Konusunu Oylayın.: İslamda Vasiyet

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 3 kişi oyladı.

İslamda Vasiyet
  1. 03.Şubat.2010, 21:24
    1
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    İslamda Vasiyet






    İslamda Vasiyet Mumsema Ebedi gerçek: Faniyiz

    Ebedilik için yaratıldık ama ebedileşme yerimiz burası değildir. Cennet veya cehennemde ebedi kalmak üzere yaratıldık. Buralardan geçip gitmek kesin kaderimizdir. Bugünü de yarını da kati olmayan bir beklemeden başka seçeneğimiz olmayan, gidişi kesin bir yolun ortasındayız. İstikametimiz ve hedefimiz belli olmasına rağmen, fani olana kapılıp gittiğimiz olmaktadır. Ölülerin çocukları olduğumuz halde, ölülerden kalan mirasları yediğimiz halde kendimizi aldatıyoruz.
    En büyük hakikat olan ölümün en az ilgiyi, en az hazırlığı görmesi şaşırtıcıdır. Ölüme ilgisizlik insanın kendini aldatmasından başka nedir?
    Hayır. Akıl, ölüme hazırlanmayı emreder. Kalıcı olmayan konuta yatırım yapmaya değmez. Akıl böyle emreder, akıllılar böyle yapar. Ölüm hakikatini görmek için mü'min olmak da gerekmez. O, herkesin ortak kaderidir. Ancak onun için gerçek hazırlığı mü'min yapar. Diğerleri sade bir korku ile yetinirler.
    Ölüm için yapılacak en önemli hazırlık, onu yok saymamakla başlamalıdır. Bu birinci basamaktır.
    İkinci basamak da onu uzakta görmemek olur. Ölümü, yaşlılara, hastalara daha uygun
    görmek, ona karşı hazırlıktan kaçınmaktır.
    Mü'min, dünyayı elinden kaçırmamakla ahireti önünde bilmek arasında hassas bir ayarla yaşadığı zaman kazanması muhtemel hale gelir. Dünyadan da nasibini unutmamak önemli bir ilkedir. Bu hassas ayarla yaşandığı zaman, ahiret şartlarına ayarlanmış bir dünya hayatı yaşanmış olur ki, aranan ve beklenen de o dur. Ölümü evham haline getirip, gevşemek yerine, ölüme hazırlıklı olup dünyayı elde tutmak yaraşandır. Zira dünya kurtulup gitme yeri değildir. Dünya kazanıp gitme yeridir. Bu açıdan dünyaya kapılmak bir tehlike olduğu kadar, dünyayı tamamen ihmal etmek de bir tehlikedir.
    Mü'minin dünya hayatında omuzlandığı yükü, bir anını heba edemeyeceği kadar ağırdır.
    Ahirete hazırlıklı olmanın en basit işaretlerinden biri, ölümden sonrası için vasiyet bırakmaktır. Kitabımız Kur’an ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin hadislerinde
    yer alan vasiyet konusu, bugün bilindiğinden daha ciddi tutulmuş, tavsiye edilmiş meselelerden biridir. Maalesef, bu zamanda yaşayan Müslümanların, eski zamanlara göre vasiyet bırakma gerekliliği daha fazla olduğu halde ihmal edilmektedir. Bu ihmalin bir nedeni sünnet bilgisinden mahrum kalmak veya sünneti ikinci plana atan bir anlayışla yaşamak olarak
    kaydedilebilir. Ama asıl nedenin, ölümü uzak ihtimal olarak görmek, onu yaşlılara daha yakın, ağır hastalarla daha iç içe görme telakkisinin olduğu ne yazık ki bir gerçektir.
    Kul haklarının çok daha yoğun bir şekilde yaygınlaştığı zamanımızda, ölümden sonrasının en önemli dertlerinden biri olarak helallik sağlamayı, iyi bir isimle yâd edilmeyi sağlayacak en muhtemel imkânımız vasiyetimizdir. Bize göre hikmeti ne olursa olsun, vasiyet bırakmak, genç ve ihtiyar her Müslüman için önemli sünnetlerden bir sünnettir. Sahabenin ihmal etmediği bir sünnet olarak önümüzde durmaktadır. Bugün az uygulanıyor olması vasiyetin önemini azaltmaz.
    Adabına uygun bir vasiyet bırakmak, bir öğlen namazının nafilelerini eda etmek gibi, nebevi çizgiyi izleme yollarından biri olarak görülmelidir. Sünnete uymak, sünnet üzere yaşamak bu anlayışın sonucudur.
    Vasiyet yazmayı, ölüm sendromuna tutulma olarak görmemizin bir nedeni yoktur. Vasiyetten
    Kur’an’ımızda vasiyetin
    zikredildiği ayetler için,
    Bakara, 180182; Nisa,
    11; Maide, 106. ayetlere
    bakılabilir.
    3
    sonra yıllarca yaşamak en az, hiçbir vasiyet yazmadan hazırlıksız gitmek kadar muhtemeldir. Ölümün zamanı ve yeri yok. Her an ölümle iç içeyiz. Hatta yürüyen ölüleriz biz.
    Çocuklarına ve yakınlarına mümkün olduğu kadar sorunsuz bir mal ve istikameti belli bir anlayış bırakmanın önemli sebeplerinden biri olarak vasiyet, insan tarihi kadar eskidir. Çaresiz insanın, nihai çarelerinden biridir.
    Vasiyetin, bizden sonrakilerce nasıl tatbik edileceği ise bizim elimizde olmayan, bizi de fazlaca ilgilendirmeyen bir meseledir. Bizim için önemli olan bu sünneti önemsememiz ve tatbik etmemizdir.

    Vasiyetin hikmeti Vasiyetin kazandırdığı

    Bize emredilen bir işin hikmetini aramayız. Emre itaat etmek bizim vazifemizdir. Eğer emredilen veya yasaklanan bir şeyin hikmetlerine vakıf olursak buna şükrederiz. Zira hikmetine vakıf olduğumuz bir işi idrak etmemiz ve tatbikimiz daha kolay olur. Kulluk sebepler, sırlar araştırma hali değildir. Kulluk teslimiyettir. Bir iş, bize Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetlerinden biri olarak bildirilmiş ise bizim için gerekçe tamamdır. Sünnete ittiba etmek,
    sahabenin yaptığını yapmak hikmetin ta kendisidir.
    Vasiyette bizim menfaatimize olan önemli açılımlar vardır:
    a- Vasiyetin en ön önemli hikmetlerinden biri, gelecek kuşağa akide yatırımı yapmaktır.
    Ben tevhid akidesine bağlı yaşadım, size de bu akideyi vasiyet ediyorum.
    Kur’an’a sarılın.’ gibi ifadeler basit görülmemelidir.
    Bu açıdan sünnete uygun bir vasiyet yapıldığında, tevhid akidesine yatırım yapılmış olmakta, bir anlamda tebliğ yapılmaktadır. Bu ise her mü'min için ziyadesiyle önemli bir görevdir. Tebliğin genel şartları arasında, sonucu görmek gibi bir şart bulunmadığına göre, bizim bıraktığımız vasiyetimizin etki edip etmediği de bizim için önemli değildir. Üzerimize düşeni, şartlarına uygun olarak yerine getirmiş olmamız bizim için yeterlidir.
    İbni Ömer radıyallahu anhuma rivayet ediyor. Resûlullah sallallahu
    aleyhi ve sellem buyurdular ki:
    Vasiyet edecek bir şeyi
    bulunduğu halde bir Müslüman’ın,
    iki geceden fazla
    vasiyeti yazılmış olmadan
    uyuması hak değildir.’
    İbni Ömer diyor ki:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bu sözünü duyduktan sonra, vasiyetim yanımda olmadan bir gece geçirmedim. Buharî, Vasaya,1; Müslim, Vasiye,1
    4
    b- Ölen bir Müslüman’ın, kendisinden sonraya kalanlara tevhidi, takvayı ve ibadetleri vasiyet
    etmesi, onlara hayır çeşitlerinden birini icra etmeleri için telkinde bulunması
    onun namına bir ecir hanesi açılması demektir
    ki, bu büyük bir kazançtır. Öldükten
    sonra da amel defterlerinin açık kalmasını
    kendi ellerinle sağlamanın yoludur bu.
    c- Kabir âleminin en büyük endişelerinden biri
    olan kul haklarından arınmanın yegâne
    yolu vasiyet bırakmaktır. Kul hakkı ise
    cennetin önünde ağır bir engeldir. İnsanların
    birbirlerinin haklarına karşı en esnek
    bulundukları bir zaman diliminde yaşıyoruz.
    Kesinlikle, ahiret âlemine haklardan
    arınmış olarak gitmemiz gerekir.
    d- Vasiyet, insanın varisleri arasında bilhassa
    çocukları açısından çıkabilecek tartışmaların,
    kimi zaman aile bağlarının kopması
    şeklinde sonuçlanabilecek nizaın engellenmesinde
    de vasiyetin önemi büyüktür.
    e- Vasiyet aslında bizim açılımımızdır. Yaşadığımız
    zaman dilimizde ne ile yaşadığımızı,
    yapmayı planlayıp, yaptıklarımızı,
    yapamadıklarımızı, beklentilerimizi sıralamış
    oluruz. Sevenlerimiz bizi daha çok
    sever, sevmeyenlerimizin bize bakışını değiştiririz.
    Allah Teâlâ ve meleklerinin yanında,
    kullarını da emellerimize ve nihai
    arzumuza şahit tutmuş oluruz.
    f- Vasiyet bırakırken sünnete ittiba etmiş olmayı niyet etmemiz halinde de, bunların
    ötesinde bir sünnet sevabını idrak etmiş oluruz ki, başlı başına bu bile bir kazançtır.
    g- Vasiyet, insanın genç yaşında uygulaması icap eden bir sünnettir. Bir kenarda vasiyeti
    yazılı bulunan veya şahitlere duyurulmuş haliyle vasiyeti bilinen bir Müslüman’ın
    nefis murakabesi, eylemlerini kontrol etmesi çok daha kolaydır. Vasiyet bu manada
    bir iç kontrol mekanizmasıdır.
    Kim vasiyet eder?
    Bir mal vasiyeti yapanın
    -Tasarruf ehliyeti olan biri olması gerekir.
    -Ölüm anından önce vasiyet yapmalıdır.
    -Bütün malını kapsayacak bir borç içinde
    olmamalıdır.
    -Vasiyetinde şaka ve ihtimal olmamalıdır.
    Kime vasiyet edilir?
    Kendisine mal vasiyet edilenin
    -Vasiyet edenin varisi olmaması gerekir.
    -Muğlak ifadelerle vasiyet edilmiş olmamalıdır.
    ‘Şu’ veya ‘şunlar’ gibi açık ifadeler
    kullanılmalıdır.
    -Temellük hakkı olmayan biri olmamalıdır.
    -Vasiyet edenin katili olmamalıdır.
    -Vasiyeti kabul etmelidir.
    Ne vasiyet edilir?
    Vasiyet edilecek şeyde şu özellikler bulunmalıdır:
    -Vasiyete konu şey, vasiyet edenin ölümünden
    sonrası için olmalıdır. Yoksa
    adı, vasiyet değil hibe olur.
    -Temellükü mümkün bir şey olmalıdır.
    -Mubah bir nesne olmalıdır.
    5
    Vasiyet bırakmanın hükmü
    Borcu bulunan, bu borç hakkında alacaklılar açısından belge sıkıntısı bulunan, bir konuda kilit durumda
    olan bir Müslüman’ın vasiyet bırakması VACİPTİR.
    Malı bulunan, varislerinin onun bırakacağı mala ihtiyacı olmayacak kadar zengin olduğu kimsenin
    vasiyet bırakması SÜNNETTİR.
    Muhtaç durumda varisleri bulunan birinin vasiyetle malını hayra yönlendirmesi MEKRUHTUR.
    Malın üçte birinden fazlasını vasiyet olarak bırakmak, vasiyeti zulüm ve intikam için kullanmak veya
    zaten mala varis olacak birine ayriyeten vasiyetle mal bırakmak CAİZ DEĞİLDİR.
    Bunların dışındaki vasiyetler MUBAHTIR.
    Vasiyeti tatbik etmenin hükmü
    Kendisine vasiyet edilenin vasiyetin içeriğini tatbik etmesi
    vaciptir. Vasiyeti ihmal etmek uygun değildir. Eğer vasiyette,
    vasiyet bırakılan için zorluk sayılabilecek bir ağırlık
    varsa ona uyulmayabilir.
    Vasiyetin zamanı
    Eğer vasiyet, ölümle bağlantılı bir zamana ait taleplerde
    bulunuyorsa, o zaman içinde tatbik edilir. Geniş bir zaman
    içinde yapılabilecek taleplerden müteşekkil ise geniş bir
    zamanda tatbik edilmesinde sakınca yoktur.
    Vasiyetin belgesi
    Vasiyetin belgesi, ikna gücü olan her şeydir, denebilir. Bir
    noter yazısı, iki muteber şahit, önceden aile arasında ilan
    etmiş olma gibi, ikna etme ve tartışmaya mecal bırakmama
    gücü olan her şey muteberdir.
    Vasiyet eden vasiyetinde değişiklik yapabilir. Yaptığı değişiklikleri de aynı şekilde belgeler.
    Vasiyette neler bulunmalıdır?
    Vasiyeti yapan, en başta kendini tanıtır. İman ve akideye temas eder, varislerine ve vasiyetine muhatap
    olanlara takvayı vasiyet eder. Ölümden ibret almalarını öğütler.
    Borçlarını ve alacaklarını zikreder. Kime, ne kadar ne zaman verdiğini, aldığını açıklar. Yanında veya
    kasasında emanet olarak bulunan şahıs veya vakıf, dernek mallarını zikreder. Onların korunmasını
    ısrarla tembih eder.
    Ölümünden sonra bidatlere tevessül edilmemesini emreder.
    Abdullah bin Mesud
    radıyallahu anhın vasiyetinden:
    ‘Bismillahirrahmanirrahim.
    Bu, Abdullah bin Mesud’un vasiyetindendir.
    Bu hastalığımdan bana ölüm gelirse,
    vasiyetimin dayanağı Allah Teâlâ, sonra
    da Zübeyr bin Avvam ve oğlu Abdullah’tır.
    Üstlendikleri her şeyde ikisi de
    tam yetkilimdir. Kızlarımdan hiç biri
    onlardan birinin izni olmadan evlendirilmesin.’
    Beyhaki, Kübra, 6/282
    6
    Cenazesini kimin kıldırmasını istediğini zikreder. Ashaptan bunun örnekleri vardır. Ebu Bekir,
    Ömer’in; Ömer, Suhayb’ın; Ümmü Seleme, Said bin Zeyd’in; Aişe, Ebu Hureyre’nin; İbni Mesud,
    Zübeyr’in cenazesini kıldırmasını vasiyet ettiği rivayet edilir. Allah hepsinden razı olsun.
    Varislerinin durumu uygunsa, malının üçte birinin hayırlara kullanılmasını ister. Bu hayır yollarını
    zikreder. Mümkünse bu alanları, tartışmaya yol açmayacak şekilde açıklar. Çocuklarının dünya ve
    dinleriyle ilgili nasihatlerini yazar.
    Vasiyette incelikler
    1- Vasiyetin ana konusu, bırakılan malı yönlendirmektir. Vasiyet denince akla mal gelir. Ancak
    vasiyeti, malı ve geride kalanların akidesini, ahlakını yönlendirme gayretlerinden biri olarak
    görmenin de yararı vardır.
    2- Vasiyeti, riya meselesi haline getirmek tehlikelidir. Mümkün olduğunca vasiyeti gizli tutup,
    ölüm halinde açığa çıkmasını sağlamak daha faydalı olabilir. Ama herkesin durumu kendisi
    açısından özellik arz edebilir.
    3- Vasiyet eden, vasiyetini mal üzerinden yapacaksa, öncelikle kendine mirasçı durumda olmayan
    akrabalarını yakınlık sırasına göre kollamalıdır. Yakınlıkla beraber de daha takva olan
    önemsenmelidir. Şeriat ilimleriyle meşgul bir yeğeni olan önceliği ona vermelidir. Veya bakıma
    muhtaç bir yeğeni olan önceliği ona tanımalıdır.
    4- Vasiyetin yapıldığı kişi, mirasçılar arasında bulunmamalıdır. Zira mirasçı zaten mirastan pay
    alacaktır. Ona özellikle bir vasiyet yapılması, diğer mirasçıların ezilmesi anlamına gelir. Bu da
    zulümdür. Zulüm haramdır.
    5- Vasiyetin tatbiki, borçlar ödendikten sonra kalan üzerinden yapılır. Borçlar ödenmeden vasiyetin
    değeri yoktur.
    6- Allah’ın rızası dışında bir alana vasiyet yapılsa dahi muteber değildir. Mesela, saz çalınan bir
    köy lokaline yatırım yapmayı vasiyet edenin vasiyetinin değeri yoktur.
    7- Bidatin ihyası için yapılan bir vasiyete uyulması gerekmez.
    8- Varisi olmayan malının tamamını, dilediği gibi vasiyet edebilir.
    Varisleri bulunan ise malının üçte birini vasiyet edebilir. Üçte birinden fazla olması halinde
    ise, o öldükten sonra varislerinin o oranı kabul etmesi gerekir. Aksi takdirde vasiyetin değeri
    olmaz.
    Ölümünden sonra, kendisi için hac yapılmasını vasiyet eden bir Müslüman’ın bıraktığı malın
    üçte biri haccetmeye yeterli geliyorsa vasiyeti infaz edilir. Aksi takdirde, varislerinin kendiliğinden
    hibe etmesi ile hac yaptırılabilir.
    9- Bir Müslüman çocuklarının bakımı, evlendirilmeleriyle ilgili vasiyette bulunabilir ve kişi tayin
    edebilir. ‘Çocuğumu filanca kişi evlendirsin.’ diyebilir.
    10- Fıkıh bilgisi yeterli olmayanların, yazdıkları vasiyeti fıkıh bilen biriyle istişare etmeleri uygundur.
    7
    Vasiyet Örneği
    ‘Ben,……………….oğlu/kızı…………………………………
    ……… bu vasiyeti …. / … / ……… - …./ …. / ……… tarihinde
    yazıyorum.
    Allah’tan başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ederim.
    Muhammed aleyhisselamın Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna
    şehadet ederim. İslam hak ve son dindir. Müşrikler istemese de
    Allah, dinini galip getirecektir. Cennet ve cehennem haktır.
    Dirilmek haktır. Rabb olarak Allah’tan, nebi olarak Muhammed
    aleyhisselamdan razıyım. Melekler haktır. Peygamberler
    haktır. Kıyametin geleceğinde şüphe yoktur. Ölüm insanoğlunun
    kaderidir. Hangimiz daha iyi amel yapacağımız belli olsun
    diye, Allah bizi yarattı. Dilediği zaman da ruhumuzu kabzedecektir.
    Eşim, çocuklarım ve benimle yakınlık bağı bulunan bütün akrabama
    vasiyetim şudur:
    Beni, Ehlisünnet itikadında, cemaat ehli, mü'min kardeşlerini
    seven, kâfirleri asla sevmeyen, cihad edemese bile mücahid
    olarak Rabbine kavuşmayı uman, camileri evi gibi bilen, Müslümanlar
    arasında ayrım yapmayan, İslam’ı siyasetiyle, ticaretiyle,
    ahlakıyla, muamelatıyla, ibadetiyle bir bütün olarak gören,
    Allah’ın peygamberleri arasında hiçbir ayrım yapmayan,
    İslam’ın halifesi ve devleti olması için kendini feda etmeye
    hazır olan, Kur’an’ı okumak ve amel etmek için Allah’ın gönderdiğine
    katiyetle iman eden, hadisi şerifleri Resûlullah
    sallallahu aleyhi ve sellemin emaneti olarak gören, onlarla
    amel etmeyi imanından bir bölüm olarak telakki eden, Mekke,
    Medine ve Kudüs’ü birbirinden ayırmayan, Yahudi’yi lanetli
    gören, elindekinden infak etmedikçe Allah’a yaklaşılmayacağına,
    sabırsız bir adım bile yol alınamayacağına kesinlikle ina8
    nan, çoluk çocuğu en büyük imtihanlardan biri gören, kusurlarını
    itiraf edip, İslam şerefi ile şereflenmenin bedeline uygun
    bir gayretin içinde olamadığını kabul edip Rabbi’nin rahmetine
    sığınan biri olarak biliniz.
    Beni, size karşı işlediğim hatalardan dolayı bağışlayın. Karanlık
    kabrimde Rabbimin azabına muhatap olacağım yanlışlarımı
    bağışlayın. Artık, geride kalanların benim namıma yapacakları
    hayırdan başka bir emelim yoktur. Bana acıyın, Allah da size
    rahmet etsin.
    Benim resimlerimi evin duvarlarına asmayın. Saklayacaksanız
    beni gönüllerinizde saklayın. Benim için yaptırdığınız hayırlara
    adımı yazmayın. Melekler sizin yaptığınızı görsün yeter.
    Benim adıma, Kur’an’ımıza destek olacak hizmetler yapmaya
    çalışın. Çocukların Kur’an okumalarına, mü'min olmayanların
    iman etmesine vesile olacak amelleri yaparken beni de Kur’an
    sevdalısı biri olarak anın. Ramazan gecelerinde, bilhassa hatimleriniz
    için dualar ettiğiniz zamanlarda beni unutmayın. İsmimi
    anın. İftar sofralarında iken, benim halimi düşünün de
    bana acıyıp, o saatte makbul olan dualarınıza beni de katın.
    Benden sonra yaşadığınız evde, ilim meclisleri kurmaya devam
    edin. Muhakkak evimizde bir Kur’an halkası bulunsun.
    Ayda bir hatim yapılmasını ihmal etmeyin. Ehli Kur’an’a, hadis
    ulemasına hürmetkâr olun ki, onlar gibi olmasak da, onları
    sevmemiz sayesinde Allah bize de rahmet etsin.
    Evimize ziyaret maksatlı bile olsa, facir kimseleri sokmayın.
    Facirlerin evine de girmeyin. Erkek çocuklarım camide cemaatle
    namaz kılmayı ihmal etmesinler. Benden sonra doğanların
    isimleri ashabı kiramın ve salih kulların isimlerinden olsun.
    Yabancıların isimlerini bile evimize sokmayın. Mahallemizin
    camisinde bir ihtiyaç olduğunda onu siz gidermeyi çalışın.
    Allah rızası için hangi dernek, vakıf kurulursa ona üye olun,
    orada aktif görevler alın. Kadınlar, evlerinde otururken yapacakları
    hizmetler alsınlar.

    Benim için istiğfar etmeyi unutmayın. Sizin istiğfar etmenize
    çok muhtaç olduğum bir yerdeyim. Size verdiğim emeklerimin
    karşılığı ve Allah’ın emri olan anne baba hakkı hatırı için beni
    unutmayın. Hacca gideniniz olursa beni orada hatırlasın. Tavaf
    ederken ve Arafat’ta muhakkak beni de anın. Bana Rabbimin
    rahmetini isteyin.
    Allah’a ve Peygamberi Muhammed aleyhisselama imanınız
    tam olsun. Gizli ve açık bütün işlerde Allah’tan takva üzere
    yaşayın. Müslüman olduktan sonra en büyük iş namazdır. Sakın
    bir vakit namaz ihmal etmeyin. Ölürken bile namaz kılacak
    halde olun. Namaz bizim, diğer milletlerle olan ayrıcalığımızdır.
    Allah’ın diğer emirlerini de ihmal etmeyin. Orucunuzu tutun.
    Zekâtınızı verin; fakirlerin hakkından sofranıza geçmesin.
    İmkân bulan haccetsin. Haramlardan kaçınmadıkça Allah’ın
    rızasına eremeyeceğinizi bilin. Küçüğü, büyüğü diye ayırmadan
    her haramı kendinize düşman bilin. Şeytan sizi, haramlardan
    birine düşürürse, hemen tevbe etme yolunu kullanın. Haramlar
    içinizde gömülü kalmasın. İlimle meşgul olmayı ihmal
    etmeyin. İlimlerin başı Allah’ın kitabı ve Peygamberi’nin sünnetidir.
    Cemaatten ayrılmamanızı tavsiye ederim. İnsanlara
    iyilik edenlerden olun, iyilik edenlerle beraber bulunun. Nesil
    yetiştirmeye çalışın. Barıştırın. Veren el olun, alan el olmaktan
    Allah’a sığının.
    Büyük çocuklarım küçüklerine merhametli olsun. Birbirlerini
    takvaya teşvik etsinler. Akrabalar arası ilişkileri zayıflatmasınlar.
    Benden sonra, arkamdan hiçbir bidat işlenmesin. Beni mezarıma
    koyduktan sonra, bir hayvan kesilip eti dağıtılacak kadar
    bir zaman orada bekleyin. Ondan sonra beni hayırla anın ki,
    Allah bana rahmet etsin.
    Çocuklarım ve beni sevenlerim benim için dua etsin. Benim
    adıma sadaka verenden Allah razı olsun. Mübarek vakitlerde
    ve mübarek yerlerde beni hayırla yâd edenden Allah razı olsun.
    10
    Şu anda kimseye borcum yoktur, alacaklı da değilim.
    Bıraktığım malımdan üçte birini Allah yolunda kullanmanızı
    vasiyet ediyorum. Bir köy camisinin ihyası için de o malı kullanabilirsiniz.
    Bir hadis kitabını bastırıp dağıtabilirsiniz. Bir fıkıh
    kitabı bastırabilirsiniz.
    Bu vasiyetimi, eşimin, büyük çocuğumun, diğer çocuklarımın
    sırayla hangisi varsa tatbik etmesini isterim. Vasiyetime uymaları
    halinde onlardan razı olurum.
    Benimle bağı bulunanlardan bana haklarını helal etmelerini dilesinler.
    Benim unuttuğum bir hakkı benden talep eden olursa
    onu versinler.
    Bütün insanlar gibi ben d çocuklarıma, eşime ve sevdiklerime
    doymuş değilim. Onlardan ayrılmak bana ağır geldi. Ama biliyorum
    ki, bu dünya doyma yeri değildir. Çocuklarımla, eşimle,
    annemle, babamla, dostlarımla, kardeşlerimle cennette buluşma
    gününe erteledim hasretimi. Orada buluşup, ebediyen ayrılmayacağız.
    Orada hep beraber olacağız. Nebilerle, sıdıklarla,
    şehitlerle, salihlerle, Ebu Bekirlerle, Ömerlerle beraber olacağız.
    O güne kadar, herkes hasretini içine gömsün. Hepinizi
    Allah’a emanet ederim.
    Allah sizi ve beni, sevip razı olduğu kullarıyla beraber cennetinde
    cemetsin.
    Bütün hamdler Allah’adır. Salât ve selam Peygamber
    sallallahu aleyhi ve sellem efendimizedir.
    Allah’ın cennetinde buluşuncaya kadar selamünaleyküm.’__

    Nureddin YILDIZ’ın SOSYAL DOKU DERNEĞİ’ndeki 294. Dersidir


  2. 03.Şubat.2010, 21:24
    1
    erimeye devam...



    Ebedi gerçek: Faniyiz

    Ebedilik için yaratıldık ama ebedileşme yerimiz burası değildir. Cennet veya cehennemde ebedi kalmak üzere yaratıldık. Buralardan geçip gitmek kesin kaderimizdir. Bugünü de yarını da kati olmayan bir beklemeden başka seçeneğimiz olmayan, gidişi kesin bir yolun ortasındayız. İstikametimiz ve hedefimiz belli olmasına rağmen, fani olana kapılıp gittiğimiz olmaktadır. Ölülerin çocukları olduğumuz halde, ölülerden kalan mirasları yediğimiz halde kendimizi aldatıyoruz.
    En büyük hakikat olan ölümün en az ilgiyi, en az hazırlığı görmesi şaşırtıcıdır. Ölüme ilgisizlik insanın kendini aldatmasından başka nedir?
    Hayır. Akıl, ölüme hazırlanmayı emreder. Kalıcı olmayan konuta yatırım yapmaya değmez. Akıl böyle emreder, akıllılar böyle yapar. Ölüm hakikatini görmek için mü'min olmak da gerekmez. O, herkesin ortak kaderidir. Ancak onun için gerçek hazırlığı mü'min yapar. Diğerleri sade bir korku ile yetinirler.
    Ölüm için yapılacak en önemli hazırlık, onu yok saymamakla başlamalıdır. Bu birinci basamaktır.
    İkinci basamak da onu uzakta görmemek olur. Ölümü, yaşlılara, hastalara daha uygun
    görmek, ona karşı hazırlıktan kaçınmaktır.
    Mü'min, dünyayı elinden kaçırmamakla ahireti önünde bilmek arasında hassas bir ayarla yaşadığı zaman kazanması muhtemel hale gelir. Dünyadan da nasibini unutmamak önemli bir ilkedir. Bu hassas ayarla yaşandığı zaman, ahiret şartlarına ayarlanmış bir dünya hayatı yaşanmış olur ki, aranan ve beklenen de o dur. Ölümü evham haline getirip, gevşemek yerine, ölüme hazırlıklı olup dünyayı elde tutmak yaraşandır. Zira dünya kurtulup gitme yeri değildir. Dünya kazanıp gitme yeridir. Bu açıdan dünyaya kapılmak bir tehlike olduğu kadar, dünyayı tamamen ihmal etmek de bir tehlikedir.
    Mü'minin dünya hayatında omuzlandığı yükü, bir anını heba edemeyeceği kadar ağırdır.
    Ahirete hazırlıklı olmanın en basit işaretlerinden biri, ölümden sonrası için vasiyet bırakmaktır. Kitabımız Kur’an ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin hadislerinde
    yer alan vasiyet konusu, bugün bilindiğinden daha ciddi tutulmuş, tavsiye edilmiş meselelerden biridir. Maalesef, bu zamanda yaşayan Müslümanların, eski zamanlara göre vasiyet bırakma gerekliliği daha fazla olduğu halde ihmal edilmektedir. Bu ihmalin bir nedeni sünnet bilgisinden mahrum kalmak veya sünneti ikinci plana atan bir anlayışla yaşamak olarak
    kaydedilebilir. Ama asıl nedenin, ölümü uzak ihtimal olarak görmek, onu yaşlılara daha yakın, ağır hastalarla daha iç içe görme telakkisinin olduğu ne yazık ki bir gerçektir.
    Kul haklarının çok daha yoğun bir şekilde yaygınlaştığı zamanımızda, ölümden sonrasının en önemli dertlerinden biri olarak helallik sağlamayı, iyi bir isimle yâd edilmeyi sağlayacak en muhtemel imkânımız vasiyetimizdir. Bize göre hikmeti ne olursa olsun, vasiyet bırakmak, genç ve ihtiyar her Müslüman için önemli sünnetlerden bir sünnettir. Sahabenin ihmal etmediği bir sünnet olarak önümüzde durmaktadır. Bugün az uygulanıyor olması vasiyetin önemini azaltmaz.
    Adabına uygun bir vasiyet bırakmak, bir öğlen namazının nafilelerini eda etmek gibi, nebevi çizgiyi izleme yollarından biri olarak görülmelidir. Sünnete uymak, sünnet üzere yaşamak bu anlayışın sonucudur.
    Vasiyet yazmayı, ölüm sendromuna tutulma olarak görmemizin bir nedeni yoktur. Vasiyetten
    Kur’an’ımızda vasiyetin
    zikredildiği ayetler için,
    Bakara, 180182; Nisa,
    11; Maide, 106. ayetlere
    bakılabilir.
    3
    sonra yıllarca yaşamak en az, hiçbir vasiyet yazmadan hazırlıksız gitmek kadar muhtemeldir. Ölümün zamanı ve yeri yok. Her an ölümle iç içeyiz. Hatta yürüyen ölüleriz biz.
    Çocuklarına ve yakınlarına mümkün olduğu kadar sorunsuz bir mal ve istikameti belli bir anlayış bırakmanın önemli sebeplerinden biri olarak vasiyet, insan tarihi kadar eskidir. Çaresiz insanın, nihai çarelerinden biridir.
    Vasiyetin, bizden sonrakilerce nasıl tatbik edileceği ise bizim elimizde olmayan, bizi de fazlaca ilgilendirmeyen bir meseledir. Bizim için önemli olan bu sünneti önemsememiz ve tatbik etmemizdir.

    Vasiyetin hikmeti Vasiyetin kazandırdığı

    Bize emredilen bir işin hikmetini aramayız. Emre itaat etmek bizim vazifemizdir. Eğer emredilen veya yasaklanan bir şeyin hikmetlerine vakıf olursak buna şükrederiz. Zira hikmetine vakıf olduğumuz bir işi idrak etmemiz ve tatbikimiz daha kolay olur. Kulluk sebepler, sırlar araştırma hali değildir. Kulluk teslimiyettir. Bir iş, bize Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetlerinden biri olarak bildirilmiş ise bizim için gerekçe tamamdır. Sünnete ittiba etmek,
    sahabenin yaptığını yapmak hikmetin ta kendisidir.
    Vasiyette bizim menfaatimize olan önemli açılımlar vardır:
    a- Vasiyetin en ön önemli hikmetlerinden biri, gelecek kuşağa akide yatırımı yapmaktır.
    Ben tevhid akidesine bağlı yaşadım, size de bu akideyi vasiyet ediyorum.
    Kur’an’a sarılın.’ gibi ifadeler basit görülmemelidir.
    Bu açıdan sünnete uygun bir vasiyet yapıldığında, tevhid akidesine yatırım yapılmış olmakta, bir anlamda tebliğ yapılmaktadır. Bu ise her mü'min için ziyadesiyle önemli bir görevdir. Tebliğin genel şartları arasında, sonucu görmek gibi bir şart bulunmadığına göre, bizim bıraktığımız vasiyetimizin etki edip etmediği de bizim için önemli değildir. Üzerimize düşeni, şartlarına uygun olarak yerine getirmiş olmamız bizim için yeterlidir.
    İbni Ömer radıyallahu anhuma rivayet ediyor. Resûlullah sallallahu
    aleyhi ve sellem buyurdular ki:
    Vasiyet edecek bir şeyi
    bulunduğu halde bir Müslüman’ın,
    iki geceden fazla
    vasiyeti yazılmış olmadan
    uyuması hak değildir.’
    İbni Ömer diyor ki:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bu sözünü duyduktan sonra, vasiyetim yanımda olmadan bir gece geçirmedim. Buharî, Vasaya,1; Müslim, Vasiye,1
    4
    b- Ölen bir Müslüman’ın, kendisinden sonraya kalanlara tevhidi, takvayı ve ibadetleri vasiyet
    etmesi, onlara hayır çeşitlerinden birini icra etmeleri için telkinde bulunması
    onun namına bir ecir hanesi açılması demektir
    ki, bu büyük bir kazançtır. Öldükten
    sonra da amel defterlerinin açık kalmasını
    kendi ellerinle sağlamanın yoludur bu.
    c- Kabir âleminin en büyük endişelerinden biri
    olan kul haklarından arınmanın yegâne
    yolu vasiyet bırakmaktır. Kul hakkı ise
    cennetin önünde ağır bir engeldir. İnsanların
    birbirlerinin haklarına karşı en esnek
    bulundukları bir zaman diliminde yaşıyoruz.
    Kesinlikle, ahiret âlemine haklardan
    arınmış olarak gitmemiz gerekir.
    d- Vasiyet, insanın varisleri arasında bilhassa
    çocukları açısından çıkabilecek tartışmaların,
    kimi zaman aile bağlarının kopması
    şeklinde sonuçlanabilecek nizaın engellenmesinde
    de vasiyetin önemi büyüktür.
    e- Vasiyet aslında bizim açılımımızdır. Yaşadığımız
    zaman dilimizde ne ile yaşadığımızı,
    yapmayı planlayıp, yaptıklarımızı,
    yapamadıklarımızı, beklentilerimizi sıralamış
    oluruz. Sevenlerimiz bizi daha çok
    sever, sevmeyenlerimizin bize bakışını değiştiririz.
    Allah Teâlâ ve meleklerinin yanında,
    kullarını da emellerimize ve nihai
    arzumuza şahit tutmuş oluruz.
    f- Vasiyet bırakırken sünnete ittiba etmiş olmayı niyet etmemiz halinde de, bunların
    ötesinde bir sünnet sevabını idrak etmiş oluruz ki, başlı başına bu bile bir kazançtır.
    g- Vasiyet, insanın genç yaşında uygulaması icap eden bir sünnettir. Bir kenarda vasiyeti
    yazılı bulunan veya şahitlere duyurulmuş haliyle vasiyeti bilinen bir Müslüman’ın
    nefis murakabesi, eylemlerini kontrol etmesi çok daha kolaydır. Vasiyet bu manada
    bir iç kontrol mekanizmasıdır.
    Kim vasiyet eder?
    Bir mal vasiyeti yapanın
    -Tasarruf ehliyeti olan biri olması gerekir.
    -Ölüm anından önce vasiyet yapmalıdır.
    -Bütün malını kapsayacak bir borç içinde
    olmamalıdır.
    -Vasiyetinde şaka ve ihtimal olmamalıdır.
    Kime vasiyet edilir?
    Kendisine mal vasiyet edilenin
    -Vasiyet edenin varisi olmaması gerekir.
    -Muğlak ifadelerle vasiyet edilmiş olmamalıdır.
    ‘Şu’ veya ‘şunlar’ gibi açık ifadeler
    kullanılmalıdır.
    -Temellük hakkı olmayan biri olmamalıdır.
    -Vasiyet edenin katili olmamalıdır.
    -Vasiyeti kabul etmelidir.
    Ne vasiyet edilir?
    Vasiyet edilecek şeyde şu özellikler bulunmalıdır:
    -Vasiyete konu şey, vasiyet edenin ölümünden
    sonrası için olmalıdır. Yoksa
    adı, vasiyet değil hibe olur.
    -Temellükü mümkün bir şey olmalıdır.
    -Mubah bir nesne olmalıdır.
    5
    Vasiyet bırakmanın hükmü
    Borcu bulunan, bu borç hakkında alacaklılar açısından belge sıkıntısı bulunan, bir konuda kilit durumda
    olan bir Müslüman’ın vasiyet bırakması VACİPTİR.
    Malı bulunan, varislerinin onun bırakacağı mala ihtiyacı olmayacak kadar zengin olduğu kimsenin
    vasiyet bırakması SÜNNETTİR.
    Muhtaç durumda varisleri bulunan birinin vasiyetle malını hayra yönlendirmesi MEKRUHTUR.
    Malın üçte birinden fazlasını vasiyet olarak bırakmak, vasiyeti zulüm ve intikam için kullanmak veya
    zaten mala varis olacak birine ayriyeten vasiyetle mal bırakmak CAİZ DEĞİLDİR.
    Bunların dışındaki vasiyetler MUBAHTIR.
    Vasiyeti tatbik etmenin hükmü
    Kendisine vasiyet edilenin vasiyetin içeriğini tatbik etmesi
    vaciptir. Vasiyeti ihmal etmek uygun değildir. Eğer vasiyette,
    vasiyet bırakılan için zorluk sayılabilecek bir ağırlık
    varsa ona uyulmayabilir.
    Vasiyetin zamanı
    Eğer vasiyet, ölümle bağlantılı bir zamana ait taleplerde
    bulunuyorsa, o zaman içinde tatbik edilir. Geniş bir zaman
    içinde yapılabilecek taleplerden müteşekkil ise geniş bir
    zamanda tatbik edilmesinde sakınca yoktur.
    Vasiyetin belgesi
    Vasiyetin belgesi, ikna gücü olan her şeydir, denebilir. Bir
    noter yazısı, iki muteber şahit, önceden aile arasında ilan
    etmiş olma gibi, ikna etme ve tartışmaya mecal bırakmama
    gücü olan her şey muteberdir.
    Vasiyet eden vasiyetinde değişiklik yapabilir. Yaptığı değişiklikleri de aynı şekilde belgeler.
    Vasiyette neler bulunmalıdır?
    Vasiyeti yapan, en başta kendini tanıtır. İman ve akideye temas eder, varislerine ve vasiyetine muhatap
    olanlara takvayı vasiyet eder. Ölümden ibret almalarını öğütler.
    Borçlarını ve alacaklarını zikreder. Kime, ne kadar ne zaman verdiğini, aldığını açıklar. Yanında veya
    kasasında emanet olarak bulunan şahıs veya vakıf, dernek mallarını zikreder. Onların korunmasını
    ısrarla tembih eder.
    Ölümünden sonra bidatlere tevessül edilmemesini emreder.
    Abdullah bin Mesud
    radıyallahu anhın vasiyetinden:
    ‘Bismillahirrahmanirrahim.
    Bu, Abdullah bin Mesud’un vasiyetindendir.
    Bu hastalığımdan bana ölüm gelirse,
    vasiyetimin dayanağı Allah Teâlâ, sonra
    da Zübeyr bin Avvam ve oğlu Abdullah’tır.
    Üstlendikleri her şeyde ikisi de
    tam yetkilimdir. Kızlarımdan hiç biri
    onlardan birinin izni olmadan evlendirilmesin.’
    Beyhaki, Kübra, 6/282
    6
    Cenazesini kimin kıldırmasını istediğini zikreder. Ashaptan bunun örnekleri vardır. Ebu Bekir,
    Ömer’in; Ömer, Suhayb’ın; Ümmü Seleme, Said bin Zeyd’in; Aişe, Ebu Hureyre’nin; İbni Mesud,
    Zübeyr’in cenazesini kıldırmasını vasiyet ettiği rivayet edilir. Allah hepsinden razı olsun.
    Varislerinin durumu uygunsa, malının üçte birinin hayırlara kullanılmasını ister. Bu hayır yollarını
    zikreder. Mümkünse bu alanları, tartışmaya yol açmayacak şekilde açıklar. Çocuklarının dünya ve
    dinleriyle ilgili nasihatlerini yazar.
    Vasiyette incelikler
    1- Vasiyetin ana konusu, bırakılan malı yönlendirmektir. Vasiyet denince akla mal gelir. Ancak
    vasiyeti, malı ve geride kalanların akidesini, ahlakını yönlendirme gayretlerinden biri olarak
    görmenin de yararı vardır.
    2- Vasiyeti, riya meselesi haline getirmek tehlikelidir. Mümkün olduğunca vasiyeti gizli tutup,
    ölüm halinde açığa çıkmasını sağlamak daha faydalı olabilir. Ama herkesin durumu kendisi
    açısından özellik arz edebilir.
    3- Vasiyet eden, vasiyetini mal üzerinden yapacaksa, öncelikle kendine mirasçı durumda olmayan
    akrabalarını yakınlık sırasına göre kollamalıdır. Yakınlıkla beraber de daha takva olan
    önemsenmelidir. Şeriat ilimleriyle meşgul bir yeğeni olan önceliği ona vermelidir. Veya bakıma
    muhtaç bir yeğeni olan önceliği ona tanımalıdır.
    4- Vasiyetin yapıldığı kişi, mirasçılar arasında bulunmamalıdır. Zira mirasçı zaten mirastan pay
    alacaktır. Ona özellikle bir vasiyet yapılması, diğer mirasçıların ezilmesi anlamına gelir. Bu da
    zulümdür. Zulüm haramdır.
    5- Vasiyetin tatbiki, borçlar ödendikten sonra kalan üzerinden yapılır. Borçlar ödenmeden vasiyetin
    değeri yoktur.
    6- Allah’ın rızası dışında bir alana vasiyet yapılsa dahi muteber değildir. Mesela, saz çalınan bir
    köy lokaline yatırım yapmayı vasiyet edenin vasiyetinin değeri yoktur.
    7- Bidatin ihyası için yapılan bir vasiyete uyulması gerekmez.
    8- Varisi olmayan malının tamamını, dilediği gibi vasiyet edebilir.
    Varisleri bulunan ise malının üçte birini vasiyet edebilir. Üçte birinden fazla olması halinde
    ise, o öldükten sonra varislerinin o oranı kabul etmesi gerekir. Aksi takdirde vasiyetin değeri
    olmaz.
    Ölümünden sonra, kendisi için hac yapılmasını vasiyet eden bir Müslüman’ın bıraktığı malın
    üçte biri haccetmeye yeterli geliyorsa vasiyeti infaz edilir. Aksi takdirde, varislerinin kendiliğinden
    hibe etmesi ile hac yaptırılabilir.
    9- Bir Müslüman çocuklarının bakımı, evlendirilmeleriyle ilgili vasiyette bulunabilir ve kişi tayin
    edebilir. ‘Çocuğumu filanca kişi evlendirsin.’ diyebilir.
    10- Fıkıh bilgisi yeterli olmayanların, yazdıkları vasiyeti fıkıh bilen biriyle istişare etmeleri uygundur.
    7
    Vasiyet Örneği
    ‘Ben,……………….oğlu/kızı…………………………………
    ……… bu vasiyeti …. / … / ……… - …./ …. / ……… tarihinde
    yazıyorum.
    Allah’tan başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ederim.
    Muhammed aleyhisselamın Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna
    şehadet ederim. İslam hak ve son dindir. Müşrikler istemese de
    Allah, dinini galip getirecektir. Cennet ve cehennem haktır.
    Dirilmek haktır. Rabb olarak Allah’tan, nebi olarak Muhammed
    aleyhisselamdan razıyım. Melekler haktır. Peygamberler
    haktır. Kıyametin geleceğinde şüphe yoktur. Ölüm insanoğlunun
    kaderidir. Hangimiz daha iyi amel yapacağımız belli olsun
    diye, Allah bizi yarattı. Dilediği zaman da ruhumuzu kabzedecektir.
    Eşim, çocuklarım ve benimle yakınlık bağı bulunan bütün akrabama
    vasiyetim şudur:
    Beni, Ehlisünnet itikadında, cemaat ehli, mü'min kardeşlerini
    seven, kâfirleri asla sevmeyen, cihad edemese bile mücahid
    olarak Rabbine kavuşmayı uman, camileri evi gibi bilen, Müslümanlar
    arasında ayrım yapmayan, İslam’ı siyasetiyle, ticaretiyle,
    ahlakıyla, muamelatıyla, ibadetiyle bir bütün olarak gören,
    Allah’ın peygamberleri arasında hiçbir ayrım yapmayan,
    İslam’ın halifesi ve devleti olması için kendini feda etmeye
    hazır olan, Kur’an’ı okumak ve amel etmek için Allah’ın gönderdiğine
    katiyetle iman eden, hadisi şerifleri Resûlullah
    sallallahu aleyhi ve sellemin emaneti olarak gören, onlarla
    amel etmeyi imanından bir bölüm olarak telakki eden, Mekke,
    Medine ve Kudüs’ü birbirinden ayırmayan, Yahudi’yi lanetli
    gören, elindekinden infak etmedikçe Allah’a yaklaşılmayacağına,
    sabırsız bir adım bile yol alınamayacağına kesinlikle ina8
    nan, çoluk çocuğu en büyük imtihanlardan biri gören, kusurlarını
    itiraf edip, İslam şerefi ile şereflenmenin bedeline uygun
    bir gayretin içinde olamadığını kabul edip Rabbi’nin rahmetine
    sığınan biri olarak biliniz.
    Beni, size karşı işlediğim hatalardan dolayı bağışlayın. Karanlık
    kabrimde Rabbimin azabına muhatap olacağım yanlışlarımı
    bağışlayın. Artık, geride kalanların benim namıma yapacakları
    hayırdan başka bir emelim yoktur. Bana acıyın, Allah da size
    rahmet etsin.
    Benim resimlerimi evin duvarlarına asmayın. Saklayacaksanız
    beni gönüllerinizde saklayın. Benim için yaptırdığınız hayırlara
    adımı yazmayın. Melekler sizin yaptığınızı görsün yeter.
    Benim adıma, Kur’an’ımıza destek olacak hizmetler yapmaya
    çalışın. Çocukların Kur’an okumalarına, mü'min olmayanların
    iman etmesine vesile olacak amelleri yaparken beni de Kur’an
    sevdalısı biri olarak anın. Ramazan gecelerinde, bilhassa hatimleriniz
    için dualar ettiğiniz zamanlarda beni unutmayın. İsmimi
    anın. İftar sofralarında iken, benim halimi düşünün de
    bana acıyıp, o saatte makbul olan dualarınıza beni de katın.
    Benden sonra yaşadığınız evde, ilim meclisleri kurmaya devam
    edin. Muhakkak evimizde bir Kur’an halkası bulunsun.
    Ayda bir hatim yapılmasını ihmal etmeyin. Ehli Kur’an’a, hadis
    ulemasına hürmetkâr olun ki, onlar gibi olmasak da, onları
    sevmemiz sayesinde Allah bize de rahmet etsin.
    Evimize ziyaret maksatlı bile olsa, facir kimseleri sokmayın.
    Facirlerin evine de girmeyin. Erkek çocuklarım camide cemaatle
    namaz kılmayı ihmal etmesinler. Benden sonra doğanların
    isimleri ashabı kiramın ve salih kulların isimlerinden olsun.
    Yabancıların isimlerini bile evimize sokmayın. Mahallemizin
    camisinde bir ihtiyaç olduğunda onu siz gidermeyi çalışın.
    Allah rızası için hangi dernek, vakıf kurulursa ona üye olun,
    orada aktif görevler alın. Kadınlar, evlerinde otururken yapacakları
    hizmetler alsınlar.

    Benim için istiğfar etmeyi unutmayın. Sizin istiğfar etmenize
    çok muhtaç olduğum bir yerdeyim. Size verdiğim emeklerimin
    karşılığı ve Allah’ın emri olan anne baba hakkı hatırı için beni
    unutmayın. Hacca gideniniz olursa beni orada hatırlasın. Tavaf
    ederken ve Arafat’ta muhakkak beni de anın. Bana Rabbimin
    rahmetini isteyin.
    Allah’a ve Peygamberi Muhammed aleyhisselama imanınız
    tam olsun. Gizli ve açık bütün işlerde Allah’tan takva üzere
    yaşayın. Müslüman olduktan sonra en büyük iş namazdır. Sakın
    bir vakit namaz ihmal etmeyin. Ölürken bile namaz kılacak
    halde olun. Namaz bizim, diğer milletlerle olan ayrıcalığımızdır.
    Allah’ın diğer emirlerini de ihmal etmeyin. Orucunuzu tutun.
    Zekâtınızı verin; fakirlerin hakkından sofranıza geçmesin.
    İmkân bulan haccetsin. Haramlardan kaçınmadıkça Allah’ın
    rızasına eremeyeceğinizi bilin. Küçüğü, büyüğü diye ayırmadan
    her haramı kendinize düşman bilin. Şeytan sizi, haramlardan
    birine düşürürse, hemen tevbe etme yolunu kullanın. Haramlar
    içinizde gömülü kalmasın. İlimle meşgul olmayı ihmal
    etmeyin. İlimlerin başı Allah’ın kitabı ve Peygamberi’nin sünnetidir.
    Cemaatten ayrılmamanızı tavsiye ederim. İnsanlara
    iyilik edenlerden olun, iyilik edenlerle beraber bulunun. Nesil
    yetiştirmeye çalışın. Barıştırın. Veren el olun, alan el olmaktan
    Allah’a sığının.
    Büyük çocuklarım küçüklerine merhametli olsun. Birbirlerini
    takvaya teşvik etsinler. Akrabalar arası ilişkileri zayıflatmasınlar.
    Benden sonra, arkamdan hiçbir bidat işlenmesin. Beni mezarıma
    koyduktan sonra, bir hayvan kesilip eti dağıtılacak kadar
    bir zaman orada bekleyin. Ondan sonra beni hayırla anın ki,
    Allah bana rahmet etsin.
    Çocuklarım ve beni sevenlerim benim için dua etsin. Benim
    adıma sadaka verenden Allah razı olsun. Mübarek vakitlerde
    ve mübarek yerlerde beni hayırla yâd edenden Allah razı olsun.
    10
    Şu anda kimseye borcum yoktur, alacaklı da değilim.
    Bıraktığım malımdan üçte birini Allah yolunda kullanmanızı
    vasiyet ediyorum. Bir köy camisinin ihyası için de o malı kullanabilirsiniz.
    Bir hadis kitabını bastırıp dağıtabilirsiniz. Bir fıkıh
    kitabı bastırabilirsiniz.
    Bu vasiyetimi, eşimin, büyük çocuğumun, diğer çocuklarımın
    sırayla hangisi varsa tatbik etmesini isterim. Vasiyetime uymaları
    halinde onlardan razı olurum.
    Benimle bağı bulunanlardan bana haklarını helal etmelerini dilesinler.
    Benim unuttuğum bir hakkı benden talep eden olursa
    onu versinler.
    Bütün insanlar gibi ben d çocuklarıma, eşime ve sevdiklerime
    doymuş değilim. Onlardan ayrılmak bana ağır geldi. Ama biliyorum
    ki, bu dünya doyma yeri değildir. Çocuklarımla, eşimle,
    annemle, babamla, dostlarımla, kardeşlerimle cennette buluşma
    gününe erteledim hasretimi. Orada buluşup, ebediyen ayrılmayacağız.
    Orada hep beraber olacağız. Nebilerle, sıdıklarla,
    şehitlerle, salihlerle, Ebu Bekirlerle, Ömerlerle beraber olacağız.
    O güne kadar, herkes hasretini içine gömsün. Hepinizi
    Allah’a emanet ederim.
    Allah sizi ve beni, sevip razı olduğu kullarıyla beraber cennetinde
    cemetsin.
    Bütün hamdler Allah’adır. Salât ve selam Peygamber
    sallallahu aleyhi ve sellem efendimizedir.
    Allah’ın cennetinde buluşuncaya kadar selamünaleyküm.’__

    Nureddin YILDIZ’ın SOSYAL DOKU DERNEĞİ’ndeki 294. Dersidir


    Benzer Konular

    - Varislere vasiyet

    - Varise vasiyet olurmu

    - vasiyet etmek nedir, vasiyet etmek ne demek, vasiyet etmek anlamı nedir?

    - Vasiyet nasıl yazılmalıdır?

    - İbretli bir vasiyet

  3. 03.Şubat.2010, 22:08
    2
    İsrâ
    İsrâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ekim.2009
    Üye No: 59972
    Mesaj Sayısı: 1,590
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: İslamda Vasiyet




    bugün dinledim harika anlatiyor hoca, herkese tavsiye ederim.

    Allah c.c. razi olsun yazili bi sekilde paylastiginiz icin hocam.


  4. 03.Şubat.2010, 22:08
    2
    İsrâ



    bugün dinledim harika anlatiyor hoca, herkese tavsiye ederim.

    Allah c.c. razi olsun yazili bi sekilde paylastiginiz icin hocam.


  5. 06.Şubat.2010, 03:22
    3
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 32

    --->: İslamda Vasiyet

    o ne güzel vasiyet o ne güzel bir yazı RABBİM razı olduğu kullarından eylesin hepimizi paylaşım için sağolasınız


  6. 06.Şubat.2010, 03:22
    3
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    o ne güzel vasiyet o ne güzel bir yazı RABBİM razı olduğu kullarından eylesin hepimizi paylaşım için sağolasınız


  7. 06.Şubat.2010, 09:35
    4
    Berât1
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2009
    Üye No: 49487
    Mesaj Sayısı: 1,236
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 47

    --->: İslamda Vasiyet

    Alıntı
    Ölüm için yapılacak en önemli hazırlık, onu yok saymamakla başlamalıdır. Bu birinci basamaktır.
    İkinci basamak da onu uzakta görmemek olur. Ölümü, yaşlılara, hastalara daha uygun

    görmek, ona karşı hazırlıktan kaçınmaktır.

    Ölüm gerçeğini unutmakmaktır Allah razı olsun hocam


  8. 06.Şubat.2010, 09:35
    4
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR
    Alıntı
    Ölüm için yapılacak en önemli hazırlık, onu yok saymamakla başlamalıdır. Bu birinci basamaktır.
    İkinci basamak da onu uzakta görmemek olur. Ölümü, yaşlılara, hastalara daha uygun

    görmek, ona karşı hazırlıktan kaçınmaktır.

    Ölüm gerçeğini unutmakmaktır Allah razı olsun hocam


  9. 16.Mart.2010, 00:09
    5
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: İslamda Vasiyet

    amin cümlemizden kardeşler...
    yazıyı beğenip dua ettiğinize göre vasiyetiniz hazırdır


  10. 16.Mart.2010, 00:09
    5
    erimeye devam...
    amin cümlemizden kardeşler...
    yazıyı beğenip dua ettiğinize göre vasiyetiniz hazırdır


  11. 17.Mart.2010, 16:18
    6
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,224
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: İslamda Vasiyet

    Ayet ve Hadis Mealleriyle Vasiyet:

    Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur. (BAKARA-180.)

    Mirasla ilgili ayetler gelmeden önce, kişinin servetinden ana, baba ve akrabalarına bir miktar verilmesi için vasiyet etmesi emredilmiştir. Ancak, Nisa suresinde gelen miras ayetleri ile herkesin hakkı kesin ve net olarak belirlenmiş, Efendiniz de “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Bundan sonra varise vasiyet yoktur” buyurmuş, böylece yukarıdaki ayet nesh edilmiştir. Fakat mirastan payı olmayan akraba ve düşkünlere ve hayır müesseselerine vasiyet bakidir. Her müslüman gönüllü olarak servetinden istediği yere vasiyet edebilir.


    Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah azîzdir, hakîmdir. (Bakara Süresi 240)

    -Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir.
    -
    Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş farzlardır (paylardır). Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
    (Nisa Süresi 11-12)

    İslam’ın miras hukukunda, paylar ile mükellefiyetler arasında dengeleme yolu tutulmuş, daha çok harcama yapmak mecburiyetinde olanlara çok, daha az harcama durumunda olanlara az hisse verilmiştir. İslam aile hukukuna göre evlenirken mehir verecek, düğün masrafı yapacak olan erkektir. Evlendikten sonra da gerek muhtaç olan yakın akrabasına ve gerekse eş ve çocuklarına bakacak, onlara yiyecek, giyecek, mesken gibi asgari ihtiyaçları temin edecek yine erkektir. İşte bu sebepledir ki, genellikle mirasta erkeklerin payı, kadınlarınkinin iki misli olmuştur.


    Hz Peygamber (sav) hadislerinde:
    "Kim vasiyetini yapmış olarak ölürse doğru yol ve sünnet üzere ölür, takva ve şehadet üzere ölür, günahları bağışlanmış olarak ölür " buyuruyor
    (İbni Mace Sünen)

    Hz Peygamber'in hadislerinde de vasiyet teşvik edilmiştir Mesela İbn Ömer'den rivayet edilen bir hadiste: "Bir Müslümanın vasiyet etmek istediği bir şey olup da, vasiyeti yastığının altında yazılı olmadan iki gece geçirmesi doğru değildir" buyurmaktadır (Buharî, Vesâya, 1; Müslim, Vesâya,1-4; İbn Mâce, Vesâyâ, 2)



    Hz Peygamber, malının tamamını, üçte ikisini, yarısını ve üçte birini vasiyyet etmek isteyip de kendisine soran kimseye; "Üçte birini ver Hatta üçte biri de çok Senin varislerini zenginler olarak bırakman, halka ihtiyaçlarını açan fakirler olarak bırakmandan, daha hayırlıdır " buyurmuşlardır (Buhâri, Vesâyâ, 2, 3, Ferâiz, 6; Müslim, Vesâyâ, 5)



  12. 17.Mart.2010, 16:18
    6
    Administrator
    Ayet ve Hadis Mealleriyle Vasiyet:

    Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur. (BAKARA-180.)

    Mirasla ilgili ayetler gelmeden önce, kişinin servetinden ana, baba ve akrabalarına bir miktar verilmesi için vasiyet etmesi emredilmiştir. Ancak, Nisa suresinde gelen miras ayetleri ile herkesin hakkı kesin ve net olarak belirlenmiş, Efendiniz de “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Bundan sonra varise vasiyet yoktur” buyurmuş, böylece yukarıdaki ayet nesh edilmiştir. Fakat mirastan payı olmayan akraba ve düşkünlere ve hayır müesseselerine vasiyet bakidir. Her müslüman gönüllü olarak servetinden istediği yere vasiyet edebilir.


    Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah azîzdir, hakîmdir. (Bakara Süresi 240)

    -Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir.
    -
    Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş farzlardır (paylardır). Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
    (Nisa Süresi 11-12)

    İslam’ın miras hukukunda, paylar ile mükellefiyetler arasında dengeleme yolu tutulmuş, daha çok harcama yapmak mecburiyetinde olanlara çok, daha az harcama durumunda olanlara az hisse verilmiştir. İslam aile hukukuna göre evlenirken mehir verecek, düğün masrafı yapacak olan erkektir. Evlendikten sonra da gerek muhtaç olan yakın akrabasına ve gerekse eş ve çocuklarına bakacak, onlara yiyecek, giyecek, mesken gibi asgari ihtiyaçları temin edecek yine erkektir. İşte bu sebepledir ki, genellikle mirasta erkeklerin payı, kadınlarınkinin iki misli olmuştur.


    Hz Peygamber (sav) hadislerinde:
    "Kim vasiyetini yapmış olarak ölürse doğru yol ve sünnet üzere ölür, takva ve şehadet üzere ölür, günahları bağışlanmış olarak ölür " buyuruyor
    (İbni Mace Sünen)

    Hz Peygamber'in hadislerinde de vasiyet teşvik edilmiştir Mesela İbn Ömer'den rivayet edilen bir hadiste: "Bir Müslümanın vasiyet etmek istediği bir şey olup da, vasiyeti yastığının altında yazılı olmadan iki gece geçirmesi doğru değildir" buyurmaktadır (Buharî, Vesâya, 1; Müslim, Vesâya,1-4; İbn Mâce, Vesâyâ, 2)



    Hz Peygamber, malının tamamını, üçte ikisini, yarısını ve üçte birini vasiyyet etmek isteyip de kendisine soran kimseye; "Üçte birini ver Hatta üçte biri de çok Senin varislerini zenginler olarak bırakman, halka ihtiyaçlarını açan fakirler olarak bırakmandan, daha hayırlıdır " buyurmuşlardır (Buhâri, Vesâyâ, 2, 3, Ferâiz, 6; Müslim, Vesâyâ, 5)



  13. 08.Ekim.2016, 18:01
    7
    Misafir

    Yorum: İslamda Vasiyet

    Babamlar 3 kardesler.babam 84 senesinde vefat etti.babaannem,dedem amcamlarla beraber koyde yasayip ayakta iken vefat ettiler.Babaannem olmeden uzerindeki butun mal varligini amcama satis gostererek vermis.dedemden babam dolayisiyla biz 4 kardese miras kaldi.ancak babaannemin butun mali amcama kaldi.ondan da cocuklarina kalacak.bu hak midir.biz nasil davranmaliyiz...


  14. 08.Ekim.2016, 18:01
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Babamlar 3 kardesler.babam 84 senesinde vefat etti.babaannem,dedem amcamlarla beraber koyde yasayip ayakta iken vefat ettiler.Babaannem olmeden uzerindeki butun mal varligini amcama satis gostererek vermis.dedemden babam dolayisiyla biz 4 kardese miras kaldi.ancak babaannemin butun mali amcama kaldi.ondan da cocuklarina kalacak.bu hak midir.biz nasil davranmaliyiz...


  15. 16.Ekim.2016, 18:32
    8
    Şem'a
    YÖNETİCİ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 677
    Mesaj Sayısı: 2,848
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 30
    Bulunduğu yer: dünya

    Yorum: İslamda Vasiyet

    Alıntı
    bu hak midir.biz nasil davranmaliyiz...
    İslama göre bu hak değil, kul hakkıdır.
    Size en yakın bir Alim zata gidin ve bilgilendirin başka yapacak bir şey yok. Ya bu dünyada öderler ya da ahirette


  16. 16.Ekim.2016, 18:32
    8
    YÖNETİCİ
    Alıntı
    bu hak midir.biz nasil davranmaliyiz...
    İslama göre bu hak değil, kul hakkıdır.
    Size en yakın bir Alim zata gidin ve bilgilendirin başka yapacak bir şey yok. Ya bu dünyada öderler ya da ahirette


  17. 25.Şubat.2017, 07:23
    9
    Misafir

    Yorum: İslamda Vasiyet

    Selamun aleyküm, Kul hakkı olduğunu belirtmişsiniz fakat daha hayattayken vermiş, isteseydi bütün malını bir yabancıya da verebilirdi, veya hayır kurumuna bağışlayabilirdi. Böyle bir durumda kul hakkından bahseder miydik? Bildiğim kadarıyla hayattayken mallarının tasarrufu sahibine aittir, ölmeden vasiyet bırakmamış, çocuklarına da pay etmemişse öldükten sonra kime ne kadar miras kalacağının kuralları da bellidir. Yanlış biliyorsam lütfen düzeltin, bilgilendirin. Allah(cc) a emanet olun.


  18. 25.Şubat.2017, 07:23
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamun aleyküm, Kul hakkı olduğunu belirtmişsiniz fakat daha hayattayken vermiş, isteseydi bütün malını bir yabancıya da verebilirdi, veya hayır kurumuna bağışlayabilirdi. Böyle bir durumda kul hakkından bahseder miydik? Bildiğim kadarıyla hayattayken mallarının tasarrufu sahibine aittir, ölmeden vasiyet bırakmamış, çocuklarına da pay etmemişse öldükten sonra kime ne kadar miras kalacağının kuralları da bellidir. Yanlış biliyorsam lütfen düzeltin, bilgilendirin. Allah(cc) a emanet olun.





+ Yorum Gönder