Konusunu Oylayın.: Ecel ve ömür ile ilgili ayetler

5 üzerinden 4.31 | Toplam : 26 kişi
Ecel ve ömür ile ilgili ayetler
  1. 02.Mart.2013, 22:36
    1
    Misafir

    Ecel ve ömür ile ilgili ayetler






    Ecel ve ömür ile ilgili ayetler Mumsema Ecel ve ömür ile ilgili ayetlere ihtiyacım var bana Ecel ve ömür hakkında ayeti kelimeler verir misiniz ?


  2. 02.Mart.2013, 22:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ecel ve ömür ile ilgili ayetlere ihtiyacım var bana Ecel ve ömür hakkında ayeti kelimeler verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Ecel ve ömür ile ilgili hikayeler

    - Dünya hayatının sonu ecel ve ömür ile ilgili ayetler

    - Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?

    - Ecel ve ömür ile ilgili atasözleri

    - Ömür ve ecel ile ilgili hadisler

  3. 05.Mart.2013, 17:00
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: ecel ve ömür ile ilgili ayetler




    ecel - ömür hakkında ayet mealleri

    19 ayet


    • 3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 145. Ayet
      Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.
    • 6. Sure (En'âm Suresi), 2. Ayet
      O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.
    • 7. Sure (A'râf Suresi), 34. Ayet
      Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
    • 10. Sure (Yûnus Suresi), 49. Ayet
      De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."
    • 15. Sure (Hicr Suresi), 4. Ayet
      Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
    • 15. Sure (Hicr Suresi), 5. Ayet
      Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
    • 16. Sure (Nahl Suresi), 61. Ayet
      Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
    • 17. Sure (İsrâ Suresi), 99. Ayet
      Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.
    • 23. Sure (Mü'minûn Suresi), 43. Ayet
      Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
    • 34. Sure (Sebe' Suresi), 29. Ayet
      "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.




    34. Sure (Sebe' Suresi), 30. Ayet
    De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

    35. Sure (Fâtır Suresi), 11. Ayet
    Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah'a kolaydır.

    39. Sure (Zümer Suresi), 42. Ayet
    Allah (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    40. Sure (Mü'min Suresi), 67. Ayet
    O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

    63. Sure (Münâfikûn Suresi), 10. Ayet
    Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

    63. Sure (Münâfikûn Suresi), 11. Ayet
    Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    71. Sure (Nûh Suresi), 1. Ayet
    Şüphesiz biz Nûh'u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye peygamber olarak gönderdik.

    71. Sure (Nûh Suresi), 2. Ayet
    Nûh şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

    71. Sure (Nûh Suresi), 3. Ayet
    "Allah'a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."





  4. 05.Mart.2013, 17:00
    2
    Moderatör



    ecel - ömür hakkında ayet mealleri

    19 ayet


    • 3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 145. Ayet
      Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.
    • 6. Sure (En'âm Suresi), 2. Ayet
      O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.
    • 7. Sure (A'râf Suresi), 34. Ayet
      Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
    • 10. Sure (Yûnus Suresi), 49. Ayet
      De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."
    • 15. Sure (Hicr Suresi), 4. Ayet
      Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
    • 15. Sure (Hicr Suresi), 5. Ayet
      Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
    • 16. Sure (Nahl Suresi), 61. Ayet
      Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
    • 17. Sure (İsrâ Suresi), 99. Ayet
      Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.
    • 23. Sure (Mü'minûn Suresi), 43. Ayet
      Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
    • 34. Sure (Sebe' Suresi), 29. Ayet
      "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.




    34. Sure (Sebe' Suresi), 30. Ayet
    De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

    35. Sure (Fâtır Suresi), 11. Ayet
    Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah'a kolaydır.

    39. Sure (Zümer Suresi), 42. Ayet
    Allah (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    40. Sure (Mü'min Suresi), 67. Ayet
    O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

    63. Sure (Münâfikûn Suresi), 10. Ayet
    Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

    63. Sure (Münâfikûn Suresi), 11. Ayet
    Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    71. Sure (Nûh Suresi), 1. Ayet
    Şüphesiz biz Nûh'u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye peygamber olarak gönderdik.

    71. Sure (Nûh Suresi), 2. Ayet
    Nûh şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

    71. Sure (Nûh Suresi), 3. Ayet
    "Allah'a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."








+ Yorum Gönder