Konusunu Oylayın.: Nasr suresi indiriliş sebebi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 14 kişi
Nasr suresi indiriliş sebebi
  1. 30.Ocak.2013, 19:43
    1
    Misafir

    Nasr suresi indiriliş sebebi






    Nasr suresi indiriliş sebebi Mumsema Nasr suresi indiriliş sebebi nedir Nasr suresinin neden nazil olduğu hakkında bilgiler verir misiniz ?


  2. 30.Ocak.2013, 19:43
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Nasr suresi indiriliş sebebi nedir Nasr suresinin neden nazil olduğu hakkında bilgiler verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Maun suresi ne zaman indirilmiştir ve indiriliş sebebi nedir?

    - Amenerrasulü indiriliş sebebi

    - Bakara suresi'nin indiriliş sebebi nedir?

    - Ayetel kürsi indiriliş sebebi

    - Kafirun suresi indiriliş sebebi

  3. 06.Şubat.2013, 17:40
    2
    Hanzala
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ocak.2012
    Üye No: 93817
    Mesaj Sayısı: 375
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: nasr suresi indiriliş sebebi




    nasr suresi indiriliş sebebi


    Nasr Süresi Nüzul Sebebi

    Müfessirlerin tesbit ve icmaıyla tamamı Medine'de inmiştir. [1]
    Allâme Zemahşerî'ye göre: Bu sûre. Veda Haccı'nda Minâ'da inmiş ve o bakımdan Medine'de indiğine hükmedilmiştir. Yapılan tesbite göre, Tevbe Sûresi'nden sonra inmiş ve bundan sonra başka bir sûre inmemiş*tir.[2]

    Bu surenin nüzul zamanı ile ilgili rivayetler:
    1- Müslim'in Ebu Bekr ibn Ebi Şeybe, Harun ibn Abdullah ve Abd ibn Humeyd kanalıyla Ubeydullah ibn Abdullah ibn Utbe'den rivayetinde o şöyle anlatıyor:
    İbn Abbâs bana:
    "Ey İbn Utbe, Kur'ân’dan son nazil olan sûreyi bili*yor musun?" diye sormuştu. Ben:
    "Evet, Allah'ın nusratı ve fetih geldiğinde..." süresidir." dedim.
    "Doğru söyledin." dedi.[3]
    2- Bu hadisi Neseî de Muhammed ibn İsmail kanalıyla Ubeydullah ibn Ab*dullah ibn Utbe'den rivayetle tahric etmiştir.[4]
    3- Hafız Ebu Bekr el-Bezzâr ve Beyhakî'nin rivayet ettikleri bir haberde sû*renin nüzul vakti olarak Veda haccındaki teşrik günlerinin ortasındaki gün ve*rilmektedir.[5]
    4- Rivayete göne Hz. Peygamber (sa) bu sûrenin inmesinden sonra 60 gün daha yaşamış ve bu süre içinde hiç güldüğü görülme*miş.[6]
    5- Vahidî ise İbn Abbâs'tan rivayetle Sûrenin, Hz. Peygam*ber (sa)'in Huneyn Gazvesinden dönüşünde nazil olduğunu ve Sûrenin nüzu*lünden sonra Hz. Peygamber (sa)'in daha iki sene yaşadığını söyler.[7]
    Buna göre elbette Sûre, Kur'ân'dan son nazil olan değildir[8]
    6- İbn Abbâs'ın "Bütün Kur'ân'dan en son nazil olan sûre "Allah'ın nusratı ve fetih geldiğinde..." süresidir." sözü Taberânî tarafından da rivayet edilmiştir.[9]
    7- Mekke'nin fethi sekizinci yılın ramazanında idi. Bu sure, onuncu yılda indi. Peygamberimiz'in surenin inmesinden sonra yetmiş gün yaşadı*ğı rivayet edilmiştir. Onuncu yılın rabiulevvel ayında vefat etti. Bunun için de Tevdi' (uğurlama) suresi diye anıldı.
    8- Bu sure Mekke'nin fethinden önce inmiştir; Rasulullah (s.a.)'a Mekkelilere karşı kendisine yardım edileceğine, orayı fethedeceğine dair müjdedir. Bunun benzeri de şu ayettir: "Herhalde o Kur'an'ı senin üzerine farz kılan seni dönülecek yere döndürecektir." (Kasas, 28/85). "Allah'ın nus*reti ve fetih gelince."sözü, gelecek zamanı ifade etmektedir.
    Buna göre de vukuundan önce Mekke'nin fethinden haber verilmesi, mu*cize olarak gaibten haber verilmesi olup nübüvvet alâmetlerindendir.[10]
    9- Zahir olan, İbni Ömer'in sözünden hareketle birinci görüştür: Bu sure Veda haccında Mina'da indi. Sonra da: "Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım." (Maide, 5/3) ayeti indi. Bu iki ayetten sonra Peygamber (s.a.) seksen gün yaşadı. Bundan sonra: "Andolsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki..." (Tevbe, 9/128) ayeti indi. Bundan sonra otuzbeş gün yaşadı. Ardından: "Öyle bir günden sakı*nın ki o gün Allah'a döndürüleceksiniz." (Bakara, 2/281) ayeti indi. Ondan sonra yirmi bir gün yaşadı. Mukatil, yedi gün yaşadığını söyledi.[11]
    10- Razi ise doğru kabul edilen görüşün surenin Mekke'nin fethinden önce indiği şeklinde olduğunu söylemiştir.[12]

    1-3. "Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın di*nine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbelerî daima kabul edendir."

    Surenin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
    1- Said b. Muhammed el-Müezzin, Ömer b. Ebî Cafer el-Mukrî'den, o Hasan b. Süryan'dan, o Âbdulaziz b. Sellam'dan, o İshak b. Abdillah b. Keysan'dan, o babası İkrime'den, o da İbn Abbas'tan bize şu rivayette bulundu;
    "Rasulullah (s.a.v.), Huneyn Gazvesi'nden geldiğinde, Allah Teala bu sûreyi indirdi. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
    "Ey Ali b. Ebî Talib, ey Fatıma, şüphesiz Allah'ın yardımı ve fethi geldi. Ben insanların Allah'ın Dini'ne bölük bölük girdiğini gördüm. Rabbimi hamd ile tesbih ederim. Çünkü O tevbeleri çokça kabul edendir."[13]
    2- Abdürrezzak'ın kendi Musannaf'ında Ma'mer'den, onun da Zührî'den yaptığı rivayete göre : Resûlüllah (a.s.) Efendimiz, fetih yılında ünlü ku*mandan Hâlid b. Velîd'i (r.a.) bir bölük mücahidle (öncü kuvvet olarak) Mekke'ye gönderdi. Halid b. Velid (r.a.) Mekke'nin alt kısmında, İslâm kuvvetlerine karşı koymak üzere saf bağlayıp bekleyen Kureyşlilerle savaş*tı ve kısa zamanda onları -Allah'ın yardım ve izniyle- hezimete uğrattı. Böylece artık silâh kullanmaya gerek kalmadı ve Resûlüllah'ın (A.S.) fethi gercekleştirmesiyle birlikte Mekkeli'ler de Allah'ın son dinine girmeye baş*ladılar. Derken Nasr Sûresi indi. [14]
    3- Buhari ve diğerleri İbni Abbas'tan rivayet ettiler. Diyor ki:
    "Ömer b. Hattab (r.a.) beni Bedir'in büyüklerinin yanına götürürdü. Bazısı bundan hoşlanmazdı. Bir gün beni çağırıp onlarla oturttu. " İbni Abbas diyor ki: "O gün beni onlara göstermekten başka bir şey için çağırmadığını anladım. " Şöyle dedi:
    "Allah Tealâ'nın "Allah'ın nusreti ve fetih geldiği zaman." ayeti hakkında ne diyorsunuz?" Bazıları:
    "Bize zafer geldiği ve fetih nasip oldu*ğunda tesbih ve istiğfarla emrolunduk," dediler. Bazıları da susup bir şey demedi. Bana:
    "Sen böyle mi diyorsun, İbni Abbas?" dedi.
    "Hayır," dedim.
    "Ne diyorsun?" dedi. Dedim ki:
    "O Rasulullah (s.a.)'ın ecelidir. Allah ona ecelini bildirmiş, "Allah'ın nusreti ve fetih geldiği zaman." buyurmuştur. Bu eceli*nin alâmetidir. "Hemen Rabbini hamd ile, tesbih et. O'nun yarlığamasını iste. Şüphesiz ki O, tevbeleri çok kabul edendir." [15]



  4. 06.Şubat.2013, 17:40
    2
    Devamlı Üye



    nasr suresi indiriliş sebebi


    Nasr Süresi Nüzul Sebebi

    Müfessirlerin tesbit ve icmaıyla tamamı Medine'de inmiştir. [1]
    Allâme Zemahşerî'ye göre: Bu sûre. Veda Haccı'nda Minâ'da inmiş ve o bakımdan Medine'de indiğine hükmedilmiştir. Yapılan tesbite göre, Tevbe Sûresi'nden sonra inmiş ve bundan sonra başka bir sûre inmemiş*tir.[2]

    Bu surenin nüzul zamanı ile ilgili rivayetler:
    1- Müslim'in Ebu Bekr ibn Ebi Şeybe, Harun ibn Abdullah ve Abd ibn Humeyd kanalıyla Ubeydullah ibn Abdullah ibn Utbe'den rivayetinde o şöyle anlatıyor:
    İbn Abbâs bana:
    "Ey İbn Utbe, Kur'ân’dan son nazil olan sûreyi bili*yor musun?" diye sormuştu. Ben:
    "Evet, Allah'ın nusratı ve fetih geldiğinde..." süresidir." dedim.
    "Doğru söyledin." dedi.[3]
    2- Bu hadisi Neseî de Muhammed ibn İsmail kanalıyla Ubeydullah ibn Ab*dullah ibn Utbe'den rivayetle tahric etmiştir.[4]
    3- Hafız Ebu Bekr el-Bezzâr ve Beyhakî'nin rivayet ettikleri bir haberde sû*renin nüzul vakti olarak Veda haccındaki teşrik günlerinin ortasındaki gün ve*rilmektedir.[5]
    4- Rivayete göne Hz. Peygamber (sa) bu sûrenin inmesinden sonra 60 gün daha yaşamış ve bu süre içinde hiç güldüğü görülme*miş.[6]
    5- Vahidî ise İbn Abbâs'tan rivayetle Sûrenin, Hz. Peygam*ber (sa)'in Huneyn Gazvesinden dönüşünde nazil olduğunu ve Sûrenin nüzu*lünden sonra Hz. Peygamber (sa)'in daha iki sene yaşadığını söyler.[7]
    Buna göre elbette Sûre, Kur'ân'dan son nazil olan değildir[8]
    6- İbn Abbâs'ın "Bütün Kur'ân'dan en son nazil olan sûre "Allah'ın nusratı ve fetih geldiğinde..." süresidir." sözü Taberânî tarafından da rivayet edilmiştir.[9]
    7- Mekke'nin fethi sekizinci yılın ramazanında idi. Bu sure, onuncu yılda indi. Peygamberimiz'in surenin inmesinden sonra yetmiş gün yaşadı*ğı rivayet edilmiştir. Onuncu yılın rabiulevvel ayında vefat etti. Bunun için de Tevdi' (uğurlama) suresi diye anıldı.
    8- Bu sure Mekke'nin fethinden önce inmiştir; Rasulullah (s.a.)'a Mekkelilere karşı kendisine yardım edileceğine, orayı fethedeceğine dair müjdedir. Bunun benzeri de şu ayettir: "Herhalde o Kur'an'ı senin üzerine farz kılan seni dönülecek yere döndürecektir." (Kasas, 28/85). "Allah'ın nus*reti ve fetih gelince."sözü, gelecek zamanı ifade etmektedir.
    Buna göre de vukuundan önce Mekke'nin fethinden haber verilmesi, mu*cize olarak gaibten haber verilmesi olup nübüvvet alâmetlerindendir.[10]
    9- Zahir olan, İbni Ömer'in sözünden hareketle birinci görüştür: Bu sure Veda haccında Mina'da indi. Sonra da: "Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım." (Maide, 5/3) ayeti indi. Bu iki ayetten sonra Peygamber (s.a.) seksen gün yaşadı. Bundan sonra: "Andolsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki..." (Tevbe, 9/128) ayeti indi. Bundan sonra otuzbeş gün yaşadı. Ardından: "Öyle bir günden sakı*nın ki o gün Allah'a döndürüleceksiniz." (Bakara, 2/281) ayeti indi. Ondan sonra yirmi bir gün yaşadı. Mukatil, yedi gün yaşadığını söyledi.[11]
    10- Razi ise doğru kabul edilen görüşün surenin Mekke'nin fethinden önce indiği şeklinde olduğunu söylemiştir.[12]

    1-3. "Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın di*nine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbelerî daima kabul edendir."

    Surenin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
    1- Said b. Muhammed el-Müezzin, Ömer b. Ebî Cafer el-Mukrî'den, o Hasan b. Süryan'dan, o Âbdulaziz b. Sellam'dan, o İshak b. Abdillah b. Keysan'dan, o babası İkrime'den, o da İbn Abbas'tan bize şu rivayette bulundu;
    "Rasulullah (s.a.v.), Huneyn Gazvesi'nden geldiğinde, Allah Teala bu sûreyi indirdi. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
    "Ey Ali b. Ebî Talib, ey Fatıma, şüphesiz Allah'ın yardımı ve fethi geldi. Ben insanların Allah'ın Dini'ne bölük bölük girdiğini gördüm. Rabbimi hamd ile tesbih ederim. Çünkü O tevbeleri çokça kabul edendir."[13]
    2- Abdürrezzak'ın kendi Musannaf'ında Ma'mer'den, onun da Zührî'den yaptığı rivayete göre : Resûlüllah (a.s.) Efendimiz, fetih yılında ünlü ku*mandan Hâlid b. Velîd'i (r.a.) bir bölük mücahidle (öncü kuvvet olarak) Mekke'ye gönderdi. Halid b. Velid (r.a.) Mekke'nin alt kısmında, İslâm kuvvetlerine karşı koymak üzere saf bağlayıp bekleyen Kureyşlilerle savaş*tı ve kısa zamanda onları -Allah'ın yardım ve izniyle- hezimete uğrattı. Böylece artık silâh kullanmaya gerek kalmadı ve Resûlüllah'ın (A.S.) fethi gercekleştirmesiyle birlikte Mekkeli'ler de Allah'ın son dinine girmeye baş*ladılar. Derken Nasr Sûresi indi. [14]
    3- Buhari ve diğerleri İbni Abbas'tan rivayet ettiler. Diyor ki:
    "Ömer b. Hattab (r.a.) beni Bedir'in büyüklerinin yanına götürürdü. Bazısı bundan hoşlanmazdı. Bir gün beni çağırıp onlarla oturttu. " İbni Abbas diyor ki: "O gün beni onlara göstermekten başka bir şey için çağırmadığını anladım. " Şöyle dedi:
    "Allah Tealâ'nın "Allah'ın nusreti ve fetih geldiği zaman." ayeti hakkında ne diyorsunuz?" Bazıları:
    "Bize zafer geldiği ve fetih nasip oldu*ğunda tesbih ve istiğfarla emrolunduk," dediler. Bazıları da susup bir şey demedi. Bana:
    "Sen böyle mi diyorsun, İbni Abbas?" dedi.
    "Hayır," dedim.
    "Ne diyorsun?" dedi. Dedim ki:
    "O Rasulullah (s.a.)'ın ecelidir. Allah ona ecelini bildirmiş, "Allah'ın nusreti ve fetih geldiği zaman." buyurmuştur. Bu eceli*nin alâmetidir. "Hemen Rabbini hamd ile, tesbih et. O'nun yarlığamasını iste. Şüphesiz ki O, tevbeleri çok kabul edendir." [15]






+ Yorum Gönder