Konusunu Oylayın.: Acılarını Bana Bırakan Kadın

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Acılarını Bana Bırakan Kadın
  1. 26.Ağustos.2008, 15:41
    1
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,999
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Acılarını Bana Bırakan Kadın






    Acılarını Bana Bırakan Kadın Mumsema Acılarını Bana Bırakan Kadın

    Bir kasvet var bu gece bu evde, büyükannemin gitme vaktinin hüznü belki de... Bir asırlık ömrü toparlamak bir gecede ne mümkün. Hem kefenle orantısızlığı ortada iken eşyaların... Bu aczinden kurtulabilir mi insan? Büyüdükçe ağırlaşır beden, toprağa yaklaşır, doğduğu yerlere baba toprağına özlem duyar, evini barkını bırakıp şehirde, köyüne dönenleri bilirim; topraktan geldiğimiz için midir nedir yine toprağa yönelin ir ve canlı-cansız bedene toprak çok anaç davranıyor şüphesiz.

    Saat iki on beşte vefat etti anneannem. İşte hendek işte deve misali gelmişti evlatları için anneannemin kısa süreli hastalığı. Kocaman dünyaya bir bu kadın sığmamıştı sanki! Tam anlamıyla mekânsızdı. Akşam nerede kalacağı belirsiz bir insanın yarını ne kadar belirli olabilir? Büyüttüğü evlatlarıyla bu insanın ilişkisini ne yandan irdeleyeceğiz? Bizim buralarda en küçük erkek evlat baba evinde kalır ve anne babasına da yaşlandığında o bakar, diğerleri de ona destek olur. Fakat anneannem iyi planlanmış bir şekilde, sanki hesap edilmiş gibi evsiz bırakılmış iyi ki de annem vardı da yanına sığınmış. Babamın ölümünden kısa bir süre sonra anneannemin de bizde ölümü evi ölüm döşeğine çevirmişti sanki. Gecenin bu saatinde en soğukkanlı ben olduğum için sağa sola telefon açmak da bana düştü. Acı haber tez duyuluyor dedim kendi kendime. Ağzımda bakla ıslanmayan ben, ölüm haberini yaymakta çok zorlandığımı fark ettim.

    Koca bir tarih, kocaman bir sayfa kapanmıştı sanki ve orta yerde yatıyordu. Ya Rab can çıkınca beden ne işe yarar? Anneannemin boyunun bu kadar uzun olduğunu bilmezdik. Teneşire sığmayacak gibiydi. Kendi toprağı dururken kız evladının evinde ölmesi cenazeye ayrı bir burukluk kattı. “sen hiç oğul beşikleri belemedin mi” ağıtları vicdanlarda yerini buldu mu bilinmez ama yaşlısını dışlayan bir toplumsal yapı oluştuğu gözler önünde. Kitaplar aile tiplerini tanımlarken bizim toplumumuzda yaygın olanın çekirdek aile olduğuna yer veriyor. Yaşlıları bir şekilde uzaklaştırırsan tabi olarak başka aile modeli kalmıyor.
    Bir zamanlar sığamadığımız altı odalı ev eşyalara mekân şimdi. Ürkütücü sessizlik annemi de korkutmuş olacak ki tek başına kalamadı henüz. Babam ve anneannemin eşyaları ortalıklarda sahipsiz. Eşya sahipsizken mi bu kadar buruk olur muş ve bu kadar dokunulmaz. Ağıtlar yakılsın şimdi, sofralar konsun, karınlar doysun, kapılar açılsın ardına kadar korkmasın kimse ölüler gelmiyor geri ve bir adım geriden izlesin vicdanlar. Pamuk nene ve dedelerimizi kaybettiğimizden bu yanadır asiyiz, ukalayız, sabırsızız. Evinde yaşlısı olmayan, hastasına hizmet etmeyen bireyler kendilerine yer ayarlamışlardır umarım. Umarım ki çocukları aynı davranışları sergilemezler. Büyüksüz ailelerde eylemler ne kadarda kontrolsüz ve eğreti… Farkında olmadan acılar biriktirmekteyiz evlerimizde ve hiç ölü ile acıları gömemiyoruz.

    Şimdi her hafta sonu gittiğim o kasabadaki evimizde saklı bana bırakılanlar ve emanet aldığım acı en çok orada yakışıyor bana.
    Yaşar Karayiğit



  2. 26.Ağustos.2008, 15:41
    1
    Moderatör



    Acılarını Bana Bırakan Kadın

    Bir kasvet var bu gece bu evde, büyükannemin gitme vaktinin hüznü belki de... Bir asırlık ömrü toparlamak bir gecede ne mümkün. Hem kefenle orantısızlığı ortada iken eşyaların... Bu aczinden kurtulabilir mi insan? Büyüdükçe ağırlaşır beden, toprağa yaklaşır, doğduğu yerlere baba toprağına özlem duyar, evini barkını bırakıp şehirde, köyüne dönenleri bilirim; topraktan geldiğimiz için midir nedir yine toprağa yönelin ir ve canlı-cansız bedene toprak çok anaç davranıyor şüphesiz.

    Saat iki on beşte vefat etti anneannem. İşte hendek işte deve misali gelmişti evlatları için anneannemin kısa süreli hastalığı. Kocaman dünyaya bir bu kadın sığmamıştı sanki! Tam anlamıyla mekânsızdı. Akşam nerede kalacağı belirsiz bir insanın yarını ne kadar belirli olabilir? Büyüttüğü evlatlarıyla bu insanın ilişkisini ne yandan irdeleyeceğiz? Bizim buralarda en küçük erkek evlat baba evinde kalır ve anne babasına da yaşlandığında o bakar, diğerleri de ona destek olur. Fakat anneannem iyi planlanmış bir şekilde, sanki hesap edilmiş gibi evsiz bırakılmış iyi ki de annem vardı da yanına sığınmış. Babamın ölümünden kısa bir süre sonra anneannemin de bizde ölümü evi ölüm döşeğine çevirmişti sanki. Gecenin bu saatinde en soğukkanlı ben olduğum için sağa sola telefon açmak da bana düştü. Acı haber tez duyuluyor dedim kendi kendime. Ağzımda bakla ıslanmayan ben, ölüm haberini yaymakta çok zorlandığımı fark ettim.

    Koca bir tarih, kocaman bir sayfa kapanmıştı sanki ve orta yerde yatıyordu. Ya Rab can çıkınca beden ne işe yarar? Anneannemin boyunun bu kadar uzun olduğunu bilmezdik. Teneşire sığmayacak gibiydi. Kendi toprağı dururken kız evladının evinde ölmesi cenazeye ayrı bir burukluk kattı. “sen hiç oğul beşikleri belemedin mi” ağıtları vicdanlarda yerini buldu mu bilinmez ama yaşlısını dışlayan bir toplumsal yapı oluştuğu gözler önünde. Kitaplar aile tiplerini tanımlarken bizim toplumumuzda yaygın olanın çekirdek aile olduğuna yer veriyor. Yaşlıları bir şekilde uzaklaştırırsan tabi olarak başka aile modeli kalmıyor.
    Bir zamanlar sığamadığımız altı odalı ev eşyalara mekân şimdi. Ürkütücü sessizlik annemi de korkutmuş olacak ki tek başına kalamadı henüz. Babam ve anneannemin eşyaları ortalıklarda sahipsiz. Eşya sahipsizken mi bu kadar buruk olur muş ve bu kadar dokunulmaz. Ağıtlar yakılsın şimdi, sofralar konsun, karınlar doysun, kapılar açılsın ardına kadar korkmasın kimse ölüler gelmiyor geri ve bir adım geriden izlesin vicdanlar. Pamuk nene ve dedelerimizi kaybettiğimizden bu yanadır asiyiz, ukalayız, sabırsızız. Evinde yaşlısı olmayan, hastasına hizmet etmeyen bireyler kendilerine yer ayarlamışlardır umarım. Umarım ki çocukları aynı davranışları sergilemezler. Büyüksüz ailelerde eylemler ne kadarda kontrolsüz ve eğreti… Farkında olmadan acılar biriktirmekteyiz evlerimizde ve hiç ölü ile acıları gömemiyoruz.

    Şimdi her hafta sonu gittiğim o kasabadaki evimizde saklı bana bırakılanlar ve emanet aldığım acı en çok orada yakışıyor bana.
    Yaşar Karayiğit



    Benzer Konular

    - İz bırakan güzel sözler

    - Evli kadın bana aşık olmuş ve ben bu durumdan rahatsızım

    - Kur'an-ı yere bırakan kafir olur mu ?

    - Namaz balayıp sürekli bırakan münafıkmıdır?

    - İncir'de akılları hayran bırakan mucize

  3. 26.Ağustos.2008, 15:54
    2
    zeynepirfan
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mart.2008
    Üye No: 14102
    Mesaj Sayısı: 517
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: TÜRKİYE

    --->: Acılarını Bana Bırakan Kadın




    çok güzeldi Allah razı olsun


  4. 26.Ağustos.2008, 15:54
    2
    Kıdemli Üye



    çok güzeldi Allah razı olsun


  5. 06.Mart.2009, 08:34
    3
    @YŞE
    Rıza

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Nisan.2008
    Üye No: 17901
    Mesaj Sayısı: 1,143
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Yaş: 24

    --->: Acılarını Bana Bırakan Kadın

    güzel bir yazıydı...
    ölüm bir yok oluş değildir.
    gerçek hayat orasıdır.
    bunun idrakinde olanlardan olmak duasıyla
    ...


  6. 06.Mart.2009, 08:34
    3
    Rıza
    güzel bir yazıydı...
    ölüm bir yok oluş değildir.
    gerçek hayat orasıdır.
    bunun idrakinde olanlardan olmak duasıyla
    ...


  7. 27.Mart.2011, 18:00
    4
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Acılarını Bana Bırakan Kadın

    Acılarını Bana Bırakan KadınKonusu için Allah razı olsun


  8. 27.Mart.2011, 18:00
    4
    Devamlı Üye
    Acılarını Bana Bırakan KadınKonusu için Allah razı olsun





+ Yorum Gönder