Konusunu Oylayın.: Ali rıza (İmam ali rıza) hayatı hakkında bilgi

5 üzerinden | Toplam : 0 kişi
Ali rıza (İmam ali rıza) hayatı hakkında bilgi
  1. 13.Ekim.2011, 17:59
    1
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,807
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Ali rıza (İmam ali rıza) hayatı hakkında bilgi






    Ali rıza (İmam ali rıza) hayatı hakkında bilgi Mumsema ALİ RIZÂ (İMÂM-I ALİ RIZÂ)

    Oniki imâmın sekizincisi. Muhammed Cevâd Takî’nin babasıdır. Nesebi, Ali Rızâ bin Mûsâ Kâzım bin Ca’fer-i Sâdık bin Muhammed Bâkır bin Ali Zeynel Âbidîn bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir (r.anhüm). 153 (m. 770) senesi Rebî-ül-âhır ayının onbirinci Perşembe günü, Medîne-i münevverede doğdu. 203 (m. 818) senesi Ramazân-ı şerîfin yirmibirinci Perşembe günü elli yaşında iken Tûs (Meşned)’de vefât etti.
    Namazını halîfe Me’mûn kıldırdı. Me’mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever ve sayardı. Kerîmesini (kızını) nikâh edip, imâmı kendine dâmâd yaptı. Yerine halîfe olmasını emir ve ilân edip, paralara ismini yazdırdı. Fakat, imâm önce vefât etti. Bâyezîd-i Bistâmî ve Ma’rûf-i Kerhî hazretleri imâmın sohbeti ile şereflenip kemâle geldiler.
    Künyesi, babasının künyesi gibi Ebü’l Hasan’dır. Mûsâ Kâzım hazretleri ona kendi künyemi bağışladım buyurmuşlardır. Lakabı Rızâ’dır. Babasına dediler ki, “Halife Me’mûn ondan râzı olduğu için mi oğlun Ali’yi, Rızâ diye çağırıyorsun?” Cevâbında, “Hayır, Allahü teâlâ ve Resûlü râzı oldukları içindir” buyurdu. Ona uyanlar ve muhalifleri de ondan râzıydı.
    İmâm-ı Mûsâ Kâzım’ın üstün talebelerinden biri şöyle anlattı: Birgün İmâm-ı Mûsâ Kâzım, ( radıyallahü anh ) “Magrib (Fas) tüccârlarından gelen oldu mu?” diye sordu. “Bilmiyoruz” dedik. O da “Gelmiştir” buyurdu. Atlara binip gittik. Orada câriye satan bir Magribli vardı. Bize yedi tane câriye gösterdi, İmâm hazretleri hiçbirini kabûl etmedi. Bir tane daha olduğunu, hasta olduğu için göstermediklerini öğrendik. Hazreti İmâm bana, “Yarın gel. Ne kadar ücret isterse kabûl edip o câriyeyi al” buyurdu. Ertesi gün magriblinin yanına vardım. “Dün isteyip de hasta olduğu için göremediğimiz câriyeyi istiyorum” dedim. Yüksek birfiat söyleyip, “Daha aşağı olmaz” dedi. Ben de, “O fiyata kabûl ettim” dedim. Bana, “Bunu kimin için alıyorsun?” diye sorunca, “Dünkü beraber geldiğimiz zât için” dedim. Tüccâr, “O kimlerdendir?” dedi. “Benî Hâşim’dendir” deyince Magribli tüccâr, bu câriye hakkında şöyle anlattı: “Ben, bu câriyeyi Magrib’in en uzak beldesinden aldım. Bir kadın bana, “Bu câriyeyi kimin için aldın?” dedi. Ben de “Kendim için aldım” diye söyleyince, O kadın, “Hayır! Bu senin olacak bir câriye değildir! Bu câriye, yer yüzünün en kıymetli zâtınındır! Bunların bir çocuğu olur. O büyüyüp yetişince, yer yüzünün en âlimi olacaktır” dedi. Daha sonra câriyeyi Mûsâ Kâzım’a ( radıyallahü anh ) getirdim. Bu câriyeden İmâm-ı Ali Rızâ ( radıyallahü anh ) dünyâya geldi.
    Huzzâ kabilesinden Da’bel bin Ali ismindeki zât zamanının en meşhûr şâirlerinden ve güzel söz söyliyenlerindendi. Şâir şöyle anlattı: “Ehl-i beyte muhabbeti anlatan (Medâris-i Âyât) isimli kasîdeyi yazıp, İmâm-ı Ali Rızâ’ya ( radıyallahü anh ) arz ettim. Çok beğendiler ve “Benden izinsiz hiç kimseye okuma” buyurdular. Ben “Peki” deyip ayrıldım. Halife Me’mûn, bu kasîdeyi yazdığımı duyup beni çağırdı. Hâl hatır sorduktan sonra, yeni yazdığım kasîdeyi okumamı istedi. Ben özür dileyip Hazreti İmâm’ın emrini bildirdim. Halife, Hazreti İmâm’ı çağırıp, kendisinden izin alınca, ben de kasîdeyi okudum. Halife çok memnun olup bana ellibin akçe hediye etti. İmâm-ı Ali Rızâ ( radıyallahü anh ) da o kadar ihsânda bulundu. Ben de, dedim ki, “Efendim! Ben giymiş olduğunuz elbiselerinizden istirhâm’ ediyorum. Bereketlenmek için yanımda bulundururum, öldüğüm zaman kefenim olur” dedim, ihsân edip, giymiş oldukları bir gömlek ve çok güzel bir havlu verip, “İnşâallah bunları saklarsın ve bunlarla belâlardan emîn olursun” buyurdular. Bir zaman Irak’a gidiyordum. Yolda eşkiyalar yolumuzu kesip, eşyalarımızı almağa başladılar. Eşyaların alındığına değil de, Hazreti İmâm’ın hediyesi olan gömlek ve havlunun da alınacağından çok korktum. Bir taraftan da Hazreti İmâm’ın “Belâlardan emîn olursun” sözlerini düşünüyordum. Bu sırada eşkiyalardan birisinin, benim atıma binmiş olduğunu ve benim yazdığım kasîdeyi okuyup ağladığını gördüm. Eşkiyanın Ehl-i beyt’e olan muhabbetine hayret ettim ve dedim ki, “O kasîdeyi kim yazdı?” Eşkiya “Bu kasîdeyi yazan Hazreti İmâm-ı Ali Rızâ’nın şâiri, meşhûr Da’bel bin Ali’dir. Fakat sen onu tanımazsın” deyince, “Da’bel bin Ali benim” dedim inanmadı. Kâfilede bulunanlar tasdîk edince, eşkiya kâfileden aldığı bütün malları sahiblerine iade etti. Bize de kılavuzluk edip tehlikeli yerlerden selâmetle geçmemize vesîle oldu. Hazreti İmâm’ın hediyelerinin bereketiyle kâfile olarak belâdan kurtulduk.”


  2. 13.Ekim.2011, 17:59
    1
    Editör



    ALİ RIZÂ (İMÂM-I ALİ RIZÂ)

    Oniki imâmın sekizincisi. Muhammed Cevâd Takî’nin babasıdır. Nesebi, Ali Rızâ bin Mûsâ Kâzım bin Ca’fer-i Sâdık bin Muhammed Bâkır bin Ali Zeynel Âbidîn bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir (r.anhüm). 153 (m. 770) senesi Rebî-ül-âhır ayının onbirinci Perşembe günü, Medîne-i münevverede doğdu. 203 (m. 818) senesi Ramazân-ı şerîfin yirmibirinci Perşembe günü elli yaşında iken Tûs (Meşned)’de vefât etti.
    Namazını halîfe Me’mûn kıldırdı. Me’mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever ve sayardı. Kerîmesini (kızını) nikâh edip, imâmı kendine dâmâd yaptı. Yerine halîfe olmasını emir ve ilân edip, paralara ismini yazdırdı. Fakat, imâm önce vefât etti. Bâyezîd-i Bistâmî ve Ma’rûf-i Kerhî hazretleri imâmın sohbeti ile şereflenip kemâle geldiler.
    Künyesi, babasının künyesi gibi Ebü’l Hasan’dır. Mûsâ Kâzım hazretleri ona kendi künyemi bağışladım buyurmuşlardır. Lakabı Rızâ’dır. Babasına dediler ki, “Halife Me’mûn ondan râzı olduğu için mi oğlun Ali’yi, Rızâ diye çağırıyorsun?” Cevâbında, “Hayır, Allahü teâlâ ve Resûlü râzı oldukları içindir” buyurdu. Ona uyanlar ve muhalifleri de ondan râzıydı.
    İmâm-ı Mûsâ Kâzım’ın üstün talebelerinden biri şöyle anlattı: Birgün İmâm-ı Mûsâ Kâzım, ( radıyallahü anh ) “Magrib (Fas) tüccârlarından gelen oldu mu?” diye sordu. “Bilmiyoruz” dedik. O da “Gelmiştir” buyurdu. Atlara binip gittik. Orada câriye satan bir Magribli vardı. Bize yedi tane câriye gösterdi, İmâm hazretleri hiçbirini kabûl etmedi. Bir tane daha olduğunu, hasta olduğu için göstermediklerini öğrendik. Hazreti İmâm bana, “Yarın gel. Ne kadar ücret isterse kabûl edip o câriyeyi al” buyurdu. Ertesi gün magriblinin yanına vardım. “Dün isteyip de hasta olduğu için göremediğimiz câriyeyi istiyorum” dedim. Yüksek birfiat söyleyip, “Daha aşağı olmaz” dedi. Ben de, “O fiyata kabûl ettim” dedim. Bana, “Bunu kimin için alıyorsun?” diye sorunca, “Dünkü beraber geldiğimiz zât için” dedim. Tüccâr, “O kimlerdendir?” dedi. “Benî Hâşim’dendir” deyince Magribli tüccâr, bu câriye hakkında şöyle anlattı: “Ben, bu câriyeyi Magrib’in en uzak beldesinden aldım. Bir kadın bana, “Bu câriyeyi kimin için aldın?” dedi. Ben de “Kendim için aldım” diye söyleyince, O kadın, “Hayır! Bu senin olacak bir câriye değildir! Bu câriye, yer yüzünün en kıymetli zâtınındır! Bunların bir çocuğu olur. O büyüyüp yetişince, yer yüzünün en âlimi olacaktır” dedi. Daha sonra câriyeyi Mûsâ Kâzım’a ( radıyallahü anh ) getirdim. Bu câriyeden İmâm-ı Ali Rızâ ( radıyallahü anh ) dünyâya geldi.
    Huzzâ kabilesinden Da’bel bin Ali ismindeki zât zamanının en meşhûr şâirlerinden ve güzel söz söyliyenlerindendi. Şâir şöyle anlattı: “Ehl-i beyte muhabbeti anlatan (Medâris-i Âyât) isimli kasîdeyi yazıp, İmâm-ı Ali Rızâ’ya ( radıyallahü anh ) arz ettim. Çok beğendiler ve “Benden izinsiz hiç kimseye okuma” buyurdular. Ben “Peki” deyip ayrıldım. Halife Me’mûn, bu kasîdeyi yazdığımı duyup beni çağırdı. Hâl hatır sorduktan sonra, yeni yazdığım kasîdeyi okumamı istedi. Ben özür dileyip Hazreti İmâm’ın emrini bildirdim. Halife, Hazreti İmâm’ı çağırıp, kendisinden izin alınca, ben de kasîdeyi okudum. Halife çok memnun olup bana ellibin akçe hediye etti. İmâm-ı Ali Rızâ ( radıyallahü anh ) da o kadar ihsânda bulundu. Ben de, dedim ki, “Efendim! Ben giymiş olduğunuz elbiselerinizden istirhâm’ ediyorum. Bereketlenmek için yanımda bulundururum, öldüğüm zaman kefenim olur” dedim, ihsân edip, giymiş oldukları bir gömlek ve çok güzel bir havlu verip, “İnşâallah bunları saklarsın ve bunlarla belâlardan emîn olursun” buyurdular. Bir zaman Irak’a gidiyordum. Yolda eşkiyalar yolumuzu kesip, eşyalarımızı almağa başladılar. Eşyaların alındığına değil de, Hazreti İmâm’ın hediyesi olan gömlek ve havlunun da alınacağından çok korktum. Bir taraftan da Hazreti İmâm’ın “Belâlardan emîn olursun” sözlerini düşünüyordum. Bu sırada eşkiyalardan birisinin, benim atıma binmiş olduğunu ve benim yazdığım kasîdeyi okuyup ağladığını gördüm. Eşkiyanın Ehl-i beyt’e olan muhabbetine hayret ettim ve dedim ki, “O kasîdeyi kim yazdı?” Eşkiya “Bu kasîdeyi yazan Hazreti İmâm-ı Ali Rızâ’nın şâiri, meşhûr Da’bel bin Ali’dir. Fakat sen onu tanımazsın” deyince, “Da’bel bin Ali benim” dedim inanmadı. Kâfilede bulunanlar tasdîk edince, eşkiya kâfileden aldığı bütün malları sahiblerine iade etti. Bize de kılavuzluk edip tehlikeli yerlerden selâmetle geçmemize vesîle oldu. Hazreti İmâm’ın hediyelerinin bereketiyle kâfile olarak belâdan kurtulduk.”


    Benzer Konular

    - İmam Ali Rıza nın Türbesi resimleri

    - Rıza nedir? İslamda rıza kavramı

    - Rıza nedir? İslamda rıza kavramı

    - İmam Musa Kazım İmam Ali Rıza Muhammed Taki hayatı hakkında bilgi

    - Kadere rıza ile kazaya rıza aynı anlama mı gelmektedir?

  3. 22.Şubat.2012, 17:19
    2
    İmam Rıza
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Şubat.2012
    Üye No: 94396
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Meşhed

    Cevap: Ali rıza (İmam ali rıza) hayatı hakkında bilgi




    Allah selamı İmam Ali Rıza nın üzerine olsun Allah ondan razı olsun
    Selam olsun Resule ve onun Ehlibeytine ,12 imamlara



  4. 22.Şubat.2012, 17:19
    2
    İmam Rıza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Allah selamı İmam Ali Rıza nın üzerine olsun Allah ondan razı olsun
    Selam olsun Resule ve onun Ehlibeytine ,12 imamlara






+ Yorum Gönder