Konusunu Oylayın.: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 108 kişi
Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?
  1. 21.Şubat.2013, 04:23
    1
    Misafir

    Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?






    Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir? Mumsema Yakın çevreye çağrı emreden ayetler neler olduğu hakkında örnekler paylaşabilir misiniz ?


  2. 21.Şubat.2013, 04:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 25.Şubat.2013, 19:35
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?




    Ebû Hureyre. ’nin bildirdiğine göre “Kabilenin en yakınlarını uyar[6].” âyeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yaptı:

    “Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları! Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. (Amcasına döndü Ey Abdulmuttalib. oğlu Abbâs. ! Allah’ın yanında sana bir faydam olmaz. (Halasına döndü Ey Safiyye. ! Allah’ın yanında sana bir faydam olmaz. (Kızına dönerek) Ey Muhammed kızı Fatma! Benim malımdan dilediğini iste. Ama Allah’ın yanında sana bir faydam ol*maz.” dedi. (Buhârî, Vesâyâ, 11)

    ŞUARA SÜRESİ 214. AYET MEAL VE TEFSİRİ



    Davetçinin Tebliğ Tarzı Ve Vazifeleri


    213- Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme, yoksa azaba uğrayanlardan olursun.

    214- (Önce) yakın akrabalarını uyar.

    215- Sana uyan müminlere tevazu ka*natlarını indir.

    216- Eğer sana karşı gelirlerse: "Ben si*zin yaptıklarınızdan uzağım." de.

    217- Sen Aziz (her şeye galip) ve Rahim (çok merhametli) olan Allah'a güven.

    218- O senin namaza kalkmanı da görü*yor,

    219- Secde edenler arasındaki hareket*lerini de...

    220- Şüphesiz ki O her şeyi çok iyi işiten ve her şeyi gayet iyi bilendir.



    Belagat:


    "Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme!" hitabı Rasulullah'ın (s.a.) kâ*mil ihlâsı ve takvası bilindiği için onu heyecanlandıran bir üslupla Rasulul-lah'a (s.a.) yapılan hitaptır.

    "Müminlere tevazu kanatlarını indir." cümlesi istiare-i mekniyyedir. Bun*dan müşebbehün bih (kendisine benzetilen) hazfedilmiş ve gereklerinden biri ile işaret edilmiştir. Tevazu ve yumuşaklık kuşun yere inmesi esnasında kanat*larını indirmesine benzetilmiştir. Benzetilene de "indirme" ıtlak olunmuştur. [82]



    Kelime ve İbareler:


    "Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme, yoksa" onların seni davet ettik*leri hususlardan bir şey yapacak olursan "azaba uğrayanlardan olursun." Bu ifade kâmil ihlâsı sebebiyle Peygamberimiz'e (s.a.) heyecan vererek onu galeya*na getirmek ve diğer mükellefleri sakındırmak içindir.

    "Yakın akrabalarını uyar." Bunlar Haşimoğulları ile Muttaliboğulları'dır. Buharî ve Müslim'in rivayet ettiği gibi Peygamberimiz (s.a.) onları açıktan uyardı. Davetine, onlardan kendisine en yakın olanla başladı, sonra diğer ya*kınlarla devam etti. Zira onların durumlarıyla ilgilenmek daha önemlidir.

    "Sana uyan müminlere" muvahhidlere tevazu "kanatlarını indir." Onlara yumuşak davran.

    "Eğer" yakınların "sana karşı gelirlerse:" yani sana tabi olmazlarsa onlara: "Ben sizin" Allah'tan başkasına tapmak gibi "yaptıklarınızdan" sizin amelleri*nizden "uzağım, de."

    "Sen Azız ve Rahim olan Allah 'a güven." Yani bütün işlerini Allah'a havale et. O, düşmanlarını ezmeye ve dostlarına yardım etmeye muktedirdir.

    "O senin namaza" teheccüd (gece) namazına "kalkmanı da görüyor."

    "Secde edenler arasındaki hareketlerini de..." Yani kıyam, rükû, secde ve ka'de gibi namazın rükünlerini yerine getirmeni de görüyor. Buradaki secde edenlerden kasıt namaz kılanlardır.

    "Şüphesiz ki O, her şeyi çok iyi işiten ve her şeyi çok iyi bilendir." Cenab-ı Hak kendisini düşmanları ezme ve dostlarına yardım etme şanıyla tavsif etti. Bundan sonra Rasulü'nü kendisinin dostluğuna lâyık kılacak durumunu bildi*ğini zikretmesi tevekkülü gerçekleştirmek ve Rasulünün kalbini mutmain kıl*mak içindir. Şüphesiz ki O senin söylediğini gayet iyi işitendir ve niyet ettiğini gayet iyi bilendir. [83]



    Nüzul Sebebi


    İbni Cerir et-Taberî İbni Cüreyc'den naklediyor: "Yakın akrabalarını uyar." 214. ayeti inince Rasulullah (s.a.) uyarıya ailesi ve kabilesinden başladı. Bu müslümanlara ağır geldi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak 215. ayeti indirdi: "Sana uyan müminlere tevazu kanatlarını indir." [84]



    Ayetler Arası İlişki


    Allah Tealâ önce Rasulü'nü önceki peygamberlerin kıssaları ve bunlara ilâve hususlarla iyice teselli ettikten, ikinci olarak onun peygamberliğine delil olacak hüccetleri ortaya koyduktan ve inkarcıların sualine cevap verdikten sonra Rasulü'ne tebliğ ve risaletle ilgili hususları emretti. Uyarma hususunda önce yakın akraba ile başlayıp daha sonra diğer yakınlarla devam eden sırala*mayı ve müminlere yumuşak davranmayı beyan etti. Sonra da Rasulü'ne yap*tığı kendisine güvenip dayanması tavsiyesiyle konuya son vermektedir.

    Peygamberimizin (s.a.) Tebliğ Noktasındaki Sîreti

    Peygamberimiz'in (s.a.) risaletini tebliğ ve Allah'a davet etme şeklini açık*layan pek çok hadisler varit olmuştur:

    Bunlardan biri İmam Ahmed ve Müslim'in Hz. Aişe'den (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şeriftir: 'Yakın akrabalarını uyar." ayeti inince Rasulullah (s.a.) ge*lip şöyle demiştir: "Ey Muhammed kızı Fatıma! Ey Abdülmuttalib kızı Saftyye! Ey Abdulmuttaliboğulları! Ben Allah 'm huzurunda sizin için hiçbir şeye sahip değilim. Siz benim malımdan dilediğinizi benden isteyin."

    Bir başka hadis-i şerif de İmam Ahmed, Buharî, Müslim, Tirmizî ve Nesaî'nin İbni Abbas'tan (r.a.) rivayet ettikleri şu hadis-i şeriftir: Allah Tealâ "Ya*kın akrabalarını uyar." ayetini indirince Peygamberimiz (s.a.) Safa'ya gelip te*peye çıktı. Sonra şöyle nida etti: "İmdat! İmdat!." dedi. İnsanlardan bir kısmı bizzat ona gelerek, bir kısmı elçisini göndererek onun etrafında toplandılar.

    Rasulullah (s.a) şöyle buyurdu: "Ey Abdülmuttaliboğulları! Ey Fihroğulla-rı! Ey Lüeyoğullan! Ne dersiniz? Şu dağın arkasındaki süvarilerin size hücum edeceğini haber versem, beni tasdik eder misiniz diye sordu. Mekkeliler:

    - Evet, dediler. Peygamberimiz (s.a.):

    - Ben şiddetli bir azabın önünde sizin için uyarıcıyım, dedi. Bunun üzerine Ebu Leheb:

    - Bugünün geri kalan kısmında elin kurusun. Sen bizi bunun için mi davet ettin dedi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak şu sureyi indirdi: "Ebu Leheb 'in iki eli kurusun.! Kendisi de kurudu ya!" Tebbet, 111/1).

    Bir başka hadis-i şerif İmam Ahmed, Müslim ve Tirmizî'nin Ebu Hurey-re'den (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şeriftir: Bu "Yakın akrabalarını korkut." ayeti inince Rasulullah (s.a.) Kureyş halkını ve ileri gelenlerinin hepsini da*vet etti ve şöyle dedi:

    - Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi ateşten koruyun. Ey Ka'boğullan toplu*luğu! kendinizi ateşten koruyun. Ey Haşimoğullan topluluğu! kendinizi ateş*ten koruyun. Ey Abdülmuttalib oğulları topluluğu! Kendinizi ateşten koruyun. Ey Muhammed kızı FatımaîKendini ateşten koru. Allah'a yemin olsun ki hiç şüphesiz ben sizin için Allah'ın huzurunda hiçbir şeye malik değilim. Dikkat edin. Benim sizinle sadece akrabalık irtibatım var. Ben size sadece bu irtibatla bağlıyım. Yani dünyada sizinle irtibatı devam ettiririm ama Allah'ın huzurun*da size hiç faydam olmaz. [85]



    Açıklaması


    Bu ayetler Peygamberimiz'in (s.a.) risaletini tebliği ile ilgili olarak kendi*sine verilen dört emri ihtiva etmektedir:

    1- "Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme. Yoksa azaba uğrayanlardan olursun." Yani hiç bir ortak tanımadan sadece Allah'a ibadet et. Allah'la birlik*te başka bir ilâha dua veya ibadet etmekten sakın. Zira ibadet sadece Allah'a ait olun. Şirk ise bütün masıyetlerin başıdır.

    Bu ayet Rasulullah'ı (s.a.) ibadette daha fazla ihlâslı olmaya teşvik et*mektedir. Allah ondan böyle bir şeyin meydana gelmeyeceğini gayet iyi bilmek*tedir. Sonra emre onunla başlamıştır. Zira o ümmetin lideridir. Gerçekte ise bü*tün bu emirler onun dışındaki insanlara tavsiye ve hitap niteliğindedir. Çünkü başkasına yapacağı hitabı te'kit etmek istediği zaman asıl maksadın tabi olan*lar olduğu halde bu hitabı görünüşte liderlere tevcih etmesi hikmet sahibinin şanındandır.

    Kısaca: Ayet, Rasulullah'a (s.a.) emirle başlamış, eğer Allah'la birlikte baş*ka bir ilâha dua ediyorsa O'na tehditte bulunmuştur. Sonra da en yakından başlayarak yakınlara daveti emretmiştir.

    2- "(Önce) yakın akrabalarını uyar." Yani yakınlarına ve akrabalarına Al*lah'ın azabının ve şiddetinin O'na şirk koşanlara ait olacağını bildirerek onları korkut.

    Bu O'nun bütün beşeri Allah'ın azabından korkutma görevinin bir parçası*dır. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

    "Bu, feyz kaynağı olan ellerindeki kitapları tasdik eden, bir de şehirlerin anası (Mekke) ile bütün çevresindekileri uyarman için bizim indirdiğimiz kitap*tır." (Enam, 6/12).

    "Şehirlerin anası (Mekke) halkına ve etrafında bulunanlara gelecek tehli*keleri haber vermen için ve hakkında hiçbir şüphe bulunmayan o toplanma gü*nünün dehşetiyle korkutman için sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik." (Şû*ra, 92/7).

    "Furkan'ı âlemlerin uyarıcısı olsun diye kuluna (Muhammed'e) indiren Al*lah ne yücedir!" (Furkan, 25/1).

    Müjdelemek genellikle uyarmakla birlikte gelir: Nitekim pek çok ayette böyle zikredilmiştir: Bunlardan biri şu ayettir:

    "Ey Peygamber! Biz seni gerçekten bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı, Al*lah'a O'nun emriyle bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik". (Ah-zab, 23/45-46).

    Müslim Peygamberimiz'in (s.a.) şu hadisini rivayet etmektedir: "Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin olsun ki bu ümmetten bir Yahudi veya Hıristiyan be*ni duyar da sonra iman etmezse mutlaka cehenneme girer."

    Sonra Yüce Allah ona, müminlere yumuşak davranmayı emretti ve şöyle buyurdu:

    3- "Sana uyan müminlere tevazu kanatlarını indir." Yani sana iman eden ve seni tasdik eden ve sana tabi olanlara yumuşak ve nazik davran.

    "Eğer sana karşı gelirlerse ben sizin yaptıklarınızdan uzağım, de." Eğer yakınlarından veya başkaları arasında uyardığın kimselerden biri sana isyan ederse onlara: "Ben sizin bu amellerinizden beriyim. Siz kıyamet günü bu amellerin karşılığını göreceksiniz." de.

    4- "Sen Azız (her şeye galip) ve Rahîm (çok merhametli) olan Allah'a gü*ven, O senin namaza kalkmanı da görüyor. Secde edenler arasındaki hareketle*rini de görüyor."

    Yani bütün işlerini son derece güçlü, üstünlük sahibi olan, düşmanların*dan intikam almaya kadir, dostlarına merhamet eden, insanlara namaz kıldır*mak için kalktığın zaman seni gören ve senin kıyam, rükû, secde ve ka'de gibi namazdaki ve namaz kılanlar içindeki hareketlerini gören Yüce Allah'a havale et. Burada namaz kılanlar için "secde edenler" ifadesi kullanıldı. Çünkü kulun Rabbine en yakın olduğu durum secdede olduğu haldir.

    Bundan kastedilen mana şudur: Seni te'yit eden, seni koruyan, sana yar*dımcı olan, sana zafer ihsan eden, senin adını yücelten, senin bütün hallerinde ve özellikle namazda ve namazın kıyam, rükû ve secdelerinde sana itina göste*ren Allah'tır. Nitekim Allah Tealâ şöyle buyurmuştur: "Rabbinin hükmüne sab*ret. Çünkü sen gözlerimiz önündesin (bizim murakabemiz altındasın)." (Tur, 52/48).

    "Şüphesiz ki O her şeyi çok iyi işiten ve her şeyi gayet iyi bilendir." Yani se*nin Rabbin kullarının sözlerini gayet iyi işitmektedir. Onların davranışlarını, hareketlerini, sessizliklerini ve niyetlerini gayet iyi bilmektedir. Nitekim Ce-nab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Sen herhangi bir işte bulunurken, Kur'an'dan bir şey okurken ve sizler de herhangi bir iş işlerken onun içine daldığınız vakit biz başınızda şahidizdir." (Yunus, 10/61). [86]



    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler


    Bu ayetler aşağıdaki hususlara işaret etmektedir:

    1- Hiçbir kişi istisna edilmeksizin şer'î mükellefiyetler önündeki eşitlik: Rasulullah'a (s.a.) lider ve önder olduğu halde Allah Tealâ'ya ibadette ihlâslı ol*mak emredilirse ve yakınlarını uyarmakla başlaması emredilirse onun dışında*kilerin bütün şer'î emirleri yerine getirmekle yükümlü olmaları öncelikle ge*reklidir. Onların dışındakiler için bu uyan daha etkili ve daha faydalı olmakta*dır.

    Bu İslâm'da hiçbir kimse için ayrıcalık olmadığına delildir. Hiçbir kişi ida*reci ya da çevresindeki şahsiyetlerden biri olsa da Allah'ın şeriatını ve dinini uygulama yükümlülüğünden uzak kalamaz.

    2- "Önce yakın akrabalarını uyar." ayeti ve zikri geçen hadisler sebepleri ihmal etme ve sâlih amellere kendini vermeyi önemsememe durumunda nesep yakınlığının insanlara fayda vermeyeceğine delildir.

    Yine bu nasslar müminin kâfir (yakını) ile irtibatının devamına, onu irşat etmenin ve ona nasihat etmenin caiz olduğuna delildir. Peygamberimiz (s.a.): "Sizin benimle (rahim) akrabalığınız var ve ben bu vesile ile sizinle irtibat ku*ruyorum. " buyurmuştur. Cenab-ı Hak bir ayette şöyle buyurmaktadır: "Sizinle din hususunda savaş etmemiş, sizi yurtlarınızdan çıkarmamış olanlara iyilik etmenizden ve onlara karşı âdil olmanızdan Allah sizi menetmez. Çünkü Allah adaletle muamele edenleri sever." (Mümtehine, 60/8).

    3- Halka ihsanda bulunmak güzel siyaset prensiplerinden olup pek çok fayda temin etmektedir.

    Bu sebeple Rasulullah'a (s.a.) risaletine tabi olan hak nizam ve Allah kor*kusu sebebiyle istikamet üzerine devam eden müminlere tevazu ve yumuşak*lıkla davranması emredilmiştir. Eğer onlar isyan ederler ve onun emrine aykırı davranırlarsa Rasulullah (s.a.) onların kendisine isyan etmeleri günahından uzaktır. Zira onların Rasulullah'ın (s.a.) sadece Rabbini razı kılan şeyleri em*retmesi dikkate alınırsa onların Rasulullah'a (s.a.) isyan etmeleri Allah Tealâ'ya isyan etmeleri demektir. Rasulullah (s.a.) kimden uzak olduğunu ifade etmişse Allah ondan uzak olur.

    4- Allah'a güvenip dayanmak (tevekkül) İslâm'da imanın temel esasların*dan ve özelliklerindendir. Allah peygamberine her işini asla yenilgiye uğrama*yan Azîz olan ve dostlarını yalnız bırakmayan, son derece merhametli, Rahîm olan Rabbine havale etmesini emretti.

    5- Allah Tealâ hiç şüphesiz peygamberini bütün kötülüklerden korur, her çeşit hoşlanılmayan şeylerden muhafaza eder, düşmanlarına karşı ona yardım eder, onun bütün işlerine itina gösterir. Onun bütün gayretlerini ve amellerini bilir. Allah onu namaz kılarken, kıyam, rükû ve secde ederken görür. Çünkü O bütün kullarının sözlerini en iyi şekilde işitendir. Kullarının bütün hareketleri*ni ve sessizliklerini gayet iyi bilir.

    6- İbni Abbas "O senin secde edenler arasındaki hareketlerini görür." ayeti hakkında şöyle diyor: Onun ve yakınlarının babalarının Hz. Adem, Nuh ve İb*rahim (a.s.) sulbünden intikal etmelerini ve nihayet peygamber olarak çıkması*nı görür, demektir.

    Şia bu ayeti Peygamberimiz'in (s.a.) babalarının mümin olduklarına delil olarak zikretmektedir. Yine bu konuda Peygamberimiz'in (s.a.)şu sözünü haber vererek delil getirdiler: "Ben temiz hanımların rahimlerine intikal edene kadar temiz kimselerin sulblerinde intikal olundum." [87]


  4. 25.Şubat.2013, 19:35
    2
    Moderatör



    Ebû Hureyre. ’nin bildirdiğine göre “Kabilenin en yakınlarını uyar[6].” âyeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yaptı:

    “Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları! Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. (Amcasına döndü Ey Abdulmuttalib. oğlu Abbâs. ! Allah’ın yanında sana bir faydam olmaz. (Halasına döndü Ey Safiyye. ! Allah’ın yanında sana bir faydam olmaz. (Kızına dönerek) Ey Muhammed kızı Fatma! Benim malımdan dilediğini iste. Ama Allah’ın yanında sana bir faydam ol*maz.” dedi. (Buhârî, Vesâyâ, 11)

    ŞUARA SÜRESİ 214. AYET MEAL VE TEFSİRİ



    Davetçinin Tebliğ Tarzı Ve Vazifeleri


    213- Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme, yoksa azaba uğrayanlardan olursun.

    214- (Önce) yakın akrabalarını uyar.

    215- Sana uyan müminlere tevazu ka*natlarını indir.

    216- Eğer sana karşı gelirlerse: "Ben si*zin yaptıklarınızdan uzağım." de.

    217- Sen Aziz (her şeye galip) ve Rahim (çok merhametli) olan Allah'a güven.

    218- O senin namaza kalkmanı da görü*yor,

    219- Secde edenler arasındaki hareket*lerini de...

    220- Şüphesiz ki O her şeyi çok iyi işiten ve her şeyi gayet iyi bilendir.



    Belagat:


    "Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme!" hitabı Rasulullah'ın (s.a.) kâ*mil ihlâsı ve takvası bilindiği için onu heyecanlandıran bir üslupla Rasulul-lah'a (s.a.) yapılan hitaptır.

    "Müminlere tevazu kanatlarını indir." cümlesi istiare-i mekniyyedir. Bun*dan müşebbehün bih (kendisine benzetilen) hazfedilmiş ve gereklerinden biri ile işaret edilmiştir. Tevazu ve yumuşaklık kuşun yere inmesi esnasında kanat*larını indirmesine benzetilmiştir. Benzetilene de "indirme" ıtlak olunmuştur. [82]



    Kelime ve İbareler:


    "Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme, yoksa" onların seni davet ettik*leri hususlardan bir şey yapacak olursan "azaba uğrayanlardan olursun." Bu ifade kâmil ihlâsı sebebiyle Peygamberimiz'e (s.a.) heyecan vererek onu galeya*na getirmek ve diğer mükellefleri sakındırmak içindir.

    "Yakın akrabalarını uyar." Bunlar Haşimoğulları ile Muttaliboğulları'dır. Buharî ve Müslim'in rivayet ettiği gibi Peygamberimiz (s.a.) onları açıktan uyardı. Davetine, onlardan kendisine en yakın olanla başladı, sonra diğer ya*kınlarla devam etti. Zira onların durumlarıyla ilgilenmek daha önemlidir.

    "Sana uyan müminlere" muvahhidlere tevazu "kanatlarını indir." Onlara yumuşak davran.

    "Eğer" yakınların "sana karşı gelirlerse:" yani sana tabi olmazlarsa onlara: "Ben sizin" Allah'tan başkasına tapmak gibi "yaptıklarınızdan" sizin amelleri*nizden "uzağım, de."

    "Sen Azız ve Rahim olan Allah 'a güven." Yani bütün işlerini Allah'a havale et. O, düşmanlarını ezmeye ve dostlarına yardım etmeye muktedirdir.

    "O senin namaza" teheccüd (gece) namazına "kalkmanı da görüyor."

    "Secde edenler arasındaki hareketlerini de..." Yani kıyam, rükû, secde ve ka'de gibi namazın rükünlerini yerine getirmeni de görüyor. Buradaki secde edenlerden kasıt namaz kılanlardır.

    "Şüphesiz ki O, her şeyi çok iyi işiten ve her şeyi çok iyi bilendir." Cenab-ı Hak kendisini düşmanları ezme ve dostlarına yardım etme şanıyla tavsif etti. Bundan sonra Rasulü'nü kendisinin dostluğuna lâyık kılacak durumunu bildi*ğini zikretmesi tevekkülü gerçekleştirmek ve Rasulünün kalbini mutmain kıl*mak içindir. Şüphesiz ki O senin söylediğini gayet iyi işitendir ve niyet ettiğini gayet iyi bilendir. [83]



    Nüzul Sebebi


    İbni Cerir et-Taberî İbni Cüreyc'den naklediyor: "Yakın akrabalarını uyar." 214. ayeti inince Rasulullah (s.a.) uyarıya ailesi ve kabilesinden başladı. Bu müslümanlara ağır geldi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak 215. ayeti indirdi: "Sana uyan müminlere tevazu kanatlarını indir." [84]



    Ayetler Arası İlişki


    Allah Tealâ önce Rasulü'nü önceki peygamberlerin kıssaları ve bunlara ilâve hususlarla iyice teselli ettikten, ikinci olarak onun peygamberliğine delil olacak hüccetleri ortaya koyduktan ve inkarcıların sualine cevap verdikten sonra Rasulü'ne tebliğ ve risaletle ilgili hususları emretti. Uyarma hususunda önce yakın akraba ile başlayıp daha sonra diğer yakınlarla devam eden sırala*mayı ve müminlere yumuşak davranmayı beyan etti. Sonra da Rasulü'ne yap*tığı kendisine güvenip dayanması tavsiyesiyle konuya son vermektedir.

    Peygamberimizin (s.a.) Tebliğ Noktasındaki Sîreti

    Peygamberimiz'in (s.a.) risaletini tebliğ ve Allah'a davet etme şeklini açık*layan pek çok hadisler varit olmuştur:

    Bunlardan biri İmam Ahmed ve Müslim'in Hz. Aişe'den (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şeriftir: 'Yakın akrabalarını uyar." ayeti inince Rasulullah (s.a.) ge*lip şöyle demiştir: "Ey Muhammed kızı Fatıma! Ey Abdülmuttalib kızı Saftyye! Ey Abdulmuttaliboğulları! Ben Allah 'm huzurunda sizin için hiçbir şeye sahip değilim. Siz benim malımdan dilediğinizi benden isteyin."

    Bir başka hadis-i şerif de İmam Ahmed, Buharî, Müslim, Tirmizî ve Nesaî'nin İbni Abbas'tan (r.a.) rivayet ettikleri şu hadis-i şeriftir: Allah Tealâ "Ya*kın akrabalarını uyar." ayetini indirince Peygamberimiz (s.a.) Safa'ya gelip te*peye çıktı. Sonra şöyle nida etti: "İmdat! İmdat!." dedi. İnsanlardan bir kısmı bizzat ona gelerek, bir kısmı elçisini göndererek onun etrafında toplandılar.

    Rasulullah (s.a) şöyle buyurdu: "Ey Abdülmuttaliboğulları! Ey Fihroğulla-rı! Ey Lüeyoğullan! Ne dersiniz? Şu dağın arkasındaki süvarilerin size hücum edeceğini haber versem, beni tasdik eder misiniz diye sordu. Mekkeliler:

    - Evet, dediler. Peygamberimiz (s.a.):

    - Ben şiddetli bir azabın önünde sizin için uyarıcıyım, dedi. Bunun üzerine Ebu Leheb:

    - Bugünün geri kalan kısmında elin kurusun. Sen bizi bunun için mi davet ettin dedi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak şu sureyi indirdi: "Ebu Leheb 'in iki eli kurusun.! Kendisi de kurudu ya!" Tebbet, 111/1).

    Bir başka hadis-i şerif İmam Ahmed, Müslim ve Tirmizî'nin Ebu Hurey-re'den (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şeriftir: Bu "Yakın akrabalarını korkut." ayeti inince Rasulullah (s.a.) Kureyş halkını ve ileri gelenlerinin hepsini da*vet etti ve şöyle dedi:

    - Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi ateşten koruyun. Ey Ka'boğullan toplu*luğu! kendinizi ateşten koruyun. Ey Haşimoğullan topluluğu! kendinizi ateş*ten koruyun. Ey Abdülmuttalib oğulları topluluğu! Kendinizi ateşten koruyun. Ey Muhammed kızı FatımaîKendini ateşten koru. Allah'a yemin olsun ki hiç şüphesiz ben sizin için Allah'ın huzurunda hiçbir şeye malik değilim. Dikkat edin. Benim sizinle sadece akrabalık irtibatım var. Ben size sadece bu irtibatla bağlıyım. Yani dünyada sizinle irtibatı devam ettiririm ama Allah'ın huzurun*da size hiç faydam olmaz. [85]



    Açıklaması


    Bu ayetler Peygamberimiz'in (s.a.) risaletini tebliği ile ilgili olarak kendi*sine verilen dört emri ihtiva etmektedir:

    1- "Sakın Allah'la birlikte başka ilâh edinme. Yoksa azaba uğrayanlardan olursun." Yani hiç bir ortak tanımadan sadece Allah'a ibadet et. Allah'la birlik*te başka bir ilâha dua veya ibadet etmekten sakın. Zira ibadet sadece Allah'a ait olun. Şirk ise bütün masıyetlerin başıdır.

    Bu ayet Rasulullah'ı (s.a.) ibadette daha fazla ihlâslı olmaya teşvik et*mektedir. Allah ondan böyle bir şeyin meydana gelmeyeceğini gayet iyi bilmek*tedir. Sonra emre onunla başlamıştır. Zira o ümmetin lideridir. Gerçekte ise bü*tün bu emirler onun dışındaki insanlara tavsiye ve hitap niteliğindedir. Çünkü başkasına yapacağı hitabı te'kit etmek istediği zaman asıl maksadın tabi olan*lar olduğu halde bu hitabı görünüşte liderlere tevcih etmesi hikmet sahibinin şanındandır.

    Kısaca: Ayet, Rasulullah'a (s.a.) emirle başlamış, eğer Allah'la birlikte baş*ka bir ilâha dua ediyorsa O'na tehditte bulunmuştur. Sonra da en yakından başlayarak yakınlara daveti emretmiştir.

    2- "(Önce) yakın akrabalarını uyar." Yani yakınlarına ve akrabalarına Al*lah'ın azabının ve şiddetinin O'na şirk koşanlara ait olacağını bildirerek onları korkut.

    Bu O'nun bütün beşeri Allah'ın azabından korkutma görevinin bir parçası*dır. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

    "Bu, feyz kaynağı olan ellerindeki kitapları tasdik eden, bir de şehirlerin anası (Mekke) ile bütün çevresindekileri uyarman için bizim indirdiğimiz kitap*tır." (Enam, 6/12).

    "Şehirlerin anası (Mekke) halkına ve etrafında bulunanlara gelecek tehli*keleri haber vermen için ve hakkında hiçbir şüphe bulunmayan o toplanma gü*nünün dehşetiyle korkutman için sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik." (Şû*ra, 92/7).

    "Furkan'ı âlemlerin uyarıcısı olsun diye kuluna (Muhammed'e) indiren Al*lah ne yücedir!" (Furkan, 25/1).

    Müjdelemek genellikle uyarmakla birlikte gelir: Nitekim pek çok ayette böyle zikredilmiştir: Bunlardan biri şu ayettir:

    "Ey Peygamber! Biz seni gerçekten bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı, Al*lah'a O'nun emriyle bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik". (Ah-zab, 23/45-46).

    Müslim Peygamberimiz'in (s.a.) şu hadisini rivayet etmektedir: "Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin olsun ki bu ümmetten bir Yahudi veya Hıristiyan be*ni duyar da sonra iman etmezse mutlaka cehenneme girer."

    Sonra Yüce Allah ona, müminlere yumuşak davranmayı emretti ve şöyle buyurdu:

    3- "Sana uyan müminlere tevazu kanatlarını indir." Yani sana iman eden ve seni tasdik eden ve sana tabi olanlara yumuşak ve nazik davran.

    "Eğer sana karşı gelirlerse ben sizin yaptıklarınızdan uzağım, de." Eğer yakınlarından veya başkaları arasında uyardığın kimselerden biri sana isyan ederse onlara: "Ben sizin bu amellerinizden beriyim. Siz kıyamet günü bu amellerin karşılığını göreceksiniz." de.

    4- "Sen Azız (her şeye galip) ve Rahîm (çok merhametli) olan Allah'a gü*ven, O senin namaza kalkmanı da görüyor. Secde edenler arasındaki hareketle*rini de görüyor."

    Yani bütün işlerini son derece güçlü, üstünlük sahibi olan, düşmanların*dan intikam almaya kadir, dostlarına merhamet eden, insanlara namaz kıldır*mak için kalktığın zaman seni gören ve senin kıyam, rükû, secde ve ka'de gibi namazdaki ve namaz kılanlar içindeki hareketlerini gören Yüce Allah'a havale et. Burada namaz kılanlar için "secde edenler" ifadesi kullanıldı. Çünkü kulun Rabbine en yakın olduğu durum secdede olduğu haldir.

    Bundan kastedilen mana şudur: Seni te'yit eden, seni koruyan, sana yar*dımcı olan, sana zafer ihsan eden, senin adını yücelten, senin bütün hallerinde ve özellikle namazda ve namazın kıyam, rükû ve secdelerinde sana itina göste*ren Allah'tır. Nitekim Allah Tealâ şöyle buyurmuştur: "Rabbinin hükmüne sab*ret. Çünkü sen gözlerimiz önündesin (bizim murakabemiz altındasın)." (Tur, 52/48).

    "Şüphesiz ki O her şeyi çok iyi işiten ve her şeyi gayet iyi bilendir." Yani se*nin Rabbin kullarının sözlerini gayet iyi işitmektedir. Onların davranışlarını, hareketlerini, sessizliklerini ve niyetlerini gayet iyi bilmektedir. Nitekim Ce-nab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Sen herhangi bir işte bulunurken, Kur'an'dan bir şey okurken ve sizler de herhangi bir iş işlerken onun içine daldığınız vakit biz başınızda şahidizdir." (Yunus, 10/61). [86]



    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler


    Bu ayetler aşağıdaki hususlara işaret etmektedir:

    1- Hiçbir kişi istisna edilmeksizin şer'î mükellefiyetler önündeki eşitlik: Rasulullah'a (s.a.) lider ve önder olduğu halde Allah Tealâ'ya ibadette ihlâslı ol*mak emredilirse ve yakınlarını uyarmakla başlaması emredilirse onun dışında*kilerin bütün şer'î emirleri yerine getirmekle yükümlü olmaları öncelikle ge*reklidir. Onların dışındakiler için bu uyan daha etkili ve daha faydalı olmakta*dır.

    Bu İslâm'da hiçbir kimse için ayrıcalık olmadığına delildir. Hiçbir kişi ida*reci ya da çevresindeki şahsiyetlerden biri olsa da Allah'ın şeriatını ve dinini uygulama yükümlülüğünden uzak kalamaz.

    2- "Önce yakın akrabalarını uyar." ayeti ve zikri geçen hadisler sebepleri ihmal etme ve sâlih amellere kendini vermeyi önemsememe durumunda nesep yakınlığının insanlara fayda vermeyeceğine delildir.

    Yine bu nasslar müminin kâfir (yakını) ile irtibatının devamına, onu irşat etmenin ve ona nasihat etmenin caiz olduğuna delildir. Peygamberimiz (s.a.): "Sizin benimle (rahim) akrabalığınız var ve ben bu vesile ile sizinle irtibat ku*ruyorum. " buyurmuştur. Cenab-ı Hak bir ayette şöyle buyurmaktadır: "Sizinle din hususunda savaş etmemiş, sizi yurtlarınızdan çıkarmamış olanlara iyilik etmenizden ve onlara karşı âdil olmanızdan Allah sizi menetmez. Çünkü Allah adaletle muamele edenleri sever." (Mümtehine, 60/8).

    3- Halka ihsanda bulunmak güzel siyaset prensiplerinden olup pek çok fayda temin etmektedir.

    Bu sebeple Rasulullah'a (s.a.) risaletine tabi olan hak nizam ve Allah kor*kusu sebebiyle istikamet üzerine devam eden müminlere tevazu ve yumuşak*lıkla davranması emredilmiştir. Eğer onlar isyan ederler ve onun emrine aykırı davranırlarsa Rasulullah (s.a.) onların kendisine isyan etmeleri günahından uzaktır. Zira onların Rasulullah'ın (s.a.) sadece Rabbini razı kılan şeyleri em*retmesi dikkate alınırsa onların Rasulullah'a (s.a.) isyan etmeleri Allah Tealâ'ya isyan etmeleri demektir. Rasulullah (s.a.) kimden uzak olduğunu ifade etmişse Allah ondan uzak olur.

    4- Allah'a güvenip dayanmak (tevekkül) İslâm'da imanın temel esasların*dan ve özelliklerindendir. Allah peygamberine her işini asla yenilgiye uğrama*yan Azîz olan ve dostlarını yalnız bırakmayan, son derece merhametli, Rahîm olan Rabbine havale etmesini emretti.

    5- Allah Tealâ hiç şüphesiz peygamberini bütün kötülüklerden korur, her çeşit hoşlanılmayan şeylerden muhafaza eder, düşmanlarına karşı ona yardım eder, onun bütün işlerine itina gösterir. Onun bütün gayretlerini ve amellerini bilir. Allah onu namaz kılarken, kıyam, rükû ve secde ederken görür. Çünkü O bütün kullarının sözlerini en iyi şekilde işitendir. Kullarının bütün hareketleri*ni ve sessizliklerini gayet iyi bilir.

    6- İbni Abbas "O senin secde edenler arasındaki hareketlerini görür." ayeti hakkında şöyle diyor: Onun ve yakınlarının babalarının Hz. Adem, Nuh ve İb*rahim (a.s.) sulbünden intikal etmelerini ve nihayet peygamber olarak çıkması*nı görür, demektir.

    Şia bu ayeti Peygamberimiz'in (s.a.) babalarının mümin olduklarına delil olarak zikretmektedir. Yine bu konuda Peygamberimiz'in (s.a.)şu sözünü haber vererek delil getirdiler: "Ben temiz hanımların rahimlerine intikal edene kadar temiz kimselerin sulblerinde intikal olundum." [87]


  5. 24.Aralık.2013, 23:32
    3
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    yakın çevreye çağrıyı emreden ayetler hangisidir


  6. 24.Aralık.2013, 23:32
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    yakın çevreye çağrıyı emreden ayetler hangisidir


  7. 12.Ocak.2014, 16:22
    4
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    Allah razı olsun faydalı bilgiler verdiniz


  8. 12.Ocak.2014, 16:22
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razı olsun faydalı bilgiler verdiniz


  9. 13.Ocak.2014, 21:41
    5
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    cok tessekur ederım hayırlı bılgıler verdınız Allah razı olsun.


  10. 13.Ocak.2014, 21:41
    5
    misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir
    Misafir
    cok tessekur ederım hayırlı bılgıler verdınız Allah razı olsun.


  11. 14.Ocak.2014, 18:32
    6
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    çok güzel bi site çok işimize yaradı Allah sizden razı olsun derslerime çok güzel etkileyecek her site bu kadar iyi olamaz sağolun


  12. 14.Ocak.2014, 18:32
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel bi site çok işimize yaradı Allah sizden razı olsun derslerime çok güzel etkileyecek her site bu kadar iyi olamaz sağolun


  13. 20.Ocak.2014, 22:43
    7
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    Beyler Saolun Çok Teşekkür Ederim.


  14. 20.Ocak.2014, 22:43
    7
    eeeeeeeee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    eeeeeeeee
    Misafir
    Beyler Saolun Çok Teşekkür Ederim.


  15. 22.Ocak.2014, 21:32
    8
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    tesekkür ederim


  16. 22.Ocak.2014, 21:32
    8
    misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir
    Misafir
    tesekkür ederim


  17. 29.Ocak.2014, 18:27
    9
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    aradığım sorunun cevabını buldum çok güzel bir site


  18. 29.Ocak.2014, 18:27
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    aradığım sorunun cevabını buldum çok güzel bir site


  19. 10.Şubat.2014, 23:06
    10
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    en üstte cevabı buldum saolun var olun


  20. 10.Şubat.2014, 23:06
    10
    Misafir saol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir saol
    Misafir
    en üstte cevabı buldum saolun var olun


  21. 17.Şubat.2014, 00:48
    11
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    Ev ödevimi yaptım sağolun😊


  22. 17.Şubat.2014, 00:48
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ev ödevimi yaptım sağolun😊


  23. 17.Şubat.2014, 22:05
    12
    Misafir

    Cevap: Yakın çevreye çağrı emreden ayetler nelerdir?

    sağolun dersıme yaradı


  24. 17.Şubat.2014, 22:05
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    sağolun dersıme yaradı





+ Yorum Gönder
Git 12 Son