Konusunu Oylayın.: Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 20 kişi
Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz?
  1. 18.Ocak.2011, 19:06
    1
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,761
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz?






    Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz? Mumsema Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz????
    0Share“Mim / م ” : Bu harf vakf alametidir; yani bu alamete gelindiği zaman durmanın gerekliliğini gösterir. Burada durma gerekliliği şer’î değil, istılahîdir. Tıpkı ومايعلم تأويل إلا إلله ayetindeki إلا إلله ‘da durulmasının lüzumu gibi… Okuyucu إلا إلله ‘da durur, sonra da والارا سخون في العلم “den başlayarak okumasını sürdürür.

    “Ta /ط “ : Bu harf, lüzum ve cevaz anlamı taşımaksızın mutlak manada durmak gerektiğini gösterir.

    “Cim / ج ” : Vasl ve vakfetmenin tercihe göre caiz olduğunu gösterir bir alamettir. Fakat bu alamete gelindiğinde vakfetmek evla sayılmıştır.

    “Sad / ص “ : Ruhsat alametidir; okuyucu, nefesinin yetmediği yerde durur, sonra da kaldığı kelimeyi tekrarlamadan, kaldığı yerden okumasını sürdürür.

    “Ze / ز “ : Durmanın caiz olduğunun gösterir bir alamettir. Fakat vakfetmektense vasl etmek evla sayılmıştır.

    “Lâmelif / لا ” : Durmanın caiz olmadığını gösterir bir alamettir. Manası, “durma!”dır. Çünkü henüz mana tamamlanmamıştır! Yapılan vakf ise, zaruret sebebiyledir. Okumaya, mutlaka üzerinde vakfedilen kelimenin iadesiyle başlanır. Eğer لا ayetin sonunda ise, vakfedilir sonra iade edilmez.

    “Kaf /ق “ : Kurra’nın ekserisine göre vasl alametidir, buna rağmen vakf etmek de caizdir.

    “Kıf / قف “ : Vakf hususunda emirdir; manası: “Latif bir biçimde dur!” demektir. Bu alamet durmanın vasl etmekten evlâ olduğunu gösterir. Amaç, vakfın manada faydası olduğuna işaret etmektir.

    “Ayn / ع “ : Rüku’ alametidir. Okuyucu, namazda rüku’a varmak isterse, bu işarete geldiğinde rükua varması münasiptir. Çünkü bu alamet, bir konunun ya da kıssanın bitip yenisinin başladığına işarettir.

    “Peş peşe gelen biri üstte üç noktalar / .. .. “ : Bu üç noktalar muanikada durmanın işaretidir. Okuyucu, eğer birinci üç noktada durursa, ikincisinde durmaz. Eğer birincisinde durmazsa, maksud mana sahih olsun diye ikinci üç noktalarda durur. Eğer ikisinde de durursa mana tamam olmaz!


  2. 18.Ocak.2011, 19:06
    1
    Üye



    Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz????
    0Share“Mim / م ” : Bu harf vakf alametidir; yani bu alamete gelindiği zaman durmanın gerekliliğini gösterir. Burada durma gerekliliği şer’î değil, istılahîdir. Tıpkı ومايعلم تأويل إلا إلله ayetindeki إلا إلله ‘da durulmasının lüzumu gibi… Okuyucu إلا إلله ‘da durur, sonra da والارا سخون في العلم “den başlayarak okumasını sürdürür.

    “Ta /ط “ : Bu harf, lüzum ve cevaz anlamı taşımaksızın mutlak manada durmak gerektiğini gösterir.

    “Cim / ج ” : Vasl ve vakfetmenin tercihe göre caiz olduğunu gösterir bir alamettir. Fakat bu alamete gelindiğinde vakfetmek evla sayılmıştır.

    “Sad / ص “ : Ruhsat alametidir; okuyucu, nefesinin yetmediği yerde durur, sonra da kaldığı kelimeyi tekrarlamadan, kaldığı yerden okumasını sürdürür.

    “Ze / ز “ : Durmanın caiz olduğunun gösterir bir alamettir. Fakat vakfetmektense vasl etmek evla sayılmıştır.

    “Lâmelif / لا ” : Durmanın caiz olmadığını gösterir bir alamettir. Manası, “durma!”dır. Çünkü henüz mana tamamlanmamıştır! Yapılan vakf ise, zaruret sebebiyledir. Okumaya, mutlaka üzerinde vakfedilen kelimenin iadesiyle başlanır. Eğer لا ayetin sonunda ise, vakfedilir sonra iade edilmez.

    “Kaf /ق “ : Kurra’nın ekserisine göre vasl alametidir, buna rağmen vakf etmek de caizdir.

    “Kıf / قف “ : Vakf hususunda emirdir; manası: “Latif bir biçimde dur!” demektir. Bu alamet durmanın vasl etmekten evlâ olduğunu gösterir. Amaç, vakfın manada faydası olduğuna işaret etmektir.

    “Ayn / ع “ : Rüku’ alametidir. Okuyucu, namazda rüku’a varmak isterse, bu işarete geldiğinde rükua varması münasiptir. Çünkü bu alamet, bir konunun ya da kıssanın bitip yenisinin başladığına işarettir.

    “Peş peşe gelen biri üstte üç noktalar / .. .. “ : Bu üç noktalar muanikada durmanın işaretidir. Okuyucu, eğer birinci üç noktada durursa, ikincisinde durmaz. Eğer birincisinde durmazsa, maksud mana sahih olsun diye ikinci üç noktalarda durur. Eğer ikisinde de durursa mana tamam olmaz!


    Benzer Konular

    - Takvimlerimizde geçen Vasati ve ezan saatinin ne anlama geldiğini biliyor muyuz?

    - Kurandaki durak işaretleri kim bulmuştur?

    - Bu Soruların Cevabını biliyor musunuz?

    - Windows XP nin Ne Anlama Geldiğini Biliyor Musunuz ?

    - Bugün ne yapın biliyor musunuz.. ?

  3. 22.Ağustos.2011, 00:49
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,010
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 330
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz?




    Kur’an-ı Kerim’i okurken rastladığınız secavend denilen remz (işaret) harfleri ve ne mânâda kullanıldıklarını faydalanacağınız ümidiyle aşağıya kaydediyorum.

    “Cim”: Durmanın caiz olduğuna işaret eder ki böyle yerlerde durmak da geçmek de câizdir. Fakat durmak, daha evlâ(iyi)dır.

    “Tı” : Durmanın mutlak olduğuna işaret eder ki –lâzım ve câiz gibi- bir kayıt ile sınırlandırılmamış demektir. Böyle yerlerde, üzeride durulan kelimenin sonrasından okumağa başlanırsa, mânâ güzel olur.

    “Mim”: Durmanın lâzım olduğuna işâret eder ki geçilirse mânâ bozulur demektir.

    “Ze” : Mücevvez alâmetidir ki geçmek evlâ (iyidir) demektir.

    “Sâd”: Murahhas alâmetidir ki nefes daralırsa durulabilir demektir.

    “Gâf”: “Gad gile” alâmetidir ki, bazı kurrâ (kıraat alimleri) durmakla beraber, geçmek evlâ demişler.

    “Gif”(Gaf ile Fe’nin bitişik yazılışı): Dur mânâsınadır ki durmak evlâdır demektir.

    “Kâf”: Kezâlik’ten ibarettir ki kendisinden evvel geçen rumuzun hükmüne işârettir(Yani kendiden önceki secavendde ne yapıldı ise bunda da aynısı tekrar edilir).

    “Lâmelif”: Durmamağa işarettir. Fakat nefes daralırsa durulur. Sonra o kelime veya gerisinden tekrar edilerek geçilir. Ayet sonlarındaki “Lamelif” işareti ise, mânânın tamam olmadığına işaret olup durmağa mani değildir. Aynı zamanda, ayet başına da işaret ettiğinden, böyle yerlerde durulması sünnettir, (üzerinde durulan kelimenin) tekrar edilmesine gerek yoktur.

    “Ayn”: Bazı ayet sonlarında olup rukü’a işaret eder ki hatm ile teravih namazı kılanlar, buralara gelince rukü’a varırlar.

    Bazı yerlerde de (.:_______:.) gibi peşpeşe üç noktalı işaretler vardır ki bunlara vakf-ı muâneka
    ve vakf-ı murâkabe denir. Bunların her ikisinde değil de yalnız birisinde durmak lâzımdır. Çünkü her ikisinde de durulursa mânâ tamam olmaz.

    Ayet ortalarında bu işaretlerin olmaadığı yerlerde zaten durulmaz. Eğer nefesimiz daralır da durmak icab ederse üzerinde durulan kelimeden veya evvelinden başlayarak okumağa devam edilir.

    Kur’an-ı Kerim’de durmanın vacıp(farz) veya haram olduğu bir yer yoktur. Bununla beraber durulması caiz olmayan yerlerde kasten duran bir kimse, -mânâ bozulacağından- âsî ve günahkâr olur ki bunu da hiçbir mü’minin yapacağı tasavvur olunamaz.


  4. 22.Ağustos.2011, 00:49
    2
    Moderatör



    Kur’an-ı Kerim’i okurken rastladığınız secavend denilen remz (işaret) harfleri ve ne mânâda kullanıldıklarını faydalanacağınız ümidiyle aşağıya kaydediyorum.

    “Cim”: Durmanın caiz olduğuna işaret eder ki böyle yerlerde durmak da geçmek de câizdir. Fakat durmak, daha evlâ(iyi)dır.

    “Tı” : Durmanın mutlak olduğuna işaret eder ki –lâzım ve câiz gibi- bir kayıt ile sınırlandırılmamış demektir. Böyle yerlerde, üzeride durulan kelimenin sonrasından okumağa başlanırsa, mânâ güzel olur.

    “Mim”: Durmanın lâzım olduğuna işâret eder ki geçilirse mânâ bozulur demektir.

    “Ze” : Mücevvez alâmetidir ki geçmek evlâ (iyidir) demektir.

    “Sâd”: Murahhas alâmetidir ki nefes daralırsa durulabilir demektir.

    “Gâf”: “Gad gile” alâmetidir ki, bazı kurrâ (kıraat alimleri) durmakla beraber, geçmek evlâ demişler.

    “Gif”(Gaf ile Fe’nin bitişik yazılışı): Dur mânâsınadır ki durmak evlâdır demektir.

    “Kâf”: Kezâlik’ten ibarettir ki kendisinden evvel geçen rumuzun hükmüne işârettir(Yani kendiden önceki secavendde ne yapıldı ise bunda da aynısı tekrar edilir).

    “Lâmelif”: Durmamağa işarettir. Fakat nefes daralırsa durulur. Sonra o kelime veya gerisinden tekrar edilerek geçilir. Ayet sonlarındaki “Lamelif” işareti ise, mânânın tamam olmadığına işaret olup durmağa mani değildir. Aynı zamanda, ayet başına da işaret ettiğinden, böyle yerlerde durulması sünnettir, (üzerinde durulan kelimenin) tekrar edilmesine gerek yoktur.

    “Ayn”: Bazı ayet sonlarında olup rukü’a işaret eder ki hatm ile teravih namazı kılanlar, buralara gelince rukü’a varırlar.

    Bazı yerlerde de (.:_______:.) gibi peşpeşe üç noktalı işaretler vardır ki bunlara vakf-ı muâneka
    ve vakf-ı murâkabe denir. Bunların her ikisinde değil de yalnız birisinde durmak lâzımdır. Çünkü her ikisinde de durulursa mânâ tamam olmaz.

    Ayet ortalarında bu işaretlerin olmaadığı yerlerde zaten durulmaz. Eğer nefesimiz daralır da durmak icab ederse üzerinde durulan kelimeden veya evvelinden başlayarak okumağa devam edilir.

    Kur’an-ı Kerim’de durmanın vacıp(farz) veya haram olduğu bir yer yoktur. Bununla beraber durulması caiz olmayan yerlerde kasten duran bir kimse, -mânâ bozulacağından- âsî ve günahkâr olur ki bunu da hiçbir mü’minin yapacağı tasavvur olunamaz.


  5. 02.Mart.2014, 03:08
    3
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,761
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    kuranda durak yerleri, tecvid durak işaretleri, kuranda duraklama yerleri,

    kuranda durak işaretleri, tecvid duraklar



    VAKIF İŞARETLERİ

    Muhammed b. Tayfûr es-Secâvendî’nin (ö. 560/1165) taksimi ve koyduğu vakf alametleri daha fazla benimsenmiştir. Elimizdeki Mushaflarda koymuş olduğu esaslar tatbik edilmektedir. Lakabına uygun olarak bu alametlere Secâved (صجاوند) denmiştir. Bunlar beş tanedir. Daha sonra bunlara ilaveler yapılmıştır.
    1. Vakf-ı Lâzım (الوقف الازم): İşareti م harfidir. Kesinlikle durulması gerektiğini gösterir. Durulmadığı taktirde mananın bozulacağını gösterir. Kur’an-ı Kerim de 84 yerde yer almaktadır. Vakf yapmak vacip vasl yapmaksa haramdır.
    وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنينَ ﴿٨﴾ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ de durmadan devam etmek gibi.
    2. Vakf-ı Mutlak (الوقف المطلق): İşareti ط harfidir. Daha sonraki söz dizisi müstakil bir cümle olup öncesiyle irtibatı olmayan yerde durmaktır. Vakf yapılması evlâ olmakla birlikte vasl’da yapılabilir. Durulduğunda geriden alınmaz.
    3. Vakf-ı Câiz (الوقف الجائز) : İşareti ج harfidir. Vakfın ve valsın caiz olabileceği bir yerde durmaktır. Ancak durmak geçmekten daha evlâdır.
    4. Vakf-ı Mücevvez (الوقف المجوذ): İşareti ز harfidir. Vakıf caiz olmakla birlikte vasl evlâdır. Durulduğunda geriden alınmaz.
    5. Vakf-ı Murahhas ( الوقف المرخص): İşareti ص harfidir. Okuyucunun nefesinin yetişmediği yerde zarurete binaen müsaade edilen vakıftır. Zaruret olmadıkça kullanılmamalıdır. Durulduğu taktirde öncesinden almanın uygun olacağı söylense de daha sonra gelen cümlenin anlamının anlaşılması dolayısıyla geriden almaya gerek yoktur.

    Kur’an-ı Kerim De Daha Başka İşaretler De Bulunmaktadır.

    6. Vakf-ı Lâ (لا ): Durma demektir. Eğer nefes tükenir de durmak mecburiyetinde kalınırsa geriden almak gerekir. Ancak bu işaret durak sonlarında bulunursa bir önceki ayetin manasının devam ettiğini ayetler arası ilginin devam ettiğini gösterir.Ayet sonlarında durmak da geçmek de caizdir. Durulunca geriden alınmaz.
    7. قف Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde vakf yap demektir. Vakf yapmak vasl yapmaktan evlâdır. Vasl da caizdir.
    8.ق Vasl alametidir. Geçmek evlâ durmak caizdir. Durulduğunda geriden alınmaz.
    9. ع Rukû alametidir. Namaz kılarken rukûa gitmenin güzel ve münasip olacağını göstermektedir. Hatim ile namaz kıldıranlar bu işaretlerde rüküya gitmelidirler. Bazı Mushaflarda on ayette bir konulmuş bazılarında da bunun yerine hemze konulmuştur. Kur’an-ı Kerimde 576 adet bulunmaktadır.
    10. .. .. (الوقف المعانقة) Vakf-ı murakabe de denilmektedir. Bir veya birkaç kelime arayla peş peşe gelen bu üçer adetlik iki grup noktadan birincisinde durulduğu taktirde ikincisinde durulmadan geçilir. Her ikisinde birden durmak veya geçmek yoktur.
    11. س Sekte kelimesinden alınmıştır. Bu yerlerde genelde kelimenin altına yerleştirilir.
    Bazı Mushaflarda bunlara ilave olarak daha başka işaretlerde görülmektedir. Bunların ifade ettiği manalar genellikle o mushafın sonunda yer almaktadır.
    VAKFIN HÜKÜMLERİ(özel durumlar)

    1. Vakf esnasında hareke üzerinde durulmaz. Son hareke sakin kılınır.
    2. Sonu sukünlü olan kelime olduğu gibi bırakılır. قل عصوا
    3. Sonu üstünlü ise sakin kılınır. العالمين
    4. Sonu esreli ise ya sükün üzerine durulur veya ravm ile durulur. الرحيمِ
    5. Sonu ötreli olan kelimede sükün, ravm ve işmam üzerine durulabilir. نستعين
    6. Sonu şeddeli ise şeddeye riayet edilerek sükün üzerine durulur. وتب
    7. Sonu harekeli vav veya ya yahut da elif ise önceki harfin harekesi de kendi cinslerinden ise med üzerine durulur. هو لن ندعوا
    8. Sonu iki ötre veya iki esre ile biten kelimelerde vakıf esnasında kelimenin son harfinin harekesinin düşmesiyle bu harfe eklenen zaid nunda düşmüş olacak dolayısıyla sükun üzerine okunacaktır. عذابُ من نحيل
    9. Sonu iki üstün ile bitiyorsa o zaman tenvinden bedel olarak elif üzerinde vakıf yapılır. عليما
    10. Son harf yuvarlak tâ ise durulma esnasında he sesi ile durulur. رحمة
    11. Son harf açık ta ise sükün üzerine okunur. في السماوات
    12. Son harfi zamir olan kelimeler de sükün kılınırlar. اجتباه فيه
    13. Sonu te’kid nunu ile biten Yusuf 32 وليكونا Alak 15 لنسفعا de durak elif üzerine yapılır.
    14. انا kelimesinde vakıf elif üzerine yapılır.
    15. Vakf için kelimenin sonundaki iki sakin harf birleştirilebilir. من قبل
    16. Vasl halinde iki sakinin bir araya gelmesinden dolayı kelimenin sonundan lafzan hazfedilen med harfleri vakıf halinde isbat edilerek okunurlar. وقودها الناس
    17. Kehf 18/38 da لكنا vakıf halinde çekilerek okunur. Vasl halinde Hafs ve bazı kıraat imamları çekmeden okumuşlardır.
    18. Ahzap 33/10 الظنونا Hafs’a göre vakıf halinde çekilerek vasl halinde çekilmeden okunur.
    19. Ahzap 33/66 الرسولا da vakıf halinde çekilerek vasıl halinde çekilmeden okunur.
    20. İnsan 76/4 de سلا سلا vakıf hakinde çekerek veya çekmeden okunmuş vasıl halinde ise sadece çekmeden okunmuştur.
    21. İnsan 76/15 قواريرا vakf halinde çekerek vasl halinde çekilmeden okunur.


  6. 02.Mart.2014, 03:08
    3
    Üye
    kuranda durak işaretleri, tecvid duraklar



    VAKIF İŞARETLERİ

    Muhammed b. Tayfûr es-Secâvendî’nin (ö. 560/1165) taksimi ve koyduğu vakf alametleri daha fazla benimsenmiştir. Elimizdeki Mushaflarda koymuş olduğu esaslar tatbik edilmektedir. Lakabına uygun olarak bu alametlere Secâved (صجاوند) denmiştir. Bunlar beş tanedir. Daha sonra bunlara ilaveler yapılmıştır.
    1. Vakf-ı Lâzım (الوقف الازم): İşareti م harfidir. Kesinlikle durulması gerektiğini gösterir. Durulmadığı taktirde mananın bozulacağını gösterir. Kur’an-ı Kerim de 84 yerde yer almaktadır. Vakf yapmak vacip vasl yapmaksa haramdır.
    وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنينَ ﴿٨﴾ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ de durmadan devam etmek gibi.
    2. Vakf-ı Mutlak (الوقف المطلق): İşareti ط harfidir. Daha sonraki söz dizisi müstakil bir cümle olup öncesiyle irtibatı olmayan yerde durmaktır. Vakf yapılması evlâ olmakla birlikte vasl’da yapılabilir. Durulduğunda geriden alınmaz.
    3. Vakf-ı Câiz (الوقف الجائز) : İşareti ج harfidir. Vakfın ve valsın caiz olabileceği bir yerde durmaktır. Ancak durmak geçmekten daha evlâdır.
    4. Vakf-ı Mücevvez (الوقف المجوذ): İşareti ز harfidir. Vakıf caiz olmakla birlikte vasl evlâdır. Durulduğunda geriden alınmaz.
    5. Vakf-ı Murahhas ( الوقف المرخص): İşareti ص harfidir. Okuyucunun nefesinin yetişmediği yerde zarurete binaen müsaade edilen vakıftır. Zaruret olmadıkça kullanılmamalıdır. Durulduğu taktirde öncesinden almanın uygun olacağı söylense de daha sonra gelen cümlenin anlamının anlaşılması dolayısıyla geriden almaya gerek yoktur.

    Kur’an-ı Kerim De Daha Başka İşaretler De Bulunmaktadır.

    6. Vakf-ı Lâ (لا ): Durma demektir. Eğer nefes tükenir de durmak mecburiyetinde kalınırsa geriden almak gerekir. Ancak bu işaret durak sonlarında bulunursa bir önceki ayetin manasının devam ettiğini ayetler arası ilginin devam ettiğini gösterir.Ayet sonlarında durmak da geçmek de caizdir. Durulunca geriden alınmaz.
    7. قف Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde vakf yap demektir. Vakf yapmak vasl yapmaktan evlâdır. Vasl da caizdir.
    8.ق Vasl alametidir. Geçmek evlâ durmak caizdir. Durulduğunda geriden alınmaz.
    9. ع Rukû alametidir. Namaz kılarken rukûa gitmenin güzel ve münasip olacağını göstermektedir. Hatim ile namaz kıldıranlar bu işaretlerde rüküya gitmelidirler. Bazı Mushaflarda on ayette bir konulmuş bazılarında da bunun yerine hemze konulmuştur. Kur’an-ı Kerimde 576 adet bulunmaktadır.
    10. .. .. (الوقف المعانقة) Vakf-ı murakabe de denilmektedir. Bir veya birkaç kelime arayla peş peşe gelen bu üçer adetlik iki grup noktadan birincisinde durulduğu taktirde ikincisinde durulmadan geçilir. Her ikisinde birden durmak veya geçmek yoktur.
    11. س Sekte kelimesinden alınmıştır. Bu yerlerde genelde kelimenin altına yerleştirilir.
    Bazı Mushaflarda bunlara ilave olarak daha başka işaretlerde görülmektedir. Bunların ifade ettiği manalar genellikle o mushafın sonunda yer almaktadır.
    VAKFIN HÜKÜMLERİ(özel durumlar)

    1. Vakf esnasında hareke üzerinde durulmaz. Son hareke sakin kılınır.
    2. Sonu sukünlü olan kelime olduğu gibi bırakılır. قل عصوا
    3. Sonu üstünlü ise sakin kılınır. العالمين
    4. Sonu esreli ise ya sükün üzerine durulur veya ravm ile durulur. الرحيمِ
    5. Sonu ötreli olan kelimede sükün, ravm ve işmam üzerine durulabilir. نستعين
    6. Sonu şeddeli ise şeddeye riayet edilerek sükün üzerine durulur. وتب
    7. Sonu harekeli vav veya ya yahut da elif ise önceki harfin harekesi de kendi cinslerinden ise med üzerine durulur. هو لن ندعوا
    8. Sonu iki ötre veya iki esre ile biten kelimelerde vakıf esnasında kelimenin son harfinin harekesinin düşmesiyle bu harfe eklenen zaid nunda düşmüş olacak dolayısıyla sükun üzerine okunacaktır. عذابُ من نحيل
    9. Sonu iki üstün ile bitiyorsa o zaman tenvinden bedel olarak elif üzerinde vakıf yapılır. عليما
    10. Son harf yuvarlak tâ ise durulma esnasında he sesi ile durulur. رحمة
    11. Son harf açık ta ise sükün üzerine okunur. في السماوات
    12. Son harfi zamir olan kelimeler de sükün kılınırlar. اجتباه فيه
    13. Sonu te’kid nunu ile biten Yusuf 32 وليكونا Alak 15 لنسفعا de durak elif üzerine yapılır.
    14. انا kelimesinde vakıf elif üzerine yapılır.
    15. Vakf için kelimenin sonundaki iki sakin harf birleştirilebilir. من قبل
    16. Vasl halinde iki sakinin bir araya gelmesinden dolayı kelimenin sonundan lafzan hazfedilen med harfleri vakıf halinde isbat edilerek okunurlar. وقودها الناس
    17. Kehf 18/38 da لكنا vakıf halinde çekilerek okunur. Vasl halinde Hafs ve bazı kıraat imamları çekmeden okumuşlardır.
    18. Ahzap 33/10 الظنونا Hafs’a göre vakıf halinde çekilerek vasl halinde çekilmeden okunur.
    19. Ahzap 33/66 الرسولا da vakıf halinde çekilerek vasıl halinde çekilmeden okunur.
    20. İnsan 76/4 de سلا سلا vakıf hakinde çekerek veya çekmeden okunmuş vasıl halinde ise sadece çekmeden okunmuştur.
    21. İnsan 76/15 قواريرا vakf halinde çekerek vasl halinde çekilmeden okunur.





+ Yorum Gönder