken gönlünün derinliklerinden içeri İngilizcem, Almancam, Fransızcam olsun, sadece kariyer yapayım, aranan adam ben olayım düşüncesi girerse Cenabı Allah razı olmuyor. Her şey "O'nu nasıl anlatır, rızasını nasıl kazanırım" duygu ve düşüncesine bina edilmelidir.
    ***


    Bir transatlantikle yolculuk yapanlar için güvenlik seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun bir kaza ihtimaline binaen gemiye flikalar koyuyorlar.. can yelekleri koyuyorlar.. işaret fişekleri koyuyorlar.. acil kurtarma plânları hazırlıyorlar vs Rica ederim, şu dünya yolculuğunda öbür hayatımızı garanti altına almamız için bir hazırlık yapmıyorsak buna ne denebilir? Muhtemel bir kaza için bu kadar hazırlık yapan bir insan, gelmesi yarın kadar kesin ebedî ahiret hayatı adına hazırlık yapmıyorsa o divanedir.

    Sahih midir, ama oldukça ibretli bir hikayedir Hazreti Ali'nin bir dehrî (materyalist) ile diyaloğu. Dehri Hz. Ali'ye; "Bu dünyada boş yere yorulup duruyorsunuz. Ya cennet-cehennem yoksa?" der. Hazreti Ali'nin cevabı şu şekilde olur: "Sizin dediğiniz doğruysa ben bir şey kaybedecek değilim. Ama benim dediğim doğruysa ve cennet var ise siz ne kaybedeceğinizin farkında mısınız?"

    Fethullah Gülen


  6. 06.Temmuz.2008, 22:30
    3
    Devamlı Üye
    Cemaatla Namaz


    Namazı cemaatle kılmak çok önemlidir. Hiç ihmal etmeye gelmez. Biz Hanbelî mezhebinden değiliz ama İmam Ahmed b. Hanbel'in cemaat hakkındaki anlayışı dikkate değer. O, cemaatı namazın şartı sayar. Tabiîn efendilerimiz cemaat hususunda ne kadar titizdirler. Mesela A'meş (Süleyman b. Mihran) yetmiş sene boyunca ilk tekbiri hiç kaçırmaz. Yetmiş sene yetişemediğinden dolayı tek bir rekatı kaza etmez. Bir başkası ömrü boyunca namazlarda başkasının ensesini görmez, hep en ön saftadır.

    Efendimiz cemaatın önemini anlatırken buyuruyor ki: "Çok defa içime geliyor ki birisi namaz için kamet okusun, cemaat namaza dursun, ben de gideyim cemaata gelmeyenlerin evini yakayım." Evet cemaat çok önemli. Ben size sorsam "Hayatınızda cemaatsiz, münferit kaç namaz kıldınız?" Ondan fazla ise cemaatsız namazınız söylemeyin bunu, Allah'a karşı ayıptır. O on da ya uçakta ya havaalanında ya da yolda, yani cemaata imkan bulamadığınız yerlerde olmalı.

    Hayat namaza göre tanzim edilmeli. Namaz bir takvim gibi hayatın her noktasını kuşatmalı. Hayatın gerçek takviminin blokajı namaz üzerine oturtulmalı. Namaz vakitleri köşe taşları olmalı ve sair işler bu köşe taşlarına göre programlanmalı. Eskiler bir iş için sözleştiklerinde "sabah namazından önce.. öğle namazından sonra.." derlerdi. Kur'an'da da bu espri muhafaza edilir ve pek çok yerde "namaz kılındıktan sonra.. namaza kalktığınızda.. namaza durduğunuzda.." gibi ifadelerle ferman buyrulur.
    ***

    Ağlamak da tebessüm de kalbin çehreye yansıyan rengi olmalıdır.
    ***
    Salât u Selâm'a Dair
    Efendimiz'e (sallâllâhü aleyhi ve sellem) ne kadar salât u selâm okunursa azdır. En sonunda "bi adedi ilmike, bi adedi ma'lûmâtike" denirse bu kuşatıcı olur. Zira Cenab-ı Hakk'ın ilmi her şeyi kuşatır. O'nun ilmi sayısınca demek herşeyi kapsayan bir keyfiyet olur. Ben böyle dedikten sonra içimden geçiyor ki "Allah'ım, ben bilmiyorum, başka büyük bir adet varsa onu öğret onunla diyeyim."

    Efendimiz'in (sallâllâhü aleyhi ve sellem) ismi zikredildiğinde salât u selâm getirmek vaciptir. Ancak Cenab-ı Hakk'ın ismi zikredildiğinde "Celle Celâlühü" demek vacip değildir. Zira O'nu hakkıyla zikretmek mümkün değildir. O'nu hakkıyla zikretmek bizi aşkın olduğundan bu vacip görülmemiş. "Mâ zekernâke hakka zikrike Ya Mezkûr - Seni hakkıyla zikremedik Ey Mezkûr!" buna işaret eder. Ama Efendimiz'e -O her ne kadar gaye ölçüsünde vesile olsa da- salât u selâm eda edilebilir, buna gücümüz yeter.

    Salât u selâm ne kadar fazla yapılırsa o kadar iyidir. Bir sahabe efendimiz bütün duasını Efendimiz'e salât u selâma ayırıyor. Buna rağmen Efendimiz ona "Daha fazla yapsan senin için daha iyi olur." buyuruyor. Günde yüz defa salât u selâm ve yanında istiğfar diyorsanız henüz kapıdasınız demektir. Sizin konumunuzda olanlar bu kadar az söylememeli. O'nun şefaatına bir sera gibi sığınmazsanız kurtulamazsınız. Çünkü Allah'a giden yol O'na uğrar öyle gider. Kurtuluş vizesi O'nu tanımakla alınır.

    Salât u selâm dille söylendiği gibi yazıda da ihmal edilmemeli. Hem öyle kısaltmalarla da olmaz. Açık olarak ve her ismi geçtiğinde türlü türlü, çeşit çeşit salât u selâmlar yazılmalı. Benim Efendim'den ben salât u selâmı niye esirgeyecekmişim ki? Maalesef ilmîlik adına ta'zim ifadelerimiz rafa kaldırıldı. Ta'zim edilmesi gereken yere ta'zim olmazsa ona ilmîlik denmez. İlim, O'na tazim içinse ilimdir, yoksa o ilim değildir.
    ***
    Gayretullah
    Bir deve kervanı yola çıkmış giderken yolda fakir bir dervişle karşılaşırlar. Derviş kervancıbaşına kendisini de almalarını rica eder. Kervancıbaşı bu isteği kabul eder, yola revan olurlar. Bir zaman sonra yolda haramiler kervanı basar ve neleri var neleri yok hepsini alırlar. Dervişe de malı olup olmadığını sorunca o "Benim hiç param yok, ama kervancıbaşının değerli bir yeleği vardı, onu almayı unutmuşsunuz." der. Haramiler kervancıbaşının yeleğini alırken o hiçbir şey söylemez ama dervişe çok gönül koymuştur. Öyle ya; ona o kadar iyilik yapmasına karşılık böyle bir tavırla karşılaşmıştır. Sonra kervan ahalisi bütün varlığını kaybetmiş bir halde bekleşirlerken devletin askerleri çıkagelir. Haramiler derdest edilmiştir. Bütün gasbedilen mallar sahiplerine iade edilir. İşte o anda kervancıbaşı dervişe yanaşır ve der ki: "Baba aşkolsun! Ben sana o kadar iyilik yaptım, sen de tuttun eşkıyalara benim yeleği haber verdin." Derviş der ki: "Oğlum, bu haramiler o kadar zulmettiler ki; baktım gayretullaha dokunmasına dört parmak kalmış. Senin yelek işte o dört parmak yerine geçti."

    Evet, Allah zalimleri iflah etmez. Ancak mazlumun Allah'ın gayretine dokunduracak liyakati kesbetmesi gerekir. Eğer o, bu seviyenin eri değilse ve yöneleceği kapıya tam yönelememişse ceza tecil edilebilir. Bugün müslümanlara revâ görülen zulmü ve bu zulmün gayretullaha dokunmasını da bu zaviyeden ele almak gerekir.
    ***

    Kişi yabancı dil öğrenirken gönlünün derinliklerinden içeri İngilizcem, Almancam, Fransızcam olsun, sadece kariyer yapayım, aranan adam ben olayım düşüncesi girerse Cenabı Allah razı olmuyor. Her şey "O'nu nasıl anlatır, rızasını nasıl kazanırım" duygu ve düşüncesine bina edilmelidir.
    ***


    Bir transatlantikle yolculuk yapanlar için güvenlik seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun bir kaza ihtimaline binaen gemiye flikalar koyuyorlar.. can yelekleri koyuyorlar.. işaret fişekleri koyuyorlar.. acil kurtarma plânları hazırlıyorlar vs Rica ederim, şu dünya yolculuğunda öbür hayatımızı garanti altına almamız için bir hazırlık yapmıyorsak buna ne denebilir? Muhtemel bir kaza için bu kadar hazırlık yapan bir insan, gelmesi yarın kadar kesin ebedî ahiret hayatı adına hazırlık yapmıyorsa o divanedir.

    Sahih midir, ama oldukça ibretli bir hikayedir Hazreti Ali'nin bir dehrî (materyalist) ile diyaloğu. Dehri Hz. Ali'ye; "Bu dünyada boş yere yorulup duruyorsunuz. Ya cennet-cehennem yoksa?" der. Hazreti Ali'nin cevabı şu şekilde olur: "Sizin dediğiniz doğruysa ben bir şey kaybedecek değilim. Ama benim dediğim doğruysa ve cennet var ise siz ne kaybedeceğinizin farkında mısınız?"

    Fethullah Gülen

  7. 12.Mayıs.2009, 00:19
    4
    Sümeyye_
    Hayat, iman ve cihaddır

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Haziran.2008
    Üye No: 23585
    Mesaj Sayısı: 62
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    anımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ”
    Allah cc razı olsun...



  8. 12.Mayıs.2009, 00:19
    4
    Hayat, iman ve cihaddır
    anımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ”
    Allah cc razı olsun...


  9. 14.Haziran.2009, 01:55
    5
    harunbaba06
    ALLAH YOLUNDA

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Nisan.2009
    Üye No: 48016
    Mesaj Sayısı: 157
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 52
    Bulunduğu yer: TÜRKİYE

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    Allah cc razı olsun

    : Cemaatle Namaz Kilmanin Fazileti hakkında


  10. 14.Haziran.2009, 01:55
    5
    ALLAH YOLUNDA
    Allah cc razı olsun

    : Cemaatle Namaz Kilmanin Fazileti hakkında

  11. 06.Temmuz.2009, 01:31
    6
    2afer
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2009
    Üye No: 49094
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Ankara

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    Allah (cc) razı olsun cemaatle namaza özen göstermeli inşallah namazla beraber o da gelecek...


  12. 06.Temmuz.2009, 01:31
    6
    Üye
    Allah (cc) razı olsun cemaatle namaza özen göstermeli inşallah namazla beraber o da gelecek...

  13. 12.Mart.2010, 01:48
    7
    Mescid Kuşu
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Şubat.2010
    Üye No: 73482
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    imkanı olduğu halde camiye gitmeyenlerin vay haline


  14. 12.Mart.2010, 01:48
    7
    imkanı olduğu halde camiye gitmeyenlerin vay haline

  15. 28.Mart.2010, 10:29
    8
    Berât1
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2009
    Üye No: 49487
    Mesaj Sayısı: 1,227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 48

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    Alıntı
    1070. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ”


    Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 48; Nesâî, İmâmet 49


    Allah c.c. cematın kıymetini bilenlernden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem in sünnetine uyanlardan eylesin
    Amin....



  16. 28.Mart.2010, 10:29
    8
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR
    Alıntı
    1070. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ”


    Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 48; Nesâî, İmâmet 49


    Allah c.c. cematın kıymetini bilenlernden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem in sünnetine uyanlardan eylesin
    Amin....


  17. 12.Ağustos.2010, 23:45
    9
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,158
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    --->: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ


    1066. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir. ”

    Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16

    Alıntı Paylaşım için Allah razı olsun


  18. 12.Ağustos.2010, 23:45
    9
    Özel Üye

    1066. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir. ”

    Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16

    Alıntı Paylaşım için Allah razı olsun

  19. 22.Nisan.2011, 07:25
    10
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,990
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Cemaatle Namaz Kilmanin Fazİletİ

    Cennetin ortasında oturmayı arzu eden kimsecemaatle namazdan ayrılmasın. (Menâvî)


  20. 22.Nisan.2011, 07:25
    10
    Moderatör
    Cennetin ortasında oturmayı arzu eden kimsecemaatle namazdan ayrılmasın. (Menâvî)

  21. 11.Aralık.2012, 20:50
    11
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,415
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti

    Cemaatle namaz kılmanın sevabı nedir?

    Hz. Peygamber, “Cemaatle kılınan namazın sevabı, yalnız başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir” (Buhârî, Ezan, 30) buyurarak cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan daha faziletli olduğunu belirtmiş ve Müslümanları cemaatle namaz kılmaya teşvik etmiştir. Bir başka hadis-i şeriflerinde de: “Üç kişi bir köyde veya sahrada bulunur ve cemaatle namaz kılınmazsa şeytan onlara Mûsâllat olur. Öyleyse cemaate devam ediniz! Çünkü sürüden ayrılan koyunu kurt yer.” (Ebû Dâvûd, Salât, 47) buyurmuştur.

    Namazı cemaatle kılmak kimi âlimlere göre sünnet-i müekkede, kimilerine göre vaciptir. Onun için cemaate gitmeye engel bir durum olmadıkça, namazları cemaatle kılmak gerekir. Ayrıca namaz kılmak için camiye gitmek de büyük sevaptır. Hz. Peygamber camiye giderken atılan her adımdan dolay kişinin bir derece yükseltilip, bir günahının silineceğini haber vermiştir (Buhârî, Mesâcid, 53; Ebû Dâvud, Salât, 49).


  22. 11.Aralık.2012, 20:50
    11
    Moderatör
    Cemaatle namaz kılmanın sevabı nedir?

    Hz. Peygamber, “Cemaatle kılınan namazın sevabı, yalnız başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir” (Buhârî, Ezan, 30) buyurarak cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan daha faziletli olduğunu belirtmiş ve Müslümanları cemaatle namaz kılmaya teşvik etmiştir. Bir başka hadis-i şeriflerinde de: “Üç kişi bir köyde veya sahrada bulunur ve cemaatle namaz kılınmazsa şeytan onlara Mûsâllat olur. Öyleyse cemaate devam ediniz! Çünkü sürüden ayrılan koyunu kurt yer.” (Ebû Dâvûd, Salât, 47) buyurmuştur.

    Namazı cemaatle kılmak kimi âlimlere göre sünnet-i müekkede, kimilerine göre vaciptir. Onun için cemaate gitmeye engel bir durum olmadıkça, namazları cemaatle kılmak gerekir. Ayrıca namaz kılmak için camiye gitmek de büyük sevaptır. Hz. Peygamber camiye giderken atılan her adımdan dolay kişinin bir derece yükseltilip, bir günahının silineceğini haber vermiştir (Buhârî, Mesâcid, 53; Ebû Dâvud, Salât, 49).

  23. 03.Aralık.2015, 13:21
    12
    Sumame
    Tombik Ammo

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Mart.2009
    Üye No: 47625
    Mesaj Sayısı: 1,054
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 23

    Cevap: Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti

    Cemaatle namaz kılmanın sevabı hakkında Peygamber efendimizin hadisi şerifinde "Cemaatle Namaz Kılmanın sevabını bilseydiniz sürünerekte olsa mescide camiye giderdiniz" diye bizlere bildirir


  24. 03.Aralık.2015, 13:21
    12
    Tombik Ammo
    Cemaatle namaz kılmanın sevabı hakkında Peygamber efendimizin hadisi şerifinde "Cemaatle Namaz Kılmanın sevabını bilseydiniz sürünerekte olsa mescide camiye giderdiniz" diye bizlere bildirir




+ Yorum Gönder
Git 12 Son