Konusunu Oylayın.: Eğitim ile ilgili ayetler

5 üzerinden 4.58 | Toplam : 26 kişi
Eğitim ile ilgili ayetler
  1. 28.Şubat.2013, 16:44
    1
    Misafir

    Eğitim ile ilgili ayetler






    Eğitim ile ilgili ayetler Mumsema Eğitim ile ilgili ayetlere ihtiyacım var bana Eğitim hakkında kurandan ayetler verir misiniz ?


  2. 28.Şubat.2013, 16:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Mart.2013, 13:32
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Eğitim ile ilgili ayetler




    kuran'da geçen ilim ile ilgili ayetler,ilim hakkında ayetler,ilim


    İman edenler, bilgiyi Allah’ın rızasını kazanmaya güzel bir yol olarak görürler Ne kadar bilgi sahibi olurlarsa, bunun imanlarının artmasına vesile olabileceğini, Allah’a yakınlaşmak amacıyla ilim öğrenmek için gösterdikleri çabanın da Allah’ın izniyle salih bir amel olacağını bilirler Örneğin uzayı inceleyen iman sahibi bir bilim adamı, aynı araştırmaları yapan fakat iman etmemiş bir kişiden çok farklı düşünceler taşır Uzayda gördüğü her detayın Allah’ın sonsuz ilminin delillerinden biri olduğuna şahitlik eder, aczini daha iyi anlar Bu vesileyle imanı güçlenir ve kendisine verilen nimetlere şükreder Edindiği her bilgi, onu en doğru yola sevk eder; keşfettiği her ayrıntı, Allah’ın sonsuz gücüne olan hayranlığını artırır Allah Kuran’da bilgi sahibi olmanın önemini şu şekilde bildirmiştir:

    "…De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler" (Zümer Suresi, 9)
    Bilgi sahibi olmak, Allah'a olan sevgimizin ve Allah korkumuzun artmasına vesile olur:

    Yüce Allah'a olan sevgi, O'nun yarattığı varlıklardaki üstün ve kusursuz özelliklerin okuyarak ve araştırılarak öğrenilmesi ile daha da artacaktır Yaratılış delilleri, müminlerin üstün güç sahibi, herşeyin Yaratıcısı Rabbimiz'den gereği gibi korkmasına da vesile olacaktır Allah Kuran'da şöyle buyurmuştur:

    "Allah'ın gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece Biz onunla, renkleri değişik olan meyveler çıkardık Dağlardan da beyaz, kırmızı renkleri değişik ve siyah yollar (kıldık)

    İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek- korkar' Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır" (Fatır Suresi, 27-28)
    Kuran bilimi teşvik eder ve bilime yol gösterir:

    Bilim, Kuran'da bildirilen gerçeklere göre yönlendirildiği takdirde çok hızlı ilerler ve insanlığa çok daha büyük hizmetler verebilir Allah, Kuran'da insanlara, gökleri, yeri, dağları, yıldızları, bitkileri, tohumları, hayvanları, gece ile gündüzün meydana gelişini, insanın kendi doğumunu, yağmuru ve yaratılmış daha birçok varlığı düşünmelerini ve bu varlıkları incelemelerini bildirmiştir Bunları inceleyen insan canlı ve cansız tüm varlıklarda Allah'ın üstün yaratış sanatını görecek, böylece kendisini ve tüm evreni yoktan yaratan Rabbimiz'i gereği gibi tanıyabilecektir Evreni ve içindeki tüm varlıkları incelemenin ve Allah'ın yaratış sanatını görerek insanlığa açıklamanın yolu ise "bilim"dir Tarih boyunca Kuran’da bilimi teşvik eden ayetleri temel alan Müslüman bilim adamları, hem Allah’ın emrini yerine getirmek hem de Müslümanların refahı için, çalışmalarını büyük bir şevkle sürdürmüşlerdir Ellerindeki bütün imkanları Allah rızası için bilim alanında kullanmışlardır Nitekim İslam ahlakı, ilme ve bilgiye ulaştıracak tüm meşru yolları açık tutmuştur Öğrenmek için yaş, mekan ve zaman sınırı koymamıştır
    Din ahlakına uygun olmayan felsefelerle fikri bir mücadele yürütmenin yolu bilgiden geçmektedir:

    Din ahlakına uygun olmayan ideolojiler ve felsefelerin insanlığa verdiği zararlarla, zulüm ve adaletsizliklerle mücadele etmenin yolu Kuran’da bildirilmiştir İslam ahlakı şiddeti, kötülüğü değil, hoşgörüyü, affı ve iyiliği tavsiye eder "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et" (Nahl Suresi, 125) ayetinin hükmü gereği iman edenlerin yapması gereken tüm bu sistemlerin çarpık yönlerini araştırarak ortaya koymak ve her türlü zararlı düşünceyi bilimsel ve fikri platformlarda çürütmektir Yürütülecek bu fikri mücadelede iyi yetişmiş, araştırmacı, öğrendiği bilgileri doğru yorumlayıp gerektiğinde kullanabilecek bireylere ihtiyaç vardır
    Her konuda iyi eğitim almış olmak, Kuran ahlakını tebliğ etmede en etkili yollardan biridir:

    Kuran'da bildirilen eğitim anlayışının kapsamı son derece geniştir En önemli eğitim alanlarından biri de iman sahibi bir kimsenin kişiliğini, hal, tavır ve davranışlarını, konuşma üslubu ve hitap biçimini ve tüm detayları Kuran’da bildirilen üstün ahlaka yakışır bir hale getirmeye çabalaması ve bu amaçla eksiklerini tamamlaması, hatalı yönlerini düzeltmesidir Çünkü bu özellikler tebliğ görevini yerine getirmede ona yardımcı olacaktır Girdiği ortamlarda Kuran ahlakını yaşıyor olmaktan kaynaklanan üstün ve faziletli özellikleriyle hemen dikkat çekecek, ilgiyi üzerinde toplayacak ve herkesin özenerek bakıp örnek alacağı ve saygı duyacağı bir insan modeli oluşturacaktır Bu, başta Peygamber Efendimiz (sav) olmak üzere tüm peygamberlerin, elçilerin, sahabelerin ve İslam alimlerinin ortak özelliğidir Bu sayede bir Müslüman, yapacağı tebliğin karşısındaki insanlarda çarpıcı bir etki uyandırmasını umabilir Elbette ki tüm bunlar dua mahiyetindeki hazırlıklardır Kalplerde etki uyandıracak ve hidayeti verecek olan yalnızca Yüce Allah’tır Sonuç olarak her konuda bir bilgi birikimine sahip olmanın yanı sıra ahlakı, kişiliği ve karakter özellikleriyle de hayranlık uyandıran bir Müslüman bu samimi niyeti ve çabasıyla İslam’a güzel bir hizmette bulunmuş olur
    Bilgi, olayların geniş bakış açısıyla değerlendirilmesine ve çözümler üretilmesine olanak sağlar:

    Rabbimiz'in bizlere bir rehber ve rahmet olarak indirdiği Yüce Kuran’daki ayetleri bilen, Allah’a karşı samimi bir Müslüman, karşılaştığı olayları Kuran’ın gösterdiği doğrular çerçevesinde hikmetli bir şekilde değerlendirebilir Örneğin, sosyal yaşama dair pek çok konuda ayetlerin ışığında sağlıklı değerlendirmeler yapabilir, insan karakterlerini daha iyi tahlil eder ve sorunlara ivedilikle çözümler getirebilir Aynı şekilde, Allah’ın canlılardaki yaratma sanatına dair ayrıntılı bilgiye sahip bir mümin, ayetlerde belirtilen örnekleri daha iyi kavrayabilir ve Allah’ın kadrini daha iyi takdir edebilir


    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla


    Sen onların dinlerine uymadıkça, yahudi ve hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.


    (BAKARA SURESİ / 120)


    Andolsun, kendilerine kitap verilenlere her ayeti (delili) getirsen, yine onlar senin kıblene uymaz; sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı, bir kısmının kıblesine (bile) uymaz. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, o zaman gerçekten zalimlerden olursun.


    (BAKARA SURESİ / 145)


    Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 7)


    Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur.


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 18)


    Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam'dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki "kıskançlık ve hakka başkaldırma" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 19)


    Artık sana gelen bunca ilimden sonra, onun hakkında seninle 'çekişip-tartışmalara girişirlerse' de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ın lanetini yalan söyleyenlerin üstüne kılalım."


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 61)


    Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.


    (NİSA SURESİ / 162)


    Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip-tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?"


    (EN'AM SURESİ / 80)


    Ne oluyor ki size, kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, üzerinde Allah'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksınız kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir.


    (EN'AM SURESİ / 119)


    Sekiz çift; koyundan iki, keçiden de iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı? Yoksa iki dişiyi mi, ya da o iki dişinin rahimlerinin, kendisini kapsadığı (yavruları) mı? Eğer doğru sözlüler iseniz bana bir ilimle haber verin."


    (EN'AM SURESİ / 143)


    Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."


    (EN'AM SURESİ / 148)



  4. 02.Mart.2013, 13:32
    2
    Moderatör



    kuran'da geçen ilim ile ilgili ayetler,ilim hakkında ayetler,ilim


    İman edenler, bilgiyi Allah’ın rızasını kazanmaya güzel bir yol olarak görürler Ne kadar bilgi sahibi olurlarsa, bunun imanlarının artmasına vesile olabileceğini, Allah’a yakınlaşmak amacıyla ilim öğrenmek için gösterdikleri çabanın da Allah’ın izniyle salih bir amel olacağını bilirler Örneğin uzayı inceleyen iman sahibi bir bilim adamı, aynı araştırmaları yapan fakat iman etmemiş bir kişiden çok farklı düşünceler taşır Uzayda gördüğü her detayın Allah’ın sonsuz ilminin delillerinden biri olduğuna şahitlik eder, aczini daha iyi anlar Bu vesileyle imanı güçlenir ve kendisine verilen nimetlere şükreder Edindiği her bilgi, onu en doğru yola sevk eder; keşfettiği her ayrıntı, Allah’ın sonsuz gücüne olan hayranlığını artırır Allah Kuran’da bilgi sahibi olmanın önemini şu şekilde bildirmiştir:

    "…De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler" (Zümer Suresi, 9)
    Bilgi sahibi olmak, Allah'a olan sevgimizin ve Allah korkumuzun artmasına vesile olur:

    Yüce Allah'a olan sevgi, O'nun yarattığı varlıklardaki üstün ve kusursuz özelliklerin okuyarak ve araştırılarak öğrenilmesi ile daha da artacaktır Yaratılış delilleri, müminlerin üstün güç sahibi, herşeyin Yaratıcısı Rabbimiz'den gereği gibi korkmasına da vesile olacaktır Allah Kuran'da şöyle buyurmuştur:

    "Allah'ın gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece Biz onunla, renkleri değişik olan meyveler çıkardık Dağlardan da beyaz, kırmızı renkleri değişik ve siyah yollar (kıldık)

    İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek- korkar' Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır" (Fatır Suresi, 27-28)
    Kuran bilimi teşvik eder ve bilime yol gösterir:

    Bilim, Kuran'da bildirilen gerçeklere göre yönlendirildiği takdirde çok hızlı ilerler ve insanlığa çok daha büyük hizmetler verebilir Allah, Kuran'da insanlara, gökleri, yeri, dağları, yıldızları, bitkileri, tohumları, hayvanları, gece ile gündüzün meydana gelişini, insanın kendi doğumunu, yağmuru ve yaratılmış daha birçok varlığı düşünmelerini ve bu varlıkları incelemelerini bildirmiştir Bunları inceleyen insan canlı ve cansız tüm varlıklarda Allah'ın üstün yaratış sanatını görecek, böylece kendisini ve tüm evreni yoktan yaratan Rabbimiz'i gereği gibi tanıyabilecektir Evreni ve içindeki tüm varlıkları incelemenin ve Allah'ın yaratış sanatını görerek insanlığa açıklamanın yolu ise "bilim"dir Tarih boyunca Kuran’da bilimi teşvik eden ayetleri temel alan Müslüman bilim adamları, hem Allah’ın emrini yerine getirmek hem de Müslümanların refahı için, çalışmalarını büyük bir şevkle sürdürmüşlerdir Ellerindeki bütün imkanları Allah rızası için bilim alanında kullanmışlardır Nitekim İslam ahlakı, ilme ve bilgiye ulaştıracak tüm meşru yolları açık tutmuştur Öğrenmek için yaş, mekan ve zaman sınırı koymamıştır
    Din ahlakına uygun olmayan felsefelerle fikri bir mücadele yürütmenin yolu bilgiden geçmektedir:

    Din ahlakına uygun olmayan ideolojiler ve felsefelerin insanlığa verdiği zararlarla, zulüm ve adaletsizliklerle mücadele etmenin yolu Kuran’da bildirilmiştir İslam ahlakı şiddeti, kötülüğü değil, hoşgörüyü, affı ve iyiliği tavsiye eder "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et" (Nahl Suresi, 125) ayetinin hükmü gereği iman edenlerin yapması gereken tüm bu sistemlerin çarpık yönlerini araştırarak ortaya koymak ve her türlü zararlı düşünceyi bilimsel ve fikri platformlarda çürütmektir Yürütülecek bu fikri mücadelede iyi yetişmiş, araştırmacı, öğrendiği bilgileri doğru yorumlayıp gerektiğinde kullanabilecek bireylere ihtiyaç vardır
    Her konuda iyi eğitim almış olmak, Kuran ahlakını tebliğ etmede en etkili yollardan biridir:

    Kuran'da bildirilen eğitim anlayışının kapsamı son derece geniştir En önemli eğitim alanlarından biri de iman sahibi bir kimsenin kişiliğini, hal, tavır ve davranışlarını, konuşma üslubu ve hitap biçimini ve tüm detayları Kuran’da bildirilen üstün ahlaka yakışır bir hale getirmeye çabalaması ve bu amaçla eksiklerini tamamlaması, hatalı yönlerini düzeltmesidir Çünkü bu özellikler tebliğ görevini yerine getirmede ona yardımcı olacaktır Girdiği ortamlarda Kuran ahlakını yaşıyor olmaktan kaynaklanan üstün ve faziletli özellikleriyle hemen dikkat çekecek, ilgiyi üzerinde toplayacak ve herkesin özenerek bakıp örnek alacağı ve saygı duyacağı bir insan modeli oluşturacaktır Bu, başta Peygamber Efendimiz (sav) olmak üzere tüm peygamberlerin, elçilerin, sahabelerin ve İslam alimlerinin ortak özelliğidir Bu sayede bir Müslüman, yapacağı tebliğin karşısındaki insanlarda çarpıcı bir etki uyandırmasını umabilir Elbette ki tüm bunlar dua mahiyetindeki hazırlıklardır Kalplerde etki uyandıracak ve hidayeti verecek olan yalnızca Yüce Allah’tır Sonuç olarak her konuda bir bilgi birikimine sahip olmanın yanı sıra ahlakı, kişiliği ve karakter özellikleriyle de hayranlık uyandıran bir Müslüman bu samimi niyeti ve çabasıyla İslam’a güzel bir hizmette bulunmuş olur
    Bilgi, olayların geniş bakış açısıyla değerlendirilmesine ve çözümler üretilmesine olanak sağlar:

    Rabbimiz'in bizlere bir rehber ve rahmet olarak indirdiği Yüce Kuran’daki ayetleri bilen, Allah’a karşı samimi bir Müslüman, karşılaştığı olayları Kuran’ın gösterdiği doğrular çerçevesinde hikmetli bir şekilde değerlendirebilir Örneğin, sosyal yaşama dair pek çok konuda ayetlerin ışığında sağlıklı değerlendirmeler yapabilir, insan karakterlerini daha iyi tahlil eder ve sorunlara ivedilikle çözümler getirebilir Aynı şekilde, Allah’ın canlılardaki yaratma sanatına dair ayrıntılı bilgiye sahip bir mümin, ayetlerde belirtilen örnekleri daha iyi kavrayabilir ve Allah’ın kadrini daha iyi takdir edebilir


    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla


    Sen onların dinlerine uymadıkça, yahudi ve hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.


    (BAKARA SURESİ / 120)


    Andolsun, kendilerine kitap verilenlere her ayeti (delili) getirsen, yine onlar senin kıblene uymaz; sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı, bir kısmının kıblesine (bile) uymaz. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, o zaman gerçekten zalimlerden olursun.


    (BAKARA SURESİ / 145)


    Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 7)


    Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur.


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 18)


    Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam'dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki "kıskançlık ve hakka başkaldırma" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 19)


    Artık sana gelen bunca ilimden sonra, onun hakkında seninle 'çekişip-tartışmalara girişirlerse' de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ın lanetini yalan söyleyenlerin üstüne kılalım."


    (AL-İ İMRAN SURESİ / 61)


    Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.


    (NİSA SURESİ / 162)


    Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip-tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?"


    (EN'AM SURESİ / 80)


    Ne oluyor ki size, kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, üzerinde Allah'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksınız kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir.


    (EN'AM SURESİ / 119)


    Sekiz çift; koyundan iki, keçiden de iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı? Yoksa iki dişiyi mi, ya da o iki dişinin rahimlerinin, kendisini kapsadığı (yavruları) mı? Eğer doğru sözlüler iseniz bana bir ilimle haber verin."


    (EN'AM SURESİ / 143)


    Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."


    (EN'AM SURESİ / 148)



  5. 24.Şubat.2015, 01:37
    3
    Misafir

    Cevap: Eğitim ile ilgili ayetler

    Selamünaleyküm. İmam hatip lisesi öğrencisiyim. Okumak ile ilgili hazırladığım vaazda konularımı daha ufuk açıcı şekilde anlatabileceğim bu yazıyla. Allah razı olsun.


  6. 24.Şubat.2015, 01:37
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamünaleyküm. İmam hatip lisesi öğrencisiyim. Okumak ile ilgili hazırladığım vaazda konularımı daha ufuk açıcı şekilde anlatabileceğim bu yazıyla. Allah razı olsun.





+ Yorum Gönder