Konusunu Oylayın.: Nur suresi 31. ayetin anlamı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Nur suresi 31. ayetin anlamı
  1. 30.Kasım.2009, 20:36
    1
    Misafir

    Nur suresi 31. ayetin anlamı






    Nur suresi 31. ayetin anlamı Mumsema Selam Aleykum hocam Dinimizin kutsal kitabı Kuran-ı Kerimindeki nas suresinin 31. ayetin açıklamasını yapar mısınız ?


  2. 30.Kasım.2009, 20:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Selam Aleykum hocam Dinimizin kutsal kitabı Kuran-ı Kerimindeki nas suresinin 31. ayetin açıklamasını yapar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Yusuf suresi 100. ayetin sırları

    - Bakara suresi 138.ayetin açıklaması

    - Neml Suresi 18. ayetin açıklaması

    - Talak Suresi 12.Ayetin Tefsiri

    - Bakara Suresi 241.ayetin tefsiri

  3. 30.Kasım.2009, 21:36
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: nas suresi 31. ayetin anlamı




    Nur Süresi 31. Ayetinin Kısaca Tefsiri/açıklaması

    Mü'min kadınlara da söyle: Bakmaları helal olmayan şeylere bakmaktan gözlerini korusunlar. Avret yerlerini zinadan ve açmaktan muhafaza etsinler. Tefsirciler şöyle der: Yüce Allah, mü'min kadınlara, gözlerini kapama ve avret yerlerini ko­rumalarını pekiştirmeli bir şekilde emretti. Ayrıca, yükümlü kılma husu­sunda, erkeklerden fazla olarak, mahremleri ve akrabaları dışında kimseye zînetlerini göstermemelerini de emretti, Kadın­lar, kasıt ve kötü niyet olmadan açılan yerleri dışında, zînetlerini yabancı­lara göstermesinler. İbn Kesir şöyle der: "Zînetten hiçbir şeyi yabancılara göstermesinler." Ancak gizlenmesi mümkün olmayanlar bu hükmün dışın­dadır. Nitekim İbn Mesud şöyle der: "İki zînet vardır. Birincisini, koca dışında kimse göremez. Bunlar; yüzük ve bileziktir. İkincisi, nâmahrem olanların görebileceği şeydir. Bu da dış elbisedir."[61] Bir görüşe göre, kasıt­sız görünenlerden maksat, yüz ve ellerdir. Bunlar avret değildir. Beyzâvî şöyle der: "En açık olan, yüz ve ellerin, bakma hususunda değil, namazda avret olmayışıdır. Zira hür kadının bütün bedeni avrettir. Kocası ve mahre­minin dışında hiç kimse için, kadının bedeninden herhangi bir yere bakmak helal değildir. Ancak, tedâvî olmak ve şahitlik yapmak gibi zarurî durumlar bu hükmün dışındadır.[62] Baş örtülerini göğüsleri üzerine sarkıtsınlar ki, boyun ve göğüslerinden bir şey görünmesin. Kelimesi, örtünme ve korunmada titiz davranmayı ifade eder. Âişe'nin (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah, ilk muhacir kadınlara rahmet eylesin. Yüce Allah, "baş örtülerini göğüsleri üzerine sarkıtsınlar" mealin­deki âyeti indirince, mırtlarım[63] yırtarak başlarını örttüler."[64] Tefsirciler şöyle der: Câhiliyye döneminde kadın, bugün modern Câhiliyye döneminde olduğu gibi, erkeklerin yanından göğsü, gerdanı ve kollan açık olarak geçerdi. Çok zaman da erkekleri baştan çıkarmak için, bedenin güzel yerle­rini ve saç örgülerini gösterirdi. Baş örtülerini arkalarına salıverirler, göğüsleri açık ve çıplak kalırdı. Dolayısıyle mü'min kadınlara, baş örtüleri­ni önlerinden sarkıtmaları emredildi ki göğüslerini de kapasınlar ve kötü­lerin kötülüğünü kendilerinden uzaklaştırsmlar. Allah'ın, açılmasını haram kıldığı gizli zinetlerini kocalarından başka kimseye göstermesinler. Babalarına veya kocalarının baba­larına gösterebilirler. Bunlar mahremlerdendir. Çünkü baba, kızının namu­sunu korur. Kocanın babası da, oğlunu üzecek şeylerden onu korur. Yüce Al­lah, bundan sonra diğer mahrem olanları sayarak şöyle buyurdu: Oğulları, kocalannın oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğullan ve kız kardeşlerinin oğulları yanında zinetlerini açabilirler. Yüce Allah burada oğullan, kocalarının oğullarını, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğullarını ve kız kardeşle­rinin oğullarını saydı. Bunların hepsi, kendileriyle evlenilmesi haram olan kimselerdir. Zira Allah insan fıtratına, yakınlarla cinsî ilişki ve onlarla ev­lenmekten nefret etme duygusunu yerleştirmiştir. Veya zînetlerini müslüman kadınlara gösterebilirler. Bu kayıtla, kâfir kadınlar bu hükmün dışında kalmıştır. Mücâhid şöyle der: "Bundan maksat, müslüman kadın­lardır. Çünkü müşrik kadınlar, onların kadınları değildir. Müslüman ka­dının, kâfir kadın yanında açılması helâl değildir. İbn Abbâs şöyle der: Bunlar, müslüman kadınlardır. Müslüman kadın, bir yahudi veya hiristiyanım yanında o yahudi veya hıristiyan kadın da olsa zînetini asla açamaz.[65] Müşrik cariyelerine de gösterebilirler, ibn Cerir şöyle der: "Müşriklerin esir olarak alman kadınlarından olan cariyelere, ne kadar müşrik olsalar da, göstermeleri caizdir. Çünkü onların cariyeleridir." Ahmak, aptal ve cinsiyet meselelerinde bir şey anlamayanlar gibi, kadınlara meyil, şehvet ve ihtiyacı olmayan erkek hiz­metçilere de zinetlerini gösterebilirler. Mücâhid şöyleder: "Maksat, yemek isteyip kadın istemeyen, karnı doyurmaktan başka bir şeyi düşünmeyen ah­mak kimsedir. Şehvet çağına ermemiş ve küçüklüğü sebebiyle cinsî meseleleri anlamayan küçük çocukların yanında da, kadının zînetini göstermesinde bir sakınca yoktur. Erkekler, halhalin sesini işitip de, kalbinde hastalık bulu­nanların bir şey ummamaları için ayaklarını yere vurmasınlar. İbn Abbas şöyle der: "Kadın, insanların içine gider ve halhalinin sesinin duyulması için ayaklarını yere vurarak yürürdü. Yüce Allah bunu yasakladı. Çünkü bu, şeytanın anıelindendir. Ey mü'minler! İtaate sarılmak ve şehevî arzulardan sakınmak suretiyle Rabbinize dönün ki, rızasını kazanasmız, dünya ve âhiret mutluluğunu elde ede­siniz. [66]
    ____________________
    [61] Muhtasar-ı İbn Kesîr, Tl, 600

    [62] Beyzâvî, II, 58

    [63] Mırt; yün, ipek, kıl veya keten gibi şeylerden dokunmuş çizgili geniş örtüdür.

    [64] Buhârî, Tefsir-i sûre 24, bab 12.

    [65] Selefin çoğunluğunun görüşüne göre, "kadınlardan maksat, mü'min kadınlardır. Fahred-din Râzî şöyle der: "Bir görüşe göre, kadınlardan maksat bütün kadınlardır. Onların birbirine bakması âym derecede helaldir. Selefin görüşü, müstehaplığa hamledilmiştir.

    [66] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat:4/226-227.

    safvetu tefasir.


  4. 30.Kasım.2009, 21:36
    2
    Moderatör



    Nur Süresi 31. Ayetinin Kısaca Tefsiri/açıklaması

    Mü'min kadınlara da söyle: Bakmaları helal olmayan şeylere bakmaktan gözlerini korusunlar. Avret yerlerini zinadan ve açmaktan muhafaza etsinler. Tefsirciler şöyle der: Yüce Allah, mü'min kadınlara, gözlerini kapama ve avret yerlerini ko­rumalarını pekiştirmeli bir şekilde emretti. Ayrıca, yükümlü kılma husu­sunda, erkeklerden fazla olarak, mahremleri ve akrabaları dışında kimseye zînetlerini göstermemelerini de emretti, Kadın­lar, kasıt ve kötü niyet olmadan açılan yerleri dışında, zînetlerini yabancı­lara göstermesinler. İbn Kesir şöyle der: "Zînetten hiçbir şeyi yabancılara göstermesinler." Ancak gizlenmesi mümkün olmayanlar bu hükmün dışın­dadır. Nitekim İbn Mesud şöyle der: "İki zînet vardır. Birincisini, koca dışında kimse göremez. Bunlar; yüzük ve bileziktir. İkincisi, nâmahrem olanların görebileceği şeydir. Bu da dış elbisedir."[61] Bir görüşe göre, kasıt­sız görünenlerden maksat, yüz ve ellerdir. Bunlar avret değildir. Beyzâvî şöyle der: "En açık olan, yüz ve ellerin, bakma hususunda değil, namazda avret olmayışıdır. Zira hür kadının bütün bedeni avrettir. Kocası ve mahre­minin dışında hiç kimse için, kadının bedeninden herhangi bir yere bakmak helal değildir. Ancak, tedâvî olmak ve şahitlik yapmak gibi zarurî durumlar bu hükmün dışındadır.[62] Baş örtülerini göğüsleri üzerine sarkıtsınlar ki, boyun ve göğüslerinden bir şey görünmesin. Kelimesi, örtünme ve korunmada titiz davranmayı ifade eder. Âişe'nin (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah, ilk muhacir kadınlara rahmet eylesin. Yüce Allah, "baş örtülerini göğüsleri üzerine sarkıtsınlar" mealin­deki âyeti indirince, mırtlarım[63] yırtarak başlarını örttüler."[64] Tefsirciler şöyle der: Câhiliyye döneminde kadın, bugün modern Câhiliyye döneminde olduğu gibi, erkeklerin yanından göğsü, gerdanı ve kollan açık olarak geçerdi. Çok zaman da erkekleri baştan çıkarmak için, bedenin güzel yerle­rini ve saç örgülerini gösterirdi. Baş örtülerini arkalarına salıverirler, göğüsleri açık ve çıplak kalırdı. Dolayısıyle mü'min kadınlara, baş örtüleri­ni önlerinden sarkıtmaları emredildi ki göğüslerini de kapasınlar ve kötü­lerin kötülüğünü kendilerinden uzaklaştırsmlar. Allah'ın, açılmasını haram kıldığı gizli zinetlerini kocalarından başka kimseye göstermesinler. Babalarına veya kocalarının baba­larına gösterebilirler. Bunlar mahremlerdendir. Çünkü baba, kızının namu­sunu korur. Kocanın babası da, oğlunu üzecek şeylerden onu korur. Yüce Al­lah, bundan sonra diğer mahrem olanları sayarak şöyle buyurdu: Oğulları, kocalannın oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğullan ve kız kardeşlerinin oğulları yanında zinetlerini açabilirler. Yüce Allah burada oğullan, kocalarının oğullarını, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğullarını ve kız kardeşle­rinin oğullarını saydı. Bunların hepsi, kendileriyle evlenilmesi haram olan kimselerdir. Zira Allah insan fıtratına, yakınlarla cinsî ilişki ve onlarla ev­lenmekten nefret etme duygusunu yerleştirmiştir. Veya zînetlerini müslüman kadınlara gösterebilirler. Bu kayıtla, kâfir kadınlar bu hükmün dışında kalmıştır. Mücâhid şöyle der: "Bundan maksat, müslüman kadın­lardır. Çünkü müşrik kadınlar, onların kadınları değildir. Müslüman ka­dının, kâfir kadın yanında açılması helâl değildir. İbn Abbâs şöyle der: Bunlar, müslüman kadınlardır. Müslüman kadın, bir yahudi veya hiristiyanım yanında o yahudi veya hıristiyan kadın da olsa zînetini asla açamaz.[65] Müşrik cariyelerine de gösterebilirler, ibn Cerir şöyle der: "Müşriklerin esir olarak alman kadınlarından olan cariyelere, ne kadar müşrik olsalar da, göstermeleri caizdir. Çünkü onların cariyeleridir." Ahmak, aptal ve cinsiyet meselelerinde bir şey anlamayanlar gibi, kadınlara meyil, şehvet ve ihtiyacı olmayan erkek hiz­metçilere de zinetlerini gösterebilirler. Mücâhid şöyleder: "Maksat, yemek isteyip kadın istemeyen, karnı doyurmaktan başka bir şeyi düşünmeyen ah­mak kimsedir. Şehvet çağına ermemiş ve küçüklüğü sebebiyle cinsî meseleleri anlamayan küçük çocukların yanında da, kadının zînetini göstermesinde bir sakınca yoktur. Erkekler, halhalin sesini işitip de, kalbinde hastalık bulu­nanların bir şey ummamaları için ayaklarını yere vurmasınlar. İbn Abbas şöyle der: "Kadın, insanların içine gider ve halhalinin sesinin duyulması için ayaklarını yere vurarak yürürdü. Yüce Allah bunu yasakladı. Çünkü bu, şeytanın anıelindendir. Ey mü'minler! İtaate sarılmak ve şehevî arzulardan sakınmak suretiyle Rabbinize dönün ki, rızasını kazanasmız, dünya ve âhiret mutluluğunu elde ede­siniz. [66]
    ____________________
    [61] Muhtasar-ı İbn Kesîr, Tl, 600

    [62] Beyzâvî, II, 58

    [63] Mırt; yün, ipek, kıl veya keten gibi şeylerden dokunmuş çizgili geniş örtüdür.

    [64] Buhârî, Tefsir-i sûre 24, bab 12.

    [65] Selefin çoğunluğunun görüşüne göre, "kadınlardan maksat, mü'min kadınlardır. Fahred-din Râzî şöyle der: "Bir görüşe göre, kadınlardan maksat bütün kadınlardır. Onların birbirine bakması âym derecede helaldir. Selefin görüşü, müstehaplığa hamledilmiştir.

    [66] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat:4/226-227.

    safvetu tefasir.





+ Yorum Gönder