+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Sure ve Ayetler Kategorisinden Kerahat vakti ile ilgili ayetler var mıdır bu sadece hadiste geçen bir şey midir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Kerahat vakti ile ilgili ayetler var mıdır bu sadece hadiste geçen bir şey midir?

    Reklam




    Sual: kerahat vakti ile ilgili ayetler var mıdır bu sadece hadiste geçen bir şey midir? dinimizde niyet önemli olduğuna göre bilerek yada bilmeyerk bu vakitlerde namaz kılınmış olsa ne olur? ?







  2. Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Cevap: kerahat vakti ile ilgili ayetler var mıdır bu sadece hadiste geçen bir şey mid


    Reklam



    Cevap:
    kerahat vakti ile ilgili ayetler var mıdır bu sadece hadiste geçen bir şey midir? dinimizde niyet önemli olduğuna göre bilerek yada bilmeyerk bu vakitlerde namaz kılınmış olsa ne olur?


    İslam alimleri nakil edilen Hadislere istinaden
    konu hakkındaki hükümleri vermişlerdir
    konuyla ilgili eklenen bilgileri okuyabilirsiniz

    --------------------------------



    Beş vakit vardır ki, bunlara kerâhet veya mekruh vakitler denir. Bunlarda bazı ibadetlerin yapılması yasaklanmıştır.


    Ukbe b. Âmir el-Cühenî'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Rasûlüllah (s.a.v) bize üç vakitte namaz kılmayı ve ölülerimizi defnetmeyi yasaklıyordu. Güneşin doğmasından itibaren bir veya iki mızrak boyu yükselmesine kadar, güneşin gök yüzünde tam dik oluşundan batıya yönelmesine kadar ve güneşin sararmasından itibaren batmasına kadar" (Müslim, Müsâfîrîn, 293; Ebû Dâvud, Cenâiz 51; Tirmizî, Cenâiz, 41; Nesaî, Mevâkît, 31, 34, Cenâiz, 89; İbn Mâce, Cenâiz, 30; Dârimî, Salât, 142).

    Bu hadiste belirtilen üç vakit şunlardır:


    a. Güneşin doğmasından itibaren, 40-50 dakika sonrasına kadar.

    b. Güneşin, başımızın üzerinde, tam dik bulunduğu vakit.

    c. Batmazdan önce, güneşin gözleri kamaştırmaz hale gelmesinden, batmasına kadar olan vakit.

    Bu vakitlerde namaz kılmanın uygun görülmemesinin nedenleri başka hadislerde şöyle açıklanmıştır.

    Aişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir, Ömer (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in; “Bekleyip bekleyip te güneş doğacağı ve batacağı zamanlara namaz kılmayı denk getirmeyiniz. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından doğar ve batar” buyurduğunu vehmediyor. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51; Ebû Davud, Salat: 5)

    İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Güneşin ucu görünüp iyice doğuncaya kadar kılacağınız namazı geciktirin. Güneş batmaya başlayıp iyice batıncaya kadar yine namaz kılmanızı geciktiriniz.” O vakitler, güneşe tapanların ibadet anlarıdır. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51; Ebû Davud, Salat: 5)

    Amr b. Abese (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Vakitler içerisinde araştırmaya değer, Allah’a yakın olunacak bir an var mıdır? Veya ibadet için tercih olunacak bir saat var mıdır?” diye sordum. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Evet” dedi ve şöyle devam etti: “Kulun, Allah’a en yakın olduğu vakit; gecenin sonlarına doğru olan vakittir. O saatlerde Allah’ı zikredenlerden olmak istersen ol. Çünkü güneş doğuncaya kadarki o vakitlerde kılınacak namaza melekler gelir ve özellikle şahitlik yaparlar. Güneş, şeytanın iki boynuzu arasından doğar, o saat güneşe tapan kafirlerin dua ve ibadet saatidir. Güneş bir mızrak boyu yükselip iyice ışık saçmaya başlayıncaya kadar namaz kılmayın. Sonra gündüzün ortasında mızrak boyu güneş yükselinceye kadar kılınan namazda melekler hazır olur ve şahitlik yaparlar. Güneş tepede iken Cehennem kapıları açılır ve ateşin şiddeti artar. O anlarda da namaz kılmayı bırakın, güneş batı tarafına kayıp gölgeler uzayıncaya kadar kılmayın. Ondan sonraki güneş batıncaya kadar kılınan namazlara melekler hazır olur ve şahitlik ederler. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından batar, o saat güneşe tapan kafirlerin ibadet ve dua saatleridir.”
    (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 52)


    Güneşe tapan kafirlerin içine sadece insanlar değil cinni kafirler habis ruhlar da girer. Bütün bunlara benzeme nehyedilmiştir.

    Hadiste geçen "şeytanın iki boynuzu" tabiriyle ilgili olarak İbnu Hacer şu açık*lamayı sunar: ' 'Şeytanın iki boynuzu başının iki tarafı demektir. Denir ki:' 'Şey*tan güneşin doğduğu yerin hizasında dikilir. Öyle ki o, doğunca (şeytanın) başının iki yanı ortasında olur. Ta ki, güneşe tapanların güneş için yaptıkları secde onun için yapılmış olsun. Batma sırasında da aynı hal mevzubahistir. Durum böyle olunca güneşin, şeytanın iki boynuzu arasından doğması, doğuşu esnasında güneşi sey*redene nisbetendir. Şöyle ki, eğer şeytanı seyretmiş olsaydı, onu güneşin yanın*da dikilmiş olarak görecekti."


    İbnu'l-Esîr, en-Nihâye'de "güneş doğarken şeytan harekete geçer ve tasallut*ta bulunur ve güneşe yardımcı vaziyetini alır.'' buyurmuştur.

    Bazı şârihler, hadisin zahirini esas alarak hadise zikri geçen bu üç vakitte şeytanın güneşe fiilî yakınlığını ifade etmişlerdir. Bazıları da yakınlıktan maksad "kuvvet"tir demiştir. Arabın: "Ben bu işe yakınım" demesi, "onu yapmak benim gücüm, imkanım ve takatim dahilindedir" demesidir. Öyleyse hadis: "Şeytan, bu üç vakitte işine muktedirdir" demektedir.

    Bu vakitlerde namaz kılmanın mekruh olmasının başka maslahatları da vardır. Mü'minlerin erken kalkmalarını sağlamak, mü'-mİnlere zaman şuuru, programlı iş yapmak, vaktinde iş yapmak alışkanlığı ka*zandırmak, kendini vakte göre ayarlamak, disipline etmek, vaktinden sonra yapılacak işlerin kıymet ifade etmeyeceği fikrini zihinlerde tesbit etmek gibi günlük hayatımızın gerek ferdi ve gerekse içtimaî veçhelerinde, gerek sıhhat ve gerek iktisad açılarından gerek dünyaya ve gerek âhirete bakan pek çok faydaları, mas*lahatları saymak, görmek ve göstermek mümkündür.

    Bu vakitlerde sadece namaz kılmak nehyedilmiştir. Kul o vakitte başka ibadetlerle meşgul olabilir.

    İslâm dîni zaman mevzuunda vaz'ettiği bu hiyerarşiye bir de mekruh vakitler mefhumunu ilave etmiştir. Yani bazı vakitler vardır ki, onlarda ibadetten kaçınmak gerekir. Bu anlarda yapılacak ibadet sevaba değil günaha vesiledir; kılınan namaz itaat değil isyandır. Bu mesele beşerî kıstasla mantıksız bile gelebilir, "Hiç ibadet isyan olur mu?" denilebilir. Ama dînin esasatına göre bakınca meselenin mantığını kavramak zor olmaz. Çünkü dînimizde bir şeyin "iyi" veya "kötü" olması, o şeyin zatından gelmez. Allah'ın emrine veya nehyine göre "iyilik" veya "kötülük" ortaya çıkar. İbadet, Allah emrettiği için iyidir. İbadet Allah'ın dilediği şekil ve muhtevaya uygun olursa güzeldir, makbuldür. Veya Allah birşeyi nehyetmişse o kötüdür, haramdır. Nitekim önceleri yasaklama gelmediği için helâl olan içki, yasaklama geldikten sonra haram olmuştur.

    Şu halde, dînimiz namaz kılmayı en üstün ibadet kabul etmiş olmakla beraber bazı zamanlar da ibadeti yasaklamıştır. Öyle ise, namazın makbul olması için konan şartlardan biri zamanla ilgilidir. Bazı zamanlarda namaz "kılmak" emredilmiş, bazılarında "kılmamak" emredilmiştir. Şu halde bu yasak saatte kılınan namaz bir itaatsizliktir. İşte namazın yasaklandığı bu vakitlere mekruh vakitler diyoruz. Mekruh vakit telakkisi, dînimizin, "hayır" ve "şerr"in kaynağını beşer aklından değil, Allah' ın vahyinde arama esasını kavramamızda yardımcıdır.


    Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Şerhi, 8/302-316

    Sorularla İslamiyet


  3. @hmet
    Üye
    kerahat vakti ile ilgili hadisler


    Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

    “Üç vakit vardır ki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizlere o vakitlerde namaz kılmayı ya da o vakitlerde ölülerimizi gömmeyi nehyederdi.

    −Güneş parlak olarak doğup yükselinceye kadar,

    −Öğle vakti dik duran güneş batıya meyledinceye kadar ve

    −Güneş batmaya yaklaşırken büsbütün batıncaya kadar.”


    Müslim: 2/208, Ebu Avane: 1/386, Ebu Davud: 2/66, Nesei: 1/277, Tirmizi: 2/144, İbni Mace: 1/463, Beyhaki, Tayalisi: 1001, Ahmed

  4. Misafir
    demek ki neymiş; Kur'an'da yokmuş

  5. Misafir
    ''Mekruh vakit telakkisi, dînimizin, "hayır" ve "şerr"in kaynağını beşer aklından değil, Allah' ın vahyinde arama esasını kavramamızda yardımcıdır. '' demiş Prof. Dr. İbrahim Canan. Sonuna kadar katılıyorum. Yüce Allah'ın vahylerini barındıran Kuran-ı Kerim de kerahat vakti olmadığı için bazı bidatlar gibi bunu da beşer aklımızla uydurmuşuz işte.

  6. Misafir
    Kimse uydurmadi sahih hadis kardeşim

  7. Misafir
    Bu zamanda maslesef sahih denilen hadislerin gercek oldugu yada olmadigini bulmak cok zordur onun icin rehberligi daim olan kuran i kerimden bilgi edinmek lazim ... Cünki bircok sahih hadis kuranda gecen ayetlerle uyum saglamiyor.... Ve peygamberimiz kurani kerimde yazan ayetlerle bir olmayan sözler veya ögütler, yasaklar hayatinda hic vermemisdir...

  8. Misafir
    Hiç Kuran‘da geçmez olur mu?
    Fussilet süresi 37.ayetinde Allah (cc) “Güneşe ve aya secde etmeyin“ diyor. kerahat vaktinde kılınması güneşe secde etmek demektir.

    Allah tan başkasına tapilmaz͵ secde edilmez. hatta bu yüzden cenaze namazında ruku ve secde yoktur. kula da secde edilmez çünkü. yalnız ve ancak Allah‘a secde edilir.

  9. Misafir
    Sevgili müminler yaklaşık 8 aydır namaza başladım birçok kitap ve en önemlisi Kur'an-ı Kerim'i tekrar okudum anladığımşudur ki Allah insanı namaz kılmaktan uzak tutanlara lanetini müjdelemiştir Sadece belli özel durumlar (sarhoşluk,cünüplük,vs gibi) Haricinde namazınızdan kaçmayın kerahat vakti vs gibi söylemlerin hiçbir dayanağı yok tek ve sağlam dayanağımız kutsal kitabımız kur'an ve onun yolundan çıkmayan Peygamber'imiz dir. Allah aşkına kitabımızı okuyun ve saçma yorum ve uydurma hadislerden uzak durun.Allah ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.Saygılarımla.

+ Yorum Gönder
kerahat vakti,  kerahat vakti uyumak ile ilgili hadisler,  kerahat vakti ile ilgili hadisler,  kerahat vakti hadis,  kerahat vakti ile ilgili ayetler,  kerahat vakitleri,  kerahat vakti uyumak hadis