Konusunu Oylayın.: Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı

5 üzerinden 4.69 | Toplam : 26 kişi
Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı
  1. 31.Aralık.2010, 00:23
    1
    Misafir

    Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı






    Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı Mumsema Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı çok güzel olsun düzgün olsun konuyla ilgili olsun


  2. 31.Aralık.2010, 00:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 31.Aralık.2010, 01:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı




    Allah Kıyamet Suresi'nde de Kuran ayetlerini Peygamberimiz (sav)'e okutan ve unutturmayanın Kendisi olduğunu bildirmiştir:
    Onu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma. Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir. Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle. Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir. (Kıyamet Suresi, 16-19)
    Ayetlerde de görüldüğü gibi, Allah özel olarak Kuran ayetlerini Peygamberimiz (sav)'in hafızasına yerleştirmiştir.

    Allah bir başka ayette Peygamberimiz (sav)'e şöyle buyurmuştur:

    Hak olan, biricik hükümdar olan Allah Yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: "Rabbim, ilmimi arttır." (Taha Suresi, 114)
    Peygamberimiz (sav) Allah'a olan coşkulu imanı, derin sevgisiyle Rabbimiz'in bütün emirlerine gönülden boyun eğmiştir. Allah da onu güçlü ve başarılı kılmış, ona pek çok nimet bahşetmiş, dünyada ve ahirette seçkinlerden kılmıştır.

    Ey örtüsüne bürünen,
    Az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk:
    (Gecenin) Yarısı kadar. Ya da ondan biraz eksilt.
    Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.
    Gerçek şu ki, Biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.
    Doğrusu gece neşesi (gece ibadeti, insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır.
    Çünkü gündüz, senin için uzun uğraşılar vardır.
    Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel. (Müzzemmil Suresi, 1-8)

    Taberani ise Zeyd b. Sabit (ra)'dan şunu nakletmiştir:
    Ben Allah Resulü'ne gelen vahiyleri yazardım. O'na vahiy indiğinde, şiddetli bir yorgunluk hisseder ve inci tanesi gibi terler boşalırdı. Vahiy hali sona erdiği zaman O okur, ben de yazardım.
    Ebu Nu'aym, el-Feltan b.Asım'dan şunu nakletmiştir:
    Allah Resulü (sav)'e vahiy indiği zaman, gözleri açık, kulağı ve kalbi Allah tarafından gelen (ayetlerde) olurdu.



  4. 31.Aralık.2010, 01:34
    2
    Silent and lonely rains



    Allah Kıyamet Suresi'nde de Kuran ayetlerini Peygamberimiz (sav)'e okutan ve unutturmayanın Kendisi olduğunu bildirmiştir:
    Onu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma. Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir. Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle. Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir. (Kıyamet Suresi, 16-19)
    Ayetlerde de görüldüğü gibi, Allah özel olarak Kuran ayetlerini Peygamberimiz (sav)'in hafızasına yerleştirmiştir.

    Allah bir başka ayette Peygamberimiz (sav)'e şöyle buyurmuştur:

    Hak olan, biricik hükümdar olan Allah Yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: "Rabbim, ilmimi arttır." (Taha Suresi, 114)
    Peygamberimiz (sav) Allah'a olan coşkulu imanı, derin sevgisiyle Rabbimiz'in bütün emirlerine gönülden boyun eğmiştir. Allah da onu güçlü ve başarılı kılmış, ona pek çok nimet bahşetmiş, dünyada ve ahirette seçkinlerden kılmıştır.

    Ey örtüsüne bürünen,
    Az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk:
    (Gecenin) Yarısı kadar. Ya da ondan biraz eksilt.
    Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.
    Gerçek şu ki, Biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.
    Doğrusu gece neşesi (gece ibadeti, insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır.
    Çünkü gündüz, senin için uzun uğraşılar vardır.
    Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel. (Müzzemmil Suresi, 1-8)

    Taberani ise Zeyd b. Sabit (ra)'dan şunu nakletmiştir:
    Ben Allah Resulü'ne gelen vahiyleri yazardım. O'na vahiy indiğinde, şiddetli bir yorgunluk hisseder ve inci tanesi gibi terler boşalırdı. Vahiy hali sona erdiği zaman O okur, ben de yazardım.
    Ebu Nu'aym, el-Feltan b.Asım'dan şunu nakletmiştir:
    Allah Resulü (sav)'e vahiy indiği zaman, gözleri açık, kulağı ve kalbi Allah tarafından gelen (ayetlerde) olurdu.



  5. 31.Aralık.2010, 01:44
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı

    a) Peygamber Dönemi: (Rasul’un Sağlığında Cem’)

    Mekke Dönemi:

    Peygamber vahyin muhafazası için azami dikkati gösterirdi (1) Cebrail’i takibde acele davranırdı .
    el-Kıyame 16-17 ayetleri bunu anlatır. Onu göğsünde toplayıp dilinde okutmak Allah’a aitti. Rasûlu-Ekrem, gelen vahyleri önce kendisi namazlarda okuyarak ezberini kuvvetlendirdi. (2) Sonra yavaş yavaş okuyarak ezberi kuvvetli (3) Ümmi olan Arap mü’minlerin (4) ezberlemesini sağladı. (5)

    Kur'an'da " Sana okutacağız ve sen Allah'ın diledikleri dışında unutmayacaksın"(6) buyrulur. Peygamber'den ayrı olarak sahabeler de vahyi ezberlemeye çalıştılar. Geceleri ve namazlarda sürekli ondan okunan bölümler vahyin korunmasında hizmet etti.

    Peygamber Kalbine indirilen Kur'an’ı insanlara yalnız okumakla kalmadı, yazdırdı da. et-Tur suresinin ilk ayetleri bunun tanığıdır. Abese 11-14 de bu kapsamda düşünülebilir.

    Kur'an'da " Sana okutacağız ve sen Allah'ın diledikleri dışında unutmayacaksın"(7) buyrulmuştur.

    Peygamber'den ayrı olarak sahabeler de onları ezberlemeye çalıştılar. Geceleri ve namazlarda sürekli ondan okunan bölümler vahyin korunmasında hizmet verdi. O sırada günde iki vakit namaz kılıyorlardı. Sabah ve ikindi.(8)

    "Hz.Peygamber'in Kur'an'ın doğruluk ve tamamiyetini muhafaza için yazıyla tespitten ayrı iki ilave tedbir daha aldığını görüyoruz:

    1-İnen ayetleri hemen kendisi ezberliyor ve sürekli olarak namazlarda, ikametinde, yolculuğunda, sıkıntıda, ferahta onu okuyordu. (9) Günlük namazların kılınması esnasında Kur'an ayetlerinin yüksek sesle okunmasını emretti. Bunun neticesi, Müslümanlar Kur'an'ı hıfz etmek mecburiyetinde kaldılar. Bundan doğan diğer bir sonuç da Kur'an'ın bir nevi din adamı sıfatını taşıyan kimselerin tekelinde tutulmamış olmasıdır.

    Kendi sahabesine sindire sindire okurdu. Sahabe de ona o kadar önem verirdi. Peygamber de onların okuduklarını kontrol ederdi.(10)

    2- Kur'an öğrenenlerin bunu yetişmiş öğretmen, bir muallim nezaretinde yapmalarını emretmiştir. İlk Muallim Peygamber'in kendisi ve sonra, Kur'an'da iyi yetişmiş olmaları dolayısıyla O’nun tarafından yetkili kılınmış sair muallimlerdi."(11)

    "Akılda tutma ve ezberleme kabiliyetleri fertten ferde değişik olduğundan pek tabiidir ki sahabeden bazı kimseler, boş zamanlarında tekrar edip ezberlemek maksadıyla bu ayetleri yazıyla tesbit etmek istediler. İşte bu ayetleri bu şekilde yazıyla tesbit işi ne zaman başladı bunu kati ölçüler dahilinde bilemiyoruz."(12)

    Rivayetler Peygamber'in gelen vahyi yazdırma konusunda acele davrandığını aktarırlar.(13)

    Vahyin ne zaman yazılmaya başlandığı hususunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Hz. Rasul okur yazar değildi.(14) Siyer materyalinde daha Mekke devirlerinde bile Kur'an'ın yazılı bölümleri bulunduğu görülür. Örneğin Ömer'in İslam oluş kıssasını anlatan İbnu Hişam O'nun kızkardeşi Fatıma'ın evinde kocası Said ile el-Hadid (veya er-Rahman) ile TaHa (7/81, 45/20) surelerini üzerine yazıldığı bir sahifeden okudukları anlatılır.(15) Ömer'in müslüman oluşu, Peygamberliğin 5. yılına isabet eder ki bu, İslam tebliğinin genele yapılmaya başlamasının ikinci yılıdır. Yani hicretten 8 sene önce. Hamidullah " Nakledilen bu vakanın doğrululuk ve gerçekliğinden şüphe etmemiz için bir sebeb göremiyoruz, zira ilk vahyedilen Hicret öncesi surelerin bir çoğu, "yazılı Kur'an nüshaları"ndan bahsetmektedir. el-Furkan 5. ayeti ve el-En'am 79 ayeti bu vakaya örnek gösterilebilir. Bizzat Kur'an'da, Kur'an için devamlı “Kitab” kelimesi kullanılır; muhakkak ki bu kelime "yazılı bir vesika" manasına da içine almaktadır."(16) Hadis yazımının yasaklandığını anlatan rivayetlerde de Kur'an'ın yazımının söz konusu olduğu doğrulanır.

    Hadis yazımının yasaklandığını anlatan rivayetlerde de Kur'an'ın yazımının söz konusu olduğu doğrulanır.

    Hz. Rasul inanırlardan edindiği katiplere yazdırmaya çalıştı. Mekke döneminde Ebu Bekr, Osman, Ali, Zübeyr ibnu Avvam, Amir ibnu Fuheyre, sayılabilir.

    Peygamber'in yanında olan ayetler dışında sahabiler kendileri için özel sayfalarda yazıyorlardı. Kur'an'ın bütününü ezbere bilenlere Kurra deniliyordu. İbnu Mes'ud, Muaz, Salim, Ubey ibn Ka'b, Aişe, Hafsa, Ümmü Seleme, Ebu Zeyd bunlardandır.

    Ayetlerin Surelere Yerleştirilmesi:

    İnen ayetlerin hangi surelere yazılacağı Peygamber'in talimatı ile belirleniyordu.(17) "Tarihçilerin verdiği bilgiye göre bazan da inen bu parçalar içinde birkaç sureye ait ayrı parçalar aynı anda nazil olabiliyordu. Bu durum muvahacesinde yeni bir kısım vahiy geldiğinde Hz. Peygamber, o zamana kadar nazil olmuş bulunan bütün içinde bu yenilerin alacağı yeri gösteriyordu."(18)

    Yazı Materyali:

    Peygamber kendi hıfzı, sahabe hıfzı ve yapılan kontrollerle yetinmeyip deri, kemik, tahta ve yassı taşlar üzerinde nuzulünü takiben yazdırırdı. (19)

    Yazı materyali olarak hurma dalları, ince beyaz taşlar, kürek kemikleri, işlenmiş ince deri parçaları, tahta, çanak, çömlek parçaları ve qırtas adı verilen kağıtlar, deri, (20) bez, hurma lifi, taş, kullanıldı. İranlılar ve Romalılar gibi kağıt sanatı Araplarda yoktu.

    Medine Dönemi:

    Hz. Rasul Medine döneminde Ubey ibnu Ka'b, Zeyd ibnu Sabit, Abdullah ibnu Revaha gibi yeni vahy katipleri de edindi. Bu yazım işinde el-Askalani (852/1448) görev alan 40'a yakın sahabiden söz eder.(21)

    İbnu İshak'ın Rabat'ta bulunan Siyer kitabında şöyle bir rivayet yer alır: "Kur'an'dan ne zaman bir parça nazil olsa Rasulullah bunu önce erkeklerin iştirak ettiği bir topluluk huzurunda okur, tebliğ eder ve sonra kadınlardan müteşekkil ayrı bir topluluğa tebliğ ederdi."(22)

    Her Ramazan'da Hz. Rasul'un o seneye kadar inen ayetleri Cibril ile okuyup karşılaştırdıkları rivayetleri vardır."Hz. Peygamber halkın huzurunda baştan sonra kadar tilavet etmek itiyadındaydı. Etrafında toplanan Ashab, beraberinde Kur'an nüshalarını getirirler ve bunlarla O’nun okuduklarını mukabele ederler ve icabında ellerindekileri düzeltirlerdi. Hayatının son Ramazan ayı esnasında (23) bunu daha ileri bir ihtiyat tedbiri olarak iki defa tekrarladı. Bu tarz "mukabeleler" ve halk huzurunda tilavet etmeler Arza (takdim) adını alır ve bunların işaret ettiğimiz en sonuncusuna Arza Ahira, Kur'an tarihinde unutulmaz olarak kalmıştır."(24)

    Medine’de bir çok çevreye Kur’an öğretmeni gönderildi.(25)

    Rasul son vahyden 9 ya da 81 gün sonra vefat etti. Bu sureden önce kitaplaşmaması, ayetlerin elimizdeki tertip üzere inmemesindendir.

    Hz. Muaviye'nin Vahy Katipliği:

    Mekke'de okuma yazma oranı çok düşüktü. Mekke ve Medine'de bu dönemde okur yazar 33 kişinin adı geçer. Yazı yazma, ok atma ve yüzme gibi üç hasleti taşıyana kamil ünvanı verilirdi. Mekke'ye yazı Harb ibnu Umeyye ile girdi. Ebu Sufyan ile iki oğlu, Muaviye ve Yezid ibnu Ebi Süfyan okuma yazma biliyorlardı.

    Rasulullah Arap kabileleriyle yaptığı yazışmalar için katipler edinmişti. Ebu Sufyan'ın isteği üzerine Muaviye de bunlar arasına katıldı.(26) eş-Şehriyari, Rasul'un Osman ve Ali'yi vahiy katibi olarak ihtiyar ettiğini bu ikisinin bulunmaması durumunda Ubeyy ve Zeyd ibnu Sabit'in vahiy yazdığını söyler. (27) Bir çok kaynak Muaviye'nin katipliği içine vahy katipliğinin girmediğini söylerler.(28)

    İrfan Aycan, Muaviye biyografisinde O'nun vahy katipliği yaptığından bahseden kaynakları zikreder.(29) Kürsi ayetini yazdığı söylenirse de bu ayetin hicretin ilk yıllarında nazil olduğu biliniyor.

    SİE


  6. 31.Aralık.2010, 01:44
    3
    Silent and lonely rains
    a) Peygamber Dönemi: (Rasul’un Sağlığında Cem’)

    Mekke Dönemi:

    Peygamber vahyin muhafazası için azami dikkati gösterirdi (1) Cebrail’i takibde acele davranırdı .
    el-Kıyame 16-17 ayetleri bunu anlatır. Onu göğsünde toplayıp dilinde okutmak Allah’a aitti. Rasûlu-Ekrem, gelen vahyleri önce kendisi namazlarda okuyarak ezberini kuvvetlendirdi. (2) Sonra yavaş yavaş okuyarak ezberi kuvvetli (3) Ümmi olan Arap mü’minlerin (4) ezberlemesini sağladı. (5)

    Kur'an'da " Sana okutacağız ve sen Allah'ın diledikleri dışında unutmayacaksın"(6) buyrulur. Peygamber'den ayrı olarak sahabeler de vahyi ezberlemeye çalıştılar. Geceleri ve namazlarda sürekli ondan okunan bölümler vahyin korunmasında hizmet etti.

    Peygamber Kalbine indirilen Kur'an’ı insanlara yalnız okumakla kalmadı, yazdırdı da. et-Tur suresinin ilk ayetleri bunun tanığıdır. Abese 11-14 de bu kapsamda düşünülebilir.

    Kur'an'da " Sana okutacağız ve sen Allah'ın diledikleri dışında unutmayacaksın"(7) buyrulmuştur.

    Peygamber'den ayrı olarak sahabeler de onları ezberlemeye çalıştılar. Geceleri ve namazlarda sürekli ondan okunan bölümler vahyin korunmasında hizmet verdi. O sırada günde iki vakit namaz kılıyorlardı. Sabah ve ikindi.(8)

    "Hz.Peygamber'in Kur'an'ın doğruluk ve tamamiyetini muhafaza için yazıyla tespitten ayrı iki ilave tedbir daha aldığını görüyoruz:

    1-İnen ayetleri hemen kendisi ezberliyor ve sürekli olarak namazlarda, ikametinde, yolculuğunda, sıkıntıda, ferahta onu okuyordu. (9) Günlük namazların kılınması esnasında Kur'an ayetlerinin yüksek sesle okunmasını emretti. Bunun neticesi, Müslümanlar Kur'an'ı hıfz etmek mecburiyetinde kaldılar. Bundan doğan diğer bir sonuç da Kur'an'ın bir nevi din adamı sıfatını taşıyan kimselerin tekelinde tutulmamış olmasıdır.

    Kendi sahabesine sindire sindire okurdu. Sahabe de ona o kadar önem verirdi. Peygamber de onların okuduklarını kontrol ederdi.(10)

    2- Kur'an öğrenenlerin bunu yetişmiş öğretmen, bir muallim nezaretinde yapmalarını emretmiştir. İlk Muallim Peygamber'in kendisi ve sonra, Kur'an'da iyi yetişmiş olmaları dolayısıyla O’nun tarafından yetkili kılınmış sair muallimlerdi."(11)

    "Akılda tutma ve ezberleme kabiliyetleri fertten ferde değişik olduğundan pek tabiidir ki sahabeden bazı kimseler, boş zamanlarında tekrar edip ezberlemek maksadıyla bu ayetleri yazıyla tesbit etmek istediler. İşte bu ayetleri bu şekilde yazıyla tesbit işi ne zaman başladı bunu kati ölçüler dahilinde bilemiyoruz."(12)

    Rivayetler Peygamber'in gelen vahyi yazdırma konusunda acele davrandığını aktarırlar.(13)

    Vahyin ne zaman yazılmaya başlandığı hususunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Hz. Rasul okur yazar değildi.(14) Siyer materyalinde daha Mekke devirlerinde bile Kur'an'ın yazılı bölümleri bulunduğu görülür. Örneğin Ömer'in İslam oluş kıssasını anlatan İbnu Hişam O'nun kızkardeşi Fatıma'ın evinde kocası Said ile el-Hadid (veya er-Rahman) ile TaHa (7/81, 45/20) surelerini üzerine yazıldığı bir sahifeden okudukları anlatılır.(15) Ömer'in müslüman oluşu, Peygamberliğin 5. yılına isabet eder ki bu, İslam tebliğinin genele yapılmaya başlamasının ikinci yılıdır. Yani hicretten 8 sene önce. Hamidullah " Nakledilen bu vakanın doğrululuk ve gerçekliğinden şüphe etmemiz için bir sebeb göremiyoruz, zira ilk vahyedilen Hicret öncesi surelerin bir çoğu, "yazılı Kur'an nüshaları"ndan bahsetmektedir. el-Furkan 5. ayeti ve el-En'am 79 ayeti bu vakaya örnek gösterilebilir. Bizzat Kur'an'da, Kur'an için devamlı “Kitab” kelimesi kullanılır; muhakkak ki bu kelime "yazılı bir vesika" manasına da içine almaktadır."(16) Hadis yazımının yasaklandığını anlatan rivayetlerde de Kur'an'ın yazımının söz konusu olduğu doğrulanır.

    Hadis yazımının yasaklandığını anlatan rivayetlerde de Kur'an'ın yazımının söz konusu olduğu doğrulanır.

    Hz. Rasul inanırlardan edindiği katiplere yazdırmaya çalıştı. Mekke döneminde Ebu Bekr, Osman, Ali, Zübeyr ibnu Avvam, Amir ibnu Fuheyre, sayılabilir.

    Peygamber'in yanında olan ayetler dışında sahabiler kendileri için özel sayfalarda yazıyorlardı. Kur'an'ın bütününü ezbere bilenlere Kurra deniliyordu. İbnu Mes'ud, Muaz, Salim, Ubey ibn Ka'b, Aişe, Hafsa, Ümmü Seleme, Ebu Zeyd bunlardandır.

    Ayetlerin Surelere Yerleştirilmesi:

    İnen ayetlerin hangi surelere yazılacağı Peygamber'in talimatı ile belirleniyordu.(17) "Tarihçilerin verdiği bilgiye göre bazan da inen bu parçalar içinde birkaç sureye ait ayrı parçalar aynı anda nazil olabiliyordu. Bu durum muvahacesinde yeni bir kısım vahiy geldiğinde Hz. Peygamber, o zamana kadar nazil olmuş bulunan bütün içinde bu yenilerin alacağı yeri gösteriyordu."(18)

    Yazı Materyali:

    Peygamber kendi hıfzı, sahabe hıfzı ve yapılan kontrollerle yetinmeyip deri, kemik, tahta ve yassı taşlar üzerinde nuzulünü takiben yazdırırdı. (19)

    Yazı materyali olarak hurma dalları, ince beyaz taşlar, kürek kemikleri, işlenmiş ince deri parçaları, tahta, çanak, çömlek parçaları ve qırtas adı verilen kağıtlar, deri, (20) bez, hurma lifi, taş, kullanıldı. İranlılar ve Romalılar gibi kağıt sanatı Araplarda yoktu.

    Medine Dönemi:

    Hz. Rasul Medine döneminde Ubey ibnu Ka'b, Zeyd ibnu Sabit, Abdullah ibnu Revaha gibi yeni vahy katipleri de edindi. Bu yazım işinde el-Askalani (852/1448) görev alan 40'a yakın sahabiden söz eder.(21)

    İbnu İshak'ın Rabat'ta bulunan Siyer kitabında şöyle bir rivayet yer alır: "Kur'an'dan ne zaman bir parça nazil olsa Rasulullah bunu önce erkeklerin iştirak ettiği bir topluluk huzurunda okur, tebliğ eder ve sonra kadınlardan müteşekkil ayrı bir topluluğa tebliğ ederdi."(22)

    Her Ramazan'da Hz. Rasul'un o seneye kadar inen ayetleri Cibril ile okuyup karşılaştırdıkları rivayetleri vardır."Hz. Peygamber halkın huzurunda baştan sonra kadar tilavet etmek itiyadındaydı. Etrafında toplanan Ashab, beraberinde Kur'an nüshalarını getirirler ve bunlarla O’nun okuduklarını mukabele ederler ve icabında ellerindekileri düzeltirlerdi. Hayatının son Ramazan ayı esnasında (23) bunu daha ileri bir ihtiyat tedbiri olarak iki defa tekrarladı. Bu tarz "mukabeleler" ve halk huzurunda tilavet etmeler Arza (takdim) adını alır ve bunların işaret ettiğimiz en sonuncusuna Arza Ahira, Kur'an tarihinde unutulmaz olarak kalmıştır."(24)

    Medine’de bir çok çevreye Kur’an öğretmeni gönderildi.(25)

    Rasul son vahyden 9 ya da 81 gün sonra vefat etti. Bu sureden önce kitaplaşmaması, ayetlerin elimizdeki tertip üzere inmemesindendir.

    Hz. Muaviye'nin Vahy Katipliği:

    Mekke'de okuma yazma oranı çok düşüktü. Mekke ve Medine'de bu dönemde okur yazar 33 kişinin adı geçer. Yazı yazma, ok atma ve yüzme gibi üç hasleti taşıyana kamil ünvanı verilirdi. Mekke'ye yazı Harb ibnu Umeyye ile girdi. Ebu Sufyan ile iki oğlu, Muaviye ve Yezid ibnu Ebi Süfyan okuma yazma biliyorlardı.

    Rasulullah Arap kabileleriyle yaptığı yazışmalar için katipler edinmişti. Ebu Sufyan'ın isteği üzerine Muaviye de bunlar arasına katıldı.(26) eş-Şehriyari, Rasul'un Osman ve Ali'yi vahiy katibi olarak ihtiyar ettiğini bu ikisinin bulunmaması durumunda Ubeyy ve Zeyd ibnu Sabit'in vahiy yazdığını söyler. (27) Bir çok kaynak Muaviye'nin katipliği içine vahy katipliğinin girmediğini söylerler.(28)

    İrfan Aycan, Muaviye biyografisinde O'nun vahy katipliği yaptığından bahseden kaynakları zikreder.(29) Kürsi ayetini yazdığı söylenirse de bu ayetin hicretin ilk yıllarında nazil olduğu biliniyor.

    SİE


  7. 31.Aralık.2010, 04:35
    4
    kerbelariza
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Nisan.2010
    Üye No: 75170
    Mesaj Sayısı: 24
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yanıt: Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı

    andolsun zikri biz indirdik .muhakkak onu biz koruyacagiz... yukaridaki izah yeterli. kardesimize tesekür. emegini mevla zayi etmesin.


  8. 31.Aralık.2010, 04:35
    4
    andolsun zikri biz indirdik .muhakkak onu biz koruyacagiz... yukaridaki izah yeterli. kardesimize tesekür. emegini mevla zayi etmesin.


  9. 13.Mart.2013, 13:09
    5
    Misafir

    Cevap: Yanıt: Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak iç

    allahım sen bize kötülük yapanların hakkından gelirsi çünkü sen yücesin. ben sana sığındım yarabbi benle birlikte bütün mimünleri koru.


  10. 13.Mart.2013, 13:09
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    allahım sen bize kötülük yapanların hakkından gelirsi çünkü sen yücesin. ben sana sığındım yarabbi benle birlikte bütün mimünleri koru.


  11. 15.Mart.2016, 20:55
    6
    Misafir

    Cevap: Peygamber efendimizin kuranı kerim ayetleri kendisine indirildiğinde onları korumak için neler yaptı

    Ya rabbim sen her şeyden büyüksün sana hamdederi bizlerin dualarını kabul et


  12. 15.Mart.2016, 20:55
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ya rabbim sen her şeyden büyüksün sana hamdederi bizlerin dualarını kabul et





+ Yorum Gönder