Konusunu Oylayın.: Zenginlik zenginler hakkında ayetler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zenginlik zenginler hakkında ayetler
  1. 12.Mart.2013, 19:17
    1
    Misafir

    Zenginlik zenginler hakkında ayetler






    Zenginlik zenginler hakkında ayetler Mumsema Zenginlik zenginler ile ilgili ayetlere ihtiyacım var bana Zenginlik zenginler hakkında ayetler verir misiniz ?


  2. 12.Mart.2013, 19:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 12.Mart.2013, 23:40
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: zenginlik zenginler hakkında ayetler




    Kuranda zenginlik-zenginler

    Güzel Kurani kerimimizde geçen zenginlik-zenginler ile ilgili ayetler. Kuranda geçen zenginlik-zenginler ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte.
    Kuranda zenginlik-zenginler ile alakali tahmini 19 ayet geçiyor
    2:236 - Eğer kadınları, kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.

    2:273 - Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.

    3:181 - Allah, "Şüphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin lafını elbette duymuştur. Onların söylediklerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini yazacağız ve şöyle diyeceğiz: "Tadın o yakıcı azabı!".

    4:6 - Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.

    4:135 - Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    9:28 - Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lütuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten alîmdir, hakîmdir.

    9:74 - Onlar, kötü bir şey söylemedik, diyerek Allah'a yemin ederler. Onlar o küfür kelimesini kesinlikle söylediler. İslâm'a girdikten sonra yine kâfirlik ettiler. Ve o başaramadıkları cinayeti tasarladılar. Halbuki intikam almaları için Allah'ın, Resulü ile onları lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur. Yok yanaşmazlarsa Allah onları dünyada da, ahirette de acıklı bir azaba uğratır. Yeryüzünde onları koruyacak veya onlara yardım edecek bir kimse de bulunmaz.

    9:93 - Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.

    10:24 - Dünya hayatının misali şöyledir: Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluvermiştir. Düşünen bir kavim için âyetlerimizi işte böyle açıklarız.

    18:34 - İki bağın sahibinin ayrıca başka geliri vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla münakaşa ederken: "Ben malca senden daha zengin ve insan sayısı bakımından da senden daha güçlü ve üstünüm" dedi.

    24:32 - Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

    24:33 - Evlenme imkanını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde (hürriyete kavuşmalarında kendileri için) bir iyilik görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki, zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

    29:62 - Allah, kullarından dilediğine rızkı bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

    34:34 - Biz herhangi bir memlekete tehlikeyi haber veren bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın refah ile şımartılmış olanları: "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler.

    34:35 - Ve yine dediler ki: "Biz malca da daha çoğuz, evlatça da, bize azab edilmez."

    34:36 - De ki: "Rabbim rızkı dilediğine genişletir, dilediğine sıkar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

    43:23 - Ey Muhammed! Yine böyle biz senden önce de hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek, mutlaka oranın şımarık varlıklı kimseleri: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler.

    59:7 - Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.

    93:8 - Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?





  4. 12.Mart.2013, 23:40
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Kuranda zenginlik-zenginler

    Güzel Kurani kerimimizde geçen zenginlik-zenginler ile ilgili ayetler. Kuranda geçen zenginlik-zenginler ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte.
    Kuranda zenginlik-zenginler ile alakali tahmini 19 ayet geçiyor
    2:236 - Eğer kadınları, kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.

    2:273 - Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.

    3:181 - Allah, "Şüphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin lafını elbette duymuştur. Onların söylediklerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini yazacağız ve şöyle diyeceğiz: "Tadın o yakıcı azabı!".

    4:6 - Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.

    4:135 - Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    9:28 - Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lütuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten alîmdir, hakîmdir.

    9:74 - Onlar, kötü bir şey söylemedik, diyerek Allah'a yemin ederler. Onlar o küfür kelimesini kesinlikle söylediler. İslâm'a girdikten sonra yine kâfirlik ettiler. Ve o başaramadıkları cinayeti tasarladılar. Halbuki intikam almaları için Allah'ın, Resulü ile onları lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur. Yok yanaşmazlarsa Allah onları dünyada da, ahirette de acıklı bir azaba uğratır. Yeryüzünde onları koruyacak veya onlara yardım edecek bir kimse de bulunmaz.

    9:93 - Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.

    10:24 - Dünya hayatının misali şöyledir: Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluvermiştir. Düşünen bir kavim için âyetlerimizi işte böyle açıklarız.

    18:34 - İki bağın sahibinin ayrıca başka geliri vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla münakaşa ederken: "Ben malca senden daha zengin ve insan sayısı bakımından da senden daha güçlü ve üstünüm" dedi.

    24:32 - Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

    24:33 - Evlenme imkanını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde (hürriyete kavuşmalarında kendileri için) bir iyilik görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki, zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

    29:62 - Allah, kullarından dilediğine rızkı bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

    34:34 - Biz herhangi bir memlekete tehlikeyi haber veren bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın refah ile şımartılmış olanları: "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler.

    34:35 - Ve yine dediler ki: "Biz malca da daha çoğuz, evlatça da, bize azab edilmez."

    34:36 - De ki: "Rabbim rızkı dilediğine genişletir, dilediğine sıkar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

    43:23 - Ey Muhammed! Yine böyle biz senden önce de hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek, mutlaka oranın şımarık varlıklı kimseleri: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler.

    59:7 - Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.

    93:8 - Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?





  5. 12.Mart.2013, 23:42
    3
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: zenginlik zenginler hakkında ayetler

    cimrilikle ile ilgili ayeler
    zenginlik zenginler hakkında ayetler

    312. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kıyamet gününde, fakirlerden dolayı zenginlerin vay hâline! Çünkü onlar şöyle diyecekler:
    "Ey Rabbimiz! Bu zenginler bize haksızlık ettiler. Senin, bizim için onlara farz kıldığın hakkımızı vermediler."
    Allah teâlâ da şöyle diyecektir:
    "izzetim ve Celâlim hakkı için, sizi yaklaştıracağım, onları uzaklaştıracağım."
    Enes radıyallahu anh. Taberânî.

    313. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Gerçek fakir, bir veya iki lokma, ya da bir veya iki hurma ile baştan savulan değildir, asıl fakir, ihtiyacını giderecek bir şey bulamayan, kendisine sadaka verilmesinin zarureti bilinmeyen ve kalkıp insanlardan da dilenmeyen kimsedir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    314. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bize fitre sadakasını zekât âyeti inmeden önce emretmiştir. Zekât emri geldikten sonra, onu vermemizi bize ne emretti, ne de yasakladı. Ama biz gene de veriyorduk.
    Kays radıyallahu anh. Nesêî.

    315. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sadaka, Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölüme engel olur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    316. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kulların sabaha kavuştuğu hiçbir gün yoktur ki, iki melek inip, biri:
    "Allahım! Allah için veren kimsenin verdiği malın yerine daha iyisini ver!"
    Öbürü: "Allahım! Vermeyip, elinde tutanın malına telef ver!" demesinler."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    317. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir müslüman, sevabını Allahtan umarak çoluk çocuğuna bir harcama yaparsa, bu onun için bir sadaka olur."
    Ebû Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.

    318. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yarım hurma ile de olsa ateşten korunun. Bunu da bulamazsanız, gönül alıcı güzel sözler söyleyin."
    Adiy radıyallahu anh. Buhârî.

    319. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Allah için vermekle mal eksilmez.
    Allah, affeden kulunun şerefini daha da artırır.
    Allah için tevazu göstereni, Allah daha da yükseltir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    320. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Bakmaya yükümlü olandan başla. En hayırlı yardım, ihtiyaç dışındakinden verilendir.
    Kim iffetli davranmak isterse, Allah onu iffetli kılar.
    Kim insanlardan bir şey beklemezse, Allah onu kimseye muhtaç etmez."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    321. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Veren el, en yüksek eldir. Bakmakla yükümlü olduklarından başla: Annen, baban, kız kardeşin, erkek kardeşin, sonra sırasıyla öbür yakınların."
    Târık radıyallahu anh. Nesêî.

    322. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Her "Allahuekber" bir sadaka, her "elhamdülillah" bir sadaka, her "lâ ilâhe illallah" bir sadakadır. iyiyi önermek bir sadaka, kötüden alıkoymak bir sadakadır. Birinizin, hanımıyla münasebet kurmasında bile bir sadaka vardır."
    Dediler ki:
    "Ey Allahın Resûlü! Birimiz hanımı ile cinsel ilişkide bulununca sevap alır mı?"
    "O, şehvetini haram yollardan giderdiği zaman günah almaz mı? işte bunun gibi, şehvetini helâl yollardan tatmin ederse, bu onun için bir sevap olur!"
    Ebû Zer radıyallahu anh. Müslim.

    323. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Birinizin elinde bir hurma fidanı varsa, kıyamet de kopmaya başlasa, onu hemen diksin."
    Enes radıyallahu anh. Bezzâr.

    324. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Herhangi bir müslüman, bir ağaç diker, ya da bir ekin eker de, ondan kuş, ya da insan, veya hayvan yerse, mutlaka karşılığında bir sadaka sevabı alır."
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    325. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "insanın, her bir organı için, her gün verilmesi gereken bir sadakası vardır.
    iki kişi arasında adâletli davranman bir sadakadır.
    Binitine binerken birine yardım etmen, onu üzerine bindirmen veya yükünü onun üzerine yüklerken yardım etmen, bir sadakadır.
    Güzel bir söz de bir sadakadır.
    Namaza gitmek üzere attığın her adım bir sadakadır.
    Yoldan insanları rahatsız edici bir şeyi kaldırman da bir sadakadır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    326. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yedi sınıf insan vardır ki, Allah, Kıyamet gününde, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı zamanda, onları kendi gölgesinde gölgelendirecektir:
    Adaletli davranan yönetici.
    Allaha ibadet ederek büyüyüp yetişen genç.
    Çıkıp dönünceye kadar kalbi mescide bağlı olan kişi.
    Buluştuklarında da, ayrıldıklarında da Allah sevgisinde birleşip, birbirini seven iki kişi.
    Alımlı bir kadın kendisini sevişmeye davet edince, "Ben âlemlerin Rabbi olan Allahtan korkarım," diyen namuslu kişi.
    Sağ elinin verdiğini sol eli bilemiyecek derecede yardımını gizli yapan insan.
    Issız yerde Allahı anıp da gözleri dolu dolu olan kişi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    327. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Müslüman olup, kendisine yetecek kadar rızık verilip, Allahın verdiklerine kanaat eden, gerçekten kurtuluşa ermiştir."
    İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.

    328. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Biriniz mal ve huy bakımından kendinden üstün birini gördüğü zaman, kendinden aşağı olana baksın."
    Ebû Ümâme radıyallahu anh. Buhârî



  6. 12.Mart.2013, 23:42
    3
    Devamlı Üye
    cimrilikle ile ilgili ayeler
    zenginlik zenginler hakkında ayetler

    312. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kıyamet gününde, fakirlerden dolayı zenginlerin vay hâline! Çünkü onlar şöyle diyecekler:
    "Ey Rabbimiz! Bu zenginler bize haksızlık ettiler. Senin, bizim için onlara farz kıldığın hakkımızı vermediler."
    Allah teâlâ da şöyle diyecektir:
    "izzetim ve Celâlim hakkı için, sizi yaklaştıracağım, onları uzaklaştıracağım."
    Enes radıyallahu anh. Taberânî.

    313. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Gerçek fakir, bir veya iki lokma, ya da bir veya iki hurma ile baştan savulan değildir, asıl fakir, ihtiyacını giderecek bir şey bulamayan, kendisine sadaka verilmesinin zarureti bilinmeyen ve kalkıp insanlardan da dilenmeyen kimsedir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    314. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bize fitre sadakasını zekât âyeti inmeden önce emretmiştir. Zekât emri geldikten sonra, onu vermemizi bize ne emretti, ne de yasakladı. Ama biz gene de veriyorduk.
    Kays radıyallahu anh. Nesêî.

    315. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sadaka, Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölüme engel olur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    316. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kulların sabaha kavuştuğu hiçbir gün yoktur ki, iki melek inip, biri:
    "Allahım! Allah için veren kimsenin verdiği malın yerine daha iyisini ver!"
    Öbürü: "Allahım! Vermeyip, elinde tutanın malına telef ver!" demesinler."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    317. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir müslüman, sevabını Allahtan umarak çoluk çocuğuna bir harcama yaparsa, bu onun için bir sadaka olur."
    Ebû Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.

    318. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yarım hurma ile de olsa ateşten korunun. Bunu da bulamazsanız, gönül alıcı güzel sözler söyleyin."
    Adiy radıyallahu anh. Buhârî.

    319. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Allah için vermekle mal eksilmez.
    Allah, affeden kulunun şerefini daha da artırır.
    Allah için tevazu göstereni, Allah daha da yükseltir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    320. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Bakmaya yükümlü olandan başla. En hayırlı yardım, ihtiyaç dışındakinden verilendir.
    Kim iffetli davranmak isterse, Allah onu iffetli kılar.
    Kim insanlardan bir şey beklemezse, Allah onu kimseye muhtaç etmez."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    321. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Veren el, en yüksek eldir. Bakmakla yükümlü olduklarından başla: Annen, baban, kız kardeşin, erkek kardeşin, sonra sırasıyla öbür yakınların."
    Târık radıyallahu anh. Nesêî.

    322. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Her "Allahuekber" bir sadaka, her "elhamdülillah" bir sadaka, her "lâ ilâhe illallah" bir sadakadır. iyiyi önermek bir sadaka, kötüden alıkoymak bir sadakadır. Birinizin, hanımıyla münasebet kurmasında bile bir sadaka vardır."
    Dediler ki:
    "Ey Allahın Resûlü! Birimiz hanımı ile cinsel ilişkide bulununca sevap alır mı?"
    "O, şehvetini haram yollardan giderdiği zaman günah almaz mı? işte bunun gibi, şehvetini helâl yollardan tatmin ederse, bu onun için bir sevap olur!"
    Ebû Zer radıyallahu anh. Müslim.

    323. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Birinizin elinde bir hurma fidanı varsa, kıyamet de kopmaya başlasa, onu hemen diksin."
    Enes radıyallahu anh. Bezzâr.

    324. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Herhangi bir müslüman, bir ağaç diker, ya da bir ekin eker de, ondan kuş, ya da insan, veya hayvan yerse, mutlaka karşılığında bir sadaka sevabı alır."
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    325. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "insanın, her bir organı için, her gün verilmesi gereken bir sadakası vardır.
    iki kişi arasında adâletli davranman bir sadakadır.
    Binitine binerken birine yardım etmen, onu üzerine bindirmen veya yükünü onun üzerine yüklerken yardım etmen, bir sadakadır.
    Güzel bir söz de bir sadakadır.
    Namaza gitmek üzere attığın her adım bir sadakadır.
    Yoldan insanları rahatsız edici bir şeyi kaldırman da bir sadakadır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    326. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yedi sınıf insan vardır ki, Allah, Kıyamet gününde, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı zamanda, onları kendi gölgesinde gölgelendirecektir:
    Adaletli davranan yönetici.
    Allaha ibadet ederek büyüyüp yetişen genç.
    Çıkıp dönünceye kadar kalbi mescide bağlı olan kişi.
    Buluştuklarında da, ayrıldıklarında da Allah sevgisinde birleşip, birbirini seven iki kişi.
    Alımlı bir kadın kendisini sevişmeye davet edince, "Ben âlemlerin Rabbi olan Allahtan korkarım," diyen namuslu kişi.
    Sağ elinin verdiğini sol eli bilemiyecek derecede yardımını gizli yapan insan.
    Issız yerde Allahı anıp da gözleri dolu dolu olan kişi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    327. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Müslüman olup, kendisine yetecek kadar rızık verilip, Allahın verdiklerine kanaat eden, gerçekten kurtuluşa ermiştir."
    İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.

    328. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Biriniz mal ve huy bakımından kendinden üstün birini gördüğü zaman, kendinden aşağı olana baksın."
    Ebû Ümâme radıyallahu anh. Buhârî






+ Yorum Gönder