Konusunu Oylayın.: Abdullah eyyubi hayatı hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Abdullah eyyubi hayatı hakkında bilgi
  1. 10.Ekim.2011, 23:46
    1
    Muhasibi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,743
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 159
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Abdullah eyyubi hayatı hakkında bilgi






    Abdullah eyyubi hayatı hakkında bilgi Mumsema ABDULLAH EYYÛBÎ

    Osmanlı Dev leti zamanında yetişen kırâat âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Abdullah bin Muhammed Sâlih Eyyûbî’dir. Eyyûb semtinde ikâmeti sebebiyle Eyyûbî dendi. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 1252 (m. 1836) senesinde İstanbul’da vefât etti. Eyyûb Sultan’da, Hazreti Hâlid’in kadem-i şerîfi cihetindeki (mübârek ayağı tarafındaki) pencere kenarına defnedildi.
    Abdullah Eyyûbî, âlet ilimlerini (sarf, nahiv, mantık, vb.) devrinin meşhûr âlimlerinden, yüksek ilimleri de Şeyhülislâm Hamdi-zâde Mustafa Efendi’den okudu. Büyük âlim Gelenbevî İsmâil Efendi’den, Kirmastili Yûsuf Efendi’nin usûl-i fıkıh ilmine dâir “Veciz” adlı eserini okudu. Kırâat ilmi mütehassıslarından İbrâhim ve Sâlih efendilerden kırâat ilmini öğrendi. İstanbul’un üç büyük evliyâsından biri olan Murâd-ı Münzâvî’nin sohbetlerinde kemâle geldi. Daha sonra eser yazmaya başladı. Hâl tercümesi, oğlu Muhammed Emîn Efendi’nin “Gülşen-i meşâyîh-i Selâtîn” adlı eserinde anlatılmıştır. Eserlerinden ba’zıları şunlardır: 1- Tefsîr-i sûre-i Feth, 2- Mecâlis-ül-mevâ’iz, 3- İmâm-ı Şâtıbî’nin Kur’ân-ı kerîm âyetlerinin sayısı hakkındaki, “Nâzımet-üz-Zehr” kasidesine, “Levâmi’-ül-Bedr” ismiyle şerh, 4- Minhat-ül-bârî, 5- Peygamber efendimizin ( aleyhisselâm ) mihmandarı, Hazreti Hâlid bin Zeyd el-Ensârî’den rivâyet edilen hadîs-i şerîflerin tercüme ve şerhi, 6- Veliyyüddîn Efendi’nin 1099 (m. 1688) târihinde derlediği hadîs-i kudsîlere yaptığı şerh, 7- Faziletli âlimlerden Amasyalı Âkif-zâde’nin “Mir’at-ün-Nâzırîn” ismindeki eserine şerh, 8-Menâkib-i Ebü’l-Hasen-i Şâzilî tercümesi, 9- Hâdimî’nin bir risalesinin tercümesi, 10- Silsilet-üz-Zeheb’in Arabî şerhinin tercümesi, 11-Müstahabî-zâde’nin, “Fezâil-il-cemâat” risalesinin tercümesi, 12- “Âdâb-ül-müsâfirîn: Hazreti Hâlid’in ( radıyallahü anh ) menkıbeleri ile ziyâretine dâir âdâbdan bahseder, 13- Hediyyet-ül-Huccâc Menâsik-i Hac, 14- Tuhfet-ül-Îmân fî fedâil-is-Sıyâm, 15- Ahkâm-i müsâfirîn fî men düfine fî civâri Ebî Eyyûb: Hazreti Hâlid’in kabri civarında medfûn olan zâtların menkıbeleri, 16- Muharrem’in tekmilesi (nahve dâir), 17- Fevâyih-il-ezkâr (izhâr şerhi), 18- Haşiye alel-Hayâlî, 19- İmtihanı ezkiyâ şerhi (tamamlanamadı), 20- Miftâh-üs-se’âdet-il-medîne Fedâilü Medîne-i münevvere, 21- Mahmûdiyye, 22-Mecmû’at-ül-fevâid, 23- Kırk hadîs şerhi, 24- Rahmâniyyetün minet-tefsîr, 25- İkâz-ül-Kurrâ, 26- Nesâyih-ül-mülûk, 27- İmâm-ı Süyûtî’nin talebelerinden Ahmed Ensârî’nin, “Nefehât-ül-âhir-is-sâri fî fedâili Ebî Eyyûb Ensârî” adlı eserinin tercümesi, 28-Şerhu Mîzân-il-Kurrâ-il-Aşerati, 29-Tezkiret-ür-Rümmât: Atıcılığın faydaları ve atıcılığı öğrenmek ve öğretmek hakkındaki kırk hadîsin tercümelerini ihtivâ eden bu eser, Sultan İkinci Mahmûd Hân’ın kahvecibaşısı Mustafa Kani Bey tarafından tertîb ve te’lîf olunup, 1263 (m. 1847) târihinde basılan, “Telhîs-i resâil-ür-rümmâti”nin mukaddimesinde yazılmıştır.


  2. 10.Ekim.2011, 23:46
    1
    Devamlı Üye



    ABDULLAH EYYÛBÎ

    Osmanlı Dev leti zamanında yetişen kırâat âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Abdullah bin Muhammed Sâlih Eyyûbî’dir. Eyyûb semtinde ikâmeti sebebiyle Eyyûbî dendi. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 1252 (m. 1836) senesinde İstanbul’da vefât etti. Eyyûb Sultan’da, Hazreti Hâlid’in kadem-i şerîfi cihetindeki (mübârek ayağı tarafındaki) pencere kenarına defnedildi.
    Abdullah Eyyûbî, âlet ilimlerini (sarf, nahiv, mantık, vb.) devrinin meşhûr âlimlerinden, yüksek ilimleri de Şeyhülislâm Hamdi-zâde Mustafa Efendi’den okudu. Büyük âlim Gelenbevî İsmâil Efendi’den, Kirmastili Yûsuf Efendi’nin usûl-i fıkıh ilmine dâir “Veciz” adlı eserini okudu. Kırâat ilmi mütehassıslarından İbrâhim ve Sâlih efendilerden kırâat ilmini öğrendi. İstanbul’un üç büyük evliyâsından biri olan Murâd-ı Münzâvî’nin sohbetlerinde kemâle geldi. Daha sonra eser yazmaya başladı. Hâl tercümesi, oğlu Muhammed Emîn Efendi’nin “Gülşen-i meşâyîh-i Selâtîn” adlı eserinde anlatılmıştır. Eserlerinden ba’zıları şunlardır: 1- Tefsîr-i sûre-i Feth, 2- Mecâlis-ül-mevâ’iz, 3- İmâm-ı Şâtıbî’nin Kur’ân-ı kerîm âyetlerinin sayısı hakkındaki, “Nâzımet-üz-Zehr” kasidesine, “Levâmi’-ül-Bedr” ismiyle şerh, 4- Minhat-ül-bârî, 5- Peygamber efendimizin ( aleyhisselâm ) mihmandarı, Hazreti Hâlid bin Zeyd el-Ensârî’den rivâyet edilen hadîs-i şerîflerin tercüme ve şerhi, 6- Veliyyüddîn Efendi’nin 1099 (m. 1688) târihinde derlediği hadîs-i kudsîlere yaptığı şerh, 7- Faziletli âlimlerden Amasyalı Âkif-zâde’nin “Mir’at-ün-Nâzırîn” ismindeki eserine şerh, 8-Menâkib-i Ebü’l-Hasen-i Şâzilî tercümesi, 9- Hâdimî’nin bir risalesinin tercümesi, 10- Silsilet-üz-Zeheb’in Arabî şerhinin tercümesi, 11-Müstahabî-zâde’nin, “Fezâil-il-cemâat” risalesinin tercümesi, 12- “Âdâb-ül-müsâfirîn: Hazreti Hâlid’in ( radıyallahü anh ) menkıbeleri ile ziyâretine dâir âdâbdan bahseder, 13- Hediyyet-ül-Huccâc Menâsik-i Hac, 14- Tuhfet-ül-Îmân fî fedâil-is-Sıyâm, 15- Ahkâm-i müsâfirîn fî men düfine fî civâri Ebî Eyyûb: Hazreti Hâlid’in kabri civarında medfûn olan zâtların menkıbeleri, 16- Muharrem’in tekmilesi (nahve dâir), 17- Fevâyih-il-ezkâr (izhâr şerhi), 18- Haşiye alel-Hayâlî, 19- İmtihanı ezkiyâ şerhi (tamamlanamadı), 20- Miftâh-üs-se’âdet-il-medîne Fedâilü Medîne-i münevvere, 21- Mahmûdiyye, 22-Mecmû’at-ül-fevâid, 23- Kırk hadîs şerhi, 24- Rahmâniyyetün minet-tefsîr, 25- İkâz-ül-Kurrâ, 26- Nesâyih-ül-mülûk, 27- İmâm-ı Süyûtî’nin talebelerinden Ahmed Ensârî’nin, “Nefehât-ül-âhir-is-sâri fî fedâili Ebî Eyyûb Ensârî” adlı eserinin tercümesi, 28-Şerhu Mîzân-il-Kurrâ-il-Aşerati, 29-Tezkiret-ür-Rümmât: Atıcılığın faydaları ve atıcılığı öğrenmek ve öğretmek hakkındaki kırk hadîsin tercümelerini ihtivâ eden bu eser, Sultan İkinci Mahmûd Hân’ın kahvecibaşısı Mustafa Kani Bey tarafından tertîb ve te’lîf olunup, 1263 (m. 1847) târihinde basılan, “Telhîs-i resâil-ür-rümmâti”nin mukaddimesinde yazılmıştır.


+ Yorum Gönder