Konusunu Oylayın.: Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 11 kişi
Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler.
  1. 19.Nisan.2011, 19:43
    1
    Misafir

    Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler.






    Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler. Mumsema Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler


  2. 19.Nisan.2011, 19:43
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Nisan.2011, 00:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler.




    İslam’da mantık her isteyenin kullanabileceği, yararlanabileceği bir alettir. Her din, her sistem, her felsefe, her doktrin bir nevi mantık kullanmaya mecburdur. Çünkü insanlar akıl ve mantıkları ile dinler, araştırır, kabul veya reddederler. Akıl ve din konusundaki tartışmaları oldukça yersiz ve gereksi buluyoruz. Hayret vericidir ki bazı insanlar akıllarını dinleştirmeye, bazıları da dinlerini akıllaştırmaya çalışmaktadırlar İmam Gazali bu konuda şöyle demektedir; mantıkta müspet ve menfi cihetten dine taalluk eden bir şey yoktur. Mantık delillerin, kıyasların usulünü, delilleri ortaya koyan önceliklerin şartlarını ve bu önceliklerin nasıl düzene koyulacağını…, bunun nasıl takip edileceğini, ilmin ya varsayımdan yada onaylamadan ibaret olduğunu araştırır. Bunlarda inkar edilmesi gereken bir kısım yoktur (Bkz. İmam-ı Gazali, El-Munkızu Min-Ad-Dalâl-H.Güngör; 1960 Sf:33)

    İslam aklı ve mantığı nasıl ihmal edebilir ki, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bizlere bir çok kereler düşünmemiz, akletmemiz emredilmektedir. “Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken, hep Allah’ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler.” (Bkz. Al-i İmran Suresi, Ayet: 191).

    Ancak akıl hem hayıra, hem de şerre alet olabilecek bir araçtır. Onu insanın yücelmesi ve mutluluğu için kullanmasını bilmek gerekmektedir. İslam insanı, Allah’a, hakka, hakikate, güzele, doğruya, iyiye, adalete, tevhide ve sonsuzluğa götürmeyen aklı sevmez. Onu reddeder. İslam diyalektiği yaratılanı Yaradan’ın, batılı Hakk’ın, ölümü ölümsüzlüğün, dünyayı ahretin, kötülüğü iyiliğin, çirkini güzelin, yanlışı doğrunun, esareti hürriyetin, zulmü adaletin, sınırlıyı sonsuzun, bölücülüğü birleştiriciliğin anahtarı kabul eder.

    Aksi halde ne kadar parlak, ne kadar güzel gözükürse gözüksün, insanı yüceltmeyen bir mantık, İslam dinine göre kötü bir mantıktır. Bu tür bir mantık insanı hedonizme, nihilizme, materyalizme mahkum eder. Bizler Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin deyimiyle bu tür bir mantığı “bataklığa saplanmış eşek” olarak görürüz. İslam’da insanı Allah’a götürmeyen mantığa “Akl-ı sakim” denir. Allah’a götüren mantığa da “Akl-ı selim” denir.

    Bu bağlamda görüyoruz ki İslam akıl dinidir. Yani Allah akılla bilinir.




  4. 20.Nisan.2011, 00:29
    2
    Silent and lonely rains



    İslam’da mantık her isteyenin kullanabileceği, yararlanabileceği bir alettir. Her din, her sistem, her felsefe, her doktrin bir nevi mantık kullanmaya mecburdur. Çünkü insanlar akıl ve mantıkları ile dinler, araştırır, kabul veya reddederler. Akıl ve din konusundaki tartışmaları oldukça yersiz ve gereksi buluyoruz. Hayret vericidir ki bazı insanlar akıllarını dinleştirmeye, bazıları da dinlerini akıllaştırmaya çalışmaktadırlar İmam Gazali bu konuda şöyle demektedir; mantıkta müspet ve menfi cihetten dine taalluk eden bir şey yoktur. Mantık delillerin, kıyasların usulünü, delilleri ortaya koyan önceliklerin şartlarını ve bu önceliklerin nasıl düzene koyulacağını…, bunun nasıl takip edileceğini, ilmin ya varsayımdan yada onaylamadan ibaret olduğunu araştırır. Bunlarda inkar edilmesi gereken bir kısım yoktur (Bkz. İmam-ı Gazali, El-Munkızu Min-Ad-Dalâl-H.Güngör; 1960 Sf:33)

    İslam aklı ve mantığı nasıl ihmal edebilir ki, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bizlere bir çok kereler düşünmemiz, akletmemiz emredilmektedir. “Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken, hep Allah’ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler.” (Bkz. Al-i İmran Suresi, Ayet: 191).

    Ancak akıl hem hayıra, hem de şerre alet olabilecek bir araçtır. Onu insanın yücelmesi ve mutluluğu için kullanmasını bilmek gerekmektedir. İslam insanı, Allah’a, hakka, hakikate, güzele, doğruya, iyiye, adalete, tevhide ve sonsuzluğa götürmeyen aklı sevmez. Onu reddeder. İslam diyalektiği yaratılanı Yaradan’ın, batılı Hakk’ın, ölümü ölümsüzlüğün, dünyayı ahretin, kötülüğü iyiliğin, çirkini güzelin, yanlışı doğrunun, esareti hürriyetin, zulmü adaletin, sınırlıyı sonsuzun, bölücülüğü birleştiriciliğin anahtarı kabul eder.

    Aksi halde ne kadar parlak, ne kadar güzel gözükürse gözüksün, insanı yüceltmeyen bir mantık, İslam dinine göre kötü bir mantıktır. Bu tür bir mantık insanı hedonizme, nihilizme, materyalizme mahkum eder. Bizler Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin deyimiyle bu tür bir mantığı “bataklığa saplanmış eşek” olarak görürüz. İslam’da insanı Allah’a götürmeyen mantığa “Akl-ı sakim” denir. Allah’a götüren mantığa da “Akl-ı selim” denir.

    Bu bağlamda görüyoruz ki İslam akıl dinidir. Yani Allah akılla bilinir.




  5. 10.Şubat.2014, 18:03
    3
    Misafir

    Cevap: Aklın Dini Sorumluluktaki yeri ve önemi ile ilgili ayetler.

    Iyi olmus Çok beğendim siteyi her zaman takip ediyorum


  6. 10.Şubat.2014, 18:03
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Iyi olmus Çok beğendim siteyi her zaman takip ediyorum





+ Yorum Gönder