Konusunu Oylayın.: Kuranda kötülük ayetleri, kötülük ile ilgili ayetler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kuranda kötülük ayetleri, kötülük ile ilgili ayetler
  1. 10.Nisan.2011, 14:36
    1
    Misafir

    Kuranda kötülük ayetleri, kötülük ile ilgili ayetler






    Kuranda kötülük ayetleri, kötülük ile ilgili ayetler Mumsema Kuranda kötülük ayetleri var mı kötülük ile ilgili ayetlere örnekler paylaşabilir misiniz ?


  2. 10.Nisan.2011, 14:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 10.Nisan.2011, 18:06
    2
    Ehfiya
    عُضْو

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ocak.2007
    Üye No: 8
    Mesaj Sayısı: 674
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 28

    Cevap: Kuranda kötülük ayetleri, kötülük ile ilgili ayetler




    KÖTÜLÜK
    O size yalnızca kötülüğü çirkin-hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (2/169)
    Allah onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim." (4/118)
    "Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse kuşkusuz o apaçık bir hüsrana uğramıştır. (4/119)
    Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu, insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık." (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir. (6/128)
    Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı sizden hiçbiri ebedi olarak temize çıkamazdı. Ancak Allah dilediğini temize çıkarır. Allah işitendir bilendir. (24/21)
    "(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz benim Rabbim, bağışlayandır esirgeyendir." (12/53)
    Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (50/16)
    Şüphesiz Allah, adaleti ihsanı yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan) kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (16/90)
    Kim salih bir amelde bulunursa kendi lehinedir, kim de kötülük ederse o da kendi aleyhinedir. Senin Rabbin, kullara zulmedici değildir. (41/46)
    Kim salih bir amelde bulunursa kendi lehinedir kim kötülük yaparsa artık o da kendi aleyhinedir. Sonra siz, Rabbinize döndürüleceksiniz. (45/15)
    (Bunlar) Büyük günahlardan ve çirkin -utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar (42/37)
    Kötülüğün karşılığı onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allah'a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez. (42/40)
    Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur. (42/41)
    Yol ancak, insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere 'tecavüz ve haksızlıkta bulunanların' aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır. (42/42)
    Sana iyilikten her ne gelirse Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. (4/79)
    Kim güzel bir aracılıkla aracılıkta (şefaatte) bulunursa ondan kendisine bir hisse vardır; kim kötü bir aracılıkla aracılıkta bulunursa ondan da kendisine bir pay vardır. Allah, herşeyin üzerinde koruyucudur. (4/85)
    Ey iman edenler, Allah'ın şiarlarına haram olan ay'a kurbanlık hayvanlara (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (5/2)
    Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiçbir koruyucu yok. Onların yüzleri sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. (10/27)
    Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse onu görür. (99/ 8)
    Kim bir iyilikle gelirse kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. (6/160)
    Yoksa kötülükleri yapanlar bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar? (29/4)

    KÖTÜ SÖZ
    Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır. (2/168)
    O, size yalnızca, kötülüğü, çirkin-hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (2/169)
    Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir. (4/148)


  4. 10.Nisan.2011, 18:06
    2
    عُضْو



    KÖTÜLÜK
    O size yalnızca kötülüğü çirkin-hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (2/169)
    Allah onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim." (4/118)
    "Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse kuşkusuz o apaçık bir hüsrana uğramıştır. (4/119)
    Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu, insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık." (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir. (6/128)
    Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı sizden hiçbiri ebedi olarak temize çıkamazdı. Ancak Allah dilediğini temize çıkarır. Allah işitendir bilendir. (24/21)
    "(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz benim Rabbim, bağışlayandır esirgeyendir." (12/53)
    Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (50/16)
    Şüphesiz Allah, adaleti ihsanı yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan) kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (16/90)
    Kim salih bir amelde bulunursa kendi lehinedir, kim de kötülük ederse o da kendi aleyhinedir. Senin Rabbin, kullara zulmedici değildir. (41/46)
    Kim salih bir amelde bulunursa kendi lehinedir kim kötülük yaparsa artık o da kendi aleyhinedir. Sonra siz, Rabbinize döndürüleceksiniz. (45/15)
    (Bunlar) Büyük günahlardan ve çirkin -utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar (42/37)
    Kötülüğün karşılığı onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allah'a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez. (42/40)
    Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur. (42/41)
    Yol ancak, insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere 'tecavüz ve haksızlıkta bulunanların' aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır. (42/42)
    Sana iyilikten her ne gelirse Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. (4/79)
    Kim güzel bir aracılıkla aracılıkta (şefaatte) bulunursa ondan kendisine bir hisse vardır; kim kötü bir aracılıkla aracılıkta bulunursa ondan da kendisine bir pay vardır. Allah, herşeyin üzerinde koruyucudur. (4/85)
    Ey iman edenler, Allah'ın şiarlarına haram olan ay'a kurbanlık hayvanlara (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (5/2)
    Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiçbir koruyucu yok. Onların yüzleri sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. (10/27)
    Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse onu görür. (99/ 8)
    Kim bir iyilikle gelirse kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. (6/160)
    Yoksa kötülükleri yapanlar bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar? (29/4)

    KÖTÜ SÖZ
    Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır. (2/168)
    O, size yalnızca, kötülüğü, çirkin-hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (2/169)
    Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir. (4/148)





+ Yorum Gönder