Konusunu Oylayın.: Allah geleceği bilir hakkında Ayetler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Allah geleceği bilir hakkında Ayetler
  1. 06.Ocak.2013, 18:22
    1
    Misafir

    Allah geleceği bilir hakkında Ayetler






    Allah geleceği bilir hakkında Ayetler Mumsema Allah geleceği bilir hakkında Ayetlere ihtiyacım var bana Allahın gaybı bileceği hakkında ayetler yayımlar mısınız ?


  2. 06.Ocak.2013, 18:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 06.Ocak.2013, 18:26
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah geleceği bilir hakkında Ayetler




    Bu Allah'ın vadettiğidir. Allah vadinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler. (Rum 36)

    ...Allah, vadinden asla dönmez. (Ra’d 31)

    Rabbimizin yukarıdaki ilâhi beyanlarını tekrar tekrar okuyalım ve şu gerçeği anlayalım:

    “Allah bir konuda bir vaadde bulunmuşsa, mutlaka o vaadini gerçekleştirecektir.”

    Çünkü vaadinde durmamak ya yalancılıktan ya da acizlikten kaynaklanır. Mutlak Kudret sahibi ve Sonsuz Doğru olan Rabbimiz, bu sıfatları gereği “vaadinde asla hilaf etmez.” Yani Rabbimiz kesinlikle yalan söylemez.”

    Kur’an’ın bu temel hükmünden yola çıktığımızda, aşağıdaki ayetlerde Rabbimizin kesinlikle yalan söylemediğini mutlak bir şekilde anlarız:

    “…Bu, muhakkak ki Allah’ın, göklerde ne var, yerde ne varsa bildiğini ve şübhesiz Allah’ın, herşeyi hakkıyla bilici olduğunu (sizin de) bilmeniz içindir.” (Maide 97)

    “Allah, her dişinin neye gebe kalacağını ve rahimlerin neyi eksiltip, neyi ziyâde edeceğini bilir. Çünki O’nun katında her şey (kader olarak yazılı) bir ölçü iledir.” (Rad 8)

    Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. (Bakara 30)

    “…Allah'tan korkun. Bilesiniz ki Allah, her şeyi bilir” (Bakara 231)

    “Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır. (Lokman 34)

    Yukarıdaki ayetler ve daha onlarcası ortaya koymaktadır ki, “Allah her şeyi bilir!”

    Her şey kavramının genişliğini ortaya koymak için şunu söylesek yeter sanırım: “Her şeyin dışında hiçbir şey yoktur!”

    Kur’ân-ı Kerim ise “lâ raybe fih” yani içinde hiçbir şüphe bulunmayan kelam-ı ezeli olduğuna göre, Kur’an’da her ne belirtiliyorsa şüphesiz kesinlikle doğrudur.

    Her şeyi bildiğini tekrar tekrar ifade eden Allah’ın, kulların gelecekte yapacaklarını bilemediğini iddia eden kişi açıkça, “Allah vaadinde hilaf etmiştir” yani haşa “Allah yalan söylemiştir” demektedir.

    Kaldı ki Allah’ı zaman, mekan gibi “mahluk” boyutların içine hapsetmek, çok açık bir akıl tutulmasını gösterir.

    Allah’ın geleceği bilemeyeceği iddiası, Allah, mahlukları için yarattığı sınırlarla sınırlıdır demek kadar hakikat dışı bir sözdür.

    Kur’an’da kendisini “Evvel”, “Ahir”, “Zahir”, “Bâtın” olarak tanıtan bir Allah’ın 1400 yıl sonra bile geçmiş, gelecek, uzay, uzam gibi sınırlamalarla mukayyed olmadığını anlayamayanların olduğunu görmek çok acıdır.


    Oğuz Düzgün



  4. 06.Ocak.2013, 18:26
    2
    Silent and lonely rains



    Bu Allah'ın vadettiğidir. Allah vadinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler. (Rum 36)

    ...Allah, vadinden asla dönmez. (Ra’d 31)

    Rabbimizin yukarıdaki ilâhi beyanlarını tekrar tekrar okuyalım ve şu gerçeği anlayalım:

    “Allah bir konuda bir vaadde bulunmuşsa, mutlaka o vaadini gerçekleştirecektir.”

    Çünkü vaadinde durmamak ya yalancılıktan ya da acizlikten kaynaklanır. Mutlak Kudret sahibi ve Sonsuz Doğru olan Rabbimiz, bu sıfatları gereği “vaadinde asla hilaf etmez.” Yani Rabbimiz kesinlikle yalan söylemez.”

    Kur’an’ın bu temel hükmünden yola çıktığımızda, aşağıdaki ayetlerde Rabbimizin kesinlikle yalan söylemediğini mutlak bir şekilde anlarız:

    “…Bu, muhakkak ki Allah’ın, göklerde ne var, yerde ne varsa bildiğini ve şübhesiz Allah’ın, herşeyi hakkıyla bilici olduğunu (sizin de) bilmeniz içindir.” (Maide 97)

    “Allah, her dişinin neye gebe kalacağını ve rahimlerin neyi eksiltip, neyi ziyâde edeceğini bilir. Çünki O’nun katında her şey (kader olarak yazılı) bir ölçü iledir.” (Rad 8)

    Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. (Bakara 30)

    “…Allah'tan korkun. Bilesiniz ki Allah, her şeyi bilir” (Bakara 231)

    “Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır. (Lokman 34)

    Yukarıdaki ayetler ve daha onlarcası ortaya koymaktadır ki, “Allah her şeyi bilir!”

    Her şey kavramının genişliğini ortaya koymak için şunu söylesek yeter sanırım: “Her şeyin dışında hiçbir şey yoktur!”

    Kur’ân-ı Kerim ise “lâ raybe fih” yani içinde hiçbir şüphe bulunmayan kelam-ı ezeli olduğuna göre, Kur’an’da her ne belirtiliyorsa şüphesiz kesinlikle doğrudur.

    Her şeyi bildiğini tekrar tekrar ifade eden Allah’ın, kulların gelecekte yapacaklarını bilemediğini iddia eden kişi açıkça, “Allah vaadinde hilaf etmiştir” yani haşa “Allah yalan söylemiştir” demektedir.

    Kaldı ki Allah’ı zaman, mekan gibi “mahluk” boyutların içine hapsetmek, çok açık bir akıl tutulmasını gösterir.

    Allah’ın geleceği bilemeyeceği iddiası, Allah, mahlukları için yarattığı sınırlarla sınırlıdır demek kadar hakikat dışı bir sözdür.

    Kur’an’da kendisini “Evvel”, “Ahir”, “Zahir”, “Bâtın” olarak tanıtan bir Allah’ın 1400 yıl sonra bile geçmiş, gelecek, uzay, uzam gibi sınırlamalarla mukayyed olmadığını anlayamayanların olduğunu görmek çok acıdır.


    Oğuz Düzgün






+ Yorum Gönder