Konusunu Oylayın.: Nas suresi ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Nas suresi ile ilgili hadisler
  1. 30.Ocak.2013, 19:44
    1
    Misafir

    Nas suresi ile ilgili hadisler






    Nas suresi ile ilgili hadisler Mumsema Nas suresi ile ilgili hadislere ihtiyacım var bana Nasr suresi hakkında hadisler yayımlar mısınız ?


  2. 30.Ocak.2013, 19:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Nas suresi ile ilgili hadislere ihtiyacım var bana Nasr suresi hakkında hadisler yayımlar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Tur Suresi ile ilgili hadisler

    - En'am Suresi ile ilgili hadisler

    - A'raf Suresi ile ilgili hadisler

    - Hud Suresi ile ilgili hadisler

    - Nur Suresi ile ilgili hadisler

  3. 07.Şubat.2013, 01:33
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: nas suresi ile ilgili hadisler




    Nasr Suresi




    Nasr suresi üç âyettir ve Medine´de nazil olmuştur. Enes b. Malik d^yor ki:


    "Resuİullah, sahabilerinden bir adama: "Ey filan evlendin mi " dedi. Adam: "Hayır vallahi ya Resuİullah, benim evlenecek hiçbir şeyim yok." dedi. Resuİullah : "Sende vok mu " dedi. Adam: "Evet


    var." dedi. Resu]uHah:"O, Kur´amn üçte biridir." dedi ve buyurdu ki: "Sende yok mu " Adam: "Evet var." dedi. Resuİullah: "O, Kur´anm dörtte biridir, "dedi.[1]


    Hz. Aişe diyor ki:


    suresi indikten sonra Resulullah hiçbir namaz kılmadı ki onun içinde "Ey rabbim, seni teşbih eder ve sana hamdederim. Ey Alfahiıfa sen beni affet." demiş olmasın.[2]


    Hadisin diğer bir rivayetinde de Resulullahın bu duayı, namazın rüku ve sücudlannda okuduğu rivayet edilmiştir.[3] O Abdullah b. Abbas diyor ki: suresi nazil olunca Resulullah: "Kendi ölümüm kendime bildirildi." buyurdu ve bu surenin indiği yılda ru*hunun alınacağını beyan etmiş oldu.[4]


    Said b. Cübeyr, Abdullah b. Abbas´ın şunları söylediğini rivayet ediyor:


    "Ömer, Bedir´e katılan yaşlı kişilerle birlikte beni meclisinde bulunduru*yordu. Bazıları da bu durumdan dolayı kızar gibi oldular. Dediler ki: "Niçin bu*nu aramıza katıyorsun Bizim, bunun kadar oğullarımız var." Ömer dedi ki: "Bunun, sizin de bildiğiniz gibi belli bir mevkii vardır." Abdullah b. Abbas di*yor ki: "Birgün Ömer yine beni davet etti ve onların içinde bulundurdu." Abdul*lah b. Abbas devamla diyor ki: "Ben, Ömer´in, beni onlara göstermek için ça-ğırdğını anladım. Ömer, Allah tealimin "Allanın yardımı ve fetih geldiği zaman" kelamı hakkında rie diyorsunuz " diye sordu. Orada bulunanlardan bir kısmı: "Bize zafer geldiği ve fetih lutfedildiği zaman Allaha hamdetmemiz ve ondan af dilememiz emrolunmuştur." dediler. Diğer bir kısmı ise sustu, hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine Ömer bana: "Ey İbn-i Abbas, sen de böyle mi söylüyorsun " dedi. Dedim ki: "Hayır." Dedi ki: "O halde ne diyorsun " Dedimki: "Bu sure Resulullahın ecelidir. Allah bunu ona haber vererek buyurdu ki: "Allahın yardımı ve fetih geldiği zaman bu senin ecelinin alametidir. Rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz ki o, tevbeleri çokça kabul edendir." Bunun üzerine Ömer dedi ki: "Ben
    - Abdullah b. Abbas diyor ki: inince Resulullah Fatıma´yı çağırdı.


    Ona: "Ölüm haberim bana bildirildi." dedi. Bunun üzerine Fatıma ağladı. Resu*lullah: "Ağlama. Çünkü bana ilk kavuşacak sensin." dedi. Bunun üzerine Fatıma güldü. Resulullahm hanımlarından bazıları da onun güldüğünü gördüler ve "Ey Fatıma önce ağladığını daha sonra da güldüğünü gördük." dediler. Fatıma: "O bana, ölümünün kendisine bildirildiğini söyledi. Ben bunun üzerine ağladım. Sonra o, "Ağlama çünkü bana ilk kavuşacak olan sensin." dedi. Bunun için de güldüm." dedi.


    Resulullah buyurdu ki: "Allanın yardımı ve fetih geldiği zaman işte Ye*men halkı geldi. Onlar, kalbleri en yumuşak insanlardır. İman Yemenlidir, Hik*met de Yemenlidir."[6]


    Taberi´nin rivayetinde hadisin son bölümü şöyledir: "Yemen halkı geldi." Denildi ki: "Ey Allahın Resulü, Yemen halkı nedir " Resululllah, "Onlar kalble*ri ince, tabiatları yumuşak bir kavimdir. İman Yemenlidir, Fıkıh Yemenlidir, Hikmet Yemenlidir."


    Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:


    "Resulullah: "Allahı hamd ile teşbih ederim. Ondaiî af diier ve ona tevbe ederim." duasni çok söyler oldu. Dedim ki:, "Ey Allahın Resulü, senin: "Allahı hamd ile teşbih ederim. On*dan af diler ve ona tevbe ederim." sözünü çokça söylediğini görüyorum." Resu*lullah: "Rabbim bana, ümmetimde bir alâmet göreceğimi bildinnişti. Onu gör*düğümde: "Allahı hamd ile teşbih ederim. Ondan af diler ve ona tevbe ederim." sözünü çokça söyleyecektim. Ben onu gördüm. O da: "Allahın yardımı ve fetih (Mekke´nin fethi) geldiği zaman, insanların, Allahın dinine bölük bölük girdik*lerini gördüğün zaman rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphe*siz o, tevbeleri çokça kabul edendir." süresidir." dedi.[7]


    Ümmü Seleme, Ebul Âliye, Amr b. el-Ass, Abdullah b. Mes´ud ve diğer müfessirler bu surenin inişinden sonra ResululUıhın, Allahı hamd ile çokça teş*bih ettiğini rivayet etmişlerdir.[8]






    Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla.






    1-3- Ey Muhammcd, Allahın yardımı ve fetih geldiği ve insanların, Allahın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman, Rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz o, tevbeleri çokça kabul edendir.


    Ey Muhammed, Kureyşe karşı sana Allahın zaferi geldiği ve Mekke´nin fethedildiği zaman insanların ve Yemen halkının grup grup, Allahın dini olan İslama girdiklerini gördüğünde rabbini överek, layık olmadığı sıfatlardan tenzih et ve ondan mağfiret dile. Zira o, tevbeleri çokça kabul edendir.[9]










    --------------------------------------------------------------------------------


    [1] Tirmizi, K. Fadail el-Kuran, bab: 10, Hadis no: 2895


    [2] Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1


    [3] Bkz. Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1


    [4] Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.I, S.217


    [5] Buhari. K. Tefsir el-Kur´an. Sure: 110, bab: 3


    [6] Darimi, K el- Mukaddime, bab: 14


    [7] Müslim, K.es-Salah, bah: 220, Hadis no: 484


    [8] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/254-259.


    [9] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/259.


  4. 07.Şubat.2013, 01:33
    2
    Aciz Kul



    Nasr Suresi




    Nasr suresi üç âyettir ve Medine´de nazil olmuştur. Enes b. Malik d^yor ki:


    "Resuİullah, sahabilerinden bir adama: "Ey filan evlendin mi " dedi. Adam: "Hayır vallahi ya Resuİullah, benim evlenecek hiçbir şeyim yok." dedi. Resuİullah : "Sende vok mu " dedi. Adam: "Evet


    var." dedi. Resu]uHah:"O, Kur´amn üçte biridir." dedi ve buyurdu ki: "Sende yok mu " Adam: "Evet var." dedi. Resuİullah: "O, Kur´anm dörtte biridir, "dedi.[1]


    Hz. Aişe diyor ki:


    suresi indikten sonra Resulullah hiçbir namaz kılmadı ki onun içinde "Ey rabbim, seni teşbih eder ve sana hamdederim. Ey Alfahiıfa sen beni affet." demiş olmasın.[2]


    Hadisin diğer bir rivayetinde de Resulullahın bu duayı, namazın rüku ve sücudlannda okuduğu rivayet edilmiştir.[3] O Abdullah b. Abbas diyor ki: suresi nazil olunca Resulullah: "Kendi ölümüm kendime bildirildi." buyurdu ve bu surenin indiği yılda ru*hunun alınacağını beyan etmiş oldu.[4]


    Said b. Cübeyr, Abdullah b. Abbas´ın şunları söylediğini rivayet ediyor:


    "Ömer, Bedir´e katılan yaşlı kişilerle birlikte beni meclisinde bulunduru*yordu. Bazıları da bu durumdan dolayı kızar gibi oldular. Dediler ki: "Niçin bu*nu aramıza katıyorsun Bizim, bunun kadar oğullarımız var." Ömer dedi ki: "Bunun, sizin de bildiğiniz gibi belli bir mevkii vardır." Abdullah b. Abbas di*yor ki: "Birgün Ömer yine beni davet etti ve onların içinde bulundurdu." Abdul*lah b. Abbas devamla diyor ki: "Ben, Ömer´in, beni onlara göstermek için ça-ğırdğını anladım. Ömer, Allah tealimin "Allanın yardımı ve fetih geldiği zaman" kelamı hakkında rie diyorsunuz " diye sordu. Orada bulunanlardan bir kısmı: "Bize zafer geldiği ve fetih lutfedildiği zaman Allaha hamdetmemiz ve ondan af dilememiz emrolunmuştur." dediler. Diğer bir kısmı ise sustu, hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine Ömer bana: "Ey İbn-i Abbas, sen de böyle mi söylüyorsun " dedi. Dedim ki: "Hayır." Dedi ki: "O halde ne diyorsun " Dedimki: "Bu sure Resulullahın ecelidir. Allah bunu ona haber vererek buyurdu ki: "Allahın yardımı ve fetih geldiği zaman bu senin ecelinin alametidir. Rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz ki o, tevbeleri çokça kabul edendir." Bunun üzerine Ömer dedi ki: "Ben
    - Abdullah b. Abbas diyor ki: inince Resulullah Fatıma´yı çağırdı.


    Ona: "Ölüm haberim bana bildirildi." dedi. Bunun üzerine Fatıma ağladı. Resu*lullah: "Ağlama. Çünkü bana ilk kavuşacak sensin." dedi. Bunun üzerine Fatıma güldü. Resulullahm hanımlarından bazıları da onun güldüğünü gördüler ve "Ey Fatıma önce ağladığını daha sonra da güldüğünü gördük." dediler. Fatıma: "O bana, ölümünün kendisine bildirildiğini söyledi. Ben bunun üzerine ağladım. Sonra o, "Ağlama çünkü bana ilk kavuşacak olan sensin." dedi. Bunun için de güldüm." dedi.


    Resulullah buyurdu ki: "Allanın yardımı ve fetih geldiği zaman işte Ye*men halkı geldi. Onlar, kalbleri en yumuşak insanlardır. İman Yemenlidir, Hik*met de Yemenlidir."[6]


    Taberi´nin rivayetinde hadisin son bölümü şöyledir: "Yemen halkı geldi." Denildi ki: "Ey Allahın Resulü, Yemen halkı nedir " Resululllah, "Onlar kalble*ri ince, tabiatları yumuşak bir kavimdir. İman Yemenlidir, Fıkıh Yemenlidir, Hikmet Yemenlidir."


    Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:


    "Resulullah: "Allahı hamd ile teşbih ederim. Ondaiî af diier ve ona tevbe ederim." duasni çok söyler oldu. Dedim ki:, "Ey Allahın Resulü, senin: "Allahı hamd ile teşbih ederim. On*dan af diler ve ona tevbe ederim." sözünü çokça söylediğini görüyorum." Resu*lullah: "Rabbim bana, ümmetimde bir alâmet göreceğimi bildinnişti. Onu gör*düğümde: "Allahı hamd ile teşbih ederim. Ondan af diler ve ona tevbe ederim." sözünü çokça söyleyecektim. Ben onu gördüm. O da: "Allahın yardımı ve fetih (Mekke´nin fethi) geldiği zaman, insanların, Allahın dinine bölük bölük girdik*lerini gördüğün zaman rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphe*siz o, tevbeleri çokça kabul edendir." süresidir." dedi.[7]


    Ümmü Seleme, Ebul Âliye, Amr b. el-Ass, Abdullah b. Mes´ud ve diğer müfessirler bu surenin inişinden sonra ResululUıhın, Allahı hamd ile çokça teş*bih ettiğini rivayet etmişlerdir.[8]






    Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla.






    1-3- Ey Muhammcd, Allahın yardımı ve fetih geldiği ve insanların, Allahın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman, Rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz o, tevbeleri çokça kabul edendir.


    Ey Muhammed, Kureyşe karşı sana Allahın zaferi geldiği ve Mekke´nin fethedildiği zaman insanların ve Yemen halkının grup grup, Allahın dini olan İslama girdiklerini gördüğünde rabbini överek, layık olmadığı sıfatlardan tenzih et ve ondan mağfiret dile. Zira o, tevbeleri çokça kabul edendir.[9]










    --------------------------------------------------------------------------------


    [1] Tirmizi, K. Fadail el-Kuran, bab: 10, Hadis no: 2895


    [2] Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1


    [3] Bkz. Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1


    [4] Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.I, S.217


    [5] Buhari. K. Tefsir el-Kur´an. Sure: 110, bab: 3


    [6] Darimi, K el- Mukaddime, bab: 14


    [7] Müslim, K.es-Salah, bah: 220, Hadis no: 484


    [8] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/254-259.


    [9] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/259.





+ Yorum Gönder