Konusunu Oylayın.: Hz Muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Hz Muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler
  1. 14.Mart.2012, 16:59
    1
    Misafir

    Hz Muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler






    Hz Muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler Mumsema hz. muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler.


  2. 14.Mart.2012, 16:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 14.Mart.2012, 17:33
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: hz muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler





    “Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya 107)


    Peygamberimizin görevlerinden biri de aymazlık içinde bulunan insanları uyarmak, onlara hakkı ve doğruyu hatırlatmaktır. Peygamberimize bu görev ilk olarak :

    “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar.” ( Müddessir 1-2) ayetiyle verilmişti. Bir başka ayette Allah, Peygamberimize şöyle seslenir:


    “Ey Peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdi.” (Ahzab, 45.)

    Hz. Muhammed (s) Allah’ın dinine uymaları konusunda insanları uyarmış, daha önce aymazlık içinde haksızlık ve kötülük yapan toplumların nasıl felaketlerle karşılaştıklarını hatırlamış, kendi sonlarının da aynı şekilde olmaması için hakka uymaları gerektiğini bildirmiştir.
    İnsanlar, cehalet içinde atalarından babalarından öğrendikleri inançları sürdürebilmektedir. Böylece yanlış inançlar, insanın doğasına ters olan uygulamalar kuşaklar boyu devam edebilmektedir. Allah, Peygamberimizi bu durumda olan insanları uyarmakla görevlendirmiş, onlara gerçek inançları tebliğ ederek yanlışlardan yüz çevirmelerini istemiştir.Bazı insanlar da doğruları bildikleri halde ya kendilerine söz geçiremedikleri için ya da arzularına uymak hoşlarına gittiği için kasten yanlış işler yapabilmektedir. Peygamberimiz bu insanları, arzularına uymamaları konusunda uyarmış, insan nefsinin çoğunlukla zararlı ve kötü şeyleri yapmaktan zevk duyduğunu, ama daha sonra yapılan kötülükler sonucunda hem kendilerinin hem de çevresindekilerin zarar gördüğünü bildirmiştir.İster cehalet içinde olsun, isterse kasten olsun, kötülük yapanlar, bunun karşılığını hem bu dünyada hem de ahirette feci bir şekilde göreceklerdir. Allah inatçı inkarcılar ve bilerek günahlara dalanlar için azap dolu cehennemi hazırlamıştır. İnançsız günahkarlar orada sonsuza kadar kalır; rahat yüzü görmez, sürekli azap içinde olurlar. Allah hiçbir insana azap etmez; fakat insanlar yaptıkları kötülükler nedeniyle kendi kendilerine azap ve eziyet ederler. İşte Peygamberimiz cehalet ve şımarıklık içinde Allah’a ve onun dinine baş kaldıran kimseleri bu azapla uyarmıştır.Hz. Muhammed (sav), Allah'ın "Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur..." (Şura Suresi, 15)

    ayetiyle de bildirdiği gibi insanları uyarmakla görevlendirdiği son peygamberidir. Peygamberimiz, tüm diğer elçiler gibi insanları doğru yola, Allah'a iman etmeye, ahiret için yaşamaya ve güzel ahlaka çağırmıştır.
    Kuran'da Peygamberimiz'e, kendisinin insanları uyarmakla görevli olduğunu belirtmesi şöyle emredilmiştir:
    De ki: "Bu, benim yolumdur. Bir basiret üzere Allah'a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. Ve Allah'ı tenzih ederim, ben müşriklerden değilim." (Yusuf Suresi, 108)Peygamber Efendimiz insanları uyarmak için elinden geleni en fazlasıyla yapmış, mümkün olan en fazla sayıda insanı uyarmak için çaba göstermiştir. Bir ayette şöyle bildirilir:De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. Sizi uyarmam için bana Kuran vahyedildi. (Enam Suresi, 19)

    Peygamberimiz (sav) Kuran'ı tebliğ ederken, müşriklerin atalarından kendilerine miras kalan sapkın dinlerini tamamen değiştirmiş ve bu nedenle onların baskı ve karşı koymaları ile karşılaşmıştır. Ancak o Allah'ın emrine uyarak, onların baskı ve alaylarına hiçbir zaman aldırış etmemiştir. Allah, Peygamberimiz'e ayetlerde şöyle buyurmaktadır:
    Öyleyse sana emredilenleri açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. Şüphesiz o alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz. (Hicr Suresi, 94-95)
    Dr. Ali Kuzudişli





  4. 14.Mart.2012, 17:33
    2
    Silent and lonely rains




    “Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya 107)


    Peygamberimizin görevlerinden biri de aymazlık içinde bulunan insanları uyarmak, onlara hakkı ve doğruyu hatırlatmaktır. Peygamberimize bu görev ilk olarak :

    “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar.” ( Müddessir 1-2) ayetiyle verilmişti. Bir başka ayette Allah, Peygamberimize şöyle seslenir:


    “Ey Peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdi.” (Ahzab, 45.)

    Hz. Muhammed (s) Allah’ın dinine uymaları konusunda insanları uyarmış, daha önce aymazlık içinde haksızlık ve kötülük yapan toplumların nasıl felaketlerle karşılaştıklarını hatırlamış, kendi sonlarının da aynı şekilde olmaması için hakka uymaları gerektiğini bildirmiştir.
    İnsanlar, cehalet içinde atalarından babalarından öğrendikleri inançları sürdürebilmektedir. Böylece yanlış inançlar, insanın doğasına ters olan uygulamalar kuşaklar boyu devam edebilmektedir. Allah, Peygamberimizi bu durumda olan insanları uyarmakla görevlendirmiş, onlara gerçek inançları tebliğ ederek yanlışlardan yüz çevirmelerini istemiştir.Bazı insanlar da doğruları bildikleri halde ya kendilerine söz geçiremedikleri için ya da arzularına uymak hoşlarına gittiği için kasten yanlış işler yapabilmektedir. Peygamberimiz bu insanları, arzularına uymamaları konusunda uyarmış, insan nefsinin çoğunlukla zararlı ve kötü şeyleri yapmaktan zevk duyduğunu, ama daha sonra yapılan kötülükler sonucunda hem kendilerinin hem de çevresindekilerin zarar gördüğünü bildirmiştir.İster cehalet içinde olsun, isterse kasten olsun, kötülük yapanlar, bunun karşılığını hem bu dünyada hem de ahirette feci bir şekilde göreceklerdir. Allah inatçı inkarcılar ve bilerek günahlara dalanlar için azap dolu cehennemi hazırlamıştır. İnançsız günahkarlar orada sonsuza kadar kalır; rahat yüzü görmez, sürekli azap içinde olurlar. Allah hiçbir insana azap etmez; fakat insanlar yaptıkları kötülükler nedeniyle kendi kendilerine azap ve eziyet ederler. İşte Peygamberimiz cehalet ve şımarıklık içinde Allah’a ve onun dinine baş kaldıran kimseleri bu azapla uyarmıştır.Hz. Muhammed (sav), Allah'ın "Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur..." (Şura Suresi, 15)

    ayetiyle de bildirdiği gibi insanları uyarmakla görevlendirdiği son peygamberidir. Peygamberimiz, tüm diğer elçiler gibi insanları doğru yola, Allah'a iman etmeye, ahiret için yaşamaya ve güzel ahlaka çağırmıştır.
    Kuran'da Peygamberimiz'e, kendisinin insanları uyarmakla görevli olduğunu belirtmesi şöyle emredilmiştir:
    De ki: "Bu, benim yolumdur. Bir basiret üzere Allah'a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. Ve Allah'ı tenzih ederim, ben müşriklerden değilim." (Yusuf Suresi, 108)Peygamber Efendimiz insanları uyarmak için elinden geleni en fazlasıyla yapmış, mümkün olan en fazla sayıda insanı uyarmak için çaba göstermiştir. Bir ayette şöyle bildirilir:De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. Sizi uyarmam için bana Kuran vahyedildi. (Enam Suresi, 19)

    Peygamberimiz (sav) Kuran'ı tebliğ ederken, müşriklerin atalarından kendilerine miras kalan sapkın dinlerini tamamen değiştirmiş ve bu nedenle onların baskı ve karşı koymaları ile karşılaşmıştır. Ancak o Allah'ın emrine uyarak, onların baskı ve alaylarına hiçbir zaman aldırış etmemiştir. Allah, Peygamberimiz'e ayetlerde şöyle buyurmaktadır:
    Öyleyse sana emredilenleri açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. Şüphesiz o alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz. (Hicr Suresi, 94-95)
    Dr. Ali Kuzudişli





  5. 14.Mart.2012, 17:36
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: hz muhammedi insanlığa bir rahmettir konusu ile ilgili fıkralar hikayeler ve ayetler

    Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammedin alemlere rahmet olarak gönderildiğini ifade eder. (Enbiya Sûresi, 107)

    Yağmur nasıl ki bir rahmettir, yeryüzünün hayat bulmasına sebep olur, öyle de, Hz. Muhammed dahi insanlığın manen hayat bulmasına sebep olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Onun getirdiği din ile insanlığın mühim bir kısmı puta tapmaktan, vahşetten, bedevilikten kurtulmuştur.

    Onun engin şefkatini, sınırsız merhametini gösteren bir kaç olaya bakalım. Mesela:
    -Tufeyl bin Amr, Resulullaha gelir, kabilesinin İslama girmeyi reddettiğini söyler ve onlar için beddua talebinde bulunur. Hz. Peygamber ellerini kaldırır ve söyle dua eder: "Allah’ım, onlara hidayet ver, onları imana getir."

    -Benzeri bir durum Sakif kabilesi için söz konusu olur. Yapılan savaşta Sakif okçuları Müslümanlara hayli zarar vermiştir. Sahabeden bir kısmı, "Ya Resulullah Sakif kabilesinin okları bizi yaktı, onlara beddua et!" deyince, Resulullah şu duayı yapar: ‘’Allah’ım, Sakife hidayet ver!’’

    -Hımar isimli birisi müzmin sarhoştur. Kendisi bu yüzden bir kaç defa cezalandırılmıştır. Yine bir ceza uygulanacağı sırada, oradakilerden birisi ona lanet okur. Hz. Peygamber hemen müdahale eder, "Öyle demeyin" der. Ona lanet yerine ‘Allah’ım ona merhamet et, kusurlarını affet’ deyin. Vallahi, onun hakkında benim bildiğim şudur: O, Allah ve Resulünü seviyor.’’

    Onu öldürmek isteyenler bile onun engin merhametinden nasiplerini almışlar, onunla hayat bulmuşlardır. Mesela:

    Bir sefer dönüşü Peygamber bir ağacın altında istirahat ederken bir bedevi müşrik elinde kılıçla gelir. Tam vuracağı sırada Peygamber gözlerini açar. Müşrik, "Seni benim elimden kim kurtaracak?" der. Peygamber sakin bir şekilde "Allah!" diye cevap verir. Müşrik o sırada gayptan bir darbe yemiş gibi sendeler ve kılıç elinden düşer. Peygamber kılıcı eline alır "Şimdi seni kim kurtaracak?" diye sorar.
    Müşrik, "Hiç kimse." der. Peygamber, "Haydi, gidebilirsin, seni affettim" deyince bu zat Müslüman olur.


    Onun "Rahmet peygamberi" oluşundan hayvanlar bile pay almışlardır. Mesela:

    -Hz. Muhammed ve bazı arkadaşları bir sefer esnasında yol alırlarken ağaç altında uyuyan bir ceylana rastlarlar. Hz. Peygamber arkadaşlarına "aman rahatsız etmeyin !" der, sessizce yollarına devam ederler.

    -Hz. Peygamber, kedi yüzünden bir kadının ilahi cezaya uğradığını bildirir. Bu kadın kediyi hapsetmiş, kendisi bir şey vermediği gibi, rızkını aramasına da engel olmuştur. Kedi sonunda ölür. Kadın, bu yüzden azap görecektir.

    -Bir başkası ise, köpeğe yaptığı iyilik yüzünden cennete girecektir. Hz. Peygamberin bildirdiğine göre, çölde yol alan birisi iyice susamıştır. Sonunda bir kuyuya rast gelir. Aşağıya inip kanasıya su içer. Kuyudan çıktığında, susuzluktan dili sarkmış, neredeyse ölmek üzere olan bir köpek görür. Onun haline acır, tekrar kuyuya iner, ayakkabısıyla köpeğe su çıkarır, içirir. Bu fiiliyle Cenabı-ı Hakkın rızasını kazanır.

    Şadi Eren(Doç.Dr.



  6. 14.Mart.2012, 17:36
    3
    Silent and lonely rains
    Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammedin alemlere rahmet olarak gönderildiğini ifade eder. (Enbiya Sûresi, 107)

    Yağmur nasıl ki bir rahmettir, yeryüzünün hayat bulmasına sebep olur, öyle de, Hz. Muhammed dahi insanlığın manen hayat bulmasına sebep olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Onun getirdiği din ile insanlığın mühim bir kısmı puta tapmaktan, vahşetten, bedevilikten kurtulmuştur.

    Onun engin şefkatini, sınırsız merhametini gösteren bir kaç olaya bakalım. Mesela:
    -Tufeyl bin Amr, Resulullaha gelir, kabilesinin İslama girmeyi reddettiğini söyler ve onlar için beddua talebinde bulunur. Hz. Peygamber ellerini kaldırır ve söyle dua eder: "Allah’ım, onlara hidayet ver, onları imana getir."

    -Benzeri bir durum Sakif kabilesi için söz konusu olur. Yapılan savaşta Sakif okçuları Müslümanlara hayli zarar vermiştir. Sahabeden bir kısmı, "Ya Resulullah Sakif kabilesinin okları bizi yaktı, onlara beddua et!" deyince, Resulullah şu duayı yapar: ‘’Allah’ım, Sakife hidayet ver!’’

    -Hımar isimli birisi müzmin sarhoştur. Kendisi bu yüzden bir kaç defa cezalandırılmıştır. Yine bir ceza uygulanacağı sırada, oradakilerden birisi ona lanet okur. Hz. Peygamber hemen müdahale eder, "Öyle demeyin" der. Ona lanet yerine ‘Allah’ım ona merhamet et, kusurlarını affet’ deyin. Vallahi, onun hakkında benim bildiğim şudur: O, Allah ve Resulünü seviyor.’’

    Onu öldürmek isteyenler bile onun engin merhametinden nasiplerini almışlar, onunla hayat bulmuşlardır. Mesela:

    Bir sefer dönüşü Peygamber bir ağacın altında istirahat ederken bir bedevi müşrik elinde kılıçla gelir. Tam vuracağı sırada Peygamber gözlerini açar. Müşrik, "Seni benim elimden kim kurtaracak?" der. Peygamber sakin bir şekilde "Allah!" diye cevap verir. Müşrik o sırada gayptan bir darbe yemiş gibi sendeler ve kılıç elinden düşer. Peygamber kılıcı eline alır "Şimdi seni kim kurtaracak?" diye sorar.
    Müşrik, "Hiç kimse." der. Peygamber, "Haydi, gidebilirsin, seni affettim" deyince bu zat Müslüman olur.


    Onun "Rahmet peygamberi" oluşundan hayvanlar bile pay almışlardır. Mesela:

    -Hz. Muhammed ve bazı arkadaşları bir sefer esnasında yol alırlarken ağaç altında uyuyan bir ceylana rastlarlar. Hz. Peygamber arkadaşlarına "aman rahatsız etmeyin !" der, sessizce yollarına devam ederler.

    -Hz. Peygamber, kedi yüzünden bir kadının ilahi cezaya uğradığını bildirir. Bu kadın kediyi hapsetmiş, kendisi bir şey vermediği gibi, rızkını aramasına da engel olmuştur. Kedi sonunda ölür. Kadın, bu yüzden azap görecektir.

    -Bir başkası ise, köpeğe yaptığı iyilik yüzünden cennete girecektir. Hz. Peygamberin bildirdiğine göre, çölde yol alan birisi iyice susamıştır. Sonunda bir kuyuya rast gelir. Aşağıya inip kanasıya su içer. Kuyudan çıktığında, susuzluktan dili sarkmış, neredeyse ölmek üzere olan bir köpek görür. Onun haline acır, tekrar kuyuya iner, ayakkabısıyla köpeğe su çıkarır, içirir. Bu fiiliyle Cenabı-ı Hakkın rızasını kazanır.

    Şadi Eren(Doç.Dr.






+ Yorum Gönder