Konusunu Oylayın.: Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?
  1. 08.Nisan.2012, 19:37
    1
    Misafir

    Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?






    Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir? Mumsema Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?


  2. 09.Nisan.2012, 11:35
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?




    Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?

    Soru

    Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?
    [FONT=Georgia, 'Times New Roman', Times, serif]
    [/FONT]

    Ayetin meali: "Derken Karınca vadisine geldiklerinde, onları gören bir dişi karınca: "Ey karıncalar, haydin yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları, sizi farketmeyerek ezip çiğnemesinler!" diye seslendi." (Neml, 27/18)Ayette karı‎nca melikesi (kraliçesi), "gâlet/dedi" tabiriyle ak‎ıllı‎ konumunda değerlendirilmiş,‏ kendilerine söz söylenen diğer karı‎ncalar da akı‎llı‎lar konumunda say‎ılmış‎‏lardı‎r.

    Karı‎ncan‎ın söylemesinden maksat, bağı‎rması‎, ses çı‎karması yani karıncaların kendi iletişim ve frekanslarıyla anlaşması ş‎eklindedir. Dolay‎ıs‎ıyla diğer diş‏i karı‎ncalar için de melikenin sözü udhulne ş‏eklinde değil, ak‎ıll‎ı erkeklere(insanlara) hitap edilir gibi "udhulû" ‏şeklinde olmuş‏tur.

    Müfessirlerin çoğunun görüşü, bu karı‎ncan‎n diş‏i(kraliçe) kar‎ınca olduğu şeklindedir. Onun için işçi ve dişi karıncalara, erkeklere ait olan kiple 'udhulû' denmesi sesinin, bağı‎rması‎nı‎n, mesajı‎n‎ın karı‎ncalar tarafı‎ndan, insanlar, adamlar gibi (güzelce) anlaşı‏‎lmasından dolayı‎dı‎r.

    Kraliçe karı‎nca Hz. Süleyman ve askerlerinin kendi vadilerine doğru geldiklerini görünce kaçm‎‏ış ve çevresindeki kar‎ıncalar‎ı uyarıcı bir sesle bağırmış, ‎‏onlar da ona uymu‏şlardı‎r. Bu durum ve karı‎ncalar arası‎ndaki bu iletiş‏im, konuş‏maya benzetilmi‏ş ve konu‏şma olarak değerlendirilmiş‏tir. Karı‎ncalar arası‎ndaki bu iletiş‏im akı‎llı insanları‎n normal konuş‏malar‎ına benzetilmi‏ştir ve onlar sanki akı‎llı insanlar, adamlar gibi değerlendirilmiş‏lerdir. (Ebu’s-Suud, ilgili ayetin tesfiri)

    Müfessir Hazin, ayette udhulû denilip, udhulne denilmemi‏ş, yani di‏şiler için değil, erkekler için kullanılan kiple gelmi‏ş olmas‎ını şö‏ِyle açı‎klar: Karıncalara o esnada anlayış‎‏ verilmi‏ş, akıllı adamlar gibi anlamaları sağlanmıştır. Dolayı‎s‎ıyle onlara hitap da insanlara, adamlara yapı‎lan hitap gibi olmu‏ştur ve udhulû denilmi‏ştir. Yüce Allah’ı‎n onlara anlayış‎‏ ve konuş‏ma vermi‏ş olması‎ imkansı‎z bir‏şey değildir. (Hazin, İlgili ayetin tefsiri)

    İşte karıncalar bu halleriyle akıllı varlıklar gibi olunca, onlara, akıllı varlıklara hitap edildiği gibi hitap edilerek cemi müzekker salim kipi kullanmıştır. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

    Kraliçe karıncanın, Süleyman aleyhisselam ve ordusunu bilebilmesi ve diğer karıncalara “Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi ezmesin, kırmasın” diyerek insanvari mantıklı muhakemeli tedbirde bulunması, bunun onlara İlahî bir ilham ve Yüce Allah’ın Hz. Süleyman’a ikram ettiği bir mucize olmasındandır. Kullanılan ifadelerde insanların erkeklerine ait fiil ve zamirlerin kullanılması da yine Yüce Allah’ın onlara ihsan etmesiyle tehlikeden korunmak konusunda insanlar gibi tedbirde bulunmaları hikmetindendir.

    Diğer taraftan, “Şehirdeki kadınlar dedi ki: ..." (Yusuf, 12/12) ayetinde kadınlara ait fiil gerekirken, kadınların cemiyetinin erkek gibi kuvvetli olmasına işaret için müzekker/eril kipi olan "gâle" fiili kullanılmıştır.

    "Bedevîler dedi ki: ..." (Hucurât, 49/14) mealindeki ayette ise, erkeklere ait fiil gerekirken kadına ait olan müennes/dişil fiil olan "gâlet" kullanılmıştır. Çünkü bedevi, çölde yaşayan, göçebe, medeni olmayan ve şehir hayatı yaşamayan gibi anlamlara gelir. Bunların ortak noktası ise, bir araya gelememek ve belli bir güç oluşturamamaktır.

    Bu açıdan kadınların bir cemiyet kurarak oluşturdukları gücü ve kuvveti, dağınık halde yaşayan ve bir topluluk oluşturamayan erkekler aynı kuvveti oluşturamadığı gibi, böyle bir kadın cemiyetine karşı da aciz kalacaklardır.

    Bedevilerle ilgili ayet, cemiyet oluşturmayan erkeklerin kendine güvenmesinden gelen ve yalnızlıktan doğan zaafa kadın kipi ile işaret ediyor. Kadın ise acizliği ve zayıflığı temsil ettiği halde cemiyet haline geldiklerinde güçlü ve kuvvetli olduklarına işaret etmek üzere ilgili ayette eril kipiyle ifade edilmiştir. (bk. Nursi, Lemalar, 21. Lema)

    İşte aynı durumun soruda geçen ayet için de geçerli olduğu söylenebilir. Cemiyet ve koloni halinde yaşayan karınca topluluğuna bu özelliklerinden dolayı müzekker kipiyle hitap edilmiş olabilir.İlave bilgi için tıklayınız:Neml suresi 18. ayeti açıklar mısınız? Bu ayette karıncaların algılama, değerlendirme ve irade gücünün olduğu bildirilmektedir. Bu nasıl yorumlanmalıdır?Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 09.Nisan.2012, 11:35
    2
    Üye



    Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?

    Soru

    Bütün işçi ve savaşçı karıncalar kısır dişiler olduğu halde, Neml Suresi 18. ayette geçen "yuvalarınıza girin" ifadesi neden eril kipiyle verilmiştir?
    [FONT=Georgia, 'Times New Roman', Times, serif]
    [/FONT]

    Ayetin meali: "Derken Karınca vadisine geldiklerinde, onları gören bir dişi karınca: "Ey karıncalar, haydin yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları, sizi farketmeyerek ezip çiğnemesinler!" diye seslendi." (Neml, 27/18)Ayette karı‎nca melikesi (kraliçesi), "gâlet/dedi" tabiriyle ak‎ıllı‎ konumunda değerlendirilmiş,‏ kendilerine söz söylenen diğer karı‎ncalar da akı‎llı‎lar konumunda say‎ılmış‎‏lardı‎r.

    Karı‎ncan‎ın söylemesinden maksat, bağı‎rması‎, ses çı‎karması yani karıncaların kendi iletişim ve frekanslarıyla anlaşması ş‎eklindedir. Dolay‎ıs‎ıyla diğer diş‏i karı‎ncalar için de melikenin sözü udhulne ş‏eklinde değil, ak‎ıll‎ı erkeklere(insanlara) hitap edilir gibi "udhulû" ‏şeklinde olmuş‏tur.

    Müfessirlerin çoğunun görüşü, bu karı‎ncan‎n diş‏i(kraliçe) kar‎ınca olduğu şeklindedir. Onun için işçi ve dişi karıncalara, erkeklere ait olan kiple 'udhulû' denmesi sesinin, bağı‎rması‎nı‎n, mesajı‎n‎ın karı‎ncalar tarafı‎ndan, insanlar, adamlar gibi (güzelce) anlaşı‏‎lmasından dolayı‎dı‎r.

    Kraliçe karı‎nca Hz. Süleyman ve askerlerinin kendi vadilerine doğru geldiklerini görünce kaçm‎‏ış ve çevresindeki kar‎ıncalar‎ı uyarıcı bir sesle bağırmış, ‎‏onlar da ona uymu‏şlardı‎r. Bu durum ve karı‎ncalar arası‎ndaki bu iletiş‏im, konuş‏maya benzetilmi‏ş ve konu‏şma olarak değerlendirilmiş‏tir. Karı‎ncalar arası‎ndaki bu iletiş‏im akı‎llı insanları‎n normal konuş‏malar‎ına benzetilmi‏ştir ve onlar sanki akı‎llı insanlar, adamlar gibi değerlendirilmiş‏lerdir. (Ebu’s-Suud, ilgili ayetin tesfiri)

    Müfessir Hazin, ayette udhulû denilip, udhulne denilmemi‏ş, yani di‏şiler için değil, erkekler için kullanılan kiple gelmi‏ş olmas‎ını şö‏ِyle açı‎klar: Karıncalara o esnada anlayış‎‏ verilmi‏ş, akıllı adamlar gibi anlamaları sağlanmıştır. Dolayı‎s‎ıyle onlara hitap da insanlara, adamlara yapı‎lan hitap gibi olmu‏ştur ve udhulû denilmi‏ştir. Yüce Allah’ı‎n onlara anlayış‎‏ ve konuş‏ma vermi‏ş olması‎ imkansı‎z bir‏şey değildir. (Hazin, İlgili ayetin tefsiri)

    İşte karıncalar bu halleriyle akıllı varlıklar gibi olunca, onlara, akıllı varlıklara hitap edildiği gibi hitap edilerek cemi müzekker salim kipi kullanmıştır. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

    Kraliçe karıncanın, Süleyman aleyhisselam ve ordusunu bilebilmesi ve diğer karıncalara “Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi ezmesin, kırmasın” diyerek insanvari mantıklı muhakemeli tedbirde bulunması, bunun onlara İlahî bir ilham ve Yüce Allah’ın Hz. Süleyman’a ikram ettiği bir mucize olmasındandır. Kullanılan ifadelerde insanların erkeklerine ait fiil ve zamirlerin kullanılması da yine Yüce Allah’ın onlara ihsan etmesiyle tehlikeden korunmak konusunda insanlar gibi tedbirde bulunmaları hikmetindendir.

    Diğer taraftan, “Şehirdeki kadınlar dedi ki: ..." (Yusuf, 12/12) ayetinde kadınlara ait fiil gerekirken, kadınların cemiyetinin erkek gibi kuvvetli olmasına işaret için müzekker/eril kipi olan "gâle" fiili kullanılmıştır.

    "Bedevîler dedi ki: ..." (Hucurât, 49/14) mealindeki ayette ise, erkeklere ait fiil gerekirken kadına ait olan müennes/dişil fiil olan "gâlet" kullanılmıştır. Çünkü bedevi, çölde yaşayan, göçebe, medeni olmayan ve şehir hayatı yaşamayan gibi anlamlara gelir. Bunların ortak noktası ise, bir araya gelememek ve belli bir güç oluşturamamaktır.

    Bu açıdan kadınların bir cemiyet kurarak oluşturdukları gücü ve kuvveti, dağınık halde yaşayan ve bir topluluk oluşturamayan erkekler aynı kuvveti oluşturamadığı gibi, böyle bir kadın cemiyetine karşı da aciz kalacaklardır.

    Bedevilerle ilgili ayet, cemiyet oluşturmayan erkeklerin kendine güvenmesinden gelen ve yalnızlıktan doğan zaafa kadın kipi ile işaret ediyor. Kadın ise acizliği ve zayıflığı temsil ettiği halde cemiyet haline geldiklerinde güçlü ve kuvvetli olduklarına işaret etmek üzere ilgili ayette eril kipiyle ifade edilmiştir. (bk. Nursi, Lemalar, 21. Lema)

    İşte aynı durumun soruda geçen ayet için de geçerli olduğu söylenebilir. Cemiyet ve koloni halinde yaşayan karınca topluluğuna bu özelliklerinden dolayı müzekker kipiyle hitap edilmiş olabilir.İlave bilgi için tıklayınız:Neml suresi 18. ayeti açıklar mısınız? Bu ayette karıncaların algılama, değerlendirme ve irade gücünün olduğu bildirilmektedir. Bu nasıl yorumlanmalıdır?Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder