Konusunu Oylayın.: Emri bil maruf nehyi anil münker ayetleri

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Emri bil maruf nehyi anil münker ayetleri
  1. 01.Şubat.2013, 03:21
    1
    Misafir

    Emri bil maruf nehyi anil münker ayetleri






    Emri bil maruf nehyi anil münker ayetleri Mumsema Emri bil maruf nehyi anil münker ayetleri hakkın eğitici bir yazı örneği yazar mısınız ?


  2. 01.Şubat.2013, 03:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 01.Şubat.2013, 23:19
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: emri bil maruf nehyi anil münker ayetleri




    Toplumda iyiliği tavsiye, kötülüklerden uzaklastırma hususunda neler yapılabilir ?İslam kültüründe emri bil maruf nehyi anil münker; toplumda iyiliğin hâkim kılınması ve yaygınlaştırılması, kötülüğün önlenmesi ve böylece erdemli bir toplum oluşturulup bu toplumun yaşatılması için gösterilen faaliyetlerin hepsini ifade eden bir terimdir.
    Bu hususla ilgili âyet-i kerimede Allahu teâla şöyle buyuruyor: “Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vazgeçirmeye çalışsınlar. İşte onlar muradına erenlerin tâ kendisidir.” Âli İmran 104
    Bu ayet-i celileye göre kişileri kötülüklerden, haramlardan sıkındırmak farzı kifayedir. Yani bazıları vazifeyi yerine getirirse diğerlerinden vebal sakıt olur. Aksi halde Allah’ın nehyettiği haramlar rahat işlenirse, bu konuda önlem alınmazsa hatta haramlar teşvik edilirse o zaman emri bil maruf nehyi anil münker farzı kifayedir. Bazları vazifeyi yerine getirirse diğerlerinden vebal sakıt olur. Aksi halde Allah’ın nehyettiği haramlar rahat işlenirse, bu konuda önlem alınmazsa hatta haramlar teşvik edilirse o zaman emri bil maruf nehyi anil münker farz-ı ayn olur ve herkes sorumluluk altında kalır, nesiller helak olur.

    Peygamberimizin (sallallahu aleyhi vesellem) ifadesine göre geminin alındakiler gemiyi deler gemi su alır. Yukarıdakiler de mani olmazlar ise beraber suya batarlar hepsi yok olur gider.
    Peygamberimiz aleyhisselam hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Ya mâruf emr ve münkerden nehyedersiniz, yahud Allah u Teala sizin kötülerinizi size musallat eder. Sonra iyileriniz dua etmeye kalkışır. Fakat duaları kabul olmaz.”
    Ebu Ümame el Bahili Rasülü Ekrem efendimizden (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle rivayet etmiştir. “Kadınlarınız azdığı, gençleriniz isyana daldığı ve sizler de cihadı terk ettiğiniz zaman hâliniz nice olur.” buyurdu. Ashabı kiram böyle şey olacak mı diye hayretini gizleyemedi.
    Mescidlerdeki Nehyi Gerektiren Haller
    Namazın sıhhatine mani bir hal görüldüğü zaman, kişiler münasip bir lisanla uyarılmalıdır. Namazda tadili erkana riayet edilmeme, Kur’anın ve ezan-ı Muhammedinin teganni ile okunması, camide kişilerin gereksiz konuşması gibi halleri görenlerin uyarması güzel olur.
    Çarşı ve Pazarlarda İşlenen Münkerat
    Alışverişte yalan söylemek, malın kusurunu gizlemek çokça yemin etmek, haram olan herhangi bir eşyayı satmak, bunlar münkerattandır. Bunların farkına varan kişiler, uyarı görevini yerine getirmelidir. Alış veriş yapan müessesenin sahipleri de helalinden alış veriş yapacak ve haramlardan sakınacak kadar ilim sahibi olmalıdır. Hatta alışveriş yapan herkesin, meşru zeminde alışverişin usulünü bilmeleri farzı ayındır. Çünkü herkesi birebir ilgilendirir.
    Sokak ve Caddelerdeki Münkerat
    Cadde ve sokaklarda yürüyenlere mani olacak herhangi bir eşya ile rahatsız etmemek, cadde ve sokakları kirletmemek insanların nefretini celbeden her türlü eşyayı sokaklara ve caddelere atmamak, insanlara saygılı olmak gerekir. Mesela ölü hayvan ve lağım suları ve benzeri nefreti celbeden hallerden azami derecede sakınmak gerekir. İnsan eşrefi mahluktur. Her yerde insana saygılı olmak, insanı üzmemek erdemli ve kâmil insanların şiarlarındandır.
    Düğün Davet ve Benzeri Toplantılardaki münkeratlar
    Toplanılan yer ve kişiler ne maksatla toplanırlarsa toplansınlar haramların teşhir edildiği, teşvik edildiği herhangi bir topluma katılmak uygun değildir. Ya kötülüğe mani olacaksınız, ya da mani olamaz iseniz orayı terk edeceksiniz. Zira Rasulü Ekrem sallalahu aleyhi ve selem Efendimiz şöyle buyuruyor: “Sizden biriniz bir kötülüğü gördüğü zaman onu eli ile bozsun, gücü yetmezse dili ile bozsun (buna da) gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin bu (son kısım) imanın en zayıfıdır” (Müslim.)
    Davetliler arasında giysisi müsait olmayan kadınlar varsa fitneye vesile olacağından orada oturmak doğru değildir. O mecliste içki kullanılıyorsa o davete icabet gerekmez. Öylesi meclislerde durmak caiz değildir. İmamı gazali İhyau ulumiddin kitabında şöyle yazıyor: “İpek elbise giyen erkek ve altın yüzük kullanan erkeklerin yanında oturulmaz. Çünkü peygamberimiz aleyhisselam : “İpek ile altın ümmetimin erkeklerine haramdır.” Sözü umumidir. Hatta düğün ve benzeri meclislerde kadınların giysisi mesture değilse orada oturulmaz. Hatta hafız efendilerin Kuran okumaları da Kuran’a saygısızlık olur. Zira Kuran kemali edeble dinlenmeli dinleyicilerin konumları ve ortam da müsait olmalıdır. Hulasa haramın adı ne olursa olsun haram hiçbir müslümanın malı ve meşguliyeti olamaz. Müslüman, haramın işlendiği yerde oturamaz. Ya mani olur veya orayı terk eder. Davetlerde dikkat edilmesi gereken hallerden biri de ekmek ve yemek israflarından azami derecede sakınmaktır.
    Salih ve Sadıklarla Beraber Olmak
    “Ey iman edenler! Allah’tan ittika edin ve sadıklarla beraber olun” Tevbe 119
    Kişilerin masivadan muhafaza olunması için daima hayır telkin eden çevre, güzel ortam ve gönül ehli salih ve sadıklarla beraber olması gerekir. Onlarla ünsiyet kurmak zaruridir. Allah rasülü sallalahu aleyhi ve selem şöyle buyuruyor. “Ölülerinizi salih insanların arasına defnediniz.”
    Allahu teala ayeti celilede şöyle buyuruyor: “Ayetlerimiz hakkında da ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık o zalim topluluğu ile oturma” Enam 68
    Diğer bir ayeti celilede ise “Allah’ın ayetlerinin inkar edildiği yahut onlarla alay edildiği zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar kafirlerle beraber oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz” (Nisa 140)
    Bu konu sadece birkaç kişi için değil, gerek milletlerarası münasebetlerde ve gerekse fertler ve topluluklar arası münasebetlerde müminler, müminlerin ve mazlumların yanında yer alır. Maddi, manevi güçlerini birleştirir. Haramlardan kötülüklerden uzak kalır. Kötülüğü görünce mani olur. İyi işlere ve güzelliklere vesile olur. Mümin bilir ki; izzet ve şeref İslam’dadır, Kuran’dadır. En yüce rütbe kulluktur. Kulun işi ise iman ve salih ameldir.
    Allahım ümmeti Muhammedi Kuran’a mahkum et. Amin.



  4. 01.Şubat.2013, 23:19
    2
    Editör



    Toplumda iyiliği tavsiye, kötülüklerden uzaklastırma hususunda neler yapılabilir ?İslam kültüründe emri bil maruf nehyi anil münker; toplumda iyiliğin hâkim kılınması ve yaygınlaştırılması, kötülüğün önlenmesi ve böylece erdemli bir toplum oluşturulup bu toplumun yaşatılması için gösterilen faaliyetlerin hepsini ifade eden bir terimdir.
    Bu hususla ilgili âyet-i kerimede Allahu teâla şöyle buyuruyor: “Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vazgeçirmeye çalışsınlar. İşte onlar muradına erenlerin tâ kendisidir.” Âli İmran 104
    Bu ayet-i celileye göre kişileri kötülüklerden, haramlardan sıkındırmak farzı kifayedir. Yani bazıları vazifeyi yerine getirirse diğerlerinden vebal sakıt olur. Aksi halde Allah’ın nehyettiği haramlar rahat işlenirse, bu konuda önlem alınmazsa hatta haramlar teşvik edilirse o zaman emri bil maruf nehyi anil münker farzı kifayedir. Bazları vazifeyi yerine getirirse diğerlerinden vebal sakıt olur. Aksi halde Allah’ın nehyettiği haramlar rahat işlenirse, bu konuda önlem alınmazsa hatta haramlar teşvik edilirse o zaman emri bil maruf nehyi anil münker farz-ı ayn olur ve herkes sorumluluk altında kalır, nesiller helak olur.

    Peygamberimizin (sallallahu aleyhi vesellem) ifadesine göre geminin alındakiler gemiyi deler gemi su alır. Yukarıdakiler de mani olmazlar ise beraber suya batarlar hepsi yok olur gider.
    Peygamberimiz aleyhisselam hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Ya mâruf emr ve münkerden nehyedersiniz, yahud Allah u Teala sizin kötülerinizi size musallat eder. Sonra iyileriniz dua etmeye kalkışır. Fakat duaları kabul olmaz.”
    Ebu Ümame el Bahili Rasülü Ekrem efendimizden (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle rivayet etmiştir. “Kadınlarınız azdığı, gençleriniz isyana daldığı ve sizler de cihadı terk ettiğiniz zaman hâliniz nice olur.” buyurdu. Ashabı kiram böyle şey olacak mı diye hayretini gizleyemedi.
    Mescidlerdeki Nehyi Gerektiren Haller
    Namazın sıhhatine mani bir hal görüldüğü zaman, kişiler münasip bir lisanla uyarılmalıdır. Namazda tadili erkana riayet edilmeme, Kur’anın ve ezan-ı Muhammedinin teganni ile okunması, camide kişilerin gereksiz konuşması gibi halleri görenlerin uyarması güzel olur.
    Çarşı ve Pazarlarda İşlenen Münkerat
    Alışverişte yalan söylemek, malın kusurunu gizlemek çokça yemin etmek, haram olan herhangi bir eşyayı satmak, bunlar münkerattandır. Bunların farkına varan kişiler, uyarı görevini yerine getirmelidir. Alış veriş yapan müessesenin sahipleri de helalinden alış veriş yapacak ve haramlardan sakınacak kadar ilim sahibi olmalıdır. Hatta alışveriş yapan herkesin, meşru zeminde alışverişin usulünü bilmeleri farzı ayındır. Çünkü herkesi birebir ilgilendirir.
    Sokak ve Caddelerdeki Münkerat
    Cadde ve sokaklarda yürüyenlere mani olacak herhangi bir eşya ile rahatsız etmemek, cadde ve sokakları kirletmemek insanların nefretini celbeden her türlü eşyayı sokaklara ve caddelere atmamak, insanlara saygılı olmak gerekir. Mesela ölü hayvan ve lağım suları ve benzeri nefreti celbeden hallerden azami derecede sakınmak gerekir. İnsan eşrefi mahluktur. Her yerde insana saygılı olmak, insanı üzmemek erdemli ve kâmil insanların şiarlarındandır.
    Düğün Davet ve Benzeri Toplantılardaki münkeratlar
    Toplanılan yer ve kişiler ne maksatla toplanırlarsa toplansınlar haramların teşhir edildiği, teşvik edildiği herhangi bir topluma katılmak uygun değildir. Ya kötülüğe mani olacaksınız, ya da mani olamaz iseniz orayı terk edeceksiniz. Zira Rasulü Ekrem sallalahu aleyhi ve selem Efendimiz şöyle buyuruyor: “Sizden biriniz bir kötülüğü gördüğü zaman onu eli ile bozsun, gücü yetmezse dili ile bozsun (buna da) gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin bu (son kısım) imanın en zayıfıdır” (Müslim.)
    Davetliler arasında giysisi müsait olmayan kadınlar varsa fitneye vesile olacağından orada oturmak doğru değildir. O mecliste içki kullanılıyorsa o davete icabet gerekmez. Öylesi meclislerde durmak caiz değildir. İmamı gazali İhyau ulumiddin kitabında şöyle yazıyor: “İpek elbise giyen erkek ve altın yüzük kullanan erkeklerin yanında oturulmaz. Çünkü peygamberimiz aleyhisselam : “İpek ile altın ümmetimin erkeklerine haramdır.” Sözü umumidir. Hatta düğün ve benzeri meclislerde kadınların giysisi mesture değilse orada oturulmaz. Hatta hafız efendilerin Kuran okumaları da Kuran’a saygısızlık olur. Zira Kuran kemali edeble dinlenmeli dinleyicilerin konumları ve ortam da müsait olmalıdır. Hulasa haramın adı ne olursa olsun haram hiçbir müslümanın malı ve meşguliyeti olamaz. Müslüman, haramın işlendiği yerde oturamaz. Ya mani olur veya orayı terk eder. Davetlerde dikkat edilmesi gereken hallerden biri de ekmek ve yemek israflarından azami derecede sakınmaktır.
    Salih ve Sadıklarla Beraber Olmak
    “Ey iman edenler! Allah’tan ittika edin ve sadıklarla beraber olun” Tevbe 119
    Kişilerin masivadan muhafaza olunması için daima hayır telkin eden çevre, güzel ortam ve gönül ehli salih ve sadıklarla beraber olması gerekir. Onlarla ünsiyet kurmak zaruridir. Allah rasülü sallalahu aleyhi ve selem şöyle buyuruyor. “Ölülerinizi salih insanların arasına defnediniz.”
    Allahu teala ayeti celilede şöyle buyuruyor: “Ayetlerimiz hakkında da ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık o zalim topluluğu ile oturma” Enam 68
    Diğer bir ayeti celilede ise “Allah’ın ayetlerinin inkar edildiği yahut onlarla alay edildiği zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar kafirlerle beraber oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz” (Nisa 140)
    Bu konu sadece birkaç kişi için değil, gerek milletlerarası münasebetlerde ve gerekse fertler ve topluluklar arası münasebetlerde müminler, müminlerin ve mazlumların yanında yer alır. Maddi, manevi güçlerini birleştirir. Haramlardan kötülüklerden uzak kalır. Kötülüğü görünce mani olur. İyi işlere ve güzelliklere vesile olur. Mümin bilir ki; izzet ve şeref İslam’dadır, Kuran’dadır. En yüce rütbe kulluktur. Kulun işi ise iman ve salih ameldir.
    Allahım ümmeti Muhammedi Kuran’a mahkum et. Amin.






+ Yorum Gönder