Konusunu Oylayın.: Bin dört yüz yıl önce teknoloji neydi? Yerin ve göğün yedi kat olduğunu biliyorlar mıydı? Kozmolojik ayetleri nasıl anlı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Bin dört yüz yıl önce teknoloji neydi? Yerin ve göğün yedi kat olduğunu biliyorlar mıydı? Kozmolojik ayetleri nasıl anlı
  1. 04.Haziran.2011, 06:05
    1
    Misafir

    Bin dört yüz yıl önce teknoloji neydi? Yerin ve göğün yedi kat olduğunu biliyorlar mıydı? Kozmolojik ayetleri nasıl anlı






    Bin dört yüz yıl önce teknoloji neydi? Yerin ve göğün yedi kat olduğunu biliyorlar mıydı? Kozmolojik ayetleri nasıl anlı Mumsema Bin dört yüz yıl önce teknoloji neydi? Yerin ve göğün yedi kat olduğunu biliyorlar mıydı? Kozmolojik ayetleri nasıl anlıyorlardı?


  2. 04.Haziran.2011, 07:09
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Bin dört yüz yıl önce teknoloji neydi? Yerin ve göğün yedi kat olduğunu biliyorlar mıydı? Kozmolojik ayetleri nas




    Değerli kardeşimiz;



    O dönemde günümüzdeki gibi bir teknoloji yoktu. Tarım ve hayvancılığa dayalı bir yaşam tarzı egemendi. Mekke bölgesi tarıma elverişli olmadığı için halk ticaretle meşgul olmaktaydı.
    Kur'an nazil olmadan önce insanların semanın yedi kat olduğundan haberi yoktu. Kur'anın semavat ve arz ile ilgili haberleri o dönemde günümüzdeki gibi ilmi çalışmaya konu olmamıştır. Ancak sonraki dönemlerde çalışmalar başlamıştır.
    Kur'an bütün asırlara hitap eden bir kitap olduğu için o dönem insanı bilimsel çalışmalar yapmamış ancak kozmolojik ayetleri okurken içinde bulunduğu hurafelerden arınmışlardır.
    "Allah O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti" (Ra'd 13/2) ayeti göklerin dağlar sayesinde ayakta duruyor hurafesini ortadan kaldırmıştır.
    Güneşin sabit olarak durduğu zannedilirdi. Oysa Kur'an güneşin sabit değil aksine daima hareket eden ve belirli bir hızla ilerleyen bir gök cismi olduğunu söylüyordu. Ve asırlar sonra da ilim onu tasdik edecekti. Şöyleki "güneşte kendisi için tespit edilen bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan bilenin takdiridir." (Yasin 36/38)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  3. 04.Haziran.2011, 07:09
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;



    O dönemde günümüzdeki gibi bir teknoloji yoktu. Tarım ve hayvancılığa dayalı bir yaşam tarzı egemendi. Mekke bölgesi tarıma elverişli olmadığı için halk ticaretle meşgul olmaktaydı.
    Kur'an nazil olmadan önce insanların semanın yedi kat olduğundan haberi yoktu. Kur'anın semavat ve arz ile ilgili haberleri o dönemde günümüzdeki gibi ilmi çalışmaya konu olmamıştır. Ancak sonraki dönemlerde çalışmalar başlamıştır.
    Kur'an bütün asırlara hitap eden bir kitap olduğu için o dönem insanı bilimsel çalışmalar yapmamış ancak kozmolojik ayetleri okurken içinde bulunduğu hurafelerden arınmışlardır.
    "Allah O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti" (Ra'd 13/2) ayeti göklerin dağlar sayesinde ayakta duruyor hurafesini ortadan kaldırmıştır.
    Güneşin sabit olarak durduğu zannedilirdi. Oysa Kur'an güneşin sabit değil aksine daima hareket eden ve belirli bir hızla ilerleyen bir gök cismi olduğunu söylüyordu. Ve asırlar sonra da ilim onu tasdik edecekti. Şöyleki "güneşte kendisi için tespit edilen bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan bilenin takdiridir." (Yasin 36/38)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder