Konusunu Oylayın.: Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları
  1. 28.Mayıs.2013, 08:09
    1
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,997
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları






    Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları Mumsema Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları

    Ali Ulvi Kurucu merhumu insanımızın okumuş yazmış kesiminin dindar olanları bilirler. Konyalı, benim de kendisinden okuyup istifade ettiğim Hacıveyiszade Mustafa Efendi'nin yeğeni, alim, şair, ülkesini ve milletini seven, mütevazı, zarif, cömert, hasılı uzun yıllar kaldığı Medine'nin zinet ve şerefi olan Fahr-i kâinât'ın ahlakı ile ahlaklanmış bir dava adamı idi.

    Himmet ve gayret sahibi, milletimize nice faydalı eserler kazandırmış velûd yazar, güzel insan Ertuğurul Düzdağ'a Allah nasip etmiş (daha doğrusu güzel niyeti ve amelinin dünyada mükâfatı olarak lütfetmiş) Medine'de aylarca kalarak Ali Ulvi ağabeyimizin hatıralarını parça parça yazmış, sonra bunları büyük emeklerle düzene koymuş, nefis bir kapak ve baskı ile iki cilt halinde neşretmiş (İst. 2007, Kaynak Yayınları).

    Dine ve dindara baskının had safhaya geldiği bir zamanda dinlerini öğrenmek ve elde edecekleri birikimle bu aziz dine hizmet etmek için binbir eziyete katlanarak Türkiye'den Medine'ye hicret eden ailenin çocuklarından biri olan Ali Ulvi ağabey, el-Ezher'de okumuş, Mustafa Sabri, Zahid Kevseri, Yozgatlı İhsan Efendi (Ekmeleddin İhsanoğlu'nun babası) gibi alimlerden özel olarak istifade etmiş, Medine'de yıllarca kütüphane müdürü olarak çalışmış, eserleri ve şöhretleri sınırları aşmış nice insanla yakından tanışmış ve görüşmüş, Akif vadisinde şiirler yazmış... bir güzel insan.

    Kitabın benim için çekici olan bir özelliği de anlatılan şahıslar ve olayların önemli bir kısmı ile yakın ilgimin ve ilişkimin bulunmasıdır. Önce adını duyduğum, sonra İstanbul Y. İslam Enstitüsü'nde hocamız olan Celaleddin Ökten bunlardan biridir ve onun, Hatıralar'da geçen ve merhum Menderes ile Bayar'ın beraberliğinin arka planına ışık tutan şu sözleri sanki bugün söylenmiştir:

    "Türk'ün imanının düşmanları, Celal Bayar'ı, Adnan Bey'e ayakbağı olarak koymuşlardı. Biliyorlardı ki bu millet, bütün felaketlere, musibetlere rağmen, daima imanına aşina olan kimselere rey verecek, onları kazandıracaktır. Bunun için milletin sevdiği kimseler seçimle iktidara gelseler bile, iş yapamasınlar diye, hem onların arasına kendi adamlarını soktular, hem de bir sürü engeller, kanunlar koydular. 27 Mayıs hükumet darbesinden sonra yapılan anayasalar, çıkarılan kanunlar hep, başa gelecek vatan evladı dindar insanların ayağına, eline, diline vurulan kilitler, zincirlerdir. Milleti temsil eden birileri başa gelse bile önlerinde kaç tane engel vardır. Anayasa Mahkemesi engeli, Danıştay engeli, Sayıştay engeli daha bilmem neler... Tabii bunlar, kendileri gibi düşünen, millete ve dine aykırı hükumetlere karşı kullanılmaz. Yahu şu kadar milletvekilinin, şu kadar senatörün ittifakla aldıkları bir kararı, bilmem ne mahkemesi bozacaksa, o kadar adamı seçmeye, meclisleri toplamaya ne lüzum var? Yahu bu memleket onların çiftliği mi? Maalesef bu işler, işte çözülmesi beklenen kördüğümlerdir."

    13 Nisan 2007
    Cuma
    Hayrettin Karaman


  2. 28.Mayıs.2013, 08:09
    1
    Moderatör



    Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları

    Ali Ulvi Kurucu merhumu insanımızın okumuş yazmış kesiminin dindar olanları bilirler. Konyalı, benim de kendisinden okuyup istifade ettiğim Hacıveyiszade Mustafa Efendi'nin yeğeni, alim, şair, ülkesini ve milletini seven, mütevazı, zarif, cömert, hasılı uzun yıllar kaldığı Medine'nin zinet ve şerefi olan Fahr-i kâinât'ın ahlakı ile ahlaklanmış bir dava adamı idi.

    Himmet ve gayret sahibi, milletimize nice faydalı eserler kazandırmış velûd yazar, güzel insan Ertuğurul Düzdağ'a Allah nasip etmiş (daha doğrusu güzel niyeti ve amelinin dünyada mükâfatı olarak lütfetmiş) Medine'de aylarca kalarak Ali Ulvi ağabeyimizin hatıralarını parça parça yazmış, sonra bunları büyük emeklerle düzene koymuş, nefis bir kapak ve baskı ile iki cilt halinde neşretmiş (İst. 2007, Kaynak Yayınları).

    Dine ve dindara baskının had safhaya geldiği bir zamanda dinlerini öğrenmek ve elde edecekleri birikimle bu aziz dine hizmet etmek için binbir eziyete katlanarak Türkiye'den Medine'ye hicret eden ailenin çocuklarından biri olan Ali Ulvi ağabey, el-Ezher'de okumuş, Mustafa Sabri, Zahid Kevseri, Yozgatlı İhsan Efendi (Ekmeleddin İhsanoğlu'nun babası) gibi alimlerden özel olarak istifade etmiş, Medine'de yıllarca kütüphane müdürü olarak çalışmış, eserleri ve şöhretleri sınırları aşmış nice insanla yakından tanışmış ve görüşmüş, Akif vadisinde şiirler yazmış... bir güzel insan.

    Kitabın benim için çekici olan bir özelliği de anlatılan şahıslar ve olayların önemli bir kısmı ile yakın ilgimin ve ilişkimin bulunmasıdır. Önce adını duyduğum, sonra İstanbul Y. İslam Enstitüsü'nde hocamız olan Celaleddin Ökten bunlardan biridir ve onun, Hatıralar'da geçen ve merhum Menderes ile Bayar'ın beraberliğinin arka planına ışık tutan şu sözleri sanki bugün söylenmiştir:

    "Türk'ün imanının düşmanları, Celal Bayar'ı, Adnan Bey'e ayakbağı olarak koymuşlardı. Biliyorlardı ki bu millet, bütün felaketlere, musibetlere rağmen, daima imanına aşina olan kimselere rey verecek, onları kazandıracaktır. Bunun için milletin sevdiği kimseler seçimle iktidara gelseler bile, iş yapamasınlar diye, hem onların arasına kendi adamlarını soktular, hem de bir sürü engeller, kanunlar koydular. 27 Mayıs hükumet darbesinden sonra yapılan anayasalar, çıkarılan kanunlar hep, başa gelecek vatan evladı dindar insanların ayağına, eline, diline vurulan kilitler, zincirlerdir. Milleti temsil eden birileri başa gelse bile önlerinde kaç tane engel vardır. Anayasa Mahkemesi engeli, Danıştay engeli, Sayıştay engeli daha bilmem neler... Tabii bunlar, kendileri gibi düşünen, millete ve dine aykırı hükumetlere karşı kullanılmaz. Yahu şu kadar milletvekilinin, şu kadar senatörün ittifakla aldıkları bir kararı, bilmem ne mahkemesi bozacaksa, o kadar adamı seçmeye, meclisleri toplamaya ne lüzum var? Yahu bu memleket onların çiftliği mi? Maalesef bu işler, işte çözülmesi beklenen kördüğümlerdir."

    13 Nisan 2007
    Cuma
    Hayrettin Karaman

  3. 15.Aralık.2014, 22:50
    2
    ASRIN
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Kasım.2014
    Üye No: 105045
    Mesaj Sayısı: 727
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8

    Cevap: Ali Ulvi Kurucu'nun Hatıraları




    Her insanın başıdan geçen iyi yada kötü anıları olduğu ve bu anılarını gün gelirken anlatıkları andan itibaren tekrar o günlere dönerek heyecanlı yada buruk bir şekilde anlatarak o olayları tekrar yaşaya bilmektedirler.


  4. 15.Aralık.2014, 22:50
    2
    Kıdemli Üye



    Her insanın başıdan geçen iyi yada kötü anıları olduğu ve bu anılarını gün gelirken anlatıkları andan itibaren tekrar o günlere dönerek heyecanlı yada buruk bir şekilde anlatarak o olayları tekrar yaşaya bilmektedirler.




+ Yorum Gönder