Konusunu Oylayın.: İslam`da Komşuluk İlişkileri

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 9 kişi oyladı.

İslam`da Komşuluk İlişkileri
  1. 31.Mayıs.2012, 14:43
    1
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,733
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 327
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    İslam`da Komşuluk İlişkileri






    İslam`da Komşuluk İlişkileri Mumsema İslam`da Komşuluk İlişkileri
    ________________________________________

    Aile ve akrabalarımızdan sonra bize en yakın olan (bazen onlardan da yakın) hemen her gün karşılaştığımız, çoğu zaman beraber olduğumuz ve yardımlarına ihtiyaç duyduğumuz komşularımızla iyi geçinmek onları rahatsız etmemek dinimizin emridir. Çünkü komşular arası ilişkiler, toplumsal ilişkilerin ilk basamağı ve önemli bir göstergesidir. İnsan hayatına yön veren ve şekil vermeyi amaçlayan dinimiz, bu bakımdan komşuluk ilişkilerine özel önem atfeder.
    Kur’an-ı Kerim ‘de yüce Allah komşuların gözetilmesini, haklarının korunmasın emretmiştir.
    “Allah’a ibadet edin ve ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana – babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakine iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen kimseleri ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisa,36)
    Göründüğü üzere ayetin temel mesajı ibadetin Allah‘a yapılması ve O’na ortak koşulmamasıdır. Bu dinin temelini oluşturur. Dini yaşayan insandır. İnsanda başka insanlarla yaşamakta ve onlarla ilişki içinde olmaktadır. Ayet insanın yakın ilişki içinde olduğu insanları dile getirip onlarla ilişkilerinde iyilik eden alçak gönüllü ve mütevazi olunması gereğini vurgular.
    Peygamber Efendimiz(s.a.s.) ‘de bu ayetin vurgusunu hadisleriyle desteklemiştir.
    “Allah’a ve ahret gününe inan kimse komşusuna ikram etsin ...”(Müslim, iman: 74)
    “Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulunduki, onu mirasçı kılacak sandım…” (Buhari, Edep. 38) buyurarak insan kendi mirasçısı olan ana-babasına, çocuklarına, kardeşlerine nasıl davranıyorsa, komşularınada öyle davranmalıdır. Çünkü insanın aile fertlerinden sonra en çok ilişki içinde olduğu kimseler komşulardır. Komşular arsındaki ilişkiler toplum içerisinde etkisini gösterir. Bu da komşuluk ilişkilerinin önemini ortaya koyar. Resulullah (s.a.s) bu konuda :“Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek Müslüman olasın .”(İbni-i Mac’e, Zühd, 24) buyurmaktadır.
    Kimlerin komşu sayılamayacağı hususundaki tespit örfe bırakılmıştır. Bununla ilgi olarak Resulullah (s.a.s) şöyle buyrulmuştur: “Komşunun hakkı, buradan, buradan, buradan, sağlı sollu, önlü arkalı, kırk hanedir. (Yani kırk haneye kadar komşu sayılır .)” (Rüdani, Büyük hadis Külliyatı. c.4 sh.317)
    Hak bakımından üç çeşit komşu vardır:
    1- Gayri Müslim komşu: Bu komşunun bir komşuluk hakkı vardır. Onun bu hakkı hal hatırını sormak, bir şeye ihtiyaç duyduğunda helal dairesinde yardımcı olmaktır.
    Peygamber Efendimizin Medine’de Yahudi komşuları vardı. Onların hak kukuna riayet ederdi. Hatta kurban kesip dağıtacağı zaman Hz. Aişe validemize “Yahudi komşularımızdan başla” buyurdu. (Kurtubi, Cami-ul Ahkâmi’l-Kur’an, 188)
    2-Müslüman Komşu: İki hakkı vardır. Hem komşuluk hakkı hem de İslamiyet hakkı vardır. Karşılaştığımızda selamını alıp vermek, hastalandığında ziyaret etmek, yardımına koşmak, cenazesini teşyi etmek gibi hususlardır.
    3-Müslüman Akraba Komşu: Bu üç hakkı olan komşudur. Bunun komşuluk hakkı, İslamiyet hakkı ve akrabalık hakkı vardır. Bu komşularımıza Sıla-i Rahim de bulunmak, sık sık ziyaret edip derdine ortak olmak, teselli alıp vermek, sevgiye hürmette bulunmak, cenazesini teşyi etmek, arkasından hayır dualarda bulunmak gibi hususlardır.
    Komşuların birbirlerine ihtiyaçlarının sınırı yoktur. Atalarımızın “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”“Komşuda pişer bize de düşer.” sözleri bu durumu en güzel şekilde ifade eder. Bunun için komşuların birbirlerine iyi davranmaları, yardımlaşmaları gerekir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) komşunun komşu üzerindeki bazı haklarını şu hadiste sıralamıştır: “Muaviye b. Hayde şöyle anlatıyor:“Hz. Peygambere “Ey Allah’ın Resulü! Komşumun benim üzerimdeki hakları nelerdir?” diye sordu. Şöyle buyurdular: ‘Hastalandığı zaman onu ziyaret edeceksin, öldüğünde cenazesinde bulunacaksın, onun mezarına varıncaya dek teşyi edeceksin, senden borç istediği zaman verecek, ihtiyacı olduğumda karşılayacaksın. Kendisine bir iyilik dokunduğunda onu kutlayacak, başına bir felaket geldiğinde de baş sağlığı dileyip teselli edeceksin. Ayrıca onu evinin havasını bozmamak ve rüzgârına engel olmamak için evini onu kinden yüksek yapmacaksınız. Birde ona bir şeyler vermeyeceksen yemeğini kokusunu kendisine duyurmayacaksın.’ (Kandehlevi M. Yusuf, Hayâtü’--Sahabe, c.3 s.37-38)
    Bu hadis ışığında komşulara karşı görevleri şöyle sıralayabiliriz:
    1-Komşularımızla iyi geçinmek ve onlara güzel söz söylemek, kötülük ve eziyet yapmamak.
    Resulullah (s.a.s) “Allah ‘a ve Ahret gününe iman eden kimse, komşusuna iyi muamelede bulunsun.”(Riyazüss Salihin Tercüme ve Şehri. c.2 s. 209)
    “Vallhi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz” buyurmuşlar. Sahabelerden biride “Kim iman etmiş olamaz Allahın Resullü?” diye sorunca Resulullah (s.a.s) “Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse ”cevabını vermiş. (Buhari, edeb. 39)
    Komşularımızla iyi geçinmek için söz ve davranışlarımıza dikkat etmeli onları incitmemeli ve hoşgörülü olmalıyız. Onlara karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmalı, her karşılaştığımızda selamlaşmalı, hal hatırını sormalı, sevinç ve üzüntülerimizi belirtmeliyiz.
    Bağdat‘da Ebu Delf’’in bir komşusu vardır. Bu adam ağır bir borcun altına girdi, sonunda evini satmak zorunda kaldı. Evine bir dinar değer biçti. Alıcılar “Evin beş yüz dinardan fazla etmez” dediler. Adam dedi ki: “Evimi beş yüz dinara Ebu Delf’i de beş yüz dinara satıyorum.” Bu olay Ebu Delf’e ulaştığında adamın borcunun ödenmesini emretti ve bizim yanımızdan ayrılma” dedi.
    Komşunun incitilmemesi ile ilgili Ebu Hüreyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre sahabeden biri “Ya Resulallah! falan kadının nafile olarak çok namaz kıldığından, çok nafile oruç tutuğundan ve çok sadaka verdiğinden bahsediliyor. Ancak diliyle komşularını incitiyor” dedi. Peygamberimiz (s.a.s) “O kadın cehennemliktir.” buyurdu. Sahabi: “Ya Resulallah falan kadının da nafile olarak az namaz kıldığından, az nafile oruç tutuğundan ve az sadaka verdiğinden bahsediliyor. Ancak diliyle komşularını incitmiyor.” dedi. Peygamber Efendimiz ‘de “O cennettedir.” buyurdu. (Ahmed .b.Han- bel. Müsned-440)
    Peygamber Efendimiz(s.a.s) “Allah katında komşuların en hayırlısı komşusu için en hayırlı olanıdır.”(Ahmet b.Hanbel, Tirmizi, Hâkim, 20-151) buyurur ve hayırlı komşu olmayı komşuluk hak ve hukukuna dikkat edilmesine bağlar.
    Yine Hz. Peygamber(s.a.s): Kendisine gelip “Ey Resulü! Bana öyle bir amel göster ki onu yapayım ve cennete gireyim? diyen bir sahabiye onun durumunu da göz önünde bulundurarak şöyle buyurmuştur:” “İyi ol” Sahabi “Ya Resulallah iyi olduğumu nasıl bileceğim?” deyince Efendimiz şu cevabı vermiştir. “Komşularına sor; eğer onlar senin iyi olduğunu söylerlerse, sen iyi bir kimsenin, yok eğer kötü olduğunu söylerlerse o zaman kötü bir kimsesin.”(Acluni, Keşf-ul Hafa, 1/72) demek ki iyiliğimiz ve kötülüğümüzün ölçüsü yakın çevremiz ve komşularımızdır. Eziyet etmeme konusunda Resulullah (s.a.s): “Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa komşusuna eziyet vermesin.” (Buhari Muhtasarı, Adap. h. 1855) buyurarak komşuya her türlü eziyeti yasaklamıştır.
    Komşuya eziyet maddi ve manevi yoldan yapılan eziyet olmak üzere iki türlüdür. Maddi eziyet: Evine, bahçesine, malına, mülküne, kendine zarar vermek, yıkmak, kirletmek vb. Manevi eziyet ise: Irz ve namusuna tecavüz etmek aile sırlarını çevreye yaymaktır.(Şamil İslam Ansk. Komşu Mad.4. s.364)
    Komşunun komşuya kötülüğü,başkalarına yaptığının on katı gibidir. Hz. Peygamber sahabelerine bir gün: “Kişinin komşu karısı ile zina yapması on kadınla zina etmesinde daha ağır bir fiildir buyurdu.Yine hırsızlık hakkında da “İnsanın on evde hırsızlık yapması komşunun evinde hırsızlık yapmasından hafif kalır” buyurarak komşuluk ilişkilerine dikkat edilmesi komşuya karşı güvenilir insan olunması gerektiğini aksi halde cezanın on kat daha fazla olacağını vurgulamıştır.
    2. Komşularımıza İkramda Bulunmak ve Hediyeleşmek:
    Peygamberimiz(s.a.s): “Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikramda bulunsun” buyuruyor.(Buh.Edeb .31) Yine Resulullah (s.a.s.) Ebu Zer’in şahsında bütün Müslümanlara şöyle buyuruyor: “Ey Ebu Zer! Çorba yaptığın zaman suyunu çok koy, fazlası ile de komşularını gözet.” (Riyazü’s- Sahihin Terc. ve Şerhi, c.2. s.203) buyurarak komşularımıza ikramda bulunmayı, hediyeleşmeyi iyilik yapmayı bizlere emretmiştir. Çünkü bu tür davranışlar komşuluk bağlarını kuvvetlendirir. Komşular arası muhabbete, kaynaşmaya ve mutluluğa sebep olur.
    Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor: “Ya Resulallah, dedim; İki komşum var, öncelikle hangisine hediye sunayım?” Allah Resulü: “Kapısı sana daha yakın olana” buyurarak ikrama, hediyeleşmeye hangi komşudan başlanması gerektiğini dahi öğretmiştir.
    3. Fakir Ve Muhtaç Alanların Yardımına Koşmak:
    Komşularımıza gerektiğinde maddi yardımda bulunmalı, borç para vermeli, kimsesiz yaşlı ve özürlü komşularımızda yapamadıkları işlerinde yardımcı olmalıyız. “Komşumuz aç iken tok yatmamalıyız.”
    4. Komşularımızın ayıp ve kusurlarını araştırmamalıyız:
    Komşularımızın gizli hallerini araştırmamalı, ayıp ve kusurlarını varsa bile örtmeli açığa çıkarmamalıyız. Arkalarından çekiştirmemeli, affetmeliyiz. Peygamberimiz komşusu tarafından yapılan eziyetlere de sabretmeyi öğütlemiştir: “Allah komşusunun eziyetlerine tahammül eden kişileri sever” buyurmuştur. (Kandehlevi M. Yusuf. c. 3. sh. 38-39) Yine bir başka hadisinde: “Allah’ın sevdiği kimselerden bir adam vardır ki, kendisine eziyet eden bir komşusu vardır. O’da sabreder, nihayet ölüm yahut göç etmek aralarını ayırır.”(Ahmet b. Hanbel, Müsned ,5. 151)
    Resulullah bir taraftan “Komşusunu rahatsız eden cennete giremez” buyururken komşunun rahatsız edilmemesini istiyor. Diğer taraftan rahatsız eden komşuya karşı da sabrı tavsiye ediyor. Bu da toplumda, komşular arasında huzuru sağlamanın en güzel yolu olsa gerek.
    5. Komşularımızın sevinç ve üzüntülerini paylaşmalıyız:
    Düğün, bayram, hastalık, cenaze gibi.
    6. Komşularımız arasındaki anlaşmazlıklarda taraf tutmadan, bu anlaşmazlıkları ortadan kaldırmaya çalışmalıyız.
    7. Tv , radyomuzu kendimiz dinleyebileceğimiz kadar açıp komşularımızı rahatsız etmemeliyiz.
    8. Karşılaştığımızda hal hatırını sormalıyız.
    9. Çocuklarına karşı lütufkâr olmalıyız.
    10. Uzakta olduğunda evine, malına, mülküne, ailesine göz kulak olmalıyız.
    11. Komşular arasında ayrım yapmamalı, komşularımız Müslüman olmasa bile komşuluk haklarına riayet etmeliyiz.
    Komşuluk haklarına riayet etmek dini, ahlaki ve insani görevlerimizdendir. Dinimiz, komşuluk haklarını “Kul hakkı” çerçevesinde değerlendirir. Komşu hakkı ihlali, kul hakkı ihlalidir.Kul hakkınınsa Allah(c.c) tarafından bağışlanmayacağını biliyoruz. Kul hakkı ancak hak sahibi tarafından bağışlanırsa ortadan kalkar.Komşu ve kul hakkına riayet etmemek yapılan iyi amellerin sevabının hakkı ihlal edilen kimseye gitmesi sebebi ile kişinin cehenneme gidişine sebep olacağı unutulmamalıdır.
    Peygamber Efendimiz(s.a.s) iyi komşuluk ilişkilerini ülkenin imarı ve ömrün uzamasının sebepleri arasında saymıştır. Hz.Aişe (r.a.h) anlatıyor. Resulallah bana şöyle dedi: “Akrabalık bağlarını gözetmek, güzel ahlak ya da iyi komşuluk ilişkileri ülkeyi imar eder ve ömrü arttırır.”(Ahmed b.Hanbel Müsned, 5. 291.6.159)
    İnsan için hem bu dünyada hem de ahirette iyi kimselerle beraber olmak mutluluk ve huzur vesilesi olur.
    Sonuç olarak:İnsan topluluklar halinde yaşamak zorundadır. Bu sebeple çevremizde yaşayan insanlarla ilişkilerimizin olması kaçınılmazdır. Bu ilişkilerin temelinde “Kendimiz için arzuladığımızı başkaları için de arzulamadıkça kâmil imana ulaşamazsınız.”( Buhari, İman, 7 ,Müslim, İman,7) Hadisi şerifi vardır.
    Komşuluk ilişkilerimiz, Allah katındaki konumumuzu da belirleyicidir. Allah’ın hoşnutluğu komşularımızın bizden hoşnut oluşundan geçiyor. Komşularımızın bizim hakkımızda iyi şahitlik yapmasını sağlamalıyız. İyi komşu olmalıyız. Sabredilen değil sabreden komşu olmalıyız. Dünya ve ahiret huzurunu temin etmenin yolu budur.
    Münevver Can
    Din Hizmetleri Uzmanı


  2. 31.Mayıs.2012, 14:43
    1
    erimeye devam...



    İslam`da Komşuluk İlişkileri
    ________________________________________

    Aile ve akrabalarımızdan sonra bize en yakın olan (bazen onlardan da yakın) hemen her gün karşılaştığımız, çoğu zaman beraber olduğumuz ve yardımlarına ihtiyaç duyduğumuz komşularımızla iyi geçinmek onları rahatsız etmemek dinimizin emridir. Çünkü komşular arası ilişkiler, toplumsal ilişkilerin ilk basamağı ve önemli bir göstergesidir. İnsan hayatına yön veren ve şekil vermeyi amaçlayan dinimiz, bu bakımdan komşuluk ilişkilerine özel önem atfeder.
    Kur’an-ı Kerim ‘de yüce Allah komşuların gözetilmesini, haklarının korunmasın emretmiştir.
    “Allah’a ibadet edin ve ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana – babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakine iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen kimseleri ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisa,36)
    Göründüğü üzere ayetin temel mesajı ibadetin Allah‘a yapılması ve O’na ortak koşulmamasıdır. Bu dinin temelini oluşturur. Dini yaşayan insandır. İnsanda başka insanlarla yaşamakta ve onlarla ilişki içinde olmaktadır. Ayet insanın yakın ilişki içinde olduğu insanları dile getirip onlarla ilişkilerinde iyilik eden alçak gönüllü ve mütevazi olunması gereğini vurgular.
    Peygamber Efendimiz(s.a.s.) ‘de bu ayetin vurgusunu hadisleriyle desteklemiştir.
    “Allah’a ve ahret gününe inan kimse komşusuna ikram etsin ...”(Müslim, iman: 74)
    “Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulunduki, onu mirasçı kılacak sandım…” (Buhari, Edep. 38) buyurarak insan kendi mirasçısı olan ana-babasına, çocuklarına, kardeşlerine nasıl davranıyorsa, komşularınada öyle davranmalıdır. Çünkü insanın aile fertlerinden sonra en çok ilişki içinde olduğu kimseler komşulardır. Komşular arsındaki ilişkiler toplum içerisinde etkisini gösterir. Bu da komşuluk ilişkilerinin önemini ortaya koyar. Resulullah (s.a.s) bu konuda :“Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek Müslüman olasın .”(İbni-i Mac’e, Zühd, 24) buyurmaktadır.
    Kimlerin komşu sayılamayacağı hususundaki tespit örfe bırakılmıştır. Bununla ilgi olarak Resulullah (s.a.s) şöyle buyrulmuştur: “Komşunun hakkı, buradan, buradan, buradan, sağlı sollu, önlü arkalı, kırk hanedir. (Yani kırk haneye kadar komşu sayılır .)” (Rüdani, Büyük hadis Külliyatı. c.4 sh.317)
    Hak bakımından üç çeşit komşu vardır:
    1- Gayri Müslim komşu: Bu komşunun bir komşuluk hakkı vardır. Onun bu hakkı hal hatırını sormak, bir şeye ihtiyaç duyduğunda helal dairesinde yardımcı olmaktır.
    Peygamber Efendimizin Medine’de Yahudi komşuları vardı. Onların hak kukuna riayet ederdi. Hatta kurban kesip dağıtacağı zaman Hz. Aişe validemize “Yahudi komşularımızdan başla” buyurdu. (Kurtubi, Cami-ul Ahkâmi’l-Kur’an, 188)
    2-Müslüman Komşu: İki hakkı vardır. Hem komşuluk hakkı hem de İslamiyet hakkı vardır. Karşılaştığımızda selamını alıp vermek, hastalandığında ziyaret etmek, yardımına koşmak, cenazesini teşyi etmek gibi hususlardır.
    3-Müslüman Akraba Komşu: Bu üç hakkı olan komşudur. Bunun komşuluk hakkı, İslamiyet hakkı ve akrabalık hakkı vardır. Bu komşularımıza Sıla-i Rahim de bulunmak, sık sık ziyaret edip derdine ortak olmak, teselli alıp vermek, sevgiye hürmette bulunmak, cenazesini teşyi etmek, arkasından hayır dualarda bulunmak gibi hususlardır.
    Komşuların birbirlerine ihtiyaçlarının sınırı yoktur. Atalarımızın “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”“Komşuda pişer bize de düşer.” sözleri bu durumu en güzel şekilde ifade eder. Bunun için komşuların birbirlerine iyi davranmaları, yardımlaşmaları gerekir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) komşunun komşu üzerindeki bazı haklarını şu hadiste sıralamıştır: “Muaviye b. Hayde şöyle anlatıyor:“Hz. Peygambere “Ey Allah’ın Resulü! Komşumun benim üzerimdeki hakları nelerdir?” diye sordu. Şöyle buyurdular: ‘Hastalandığı zaman onu ziyaret edeceksin, öldüğünde cenazesinde bulunacaksın, onun mezarına varıncaya dek teşyi edeceksin, senden borç istediği zaman verecek, ihtiyacı olduğumda karşılayacaksın. Kendisine bir iyilik dokunduğunda onu kutlayacak, başına bir felaket geldiğinde de baş sağlığı dileyip teselli edeceksin. Ayrıca onu evinin havasını bozmamak ve rüzgârına engel olmamak için evini onu kinden yüksek yapmacaksınız. Birde ona bir şeyler vermeyeceksen yemeğini kokusunu kendisine duyurmayacaksın.’ (Kandehlevi M. Yusuf, Hayâtü’--Sahabe, c.3 s.37-38)
    Bu hadis ışığında komşulara karşı görevleri şöyle sıralayabiliriz:
    1-Komşularımızla iyi geçinmek ve onlara güzel söz söylemek, kötülük ve eziyet yapmamak.
    Resulullah (s.a.s) “Allah ‘a ve Ahret gününe iman eden kimse, komşusuna iyi muamelede bulunsun.”(Riyazüss Salihin Tercüme ve Şehri. c.2 s. 209)
    “Vallhi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz” buyurmuşlar. Sahabelerden biride “Kim iman etmiş olamaz Allahın Resullü?” diye sorunca Resulullah (s.a.s) “Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse ”cevabını vermiş. (Buhari, edeb. 39)
    Komşularımızla iyi geçinmek için söz ve davranışlarımıza dikkat etmeli onları incitmemeli ve hoşgörülü olmalıyız. Onlara karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmalı, her karşılaştığımızda selamlaşmalı, hal hatırını sormalı, sevinç ve üzüntülerimizi belirtmeliyiz.
    Bağdat‘da Ebu Delf’’in bir komşusu vardır. Bu adam ağır bir borcun altına girdi, sonunda evini satmak zorunda kaldı. Evine bir dinar değer biçti. Alıcılar “Evin beş yüz dinardan fazla etmez” dediler. Adam dedi ki: “Evimi beş yüz dinara Ebu Delf’i de beş yüz dinara satıyorum.” Bu olay Ebu Delf’e ulaştığında adamın borcunun ödenmesini emretti ve bizim yanımızdan ayrılma” dedi.
    Komşunun incitilmemesi ile ilgili Ebu Hüreyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre sahabeden biri “Ya Resulallah! falan kadının nafile olarak çok namaz kıldığından, çok nafile oruç tutuğundan ve çok sadaka verdiğinden bahsediliyor. Ancak diliyle komşularını incitiyor” dedi. Peygamberimiz (s.a.s) “O kadın cehennemliktir.” buyurdu. Sahabi: “Ya Resulallah falan kadının da nafile olarak az namaz kıldığından, az nafile oruç tutuğundan ve az sadaka verdiğinden bahsediliyor. Ancak diliyle komşularını incitmiyor.” dedi. Peygamber Efendimiz ‘de “O cennettedir.” buyurdu. (Ahmed .b.Han- bel. Müsned-440)
    Peygamber Efendimiz(s.a.s) “Allah katında komşuların en hayırlısı komşusu için en hayırlı olanıdır.”(Ahmet b.Hanbel, Tirmizi, Hâkim, 20-151) buyurur ve hayırlı komşu olmayı komşuluk hak ve hukukuna dikkat edilmesine bağlar.
    Yine Hz. Peygamber(s.a.s): Kendisine gelip “Ey Resulü! Bana öyle bir amel göster ki onu yapayım ve cennete gireyim? diyen bir sahabiye onun durumunu da göz önünde bulundurarak şöyle buyurmuştur:” “İyi ol” Sahabi “Ya Resulallah iyi olduğumu nasıl bileceğim?” deyince Efendimiz şu cevabı vermiştir. “Komşularına sor; eğer onlar senin iyi olduğunu söylerlerse, sen iyi bir kimsenin, yok eğer kötü olduğunu söylerlerse o zaman kötü bir kimsesin.”(Acluni, Keşf-ul Hafa, 1/72) demek ki iyiliğimiz ve kötülüğümüzün ölçüsü yakın çevremiz ve komşularımızdır. Eziyet etmeme konusunda Resulullah (s.a.s): “Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa komşusuna eziyet vermesin.” (Buhari Muhtasarı, Adap. h. 1855) buyurarak komşuya her türlü eziyeti yasaklamıştır.
    Komşuya eziyet maddi ve manevi yoldan yapılan eziyet olmak üzere iki türlüdür. Maddi eziyet: Evine, bahçesine, malına, mülküne, kendine zarar vermek, yıkmak, kirletmek vb. Manevi eziyet ise: Irz ve namusuna tecavüz etmek aile sırlarını çevreye yaymaktır.(Şamil İslam Ansk. Komşu Mad.4. s.364)
    Komşunun komşuya kötülüğü,başkalarına yaptığının on katı gibidir. Hz. Peygamber sahabelerine bir gün: “Kişinin komşu karısı ile zina yapması on kadınla zina etmesinde daha ağır bir fiildir buyurdu.Yine hırsızlık hakkında da “İnsanın on evde hırsızlık yapması komşunun evinde hırsızlık yapmasından hafif kalır” buyurarak komşuluk ilişkilerine dikkat edilmesi komşuya karşı güvenilir insan olunması gerektiğini aksi halde cezanın on kat daha fazla olacağını vurgulamıştır.
    2. Komşularımıza İkramda Bulunmak ve Hediyeleşmek:
    Peygamberimiz(s.a.s): “Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikramda bulunsun” buyuruyor.(Buh.Edeb .31) Yine Resulullah (s.a.s.) Ebu Zer’in şahsında bütün Müslümanlara şöyle buyuruyor: “Ey Ebu Zer! Çorba yaptığın zaman suyunu çok koy, fazlası ile de komşularını gözet.” (Riyazü’s- Sahihin Terc. ve Şerhi, c.2. s.203) buyurarak komşularımıza ikramda bulunmayı, hediyeleşmeyi iyilik yapmayı bizlere emretmiştir. Çünkü bu tür davranışlar komşuluk bağlarını kuvvetlendirir. Komşular arası muhabbete, kaynaşmaya ve mutluluğa sebep olur.
    Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor: “Ya Resulallah, dedim; İki komşum var, öncelikle hangisine hediye sunayım?” Allah Resulü: “Kapısı sana daha yakın olana” buyurarak ikrama, hediyeleşmeye hangi komşudan başlanması gerektiğini dahi öğretmiştir.
    3. Fakir Ve Muhtaç Alanların Yardımına Koşmak:
    Komşularımıza gerektiğinde maddi yardımda bulunmalı, borç para vermeli, kimsesiz yaşlı ve özürlü komşularımızda yapamadıkları işlerinde yardımcı olmalıyız. “Komşumuz aç iken tok yatmamalıyız.”
    4. Komşularımızın ayıp ve kusurlarını araştırmamalıyız:
    Komşularımızın gizli hallerini araştırmamalı, ayıp ve kusurlarını varsa bile örtmeli açığa çıkarmamalıyız. Arkalarından çekiştirmemeli, affetmeliyiz. Peygamberimiz komşusu tarafından yapılan eziyetlere de sabretmeyi öğütlemiştir: “Allah komşusunun eziyetlerine tahammül eden kişileri sever” buyurmuştur. (Kandehlevi M. Yusuf. c. 3. sh. 38-39) Yine bir başka hadisinde: “Allah’ın sevdiği kimselerden bir adam vardır ki, kendisine eziyet eden bir komşusu vardır. O’da sabreder, nihayet ölüm yahut göç etmek aralarını ayırır.”(Ahmet b. Hanbel, Müsned ,5. 151)
    Resulullah bir taraftan “Komşusunu rahatsız eden cennete giremez” buyururken komşunun rahatsız edilmemesini istiyor. Diğer taraftan rahatsız eden komşuya karşı da sabrı tavsiye ediyor. Bu da toplumda, komşular arasında huzuru sağlamanın en güzel yolu olsa gerek.
    5. Komşularımızın sevinç ve üzüntülerini paylaşmalıyız:
    Düğün, bayram, hastalık, cenaze gibi.
    6. Komşularımız arasındaki anlaşmazlıklarda taraf tutmadan, bu anlaşmazlıkları ortadan kaldırmaya çalışmalıyız.
    7. Tv , radyomuzu kendimiz dinleyebileceğimiz kadar açıp komşularımızı rahatsız etmemeliyiz.
    8. Karşılaştığımızda hal hatırını sormalıyız.
    9. Çocuklarına karşı lütufkâr olmalıyız.
    10. Uzakta olduğunda evine, malına, mülküne, ailesine göz kulak olmalıyız.
    11. Komşular arasında ayrım yapmamalı, komşularımız Müslüman olmasa bile komşuluk haklarına riayet etmeliyiz.
    Komşuluk haklarına riayet etmek dini, ahlaki ve insani görevlerimizdendir. Dinimiz, komşuluk haklarını “Kul hakkı” çerçevesinde değerlendirir. Komşu hakkı ihlali, kul hakkı ihlalidir.Kul hakkınınsa Allah(c.c) tarafından bağışlanmayacağını biliyoruz. Kul hakkı ancak hak sahibi tarafından bağışlanırsa ortadan kalkar.Komşu ve kul hakkına riayet etmemek yapılan iyi amellerin sevabının hakkı ihlal edilen kimseye gitmesi sebebi ile kişinin cehenneme gidişine sebep olacağı unutulmamalıdır.
    Peygamber Efendimiz(s.a.s) iyi komşuluk ilişkilerini ülkenin imarı ve ömrün uzamasının sebepleri arasında saymıştır. Hz.Aişe (r.a.h) anlatıyor. Resulallah bana şöyle dedi: “Akrabalık bağlarını gözetmek, güzel ahlak ya da iyi komşuluk ilişkileri ülkeyi imar eder ve ömrü arttırır.”(Ahmed b.Hanbel Müsned, 5. 291.6.159)
    İnsan için hem bu dünyada hem de ahirette iyi kimselerle beraber olmak mutluluk ve huzur vesilesi olur.
    Sonuç olarak:İnsan topluluklar halinde yaşamak zorundadır. Bu sebeple çevremizde yaşayan insanlarla ilişkilerimizin olması kaçınılmazdır. Bu ilişkilerin temelinde “Kendimiz için arzuladığımızı başkaları için de arzulamadıkça kâmil imana ulaşamazsınız.”( Buhari, İman, 7 ,Müslim, İman,7) Hadisi şerifi vardır.
    Komşuluk ilişkilerimiz, Allah katındaki konumumuzu da belirleyicidir. Allah’ın hoşnutluğu komşularımızın bizden hoşnut oluşundan geçiyor. Komşularımızın bizim hakkımızda iyi şahitlik yapmasını sağlamalıyız. İyi komşu olmalıyız. Sabredilen değil sabreden komşu olmalıyız. Dünya ve ahiret huzurunu temin etmenin yolu budur.
    Münevver Can
    Din Hizmetleri Uzmanı


    Benzer Konular

    - İslamda Erkek Kız İlişkileri

    - Hutbe: İslam'da Akrabalık İlişkileri

    - Komşuluk İlişkileri İle İlgili Animasyon

    - Arkadaşlık İlişkileri.

    - İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?

  3. 26.Şubat.2013, 12:49
    2
    Misafir

    Cevap: İslam`da Komşuluk İlişkileri




    bu yazı çok güzel hem bilgi amaçlı hemde ögrenciler için ğüvenilir bir kaynak ve ödevleri için iyi bir site


  4. 26.Şubat.2013, 12:49
    2
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    bu yazı çok güzel hem bilgi amaçlı hemde ögrenciler için ğüvenilir bir kaynak ve ödevleri için iyi bir site


  5. 17.Kasım.2014, 14:59
    3
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,735
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: İslam`da Komşuluk İlişkileri

    peygamber efendimizin komşusu ilşkisi

    Resulullah (as); mertlik ve insanlıkça kavminin en üstünü, ahlakça en güzeli, soy sop itibariyle en şereflisi, komşuluk haklarını en çok gözeteni, akılca en büyüğü, doğruluk ve doğru sözlülükte en başta geleni, eminlik ve güvenilirlikte en büyüğü, kötülükten, insanları alçaltan huylardan da insanların en uzak bulunanı idi. Yüce Allah (cc), bütün iyi haslet ve meziyetleri onda toplamıştır.”


  6. 17.Kasım.2014, 14:59
    3
    Üye
    peygamber efendimizin komşusu ilşkisi

    Resulullah (as); mertlik ve insanlıkça kavminin en üstünü, ahlakça en güzeli, soy sop itibariyle en şereflisi, komşuluk haklarını en çok gözeteni, akılca en büyüğü, doğruluk ve doğru sözlülükte en başta geleni, eminlik ve güvenilirlikte en büyüğü, kötülükten, insanları alçaltan huylardan da insanların en uzak bulunanı idi. Yüce Allah (cc), bütün iyi haslet ve meziyetleri onda toplamıştır.”


  7. 21.Kasım.2014, 15:13
    4
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,416
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: İslam`da Komşuluk İlişkileri

    Hz. Âişe annemiz bir konuyu merak etti. Hediye verirken acaba komşulardan hangisine öncelik tanımalıydı? Veya hangi komşusunu daha çok gözetmeliydi? Bunu öğrenmek için Resûl-i Ekrem Efendimiz’e, iki komşusundan hangisine hediye vermesi gerektiğini sordu. Efendimiz de ona, kapısı daha yakın olanı gözetmesini tavsiye buyurdu.

    Kapı bir komşular içli dışlı olurlar. Birbirlerine daha sık gider gelirler. Bunun sonucu olarak da komşusunun sevincini ve üzüntüsünü herkesten önce onlar öğrenirler. Bu sevince ve kedere herkesten önce onlar ortak olurlar. İşte bu sebeple yakın komşuların birbirleri üzerindeki hakları daha fazladır.

    Hediye verirken kapısı bize daha yakın olanın gözetilmesinin bir gerekçesi budur. Bir diğer gerekçesi de, komşunun evine giren yiyecek, içecek cinsinden şeyleri öncelikle onların görmeleri, komşunun mutfağında pişen şeylerin kokusunu herkesten önce onların almalarıdır. Böylesine bir yakınlık, kapı bir komşuları öncelikle gözetmeyi gerekli kılar.


  8. 21.Kasım.2014, 15:13
    4
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Hz. Âişe annemiz bir konuyu merak etti. Hediye verirken acaba komşulardan hangisine öncelik tanımalıydı? Veya hangi komşusunu daha çok gözetmeliydi? Bunu öğrenmek için Resûl-i Ekrem Efendimiz’e, iki komşusundan hangisine hediye vermesi gerektiğini sordu. Efendimiz de ona, kapısı daha yakın olanı gözetmesini tavsiye buyurdu.

    Kapı bir komşular içli dışlı olurlar. Birbirlerine daha sık gider gelirler. Bunun sonucu olarak da komşusunun sevincini ve üzüntüsünü herkesten önce onlar öğrenirler. Bu sevince ve kedere herkesten önce onlar ortak olurlar. İşte bu sebeple yakın komşuların birbirleri üzerindeki hakları daha fazladır.

    Hediye verirken kapısı bize daha yakın olanın gözetilmesinin bir gerekçesi budur. Bir diğer gerekçesi de, komşunun evine giren yiyecek, içecek cinsinden şeyleri öncelikle onların görmeleri, komşunun mutfağında pişen şeylerin kokusunu herkesten önce onların almalarıdır. Böylesine bir yakınlık, kapı bir komşuları öncelikle gözetmeyi gerekli kılar.


  9. 21.Eylül.2016, 19:00
    5
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,096
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: İslam`da Komşuluk İlişkileri

    Dinimizde komşuluk ilişkileri

    Dinimizde komşularla ilişkiler çok ehemiyetlidir. Çünkü insanlarla iyi geçimi en güzel ahlak olarak tanımlamıştır.

    Dinimizin üzerinde önemle durduğu bir diğer husus da komşu hakları ve onlarla olan ilişkilerdir. Hutbemizin başında okumuş olduğumuz ayet-i kerîmenin mealinde komşuya iyilik yapmanın önemi üzerinde durulmuştur. Komşu hakları ve onlarla olan ilişkiler konusunda Allah Resûlü (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Cebrail bana komşu hakları hususunda o kadar tavsiyede bulundu ki, onu mirasçı kılacak sandım.”[i] Allah Resûlü (s.a.v) bir başka hadis- şerifinde, kişinin mutlu ve huzurlu olmasının sebeplerinden birinin de iyi bir komşu olduğunu şu şekilde ifade etmiştir: “İyi bir komşu, rahat bir binek ve geniş bir ev insanı mutlu eden nedenlerdendir.”[ii] Şerrinden emin olunmayan kötü komşunun gerçek anlamda iman etmiş olmayacağını da peygamber efendimiz ifade etmiştir.


    [i] Buhârî, Edeb, 28.

    [ii] Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 407.


  10. 21.Eylül.2016, 19:00
    5
    mum
    Administrator
    Dinimizde komşuluk ilişkileri

    Dinimizde komşularla ilişkiler çok ehemiyetlidir. Çünkü insanlarla iyi geçimi en güzel ahlak olarak tanımlamıştır.

    Dinimizin üzerinde önemle durduğu bir diğer husus da komşu hakları ve onlarla olan ilişkilerdir. Hutbemizin başında okumuş olduğumuz ayet-i kerîmenin mealinde komşuya iyilik yapmanın önemi üzerinde durulmuştur. Komşu hakları ve onlarla olan ilişkiler konusunda Allah Resûlü (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Cebrail bana komşu hakları hususunda o kadar tavsiyede bulundu ki, onu mirasçı kılacak sandım.”[i] Allah Resûlü (s.a.v) bir başka hadis- şerifinde, kişinin mutlu ve huzurlu olmasının sebeplerinden birinin de iyi bir komşu olduğunu şu şekilde ifade etmiştir: “İyi bir komşu, rahat bir binek ve geniş bir ev insanı mutlu eden nedenlerdendir.”[ii] Şerrinden emin olunmayan kötü komşunun gerçek anlamda iman etmiş olmayacağını da peygamber efendimiz ifade etmiştir.


    [i] Buhârî, Edeb, 28.

    [ii] Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 407.





+ Yorum Gönder