Konusunu Oylayın.: İsraf ve müsrif hakkında ayetler

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
İsraf ve müsrif hakkında ayetler
  1. 30.Aralık.2011, 14:35
    1
    Misafir

    İsraf ve müsrif hakkında ayetler






    İsraf ve müsrif hakkında ayetler Mumsema İsraf hakkında ayetler nelerdir İsrafla ilgili ayeti kelimeler yayımlar mısınız ?


  2. 30.Aralık.2011, 14:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İsraf hakkında ayetler nelerdir İsrafla ilgili ayeti kelimeler yayımlar mısınız ?


    Benzer Konular

    - İsraf ve savurganlık ile ilgili ayetler

    - İsraf Hakkındaki Ayetler

    - İsraf hakkında ayetler

    - İsraf ile ilgili ayetler

    - İsraf Kelimesi ile İlgili Ayetler

  3. 31.Aralık.2011, 21:44
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Israf ve müsrif hakkında ayetler




    İSRAF İLE İLGİLİ AYETLER
    Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. [5]
    Yani zekatınızı verirken: Sakın ha! Bu benim malımdı da ben veriyorum. Yani bu adamın bu işte hiç hakkı yokken ben veriyorum veya malınızın öşrünü verirken, ben bu malı bu adama veriyorum, bunun hakkı yokken” demeyin. O adamın hakkı vardır.
    Eğer vermiyorsanız o adamın hakkını gasbetmiş oluyorsunuz. Zekatı ve öşrü vermemekten ayrıca hesaba çekileceğimizi bilelim. “Sakın israf etmeyiniz” buyuruyor. [6]
    Allah (c.c.), kitabımızda bize Firavun’u tanıtıyor. O, kâfir ve zalimdi. Bozguncu ve kibirli idi. Nüfuz ve iktidarını ölçüsüz ve acımasız olarak kullanan müsrif birisiydi. İşte, bize Firavun’u tanıtan bir ayet:
    “Çünkü Firavun, yeryüzünde ululuk taslayan bir diktatör ve haddi aşanlardan (müsriflerden) idi.” [7]
    KUR’AN-I KERİM’DE İSRAF
    İnsanın, kendini ve sahip olduğu değerleri acımasız olarak harcaması israftır. Allah (c.c.), koyduğu ölçülere riayet etmeyip haddi aşanları, müsrifleri sevmez... İşte Rabbimizin hükümleri.
    Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. [8]
    Yeryüzü mescit olduğuna göre daima güzel ve temiz giyinmeye, güzel konuşmaya, güzel davranmaya devam etmemiz lazımdır.
    Allah İsraf Edenleri Sevmez
    Kur’an-ı Kerim’de 17 yerde israfla ilgili ayet-i kerime vardır. Bunlardan 4 tanesi yeme-içme-giyme ile ilgilidir. Yani insanların tabiattan ürettiklerinin israf edilmemesi konusundadır. Geri kalan 13 tanesi ise (insanın israf) edilmemesi ile ilgilidir.
    Bakara suresinin 29. ayetinde ifade edildiği gibi “yeryüzünde her ne varsa Allah sizin için yarattı” diyor. Elektrik-su insan için yaratılmış. Ekmek insan için yaratılmış. Bütün yediğimiz-içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız şeyler insan için yaratılmış, bunları israf etmeyeceğiz. [9]

    İSRAF EDENLER, ŞEYTANLARIN KARDEŞLERİ OLUR

    “Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.” [10]
    “Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.” [11]
    Mutluluk yayıldıkça çoğalır. Aile yuvasında yaşanan mutluluklar dalga dalga etrafa yayılmalıdır. Yakın akrabalara sevgi, saygı ve yardımlarımız esirgenmemelidir. Fakirlere, yolda kalmışlara yardım edilmeli. Allah’ın kulu ve Hazreti Adem’in çocuğu diye bakmalı ve iman ettiğimiz Peygamberin çocuğu yolda bırakılmamalı.
    Saçıp savuranlar yani mal varlığını haram yollardan harcayanlar şeytanın kardeşleri olurlar. Bu tür insanlardan birine sormuşlar. En çok duymak istediğin haber hangisidir? Bu şeytanın kardeşi cevap vermiş. “Babamın öldürülüp, katilinin yakalanması. Hem diyet alırım, hem de mirası yerim” demiş. [12]
    İnsanlar, tabii ki bu arada Müslümanlar lüks eşyalar alıyorlar. Pahalı mobilyalar, baş döndürücü elektronik aletlerle 250 metrelik evlerini ve villalarını döşüyorlar. Marketlerden arabalar dolusu yiyeceklerle çıkıyorlar. Akılları dolduracak bir şekilde konforizme ve “mide”lere hizmet ediyorlar.
    Halbuki bizim “iktisat etmek” gibi bir ilkemiz vardı. Allah’ın Rasülü “İktisad eden darlık çekmez” buyurmuştu. Yüce Allah’ın “İsraf edenler (saçıp savuranlar) şeytanların kardeşleri olurlar.” [13] fermanıyla savurganlığın manevi fecaatini haber vermişti. [14]
    İSRAFIN ÇEŞİTLERİ
    İnsanın sahip olduğu değerleri ve imkanları ölçüsüz kullanmak israftır. Bunun da birçok çeşitleri vardır. Bazılarını sıralayalım.
    İsraf deyince, hatırımıza elektrik düğmesine basmak, çeşmelerimizin eskiyen lastiklerini değiştirmek, ekmek artıklarını atmayıp tirit yapmak gelir. Bütün bunlar israftır. Ancak, israf edilen şeylerin değerine göre israf önem kazanır. Mesela bir gram altını atıvermekle bir dilim ekmeği atıvermek aynı şey değildir. Günümüzde altının israfı daha büyüktür.
    1. İNSANIN İSRAFI
    Yaratılmışlar içinde en değerli yaratık insan olduğuna göre, yerde ve göktekilerin insan için yaratılıp, insana hizmet ettiğine göre, asıl israf edilmemesi gereken şey insandır. [15]
    İsraf: “İnsanın yaptığı şeylerde haddi aşmasıdır” diye tarif edilmiş.[16] Rabbine ibadet etmesi için yaratılan insanın, isyan etmesi haddi aşmaktır. Dünyadan cennete doğru uzanan sırat-ı müstakimden çıkıp, cehenneme doğru yol olması haddi aşmaktır, israftır.
    Sırat-ı müstakimde, insanlara kılavuzluk yapan peygamberlere uymaması, onların kılavuzluğunu reddetmesi kendini israftır.
    Kur’an-ı Kerim’de insan israfından bahseden ayetler, yiyecek, içecek maddelerinin israfından bahseden ayetlerden fazladır. Çünkü güneş ve güneş enerjisi, su enerjisi, toprak ve ürünleri, deniz ve ürünleri hepsi insan için yaratılmış, öyle ise hiçbir şey israf edilmemeli, yaratıldığı gayenin dışında kullanılmamalı, özellikle de israf edilmemeli.
    Kur’an-ı Kerim’e göre “Neysen mensiye olmak” unutulup gitmek de bir israftır. Rabbini unutanların unutulacağı, böylece israf edenlerin cezalandırılacağı haber verilir. [17]
    Şimdi bu hususu Kur’an’dan öğrenelim. Taha Suresi.
    124. Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.
    Allah’ın zikri olan Kur’an’dan yüz çevirenler için yaşam sıkıntısı, darlığı vardır. “Dank” kelimesi darlık manasına geldiği gibi vücudun kırgın ve hasta olması manasına da gelir.
    Allah’ın kitabına sırt çeviren toplumların sosyal bünyelerindeki uyuşturucu, aids, soygun, köşe dönme, vurgun, hortumlama, terör, cinayet ve hıyanet hastalıklarının toplumu nasıl yıprattığını gördük.
    Asıl büyük tehlike ahiretteki körlüktür.
    125. O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.
    126. (Allah) buyurur ki: İşte böyle. Çünkü sana âyetlerimiz geldi; ama sen onları unuttun. Bugün de aynı şekilde sen unutuluyorsun!
    İki gözü dünyaya kapalı, Allah’a açık olanlar, iki gözü dünyaya açık, Allah’a kapalı olanlardan daha iyidirler. Hac suresinin 46. ayetinde açıklandığı gibi, asıl körlük gönül körlüğüdür. Gözleri görmeyen kaldırımdan düşebilir. Ancak gönül gözü kör olan kafirler ise cehenneme düşerler ve unutulmuş muamelesi görürler.
    İki gözü de kör olan İbni Ümmü Mektum, İran’ın fethinde Kadisiye’de kör gözleriyle sancağı elinde tutarak İranlıların hakkı görmelerine sebep olmuştur. [18]
    İnsanlık tarihinde tanınan en eski insan Hz. Adem (A.S.) dır. Sonra diğer peygamberler, Kâbil, Firavun, Nemrud gibilerin unutulmaması ise Allah’ın gazabına uğrayanlardan bir kaçının teşhir edilmesiyle insanların aynı duruma düşmesini önlemektir. Onların da Kur’an’da teşhiri, elektrik direklerine asılan, çarpılmış insan kafası iskeleti gibidir. Başkalarını sakındırmak içindir.
    Kendi canına acımayıp, inkarla israf eden kafirler de bu dünyada unutularak cezalarını çektikleri gibi ahirette cehenneme atılıp, orada ebediyen kalmalarıyla cezalarını çekecekler.
    Kur’an-ı Kerim’de israfçı insanlardan bir kısmının da yeryüzünde bozgunculuk yapan, islah etmeyenler olduğunu ve onlara katiyen itaat edilmemesi gerektiğini şöyle haber verir:
    “Yeryüzünde bozgunculuk yapan, islah etmeyen israfçıların emrine itaat etmeyiniz.” [19]
    Eşlerin arasını bozan, ürettikleri pisliklerle havanın, toprağın, denizin dengesini bozan, gül gibi insanların ahlakını bozan, çiçeklerin rengini solduran, insanlara itaat etme. Onlar insan israfı yapmaktadır. Bir araya geldiklerinde “benim elimdeki silah iki milyon insan öldürür, seninki bir milyon insan öldürür yarışı” yapmaktadır. Rabbimiz onlar için “kalpleri hasta” [20] tabirini kullandıktan sonra “onlara bozgunculuk yapmayın denildiği zaman, onlar; biz, islah ediyoruz derler. İyi bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir. Ancak (hasta olmaları sebebiyle) bunu fark edemezler.” buyurur. [21]
    Peygamberi inkar edenlerin [22] Kur’an’a inanmayanların müsrif olduğunu [23] haber verir Rabbimiz. Kılavuzu takip etmeyen, cehalet ve küfür bataklığına çakılıp boğulan insan kendisini israf etmiştir.
    Rabbimiz “Kadınlarınız sizin için tarladır” buyurmuştur. Tohumunu tarlaya atmayan, erkeklerle ilişki kuran ve Hz. Lut (a.s.)’a inanmayan topluluk hakkında da israfçı kelimesini kullanmaktadır Rabbimiz. [24]
    İnsanın da israfı; (Hani ekmeğin israfı nasıldır? Yenilmesi gerekirken çöplüğe atılması israftır) İnsanın da cennete girmesi gerekirken cehenneme gitmesi israftır. Onun için en büyük israf budur. Allah Kur’an-ı Keriminde (daha çok insan) israfının yapılmaması ile ilgili ayet indirmiştir.
    Bu dünyada iken Rabbimin insana vermiş olduğu nimetleri değerlendirmemek bir israftır. Bir insanda fevkalade cevval bir zeka varsa, öbüründe fevkalede bedeni bir kabiliyet varsa. Öbüründe sanata, ticarete bir kabiliyet varsa, bunlar değerlendirilmeden gidiyorsa, keşfedilmemiş madenler gibi yok olup gidiyorlar.
    Madenler yine ileride değerlendirilir ama bu insanlar ölünce, bu dünyada değerlendirilmeden gidiyorlar. Maazallah bir de imanı elinden alınmışsa o da Cehennem çöplüğüne atılmış olduğundan dolayı israf edilmiş oluyor. [25]


  4. 31.Aralık.2011, 21:44
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    İSRAF İLE İLGİLİ AYETLER
    Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. [5]
    Yani zekatınızı verirken: Sakın ha! Bu benim malımdı da ben veriyorum. Yani bu adamın bu işte hiç hakkı yokken ben veriyorum veya malınızın öşrünü verirken, ben bu malı bu adama veriyorum, bunun hakkı yokken” demeyin. O adamın hakkı vardır.
    Eğer vermiyorsanız o adamın hakkını gasbetmiş oluyorsunuz. Zekatı ve öşrü vermemekten ayrıca hesaba çekileceğimizi bilelim. “Sakın israf etmeyiniz” buyuruyor. [6]
    Allah (c.c.), kitabımızda bize Firavun’u tanıtıyor. O, kâfir ve zalimdi. Bozguncu ve kibirli idi. Nüfuz ve iktidarını ölçüsüz ve acımasız olarak kullanan müsrif birisiydi. İşte, bize Firavun’u tanıtan bir ayet:
    “Çünkü Firavun, yeryüzünde ululuk taslayan bir diktatör ve haddi aşanlardan (müsriflerden) idi.” [7]
    KUR’AN-I KERİM’DE İSRAF
    İnsanın, kendini ve sahip olduğu değerleri acımasız olarak harcaması israftır. Allah (c.c.), koyduğu ölçülere riayet etmeyip haddi aşanları, müsrifleri sevmez... İşte Rabbimizin hükümleri.
    Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. [8]
    Yeryüzü mescit olduğuna göre daima güzel ve temiz giyinmeye, güzel konuşmaya, güzel davranmaya devam etmemiz lazımdır.
    Allah İsraf Edenleri Sevmez
    Kur’an-ı Kerim’de 17 yerde israfla ilgili ayet-i kerime vardır. Bunlardan 4 tanesi yeme-içme-giyme ile ilgilidir. Yani insanların tabiattan ürettiklerinin israf edilmemesi konusundadır. Geri kalan 13 tanesi ise (insanın israf) edilmemesi ile ilgilidir.
    Bakara suresinin 29. ayetinde ifade edildiği gibi “yeryüzünde her ne varsa Allah sizin için yarattı” diyor. Elektrik-su insan için yaratılmış. Ekmek insan için yaratılmış. Bütün yediğimiz-içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız şeyler insan için yaratılmış, bunları israf etmeyeceğiz. [9]

    İSRAF EDENLER, ŞEYTANLARIN KARDEŞLERİ OLUR

    “Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.” [10]
    “Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.” [11]
    Mutluluk yayıldıkça çoğalır. Aile yuvasında yaşanan mutluluklar dalga dalga etrafa yayılmalıdır. Yakın akrabalara sevgi, saygı ve yardımlarımız esirgenmemelidir. Fakirlere, yolda kalmışlara yardım edilmeli. Allah’ın kulu ve Hazreti Adem’in çocuğu diye bakmalı ve iman ettiğimiz Peygamberin çocuğu yolda bırakılmamalı.
    Saçıp savuranlar yani mal varlığını haram yollardan harcayanlar şeytanın kardeşleri olurlar. Bu tür insanlardan birine sormuşlar. En çok duymak istediğin haber hangisidir? Bu şeytanın kardeşi cevap vermiş. “Babamın öldürülüp, katilinin yakalanması. Hem diyet alırım, hem de mirası yerim” demiş. [12]
    İnsanlar, tabii ki bu arada Müslümanlar lüks eşyalar alıyorlar. Pahalı mobilyalar, baş döndürücü elektronik aletlerle 250 metrelik evlerini ve villalarını döşüyorlar. Marketlerden arabalar dolusu yiyeceklerle çıkıyorlar. Akılları dolduracak bir şekilde konforizme ve “mide”lere hizmet ediyorlar.
    Halbuki bizim “iktisat etmek” gibi bir ilkemiz vardı. Allah’ın Rasülü “İktisad eden darlık çekmez” buyurmuştu. Yüce Allah’ın “İsraf edenler (saçıp savuranlar) şeytanların kardeşleri olurlar.” [13] fermanıyla savurganlığın manevi fecaatini haber vermişti. [14]
    İSRAFIN ÇEŞİTLERİ
    İnsanın sahip olduğu değerleri ve imkanları ölçüsüz kullanmak israftır. Bunun da birçok çeşitleri vardır. Bazılarını sıralayalım.
    İsraf deyince, hatırımıza elektrik düğmesine basmak, çeşmelerimizin eskiyen lastiklerini değiştirmek, ekmek artıklarını atmayıp tirit yapmak gelir. Bütün bunlar israftır. Ancak, israf edilen şeylerin değerine göre israf önem kazanır. Mesela bir gram altını atıvermekle bir dilim ekmeği atıvermek aynı şey değildir. Günümüzde altının israfı daha büyüktür.
    1. İNSANIN İSRAFI
    Yaratılmışlar içinde en değerli yaratık insan olduğuna göre, yerde ve göktekilerin insan için yaratılıp, insana hizmet ettiğine göre, asıl israf edilmemesi gereken şey insandır. [15]
    İsraf: “İnsanın yaptığı şeylerde haddi aşmasıdır” diye tarif edilmiş.[16] Rabbine ibadet etmesi için yaratılan insanın, isyan etmesi haddi aşmaktır. Dünyadan cennete doğru uzanan sırat-ı müstakimden çıkıp, cehenneme doğru yol olması haddi aşmaktır, israftır.
    Sırat-ı müstakimde, insanlara kılavuzluk yapan peygamberlere uymaması, onların kılavuzluğunu reddetmesi kendini israftır.
    Kur’an-ı Kerim’de insan israfından bahseden ayetler, yiyecek, içecek maddelerinin israfından bahseden ayetlerden fazladır. Çünkü güneş ve güneş enerjisi, su enerjisi, toprak ve ürünleri, deniz ve ürünleri hepsi insan için yaratılmış, öyle ise hiçbir şey israf edilmemeli, yaratıldığı gayenin dışında kullanılmamalı, özellikle de israf edilmemeli.
    Kur’an-ı Kerim’e göre “Neysen mensiye olmak” unutulup gitmek de bir israftır. Rabbini unutanların unutulacağı, böylece israf edenlerin cezalandırılacağı haber verilir. [17]
    Şimdi bu hususu Kur’an’dan öğrenelim. Taha Suresi.
    124. Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.
    Allah’ın zikri olan Kur’an’dan yüz çevirenler için yaşam sıkıntısı, darlığı vardır. “Dank” kelimesi darlık manasına geldiği gibi vücudun kırgın ve hasta olması manasına da gelir.
    Allah’ın kitabına sırt çeviren toplumların sosyal bünyelerindeki uyuşturucu, aids, soygun, köşe dönme, vurgun, hortumlama, terör, cinayet ve hıyanet hastalıklarının toplumu nasıl yıprattığını gördük.
    Asıl büyük tehlike ahiretteki körlüktür.
    125. O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.
    126. (Allah) buyurur ki: İşte böyle. Çünkü sana âyetlerimiz geldi; ama sen onları unuttun. Bugün de aynı şekilde sen unutuluyorsun!
    İki gözü dünyaya kapalı, Allah’a açık olanlar, iki gözü dünyaya açık, Allah’a kapalı olanlardan daha iyidirler. Hac suresinin 46. ayetinde açıklandığı gibi, asıl körlük gönül körlüğüdür. Gözleri görmeyen kaldırımdan düşebilir. Ancak gönül gözü kör olan kafirler ise cehenneme düşerler ve unutulmuş muamelesi görürler.
    İki gözü de kör olan İbni Ümmü Mektum, İran’ın fethinde Kadisiye’de kör gözleriyle sancağı elinde tutarak İranlıların hakkı görmelerine sebep olmuştur. [18]
    İnsanlık tarihinde tanınan en eski insan Hz. Adem (A.S.) dır. Sonra diğer peygamberler, Kâbil, Firavun, Nemrud gibilerin unutulmaması ise Allah’ın gazabına uğrayanlardan bir kaçının teşhir edilmesiyle insanların aynı duruma düşmesini önlemektir. Onların da Kur’an’da teşhiri, elektrik direklerine asılan, çarpılmış insan kafası iskeleti gibidir. Başkalarını sakındırmak içindir.
    Kendi canına acımayıp, inkarla israf eden kafirler de bu dünyada unutularak cezalarını çektikleri gibi ahirette cehenneme atılıp, orada ebediyen kalmalarıyla cezalarını çekecekler.
    Kur’an-ı Kerim’de israfçı insanlardan bir kısmının da yeryüzünde bozgunculuk yapan, islah etmeyenler olduğunu ve onlara katiyen itaat edilmemesi gerektiğini şöyle haber verir:
    “Yeryüzünde bozgunculuk yapan, islah etmeyen israfçıların emrine itaat etmeyiniz.” [19]
    Eşlerin arasını bozan, ürettikleri pisliklerle havanın, toprağın, denizin dengesini bozan, gül gibi insanların ahlakını bozan, çiçeklerin rengini solduran, insanlara itaat etme. Onlar insan israfı yapmaktadır. Bir araya geldiklerinde “benim elimdeki silah iki milyon insan öldürür, seninki bir milyon insan öldürür yarışı” yapmaktadır. Rabbimiz onlar için “kalpleri hasta” [20] tabirini kullandıktan sonra “onlara bozgunculuk yapmayın denildiği zaman, onlar; biz, islah ediyoruz derler. İyi bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir. Ancak (hasta olmaları sebebiyle) bunu fark edemezler.” buyurur. [21]
    Peygamberi inkar edenlerin [22] Kur’an’a inanmayanların müsrif olduğunu [23] haber verir Rabbimiz. Kılavuzu takip etmeyen, cehalet ve küfür bataklığına çakılıp boğulan insan kendisini israf etmiştir.
    Rabbimiz “Kadınlarınız sizin için tarladır” buyurmuştur. Tohumunu tarlaya atmayan, erkeklerle ilişki kuran ve Hz. Lut (a.s.)’a inanmayan topluluk hakkında da israfçı kelimesini kullanmaktadır Rabbimiz. [24]
    İnsanın da israfı; (Hani ekmeğin israfı nasıldır? Yenilmesi gerekirken çöplüğe atılması israftır) İnsanın da cennete girmesi gerekirken cehenneme gitmesi israftır. Onun için en büyük israf budur. Allah Kur’an-ı Keriminde (daha çok insan) israfının yapılmaması ile ilgili ayet indirmiştir.
    Bu dünyada iken Rabbimin insana vermiş olduğu nimetleri değerlendirmemek bir israftır. Bir insanda fevkalade cevval bir zeka varsa, öbüründe fevkalede bedeni bir kabiliyet varsa. Öbüründe sanata, ticarete bir kabiliyet varsa, bunlar değerlendirilmeden gidiyorsa, keşfedilmemiş madenler gibi yok olup gidiyorlar.
    Madenler yine ileride değerlendirilir ama bu insanlar ölünce, bu dünyada değerlendirilmeden gidiyorlar. Maazallah bir de imanı elinden alınmışsa o da Cehennem çöplüğüne atılmış olduğundan dolayı israf edilmiş oluyor. [25]


  5. 01.Aralık.2014, 17:13
    3
    Misafir

    Cevap: Israf ve müsrif hakkında ayetler

    İsraf Hakkında Hadisler

    Hz. Peygamber (asm),“Kibirsiz ve israf etmeden yiyiniz, içiniz, giyiniz ve sadaka veriniz.” ''Tirmizî, Bir 41, .IV, .343. ''

    Bir defasında Hz. Peygamber (asm) Sa’d’e uğradı. Sa’d bu esnada abdest alıyordu. Resûlullah (asm), (onun suyu aşırı kullandığını görünce); "Bu israf nedir?" diye sordu. Sa’d de, "Abdestte de israf olur mu?" dediğinde Hz. Peygamber (asm) de “Evet, hatta akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile” şeklinde cevap verdi. '' Ebu Davud, Cihad, 21, c.III, s.27.''

    “Her istediğini yemen israftandır.” (İbn Mace, Et’ime, 51).

    “Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından ve bildiklerini yaşayıp yaşamadığından sorguya çekilmedikçe, bulunduğu yerden kıpırdayamaz.” ''Tirmizî, Kıyâmet, 1, .IV, .612.''


  6. 01.Aralık.2014, 17:13
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    İsraf Hakkında Hadisler

    Hz. Peygamber (asm),“Kibirsiz ve israf etmeden yiyiniz, içiniz, giyiniz ve sadaka veriniz.” ''Tirmizî, Bir 41, .IV, .343. ''

    Bir defasında Hz. Peygamber (asm) Sa’d’e uğradı. Sa’d bu esnada abdest alıyordu. Resûlullah (asm), (onun suyu aşırı kullandığını görünce); "Bu israf nedir?" diye sordu. Sa’d de, "Abdestte de israf olur mu?" dediğinde Hz. Peygamber (asm) de “Evet, hatta akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile” şeklinde cevap verdi. '' Ebu Davud, Cihad, 21, c.III, s.27.''

    “Her istediğini yemen israftandır.” (İbn Mace, Et’ime, 51).

    “Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından ve bildiklerini yaşayıp yaşamadığından sorguya çekilmedikçe, bulunduğu yerden kıpırdayamaz.” ''Tirmizî, Kıyâmet, 1, .IV, .612.''





+ Yorum Gönder