Konusunu Oylayın.: Nas suresi ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 7 kişi
Nas suresi ile ilgili hadisler
  1. 30.Ocak.2013, 19:44
    1
    Misafir

    Nas suresi ile ilgili hadisler






    Nas suresi ile ilgili hadisler Mumsema Nas suresi ile ilgili hadislere ihtiyacım var bana Nasr suresi hakkında hadisler yayımlar mısınız ?


  2. 30.Ocak.2013, 19:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Nas suresi ile ilgili hadislere ihtiyacım var bana Nasr suresi hakkında hadisler yayımlar mısınız ?

  3. 07.Şubat.2013, 01:33
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,592
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 69
    Bulunduğu yer: Almanya

    Cevap: nas suresi ile ilgili hadisler




    Nasr Suresi
    Nasr suresi üç âyettir ve Medine´de nazil olmuştur.


    Enes b. Malik diyor ki:
    "Resulullah, sahabelerinden bir adama: "Ey filan evlendin mi " dedi.
    Adam: "Hayır vallahi ya Resulullah, benim evlenecek hiçbir şeyim yok." dedi.
    Resulullah : "Sende yok mu " dedi.
    Adam: "Evet var." dedi.
    Resulullah:"O, Kur´anın üçte biridir." dedi ve buyurdu ki: "Sende yok mu "
    Adam: "Evet var." dedi. Resulullah: "O, Kur´anın dörtte biridir, "dedi.[1]

    Hz. Aişe diyor ki: Nasr suresi indikten sonra Resulullah hiçbir namaz kılmadı ki onun içinde "Ey rabbim, seni teşbih eder ve sana hamd ederim. Ey Allah'ım sen beni affet." demiş olmasın.[2]

    Hadisin diğer bir rivayetinde de Resulullahın bu duayı, namazın rüku ve sücudlannda okuduğu rivayet edilmiştir.[3]
    Abdullah b. Abbas diyor ki: Nasr suresi nazil olunca Resulullah: "Kendi ölümüm kendime bildirildi." buyurdu ve bu surenin indiği yılda ruhunun alınacağını beyan etmiş oldu.[4]

    Said b. Cübeyr, Abdullah b. Abbas´ın şunları söylediğini rivayet ediyor:
    "Ömer, Bedir´e katılan yaşlı kişilerle birlikte beni meclisinde bulunduruyordu. Bazıları da bu durumdan dolayı kızar gibi oldular. Dediler ki: "Niçin bu*nu aramıza katıyorsun Bizim, bunun kadar oğullarımız var." Ömer dedi ki: "Bunun, sizin de bildiğiniz gibi belli bir mevkii vardır." Abdullah b. Abbas diyor ki: "Birgün Ömer yine beni davet etti ve onların içinde bulundurdu."
    Abdullah b. Abbas devamla diyor ki: "Ben, Ömer´in, beni onlara göstermek için çağırdığını anladım.
    Ömer, Allah tealanın "Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman" kelamı hakkında ne diyorsunuz " diye sordu.
    Orada bulunanlardan bir kısmı: "Bize zafer geldiği ve fetih lütfedildiği zaman Allah'a hamd etmemiz ve ondan af dilememiz emrolunmuştur." dediler.
    Diğer bir kısmı ise sustu, hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine Ömer bana: "Ey İbn-i Abbas, sen de böyle mi söylüyorsun " dedi. Dedim ki: "Hayır." Dedi ki: "O halde ne diyorsun "
    Dedim ki: "Bu sure Rasulullahın ecelidir. Allah bunu ona haber vererek buyurdu ki: "Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman bu senin ecelinin alametidir. Rabbini hamd ile tespih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz ki o, tövbeleri çokça kabul edendir."
    Bunun üzerine Ömer dedi ki: "Bende bun*dan ancak senin söylediğin manayı anlıyorum."

    - Abdullah b. Abbas diyor ki: Nasr suresi inince Resulullah Fatıma´yı çağırdı.
    Ona: "Ölüm haberim bana bildirildi." dedi. Bunun üzerine Fatıma ağladı. Resulullah: "Ağlama. Çünkü bana ilk kavuşacak sensin." dedi. Bunun üzerine Fatıma güldü. Resulullahm hanımlarından bazıları da onun güldüğünü gördüler ve "Ey Fatıma önce ağladığını daha sonra da güldüğünü gördük." dediler. Fatıma: "O bana, ölümünün kendisine bildirildiğini söyledi. Ben bunun üzerine ağladım. Sonra o, "Ağlama çünkü bana ilk kavuşacak olan sensin." dedi. Bunun için de güldüm." dedi.
    Resulullah buyurdu ki: "Allanın yardımı ve fetih geldiği zaman işte Ye*men halkı geldi. Onlar, kalbleri en yumuşak insanlardır. İman Yemenlidir, Hik*met de Yemenlidir."[6]

    Taberi´nin rivayetinde hadisin son bölümü şöyledir: "Yemen halkı geldi." Denildi ki: "Ey Allahın Resulü, Yemen halkı nedir " Resululllah, "Onlar kalble*ri ince, tabiatları yumuşak bir kavimdir. İman Yemenlidir, Fıkıh Yemenlidir, Hikmet Yemenlidir."

    Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:
    "Resulullah: "Allahı hamd ile teşbih ederim. Ondan af diler ve ona tövbe ederim." duasını çok söyler oldu.
    Dedim ki:, "Ey Allah'ın Resulü, senin: "Allah'ı hamd ile tespih ederim. Ondan af diler ve ona tövbe ederim." sözünü çokça söylediğini görüyorum."
    Resulullah: "Rabbim bana, ümmetimde bir alâmet göreceğimi bildirmişti. Onu gördüğümde: "Allah'ı hamd ile tesbih ederim. Ondan af diler ve ona tevbe ederim." sözünü çokça söyleyecektim.
    Ben onu gördüm. O da: "Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke´nin fethi) geldiği zaman, insanların, Allah'ın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman rabbini hamd ile tesbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz o, tevbeleri çokça kabul edendir." süresidir." dedi.[7]

    Ümmü Seleme, Ebul Âliye, Amr b. el-Ass, Abdullah b. Mes´ud ve diğer müfessirler bu surenin inişinden sonra Rasulullahın, Allah'ı hamd ile çokça tesbih ettiğini rivayet etmişlerdir.[8]

    NASR SURESİ MEALİ
    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
    1-3- Ey Muhammed, Allah'ın yardımı ve fetih geldiği ve insanların, Allah'ın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman, Rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz o, tevbeleri çokça kabul edendir.

    Ey Muhammed, Kureyşe karşı sana Allahın zaferi geldiği ve Mekke´nin fethedildiği zaman insanların ve Yemen halkının grup grup, Allahın dini olan İslama girdiklerini gördüğünde rabbini överek, layık olmadığı sıfatlardan tenzih et ve ondan mağfiret dile. Zira o, tevbeleri çokça kabul edendir.[9]


    Kaynak:
    [1] Tirmizi, K. Fadail el-Kuran, bab: 10, Hadis no: 2895
    [2] Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1
    [3] Bkz. Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1
    [4] Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.I, S.217
    [5] Buhari. K. Tefsir el-Kur´an. Sure: 110, bab: 3
    [6] Darimi, K el- Mukaddime, bab: 14
    [7] Müslim, K.es-Salah, bah: 220, Hadis no: 484
    [8] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/254-259.
    [9] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/259.


  4. 07.Şubat.2013, 01:33
    2
    Aciz Kul



    Nasr Suresi
    Nasr suresi üç âyettir ve Medine´de nazil olmuştur.


    Enes b. Malik diyor ki:
    "Resulullah, sahabelerinden bir adama: "Ey filan evlendin mi " dedi.
    Adam: "Hayır vallahi ya Resulullah, benim evlenecek hiçbir şeyim yok." dedi.
    Resulullah : "Sende yok mu " dedi.
    Adam: "Evet var." dedi.
    Resulullah:"O, Kur´anın üçte biridir." dedi ve buyurdu ki: "Sende yok mu "
    Adam: "Evet var." dedi. Resulullah: "O, Kur´anın dörtte biridir, "dedi.[1]

    Hz. Aişe diyor ki: Nasr suresi indikten sonra Resulullah hiçbir namaz kılmadı ki onun içinde "Ey rabbim, seni teşbih eder ve sana hamd ederim. Ey Allah'ım sen beni affet." demiş olmasın.[2]

    Hadisin diğer bir rivayetinde de Resulullahın bu duayı, namazın rüku ve sücudlannda okuduğu rivayet edilmiştir.[3]
    Abdullah b. Abbas diyor ki: Nasr suresi nazil olunca Resulullah: "Kendi ölümüm kendime bildirildi." buyurdu ve bu surenin indiği yılda ruhunun alınacağını beyan etmiş oldu.[4]

    Said b. Cübeyr, Abdullah b. Abbas´ın şunları söylediğini rivayet ediyor:
    "Ömer, Bedir´e katılan yaşlı kişilerle birlikte beni meclisinde bulunduruyordu. Bazıları da bu durumdan dolayı kızar gibi oldular. Dediler ki: "Niçin bu*nu aramıza katıyorsun Bizim, bunun kadar oğullarımız var." Ömer dedi ki: "Bunun, sizin de bildiğiniz gibi belli bir mevkii vardır." Abdullah b. Abbas diyor ki: "Birgün Ömer yine beni davet etti ve onların içinde bulundurdu."
    Abdullah b. Abbas devamla diyor ki: "Ben, Ömer´in, beni onlara göstermek için çağırdığını anladım.
    Ömer, Allah tealanın "Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman" kelamı hakkında ne diyorsunuz " diye sordu.
    Orada bulunanlardan bir kısmı: "Bize zafer geldiği ve fetih lütfedildiği zaman Allah'a hamd etmemiz ve ondan af dilememiz emrolunmuştur." dediler.
    Diğer bir kısmı ise sustu, hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine Ömer bana: "Ey İbn-i Abbas, sen de böyle mi söylüyorsun " dedi. Dedim ki: "Hayır." Dedi ki: "O halde ne diyorsun "
    Dedim ki: "Bu sure Rasulullahın ecelidir. Allah bunu ona haber vererek buyurdu ki: "Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman bu senin ecelinin alametidir. Rabbini hamd ile tespih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz ki o, tövbeleri çokça kabul edendir."
    Bunun üzerine Ömer dedi ki: "Bende bun*dan ancak senin söylediğin manayı anlıyorum."

    - Abdullah b. Abbas diyor ki: Nasr suresi inince Resulullah Fatıma´yı çağırdı.
    Ona: "Ölüm haberim bana bildirildi." dedi. Bunun üzerine Fatıma ağladı. Resulullah: "Ağlama. Çünkü bana ilk kavuşacak sensin." dedi. Bunun üzerine Fatıma güldü. Resulullahm hanımlarından bazıları da onun güldüğünü gördüler ve "Ey Fatıma önce ağladığını daha sonra da güldüğünü gördük." dediler. Fatıma: "O bana, ölümünün kendisine bildirildiğini söyledi. Ben bunun üzerine ağladım. Sonra o, "Ağlama çünkü bana ilk kavuşacak olan sensin." dedi. Bunun için de güldüm." dedi.
    Resulullah buyurdu ki: "Allanın yardımı ve fetih geldiği zaman işte Ye*men halkı geldi. Onlar, kalbleri en yumuşak insanlardır. İman Yemenlidir, Hik*met de Yemenlidir."[6]

    Taberi´nin rivayetinde hadisin son bölümü şöyledir: "Yemen halkı geldi." Denildi ki: "Ey Allahın Resulü, Yemen halkı nedir " Resululllah, "Onlar kalble*ri ince, tabiatları yumuşak bir kavimdir. İman Yemenlidir, Fıkıh Yemenlidir, Hikmet Yemenlidir."

    Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:
    "Resulullah: "Allahı hamd ile teşbih ederim. Ondan af diler ve ona tövbe ederim." duasını çok söyler oldu.
    Dedim ki:, "Ey Allah'ın Resulü, senin: "Allah'ı hamd ile tespih ederim. Ondan af diler ve ona tövbe ederim." sözünü çokça söylediğini görüyorum."
    Resulullah: "Rabbim bana, ümmetimde bir alâmet göreceğimi bildirmişti. Onu gördüğümde: "Allah'ı hamd ile tesbih ederim. Ondan af diler ve ona tevbe ederim." sözünü çokça söyleyecektim.
    Ben onu gördüm. O da: "Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke´nin fethi) geldiği zaman, insanların, Allah'ın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman rabbini hamd ile tesbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz o, tevbeleri çokça kabul edendir." süresidir." dedi.[7]

    Ümmü Seleme, Ebul Âliye, Amr b. el-Ass, Abdullah b. Mes´ud ve diğer müfessirler bu surenin inişinden sonra Rasulullahın, Allah'ı hamd ile çokça tesbih ettiğini rivayet etmişlerdir.[8]

    NASR SURESİ MEALİ
    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
    1-3- Ey Muhammed, Allah'ın yardımı ve fetih geldiği ve insanların, Allah'ın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman, Rabbini hamd ile teşbih et ve ondan mağfiret dile. Şüphesiz o, tevbeleri çokça kabul edendir.

    Ey Muhammed, Kureyşe karşı sana Allahın zaferi geldiği ve Mekke´nin fethedildiği zaman insanların ve Yemen halkının grup grup, Allahın dini olan İslama girdiklerini gördüğünde rabbini överek, layık olmadığı sıfatlardan tenzih et ve ondan mağfiret dile. Zira o, tevbeleri çokça kabul edendir.[9]


    Kaynak:
    [1] Tirmizi, K. Fadail el-Kuran, bab: 10, Hadis no: 2895
    [2] Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1
    [3] Bkz. Buhari, K. Tefsir el-Kur´an, Sure: 110, bab: 1
    [4] Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.I, S.217
    [5] Buhari. K. Tefsir el-Kur´an. Sure: 110, bab: 3
    [6] Darimi, K el- Mukaddime, bab: 14
    [7] Müslim, K.es-Salah, bah: 220, Hadis no: 484
    [8] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/254-259.
    [9] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/259.




+ Yorum Gönder